Abdüllatif Uyan

Abdüllatif Uyan

Türkiye
Yaşam / Din 725 yazı 1 takipçi

"Huzurun anahtarı sabırdır"

Şam'da yetişen büyük velîlerden Alî el-Harîrî hazretleri, 1247 (h.645) senesinde Şam'da vefât etti.Talebesinden biri, hacca gitmek için bu zâttan izin istedi.Alî el-Harîrî hazretleri, o gence bir kese verip;"Selâmetle git gel. Bu kesedeki parayı kullan, kalanı dönüşte iâde edersin" buyurdu.O, keseyi açtı.Bakınca şaştı!Zîrâ kesede, sâdece "bir dirhe

Heybetli, cesur ve vakarlı bir zât...

Şam'da yetişen büyük velîlerden Alî el-Harîrî hazretleri, 1247 (h.645) senesinde Şam'da vefât etti.Hâl ve kerâmet sâhibi, cesur, vakarlı bir zâttı.Moğol istilâsı sırasında bir grup Moğol askeri, Şam civârına gelmişti.Zulüm yaptılar.Eziyet ettiler!Alî el Harîrî bunu gördü.Talebeden birine;"Gel, seninle bu zâlimlere gidelim!" dedi.Talebe; "Başüstüne

"Bu zât âlim değil, ümmîdir"

Evliyânın büyüklerinden Ahmed Sayyâd hazretleri, Yemen'de doğdu. 1183 (h.579) senesinde vefât etti.Zebîd şehri, Bâb-ı Sihâm kabristânına defnedildi.Bir kişi anlatıyor:Bir gün Ahmed Sayyâd hazretlerinin huzûrundaydık...İçeriye, Kadı Efendi girdi.Bu büyük velî zâtla bir süre sohbet etti.Sonra da kalktı.Ve şunu anlattı:-Ahmed Sayyâd hazretleri, bir gü

"Asıl kerâmet,İslâmiyet'e uymaktır"

Evliyânın büyüklerinden Ahmed Sayyâd hazretleri, Yemen'de doğdu.1183 (h.579) senesinde vefât etti.Zebîd şehrinde, Bâb-ı Sihâm kabristânına defnedildi.Bu büyük zât, gençliğinde gününü gün ederdi.Bir gece rüyâsında biri;"Ey Sayyâd! Kalk namaz kıl" dedi.Uykudan uyandı...Çok duygulandı!Fakat abdest nasıl alınır, namaz nasıl kılınır, bilmiyordu... Tanıd

"Cennete ne ile girilir hocam"

Şam evliyâsından Ahmed Nahlâvî hazretleri, 1744 (h.1157) senesinde vefât etti.Şam'da, Hâtuniyye Medresesinin bahçesine defnedildi.Vezîr Süleymân Paşa, bu zâtın bulunduğu yere vazîfeli gelmişti.Nahlâvî hazretleri onun ziyâretine gitti.Vezîr karşıladı.İltifatta bulundu...Bir müddet sohbet ettikten sonra vezîr burada işinin bittiğini bildirerek ayrılm

"Mühim olan öğrendiğiyle amel etmektir"

Şam evliyâsından Ahmed Nahlâvî hazretleri, 1744 (h.1157) de vefât etti.Şam'da, Hâtuniyye Medresesi bahçesine defnedildi.Bir gün talebeleriyle birlikte, Bâyezid-i Bistâmî hazretlerinin kabr-i şerîfini ziyârete gitmişti.Ziyâretini yaptı...Orada oturdu.Bu sırada talebeden biri, kucağında büyükçe bir "taş" getirip bu zâtın önüne koydu ve;"Efendim şu ta

"Tek sermâyem, ümitli olmamdır"

Büyük velîlerden Ahmed bin Acîl hazretlerine, bir gün "Muvaffak olmanızı neye borçlusunuz efendim" diye sordular.Cevâbında;"Bir hadîs-i şerîfe uymama borçluyum" buyurdu.Merak ettiler...Ve sordular:"O, hangi hadîs efendim"Cevâben;"Helekel müsevvifûn. Bu hadîs-i şerîfi kendime düstur yaptım ve hayırlı işleri ânında yapıp, az sonraya bile tehir etmedi

"Âyet bu âyet, ama ağız o ağız değil!.."

Büyük velîlerden Ahmed bin Acîl hazretleri, bir gün saralı bir hastaya Yûnus sûresi 59. âyet-i kerîmesini okuyunca, cin onu terk etti.Bu zât hayâtta olduğu müddetçe hiç gelmedi.Ne zaman ki bu zât vefât etti, tekrar geldi o cin.Bu zâtın talebeleri, hocalarının okuduğu âyet-i kerîmeyi okudularsa da, cin gitmedi.Hattâ güldü.Ve onlara;"Âyet bu âyet, am

"BizResûlullah'ın misâfiriyiz"

Hindistan'ın büyük velîlerinden Ahmed Kihtû hazretleri, Delhi'de doğdu.1445 (H. 849) senesinde vefât etti.Bu zât şöyle anlatır:Bu fakîr, Mekke'ye gidip hac yaptıktan sonra Medîne'yi ziyârete gittim. Yanımda iki de arkadaşım vardı.Resûlullah'ın mescidine geldik.Ziyâret eyledik.Arkadaşlarım;"Bir şeyler yiyelim" dediler.Ben, onlara;"Biz Resûlullah'ın

Timur Hân'ınduasını aldığı zat...

Hindistan'ın büyük velîlerinden Ahmed Kihtû hazretleri, Delhi'de doğdu.1445 (H. 849) senesinde vefât etti.Timur Hân'ın Hindistan seferi esnâsında Delhi'deydi.Delhi işgal edilmeden on beş gün önce, Allah'ın izniyle haber verdi.Sevenleri, onun tavsiyesi üzerine şehri terk edip başka yerlere gittiler.Ahmed Kihtû kaldı.Gidenlerle gitmedi."Biz halka tâb

"Ey Ahmed! İşte cennet, haydi gir!"

Ahmed bin Hanbel hazretlerinin vefât haberini duyan Muhammed bin Huzeyme, çok üzülmüştü!Rüyâsında İmâmı görüp;"Allahü teâlâ sana nasıl muâmele etti" diye sordu.O da şöyle anlattı:Allahü teâlâ beni affetti.Ve "Ey Ahmed! Kur'ân-ı kerîm benim kelâmımdır diye inandığın için seni yükselttim" buyurdu.Çok sevindim.Sonra da bana;"Ey İmâm! Dünyâdayken Süfyâ

"Rabbimden tek bir şey istiyorum!"

Hanbelî mezhebinin imâmı olan Ahmed bin Hanbel hazretleri, Abdullah bin Mübârek hazretleriyle görüşmeyi çok arzu ediyordu.Bir gün kapısı çalındı.Oğlu koşup açtı.Ve şaşırıp kaldı!Zîrâ çok sevinmişti...Hemen geri koştu.Ve büyük sevinç içinde babasına gelip; "Babacığım! Abdullah bin Mübârek gelmiş. Sizinle görüşmek istiyor!" diye müjde verdi.Ama İmâm-