Abdüllatif Uyan

Abdüllatif Uyan

Türkiye
Yaşam / Din 752 yazı 1 takipçi

Alacaklılardan kaçantüccar!..

Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin Ebül Kays adında tüccar bir talebesi vardı.Bu kişi, bu büyük zâtın ismini duyduğu, ama kendisini henüz görmediği günlerde gemiyle mal getiriyordu.Derken fırtına çıktı denizde.Ve gemi suya gömüldü.Kendi de aynı gemideydi.Bir tahtaya tutunup zor çıktı kıyıya.Ama mal ve para nâmına hiçbir şeyi kalmamıştı adamcağızın.Üste

"Duâya ihtiyâcım var efendim"

Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin huzûruna bir gün sevdiği bir tüccar gelip;"Efendim, duâya çok ihtiyâcım var, izniniz olursa para kazanmak için sefere çıkacağım" dedi.Büyük velî onu dinledi.Ve sabırdan bahsedip;"İnsan, başına gelen her türlü belâya sabredip şikâyet etmemesi gerekir" buyurdu.Adam bir şey anlamadıNiçin böyle söylemiştiSormaya da utandı

"Yâ Rabbî! Sen onları affeyle"

Seyyid Ebül Vefâ hazretleri bir gün bâzı talebesiyle Dicle kenarına gitti.Sohbet esnâsında karşıdan bir geminin geldiğini gördüler.Gençler gülüp eğleniyordu.Sesleri tâ onlara geliyordu.Talebeler kızdılar .Hocalarına dönüp;"Efendim, şunlar ne hayâsız kimseler. Duâ buyurun da Allahü teâlâ onları kahretsin" dediler.Ebül Vefâ hazretleri, ellerini duâya

"Bu mendili yanından ayırma!"

Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin zamânında bir Müslüman şiddetli bir hastalığa yakalandı.Doktor-ilâç kâr etmedi.Nihâyet bir gün;"Bu hastalıktan şifâya kavuşursam Seyyid Ebül Vefâ hazretlerine, bin dînar hediye edeceğim" diye nezirde bulundu...Birkaç gün geçti...Tamâmen iyileşti.Hemen "bin dînar" parayı alıp, Seyyid Ebül Vefâ hazretlerine gitti ve yap

"Üstâdın vazîfeleri nelerdir"

Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin bir talebesi;"Efendim, talebenin hocasına, hocanın da talebesine karşı vazîfeleri nedir" diye sordu.Bu zât cevâben;"Bu suâlin cevâbını, ancak yaşayarak anlarsın" dedi.Ve bir gün geldi. O genci çağırıp;"Mısır'a git. Bir kimse benim için bin dînar nezretmiş. O parayı al getir" buyurdu.Talebe sevindi... "Başüstüne efendi

"Cebindeki fermânıçıkar!"

Konya'da dünyâya gelen Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin kabr-i şerîfi İstanbul'un Vefâ semtindedir.Bu zât, bütün talebesiyle birlikte Bağdat'tan çıkıp yurduna dönmeye karâr verdi.Hazırlıklarını yaptı...Gidip gemiye bindiler.Sultân da uğurlamak için rıhtıma gidecekti.Gitmeden kâtibini çağırdı.Ve ona;"Falan falan köylerin gelirlerini Ebül Vefâ hazretle

Sultânı hayrete düşüren inci!..

Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin huzûruna, bir gün zamânın Sultânı gelerek;"Efendim, bana bir nasîhat ediniz ki, dünyâdan soğuyayım" dedi.Büyük velî;"Dünyânın zevki üç şeydir ki, bunlar; yemek, giyinmek ve mâlûm münâsebettir" buyurdu.Ve ilâve etti:"Yiyeceklerin en lezzetlisi baldır. Onu îmal eden de bir küçücük arıdır. İnsan istese, kolayca öldürebil

"Bana nasîhat eder misiniz"

Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin huzûruna, zamânın Sultânı gelip;"Bana nasîhat eder misiniz" diye ricâda bulundu...Büyük velî cevâben;"Ey sultân! Sen bu halkın çobanısın. Adâletle hükmedersen Allah, saltanatını uzun ömürlü kılar. Eğer zulmedersen bu mülkü senden alır!" buyurdu.Ve şöyle devâm etti:"Ey Emîr-el müminîn! Bir gün sen de ölür, her icraatın

"Senin yerin hep benim yanım"

Ahmet Mekkî Efendi "rahmetullahi aleyh" hazretleri çok mütevâzı idi.Bizim gibileri adam yerin koyar, evimize gelir, bizimle yerdi.Bir gün evimize geldi.Babası Abdülhakîm Arvâsî hazretlerinin vefâtını şöyle anlattı:Babamın son günleriydi.Yeğeni Fâruk Işık Bey'in evinde, yer yatağı sermiştik.Misâfirler, kenardaki sandalyelerde otururdu.Ama Hilmi Efen

"Ben artık ölüler arasındayım!"

Sa'd bin Rebî "radıyallahü anh", Uhud'da büyük kahramanlıklar gösterdi!Vücûdu delik deşik oldu.Bir ara ortalık karıştı!Eshap dağıldılar...O, hiç gevşeklik göstermeyip, Eshâb-ı kirâm'a seslenerek, Akabe bîatında, canlarını fedâ edeceklerine dâir verdikleri sözü ve yemîni hâtırlattı.Nihâyet savaş bitti.Düşman çekilip gitti.Efendimiz, Eshâba;"Sa'd bin

Resulullah uğruna...

Hazret-i Süheyb, mallarıyla birlikte hicret ederken, müşrikler mâni olmak istediler.Hicrete izin vermediler.Hazret-i Süheyb'in Peygamber Efendimize olan muhabbeti ve Ona kavuşmak arzusu yanında, mallarının hiç kıymeti yoktu...O müşriklere;"Bütün mallarımı verirsem önümden çekilir misiniz" diye sordu.Müşrikler hemen;"Çekiliriz" dediler.Hazret-i Sühe

"Bütün fazîletler İslâmiyettedir"

Hazret-i Süheyb, Hazret-i Habbab ve Hazret-i Ammâr (radıyallahü anhüm) bir gün birlikte yolda gidiyorlardı...Müşriklerle karşılaştılar...Müşrikler onları gördü.Ve alaylı bir tavırla;"İşte Muhammed'e tâbi olan kimseler" diye istihzâ ettiler.Hazret-i Süheyb;"Evet biz, Allahü teâlânın Peygamberine inanan, tâbi olan ve Onun yanında bulunmaktan zevk ala