Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 362 yazı 0 takipçi

Azerbaycan'da 28 Şubat'ın gölgesi, Aliyev'e tarihî bir uyarı

Bir başörtüsünden bu kadar korkulur mu Bir öğretmenin alnındaki iman izinden, bir öğrencinin Allah'ın emrine bağlılığından neden rahatsız olunur Azerbaycan'da öğrenciler için uygulanan başörtüsü kısıtlamalarının öğretmenleri de kapsayacak şekilde genişletildiği ve bazı başörtülü öğretmenlerin okullara alınmadığı iddiaları, Türkiye'nin 28 Şubat döne

Zekâtı vermeyenin malını kim koruyacak

Zekâtı vermeyenin herhalde elinden zekât kadar bir mal çıkacak; ya lüzumsuz yerlere verecektir ya bir musibet gelip alacaktır. Bu söz, belki bir hadis metni değildir; ancak içinde hayatın acı tecrübeleriyle doğrulanmış büyük bir hakikati barındırmaktadır. Çünkü Allah'ın emrettiği bir hakkı vermemek, o malın sahibinin insan değil Allah olduğunu unut

Söylem İslâm'ından eylem İslâm'ına

Bugün toplum olarak en çok muzdarip olduğumuz meselelerden biri, söylediğimiz ile yaşadığımız arasındaki derin uçurumdur. Dini anlatmak, ahlaktan söz etmek, doğruluk ve adalet üzerine güzel cümleler kurmak kolaydır. Asıl mesele, bütün bunları hayatımıza taşıyabilmektir. Çünkü İslâm sadece dille ifade edilen bir inanç değil; hayatın her alanına yön

İyi ki kıyamet var, iyi ki ahiret var!

"Sakın Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! O sadece onları, gözlerin dehşetten dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor." (İbrahim, 42) İyi ki kıyamet var. İyi ki ahiret var. İyi ki Allah'ın adaleti var. Çünkü bu dünyada nice hesaplar kapanmadan kalıyor. Nice gözyaşları yerde kalıyor. Nice geceler uykusuz geçiyor. Nice insanlar, uğradıkl

Suskun dünyanın gözü önünde bir soykırım: 7 Ekim'in gölgesinde Gazze'nin çığlığı

Tarih, sadece takvim yapraklarının devrilmesinden ibaret değildir; bazı günler vardır ki insanlığın vicdan mertebesini, medeniyet denilen maskenin arkasındaki yalın gerçeği tarihe kazır. 7 Ekim Aksa Tufanı'nın üzerinden geçen zaman, Mescid-i Aksa'nın mahremiyetini hiçe sayan, yıllardır süren sistematik işgal ve abluka karşısında bir patlama noktası

Selahaddin'in mirası: Ümitsizliğin ötesinde bir dünya inşa etmek

Tarih, yalnızca geçmişte yaşanıp bitmiş olaylar silsilesi değildir; aksine, bugün yürüdüğümüz karanlık yolları aydınlatan birer meşaledir. İnsanlığın adalet arayışında, güç ile hakkın amansız mücadelesinde yönümüzü kaybettiğimiz anlarda dönüp bakacağımız köklü rehberlere ihtiyaç duyarız. Tam da bu yüzden, tarihin bağrından süzülüp gelen Selahaddin

Müslümanlara bakarak İslam'dan soğumayın

Bir Müslümanın yaptığı yanlış, İslam'ın yanlışı değildir. Bir Müslümanın yalanı, İslam'ın yalanı değildir. Bir Müslümanın adaletsizliği, İslam'ın adaletsizliği değildir. Bir Müslümanın kibri, öfkesi, çıkarcılığı, kul hakkı yemesi, emanete ihanet etmesi İslam'ın değil, onun kendi nefsinin problemidir. Bu yüzden Müslümanlara bakarak İslam'dan soğumay

Emeksiz kazanç hayali: Servet mi, kumar mı

Çağımızın en büyük yanılgılarından biri şu: Çalışmadan, üretmeden, alın teri dökmeden zengin olma hayali. Bir telefon ekranı... Birkaç rakam... Birkaç saniye... Ve insan kendisini bir anda büyük servetlerin sahibi olabileceğine inandırıyor. Kripto paralar, borsa, fonlar ve benzeri finansal araçlar hayatımızın önemli bir parçası hâline geldi. Elbett

Hakkımızı helal etmiyoruz!

Bir yanda, milletin istikbalini canı pahasına savunan, yedi düvele ve her türlü kumpasa karşı göğsünü siper eden, "Kefenimi giyip yola çıktım" diyerek her adımını milletin ve ümmetin izzeti için atan dev bir irade, yalınayak bir adanmışlık, dur durak bilmeyen tek bir Reis... Diğer yanda ise, o devasa gölgenin altına saklanıp bu büyük mücadelenin ne

Medeniyet binalarla değil, insanla inşa edilir

Bugün dünyada yıkılan veya inşa edilmeye çalışılan birçok şeye şahit oluyoruz. Yüksek gökdelenler, devasa bütçeli projeler, dijital dönüşümler ve göz alıcı teknolojik altyapılar... Birçok toplum, gücü ve ilerlemeyi yalnızca bu maddi varlıkların miktarında arama hatasına düşüyor. Oysa medeniyet dediğimiz devasa yapı, beton blokların üzerine değil; i

Özünü değiştir ki tarih değişsin

İnsanlık tarihi boyunca "Toplumları ve tarihi değiştiren asıl güç nedir" sorusuna yanıt arandı. Bu soruya en katı ve iddialı cevabı verenlerden biri şüphesiz Karl Marx ve onun ardıllarıydı. Marksist doktrin, her şeyi iktisadi ilişkilere ve üretim araçlarına bağladı. Denklemleri basitti: "İktisadı ve üretim ilişkilerini değiştirin, tarih değişsin!"

Selefîlik: Geçmişi taklit etmek mi, kaynağa dönmek mi

İslam dünyasında "Selefîlik" denildiğinde çoğu insanın zihninde aynı görüntü beliriyor: Geçmişte donup kalmış, yüzyıllar önceki hayat biçimini bugüne taşımaya çalışan, değişime kapalı bir anlayış... Peki gerçekten öyle mi Belki de asıl problem, Selefîliği anlamaya çalışırken "selef" ile "geçmiş" kavramlarını birbirine karıştırmamızdır. Modern dönem