Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 321 yazı 0 takipçi

İyi niyet her yolu meşru kılar mı

İslam adına konuşurken en çok dikkat etmemiz gereken meselelerden biri şudur: Doğru bir hedefe, yanlış bir yöntemle ulaşılabilir mi İnsanları Allah'a davet etmek, günahtan uzaklaştırmak, camilere ve ibadete yönlendirmek elbette büyük bir hayırdır. Fakat burada kritik soru şudur: Bir amelin maksadı güzel diye, o amele ulaşmak için kullanılan her yön

Kişisel imtihanlara değil, Ümmetin derdine omuz vermek

Hayat, her insan için farklı imtihanlarla örülmüş uzun bir yolculuktur. Kimi hastalıkla, kimi fakirlikle, kimi evladıyla, kimi yalnızlıkla, kimi de haksızlıklarla sınanır. Ancak mümini diğer insanlardan ayıran en önemli özellik, kendi acısına kapanıp kalmaması; ümmetin derdiyle de dertlenmesidir. Çünkü İslam, yalnızca "ben" demeyi değil, "biz" olma

Amel defteri açıldığında... geriye ne kalacak

"Artık kitap (amel defteri) ortaya konmuştur; suçluların, onda yazılı olanlardan korkuya kapılmış olarak, 'Vay halimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük-büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!' dediklerini görürsün. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez." (Kehf Suresi, 49. Ayet) İnsan, dünya hayatında

Akıllı kimdir Dünyayı kazanan mı, ahireti kazanan mı

"Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan kimsedir Aciz kişi ise nefsinin arzularına uyan ve Allah'tan boş temennilerde bulunan kimsedir" (Tirmizî) İnsanlık tarihi boyunca herkes akıllı olmanın peşinde koştu Kimi servet biriktirmeyi akıl saydı kimi makam elde etmeyi kimi de dünyaya hükmetmeyi Oysa Peygamber Efendimiz sallal

Kulluğun adresi değişmez

Kur'an-ı Kerim, insanlık tarihinin en büyük sapmalarından birini tek bir ayetle ortadan kaldırmaktadır: "Allah'ın kendisine kitap, hüküm ve peygamberlik vermesinden sonra hiçbir insanın kalkıp insanlara 'Allah'ı bırakıp bana kul olun' demesi düşünülemez. Aksine, 'Öğretmekte olduğunuz kitap ve yapmakta olduğunuz incelemeler gereğince Rabbin hâlis ku

Uydurulan din ile indirilen din arasındaki uçurum

İnsanlık tarihi boyunca dinler, sadece kitapların sayfalarında değil, insanların hayatlarında da sınandı. Bugün ise acı bir gerçekle yüzleşmek zorundayız: Dinin adı var, fakat ahlakı nerede Camiler doluyor, fakat kalpler boşalıyor. İbadetler çoğalıyor, fakat adalet azalıyor. Dini söylemler yükseliyor, fakat dürüstlük, merhamet ve kul hakkına riayet

Kalbin tahtında kim var

İnsan hayatı boyunca birçok şeyi sever: Anne-babasını, eşini, evlatlarını, kardeşlerini, akrabalarını, malını, mülkünü, ticaretini ve evini... Bunların hepsi Allah'ın insana verdiği nimetlerdir. Ancak asıl mesele şudur: Bütün bu sevgilerin üzerinde, kalbin tahtında kim vardır Rabbimiz Tevbe Suresi'nde şöyle buyuruyor: "De ki: Eğer babalarınız, oğul

"İnandım" Demekle Mümin Olunur mu

Kur'an-ı Kerim'de insanın iman iddiasıyla gerçek iman arasındaki farkını ortaya koyan son derece çarpıcı bir ayet vardır: "İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları hâlde 'Allah'a ve âhiret gününe inandık' derler." (Bakara, 2/8) Bu ayet, yalnızca geçmişte yaşamış bir topluluğun hastalığını anlatmıyor. Bugün de insanın kendisine sorması gerek

Allah'ı Rab bilmek yetmez: Ulûhiyette Tevhid

Mekke müşriklerinin temel problemini doğru anlamak, tevhidin ne olduğunu anlamak açısından son derece önemlidir. Çünkü onlar Allah'ı bütünüyle inkâr eden insanlar değildi. Gökleri ve yeri kimin yarattığını sorduklarında "Allah" diyorlardı. Kur'an şöyle buyurur: "Onlara, 'Gökleri ve yeri kim yarattı' diye sorsan, mutlaka 'Allah' derler." (Lokman, 25

Hadisler 200 yıl sonra mı yazıldı Tarihî gerçekler ne diyor

Hadis tarihi tartışmalarında sıkça tekrarlanan bir iddia var: "Hadisler Peygamberimizden yaklaşık 200 yıl sonra yazıldı." İlk bakışta oldukça çarpıcı görünen bu cümle, hadislerin tarihî serüvenine yakından bakıldığında ciddi bir metodolojik yanılgıya dayanıyor. Çünkü burada kitâbet, tedvîn ve tasnif birbirine karıştırılıyor. Bir hadisin üçüncü asır

Çocuğumuz kaç net yapıyor da biz ne kadar ebeveynlik yapıyoruz

Bugün eğitim adına konuşurken dilimizden düşürmediğimiz bir soru var: "Çocuğumuz kaç net yapıyor" Kaç puan aldı Sınavı nasıl geçti Hangi üniversiteyi kazanacak Hangi bölüme girecek Peki hiç kendimize şu soruları soruyor muyuz Çocuğumuz bizimle en son ne zaman gerçekten sohbet etti Bir derdini bize anlatırken onu yargılamadan dinleyebiliyor muyuz Ay

Hastaneye şifa bulmaya mı, azar işitmeye mi gidiyoruz

Vatandaş devlet hastanesine hizmet almaya mı gidiyor, yoksa azar işitmeye mi Bu soruyu artık yüksek sesle sormanın zamanı geldi. Hastalık insanın en savunmasız hâlidir. İnsan ağrıyla, endişeyle, korkuyla hastaneye gelir. Karşısında kendisini dinleyecek, anlayacak ve yol gösterecek bir hekim görmek ister. Fakat ne yazık ki bazı hastanelerde vatandaş