Latif Bozdoğan

Latif Bozdoğan

Milat
Yaşam 425 yazı 1 takipçi

Dayanmak ailenin nizam kurmak devletin erdemi

Bir kamyonun kontağı çevrildiğinde yalnızca motor çalışmaz. Tarladaki ürünün pazara, ilacın eczaneye, ekmeğin fırından sofraya varma ihtimali de hareket eder. John Steinbeck'in Gazap Üzümleri romanında Joad ailesi kuraklık ve borç yüzünden toprağından kopar; eski bir kamyona sığdırabildiği hayatıyla yola düşer. Ailenin oğullarından Al, motorun sesi

Devletin ağırlığı

Bir devletin ağırlığı, yalnızca sahip olduğu askerî güçle, ekonomik büyüklükle veya diplomatik nüfuzla ölçülmez. Asıl ağırlık, şartlar değiştiğinde kendi kararını kendi iradesiyle alabilmesinde ve aldığı kararın arkasında sağlam bir kurumsal düzen bulunduğunu gösterebilmesindedir. Ortadoğu bugün bunun çarpıcı bir örneğini önümüze koyuyor. Amerika B

Eksikliğin değil sevginin hatırası

Bir hukuk metninde bir çocuk birkaç kelimeye sığabiliyor. Bir babanın masasında ise yıllarca yer tutabiliyor. Avrupa Birliği Konseyi, 1 Ekim'de dönüş kurallarına ilişkin yeni düzenlemeye nihai onayı verdi. Üçüncü ülkelerde kurulabilecek dönüş merkezlerine ilişkin anlaşma ve düzenlemelerin kapsamı dışında refakatsiz çocuklar bırakıldı. Hukukun birka

İnsanın yetişebildiği aralık

Atölyede talaş kokusu ağır ağır havaya karışır. Tezgâhın üzerinde yılların izini taşıyan bir ahşap zımparası durur. Sapı, onu defalarca tutan ellerden koyulaşmış; kenarları kullanıldıkça yumuşamıştır. Çırağın elindeyse aynı zımpara henüz yabancıdır. Parmakları nereye, ne kadar basacağını bilmez. Usta bir süre konuşmaz. Çırak tahtanın yüzeyini düzel

Bir kararın son durağı

Bazı kararların sesi vardır. Bir salonda söylenir, tutanaklara geçer, imzalanır. Sonra dosyalar kapanır, insanlar dağılıp gider. Verilen hüküm de orada kalmış gibi görünür. Oysa alınan kararlar yerlerinde kalmaz. Bir yerden çıkar ve hiç tanımadığı hayatlara kadar yürür. 29 Eylül'de Kiev'den gelen bir görüntü, bunu uzun cümlelere ihtiyaç bırakmadan

Bazı servetler görünmez

Metroda yanıma bir amca oturdu. Pantolonu siyahtı. Bir yerinde, yine siyah bir iplikle yapılmış küçük bir dikiş vardı. Öyle özenliydi ki, dikkat etmeseniz fark etmeyebilirdiniz. Pantolonun kumaşı eskimişti ama o dikiş aceleyle atılmış bir yama gibi durmuyordu. Bir şeyin ömrünü biraz daha uzatmak için gösterilmiş sessiz bir gayret vardı orada. Ayakk

Geleceğe bırakılanlar

Bir çekmecenin en arkasında unutulmuş bir zarf bulunur. Kâğıdı zamanla sararmış, köşeleri hafifçe bükülmüş, mürekkebi ilk günkü canlılığını yitirmiştir. Üzerinde bir isim vardır. O isme giden yol ise hiç tamamlanmamıştır. Mektup gönderilmemiştir. Yine de yazıldığı gün boşa gitmemiştir. İnsan bazı cümleleri birine ulaştırmak için değil, kendi içinde

Dünyanın İstanbul'a baktığı yer

Bir fuar salonuna girince önce ürünleri görürsünüz. Renkler, ışıklar, kataloglar, numuneler... Bir taraftan baskı sesleri yükselir, başka bir tarafta farklı diller birbirine karışır. Kâğıda dokunan eller, ürünlerin üzerinde gezinen gözler, kısa bir selamın ardından başlayan uzun konuşmalar... Bir süre sonra ürünler geri çekilir. İnsanlara bakmaya b

Fırtınayı eve getirmemek

Gece denizin üzerine indiğinde, uzakta görünen tek bir ışığın hangi hikâyenin parçası olduğunu kıyıdan anlamak kolay değildir. O ışık gemici için bir işarettir. Başka bir şehirde diplomatın önündeki dosyaya düşer. Bir dükkânda günün hesabına karışır. Bir evde ay sonuna kaç gün kaldığı düşünülür. Aynı dünyanın içinde, birbirinden habersiz hayatlar s

Kalanın değeri

İnsan bazı şeylerin kıymetini, onlar hayatındayken değil, eksildiklerinde anlıyor. Bir akşamüstü eski bir arkadaşla aynı masada oturduğunuzu düşünün. Çay fazla demlenmiştir. Bardağın ince camı avucunuzu ısıtırken dışarıda bir kepenk ağır ağır iner. Uzakta bir çocuk sesi duyulur, sonra sokak yeniden kendi sessizliğine çekilir. Masanın üzerinde yarım

Gördüğümüzden daha fazlası

İnsanları tanıdığımızı sanmak, onları gerçekten tanımaktan daha kolaydır. Bir davranış görürüz, gerisini zihnimiz tamamlar. Bir cümle duyar, o cümlenin sahibine dair bir hüküm kurarız. Bir tercihle karşılaşır, o tercihe gelene kadar yaşananları hesaba katmadan karar veririz. Bir insanın hayatından birkaç dakikaya bakıp, yıllarını anlamış gibi konuş

İyiliğin kaldığı yerde

Dünyanın büyük salonlarında yine büyük meseleler konuşuluyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. oturumu başlarken; savaşlardan iklime, gıda güvenliğinden enerjiye, Gazze'den Ukrayna'ya kadar insanlığın ortak kaderini ilgilendiren başlıklar aynı masanın üzerine bırakılıyor. 21 Eylül itibarıyla New York'ta diplomasi trafiği hızlanırken; Cumhur