Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 249 yazı 0 takipçi

Kurban Bayramı geldi...

Milyonlarca evde bayram sofraları kuruldu. Çocuklar yeni elbiselerini giydi, evlerin kapıları misafirlere açıldı, tekbirler yükseldi. Anneler kazanların başında, babalar bayram telaşında, insanlar birbirine "Bayramınız mübarek olsun" dedi. Ama aynı saatlerde Gazze'de başka bir bayram yaşandı... Gazze'de anneler, çocuklarının parçalanmış bedenlerini

İnsan zamanla değil takvâyla değer kazanır

İnsan, çoğu zaman değerini sahip olduklarıyla ölçer. Kimi servetiyle övünür, kimi makamıyla; kimi gençliğine güvenir, kimi de çevresindeki insanların çokluğuyla kendini güçlü sanar. Oysa zaman, insana ait olduğunu zannettiği her şeyi birer birer elinden alır. Gençlik ihtiyarlığa dönüşür, servet tükenir, makam başkasına kalır, dost sandıkları da bir

Kalbin ne taşıyorsa gözün onu görür

İnsan çoğu zaman karşısındakini değil, kendi iç dünyasını görür. Kalbinde merhamet taşıyan biri insanların kusurlarından önce iyiliklerini fark eder. İçinde kin taşıyan biri ise en samimi davranışta bile art niyet arar. Çünkü göz sadece bakar; asıl gören kalptir. Bugün insanların birbirine güvenmekte zorlandığı, en masum sözlerin bile şüpheyle karş

Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır

"Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyenler ve onu az bir menfaat karşılığında satanlar var ya; işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar..." (Kur'an-ı Kerim) Bu ilahi uyarı, yalnızca geçmiş ümmetlerde kutsal metinleri tahrif edenleri değil; bugün hakikati bile bile eğip bükenleri, korkudan susanları, menfaati uğruna gerçeği

Tarım Bakanlığı görevini yapıyor, sıra Diyanet'te

Bugün Tarım ve Orman Bakanlığı çok önemli bir görev yürütüyor. İnsan sağlığıyla oynayanları, taklit ve tağşiş yapan firmaları tek tek tespit edip kamuoyuna açıklıyor. Sahte balı, boyalı zeytinyağını, içine ne olduğu belirsiz maddeler katılan ürünleri ifşa ediyor. Çünkü mesele sadece ticaret değil; insanın sağlığı, hakkı ve güvenidir. Devlet diyor k

Sertleşen dünyada mümin kalabilmek

Yeryüzü hiç olmadığı kadar öfkeli... İnsanlar hiç olmadığı kadar tahammülsüz... Kalpler katılaşmış, vicdanlar yorulmuş, merhamet ise adeta bu çağın en garip duygusu hâline gelmiş durumda. Küçük bir mesele büyük kavgalara dönüşüyor, en basit anlaşmazlıklar bile kin ve nefreti büyütüyor. İnsanlar birbirini anlamak için değil, susturmak için konuşuyor

İnanmadığı dinle bu kadar uğraşan başka bir toplum yok

Bugün dikkatle bakıldığında insanı hayrete düşüren büyük bir çelişkiyle karşılaşıyoruz. Bir insanın inanmadığı bir düşünceye, benimsemediği bir hayata ya da kabul etmediği bir dine karşı bu kadar yoğun bir öfke, alay ve mücadele içinde olması normal değildir. Çünkü insan genellikle önem vermediği şeyi görmezden gelir. Fakat mesele İslam olunca duru

Siyaset zenginlerin hobi bahçesi değildir

Bugün toplumun en büyük kırgınlığı yalnızca ekonomik sıkıntılar değildir. İnsanların asıl yorgunluğu; kendilerini temsil etmeyen, halkın derdine yabancılaşmış bir siyaset anlayışıdır. Çünkü millet artık açıkça görüyor ki bazıları için siyaset; hizmet makamı değil, şahsi ikbalin, çevre genişletmenin ve güç devşirmenin aracı hâline gelmiştir. Oysa si

Allah ve Resûlüne açılan savaş: Faiz gerçeği

Faiz... Kur'an'ın hakkında en ağır tehdidi yaptığı haramlardan biri. Nice günah vardır ki yasaklanmıştır; fakat faiz için kullanılan ifade bambaşkadır. Rabbimiz şöyle buyurur: "Eğer vazgeçmezseniz, Allah ve Resûlü tarafından açılan savaşı bilin!" — Kur'an-ı Kerim, Bakara 279 Bir mümin için bundan daha ağır bir uyarı olabilir mi Düşünün... Bir insan

Bir Vicdan Meselesi: Dede Yetiminin Miras Hakkı

Bazı İslam hukukçuları, dedeleri hayatta iken babaları vefat etmiş çocukların mağdur edilmemesi gerektiği üzerinde durmuş ve "dede yetimi"nin korunmasını İslam'ın adalet anlayışının gereği saymıştır. Çünkü baba hayatta olsaydı dedesinin mirasından pay alacaktı. Baba ölünce çocukların tamamen mirassız bırakılması vicdanları yaralamaktadır. İşte bu y

Ümmet uyuyor

Gazze'de çocuklar bombalar altında can verirken, şimdi bir başka vahşetin daha perdesi aralanıyor. Dünyanın sözde "medeniyet" merkezlerinden biri kabul edilen bir devletin hapishanelerinde, insanlık onuru sistematik biçimde çiğneniyor. Filistinli kadınlara, erkeklere, hatta çocuklara yönelik cinsel işkenceler artık münferit suçlar değil; organize e

Zalimler için sayılı günler

İnsan, gücü eline geçirdiğinde kendisini dokunulmaz sanıyor. Makamıyla, servetiyle, ordusuyla yeryüzünde ebedî kalacağını düşünüyor. Mazlumların çığlığını bastırabileceğini, yetimlerin gözyaşını unutturabileceğini zannediyor. Sonra da Allah'ın sessizliğini kendi lehine yorumluyor. Oysa Allah'ın susması, razı olduğu anlamına gelmez. Çünkü Allah mühl