Prof. Dr. Mustafa Tekin

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Milat
Yaşam / Din 91 yazı 0 takipçi

Yapısökümü ve Muhafaza

İnsanlık tarihini okumak özellikle "genellik"leri, "evrensellik"leri ve "biriciklik"leri tespit bakımından anlam taşımaktadır. Tarihe bakmak aynı zamanda insanlığın bugüne getirdiği birikimleri görebilmek demektir ki, bu birikimler insan(lığ)ın geleceğe doğru projeksiyonunda yol göstericidir. Bu birikimlerin olmadığı durumlarda insanın birçok şeyi

Batıla "Hak"ikat giydirmek

İslam'ın evren ve insana yaklaşımlarında baştan beri açıklayıcı olan iki kavram vardır. Bunlar; Hak ve batıldır. Hak(ikat) bir şeyin tabiatı, mahiyeti ve aslına uygunluğunu ifade ederken, batıl mahiyet ve tabiatı itibarıyla çarpıtılmış, hakikatle uyuşmayan durumlara tekabül etmektedir. Hakikat tabiatı itibarıyla temerküz ederken, batıl kendisini an

İnsan kayması

İnsan içinde yaşadığı zamanın, toplumun kültürünü veri olarak alıp geçmiş ve geleceğe de bu yönde bakma eğilimindedir. Hatta kendi kültürünü mutlaklaştırıp merkezileştirmek açık ve örtük eğilim haline gelebilmektedir. Bu durum insanlığın baştan beri devam eden evrensel sorunlarını görememe; geçmiş ile gelecek arasında benzerlikler kuramama gibi bir

İnsan(lık) "kendi"sine gelmeli

Kültür üreten bir varlık olarak insan, tarih boyunca tabiat ile kültür arasındaki gerilimi yaşamıştır ve bugün bu gerilim ciddi boyutlara ulaşmış durumdadır. Elbette kültür insanın geçmişten bugüne hayatını devam ettirmesinde bir yol haritası olarak işlev görmektedir. Fakat bir noktadan sonra insanın farkındalığını zayıflatan, hayatı alışkanlık hal

Kültürün tabiatı maskelemesi

Aslında bir düşünsel problem olarak konuşulması gereken ancak üzerinde paradigma olarak durulmayan sorunlar seti insanları kuşatmış bulunmaktadır. Hem de bireyselleşme ve öznelleşmenin zirvesine ulaşıldığını iddia edilen bir noktada. Kitleselleşme şeklinde de adlandırabileceğimiz bu problem, kültürün tabiatı maskelemesi şeklinde de işlemektedir. Bu

Raşid Gannuşi

İslam dünyasının önde gelen entelektüellerinden Raşid Gannuşi'nin ağır hasta olduğu haberi geldi. Allah inşaallah şifa versin. Giderek azalan müslüman düşünürlerden birisi olan Gannuşi ile İstanbul'da bir program dolayısıyla görüşmüş ve sohbet etmiştik. Daha sonra dergimiz Yetkin Düşünce için bir söyleşi için sözleşmiştik. Fakat ilk önce sağlık sor

Sosyolojik Mabetler

İçinde yaşadığımız post/modern çağ bir yandan "mikro"ların serbest dolaşımlarını teşvik ederken, diğer yandan metateoriye karşı negatif söylemini "mikro"ların bir kanalda düzenli akması için örtük bir metateori'yi devrede durmaktadır. Bu durumdan "mikro"lar bir özgürlük çıkarırlarken, aktıkları kanalda herkes gibi olduklarını görmekte zorlanmaktadı

Gerçekliği kavramsallaştırmak

Kavram ile hayat arasındaki ilişkide düaliteden kurtulmak için her ikisi arasındaki mutabakatı sağlamak gereklidir. Bu bağlamda insanın içinde yaşadığı hayatın gerçekliğini iyi çözümlemesi, sorunlarını nasıl çözeceğini belirlemesi açısından önemli olduğu kadar kavramlarını yeniden içeriklendirmesini de sağlamaktadır. İdea ile madde arasındaki ilişk

"Kavramı Gerçeklik Saymak"

Felsefe ya da düşünce söz konusu olduğunda eşyayı okuma bakımından iki temel bakış açısı birbirinden ayırt edilir. Bunlar idealizm ile materyalizmdir. İdealizm gerçekliği ideada başlatıp, onun karşılıklarını dış dünyada ve materyalde aramaktadır. Materyalizm ise maddeyi esas alarak zihnin ve ideanın buna göre belirlendiğini iddia eder kısaca. Hegel

"Din"in anlamı nedir

Dinin neliği ve geleceğine dair toplumda gerek popüler gerekse daha entelektüel düzlemde tartışmalar yapılmaktadır. Bu tartışmalar dinin gerekli olup olmadığından başlayarak dindarlığın problemlerine ve dinin geleceğine kadar uzanmaktadır. Özellikle son iki konu daha yüksek düzeyde konuşuluyor görünmektedir. Günümüzde teknoloji ve dijitalleşmenin a

Yabancılaş(tır)an Din(darlık) II

Hemen peşinen söylemek gerekir ki, dinin asıl işlevi yabancılaşmanın aşılması yönündedir. Zira sadece fenomenal dünyanın değil, insanı kuşatan ve insanın direkt etki alanında olduğu gaybi hakikate dair bilgi vermesi söz konusudur. Tam da bu sebeple insanı kendi gerçekliğiyle karşı karşıya getirmektedir. Karl Marx her ne kadar "din halkların afyonud

Yabancılaş(tır)an din(darlık) I

Modern dönemle birlikte aslında din bir şekilde tartışmaların odağında hep yer almıştır ve bugün de takip edildiğinde insan(lığ)ın odaklandığı bir meseledir. Modernlik kurumsal anlamda kiliseyi tali bir şekilde konumlandırırken, aslında dini bir içerik ve heyecanla dünyayı yeniden kurmaya çalışmaktaydı. Bugün postmodern durum hakimiyetini devam ett