Görünmez boyunduruk

Basra'nın en kuzey ucunda, Dicle ile Fırat'ın binlerce kilometrelik bir seyahatin ardından taşıdığı toprakların tuzlu suyla buluştuğu o ağır ve nemli havzada, sessiz ama derinden işleyen bir mücadele yaşanıyor. Suların gelgitle kabarıp çekildiği, sığlıkların bir görünüp bir kaybolduğu bu çamurlu kıyılar, sadece iki komşuyu değil, bütün bir coğrafyanın kaderini birbirine düğümlüyor.

Latif Bozdoğan

İçindekiler

"Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder." Bu söz, söylenmiş sözler içerisinde değerli bir sözdür. İmam Gazali, insanı anlatırken bir benzetme yaparak mesajının daha kalıcı ve anlaşılır olmasını istemiş olmalı. Bu değerli söz ile kast edilen şey ise muhakkak ki insanın kabı ile insanın kalbinin aynı olmadığıdır. Tıpkı cevizin kabuğu ile cevizin içinin farklı olması gibi.

Prof. Dr. Özkan Sapsağlam

Büyük duruşma (3)

Geçen haftaki yazımda insanlığa karşı işlenen suçlardan söz etmiş ve değerlendirmeyi ve verilecek cezaları bu haftaki yazıma bırakmıştım. Tarih boyunca yasamış zorbalar ve despotların işlemiş oldukları suçlara verilecek cezaları adil ve Mutlak Hâkim'in kitabından ayetlerle bize bildirdiğine göre açıklamaya çalıştım. DEĞERLENDİRME "Bilgisizdiniz, elçi ve kitap gönderilmeden,

Mehmet Şerif Cebe

İmanın devamlı kalmasının sebepleri

"İmanın, bizde baki, devamlı kalıp çıkmamasının şartı ve sebebi altıdır."Sual: Bir Müslümanda, imanın devamlı kalmasının ve bu imanın devam etmesinin, sebepleri, şartları var mıdır, varsa nelerdirCevap: Konu ile alakalı olarak Miftâh-ul-Cennet kitabında deniyor ki:

Osman Ünlü

Şefaatin gölgesine sığınanlar ve ilahi adalet

İnsanlık tarihi değişiyor; şehirler büyüyor, teknoloji gelişiyor, hayat hızlanıyor. Ama değişmeyen bir gerçek var: İnsan, yaptığı yanlışın bedelini ödememek için mutlaka bir aracı arıyor. Dünyada torpil, referans, nüfuz, makam ve servet... Bunların çözemediği mesele kalmadığını sanıyoruz. Bu anlayış zamanla inanç dünyamıza da taşındı. Öyle ki bazı insanlar, hayatlarını Allah'ın

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Kalp: Manevî çantamız ve kasamızdır

İnsanın kalbi; günahlar, kötülükler, hainlikler, kibir ve fesatlık gibi adeta manevî yılanlar ve çıyanlarla dolu ise, o kalpten insanın dünyasına hangi güzellik yansıyabilir ki Çünkü insan, kalbinden buharlaşarak ruh dünyasını saran o manevî iklimle yaşantısında, konuşmalarında ve tavırlarında şekil bulur. Dolayısıyla en başta o zehirli duygulardan korunmak, onların o nezih kalbe girmesine engel olmak gerekir.

Selahattin Gezer

Bela/Evet

"Yaptığın ve üstünden geçtiğin köprüleri yıkma. Gün gelir, geri dönmek için onlara muhtaç olabilirsin." — İmam-ı Şafi (Rahimehullah)İnsan, eşyaya hükmetmeyi öğrenince koruma ve kollama yetisini de eline geçirdi. Güç ve yönetmenin vücutta değil, akılda olduğunu kavradı. Varoluşunu birbirinden alan, birbirinin ihtiyaçlarını karşılayan

Recep Garip

Heybetli, cesur ve vakarlı bir zât...

Şam'da yetişen büyük velîlerden Alî el-Harîrî hazretleri, 1247 (h.645) senesinde Şam'da vefât etti.Hâl ve kerâmet sâhibi, cesur, vakarlı bir zâttı.Moğol istilâsı sırasında bir grup Moğol askeri, Şam civârına gelmişti.Zulüm yaptılar.Eziyet ettiler!Alî el Harîrî bunu gördü.

Abdüllatif Uyan

Gördüğüne göre öfkelenmek!

"Öyle ki kapı kapanırken metrobüsten içeri girmeye çalışmış kaba saba biri sanılmıştı"Metrobüs durağında kapı hizasında bekleyen genç kız, gelen metrobüse binmekle binmemek arasında kararsız duruyordu. Metrobüsün kapısını tıkadığının farkında değildi. Oraya gelen beyefendi ise kızcağızın bineceğini zannederek arkasında beklerken nezaketen de kızcağıza bir şey söylemiyor, binecek zannediyordu.

Ünal Bolat

Peygamber Efendimizin örnek hayatını yaşayalım yaşatalım!

Taif heyeti geldiği zaman, Müslümanların Kur'an okuyuşları, namaz kılışları, huşü ve hudu içinde ibadetleri ve İslam'ı yaşayışları kalplerini rikkate getirsin diye Peygamberimizin onları Mescidin hemen yanında misafir ettiğini biliyoruz. Bazı heyet mensuplarının, ashabın evlerine dağıtılarak misafir edilmelerinde, 'halin konuşması' Müslümanların gerek aile hayatlarında,

Yaşar Değirmenci

Tedbirinizi almadan tatile çıkmayın

İnsanlarımızın birçoğunun tatilde olduğu veya tatile gideceği bu yaz günlerinde evimizde ve yola çıkarken almamız gereken bazı güvenlik tedbirlerini okuyucularınızla paylaşmak isterim:Evde olsanız dahi özellikle alt katlarda iken kapı ve pencereleri bilhassa geceleri açık bırakmayın. Ev ve eşyaların sigortalanması önemli bir tedbirdir. Oturduğunuz eve yeni taşındıysanız kapı kilitlerini değiştirin. Evden çıkarken kapınızı kilitleyip anahtarı yanınıza alın.

Anlat Derdini Feridun Ağabeye

"Yalan söylemeyeceğime dair anneme söz verdim"

Abdülkadir Geylani hazretlerine "Bu yolda temeli ne üzerine attınız Hangi ameli esas aldınız da böyle yüksek dereceye ulaştınız" diye sordular...Bugün, büyük âlim ve velî Abdulkadir Geylani hazretlerinin vefat yıl dönümüdür. Bir nebze de olsa o mübarek zattan bahsederek köşemizi ziynetlendirmek istedik efendim...Abdülkadir

Ahmet Demirbaş

"Zikreden kimsenin kalbi parlar;nûru artar"

"İyi biliniz ki, kalpler, Allahü teâlânın zikri ile itmînâna, râhata kavuşur."Alvân Hamevî hazretleri büyük velîlerdendir. 1468 (H.873) senesinde doğdu. 1530 (H.936) senesinde Suriye'de Hama'da vefât etti. Şâfiî mezhebinden ve Şâziliyye tarîkatındandır. Memleketinde, zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Tasavvuf yolunu, Seyyid Ali bin Meymûn Magribî'den öğrendi. Bir vaazında şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

İki ok, ortalığı velveleye vermeye kâfi gelmişti!..

Hancı, kendisine laf atıldığına aldırmadan Doğan Bey'in ardı sıra baktı bir müddet daha. "Bir kasırga gibi esti yiğit Doğan'ım" diye söylendi.Fırça bıyıklı, at üzerinde tozu dumana katarak uzaklaşan Doğan'ın ne demek istediğini anlamıştı ama iş işten de çoktan geçmişti.İki ok, ortalığı velveleye vermeye kâfi geldi.

Ragıp Karadayı

Hizmetkârlar ve hademeler

Bizler, Risale-i Nurları okuyarak, anlayarak Kur'ân'ın istediği ve emrettiği şekilde iman, Kur'ân ve İslâmiyetin neşrinde ve ilânında hizmetkâr olmayı arzu eden, kabul eden ve bu yolda bulunanlar olarak; büyük bir mesuliyeti omuzlarımıza yüklenmiş bulunuyoruz.Bu azîm ve kudsî hizmet, daima yanında, yerinde ve hedefinde Allah'ın avn ü inayetini ister, arzular ve bekler.

Rifat Okyay

Siyasette dinî hamiyetin ölçüsü

Geçen yazımızda Üstad Bediüzzaman'ın Sünühat adlı kitabında işaret ettiği ve müspet olarak gördüğü, Hz. İsa'nın (as) hakikî dininden beslenen ilim, sanat ve teknoloji buluşlarıyla, demokrasi, adalet ve hürriyetler gibi evrensel değerleri yaygınlaştırmakla insanlığa hizmet eden birinci Avrupa cereyanını incelemiştik.Bu yazımızda aynı kitapta geçen, aradan 100 küsur yıl geçmiş olmasına

İbrahim Ersoylu

Orta Çağ İslam Filozofu: İbni Sina

Elbistan'dan Cemal Özkaya: "Felsefenin en mükemmel ferdleri ve o silsilenin dâhîleri olan Eflâtun ve Aristo, İbni Sina ve Farabî gibi adamlar, "İnsaniyetin gayetü'l-gâyâtı, teşebbüh-ü bilvacibdir, yani Vacibü'l-Vücud'a benzemektir" deyip, Firavunane bir hüküm vermişler ve enaniyeti kamçılayıp1..."Ey arkadaş! Şimdi hayali baştan çıkar, aklı kafaya geçir.

Süleyman Kösmene

Güneş gibi zâhir bir hakikat: Ebedî saadet

Hem madem nev-i beşerin en meşhurları olan yüz yirmi dört bin peygamberler ittifakla saadet-i ebediyeyi ve beka-i uhrevîyi Cenab-ı Hakkın binler vaad ve ahidlerine istinaden ilân edip mu'cizeleriyle doğru olduklarını ispat ettikleri gibi, hadsiz ehl-i velâyet, keşif ile ve zevk ile aynı hakikate imza basıyorlar; elbette o hakikat güneş gibi zâhir olur. Şüphe eden divane olur.Evet, bir

Risale-i Nur'dan

Öteki istiyor; ama ben istemiyorum!

Cenab-ı Hakk kâinat ağacını yaratıp, onun; çiçek, yaprak mesabesindeki canlı-cansız bütün varlıklarını da vücuda getirdikten ve o ağacın en son neticesi, meyvesi olan insanı da yarattıktan sonra, malûm hadise ile bütün meleklerin insana secde etmesini (Cenab-ı Hakk'ın büyüklüğünü tasdik etmek için) istemiş, meleklerin hepsi bunu kabul ettikleri halde, bir tek şeytan, Cenab-ı Hakk'ın bu emrine

Osman ZENGİN

15 Temmuz'un ardından yapılması gereken asıl muhasebe şudur

İktidarlar, tabiatları gereği merkezileşmeye, gücü tek bir odakta toplamaya ve hâkimiyet alanlarını tahkim etmeye yönelir. Tarih bizlere bu eğilimin kriz dönemlerinde daha da belirginleştiğini gösteriyor. Gücü elinde tutanlar, karar alma mekanizmalarını tek merkezde topladıkça daha güvenli bir düzen kurduklarına inanıyor. "Bir iktidarın ömrünü uzatan gerçekten sahip olduğu kudret mi"

Şule Demirtaş

Nasılsın..

Her şeyin görselleştiği bir çağa erdik. Reklamların göze hitap ettiği, yazıların görülmediği fotoğrafların boy gösterdiği bir çağ. Çizgi roman tadında bir hayat yaşıyoruz. Gözlerimiz açık ama kalbimiz uykuda. Feryat figan ediyor dünya, SOS veriyor, bağırıyor ama duymuyoruz. İnsanlık çığlık çığlığa

Talip Koktaş

PowerTürk TV ve Kral TV yeniden mi açılıyor

Müzik ve medya dünyasında son zamanlarda dönen ilginç bir dedikoduyu anlatmak istiyorum size. Pandemiden önce kapanan müzik televizyonlarının yönetici ve patronları o kapatılan kanalları tekrar açma hayalleri kuruyor. Dijitalleşme atı alıp Üsküdar'ı geçti ama hala geleneksel medyayı savunan medya patronları var bu ülkede. Bunlar PowerTürk ve Kral grubu. YouTube TikTok

Micheal Kuyucu

Vaktini bekleyen bilgi

Vaktini bekleyen bilgi güçtür. İnsan aradığı bilgiye kavuşabilir. Ancak onu uluorta söylemek yaymak yerine vaktini beklemek en doğrusudur. Çünkü bilgi vaktinden önce söylenirse itibarı düşer. Vaktinden sonra söylenirse değersiz kalır. Zaman ve bilgi iki unsur denge içinde birbirini besleyen vakit ile mayalanan bir kavramdır. Bilginin günümüzde büyük bir güç olduğundan bahsediliyor. Evet bu

Ümit G. Ceylan

ALLAH'IN NİZAMI İSLÂM (55)

4- Hz.Peygamber Liyakât ve Ehliyete önem verirdi *Hz. Resûlellah (sav) liyakât ve ehliyete çok önem verirdi. Hz. Peygamber, devlet işlerinde; akrabalık, sosyal statü ve hatır-gönülden ziyade, liyakât ve ehliyete önem verirdi. Hz. Peygamber devlet yönetiminde, bir kişiyi göreve getireceği zaman; o kişinin o göreve uygun, lâyık, ahlâklı, adaletli ve o makamı hak edip, etmediğini araştırır (liyakâtini) ve ona göre karar verirdi.

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

'Evet efendim!'

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Güney Öztürk

Ben demiştim

Yıllardır farklı insanlarla konuşuyorum. Genç, yaşlı, memur, esnaf, İstanbullu, taşralı... Bu insanların anlattığı hikâyelerde ortak bir kahraman var: Hep haklı çıkan kişi.Ve nasıl oluyorsa, ben hep o kahramanla konuşuyorum.Senaryo hiç değişmiyor: Karşımdaki kişi olayları herkesten önce görüyor. Çevresindekileri uyarıyor. Kimse onu dinlemiyor, hatta üstüne

Salih Uyan

15 Temmuz gerçekleşseydi...

Tarihî olaylarda kullanılan neden-sonuç ilişkisi, kronolojik bakış, empatik yaklaşım gibi değerlendirme metotlarının dışında Bediüzzaman'ın bize öğrettiği farklı bir değerlendirme biçimi de söz konusudur.Meseleyi kaderî cihetiyle değerlendirebilme, olaylara hikmet nazarıyla bakabilme ve gerçekleşen bir olayın tam tersi durumundaki muhtemel sonuçları dikkate alabilme yaklaşımı klasik tarihçiliğe de yol gösterici, farklı bir bakış açısıdır.

Ahmet Dursun

Ağabey diyor ki; Ecnebi kızları bile bizim kızlarımız kadar çıplak...

Ülkemizde, maalesef ar ve hayâ buharlaşmış durumdadır. Caddelerde, sokaklarda, alanlarda "yarı çıplak" gezen kadınlar, kızlar her halde herkesi kocası sanıyor. Üzülerek görüyoruz ki, insanın gece yatmaya çekindiği açıklıktaki kıyafetle sokakta, caddede, hemen hemen her alanda sallanarak gezinebiliyorlar. Böyle bir çağdaşlık olmaz, edep yâ Hû edep. Biraz utanmak gerekmiyor mu Bu dehşetengiz

İsmail Müftüoğlu

Yaparsa yaparım yok

Karınca, filin büyüklüğüne bakmaz, aldırmaz, korkmaz, işine ara vermez. Gül, etrafının dikenlerle çevrili olduğunu bilmez bile. O açar, etrafına güzel kokular saçar ve bunu yaparken kimseye hava atmaz, başa kakmaz. Papatya, baharda gözlerini dünyaya açarken etrafa bakınmaz, "açarlarsa açarım" demez. Yabana

Mahmut Toptaş

Bedel

Cenab-ı Hak, Peygamber Efendimize (asm); dolayısıyla, onun şahsında ümmete ve bütün insanlığa "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol"1 emrediyor.Öylede, her şeyde olduğu gibi, doğruluğunda bedeline razı olmak lâzımdır. "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar" dense bile... Neden ünkü her şeyin kameti, doğruluk ile kaim. Peygamberimiz

Ali Rıza aydın

Yolların kavşağında

Dünya yolculuğumuzla sınavdayız. Doğru veya yanlış yollar, rehberler, levha ve işaretlerle, sonuçlarıyla bildirilmiş, dilediğimizi tercihte/seçmede özgür bırakılmışız... DOĞRU-YANLIŞ tercihlerimizle sınavdayız: "Doğru" tercihte kazanıyor, "yanlış" tercihlerde kaybediyoruz. Mutlak, şaşmaz "doğru" vahiyle bildirilen, vahye

Bahaddin Elçi

Tuzak Kurarken Av Olmak

Tarihteki olayları gözlemleyebilmek için teknolojiyi geçmişe götürebilseydik ne olurdu Farazi olarak söyleyelim: Mesela Bedir Savaşı'nı ele alalım. Mekke'de gazeteler ve televizyonlar yayınlanıyor ve sosyal medya mecraları paylaşım yapabiliyor olsaydı Müslümanların Mekke kervanını basmak için Medine'den yola çıktığı haberini bu kayıtlardan okuyabilirdik. Böylece o sırada nasıl

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

3 bin liraya döner mi olur!

İstanbul'da, Kapalıçarşı'da bir dönerci. Video çekme rüzgârına kapılmış.Yarım ekmek arasına döneri koymuş ve diyor ki; "3 bin TL'cik. Yarım kilo civarı et var burada".Bir de diyor ki; "Dönerde iddiayı geçtik, gerçek dönerci biziz. İşimizi iyi yapıyoruz".E bakanlık harekete geçti ve ceza kesti işletmeye.İyi de oldu.3 bin TL'ye döner mi olur kardeşim

Orkun Ün

NATO Zirvesi ve Batıcılığın Krizi -2

Pazartesi günü bu köşede NATO Zirvesi'nin ve ABD ile geçen olumlu görüşmelerin ardından Batıcıların duyduğu hayal kırıklığını analiz etmeye başlamıştım. Meselenin salt bir dış politika yaklaşım farkının ötesinde bir ideolojik, kültürel ve zihinsel sorundan kaynaklandığını tartışmaya başlamıştım.Batıcılar, uluslararası sistemde Batı'nın önceliklerini evrensel akıl,

Oğuzhan Bilgin

Yapay zekânın hayranı olmak

Son dönemde bütün şarkıcılar yapay zekâdan dert yanıyor ya... Öpsünler, başlarına koysunlar. Modern zamanlarda bırakın sanatçıyı, sıradan bir hayran olmak bile çok zor. Elimde güzel bir örnek var: Nora.Eskiden bir şarkıcıyı çok beğendiğimizde ne olurdu Önce "Kim bu" derdik. Nereliymiş, kaç yaşındaymış; hakkında bilgi sahibi olmaya uğraşırdık. "Yok böyle bir yetenek" diye başkalarına tanıtmaya, onlara da sevdirmeye çalışırdık.

Savaş Özbey

Koleksiyonculukta ne değişti

Koleksiyonculuk uzun yıllar boyunca belirli çevrelerin, belirli uzmanlık alanlarının ve çoğu zaman da belirli yaş grubunun ilgi alanı olarak görüldü.Pul, para, tablo, antika mobilya ya da klasik otomobiller gibi.Her biri kendi dünyasında, kendi kurallarıyla ilerleyen, birbirine çok temas etmeyen alanlardı.Bugün ise bu sınırlar hızla ortadan kalkıyor.

Çağdaş Ertuna

Türk Telekom'dan insan kaynağı seferberliği

Türk Telekom, yapay zekâdan siber güvenliğe, büyük veriden dijital okuryazarlığa uzanan eğitim seferberliğini 2026 yılında da sürdürüyor. Yeni nesil teknolojilerle insan kaynağı seferberliği başladı Türk Telekom Akademi, yalnızca genç yeteneklere değil şirket çalışanlarına da geniş bir öğrenme ekosistemi sunuyor. Mobil öğrenmeden sanal sınıflara, video tabanlı içeriklerden teknoloji laboratuvarlarına

Timur Sırt

Mürdüm rengi lezzetler

İdilika'nın Mutfağı'nda bugün, gülgiller familyasının en güzide meyvelerinden biri olan mürdüm erikli tariflere yer veriyorum. Mürdüm eriğinin anavatanı Anadolu'dur. Daha sonra Kafkasya'ya, ardından da Hazar Denizi çevresine ve dünyaya yayılan bu erik çeşidi, kışların ılık geçtiği bölgelerde yetişir. Halk arasında bardak eriği veya kara erik olarak da adlandırılan, yaz başında

İdil Açıkalın

İlginç flört bilgileri

"Tatlı yiyelim tatlı konuşalım" bilimsel bir gerçek olabilir! Araştırmalara göre, birine şekerli bir yiyecek ikram ettiğinizde, sizi daha sevimli ve tatlı biri olarak algılayabilir. O yüzden ilk buluşmada çikolata teklif etmek mantıklı olabilir! Kedili fotoğraflar

Lütfi Albayrak

Sekizinci ülke

Yıl 2016...FETÖ'cü alçaklar "Yurtta sulh ve sükûneti sağlamak" cümlesini darbe bildirisine yazabilsin diye canlarımıza kıyılıyor...Terör saldırıları peş peşe geliyordu...Okurken yorulacağınız bir liste var. En bilinenlerini buraya yazıyorum...Reina gece kulübünde katliam

İbrahim Güneş