Mustafa Çağrıcı

Mustafa Çağrıcı

Karar
Yaşam / Din 179 yazı 1 takipçi

Dinî öğretiyi barışçıl bir bakışla yorumlamak

İlâhiyat alanlarıyla uğraşanlar kaynaklara, tarihsel birikime, özellikle de normatif metinlere toplu olarak bakar, hepsini önce o metinlerin oluşmuş bulunduğu şartlar içinde anlamaya çalışırlar; sonra da o birikimi içinde yaşadıkları çağın gerçekleriyle, talep ve ihtiyaçlarıyla buluşturarak en doğru anlama ulaşırlar; daha doğrusu öyle yapmaları ger

Toplumsal ve siyasi sorumluluklarımız

Türkiye'nin en çok üyeye sahip işçi konfederasyonu olan, ayrıca siyasal tarafsızlığı ile tanınan Türk-İş'in tespitine göre, "Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 35.759 TL'ye" ulaşmış. 3 Temmuz 2026 tarihli basında yer alan bir habere

Fıkıhtaki 'farz-ı kifâye' zamanımızda nasıl anlaşılmalı

İslam fıkıh geleneğinde en az İmam Şâfiî'den (ö. 204/820) beri farzlar (dinen yerine getirilmesi zorunlu yükümlülükler) farz-ı ayn – farz-ı kifâye diye ikiye ayrılmış, her bir Müslüman bireyin şahsına yüklenen sorumluluklara farz-ı ayn, toplumun geneline yüklenen sorumluluklara da farz-ı kifâye denilmiştir (mesela bkz. Serahsî, Mebsût [nşr. Meyyis]

"Din ve Değişim"

Din ve Değişim", 2021'de Doğan Kitap'tan çıkan kitabımın adı. O kitabın "Sunuş" yazısında da belirtiğim gibi Müslüman dünya ve daha sonraları Osmanlı, ilk yüzyıllarında parlak bir tarih yaşadı; fakat Batı'da aşağı yukarı 16. yüzyıldan itibaren başlayan, eleştirel düşünce ve bilimsel bilginin adım adım geliştiği büyük değişim ve dönüşümü zamanında v

İyilik düzeni

Kur'ân-ı Kerîm'de, A'râf (7) suresinin 199. ayetinde "Affedici ol, iyiliği (urf) emret, kaba ve küstah davrananlara (câhilîn) aldırma" buyurulur. İnceleyebildiğim tefsirlerde bu ayetin yorumu yapılırken ayetin orijinal metnindeki urf kelimesi, "maʿrûf" diye açıklanmış, maʿrûf'un da bu bağlamda insan ilişkilerine barış getiren bütün yapıcı davranışl

Dini ve Kur'an'ı anlama sorunlarımız – Yeni yaklaşımlar

Asırlar var ki Müslümanların muhtelif alanlarda (ekonomide, hukukta, adalette, insan haklarında, ahlâklı siyasette...) geri kalmışlığı, sadece dünyalarını değil, dinlerini huzurlu yaşamalarını da engelliyor. Mâverdî'nin bin yıl önce dediği gibi, toplum huzurlu olmayınca bireyler de huzurlu olamıyor; bireyler huzurlu olmayınca toplum da huzurlu olam

Müslüman toplumlarda dogmatizm

Medreselerin kurulduğu bin seneyi aşkın zamandan itibaren, medreselerin kapatıldığı 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar din eğitiminde merkezî disiplin hep fıkıh olmuştur; halen de öyledir. Tek değişen şey, Batı etkisiyle fıkıh adının İslâm hukuku olmasıdır. Fıkıh usulünde içtihat, re'y gibi akla alan açan yöntem ve ilkeler düşünülmüşse de uygulamada

Bayramınız mübarek olsun

Bugün Kurban Bayramının birinci günü. Bütün okurlarımın bayramını tebrik ediyorum. Başta Gazzeliler ve genel olarak Filistinliler olmak üzere, muhtelif Müslüman toplumlarının ağır sıkıntılar yaşadığı bir dönemden geçmekteyiz. Yüce Rabbimizden bu mübarek günleri âlem-i İslâmın kutuluşuna vesile kılmasını niyaz ediyorum. ***Kur'an'ın bildirdiğine gör

Câhiliye ve İslâm

Kur'ân-ı Kerîm, Câhiliye devrinin burnu büyük seçkinleri örneğiyle dünyanın her yerinde her zaman bulunabilecek despotik kesimleri müstekbir, mütekebbir, cebbâr, muhtâl gibi hepsi de kibir ve şiddet duygusuyla ilişkili sıfatlarla niteler. Câhiliye insanlarının gözünde, yerleşik telakkinin 'onur' (mecd, şeref, ırz) dediği bireysel ve kabilevi presti

Osmanlı'ya matbaa neden geç geldi

Bazı katı gelenekçiler, matbaa gibi konularda tarihimize eleştirel bakanları "Batı'daki koroya katılmak" diye yaftalıyorlar. Fakat bu tavır hem bilimsel açıdan hem de ahlâken çok yanlıştır. Üstelik, ilginçtir ki, bunlardan bazıları kendi görüşlerini destekler mahiyette buldukları Batılı uzmanların yazılarını kullanıyorlar. Bunu yapmakla başka bir "

İnsan onuru üzerine

Hz. Peygamber'in tasavvurunda hac, ibadet olmasının yanında, Müslüman ülkeler zirvesi, bir okuyucumun yorumunda belirttiği gibi, "Müslümanların yıllık kongresi" idi. Bunu, onun -İslâmî usule göre sadece bir kere gerçekleştirdiği- hac sırasında yaptığı, "Veda Hutbesi" adıyla anılan konuşmasının içeriğinden anlıyoruz. Hz. Peygamber o konuşmasında öze

Haccın anlamı üzerine

Bugünlerde ülkemizde 85.000 civarında Müslümanın evinde mutlu bir hac telaşı var yine...27 Mayıs 2026 (10 Zilhicce 1447) Kurban Bayramının birinci günü...Bilindiği üzere hac İslam'ın beş şartından biridir (diğerleri: kelime-i şehadet, namaz, zekât, oruç). Hali vakti yerinde olan ve gitme imkânı bulan her Müslümanın ömründe bir kere Mekke'deki Kâbe'