Geçmiş olsun İstanbul

Çok üzücü görüntüleri hep birlikte izledik. Koca bir metropol İstanbul, sele teslim oldu. 40 yılda bir yaşanabilecek derecede yoğun bir yağış altında kalan İstanbul ve özellikle bazı ilçeleri büyük bir mağduriyet yaşadı. Geçmiş olsun dileklerinden daha öte, vurgulamamız gereken birkaç nokta var mutlaka. Şehrin altyapısıyla alakalı sorunlar ivedi bir şekilde

Umut Öztürk

Sosyetede 'üçlü yasak aşk' skandalı!

Bir süre önce sanat piyasasında ayyuka çıkan bir dedikodu gelmişti kulağıma ancak inanmadığım için yazmamıştım! Bu bomba dedikodu, son birkaç gündür sosyete kulislerinde de kulaktan kulağa konuşulmaya başlayınca "ateş olmayan yerden duman çıkmaz" deyip yazmaya karar verdim. Dedikodu yasak aşk üzerine, hem de bir kadının, aynı anda iki erkekle yaşadığı bir yasak aşk...

Bülent Cankurt

Sonbahara bakış

Yoğun duyguların, hüzünlü hissiyatların mevsimidir sonbahar.Yaşlı gezegenimizin yeryüzü sayfasının güz aynasında çehrelerin değiştiği, uzaklara yolculukların, göçlerin, terhislerin, tebdillerin, ayrılıkların vedaların zamanıdır. Bu mevsimin yanakları okşayan serin rüzgârların nefesi, gördüğümüz her şeyin fânî, geçici, zail olduğunu hatırlatır... Sonbaharın acizliği çağrıştıran hasret dolu

Muzaffer Karahisar

Bildiğiyle amel edene bilmedikleri de öğretilir

Mümin cahil olmaz. Bildiği ile amel etmeyen cahil demektir.Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya'nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil

Vehbi Tülek

Başörtüsünden korkan bir yönetim, özgürlükten ne anlar

Bazı yasaklar vardır ki yalnızca bir kıyafeti değil, bir toplumun vicdanını da hedef alır. Bazı kararlar vardır ki kâğıt üzerinde yönetmelik, uygulamada ise inanca karşı kurulmuş bir duvara dönüşür. Başörtüsü yasağı da işte böyledir. Bugün insanın aklına şu soru geliyor: Paşinyan'ın yönettiği Ermenistan'da başörtüsü serbestken, Aliyev'in yönettiği Azerbaycan'da

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Bir duası kâfiydi

Seyyid Ebül Vefâ hazretleri, bir gün bir köye uğramıştı.Birisi, bu zata gelip;"Efendim, benim babam şu anda çok hastadır. Ayağa kalkamıyor. Bir ziyaret etseniz" diye rica etti.Büyük Velî kabul etti.Vardı hastanın yanına.Biraz konuşunca, bozuk bir itikada saplanmış olduğunu anladı.

Abdüllatif Uyan

Dizilerde Cinsiyetsizleştirme propagandası

Emperyalist zihniyet, etkisi altına aldığı toplumların inancına, hukukuna, ahlâkına, sanat ve edebiyatına müdahale eder; yerine kendi sapkın değerlerini ihraç eder. Dine ve fıtrata müdahale, feminizm, eşcinsellik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve cinsiyetsizleştirme projeleri, gerek medya iletişim araçlarıyla gerekse sinema, tiyatro ve dizi gibi sanatsal faaliyetlerle empoze edilmekte, bunun için de sömürülen ülkelerdeki yerli taşeronlar kullanılmaktadır.

Siyami Akyel

Kefir de bira gibidir

"Çoğu sarhoş eden içkinin, azını içmek de haramdır"Sual: Kefir gibi sütten imal edilen içeceklerin dinimiz açısından kullanılmasında bir mahzur var mıdırCevap: Alkollü içkilerin zehir olduğunu, tıp kitapları yazmaktadır. Liselerde okutulan kıymetli bir kimya kitabında diyor ki:

Osman Ünlü

Karıncalar

Bazen insan, yıllarca kitaplarda aradığı bir hakikati küçücük bir canlının davranışında bulur. Bir bakış, bir fedakârlık, zor bir anda ortaya çıkan dayanışma, uzun nasihatlerden daha derin izler bırakabilir. Çünkü hakikat yalnızca sözlerde değil, hayatın sessiz akışı içinde de kendisini gösterir. Yeter ki insan bakmayı, görmeyi ve gördükleri üzerinde düşünmeyi bilsin. Kur'an-ı Kerim, insanı

Recep Garip

Yer altı ayrı bir dünya

"Herkesin ölünce gireceği o kara toprağın altına bizler yaşarken ve her gün giriyorduk"Maden ocağındaki hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum. Artık "kışın yer altında nerede namaz kılarım" diye düşünmüyordum. Çünkü yaz günlerinde mesaiden sonra öğle namazı vaktinin bitmesine, daha 1 saat kaldığı için, rahattım.Patlayıcı deposuna

Ünal Bolat

Afetin sebebi belli: Dere yatağına yanlış yapılaşma

İstanbul'da bugün üzerinden otomobillerin geçtiği, iki yanında apartmanların, rezidansların yükseldiği pek çok cadde, bir zamanlar dere yatağıydı. Beşiktaş'taki Ihlamurdere, Şişli'deki Fulya Deresi, Fatih'teki Vatan Caddesi'nin altından geçen tarihi Bayrampaşa Deresi... Kimilerinin üzeri kapatıldı, kimileri de beton kanallara alındı. İsimleri ise yalnızca sokak tabelalarında kaldı.

Fulya Soybaş

Sınıfta başlayan diplomasi

Bir ülkenin itibarı, kendisini dünyaya ne kadar anlattığı kadar, başka toplumların hayatında nasıl bir iz bıraktığıyla da ölçülür. Bir öğretmen, sınıfa girdiğinde yalnızca bir dersin kapısını açmaz. Karşısında farklı ailelerden, ayrı hatıralardan ve birbirinden farklı beklentilerle gelen çocuklar vardır. Aynı kelime, birinin zihninde evini, diğerinin zihninde uzak bir şehri

Latif Bozdoğan

Bir gece yarısı istenen dua!..

Murâd-ı Münzâvî hazretleri gece yarısı kitap okuyordu. Kendisine Kethüdâ Ahmed Ağa'nın geldiğini haber verirler!..Geçenlerde bu köşede İstanbul'un üç büyüğünden Mehmed Emîn Tokadî hazretlerini anlatmaya çalışmıştık. Bugün de o büyük veliden biri olan Murâd-ı Münzâvî hazretlerinden bir nebze bahsedelim efendim...Murâd-ı

Ahmet Demirbaş

Dinin bir hakikatini bin siyasete tercih ederim

ÜÇÜNCÜ KELİME: Ki, bütün hayatımdaki tahkikatımla ve hayat-ı içtimaiyenin çalkamasıyla hülâsa ve zübdesi bana kat'î bildirmiş ki:Sıdk, İslâmiyetin üssü'l-esasıdır ve ulvî seciyelerinin rabıtasıdır ve hissiyat-ı ulviyesinin mizacıdır. Öyle ise, hayat-ı içtimaiyemizin esası olan sıdkı, doğruluğu içimizde ihya edip, onunla manevî hastalıklarımızı tedavi etmeliyiz. Evet,

Risale-i Nur'dan

Ömrü İslâmiyet'i tahkir etmek müminleri hor görmekle geçmişti

Hurufi, içinde bulunduğu duruma, başını döndüren bu çıkmaza, yol boyunca çözüm aradı. Aklına gelen her şey cılız, zayıf şeylerdi.Maksadı oradakileri tahrik ederek, bir an evvel öldürülmesini hızlandırmaktı. Bu yaşa kadar gelmiş, yapmadığı kalmamıştı. Bundan sonra onu pek de iyi günler beklemiyordu elbette. Ömrü İslâmiyet'i tahkir etmek, Müslümanları

Ragıp Karadayı

Mehmet Uzun: İnsanın kendi hikayesini anlatma hakkı

Mehmet Uzun'u yalnızca Kürt edebiyatının önemli romancılarından biri olarak değerlendirmek, onun edebiyatının taşıdığı düşünsel imkânı daraltır. Uzun'un asıl meselesi, bir halkın tarihini anlatmanın ötesinde, insanın kendisine miras bırakılan bir dünyada nasıl yaşayacağı, geçmişiyle nasıl hesaplaşacağı ve kendi hayatının öznesi olmayı nasıl başaracağıdır. Dil, hafıza ve kimlik onun

Prof. Dr. Bilal Sambur

Batı Anadolu sürgünü öncesi-4

"Eski Said"den "Yeni Said"e geçişin eserlere yansıması nasıl olmuştur acaba" sorusunun cevabına başlayalım.Said Nursî'nin hayatındaki Eski Said'den Yeni Said'e geçiş, eserlerinin diline ve hedeflerine de yansımıştır. Bu değişim, hizmet anlayışında ve önceliklerinde kendini göstermiştir: • Metot olarak; siyasî ve içtimaî faaliyetlerle

M. Fahri Utkan

Demet Özdemir ve Murat Boz'u kurtaran gizli kahramanlar

İstanbul'da yaşanan sel felaketi hepimize bir kez daha hayatın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösterdi.Demet Özdemir ve Murat Boz, çekim için gittikleri stüdyoda yüzlerce çalışanla birlikte saatlerce mahsur kaldı. Sular yükseldi, elektrikler kesildi, korku dolu bekleyiş başladı. İki ünlü isim sosyal medyadan yardım çağrısında bulundu.

Barış Kocaoğlu

Celcelûtiye-3

Lüleburgaz'dan Mehmet Girgin: "Celcelûtiye hakkında bilgi verir misiniz Celcelûtiye nedir Nasıl bir eserdir Nasıl okunmalıdır"Süryanice'nin Tarihi Medeniyetler de, diller de insanlar gibidirler. Süryanice, köken itibariyle dünyanın en eski dili kabul edilen ve eski Mezopotomya'da konuşulmuş olan Aramca'ya

Süleyman Kösmene

O sırada sosyal medyada

İnsanlar canının derdine düşmüş, yapılan haberlerin, paylaşımların altına şöyle yorumlar geliyor: Bu da yeni moda, herkes canlı yayında yardım istiyor / Filancayı da hiç sevmem zaten / Çok da umurumuzdasın Murat Boz! İnsanların zor haline üzülmek yerine sevinen bu kişiler bu kadar çok mu gerçekten Sokakta, otobüste, metroda bizimle birlikte mi dolaşıyorlar hakikatenİstanbul'da korkulan oldu, 41 yılın rekor yağışının ardından şehir "mega felaket" yaşadı.

Savaş Özbey

78 yıldır aydınlatılamayan cinayet...

HTTP/2 200 date: Fri, 16 Oct 2026 01:45:08 GMT content-type: text/html; charset=utf-8 server: cloudflare cache-control: max-age=30 expires: Fri, 16 Oct 2026 01:45:34 GMT x-lb-cache: HIT x-platform: desktop x-cf-platform: desktop content-encoding: gzip nel: {"report_to":"cf-nel","success_fraction":0.0,"max_age":604800} vary: accept-encoding age: 3 last-modified:

Nuri Kayış

Haldun Dormen galası

İstanbul Harbiye'deki Dormen Tiyatrosu'nda gerçekleşen oyunun gala gecesinde modacı Vural Gökçaylı ve eşi Meral Hanım, dostları ile uzun süre sonra bir araya gelmişti.Paris dönüşüAykut Hamzagil, yakın arkadaşı Ertekin Dinçay ile gittiği Paris seyahatinden sonra uzak kaldıkları İstanbul gecelerinin acısını çıkarmak için Etiler 29'da bir araya gelmişlerdi.

Atilay Kandemir

Cinsel çekicilik fiziksel özelliklerden çok daha fazlasıdır

Dışarıdan çok beğenilen biri size hiçbir şey hissettirmeyebilirken başkalarının sıradan bulduğu kişi ise sizi derinden etkileyebilir. Arkadaşlarım ne kadar haklı SORU: 36 yaşındayım, ortalama

Kemal Özcan

Bolluk içinde çocuk yetiştirmek: Her istediğini almak iyilik mi

Çocukların her istediğinin karşılandığı, ihtiyaç duydukları her şeye kolayca ulaştığı bir dünyada büyümeleri, beraberinde önemli sorunları da getiriyor. İsrafın sıradanlaştığı günümüzde anne ve babaların çocuklarına yalnızca rahat bir hayat sunmayı değil, nimetlerin kıymetini bilmeyi, şükretmeyi ve yokluk ihtimaline karşı hazırlıklı olmayı da öğretmesi gerekiyor. Çünkü hiçbir nimet sonsuza kadar devam etmiyor.

Nureddin Yıldız

Çocukluğumuzu özlememek mümkün mü

"Anadolu'yu anlatan türkülerimizden bilirsiniz gelenek göreneklerimizi aslında... Sabah erkenden ne demek daha güneş doğmadan sabah ezanlarında uyanırdı Anadolu köylüsü... Hatta babalarımız dedelerimiz öküzle sabanla tarla sürmeye başlardı güneş ısıtıp da hem toprağı hem köylüyü yakmasın diye. Tütün ekenler de tütün toplayanlar da güneş görmeden yapardı her işini... Gece yarıları tarlalarda lüks lambaları kandil gibi yanardı.

Anlat Derdini Feridun Ağabeye

Merhum Selahattin kaya

Selahattin Kaya deyince aklıma gözleri pırıl pırıl parlayan, dişleri dahi inci gibi insana gülümseyen ve yüzü herkese güven veren, nazik, kibar, sakin, yumuşak huylu, terbiyenin anıtı... gibi gelir bana. 1995'ten 1999'a kadar İstanbul merkez vaizi olarak beraber çalıştık. "Yumuşak huylu" dedimse yumuşaklığı Mehmet Akif Ersoy merhumun dediği gibidir:

Mahmut Toptaş

Teşhise uygun tedavi

"Şayet doğru yolda istikamet üzere olsalardı, bu hususta kendilerini denememiz için onlara bol su verirdik. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Rabbin) onu gitgide artan çetin bir azaba uğratır. (Cin 16-17) Maddi ve manevi hastalıklar her geçen gün yoğunlaşıyor. Ahlaki ve manevi çöküş bariz bir şekilde çoğalıyor. Her kim konuşsa hastalıkları tesbit noktasında hemen hemen aynı noktalara işaret ediyor.

Ömer Arif

'Üzümcü 300 bin liraya yakın maaş alıyordu'

Perde önünde sözüm ona 'solculuk' oynayan Levent Üzümcü'nün maskesi düştü. GÜNAYDIN'a manşet olan İlker Gezici'nin haberi bu açıdan çok çarpıcı. Yıllardır, sosyal medya üzerinden 'hak, hukuk, adalet' sloganı atan Üzümcü'nün sıra kendi güç alanına geldiğinde ne hak ne hukuk ne de adalet tanıdığına hepimiz şahit olduk. Üzümcü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir

Tuba Kalçık

5 çayına misafir var

Herkese merhaba. İdilika'nın Mutfağı'nda bugün, hem son derece basit, hem son derece ekonomik, hem de son derece havalı üç adet çay saati lezzeti var. Pahalı malzemelerle harikalar yaratmak biraz daha kolay olsa da; esas maharet, uygun bütçelerle aynı sofraları kurabilmek. Türk annelerinin en büyük özelliği ekonomik sofralar hazırlamak olduğuna göre, benim hazırladıklarımdan çok daha

İdil Açıkalın

İlk bakışta bohem, biraz pejmürde... Oysa o bir cerrah!

Malûmunuz, sosyal medya artık toplumun sadece nabzını tutmuyor, o nabzın hangi hızla atacağına da karar veriyor.Sokak röportajlarında da sorular çoğu zaman merakla değil, sinir ucunu bulma niyetiyle seçiliyor. Röportajı seyrederken insan bir heyecanın içine çekiliyor.Mikrofonu tutan el de bilerek ya da bilmeyerek

Mustafa Sabri Beşer

O şarkılarda hikayeler var

Pazartesi akşamı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda çok güzel bir şey oldu. Beş bin kişi aynı anda geçmişe yolculuk yaptı. Üstelik bunun için bir zaman makinesine ihtiyaç duymadık. İki solist, şahane bir orkestra ve yıllardır hafızalarımızdan silinmeyen şarkılar yeterliydi. Ercan Saatçi'nin "Çok Akustik" konseptiyle sahneye taşıdığı, Çelik Erişçi'yle birlikte

Mehmet Coşkundeniz

Müjdele korkutma

HİÇ şüphesiz en toleranslı din İslam dinidir. İslam affedicidir. Selim aklın – erdemli aklın – şüphesiz kabul edeceği emirler, yasaklar ve bilgiler içerir. Toleranslı din; güçlü, rahat, özgüveni olan dindir. Resmin büyüğünü görür. Detayda boğulmaz. Eleştiriden etkilenmez. Günden güne güçlenir. Yoluna aksamadan devam eder. Bütün saldırıları tolere eder.

Nihat Hatipoğlu

Diyabete ozon terapisi

2 yıldır şeker hastalığım var. Arkadaşım da şeker hastası. Ozon tedavisi yaptırmış iyi gelmiş. Ben de yaptırabilir miyim İşe yarar mı OZON tedavisi uzun yıllardır şeker hastalığı tedavisinde diğer tedavilerle kombine olarak kullanılmaktadır. Ozon bakteri, virüs ve mantarlara karşı koruyucudur. Bağışıklık sisteminin

Dr. Nafiz Karagözoğlu

Esad'ın köpeği Mihraç Ural yakalandı

"Terörsüz Türkiye" sürecinin "Terörsüz bölge"ye evrildiği bugünlerde, Mihraç Ural adlı terör unsuru Türk ve Suriye istihbaratının ortak çalışmasıyla yakalanması büyük önem arz ediyor. "Terörsüz bölge" için mühim bir eşik aşılmış oldu.Mihraç Ural, Türkiye'de sol hareketlerin içinde bulunmuş, 80 darbesinde tutuklanmış ve 82 senesinde cezaevinden

Yakup Köse

Maaş başka, ilkeler başka!

Sahnedeki rolü bitti, şimdi gerçek hayatın perdesi açıldı! Oyuncu Levent Üzümcü'nün İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği görevinden istifası, sanat dünyasından çok siyaset kulislerini hareketlendirdi. Sebep ne bir sanat anlaşmazlığı ne de tiyatronun geleceği. Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçmesi!

Sinan Özedincik

Nasıl eleştirmeliyiz

Çoğumuz kırılmaktan korktuğumuz kadar kırıcı olmaktan da çekiniriz. Bu yüzden ya içimize atarız ya da patlama anında yıkıcı oluruz. Oysa yapıcı eleştiri çok kıymetlidir. "Bir sanat eserini tenkit ne güç iştir!" Bu söz şair/yazar Ahmet Muhip Dranas'a ait. Gerçekten tenkit (eleştiri) zor iştir. Elbette eleştiri diye laf cambazlığı (demagoji) yapılmıyorsa zordur. Eleştiri denince küfür, hakaret, iftira anlaşılmıyorsa güç bir iştir.

İsmail Güvenç

Çok şey bilmek iyi değilmiş

Allah istese bize her şeyi bildirirdi. Geleceğimizi de gösterir ne yaşayacağımızı da önden görür tedbir alırdık. Aslında alamazdık ama almaya çalışırdık nafile. O yüzden bugün elimizde sayısız bilgi var, enformasyon var ve geleceğe dair kesin bir tasavvurumuz olmasa da artık nereye doğru dünyanın gittiğini daha net konuşabiliyoruz. Medya ve haberleşme araçları bu kadar yaygın değilken hepimiz

Ümit G. Ceylan

Mikrofonda söz hakkı kimin

Beşiktaş-Kocaelispor karşılaşmasının ardından yaşananlar, sahadaki 90 dakikanın önüne geçti. Beşiktaş A Takım İletişim Sorumlusu Cihangir Gökdoğan'ın soru hakkı vermemesi üzerine ortamı geren gazetecilerin hangi tutumu desteklediğini konuşmak zorundayız. Çünkü yaşananları yalnızca "gazetecilere söz hakkı verilmedi" şeklinde değerlendirmek, olayın tamamını görmezden gelmek olur.

Aslıhan Akdağ Türker

Hatır Sormayı İhmal Etmeyin

Anlaşılmazlığın kıyısında, kalabalıklar içerisinde, yalnızlığın eşiğinde duruyoruz. Daha önceki çağlarda da böyle miydi, yoksa bu, yaşadığımız çağa özgü bir hâl mi Üzerinde biraz düşünmek gerek. Yaradılışından beri insan kalabalıklar içinde yalnızdı desek pek de yanılmış sayılmayız fikrimce. İnsanın peşini bırakmayan kadim gölge: Yalnızlık! Kendilerini

Talip Koktaş

Tahtın ordusu

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Güney Öztürk