Gölge sınırlar
Yüzyıllar önce, bir kaleyi savunmak için taşların arasına dökülen kurşunun kokusu neyse; bugün havada asılı duran, ışıktan ve titreşimden ibaret nehirlerin içinden süzülüp gelen o sessiz taarruzların tenimizde bıraktığı sızı da odur. Toprak, artık sadece ayak bastığımız o kahverengi örtü değil. Coğrafya, tenimizin bittiği yerde durmuyor; göze görünmeyen, kokusu alınmayan ama bir milletin iradesini, varlığını, sırlarını damarlarında taşıyan uçsuz bucaksız bir ummana dönüştü.
33
