Prof. Dr. Mustafa Tekin

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Milat
Yaşam / Din 86 yazı 0 takipçi

Raşid Gannuşi

İslam dünyasının önde gelen entelektüellerinden Raşid Gannuşi'nin ağır hasta olduğu haberi geldi. Allah inşaallah şifa versin. Giderek azalan müslüman düşünürlerden birisi olan Gannuşi ile İstanbul'da bir program dolayısıyla görüşmüş ve sohbet etmiştik. Daha sonra dergimiz Yetkin Düşünce için bir söyleşi için sözleşmiştik. Fakat ilk önce sağlık sor

Sosyolojik Mabetler

İçinde yaşadığımız post/modern çağ bir yandan "mikro"ların serbest dolaşımlarını teşvik ederken, diğer yandan metateoriye karşı negatif söylemini "mikro"ların bir kanalda düzenli akması için örtük bir metateori'yi devrede durmaktadır. Bu durumdan "mikro"lar bir özgürlük çıkarırlarken, aktıkları kanalda herkes gibi olduklarını görmekte zorlanmaktadı

Gerçekliği kavramsallaştırmak

Kavram ile hayat arasındaki ilişkide düaliteden kurtulmak için her ikisi arasındaki mutabakatı sağlamak gereklidir. Bu bağlamda insanın içinde yaşadığı hayatın gerçekliğini iyi çözümlemesi, sorunlarını nasıl çözeceğini belirlemesi açısından önemli olduğu kadar kavramlarını yeniden içeriklendirmesini de sağlamaktadır. İdea ile madde arasındaki ilişk

"Kavramı Gerçeklik Saymak"

Felsefe ya da düşünce söz konusu olduğunda eşyayı okuma bakımından iki temel bakış açısı birbirinden ayırt edilir. Bunlar idealizm ile materyalizmdir. İdealizm gerçekliği ideada başlatıp, onun karşılıklarını dış dünyada ve materyalde aramaktadır. Materyalizm ise maddeyi esas alarak zihnin ve ideanın buna göre belirlendiğini iddia eder kısaca. Hegel

"Din"in anlamı nedir

Dinin neliği ve geleceğine dair toplumda gerek popüler gerekse daha entelektüel düzlemde tartışmalar yapılmaktadır. Bu tartışmalar dinin gerekli olup olmadığından başlayarak dindarlığın problemlerine ve dinin geleceğine kadar uzanmaktadır. Özellikle son iki konu daha yüksek düzeyde konuşuluyor görünmektedir. Günümüzde teknoloji ve dijitalleşmenin a

Yabancılaş(tır)an Din(darlık) II

Hemen peşinen söylemek gerekir ki, dinin asıl işlevi yabancılaşmanın aşılması yönündedir. Zira sadece fenomenal dünyanın değil, insanı kuşatan ve insanın direkt etki alanında olduğu gaybi hakikate dair bilgi vermesi söz konusudur. Tam da bu sebeple insanı kendi gerçekliğiyle karşı karşıya getirmektedir. Karl Marx her ne kadar "din halkların afyonud

Yabancılaş(tır)an din(darlık) I

Modern dönemle birlikte aslında din bir şekilde tartışmaların odağında hep yer almıştır ve bugün de takip edildiğinde insan(lığ)ın odaklandığı bir meseledir. Modernlik kurumsal anlamda kiliseyi tali bir şekilde konumlandırırken, aslında dini bir içerik ve heyecanla dünyayı yeniden kurmaya çalışmaktaydı. Bugün postmodern durum hakimiyetini devam ett

Tanrı'dan mı Tanrı'ya mı

İnsanlık tarihine bakıldığında şayet bir metateori üzerinden okuma yapılacaksa, bunun İslami literatürde temel kavramları "Hak" ve "Batıl" şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bütün peygamberler "hak"ikati insanlara bildirmek üzere tarihe girmişlerdir. Hakikat en temelde Tanrı, evren, insan ve eşyanın tabiatı, mahiyeti ve gerçekliğini ifade etmektedir. Bu

İslam düşüncesinin "aktif"leşmesi

"Hak" ve "batıl" insanlık tarihi boyunca bir meta anlatı olarak okuma biçimi şeklinde işlev görmektedir. Her ne kadar post/modern dönemde hakikatin parçalanması sebebiyle artık "doğru", "hakikat" ve "batıl" gibi nitelemeler yapılamadığı için muğlaklıklar daha da belirginleşmektedir. Hak ve batıl tarih boyunca bir mücadele halinde olmuş ve hak kendi

Birey(selleşmey)le Kolektivite Arasında

Gündelik hayatta yaşanan bir çok olaya (şiddet, intihar, gençlik sorunları vb.) ve onun sonuçlarına baktığımız zaman elbette çoklu sebeplerden bahsedebiliriz. Fakat giderek belirginleşen kolektivitenin çöküşü ve buna bağlı olarak aidiyetlerdeki zayıflamanın insanlarda öncelikle zihnen bir kopuşu birlikte getirmektedir. 19. yüzyılda Aydınlanma sonra

Bireyselleşme ve aidiyet

Sosyal bilimler alanında özellikle Batı dışı toplumlarda birçok kavram bilinçsizce ve içerikleri yoklanmadan kullanılmaya devam etmektedir. Sosyal bilimler Batı'da modernleşme ile eşzamanlı ve modern hayatın bilgisini üretmek üzere kurgulanmış geniş bir çerçeveyi tanımlamaktadır. Fakat dünyaya belirli bir perspektiften bakmaktadır ve özellikle müsl

İslam Düşüncesinin İnşası

Bugün müslüman zihni ve bedeni açısından paradigmal problem kimlik ve kişiliğinde parçalanmalar yaşaması olarak görünmektedir. Bir yandan hayata egemen olan post/modern paradigmanın perspektifinden belirginleşmiş bir düşünce ve hayat tarzı, diğer yandan müslüman düşüncenin tarihin içinden bugüne kadar gelen değersel kodları. Bu ikisi arasındaki par