Risale-i Nur'dan

Risale-i Nur'dan

Yeni Asya
Yaşam / Din 220 yazı 0 takipçi

Risale-i Nur, tahkikî iman dersleri verir

MEHMED KAYALAR'IN MÜDAFAASINDAN:(Dünden devam) Otuz seneden beri gizli din düşmanlarının, komünistlerin ve masonların tahrikâtıyla Risale-i Nur Şakirdleri, birçok mahkemelere sevk edilmişler. Âdil mahkemeler de o hain, gizli din ve Kur'ân düşmanlarının ettikleri iftiraları inceden inceye tetkik etmişler, "Bunlarda bir suç yok; kitaplar ise, faydalı

Risale-i Nur, asrın idrakine hitap eden bir tefsir

MEHMED KAYALAR'IN MÜDAFAASINDAN:(Dünden devam) İşte, ben de bugün Fatih kadar şanlı, kahraman İslâm hâkimi Hızır Bey elebi'nin makamının mümessili olan ve hakikî adalet-i Kur'âniyeyi esas tutan bir makamın yerinde bulunan bir mahkemenin huzurunda bulunuyorum. Bütün kalbimi huzur ve sürura kalbeden memnuniyetim budur. Kahraman ecdadımızın bu kadar u

Mehmed Kayalar: "Âdil mahkemeler, Hak ve Âdil isimlerinin tecelligâhıdır"

Vefat yıl dönümünde rahmet duasıyla..."NUR'UN YÜKSEK BİR TALEBESİNİN MÜDAFAASINDAN" Birkaç defa beraet kazanan Risale-i Nur'un birkaç vilâyette haksız müsaderesine dair, Nurun yüksek bir talebesinin mahkemesindeki müdafaasından bir parçadır: [Bu müdafaa, bir takriz olarak buraya ilhakı münasip görülerek derc edilmiştir.] Diyarbakır Sulh Ceza Mahkem

Arefe'de ve bayramda getirilen tekbirler

Bu makam yazıldığı zaman Kurban Bayramı geldi."Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber"lerle nev-i beşerin beşten birisine, üç yüz milyon insanlara birden "Allahu ekber" dedirmesi; koca küre-i arz, büyüklüğü nisbetinde o "Allahu ekber" kelime-i kudsiyesini semâvâttaki seyyarat arkadaşlarına işittiriyor gibi, yirmi binden ziyade hacıların Arafat'ta

Arefe gününde bin İhlâs-ı Şerif

Aziz, mübarek Kardeşlerim!Pek çok selâm... Bizim memlekette eskide Arefe gününde bin İhlâs-ı Şerif okurduk. Ben şimdi bir gün evvel beş yüz ve Arefe'de dahi beş yüz okuyabilirim. Kendine güvenen, birden okuyabilir. Ben gerçi sizleri göremiyorum ve hususî her birinizle görüşmüyorum; fakat ben, ekser vakitler, duâ içinde her birinizle bazen ismiyle s

Din-i İslâm'ın kudsî ve semavî kongresi

Aziz, Sıddık, Fedakâr Kardeşlerim!ok yerlerden telgraf ve mektuplarla bayram tebrikleri aldığım ve çok hasta bulunduğum için, vârislerim olan Medresetüzzehra erkânları benim bedelime hem kendilerini, hem o has kardeşlerimizin bayramlarını tebrik etmekle beraber, âlem-i İslâm'ın büyük bayramının arefesi olan ve şimdilik Asya ve Afrika'da inkişafa ba

Hacılar küllî bir ubudiyet ile müşerref

Dördüncü Şuâİşte ey tembel nefsim! Bir nevi Mi'rac hükmünde olan namazın hakikati, sâbık temsilde bir nefer, mahz-ı lütuf olarak huzur-u şahaneye kabulü gibi, mahz-ı rahmet olarak Zat-ı Celîl-i Zülcemal ve Ma'bud-u Cemil-i Zülcelâl'in huzuruna kabulündür. "Allahuekber" deyip manen ve hayalen veya niyeten iki cihandan geçip, kayd-ı maddiyattan tecer

Risale-i Nur, hacılarla âlem-i İslâm'a yayılıyor

Saniyen: Risale-i Nur, hacılarla, hariç âlem-i İslâm'a yayılıyor, kendi kendini lâyık ellere yetiştiriyor. Ve Şam'a el yazısı ile gönderdiğimiz Asâ-yı Mûsa ve Zülfikar'ı heyet-i ilmiye on beş gün tetkik etmiş, tam takdir etmelerine alâmet olarak demişler:"Biz, bunu mecmualar halinde kısım kısım tab' edelim. Hem bunu birden tab' etmeye çok para lâzı

Haccın içindeki siyaset-i âliye-i İslâmiye

Rüyanın ZeyliRüya hacda sükût etti. ünkü, haccın ve ondaki hikmetin ihmali, musibeti değil, gadap ve kahrı celbetti. Cezası da keffaretü'z-zünub değil, kessaretü'z-zünub oldu. Haccın bahusus tearüfle tevhid-i efkârı, teavünle teşrik-i mesaiyi tazammun eden içindeki siyaset-i âliye-i İslâmiye ve maslahat-ı vâsia-i içtimaiyenin ihmalidir ki, düşmana

Ölüm sekeratı uyandırmadan evvel uyan!

İ'lem Eyyühe'l-Aziz!Allah'a tevekkül edene Allah kâfidir. Allah, kâmil-i mutlak olduğundan, lizatihî mahbubdur. Allah, mûcid, vâcibü'l-vücud olduğundan, kurbiyetinde vücud nurları, bu'diyetinde adem zulmetleri vardır. Allah, melce ve mencedir. Kâinattan küsmüş, dünya ziynetinden iğrenmiş, vücudundan bıkmış ruhlara melce ve mence Odur. Allah Bâkî'd

Gençlik hiç şüphe yok ki gidecek

Beşinci MeseleGençlik Rehberi'nde izah edildiği gibi, gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat'iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek. Eğer o fânî ve geçici gençliğini iffetle hayrâta, istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî bâkî bir gençliği kazanacağını bütün semâv

Ölüm hiçlik değil, bir tebdil-i mekândır

ALTINCI KELİME"Yuhyî." Yani hayatı veren Odur. Ve hayatı rızık ile idame eden de Odur. Ve levazımat-ı hayatı da ihzar eden yine Odur. Ve hayatın âlî gayeleri Ona aittir ve mühim neticeleri Ona bakar; yüzde doksan dokuz meyvesi Onundur. İşte şu kelime, şöyle fânî ve âciz beşere nida eder, müjde verir ve der: Ey insan! Hayatın ağır tekâlifini omuzuna