Öne Çıkan Konular | Tüm Yaşam Konuları →
Modern Müslüman: Değerler ve Zorluklar 64Ortadoğu'nun Gizli Savaşı 63İman ve Fedakarlık: Sınırları Nerede? 41Tarih ve İdeoloji: Tartışmanın Sınırları 15Şehir, Kimlik ve Değerler 10Düşünce, Dönüşüm ve Toplumsal Sorumluluk 7İlim ve İman: Bilimsel Delil Metafizik Söylemlere Dönüşür mü? 6Gelenek, Külfet ve Saygı Sınırları 5Diplomatik Çıkar ve Çift Standart 5İnsan ve Anlam Arayışı 3Müslümanlara Karşı Batı'nın Değişen Algısı 2Suça Sürüklenen Çocuklar: Ceza mı Rehabilitasyon mı? 2
#ahlak#Hadis#İslam#Ortadoğu#İslami düşünce#Jeopolitik#müslümanlar#Kur'ân#İsrail#kültür#Tasavvuf#teoloji#ihlas#Meşrutiyetçilik#ceza

Muhoozi Kainerugaba'nın Türkiye çıkışı ne anlatıyor

Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba'nın Türkiye'ye yönelik sosyal medya mesajları, Ankara-Kampala ilişkilerinde olası ekonomik ve diplomatik gerilim başlıklarını yeniden gündeme taşıdı. Afrika Boynuzu'ndaki güç dengeleri ve projeler üzerinden gelişen tartışmanın arka planı dikkat çekiyor.Sosyal medyada başlayan ve diplomasiye taşan çıkışlarUganda Cumhurbaşkanı

Aysel Arslanboğa

"Siz her gün misk mi sürünürsünüz"

Nâfî bin Abdurrahman hazretleri, Tebe-i tâbiîndendir.169 (m. 785) senesinde Medîne'de vefât etti.Esmer, güzel yüzlü idi.Ahlâkı da pek güzeldi.Yeri gelince mîzaha meyleden, güler yüzlü, hoşsohbet bir zâttı.Konuşurken ağzından "misk kokusu" çıkardı...

Abdüllatif Uyan

"Dünyâya, Allahü teâlâya kulluk için geldik..."

"İhlâslı amel yapabilmek için gafletten çok sakınıp, uyanık olunuz."Ebû Abdullah Antâkî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Antakya'da doğdu. Ailesi Antakya eşrâfından îtibâr edilen kimselerdi. 853 (H.239) senesinde vefât etti. Ebû Süleymân-ı Dârânî'nin sohbetlerinde kemâle geldi. Tebe-i tâbiîn neslinden olup, Fudayl bin

Vehbi Tülek

Çin'in Anlamsız Sessizliği...

Sevgili okur, ABD ile İran arasında Pakistan'da yapılan kalıcı ateşkes görüşmeleri olumsuz sonuçlandı. Ha bu sonuç tahmin edilmeyen bir durum değil... Çünkü... Amerika'nın İran'dan istedikleri kolay kolay kabul edilebilecek talepler değildir. Kusura bakılmasın da... Bu taleplere hiçbir ülke rıza göstermez... Hani bana ABD'nin taleplerini tek cümleyle

Güngör Avcıoğlu

Trabzon ve Karadeniz'i bir oluş olarak düşünmek

Ankara'da düzenlenen Trabzon Günleri etkinliğine değerli dostlarım Mehmet Yüksel ve Besim Şeref Ülker'le birlikte katıldık. Trabzon Günleri bağlamında düzenlenen etkinlikleri gezerken Trabzon ve Karadeniz hakkındaki düşüncelerimi ve duygularımı yazma ihtiyacı hissettim. Trabzon ve Karadeniz coğrafyasına baktığım zaman Karadeniz'in ve Trabzon'un insan ruhuna evrildiğini, tarihin

Prof. Dr. Bilal Sambur

Kötü sıfatlar, köpek gibidir

"Kalb meleklere mahsus bir evdir. Gadab, şehvet, hased, kibir gibi kötü sıfatlar, uluyan köpek gibidirler..."Sual: İnsanda bulunan bazı kötü huylar için köpek gibidir tabirini kullanmak uygun olur muCevap: Bu konuda İmâm-ı Gazâlî hazretleri Mişkât-ül-envâr kitabında buyuruyor ki:

Osman Ünlü

İslam Çağın Çok İlerisinde, Müslümanlar Çağın Gerisinde

Tarih boyunca hak ile bâtılın mücadelesi hiç durmadı. Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz manzara, sadece bir mücadele değil; aynı zamanda bir çelişkinin fotoğrafıdır: İslam, insanlığa rehberlik edecek kadar derin, kuşatıcı ve çağları aşan bir hakikat sunarken; Müslümanlar ne yazık ki bu hakikatin gerisinde kalmış, onun izzetini temsil etmekten uzaklaşmıştır. Kur'an,

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Beş vakit namaz farzdır!

Herkesçe malûm olduğu üzere, şartları taşıyan erkek-kadın bütün Müslümânlara, her gece ve günde, beş vakit namaz farz kılınmıştır. Namazın, her gece ve günde, beş vakit farz oluşu, edille-i şer'iyye-i erbaa (4 şer'î delîl) ile sâbit olmuştur. Geçen haftaki 2 makâlemizde, namazın günde beş vakit olduğuna dâir bazı âyet-i kerîmeler

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Fırat'ın suyu kırmızı mı akacak

Ahmed Sabri Görmüş: "Gündemde olan; ABD, İsrail'e İran'ın saldırısı üzerine olaylarla ilgili bir taraf evanjelist-siyonist diğer tarafta farklı mezhebe mensubiyeti açısından kamuoyunda farklı yorumlar yapılıyor. 'Zulme rıza zulümdür; taraftar olsa, zalim olur' düsturuna göre aklen-kalben oluşan meyiller açısından nasıl bir değerlendirme yapılabilir."Haberler Gerçekleşiyor

Süleyman Kösmene

Yolda, çile ve kavuşmak...

Bir Yusuf Masalı'nda arayan Şivekâr'dır, bizden biri, modern insan!.. Yola düşmek, aramanın eylem aşaması ve çileye muhatap olmak demek. Şivekâr'ın yolu da zor:"Karnı açÜstü başı lîme lîmeArtık narin ayakları çiziklerle doluDirseklerinde yara kabukları" (s. 83)

Alaattin Karaca

Mesih'in diyarında bahar...

Doğulular Paskalya, Almanlar Ostern (Doğu Güneşi) diyorlar...Mesih'in dirilişini Nisan çerçevesinde arayan Hıristiyanlar, dinlerinin ikinci büyük bayramında, Hz. İsa'yı (as) çarmıhtan dirilişe kutlarlarken; Avrupa'daki Müslümanlar ise, onun Hz. Muhammed'in (asm) şeriatıyla amel etmek üzere inişine bayram ediyorlar... Her iki halde de bu senenin Nisan'ında, Mesih'in diyarında bayram vardı.

Şükrü Bulut

Ekran Çağında Zihnin Kaybı: Okumayan Toplum Neden Yönetilir

Bu esaretin en tehlikeli yanı ise fark edilmemesidir. İlim: Sadece Bilmek Değil, Dirilmektir Klasik İslam düşüncesinde ilim, kuru bir bilgi yığını değildir. İlmin amacı, insanı dönüştürmektir. Bu anlayışta bilgi: Kalbe inmeli, Ahlâkla birleşmeli, Hayata yön vermelidir. Nitekim ilmin, insanı karanlıktan aydınlığa çıkaran bir nur olduğu vurgulanır.

Hüseyin Demir

Çeşme başını, güreş tuttuğu yiğitleri tek tek hatırladı...

Mis gibi lavanta kokan yün yatağının içinde sebebini bilemediği duygular içindeydi Doğan Bey. Gözlerini kapadı, ne yaptı ettiyse bir türlü uyuyamadı.Parlak ay, sıcak gece şirin ev sakinlerine fena tesir etmişti. Gündüzden daha ziyade sataşıyor, neşelenip gülüşüyorlardı. Matlube Hanım, mutfağa gidip gelişlerinde ayrı bir dörtlükle muhterem Çelebisini

Ragıp Karadayı

Takriz mektubunda Üçüncü Said niçin yok - 5

Takriz mektubunda Büyük Mehdî'nin dört vazifesi sayıldığı halde üçü izah edilmiş, cihad vazifesine temas edilmemiş.ünkü mektup tahminen 1940'lı yıllarda yazıldığı düşünüldüğünde; Bediüzzaman'ın Üçüncü Said dönemi 1949'da başladığından siyasî vazifenin tekmil dönemi gelmediği için cihad vazifesine de temas edilmediği görülüyor. Bediüzzaman'ın Üçüncü Said

Abdülbaki Çimiç

Esmeray'ın hayalleri

"Baba! Gitme, bırakma beni bu fırtınada!" diye feryat ettiğinde Esmeray on ikisindeydi...Anadolu'nun bağrında, her köşesi bereket fışkıran o büyük köyde, bir kız çocuğu dünyaya gözlerini açtı. 1977 yılının tozlu ve sıcak bir ikindisiydi. Teni toprağın rengindeydi; öyle esmer, öyle duru... Adını o yüzden Esmeray koydular. O doğduğunda babasının gözleri parlamış,

Ünal Bolat

"Otuz Bir Mart Hâdisesi" denilen o müthiş fırtına

"Otuz Bir Mart Hâdisesi" denilen o sâika ve müthiş fırtına, esbâb-ı adîde tahtında öyle bir istidad-ı tabiîyi müheyya etmişti ki; neticesi herc ü merc olduğu halde, min indillah, ehl-i kıyamın lisanına, daima mu'cizesini gösteren ism-i Şeriat geldi.O fırtınayı gayet hafif geçirdiğinden Nisan'ın nısfından sonraki gazeteleri indallah mahkûm ediyor. Zira o hâdiseye sebebiyet

Risale-i Nur'dan

Adalette ceza ve merhamet dengesi

Adalet; kamusal yaşamda, iş hayatında, sosyal ilişkilerde ve aile içinde uyulması gereken en temel ilkedir.Adaletin olmadığı yerde huzurdan söz edilemez. Nasıl ki beslenme ve barınma bedenimizin vazgeçilmez ihtiyacıysa, adalet de toplumsal varlığımızın vazgeçilmezidir.Toplumsal hayat, kurallar üzerine inşa edilir. Bu kurallar ihlal edildiğinde devreye

Raşit Yıldırım

Ağabey diyor ki; Yalancıdan öpücük alacağına akıllıdan tokat...

Uzun zamandan beri makaleler yazmaya, insanları da uyarmaya çalışıyoruz. Hiç kimseden iltifat beklemiyoruz. Çünkü niyetimiz Allah'ın verdiği nimetlere mazhar olmaktır. Bununla ilgili Yümnî (Emin) der ki: İstersen eğer mazhar-ı eltâf-ı Hak olmak Daim hazer et fâsık olan ehl-i riyâdan

İsmail Müftüoğlu

Politika cazgırları

Yetmiş yıl öncesinde, şehre uzaklığı elli kilometreden fazla olan köylerde, düğün yapılırken durumu iyi olan düğün sahibi, çevredeki en yakın yedi köyü ayrım yapmadan muhtar aracılığıyla düğüne davet ederdi. Yedi köyden her biri muhtarlarının yönetiminde köye gelirler, köy muhtarının odasına varırlar, muhtar da kendi köyünün her birinin durumunu bildiğinden birer, ikişer, üçer bütün evlere dağıtırdı.

Mahmut Toptaş

Zulüm ve işkence dersleri

Modern zamanların Batı dünyasının aymazlığında, insanlık büyük bir işkence altında. Bunu sadece bir çevreye hasretmek çok da sağlıklı değil. İnsanlığın gözünün önünde süregelmekte ve süregidecek savaşlara, çatışmalara bakıldığında normal bir seyir içinde olmadığı bir gerçek. İnsanlığı yöneten, çekip çeviren, yönlendiren güçlerin sınır tanımazlıkları mizaçları ve karakterleri ortaya koyuyor.

Ali Haydar Haksal

ABD ve İsrail ancak güçten anlar!

Resulûllah Aleyhisselâtu Vesselâm'ın risâletle görevlendirildiği ve İslâm Devleti'ni kurduğu dönemde Yahudi ve Hristiyanlar arasında bugünkü gibi dostluk ve müttefiklik ilişkisi yoktu. Kur'an-ı Kerim, asırlar öncesinden günümüze ışık tutmuş, Yahudi ve Hristiyanların birbirinin dostu, müttefiki, işbirlikçisi ve koruyucusu olduğunu şöyle bildirmiştir: "Ey iman

Siyami Akyel

NASA'da akıl, THY'de akraba

Wernher von Braun (roket sistemleri baş mimarı), Kurt Debus (fırlatma operasyonları ve Kennedy Uzay Merkezi kurucusu), Arthur Rudolph (Saturn V üretim yöneticisi), Walter Thiel (roket motorları uzmanı), Helmut Gröttrup (yönlendirme sistemleri mühendisi),

Güney Öztürk

Çağrı merkezinden zirveye: THY'de Ahmet Olmuştur dönemi

9 Nisan 2026. Türk Hava Yolları, yeni genel müdürünü açıkladı. Adı: Ahmet Olmuştur. Haberi okuyanların bir kısmı bu ismi ilk kez duyuyordu. Oysa o, tam 26 yıldır bu şirketin içindeydi. Sessiz sedasız, kademeli, ısrarcı bir tırmanışla.2000 yılında işe başladığında masası çağrı merkezindeydi. Telefon açıyor, soruları cevaplıyor, şikâyetleri dinliyordu. O masada oturan biri

Ömer Ekinci

"Allah katında yegâne din İslam'dır!.."

İslâm dini, Allahü Teâlâ'nın; son peygamberi Hazret-i Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem vasıtasıyla bütün insanlığa gönderdiği en son ve en mükemmel dindir. İslam'ın özü tevhittir. Tevhid; ilahlık, azamet ve yüceliğin sadece Allahü Teâlâ'ya ait olduğunun ilan ve ikrarıdır. Yani varlığın asıl sahibine teslim olmak, heva ve hevesin esaretinden kurtulup gerçek

Mehmet Can

Frankensteın'ın dijital doğuşu

İki hafta boyunca yapay zekânın devletle olan çatışmasını ve dijital ayak izlerimizin nasıl birer prangaya dönüştüğünü tartıştık. Bu hafta ise madalyonun diğer yüzüne, laboratuvarın derinliklerine bakıyoruz. Karşımızda, yaratıcısının elinden kurtulmaya çalışan bir "dijital canavar" mı var, yoksa sadece çok gelişmiş bir istatistik makinesi mi Anthropic vakasının en ürkütücü teknik detayı olan "Durumsal Farkındalık" kavramını masaya yatırıyoruz.

Doç. Dr. Taylan Maral

Dosdoğru...

Neyi nerede aradığımıza dikkat etmek gerek.Ahırda misk kokusu bulunmaz...Zaten olmaz!Hakikat satan, pazarda tezgâh açmaz mirim...Hem hakikat satılmaz, dağıtılır!Ne demiş irfan ehli;"Yalan gürültü çıkarır,hakikat ise daima sessizdir!"***Unutma, her şeyin müşterisi kendi kalitesine göredir!

Halime Gürbüz

İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğünden eğitimde yapay zekâ hamlesi...

Son günlerde eğitimle ilgili en çok konuşulan başlıklardan biri yapay zekâ. Kimi bunu büyük bir fırsat gibi görüyor, kimi de sessiz bir tehdit gibi. Bana sorarsanız mesele ne sadece fırsat ne de sadece tehdit. Asıl mesele şu: Biz çocukları nasıl bir geleceğe hazırlıyoruz 4 Nisan'da İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kongre

Bedri Yandımkaldım

Zamanı aşabilen objeler

Yenikapı'nın rüzgarı, Kadir Topbaş Fuar Merkezi'nin kapılarından içeri giremiyor. Çünkü dışarıdaki o telaşlı zamanın hükmü, bu eşikten öteye geçmeye yetmiyor. Başka bir takvim yaprağı asılı içeride. Anadolu'nun dört bir yanından, Kapalıçarşı'nın loş dehlizlerinden, Sultanahmet'in kadim avlularından kopup gelmiş ustalar, zamanı kendi tezgahlarında usulca yeniden kuruyor.

Latif Bozdoğan

İstiğfar, tefekkür, zikir, şükür (3)

Ey müminler, sizi ne mallarınız, ne evlatlarınız Allah'ın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ebedî zarara uğrayanlardır. (Munafıkûn:63/9) Ayeti kerimeye dikkatle yoğunlaştığımızda çok manidar bir ayrıntı ile karşılarız. İnsan mala servete bir de ailesine özellikle evlatlarına çok düşkündür. İşte bu, eğer zikir ibadetine mal, servet ve aile özellikle evlada düşkünlük insanın aleyhine gelişebilir. Tehlikelidir.

İlhan Oral

Münafık şer ittifakının melanetleri(9)

ABD, önce müttefiklerini cepheye sürdü. Sonra da kendisi savaşa girdi (1963-1973). ABD, müttefikleriyle birlikte yaklaşık 1.830.000 kişilik bir kuvvetle 'söz dinlemeyen' Kuzey Vietnam'a saldırdı. Kuzey Vietnam ve müttefikleri buna 461.000 kişilik bir kuvvetle karşılık vermeye çalıştılar. Kuzey Vietnam'ın, hem üstün teknolojik silahlarla donatılmış ve hem de sayıca üstün olan

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Koç burcunda kironik yeniay

17 Nisan Cuma saat 14.51'de Koç burcunda Yeniay gerçekleşiyor. ok aktif ve agresif sürece işaret eden yeniayın astroloji haritasına baktığımızda ilk dikkat çeken şey, Koç burcunda çok sayıda gezegen oluşu. Ay, Güneş, Satürn, Mars, Merkür, Neptün hepsi Koç burcundalar. Dolayısıyla olayların çok hızlı gelişeceği, bir müddet için ateşkes arası veren savaşın tekrar

Öner Döşer

Üstad'ın 100 yıl öncesi sürgünü (1)

Said Nursî'nin 1925 yılındaki Şeyh Said İsyanı sonrası Batı Anadolu'ya (önce Burdur, sonra Isparta/Barla) sürgün edilmesi, Türkiye'nin yakın tarihindeki en çok tartışılan konulardan birisidir.Bu sürgün olayını hem dönemin devlet aklı, hem de tarihî belgeler ışığında objektif bir şekilde değerlendirmek gerekirse; İlk olarak devletin bakış açısından yani güvenlik

M. Fahri Utkan

Göz kamaştıran İslam güneşi...

Gandhi: "Batı, korkunç bir karanlık içindeyken, Doğuda parlayan göz kamaştırıcı İslam güneşi, azap çeken dünyaya ışık, barış ve rahatlık vermiştir."İslamiyet'i dikkatle ve insafla inceleyen kimseler, bu dinin yüceliğini ve ona olan hayranlıklarını ifade etmişlerdir.Mahatma Gandhi,

Salim Köklü

Hiç kitap okumamışlar kulübü!

Yine ünlü bir şahsiyet ve bugüne kadar hiç kitap okumamış olması sorunsalı ile karşınızdayım... Kitap okumamak sorun mu Bence sorun! Yaşını başını almış bir insan evladı, hayatında bir kez olsun bir kitap sayfası çevirir yani, nedir!! Neyse... Bu kez kitap okumayan kişi kim derseniz... Ünlü futbolcu Caner Erkin! Onu ifşa eden de eşi, oyuncu Şükran Ovalı. Katıldığı bir programda anlattı; kocasını

Şirin Sever

Kanser aşısı bulundu mu

YILLARDIR haber sitelerinde, sosyal medyada servis edilen o meşhur başlığı mutlaka görmüşsünüzdür: "Kanser aşısı bulundu''.Oldukça heyecan ve umut uyandıran bu ifadeler, içerik doğru aktarılmadığında yanlış anlaşılmaya çok müsait oluyor. Madem çözüm bulundu hemen gidip olalım ne duruyoruz değil mi Ancak bahsi geçen "kanser aşısı" tek bir aşı değil, olamaz da. Kanser

Dr.Furkan Burak

Tevekkül nedir

Sor BakalımTevekkül, elimizden gelen çabayı, gayreti, çalışmayı yaptıktan sonra neticeyi, sonucu Allah'a bırakmak anlamına gelmektedir. Tevekkül, kadere rıza ve Allah'ın hikmetine güvenmektir. Ama "tevekkül ediyorum" diye hiç çalışmamak tembelliktir. Meselâ bir sınavınız var. Eğer hiç ders çalışmazsanız ve "Ben Allah'a tevekkül ettim" derseniz, bu doğru olmaz.

Mehtap Yıldırım Yükselten

Temyizden teklife

ŞİİRSüfyan İbni Uyeyne dört yaşında hafızdır, İlmî meseleleri konuşmaya haizdir, Sinn-i temyiz demek ki dört yaşında başlıyor, Hanefî mezhebiyse yedi yaşında diyor. Mümeyyizlik vasfıysa sinn-i temyizle başlar, Bunun zamanı ise sinn-i teklif yaşına kadar, Bu iki yaş arası ergenliğe hazırlar,

Mehmet Kovancı

Müslüman kimlik-kişilik- şahsiyet sahibidir!

Din, insanı ruhen, ahlaken bulunduğu yerden yukarı taşımayı vadeden bir değerler bütünü iken nasıl oluyor da örneklerini görüp hayal kırıklıkları yaşadıkça 'Dindarlar düne göre daha mı az ahlaklı' sorusunu sormak durumunda kalıyoruz Dindar insanın referansından dolayı daha düzgün durmasını bekliyorsunuz ama pratik her zaman teoriyi tutmuyor. Benzer şekilde yozlaştık, dünyevileştik.

Yaşar Değirmenci

"Her Şeye Yeniden Başlamak" nasıl doğdu

"Kitap nasıl doğar" sorusuna her yazarın vereceği cevap farklıdır.ünkü her kitabın özel bir doğuş hikâyesi vardır. Bazı kitaplar, sanki bütün şartlar onun doğumunu kolaylaştırır, zaman, olaylar, mekânlar onu bekler ve ne yazara, ne yayıncıya, ne dağıtımcıya çok da bir zahmet vermeden sühuletle dünyaya gelir. Zaten böyle bir hikâyesi olan kitabın da okuyucusu bunu hisseder, kitabı

Sebahattin Yaşar

Fazla yapay zekâ çalışana zarar

Bir teknoloji firmasındaki 200 çalışanla yapılan araştırma yapay zekâ araçlarının iş yükünü azaltmak yerine yoğunlaştırdığını ortaya çıkardı. Nasıl mı Çalışanlar yapay zekâ sayesinde 'daha fazlasını yapmayı' mümkün ve hatta tatmin edici buldukları için tamamen kendi inisiyatifleriyle iş yüklerini artırmış.Performansı ve çalışma verimliliğini artırmak, işverenleri daima heyecanlandırır.

Umut Fırat Eroğlu