Latif Bozdoğan

Latif Bozdoğan

Milat
Yaşam 315 yazı 1 takipçi

Zemin çözülmesi

Kadim bilgelik anlatılarının satır aralarında, insanın kendi sınırlarıyla girdiği o amansız savaşı özetleyen sarsıcı bir mesel vardır. Kendi gölgesinden ürken ve ayak izlerinden nefret eden bir adam, onlardan kurtulmak için bir gün ansızın kaçmaya karar verir. Adımlarını hızlandırdıkça ayak izleri çoğalır; koşmaya başladıkça gölgesi ona daha da sık

Kendi çarkını döndürebilenler

Teknolojinin tarafsızlık maskesi düştüğünde geriye ne kalır Geçtiğimiz yıl, küresel çapta faaliyet gösteren bir veri analitiği şirketi ile dünyanın en büyük savunma alıcısı arasında bir kriz yaşandı. Olayın anatomisini tüm yorumlayıcı bağlaçlardan arındırarak masaya yatıralım: Alıcı: ABD Savaş Bakanlığı. Karşı Taraf: Sözleşme koşullarını reddeden v

Fikri teyemmüm

Kapı kapandığında çoğumuz sadece kalın duvara bakarız. Oysa duvarın ardındaki dünya değişmemiştir; daralan ve ufalanan yalnızca bizim zihnimizdir. Beklentilerin ve sarsılmaz sandığımız kesinliklerin içine hapsolduğumuzda, ufkun da tamamen kapandığı yanılgısına düşmek en eski zaafımızdır. İradenin nefes almasını sağlayan, boğucu darlığı bir anda uçs

Göz hizasında buluşabilmek

Bu sabah gözümü tavandaki ince çatlağa açtım. Sadece doğrulmak kastıyla, tam yedi dakika boyunca o çatlağın hattını takip ettim. Salt bir dinginlik içinde... Sanki ruhum, hücrelerinde biriken bütün o görünmez "daha hızlı"ları, "hemen şimdi"leri sessizce dışarı atıyordu. Hepimizin bildiği o ağırlık işte: göğüs kafesinin hemen altında, iradenin yatağ

Karakutunun içinde

Gökyüzünde süzülen devasa gövdeler yere çakıldığında veya asırlık nizamlar büyük bir gürültüyle çöktüğünde, yığınlar sadece enkazın dumanına bakar. Oysa o yıkımın tam kalbinde, ateşe ve basınca dayanıklı o karanlık mahzeni, o sırrın saklandığı kutuyu arayan gözler vardır. Çöken bir dönemin tüm günahları ve filizlenen yeni bir çağın ilk feryadı orad

İzlemek de bir cesaret işidir

Kendimizle savaşmayı bıraktığımız an, aslında ilk kez kazanmaya başlarız. Fakat biz, irademizi bir balyoz gibi kullanmaya öyle bir alışmışız ki... Köklü bir zaafımız ya da kurtulmak istediğimiz bir dürtümüz olduğunda ilk refleksimiz onunla yaka paça kavgaya tutuşmak oluyor. Bastırmak, direnmek, kendi yakamıza yapışıp kendimizi terbiye etmeye çalışm

Akışkan zekâ

Rüzgârın yönünü değiştirdiği o alacakaranlık vakitlerinde, toprağın altında sessizce ilerleyen köklerin nefesini işitmek her kulağa nasip olmaz. Ağır ağır çatlayan kerpicin genzi yakan tozunda, bir ustanın nasırlı parmaklarından dökülen o kusurlu ama can bulmuş kavislerde asırlık bir hafıza yatar. Yarım asırlık bir ahşap tezgâhın üzerine düşen ikin

Rüzgârın tutmadığı yas

Gülhane'de, asırların yorgunluğunu çatlamış kabuğunda taşıyan o yaşlı çınarın altındaydım. Yaprakları titretecek en ufak bir esinti yoktu. Havanın o boğucu ve kurşuni ağırlığında, suyu bulandıracak tek bir fırtına emaresi dahi belirmiş değildi. Kendi gövdesinden sömürdüğü özsuyunun kibrini taşıyamayan devasa bir dal, ağır bir çatırtıyla kopup topra

Bir ünsiyet sürgünü hikâyesi

Bugün kırık bir tebessümden dökülen cam parçalarını topladım. Belki yeniden birleştirebilirim, o tebessümü eski aslına döndürebilirim umuduyla... Keskin kenarları ellerimi kesti ama o an hissetmedim; ancak kan toprağa damladığında fark ettim ne kadar derinden incindiğimi. Bazı fırtınalar sadece insanın kendi iç denizinde kopar. O dalgaların dışarı

Gölge sınırlar

Yüzyıllar önce, bir kaleyi savunmak için taşların arasına dökülen kurşunun kokusu neyse; bugün havada asılı duran, ışıktan ve titreşimden ibaret nehirlerin içinden süzülüp gelen o sessiz taarruzların tenimizde bıraktığı sızı da odur. Toprak, artık sadece ayak bastığımız o kahverengi örtü değil. Coğrafya, tenimizin bittiği yerde durmuyor; göze görün

Kibrin izdüşümü

Suların üzerinde asırlardır bitmeyen o ağır imtihan, Mayıs ayının bu gergin günlerinde demirin ve ateşin gölgesinde yeniden sınanıyor. Gök kubbe, yeryüzünün damarlarını kesmeye çalışan devasa gövdelerin ve onları görünmez iplerle avlayan küçük kanatların çarpışmasını izliyor. Hürmüz'ün o kadim sularında çırpınan sadece çelik yığınları değil, yenilm

Rüzgârı bükmek

Asfaltın sinesi tekerleğin feryadını yutarken, rüzgâr bedeni aşar ve doğrudan iradeyi sınar. 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda (TUR 2026), Caja Rural-Seguros RGA takımından Avustralyalı sporcu Sebastian Berwick, genel klasman birinciliğini göğüslerken o dik yokuşlarda aslında bir coğrafyayı değil, kendi sınırlarını ehlileştiriyordu. Te