Kullara verilen en kıymetli şey

Atâ bin Ebî Rebâh hazretleri "Kullara verilen en kıymetli şey nedir" sorusuna "Dini bilmektir." cevabını verdi.Atâ bin Ebî Rebâh hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Yemen'in Cened bölgesinde 647 (H.27) senesinde doğdu. 732 (H.114) senesinde Mekke'de vefat etti. Mekke'de Eshâb-ı kirâmın sohbetleriyle yetişti.

Vehbi Tülek

Yıllardır bir köprü ayağı için uğraşıp durdum

Feridun Ağabey, birkaç yıl önce yabancı bir dizi izlerken bir bölümünde mukaddes kitabımıza haşa hakaret gördüm; ilgili yerlere bilhassa CİMER'e dizinin adını bölümünü dakikasını vererek yapımcıya bu işin sorumlularına dava açılması için gereken neyse yapılsın diye yazdım, hiçbir gelişme olmadı.Birkaç gün önce de sosyal medyada Çinli bir hukuk bürosunda tarihî bir dizimiz

Anlat Derdini Feridun Ağabeye

Hanbeli mezhebinin reisi

İmam-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri, Ehl-i sünnet vel-cemaatin dört büyük mezhebinden biri olan Hanbeli mezhebinin reisidir.Ahmed bin Hanbel hazretleri, 164 (m. 781) senesinde Bağdat'ta doğdu. 241 (m. 855)'de aynı yerde vefat etti. Aslen Basralıdır. Babasının ismi Muhammed bin Hanbel'dir.Babası daha o çok küçük yaşta

Ahmet Demirbaş

Bu sefer konuşacak cesareti bulamadı kendinde...

Ruhunun rahat ettiği tek yer bu ihtişamlı bina ona sanki; "Kaç gündür nerelerdeydin Yokluğunun pek hasretini çekiyorum" diyecek gibi geliyordu.Çınarların gölgelediği bahçede ezânı bekleyen müminlere, belli belirsiz selam verdi. Beklemeden, bir gölge gibi geçti. Oysa her defasında selamla birlikte hâl, hatır sorar, duâ eder ve duâlarını da isterdi. Bu sefer konuşacak cesareti bulamadı kendinde.

Ragıp Karadayı

Gece namaz kılardı

Tâbiîn devrinin mücahit velilerinden Amr bin Utbe hazretleri; Kûfe'de doğdu.Geceleri çok namaz kılardı.Kız kardeşi anlatıyor:Bir gece namaza durdu..."Mü'min sûresi"nin başından okumaya başladı.Bir ayete geldi.Devam edemedi.

Abdüllatif Uyan

Kafana takma diyorsun ama

"Lakin bu iki ölüm anını ve bu iki insanın yaşadıklarını hiç ama hiç unutamadım.""Ya ne kafana takıyorsun hayatı, yaşa git işte" demişti yirmi beş yıllık ahbabım. Belki de kırk yıl önce çocukluğumda sekerâtü'l-mevt hâlinde iken başında Yasin okumaya çağrıldığım iki hastanın hâlini hatırladım... Çocuğum ama kimseler mi yoktu bilemem beni çağırmışlardı...

Ünal Bolat

İnsan ölünce, ruh yok olmuyor

Beden ölünce ruh ayrılır, maddi olmayan âleme karışır ve kıyamete kadar yok olmaz.Sual: İnsan öldüğü zaman, bedeni toprağa gömülüyor ve zamanla çürüyüp yok oluyor. Dünya gözü ile gördüğümüz ve gözlemlediğimiz budur. Peki insanın ruhu da bedeni gibi böyle yok mu oluyorCevap:

Osman Ünlü

Satın almak özgürlükse...

İnsanlık tarihi boyunca özgürlüğün ne olduğu tartışıldı. Kimisi "kendi iradesinin efendisi olmak" dedi. Kimisi de "her türlü zincirden ve dış baskıdan sıyrılmak."Ancak bizim kuşağa bu kadim sorunun cevabı çok daha pratik bir formülle öğretildi: Para kazan, istediğini satın al, özgür ol.İşte bu üç aşamalı özgürlük vaadiyle ilgili son

Salih Uyan

Bahtiyar insanlar

Kıyamet gününde, bahtiyar bazı kimseler vardır. Bunlar hiç sıkıntı çekmeyecek, huzur içinde Rabbimizin rahmet gölgesi altında bulunacaklardır.Kıyamet günü çok sıkıntılı bir gündür. Güneş alt tabakalara inmiş, insanlar kan ter içinde, hesaplar görülüyor, amel defterleri dağılıyor. Cehennem gözler önünde, alevleri göklere yükseliyor...

M. Said Arvas

Haram ve helâl,Allahü teâlânın emri iledir...

Dinimizde, herhangi bir şeyin haram olduğu hükmü bildirilmemişse, onun helâl olduğu kabul edilir. Çünkü her şey, aslında helâldir.İslâm dîninin apaçık bildirdiği zaruri bilgilerde şüphe ve tereddüt etmemelidir. Namaz kılmanın farz, şarap ve diğer alkollü içkileri içmenin, kumar oynamanın, fâizin, rüşvetin haram olduğunda şüphe etmek veya meşhur olan bir harama helâl demek ve helâl olan şeye haram demek, imandan çıkmaya sebep olur.

Hasan Yavaş

Yaz kızım...

Hoff... Yok yok yorulmadım, sadece her savaşı benim vermem gerekmediğini öğrendim. Her savaş, savaşmaya değmez. Herkes bir açıklamayı hak etmez. Neyse ki biz olaylara hep bardağın komik tarafından bakarız.Aynı derdi yaşayanların birbirini anlamasına 'çilepati' diyebilir miyizNeye tahammül ettiğinize dikkat edin, çünkü insanlara size nasıl davranacaklarını öğretiyorsunuz.

Halime Gürbüz

Mümin ve Müslüman'ın tarifi...

Müslümânların, mü'minlerin bütün vasıfları, Kur'ân-ı kerîmde de, Peygamber Efendimiz tarafından da mufassalan zikredilmiştir."Müslümân"a "mü'min" de denilir. Mü'min, Allah indinde çok kıymetlidir. Bir âyet-i kerîmede, "Eğer inanıyorsanız, en âlî / yüce kimselersiniz"

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

İlim, edep, tıp, astronomi, mimari ve ince sanat: Ahlat

Ahlat 1071 öncesi de Oğuz Türkmen şehridir. Asya'dan Anadolu'ya akan ecdadı bağrına basar. Sultan Alparslan, Malazgirt'te sırtını Ahlat'a dayar.Bitlis'in şirin kazası Ahlat, iki önemli volkan arasında yer alır, onları tanıyorsunuz. Nemrut ve Süphan! Belde Van Gölü'ne nazırdır, deyin ki lebiderya.Mazisi taa Urartular'a

İrfan Özfatura

Farklı bir Tanzîmâtçı: Ziyâ Paşa

Ziyâ Paşa gönlünü yeni sevgiliye kaptırıp eskisinden vaz geçemeyen ikisini de elinde tutmaya çalışan cevvâl bir âşık gibiydi. Eski sevgilisi dîvânın kalitesinden ve albenisinden vazgeçemiyor, yeni sevgilisini de yedeklemeye çalışıyordu. Ama olmuyordu. Onun hüviyeti eski mühürlü idi.Türk şiirini farklı ve birbirine geçmiş şekillerde görürüz. Tan Tenri şiiri ve Dîvânü Lugât't-Türk'teki

Prof. Dr. Osman Kemal Kayra

Kişiyle uğraşmak kalbi karartır...

Mümin; dedikodu, gıybet, kötü zan ve insanların gizli hâllerini araştırmak gibi kalbi karartan davranışlardan uzak durmalıdır.İnsanların kusurlarıyla değil, kendi vazifemizle meşgul olmak; huzurun ve güzel geçinmenin en doğru yoludur.İnsan, başkalarının hâlini merak etmeye meyillidir. Fakat müminin dikkati insanların ayıplarında

Salim Köklü

"Türk olmak suçsa, şunu tekrarlıyorum: Türk'üm ve öyle kalacağım"

24 Temmuz 1923. Lozan'da bir imza atılıyor. Bir imparatorluk küllerinden yeniden doğuyor, bir devlet ayağa kalkıyor. Ama Meriç'in öte yakasında kalan yüz binlerce insan için o imza, hem bir umut hem de bir yara. Kendi köyünde, kendi camisinde, kendi mezarlığında; ama artık başka bir devletin sınırları içinde...Tam yetmiş iki yıl sonra, aynı gün. 24 Temmuz 1995. Susurköy'ün

Ömer Ekinci

Tohumdan tabağa kadim hafıza Anadolu

Tohumdan tabağa kadim hafıza Anadolu Anadolu sadece karın doyurulan bir coğrafya değil; binlerce yıllık birikimin, medeniyetlerin ve lezzetin iç içe geçtiği en zengin hazinedir. Geç başladığımız gastronomi yarışında arayı kapatmak için artık tüm kurumların ve devletin en üst kademesinin tek bir vizyon etrafında birleşmesi gerekiyor.Bilgi tat almaksa Anadolu en büyük kütüphanedir. Evet, kesinlikle öyledir.

Adnan Şahin