Prof. Dr. Mustafa Tekin

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Milat
Yaşam / Din 78 yazı 0 takipçi

İslam düşüncesinin "aktif"leşmesi

"Hak" ve "batıl" insanlık tarihi boyunca bir meta anlatı olarak okuma biçimi şeklinde işlev görmektedir. Her ne kadar post/modern dönemde hakikatin parçalanması sebebiyle artık "doğru", "hakikat" ve "batıl" gibi nitelemeler yapılamadığı için muğlaklıklar daha da belirginleşmektedir. Hak ve batıl tarih boyunca bir mücadele halinde olmuş ve hak kendi

Birey(selleşmey)le Kolektivite Arasında

Gündelik hayatta yaşanan bir çok olaya (şiddet, intihar, gençlik sorunları vb.) ve onun sonuçlarına baktığımız zaman elbette çoklu sebeplerden bahsedebiliriz. Fakat giderek belirginleşen kolektivitenin çöküşü ve buna bağlı olarak aidiyetlerdeki zayıflamanın insanlarda öncelikle zihnen bir kopuşu birlikte getirmektedir. 19. yüzyılda Aydınlanma sonra

Bireyselleşme ve aidiyet

Sosyal bilimler alanında özellikle Batı dışı toplumlarda birçok kavram bilinçsizce ve içerikleri yoklanmadan kullanılmaya devam etmektedir. Sosyal bilimler Batı'da modernleşme ile eşzamanlı ve modern hayatın bilgisini üretmek üzere kurgulanmış geniş bir çerçeveyi tanımlamaktadır. Fakat dünyaya belirli bir perspektiften bakmaktadır ve özellikle müsl

İslam Düşüncesinin İnşası

Bugün müslüman zihni ve bedeni açısından paradigmal problem kimlik ve kişiliğinde parçalanmalar yaşaması olarak görünmektedir. Bir yandan hayata egemen olan post/modern paradigmanın perspektifinden belirginleşmiş bir düşünce ve hayat tarzı, diğer yandan müslüman düşüncenin tarihin içinden bugüne kadar gelen değersel kodları. Bu ikisi arasındaki par

Tarihi devindirmek

Müslüman toplumlar "İslam" ve "müslüman" kelimelerine nasıl bir içerikle yaklaşmaktadırlar Bu soruyu bugün yüzyüze gelinen sorunlar karşısında nasıl bir tavır alındığına da bakarak cevaplamak mümkündür. Fakat sorunun sorulmasının asıl sebebi; sorunların çözümünün "müslüman" kavramına ontolojik bir anlam yüklemekle gerçekleşmeyeceğine dikkat çekmekt

Yeni Yüzyılda Dünya

Dünyanın mevcut rotasını iyi okumak, geleceğe doğru projeksiyon geliştirmek ve değişimlerin yönünü belirlemek açısından öncelenmesi gereken bir durumdur. Öncelikle küresel aktörlerin kendileri açısından daha kontrol edilebilir bir dünya veya evcilleştirme hedefleri bir yandan daha otoriter bir dünyayı sonuçlamakta, diğer yandan dünyanın geri kalanı

Asli Günah

Hıristiyan teolojisi ilk insanlar Hz. Adem ve eşi Havva'nın yasak meyveden yemesinin ardından yeryüzüne gönderilişleri hikayesini daha sonra onun neslinden gelenlerin yani tüm insanlığın bu cürmün günahını taşıdığı şeklinde bir "asli günah" (Orijinal sin) teorisine dönüştürmüştür. Dolayısıyla tüm insanlar bu cürmün günahı ile doğmaktadırlar ki, Hır

Bilgide rantlaşma

"Bilgi" sözkonusu olduğunda ona dair konuşulması gereken sorunlar oldukça çeşitlenmiş görünmektedir. Bilginin çoğu zaman dönüştürücü gücü, insana dışsal olduğu kadar içsel bir boyut da taşımaktadır. Fakat bu dönüştürücülük "farkındalık" olmaksızın gerçekleştiğinde derin bir zihni sömürgeleştirmeyi de işletmektedir. Bugün bilgi bağlamında en temel s

İslam düşüncesinin aklileşmesi

Çok uzun zamandır özelde müslüman ülkeler genelde ise Batı dışı toplumların bir sömürgeye uğradığını ve hatta günümüzde oldukça rafine ve derinleşmiş biçimde bu sömürgeciliğin devam ettiğini bilmekteyiz. Sömürgeleşmenin içinden çıkılması ve hatta farkedilmesi zor olanı ise zihinsel sömürgeleşmedir. Zihinsel sömürgeleşme hem ülkelerin teslim olmuşlu

Bir dil kurmak (2)

Batı düşüncesi Tanrı ile insan arasındaki düalizmi hala aşamamıştır. Esasen bunun Batı'da yapısal bir probleme denk geldiğinin özellikle altını çizmeliyiz. Bu problem Tanrı ile insanı iki ontik bağımsız hakikat olarak değerlendirir ve birbirleriyle ilişkilerini bunun üzerinden kurar. Dikey düzlemde Tanrı ile insan arasındaki bu düalizm ve gerilim y

Bir Dil Kurmak

İslam dünyasının modernite ile karşılaşmasının ardından müslüman toplumlar bir yandan savrulma ve travmalar yaşarken diğer yandan hala kendine gelmek için uğraşmaktadırlar. Hala devam eden bu durum kanaatimizce müslümanlar üzerindeki en önemli yansımasını zihinsel sömürgeleşmede bulmaktadır. Batı dünyasının hala devam ettirdiği sömürgeleştirme tari

İnsanın Evcilleştir(il)mesi

İçinde yaşadığımız dünyada giderek suniliğe kayan bir üslup ve yaşam tarzı hakim olmaya başlamıştır. Başta insanı kuşatan tabiat olmak üzere yaşadığı mekan ve giderek insanın bizzat kendisi de bu sunilikten payını artırmaktadır. Bu bir yandan modernitenin "şeyleri değiştirme" mentalitesiyle ilgilidir ve nihayetinde toplumsal mühendisliğe de giden b