Prof. Dr. Ahmet Tekin

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Milat
Yaşam / Din 331 yazı 0 takipçi

Geçmişin kavgalarını değil, geleceğin kardeşliğini konuşalım

Bizim kitaplarda "Araplar Türklere ihanet etti" diye yazar. Arap kitaplarında "Osmanlılar bizi sömürdü" diye yazar. Sonra Türk, Araba; Arap, Türke; Türk ve Kürt de birbirine şüpheyle bakmaya başlar. Peki gerçekten yüzlerce yıllık tarihimiz bundan mı ibarettir Elbette tarihte yanlışlar, isyanlar, ihanetler ve zulümler yaşanmıştır. Bunları inkâr etme

Kısasta hayat vardır

Kur'an'ın hükmü açıktır: "Kısasta sizin için hayat vardır, ey akıl sahipleri! Umulur ki sakınırsınız." (Bakara, 2/179) Bu ayet, ilk bakışta yalnızca bir ceza hükmü gibi görülebilir. Oysa kısasın arkasında çok daha büyük bir hakikat vardır: Bir canı korumak için caydırıcı bir adalet gerekir. Bilerek, tasarlayarak ve hiçbir meşru gerekçe olmadan bir

Kur'an'ın inşa ettiği toplumu inşa edemeyen Ehl-i Sünnet olabilir mi

Bugün "Ehl-i sünnetim" demek kolaydır. Asıl mesele, Ehl-i sünnetin ahlakını ve anlayışını hayata taşımaktır. Çünkü Ehl-i sünnet sadece bir kimlik değil, Kur'an ve sünnet merkezli bir hayat anlayışıdır. Kur'an bize yalnızca namazı, orucu ve ibadeti öğretmez. Adaleti, emaneti, merhameti, kul hakkını, doğruluğu ve kardeşliği de emreder. Allah, "Bir to

Sahabenin izinde: Bir medeniyeti inşa eden nesil

Bugün İslam ümmeti birçok meselede çözüm ararken gözlerini yeniden dönmesi gereken adres bellidir: Resûlullah'ın (s.a.v.) terbiyesinde yetişen sahabe nesli. Çünkü onlar sadece Peygamber Efendimizi gören insanlar değil, Kur'an'ın hayata dönüşmüş canlı örnekleriydi. Onların hayatı, iman ile fedakârlığın, ihlas ile adaletin, ilim ile ahlakın en güzel

Tesettür bir moda değil, Allah'a verilmiş bir söz

Bugün tesettür konuşulurken mesele çoğu zaman kumaşa, renge, modele ve modaya indirgeniyor. Oysa tesettür, bir kıyafet tercihi olmaktan önce Allah'ın emrine teslimiyetin bir göstergesidir. Mümin için asıl soru, "Bu kıyafet moda mı" değil; "Bu kıyafet Rabbimin razı olacağı ölçülere uygun mu" olmalıdır. Kur'an-ı Kerim'de Rabbimiz şöyle buyurur: "Ey P

Milletvekillerinin müthiş uzlaşısı

Türk siyasetinin en dikkat çekici paradokslarından biri şudur: Meclis çatısı altında milletin hakları söz konusu olduğunda aşılmaz duvarlar yükselir; sıra siyasetçilerin kendi haklarına geldiğinde o duvarların nasıl olup da bir gecede ortadan kalktığına kimse anlam veremez. Anayasa denildiğinde... "Bizim kırmızı çizgimiz var." "Üniter yapı tartışıl

Ehl-i Beyt'i sevmek Alevilik ise bütün dünya şahit olsun ki ben Aleviyim

"Ehl-i Beyt'i sevmek Alevilik ise bütün dünya şahit olsun ki ben Aleviyim." Bu söz, aslında bugün ihtiyaç duyduğumuz çok önemli bir hakikati hatırlatıyor: Ehl-i Beyt sevgisi bir mezhebin, bir cemaatin veya bir topluluğun tekelinde değildir. Hz. Peygamber'i (sallallahu aleyhi ve sellem) seven, onun Ehl-i Beyt'ine de muhabbet besler. Hz. Ali'yi sevme

İmtihanın Değişmeyen Sünneti: Karanlığın Sonu Aydınlıktır

İnsan, başına gelen sıkıntıların içinde çoğu zaman yalnızca kendi hikâyesini görür. Çektiği acının eşi benzeri olmadığını, kapandığı kapının bir daha açılmayacağını, yaşadığı gecenin hiç sabah olmayacağını düşünür. Oysa insanlık tarihi bize başka bir hakikati haykırır: İmtihan değişir, fakat Allah'ın sünneti değişmez. Kur'an'ın bize anlattığı peyga

Kutsal ibadet, fahiş fiyat olur mu

Umre için yaklaşık 1.400 dolar, hac için ise yaklaşık 9.400 dolar ödeniyor. Peki aynı kutsal topraklar, aynı uçaklar, aynı oteller ve büyük ölçüde aynı mekânlar söz konusu olduğunda aradaki bu devasa fiyat farkı nasıl açıklanacak Elbette hac ile umre aynı ibadet değildir. Haccın belirli günleri, Arafat, Müzdelife ve Mina gibi özel menâsiki, farklı

Sünneti terk eden, Peygamber'in rehberliğini terk eder

"Hayır! Rabbine andolsun ki, aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın onu kabullenmedikçe ve boyun eğip teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar." (Nisâ, 4/65) Kur'an'ın bu ayeti, sünnet karşısında Müslümanın duracağı yeri tartışmaya mahal bırakmayacak kadar açık biçimde ort

İyi niyet her yolu meşru kılar mı

İslam adına konuşurken en çok dikkat etmemiz gereken meselelerden biri şudur: Doğru bir hedefe, yanlış bir yöntemle ulaşılabilir mi İnsanları Allah'a davet etmek, günahtan uzaklaştırmak, camilere ve ibadete yönlendirmek elbette büyük bir hayırdır. Fakat burada kritik soru şudur: Bir amelin maksadı güzel diye, o amele ulaşmak için kullanılan her yön

Kişisel imtihanlara değil, Ümmetin derdine omuz vermek

Hayat, her insan için farklı imtihanlarla örülmüş uzun bir yolculuktur. Kimi hastalıkla, kimi fakirlikle, kimi evladıyla, kimi yalnızlıkla, kimi de haksızlıklarla sınanır. Ancak mümini diğer insanlardan ayıran en önemli özellik, kendi acısına kapanıp kalmaması; ümmetin derdiyle de dertlenmesidir. Çünkü İslam, yalnızca "ben" demeyi değil, "biz" olma