Ünal Bolat

Ünal Bolat

Türkiye
Yaşam / Okur Soruları 618 yazı 1 takipçi

Gördüğüne göre öfkelenmek!

"Öyle ki kapı kapanırken metrobüsten içeri girmeye çalışmış kaba saba biri sanılmıştı"Metrobüs durağında kapı hizasında bekleyen genç kız, gelen metrobüse binmekle binmemek arasında kararsız duruyordu. Metrobüsün kapısını tıkadığının farkında değildi. Oraya gelen beyefendi ise kızcağızın bineceğini zannederek arkasında beklerken nezaketen de kızcağ

"Beni gazeteye abone yap"

"Ben senin inanarak içten teklifine ve isteğine hayran olduğum için abone oldum."Babamla ilgili hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum... Babam dostlarıyla birlikte köylerde akupunktur satmak için ilk defa gittiğimde, yeterince dua bilmememe rağmen ilk vakit namazımı onunla beraber kılmıştım. O gün benim de hayatımın değiştiği gün olmuştu. Erte

Cömertliğinin sınırı yoktu

"Hayat rüya gibi geçmiş, 14 Temmuz gecesi babamın ebedî âlem yolculuğu başlamıştı..."Hatırama bugün de devam ediyorum... Babamın cömertliğinin bir sınırı yoktu. Cebindeki son kalan parası bile olsa birini sevindirmek için hiç düşünmez, onu hemen harcardı. Sevdiklerini mutlu etmek için onlara aldığı herhangi bir şeyin bir kere beğenilmiş olması onu

En derin baba sevgisi

Şair bir şiirinde; "Sizin hiç babanız öldü mü Benim bir kere öldü, kör oldum" diyor!..Oysa ben onu tanıyana kadar zaten körmüşüm de haberim yokmuş. 26 yaşımda onunla yeniden görmeye başladım. Üstadın bir şiirinde dediği gibi;"Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum!/Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum."'Kız çocuklarının babalarına olan sevgisi

Şefkat öyle bir dildir ki...

"Hayattan çok büyük beklentisi olmayanın, çok büyük derdi de olmazmış" derler...İnsan kendi kalitesini kendi belirlermiş. İşte bu muazzam bir adalet. Şefkat öyle bir dildir ki, sağır da duyabilir, kör de görebilir. İnsanları şefkatle karşılamalıyız. Yazdıklarımızın kolay anlaşılabilmesi için gerçek hayattan birkaç örnek vereceğim: Cihazımın aparatı

Bekir enişteme dair...

"Ne sitem etti ne karşılık bekledi. Onun için aile olmak, sözle değil özde yaşanırdı."Bazı insanlar hayatımıza gürültüyle girmez; sessizce yerleşir ama en sağlam izleri bırakır. Bekir eniştem, işte o iz bırakan insanlardan biridir. Onu anlatmak, sadece bir kişiyi anlatmak değildir; sabırla yoğrulmuş bir ömrü, sessiz fedakârlığı ve gerçek aile olman

Biraz ağır alınan ders

"Bak teyzem, bu mısır koçanlarını ödünç aldım. Onları tarlaya ekmek için gidiyorum."Biri Balkan Savaşı biri Birinci Dünya Savaşı biri de Kurtuluş Savaşı olarak üç savaşı görmüş yaşamış insanların ibretlik hatırasını anlatmaya bugün de devam ediyorum...Dedemin altı yaş küçük kardeşi Ayşe halam yaşadıklarını anlatırken o günleri âdeta yeniden yaşıyor

Üç koçan mısır için

"O yere gittim. Sağ olsun üç koçan verdi. Eve geldim ki orta yaşta bir kadın var kapıda..."Hatırama bugün de devam ediyorum...Kurtuluş savaşı yıllarında kapımıza gelen ihtiyar, Hanife nineye diyor ki:"Kızım karnım çok aç bana bir tane ekmek verebilir misin"Hanife nine de "Ekmekler fırından çıkmak üzere, şurada beş dakika otur ben seni doyuracağım"

Veren el olabilmek...

"O zamanlarda fakirlik, gariplik ülkenin koca imparatorluğunun her yerinde mevcuttu.""İnsan için yalnız kendi çalıştığının karşılığı vardır." İslamiyet'te kimseye muhtaç olmamak için çalışmak, helal kazanç sağlamak ibadet sayılmış; el emeği ile geçinmek birçok yerde övülmüştür.Çalışmanın önemiyle ilgili âyeti kerime ve hadisi şerifleri burada yazma

İşte o kişi bendim

"Ayılınca kitapları eve getirdim. Sonra merak edip arada ben de okumaya başladım..."Hatırama bugün de devam ediyorum... O kimseye elimdeki kitabı göstererek kısaca meramımı anlattım. "Çakırkeyif" adam hiç kesmeden efendi ve kibarca dinledikten sonra bana dedi ki:"Dinî kitap mı o elindeki""Evet" dedim.Adam hürmetle ayağa kalktı ve ellerini havaya ka

Bu milletin mayası çok temiz

"Benim dikkatimi çeken ise oradaki arkadaşlardan birinin her hatıra sonraki yüz hâli idi..."Dünya hem çok küçük hem de taaccüp edici hadiselere gebe. Geçtiğimiz günlerde hasta babamı ziyaret için Aydın'ın şirin ilçesi Söke'ye gitmiştim. Babam annemin vefatından sonra epeyce bir vakittir kız kardeşim ve ailesiyle birlikte yaşıyor.Abim kabul ettiğim

"Bu dünkü misafirimiz değil mi"

"O zaman meşveret nedir, söz dinlemek nedir bilmiyordum, öneminden habersizdim."Yıl 1968, ocak ayının son haftasıydı. Bir sürü engellemelere rağmen, o zaman Siirt'in Baykan ilçesinin bir köyünde ikamet eden bir mübarek zatı ziyaret etmek için senelik izne ayrılmıştım. O zamanlar meşveret nedir, söz dinlemek nedir bilmiyordum. Yani öneminden habersi