"Bütün gazete ve internet medyası köşe yazarlarını buradan takip edin."

Abdüllatif Uyan Tüm Yazıları

676 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Efendimizi sevindirdi

Adiy bin Hâtim (radıyallahü anh), Müslüman olunca, Peygamber Efendimizin emriyle, kendi kabîlesine İslâmiyeti anlatmak ve zekâtlarını toplamak için görevlendirildi. Kendisi şöyle anlatıyor: Bir gün, hazret-i Ömer'in yanına, kabîlemden birkaç kimseyi götürmüştüm. Hazret-i Ömer bizi karşıladı. Ve iltifatta bulundu. Kendisine sordum: "Beni tanır mısın

Bugün
3 0 0

"Şu kuşu tutayım mı baba"

Şeyh Mustafa Efendi, Bilecik'e bağlı Gölpazarı ilçesinin Aktaş köyünde medfundur. Küçük bir kızı vardı. Bir gün bahçede babasıyla otururken, bir güvercin gelip kondu hemen önlerine. Çocuğun hoşuna gitmişti bu. Döndü babasına: Ve dedi ki: "Babacığım, ne tatlı kuş değil mi" "Evet yavrum, çok güzel kuş." "Onu tutayım mı babacığım" "Olur evlâdım, haydi

13.05.2021
3 0 0

"Bu, ne büyük bir nîmetti!.."

Abdullah bin Süheyl (radıyallahü anh), Müslümanlığını gizlediyse de, babası bunu fark edip onu hapsetti. Ve çok işkenceler yaptı. O ise çâresizdi. Efendimiz Medîne'ye hicret ettiler. O ise Mekke'de kaldı. Resûlullah Efendimiz ve Müslümanlar, Medîne'de bir araya gelmişlerdi ve güçleniyorlardı. Müşriklerse huzursuzdu. Bunu hazmedemiyorlardı. Bir an ö

12.05.2021
10 0 0

"En son ne dedi"

Hazret-i Osmân (radıyallahü anh), isyâncıların evini kuşattıkları günün gecesinde bir rüyâ gördü. Peygamberimizi görmüştü. O sabah uykudan uyandı. Abdullah bin Selâm'ı çağırdı. Ve ona şöyle anlattı: Bu gece, güzel bir rüyâ gördüm. Peygamber Efendimizi gördüm. Bana bakıp sordular ki: "Yâ Osmân, seni sardılar mı" "Evet yâ Resûlallah!" dedim. Tekrar s

11.05.2021
6 0 0

"Niçin geldin yâ Ebâ Zer"

Ebû Zer-i Gıfârî rivâyet eder: Bir gün Efendimiz, evinden çıktılar. Ve yürümeye başladılar. Ben de ardınca gittim. Ve selâm verip oturdum. Beni görüp sordular ki: "Niçin geldin yâ Ebâ Zer" Ben sükût ettim. O anda hazret-i Ebû Bekr geldi. Resûlullahın sağ yanına oturdu. Sonra Hazret-i Ömer geldi. Ebû Bekr'in sağına oturdu. Sonra Hazret-i Osmân geldi

10.05.2021
6 0 0

"Cennet, şu tastan nûrludur"

Hazret-i Alî bir gün hastalandı. Hazret-i Ebû Bekr, hazret-i Ömer ve hazret-i Osmân (radıyallahü anhüm) Ona gittiler. Hazret-i Alî kalktı. Evinde bir tas (bal) vardı. Bu tası önlerine getirdi. Tas beyazdı bal ise kızıl. İçinde siyah bir (kıl) vardı. Hazret-i Ebû Bekr; "Her birimiz, bu üçü hakkında bir misâl getirmeyince baldan yemeyelim" buyurdu. V

09.05.2021
8 0 0

"Yâ Sâriye! Dağa, dağa!.."

Hazret-i Ömer (radıyallahü anh), ordusunu gazâya göndermişti. Hazret-i Sâriye başkumandandı. Ordu yürüdü ve bir dağa vardılar. O dağ eteğinde karargâh kurdular. Düşman, dağın öbür yanındaydı. Ve İslâm ordusunu görmüşlerdi. Hemen pusu kurdular. Tam saldıracaklardı. O anda, halîfe Hazret-i Ömer, minbere çıkmış, Cumâ hutbesini okuyordu. Hak teâlâ, ihs

08.05.2021
2 0 0

"Senden gayri kimsem yok!"

Hazret-i Ebû Bekr'e biri geldi. Ve ona arz etti ki: "Âcilen onbin akçeye ihtiyâcım var." Hazret-i Sıddîk buyurdu ki: "Neyim varsa fukarâya dağıttım. Dünyâlık hiçbir şeyim kalmadı." Adamcağız çok üzüldü. Ve hemen arz etti ki: "Senden başka kimsem yok benim." Hazret-i Ebû Bekr; "Pekâlâ" buyurdu. Ve bir Yahûdî'ye gitti. Ondan onbin akçe ödünç istedi.

07.05.2021
7 0 0

"Ona benden selâm söyle"

Birinin, beşyüz dirhem borcu vardı. Ama bir türlü ödiyemiyordu. Bu üzüntüyle gece yattı. Rüyâda Resûlullahı görüp; "Yâ Resûlallah! Birine beş yüz dirhem borcum var, ama ödeyemiyorum" dedi. Efendimiz buyurdu ki: "Yârın Ebül Hasan Kisâî'ye git, benim selâmımı söyle. Sana beşyüz dirhem versin. Eğer inanmazsa, ona; (Her gece yüz salevât okurken, dün ge

06.05.2021
9 0 0

"Sizler kimlersiniz"

Yûsüf aleyhisselâm, Mısır'a sultân olunca, babasını Mısır'a dâvet etti. O da dört yüz kişiyle çıktı yola. Derken kâfile uzaktan göründü. Yûsüf Nebî babasını gördü. Derhâl atından indi. Sevinçle koştu babasına. O da oğluna koşturdu. Birbirlerine kavuştular. Sarmaş dolaş oldular. Melekler; "Ey Rabbimiz! Hiç kimse diğerini bu kadar sever mi" diye sord

05.05.2021
5 0 0