Kayıtsızlığın vasatlığı - Av. Selin Bakan

Modern dünyanın siyasal dili uzun süredir aynı telkini fısıldıyor: Mesafeli ol. Tarafsız kal. Dünyayla arana güvenli bir çizgi çek. Apolitik olmak, bir dönem "bireysel özgürlük", "pozitif yaşam" ya da toplumsal kaygıyı yük gibi gören bir minimalizm anlayışı altında cazip bir tercih gibi sunulmuş olabilir. Ancak bugün, içinde yaşadığımız dünyanın ağırlığı karşısında bu tutum ne masumdur ne de ahlakidir.

Olaylar Ve Görüşler

En kolay sömürülen işçi - Prof. Dr. Çağatay Güler

Belki genelden başlamak daha uygun olacak: Uluslararası kaynaklara göre 1 milyardan fazla insan çatışma, şiddet ve kırılganlıktan etkilenen ülkelerde yaşıyor. Her yıl milyonlarca insan da afetlerden etkileniyor. Bu sayıların yaklaşık üçte birini çocuklar oluşturuyor. atışmalar ve afetler insanları öldürüyor, sakatlıyor, yaralıyor ve evlerinden, yaşadıkları bölgelerden kaçmaya

Olaylar Ve Görüşler

İnsanı insan yapan değer - Dr. Hüseyin Özkahraman

İnsan, yalnızca biyolojik bir varlık değildir; anlamını ve kimliğini toplumsal ilişkiler içinde inşa eden sosyal bir öznedir. Bireyin gerçek anlamda "insan" olabilmesi, içinde yaşadığı toplumla kurduğu ilişkiler, benimsediği değerler ve bu değerleri davranışlarına yansıtabilmesiyle olanaklıdır. Aileden başlayarak yakın çevre aracılığıyla aktarılan kültürel ve ahlaki miras, kişilik gelişiminin ve toplumsal uyumun temelini oluşturur.

Olaylar Ve Görüşler

NATO: Bir ittifakın ölümü mü Türkiye nerede

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak "Grönland'a dokunmayın, Grönland satılık değil" pankartları sallıyordu. Kent bu kadar büyük bir protesto mitingine kolay sahne olmaz. Bundan kısa süre önce Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, İngiltere, Hollanda ve Finlandiya; Danimarka ile dayanışma açıklamışlar

Orhan Bursalı

İransız iki proje

Medya kuruluşlarının temsilcileriyle yaptığı bilgilendirme toplantısında, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a "Türkiye'nin Suudi Arabistan veya Mısır'la güvenlik ittifakı kurup kurmayacağı" sorulmuş. Fidan "An itibarıyla görüşmeler, konuşmalar var. Ama biz herhangi bir anlaşmaya hâlâ imza atmış değiliz"

Mehmet Ali Güller

Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz. Ne garip... Bir diploma konuşmaya başladık. Sonra bütün diplomaları konuşmaya başladık. Devletin elindeki verilerin delik deşik edilmesinin sonucunun, her türlü belgenin satılmasına neden olduğunu gördük. En ilgincini geçen cuma gördük. anakkale'deki müstahdemin yükseliş hikâyesinden söz ediyorum.

Barış Terkoğlu

Grönland

Kendisini dünyanın efendisi sanacak kadar narsisizmin esiri olan ABD Devlet Başkanı Donald Trump'ın, Danimarka'ya ait olan Grönland adasını gasp etme girişimleri, tüm dünyayı ilgilendiren ve uluslararası dengeleri alt üst eden bir krize dönüştü. Grönland krizi hem NATO'nun kendi içinde bölünmesine hem ABD ile Avrupa Birliği'nin

Örsan K. Öymen

İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell'in İskenderiye Dörtlüsü'nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir'de. O sırada (1962-1963) İzmir'in Bornova'sında 57. Er Eğitim Topçu Tugayı'nda yedek subaylığımı yapmaktaydım.

Özdemir İnce

Trump Nobel'e de çöktü

Sadece zorbalık değil, aynı zamanda arsızlık. Göz göre göre Nobel'e de çöktü! Donald Trump'tan bahsediyorum. Dünyanın gözleri önünde kameralara karşı, başkasına ait bir Nobel'i ele geçirmenin keyfiyle 32 diş poz verdi. ABD başkanı ile görüşebilmek için ortaçağ krallarının vasalları gibi madalyasını alayı valayla Trump'a takdim eden Venezuela muhalefet lideri

Nilgün Cerrahoğlu

YÖK'ün genelgesi, laik ve bilimsel üniversiteye darbedir!

İçeride açılım ve ünlülere uyuşturucu soruşturmaları, dışarıda Trump'ın emperyalist planları ve Suriye'de Şam ordusu ile SDG'nin çatışması derken bu hafta gündemde öne çıkarılmayan ama hayatımızı derinden etkileyecek bir gelişme daha oldu. Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK), 12 Ocak'ta tüm üniversitelere gönderdiği bir

Zülal Kalkandelen

Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur. Ama bu dizi fazla uzadığı için, tek bir yazıda bu iki tartışma konusunda bazı sorular sorup güncel ittifak sorunlarını da Salı günkü yazıda belirleyip diziyi 6. yazıda bitirmeye karar verdim. ***

Emre Kongar

Tekinsiz... Bak ama anma!

Milyonlarca veli, yüz binlerce öğretmen iyi tanıyor, biliyor. Bir yazıda tekinsiz bakan demiştik. Bilmeyenler, tanısın bilsin diye mi nedir, akıl almaz herzeler yiyor. Sonuncusunu önceki gün mübarek Miraç Kandili günü yedi. *** Karne tatiline giren milyonlarca ilkokul 1 ve 2. sınıf öğrencisine karne yerine "gelişim raporu" dağıttırdı.

Ahmet Tan

Mutlu son yakın

F.Bahçe şampiyonluk istiyor, iyi futbol oynuyor. Alanya gibi dişli bir takım karşısında 2 kez geriye düşüp 3 puanı almak çok önemli. G.Saray artık psikolojik olarak SarıLacivertlilerin gerisinde kaldı. Zirvede puan farkı 1'e indi. Tedesco taşları yerine oturttu, her oyuncusundan büyük katkı alıyor. Yönetim üzerine düşeni yaptı, yapıyor. Sıra mutlu sonda.

Hilmi Türkay

Uyuşturucu nasıl patladı

Türkiye uyuşturucu madde kıskacında. Dolaylı kullanımın yasak olmadığı New York ile Amsterdam'ı saymazsak esrar-kokainin en yaygın içildiği iki kent Barselona ve İstanbul. Son dört yılda inanılmaz artış var açık kaynaklardaki verilere göre. Yüzde 400'ün üzerinde yükselmiş kullanıcı ve özendirici sayısı. Bebek, Arnavutköy, Ortaköy hattı uyuşturucu trafiğinin merkezi. Büyük bir pazar var! Peki yasak olan bu madde nasıl yaygınlaştı, peynir ekmek gibi satılıyor

Arif Kızılyalın

Şen ola Sebat şen ola

1923'te Akçaabat'ta kurulan Sebat Gençlik Spor, 1968-69 sezonunda ilk kez bir ilçe takımı unvanıyla Türkiye Amatör Futbol şampiyonu olarak adını Türk futbol tarihine altın harflerle yazdırmayı başardı. Rahmetle andığımız İsmet İnönü'nün 40 lira bağış yaparak fahri başkanı olduğu asırlık çınarımız Sebat Gençlik Spor Kulübü bir ekol ve bir okul. Kimler geldi kimler geçti.

Hayri Güner

Tedesco farkı

Derbi öncesi gazetemize verdiğim görüşte iki teknik direktörün taktik detayları ön plana koyduğunu 90 dakikanın belirleyici faktörünün de bu olacağını belirtmiştim. Nitekim maçın ilk anından hakemin bitiş düdüğüne kadar oyuncularının ne yapacağını harfiyen planlamış Tedesco derbinin kazananı oldu. Bu sonuç sürpriz mi Asla değil... ünkü sahada ne istediğini bilen,

Adnan Dinçer

Hediye

Sezonun "piyangodan çıkan" derbisinde Fenerbahçe daha tutkulu daha konsantre. Ayağının tozuyla kadroya eklenen Guendouzi de dahil olmak üzere herkesin aklında kazanmak var. Galatasaray'da ise bu tablonun tam tersi söz konusu. Sahadaki 11 kişinin hepsi ruhlarını takım otobüsünde bırakmış adeta. SarıKırmızılı takım maçın ilk 20 dakikasını

Ebru Kılıçoğlu

Hep kasa kazanıyor

Medyamızın, taraftarların, menajerlerin ve aracıların en sevdiği dönemdeyiz; ara transfer dönemi. Yine medya reyting yapacak, taraftar takım düzelecek diye umutlanacak ama asıl menajerler bayram yapacak. Bu dönem menajerler ve aracılar için yaz döneminden de daha fazla sevinçle karşılanan bir dönem. ünkü nerede takımında zaman alamamış, uzun sakatlık yaşayıp yaşı 30'u aşmış, kısacası nerede

Gülengül Altınsay

Poirot olmaya gerek yok!

Euroleague'de ilk yarı, ertelenen Olympiakos-Fenerbahçe Beko maçı hariç bitti. Puan cetveline baktığımızda ilk iki sırayı bu yıl yeni gelen Valencia ve Hapoel'in aldığını görüyoruz. İspanyol temsilcisi ACB'de en üst sıralarda. Ama buna karşılık sezon başında toplama takım görüntüsü veren Hapoel'in devreyi 2. bitirmesi benim için sürpriz oldu. Her sonuca açık maçlarla dolu bir

Erman Kunter

Kızılelma

1-2 şey yazmak farz oldu.Milli takım ilk maçını 1923'te oynadı.102 yaşında.Cumhuriyet'le aynı yaşta. Euro 2024'te Avusturya'yı yendik.MSÜ rektörü Erhan Afyoncu hocamızın aklına 'Kızılelma' geldi.

Bilgin Gökberk

Ekonomi

İtiraz eden kadınların yılı

Bugün sevgili arkadaşım Hrant Dink'in ölüm yıldönümü. 19 yıl önce, "güvercin tedirginliğindeki" yaşamı bir tetikçinin kurşunuyla sona erdi. Hrant niçin öldü, kim öldürdü; bu sorular hâlâ karanlıkta. Adalet yerini bulmadı. Aslında adalet arayışı artık yalnızca bir dava başlığı değil; gencinden yaşlısına, ağacından hayvanına bu ülkede yaşayan herkes için hayatın merkezine yerleşmiş bir hayal.

Jale Özgentürk

İran'ı düşünürken

İran'da halk yine büyük cesaretle molla rejimine başkaldırıyor. Molla rejimi yine bu isyanları şiddetle bastırıyor. Yine Batı medyasında "Bu kez farklı", "İran rejimi artık dayanamaz" filan... Peki "Daha fazla dayanamazsa ne olur" Öncelikle üç konu üzerinde düşünmek gerekiyor. 1)

Ergin Yıldızoğlu

Kıdem tazminatı koşulları nedir

Soru: Emeklilikte yaş şartı dışında diğer koşulları yerine getirerek işten ayrılan sigortalılara kıdem tazminatı hangi koşullarla ödenir Ali B. SSK sigortalıları 1475 sayılı kanunun yürürlükte bırakılan 14. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmeleri halinde kıdem tazminatına hak kazanmakta olup, maddenin birinci fıkrasına 4447 sayılı

Nergis Şimşek

Uyuşturucu sorunu

Sorunlar, neden/nedenlerine doğru tanı konarak, nedenler ortadan kaldırılarak çözülür. Uyuşturucu sorunu, toplumun ciddi beka sorunudur. Operasyonla, ünlü gözaltılarıyla magazinleştirilerek çözülebilecek bir sorun değildir. Birey, niçin uyuşturucu kullanmış, düşünce, algılama etkinliğini azaltma, bilinç bulanıklığı yaratma, mesnetsiz hayallere kapılma gereği mi duyar Bu

Öztin Akgüç

Emekli

alışma hayatları boyunca ödedikleri prim ve vergiler karşılığında, üretim sürecinden çekildikten sonra ekonomik anlamıyla ertelenmiş gelir elde eden kişilerdir emekliler. Verimliliğe göre olmayan, sabit nominal değerler üzerinden bu ertelenmiş gelirlerini alırlar. Emeklilikleri ile beraber onların işgücü piyasasından tamamen çıkmaları beklenir, rasyonel olarak.

Veysel Ulusoy

Kalkınma ve akademik meslekler

Birinci sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; makineler, buhar gücü ve fabrika sisteminin oluşmasıydı (1760-1840). İkinci sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; elektrik enerjisi, seri üretim, kimya sanayi, montaj hatlarıydı (1870-1914). Üçüncü sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; bilgisayarlar, internet, mikro çipler, robot teknolojisi, otomasyon oldu (1970'e kadar). Günümüzde

İrfan Hüseyin Yıldız

Bu iktisat bize nerelerden geldi (8)

Mevsimin son yazısı ile bu diziyi noktalayalım. Yazdıklarımı yinelemeyeyim. İleride satırbaşı olacaklar varsa onlara dikkat çekeyim. Kapitalizmdeyiz ve onu konuşuyoruz. Onu kavramalıyız. KISA BİLGİ İki yüzyılı aşkın süredir gelişip kurumlarını oluşturmuş kapitalizm, 1970'lerde, sermaye sınıfının "servet"e doğru yol alacağı bir rotaya yöneliyor. İnsana değil,

Bilsay Kuruç

Kültür-Sanat

Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası! Bir yanda "Olamaz", "Yok artık" dediğimiz her şey olmakta. Öte yanda muhteşem bir dayanışma, olağanüstü bir "Her şey çok güzel olacak" inancı... Bu ikisi arasında gidip gelirken aman sıkı durun, enseyi karartmayın. Adalet nöbetini, direnme gücünü, hak hukuk arayışını elden bırakmayın. Geçen hafta içinde

Zeynep Oral

Lucia Di Lammermoor ve Gencer

1929 Ekonomik Buhranı'nın ardından yerli mallar önem kazanmış, bu nedenle Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kurulmuş, 1930-1932 yılları arasında Ankara'da Türk Ocağı ve Evkaf Apartmanı'nda yerli ürünlerden oluşan sergiler açılmıştır. Kalıcı bir sergi evi binasının gündeme gelmesiyle de Mimar Şevki Balmumcu'nun tasarladığı Ankara Sergi Evi binası 30 Ekim 1934 günü Başbakan

Tolga Aydoğan

Adana'da Ahmet Erhan...

Dün Adana'da Tüyap kitap fuarında Cumhuriyet Yayınları'nın düzenlediği bir söyleşi ile Ahmet Erhan'ı andık. Şairin dostları Özcan Karabulut ve Ferruh Tunç'un konuşmacı olduğu etkinlik, "Alacakaranlıktaki Ülkede Bir Şair" başlığını taşıyordu. Ne yazık ki Ahmet Erhan'ın ilk şiir

Eren Aysan

Mollalar hicret eylese...

Ah keşke bunu yapabilseler. O zaman İran'ın sorunlarının önemli bir kısmı çözülür. Tarihte iki kez hicret eylediler. Kaçar hanedanlarından Muzafferüddin Şah döneminde halka yönelik baskılar ve ağır vergileri protesto etmek için mollalar iki kez büyük yürüyüşe kalkıştı. Birincisine "küçük hicret", ikincisine de

Miyase İlknur

İnsan olmanın ölçütü: Kitap

Toplumun ve kişinin uygarlığının, çağdaşlığının ölçütlerinden biridir sahip olduğu kitaplıklar. Uygarlıkla kitap ilişkisinin en çarpıcı örneğini görelim: Naziler, Almanya'da iktidara geldiklerinin dördüncü ayında, 10 Mayıs 1933 akşamı Berlin Üniversitesi'nin önüne yığdığı binlerce kitabı ateşe verdi. Bu ateş, 12 yıl sürecek Nazi düzeninin yani

Öner Yağcı

Masaldan romana geçiş

Kars'ta dünyaya gelen Yücel Feyzioğlu Cilavuz İlköğretmen Okulu'nu bitirdikten sonra Almanya'da Goethe Enstitüsü'nde dil eğitimi gördü. Bu arada Andersson Yazarlık Akademisi'ni bitirdi. Uzun yıllar süren öğretmenliğinde topladığı masalları derste öğrencilerle de değerlendirdi. 1985 yılında emekli olduktan sonra da masalların kaynaklarına inmek amacıyla o ülkeden bu ülkeye gezip masalların kaynaklarına ulaştı.

Adnan Binyazar

Ayla Erduran'ın ardından

Tam geçen haftaki Ayla Erduran'ı anma etkinliği üstüne yazımı hazırlarken sevgili Yeşim Gürer Oymak'ın İKSV Genel Müdürlüğü'ne atandığını duydum. Yeşim, benim Boğaziçi'nde öğrencim-asistanım olmuştu. O günlerden beri başarılarıyla hep ileriye doğru evrildi. Alçakgönlünden ve güler yüzünden hiçbir şey eksilmedi. Sanat dünyamızın örnek alması gereken bir kişisi oldu. Onu sevgiyle kucaklıyorum.

Evin İlyasoğlu

Zulüm devri

Ülkelerin yaşamında çeşitli sıfatlarla nitelelenen dönemler, eski adıyla devirler vardır. Ben daha uzun bir süreyi kapsadığını düşünerek yazımın başlığında devir sözcüğünü kullanmayı yeğledim. 20 yılı aşkın bir süredir yaşamakta olduğumuz dönem, gelecekteki tarih kitaplarında, özellikle son yılları bakımından, öyle sanıyorum ki zulüm devri diye adlandırılacaktır.

Ataol Behramoğlu

Bezdirinin (mobbing) formülü

oğunlukla işyerlerinde veya okullarda bezdiri, birkaç kişinin bir kişiye veya bir amirin bir elemana yönelik olarak psikolojik tacizde bulunmasıdır. Başlangıçta dışarıdan görülen belirgin bir saldırı yoktur, bezdiriyi uygulayanlar hedef kişiyi belli belirsiz dışlamaya başlarlar. Koridorda görmemezlikten gelirler, alt statüde görevler verilir. Üst üste telefon ederler ona. Telefonda ses çıkmaz,

Üstün Dökmen

Hrant Dink'in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı... Hrant Dink, doğduğu toprakları doğurduğu tüm acılarla seven ve yurduna "milliyetçi" geçinen tüm ırkçılardan, faşistlerden daha bağlı; ona buna satılmış hainlerle en doğru mücadeleyi verendi.

Mine G. Kırıkkanat

Şiirin ve acının ülkesi İran

Sevgili okurlarım İran'da aralık ayından bu yana iktidara karşı yapılan protestolar şiddetini artırarak sürüyor. İnternet ulaşımı olmadığından biz de İran'ı pek de sevmeyen Avrupa ve Amerikan basınından bir şeyler öğreniyoruz. Trump da "Ha vurdum vuracağım" diye tehdit ediyor. Şimdi gelelim işin püf noktasına, bazı ülkelere Batı kendi gözlükleriyle bakar. Örneğin bizde bile

Işıl Özgentürk

Gündemin son kullanıcısı

Bugünlerde sık sık yeni gelişmelerle karşı karşıya kalıyoruz. Gündem epey yoğun; her olay, kendi yan başlıklarıyla birlikte yeni odak noktaları üretiyor. Bu yoğunluk içinde en çok tartışma yaratan mesele ise gündemin baş döndürücü bir hızla değişmesi ve kitlelerin yaşananları tartışıp sindirecek zamanı bulamaması. Bu durum, beraberinde bir seçicilik sorununu da getiriyor.

Deniz Ülkütekin

Kemal Tahir'i bugün okurken...

Bir dostum, kendisiyle Beş Romancı Tartışıyor'un yeni basımı* üzerine konuşurken şunu sormuştu bana: "Bunca öngörülü diyorsun, tarihi baktığı yerden okumaya çalışan biri diyorsun madem, peki Kemal Tahir aydın mıdır" Kestirmeden şöyle bir yanıt verebilirdim: "Roman yazdığına göre aydındır!" İhtimal, ardından hemen şunu soracaktı:

Feridun Andaç

İran: Kontrol Edilebilir Kaosun Kıyısında

Bazı ülkeler vardır; haritada çizilen sınırlarından fazlasıdır. Bir ruh hâlidir, bir tarih tortusudur, bitmeyen bir iç konuşmadır. İran tam da böyle bir yer. Bugün ülkede yükselen hareketler ekonomik temelli gibi görünse de sokaklardaki öfke, sadece yükselen fiyatların ya da boş tencerelerin sesi değil. Ekonomik kriz bir sonuç. Peki halkın yoksullukla, yoksunlukla sınandığı bir ülkede Ayetullahlar

Sadık Çelik

Beslenme Piramidi tersine döndü!

Beyaz Saray'dan 7 Ocak'ta gelen açıklamayla birlikte, uzun süredir gündemden düşmüş gibi görünen bir kavram yeniden kendini hatırlattı: beslenme piramidi. Oysa Amerika Birleşik Devletleri, 2011 yılında klasik piramit modelini terk etmiş, bunun yerine "MyPlate" adı verilen ve tabağın görsel olarak bölümlere ayrıldığı daha sade bir anlatımı benimsemişti. Bu nedenle yeni piramit,

Güneş Aksüs

2025 'Seçimsizleştirme'den 'Hayırsever Monarşi'ye geçiş yılıydı

2025 yılı, startı1 Ekim 2024 tarihinde verilen, siyasi iktidarın 'Terörsüz Türkiye', karşı tarafın ise kısaca 'özüm' diye adlandırdığı sürecin devamı olarak başladı! Başladı diyoruz çünkü adı geçen süreç, özelde İstanbul olmak üzere yurt genelindeki CHP'li belediyelere yöneltilen suçlama ve yargılamalara bir plan dahilinde eklemlenip, değişerek devam etti. 2025 yılı siyasi iktidarın,

Feyzi Açıkalın