İçimizdeki yargıçsız mahkeme
Geçtiğimiz gün bir dostum, yıllardır masasının köşesinde duran o yarım kalmış kitap taslağını nihayet çöpe attığını söyledi. "Yayınevleri basmaz diye mi" diye sordum. Başını iki yana salladı. "Hayır," dedi, "kendime verdiğim sözü tutamamanın o sessiz ağırlığından kurtulmak istedim." O an susup başımı önüme eğdim. Çünkü bu ağır itirafı yapan o dost, sabahın köründe aynanın karşısında doğrudan benim gözlerimin içine bakıyordu.
43
