Selahattin Gezer

Selahattin Gezer

Milat
Yaşam 104 yazı 0 takipçi

Çocuklarımıza alfabeyi öğretebilsek...

Önce birkaç kelâm: Yüce Allah (Celle şânühü), arıya fıtratına ve ruhuna münasip bir vücut teçhizatı vermiş; onu bu donanımına uygun bir vazifeye sevk etmiştir. Arının varlığı ve yapısı bal yapmaya elverişli olduğu için, Allah onu o teçhizatla yaratmış ve bal üretmeye yönlendirmiştir. Buradan şöyle bir ders çıkarabiliriz: Allah, arıya böyle bir teçh

Ey Kuriş, hesap sorulur kuruş kuruş!

Son zamanlarda Alihan Kuriş denen şahsın tutuklanması, ele geçirilen korkunç miktardaki para ve yüzlerce kilo altın bana şunu düşündürdü: Bir adam düşünün; dünyadaki en pahalı, en muhteşem arabayı teslim almaya gidiyor. Arabanın kaportası altından, farları kristalden... Üstelik bu fırsatın belirli bir süresi var; tam zamanında adreste olmalı ki o m

Esir sofra bezi uçmasın diye

"Evet binlerce hikmetler için yaratılan Zühal'in herbir hikmetinde binlerce cihetler ve herbir cihetinde binlerce istifade edenler bulunduğu halde, 'Hilkatinde o adamın istifadesi, ille-i gaiyeden bir cüz' olarak düşünülmüştür' denilirse ne manii var Çünki ille-i gaiye, daima basit birşeyden ibaret değildir." (İşarat-ül İ'caz, s. 186) Tam burayı o

Farklı açıdan Mekke Anlaşması

Bir çayın demi, ittifakının berraklığında vücut bulur. Çok yandık, düşündük, yazdık; ittihad-ı İslam için feryat ettik. Dualar billur bir ark oldu, filiz oluştu. Tabiî süreç mevsimini tamamladı ve Mekke farklı bir dirilişe daha şahit oldu. Caydırıcı bir güç olmak, aynı zamanda zalime de yapılan bir iyiliktir. Çünkü onu çekindirir, geri durdurur ve

Denizler mürekkep ağaçlar kalem olsa...

Kâinat, baştan başa okunmayı bekleyen muazzam bir kitaptır. Bu kitabın her bir satırı, her bir kelimesi ve hatta her bir harfi, Sonsuz Kudret'in ilmini ve azametini haykırır. Kur'ân-ı Kerîm'de Mealen, "Yeryüzündeki ağaçlar kalem, denizler de mürekkep olsa... Allah'ın kelimeleri tükenmez" buyrulur. İlk bakışta insana bir edebî sanat veya mübalağa gi

Hakikatten rahatsız olanlara

Aç ve susuz kalmış bir insan, temiz ve helâl bir sofraya kavuştuğunda önce Rabbine hamd eder. Sonra da o nimete vesile olanlara teşekkür etmeyi ihmal etmez. Sofrayı hazırlayanların ihlâsını, hizmet edenlerin samimiyetini ve ev sahibine olan sadakatini takdir eder. O sofrada kullanılan malzemelerin mutfağa nasıl girdiğini, kimin ne yaptığını, içine

Hayretin Merkezi

Meğer Ben Dünya'nın Merkezini Değil, Hayretin Merkezini Arıyormuşum Çocuktum. Daha önce anlatmıştım ama bazı tekrarlar güzeldir. Beş-altı yaşlarındaydım. Oruç tutmaya dedem teşvik ederdi. Ben de çocuk hâlimle niyetlenir, gün ilerledikçe açlığa dayanamaz, mızmızlanırdım. Ama dedemin kendine has usulleri vardı. Bazen bir elma şekeri, bazen kırık leb

Hakikat zulme muhtaç değildir

Yalandan, hurafeden uzak ve hak olan bir dava zulmü tasvip etmez. Hakikatin peşinde olan insanlar medenidirler; asla bu fikirleri baskıyla, zulümle kabul ettirmezler. Dolayısıyla zulüm, hakikat olmayan bir davadan çıkar. Ellerindeki hakikat olmadığı için onu kabul ettirmek adına ancak zulme başvururlar. Çünkü akıl; çürük ve yanlış bir meseleyi, akl

Sahabe neden yüksek

Hiç zifiri bir karanlıkta aniden gözlerinize güçlü bir ışık tutulduğu oldu mu İnsan ilk anda ne yapacağını bilemez; gözleri kamaşır, bocalatır, neye uğradığını şaşırır. İşte sahabe-i kiram efendilerimiz de Cahiliye Devri'nin o kapkaranlık atmosferinde, Kur'an-ı Kerim'in o muazzam nuruyla bir anda karşılaştılar. Fakat o yüksek istidatları, sarsılmaz

İnsan çok büyük bir misafir

İnsan, gerçekten çok büyük bir misafirdir. Yeryüzü büyük bir sofradır. Semavat büyük bir sofradır. Sesler büyük bir sofradır. Görüntüler büyük bir sofradır. Rüzgârlar, denizler, dalgalar, bulutlar ve yağmurlar büyük birer ilâhî ikramdır. Peki sadece bunlar mı Hayır. Atomlar, zerreler, hücreler de başlı başına birer nimet sofrasıdır. Kâinatın her kö

Yoksa Nöbetten Kaçıyor musunuz

Size bu konudan önce, hayatın disiplinini özetleyen bir askerlik misaliyle başlamak istiyorum. Askerlikte nöbet yerine giden bir asker, görev süresini tamamladığında, arkasından gelen kişi nöbeti devralmazsa askerlik nizamına karşı ağır bir suç işlemiş olur. Demek ki herkesin nöbetini nizamlı bir şekilde, vakti geldiğinde devralması şarttır ki ordu

Ahbap Derneği bu millete ahbap değilmiş

Önce birkaç kelam... Aldatan insan bile aldatılmayı sevmez, istemez. Daha önce kaleme aldığım bir yazımda da ifade etmiştim: Bir insan kendisi yalancı veya sahtekâr olsa bile, kızının yahut oğlunun öyle biriyle evlenmesini asla istemez. İşinde hile yapan bir patron dahi yanında yalancı ve güvenilmez bir eleman çalıştırmayı kabul etmez. Bu misalleri