Emperyalizmle mücadele (12)

Bugün 30 Ağustos; 104 yıl önce Anadolu ve Trakya'da Emperyalizmin mağlup edilerek tarihin akışının değiştirildiği gün: Emperyalizmle gerçek mücadele, Mustafa Kemal Atatürk'ün yaptığı gibi gerektiğinde savaşla, gerektiğinde "Üniter ve Ulusal Cumhuriyet kurmakla" ama mutlaka "İç ve dış sömürüye karşı, Ulusal Bilinç'le" yapılır!

Emre Kongar

Oyun içinde oyun!

ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Suriye'de yaşanan gelişmeleri coşkuyla karşıladı ve şu sözleri bir kez daha gösterdi ki Ortadoğu'da sahnelenen oyunun senaryosunu yazıp herkese rolünü dağıtan ve kurguyu da yapan ABD'dir: "ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Planı'nın devamında, herkes

Zülal Kalkandelen

Acemoğlu'nun itibarı

11 Eylül'ün üzerinden 25 yıl geçti. İnsan hakları, özgürlükler ve demokrasiler çağını yücelten 20. yüzyıl dünyasını, bir daha geri gelmemek üzere geçmişe gömen o lanetli günde İtalya'daydım. Saldırıların hemen ertesinde "onlar ve biz" şeklinde Müslüman dünyayı dışlayan ve kökten biçimde ötekileştiren bir "kültür ve uygarlık savaşı" başladı.

Nilgün Cerrahoğlu

Büyük bir yürekle kuruldu Türkiye... Koskoca bir cesaret ve inançla......

Kazanacağız yüreğiyle... Başaracağız inancıyla... *** Var olabilmek için başka hiçbir seçenek, çare yoktu. Ya Türkiye var olacaktı, kırmızı beyaz bayrak özgür ve bağımsız dalgalanacaktı. Ya da köhnemiş, çürümüş, parçalanmış ve artık yıkılmış ve teslim olmuş bir padişahlık kurumu, Sevr Antlaşması

Orhan Bursalı

30 Ağustos Büyük Taarruz'un stratejik noktaları

30 Ağustos Türklerin ölüm kalım savaşıdır. Bu savaş, şunu gösteriyor: Türkler, ya bağımsız yaşayacak ya da esir olacaktır. Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922'de başladı. Sakarya Meydan Savaşı'ndan yaklaşık bir yıl gibi uzun bir süre geçmişti. Bu uzun sürede Mustafa Kemal'in izlediği strateji, üç nokta üzerinde yoğunlaşmıştır. Atatürk Nutuk'ta bu üçlü stratejiyi şöyle anlatıyor:

Alev Coşkun

Gerçek kumandan kimdir

30 Ağustos bir milletin yalnızca vatanını değil, geleceğini ve onurunu da savunup zafere ulaştırdığı günün adıdır. Hepimize kutlu olsun. "Büyük Taarruz ve Başkumandanlık Meydan Muharebesi"nde milletin gösterdiği irade ve kazandığı bu emsalsiz zafer 104. yılında da "ampül gölgesi"ne rağmen Türkiye Cumhuriyeti'ni aydınlatmaya devam edecektir.

Ahmet Tan

Türkiye bir etnik mozaik değildir

4 Nisan 2013 tarihli Aydınlık gazetesinde yayımlanan bu yazımı 13 yıl sonra da okunmasının (anlayana) yararlı olacağını düşündüğüm için ilginize sunuyorum: Uyanığın biri bir zamanlar, Türkiye'nin bir etnik mozaik olduğunu söylemiş ve Başbakan Erdoğan gibi saymaya başlamış: Laz, Kürt, Zaza, (kimileri saymıyor) Arap, Arnavut, Boşnak, erkez, Pomak...

Özdemir İnce

30 Ağustos'u kimler kutlamaz

II. Viyana Kuşatması'nda başlayan 238 yıllık geri çekilme Mustafa Kemal ve askerlerinin olağanüstü mücadelesiyle Sakarya Meydan Savaşı'nda durduruldu. Düşmanın bütünüyle püskürtülmesi için stratejik planlama yapıldı ve 26 Ağustos'ta başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta Türk milletinin sömürgecilere ve işgalci ortaklarına karşı kesin zaferini duyurdu.

Çiğdem Bayraktar Ör

30 Ağustos'un destansı ruhu - İhsan Tayhani

Büyük Taarruz'un güncesi baş döndürücüdür! TBMM tarafından gıdım gıdım verilen (üçer ay) başkomutanlık yetkisini, 20 Temmuz'da son kez ve süresiz olarak üstlenen Mustafa Kemal Paşa, Ankara, Batı Cephesi Karargâhı, Akşehir ve Konya arasında düşmanı yanıltıcı-taktiksel bir koşuşturma içindedir. Sakarya utkusundan sonra; askerin hazırlanması, yaşamsal önemdeki lojistik

Olaylar Ve Görüşler

İki model

Sürece "Entelektüel destek neden yok" diye yakınanlar var. Hatta son olarak bir akademisyen bu yakınmayı "Sürece destek vermeyene entelektüel denmez" boyutuna kadar getirdi! Sürece destek veren entelektüeller de yavaş yavaş akıllarındaki modeli dile getirmeye başladılar. "Şartlar uygun, Türkiye bölgedeki Kürtlerin hamisi olmalı"

Mehmet Ali Güller

İktidar tam kinli, Yavaş temkinli!

İktidarın, yargı eliyle siyasete yön verme, gücünü koruma, rakibini etkisiz hale getirme girişimlerinin başkent ayağının daha çok konuşulduğu günlerdeyiz. Hedefte Mansur Yavaş var. İktidardan gelen baskılara bir de butlan yönetimi eklendi! Önce Mansur Yavaş'ın elde ettiği büyük başarının altını çizelim.

Mustafa Balbay

Sultanlığın Adını Koyun

Saray'dan, Türkiye'yi yöneten kadrodan Mehmet Uçum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarına uyulmasının zorunlu olmadığını açıkladı. AİHM kararları uygulanmayacak, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmayacak, Saray'ın istemediği yargı kararları bozulacak, hak arayan işçiden gazeteciye, belediye başkanından sanatçıya her gün

Işık Kansu

Çıkarılacak dersler var

Avrupa Ligi Play-Off rövanşında Ferencvaros deplasmanında maça iyi başlayan Trabzonspor'da işler yolunda giderken 13. dakikada Malinovskyi'nin kırmızı kart görmesiyle tüm planlar alt üst oldu. 10 kişi kalan Bordo-Mavililer, ataklarını sıklaştıran rakibine direnemedi ve 19. dakikada golü yedi. Fatih Tekke ikinci yarıya 3

Hayri Güner

İşlem tamam

Italiano bu karşılaşmayı Vlahovic'i ısındırmak için bir hazırlık maçı gibi düşünmüş sanki. Zaten 3-0'ın rövanşında yine değişen bir şey yok; Beşiktaş oynuyor rakip ise karşılıyor. Fakat biraz dinlendirilen Orkun'un olmaması biraz da Vlahovic'in sabit oynaması nedeniyle sonuca gidebilecek

Gülengül Altınsay

Aziz Yıldırım'ın sihirli dokunuşu

Fenerbahçe'nin tarihi zaferinde baş mimar tartışmasız Başkan Aziz Yıldırım'dır. Kulüp tam 18 yıl bekledi Şampiyonlar Ligi'ne katılabilmek için. Yine kolay olmadı tabii ki de. Ama oldu. Hak edilmiş bir kazanım. Futbolcuların hırsı, mücadelesi ve hepsinden ötesi Yıldırım'ın sihirli dokunuşu. Fenerbahçe başkanı gerek kulüp gerekse takım içinde tepeden tırnağa her şeye müdahale etti ve kısa zaman dilimi içerisinde çok hızlı değişim rüzgârı gerçekleşti.

Hilmi Türkay

İsrail krizi ve fazlası

İsrail'in 18 Ağustos'ta Suriye'deki Ebu Zuhur üssünü vurması, sıradan bir gelişme değil, bir şeylerin işaret fişeği. ünkü Türkiye'nin Esad sonrası bölgede güçlenmesi sadece onları değil Rusya başta olmak üzere çoğu kesimi rahatsız ediyor uzun zamandır. Ve fakat bu saldırı sadece Suriye topraklarındaki bir operasyondan öte Tel

Arif Kızılyalın

Gayriciddi

Sezonun açılış maçına, Galatasaray bir eksikle çıkıyor sahaya: "Ciddiyet". orum FK'de ise rakibinde olmayan bu özellik fazlasıyla var. Gücünü bilerek ve en efektif şekilde kullanarak oynuyor. İlk yarı çerçevesinde, Galatasaray "dominasyon"un hâkimi gibi gözükse de "konsantrasyonun"

Ebru Kılıçoğlu

Eğitim

Yaz dönemi altyapı milli takımlarının maçları ve kulüplerin transfer çalışmalarıyla yoğun geçti. Önceliğimiz kız, erkek milli takımlarımız. Gözlemlediğim kadarıyla eksiklerimiz artarak bütün jenerasyonlarda devam ediyor. Pas alışverişimiz ve durağan oyunumuz en büyük problemimiz. Manalı pas yapmıyoruz, kısacası pas özürlüyüz ve çok statik oynuyoruz. Şimdi burada yetkililerin şöyle söylediğini duyar gibiyim;

Erman Kunter

Umut bitmez

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği yolda laik Cumhuriyeti savunan bizler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve ocuk Bayramı'nın coşkusunu dün yaşadık. Ve Beşiktaş tribünlerinin "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" tezahüratı beni çok duygulandırdı. Hepsini alınlarından öpüyorum. Gelelim futbola... Beşiktaş elinde kalan tek

Adnan Dinçer

Kızılelma

1-2 şey yazmak farz oldu.Milli takım ilk maçını 1923'te oynadı.102 yaşında.Cumhuriyet'le aynı yaşta. Euro 2024'te Avusturya'yı yendik.MSÜ rektörü Erhan Afyoncu hocamızın aklına 'Kızılelma' geldi.

Bilgin Gökberk

Ekonomi

SGK 18 yaş altı hizmetimi iptal eder mi

Soru: Doğum tarihim 20/01/1978 olup babama ait inşaat işyerinde 2/1/1996- 29/2/1996 tarihleri arasında 18 yaşın altında çalıştım. Bu sürenin 18 günü 18 yaşın altında, diğer kısmı ise üstündeydi. Bu durumda, emeklilikte SGK'nin 2013/11 sayılı genelge uygulaması beni etkiler mi Hakan D. Babanıza ait işyerinde 17 yaşında işe başladığınız ve

Nergis Şimşek

The Economist'in derdi ne

The Economist'in Daron Acemoğlu'nu hedef alan saldırısı gerçekten çirkindi. The Economist, egemen sermayeye dalkavukluk yaparken her zaman olayların gerisinde kalır. Örneğin William Greider'in 1997'de krizden birkaç ay önce yayımlanan, The Manik Logic of Global

Ergin Yıldızoğlu

Süreç kuşkusu

Kuşku, içtenlik, dürüstlük, gerçeğe uygunluk, gerçekleşme olasılığı konusunda işkillenmek, şüphelenmektir. Kuşku, kişiyi irdelemeye, incelemeye, araştırmaya, gerçeği bulmaya, düşünmeye yönlendirir. Kuşku, önsel gerçekliliği kuşkulu kabullerden hareketle yanlış sonuçlara varılmasından, akıl yürütmelerden sakınılmasını sağlar. Terörsüz Türkiye süreci başlangıcından

Öztin Akgüç

Sanatoryum yaşamalı

İstanbul'un Anadolu Yakası'na ve Marmara Denizi'ne bakan çam ormanlarının arasında, yıllardır ölüme terk edilmiş bir yapı duruyor: Heybeliada Sanatoryumu. Bir zamanlar verem (tüberküloz) hastalarının şifa bulduğu bu hastane, Türkiye'nin sağlık tarihinin ve toplumsal belleğinin en önemli tanıklarından biri. Yıllardır

Jale Özgentürk

Faiz yüksek, emek atıl, potansiyel kayıp

Biliyorsunuz, başımıza ne geldiyse bazen inat bazen de bilerek, isteyerek uygulanan, bir grubun faydasına ama ülkenin zararına olan ekonomi uygulamalarından geldi ve gelmeye de devam ediyor. Faiz ile enflasyonun birlikteliği bu süreçte genellikle din sosu ile karıştırılarak sunuldu sizlere. İlginç ve o kadar da yanlış yorumlanan bir birliktelik.

Veysel Ulusoy

Kalkınma ve akademik meslekler

Birinci sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; makineler, buhar gücü ve fabrika sisteminin oluşmasıydı (1760-1840). İkinci sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; elektrik enerjisi, seri üretim, kimya sanayi, montaj hatlarıydı (1870-1914). Üçüncü sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; bilgisayarlar, internet, mikro çipler, robot teknolojisi, otomasyon oldu (1970'e kadar). Günümüzde

İrfan Hüseyin Yıldız

Bu iktisat bize nerelerden geldi (8)

Mevsimin son yazısı ile bu diziyi noktalayalım. Yazdıklarımı yinelemeyeyim. İleride satırbaşı olacaklar varsa onlara dikkat çekeyim. Kapitalizmdeyiz ve onu konuşuyoruz. Onu kavramalıyız. KISA BİLGİ İki yüzyılı aşkın süredir gelişip kurumlarını oluşturmuş kapitalizm, 1970'lerde, sermaye sınıfının "servet"e doğru yol alacağı bir rotaya yöneliyor. İnsana değil,

Bilsay Kuruç

Kültür-Sanat

30 Ağustos

Mustafa Kemal Atatürk'ün "Nutuk" eserini okuyup anlamayanlar... Nâzım Hikmet'in "Kuvayi Milliye Destanı"nı, Kurtuluş Savaşı'mız üzerine yazılmış en muhteşem eserini özümsememiş olanlar... "Neden kurtulmuşuz ki" deyip okul kitaplarından "Kurtuluş Savaşı" sözcüklerini çıkarabilir. Gaflet

Zeynep Oral

Hatıralar ışığında 30 Ağustos

Türk ordusunun 9 Eylül günü İzmir'e girişinden önce "Armutlu" köyünde yaşananlar, Türk milletinin bu zafere ve Mustafa Kemal Paşa'ya olan inancını ve minnettarlığını gözler önüne serer. Bu olayı hem Ruşen Eşref'in hem de Salih Bozok'un anılarında görebiliriz. Bozok, olayı anlatırken Armutlu köyünden İzmir'e doğru ilerlediklerini, köylülerin askerleri izlemek için

Tolga Aydoğan

AKP ıslık çalıyor

Hem de havaya bakarak. Bahçeli'nin seçim sisteminde ve Siyasi Partiler Kanunu'nda değişiklik talebinde bulunduğu günden beri gazeteciler, akademisyenler konuyu tartışırken AKP kanadından "tısss" yok. AKP'li yönetici, milletvekillerine konu sorulduğunda ise "Ahan ki duyduk. Hiç haberimiz yok valla" diyorlar. Gerçekten öyle mi

Miyase İlknur

Toplumsal muhalefet ve şiir

Toplumsal muhalefet; emperyalizmin işbirlikçisi ırkçı, dinci bağnazlığı aşma savaşımının gerektirdiği doğru düşünüşü, eylemi bulmak için aydınlık arayışına yol gösteriyor.
30 Ağustos'un yıldönümünde Ceyhun Atuf Kansu, Sakarya Meydan Savaşı kitabında yer alan "Anadolu'nun Namlusunda Son Kurşun" şiirindeki "al borazancı başı çal borazanı/ Toplansın

Öner Yağcı

Çürüyen toplum, güven ve çaresizlik

Paulo Coelho'nun "Aldatmak" romanı, ilk bakışta bir kadının yaşadığı duygusal boşluğu ve evlilik dışı ilişkiyi anlatır. Kitap; yalnızca sadakat, arzu ve evlilik sorunlarını anlatmaz bize. Romanın merkezinde Linda'nın yaşadığı huzursuzluk, bireysel bir bunalım olduğu kadar güven duygusunun aşınmasına da neden olur. Linda'nın kendisine, eşine,

Eren Aysan

Kavramlarla düşünmek

Kavramlar, düşünenlerin üreti kaynağıdır. Onları okuyanlar da kendilerini o kaynağın çevresinde bulur. İşte örnekleri... Seneca yüzyıllarca önce soruyor, sorduğunun yanıtını da kendi veriyor: "İyi nedir Bilgidir. Kötülük nedir Bilgisizlik. Filozofla sanatçı, yerine göre, kimi bilgileri fırlatıp atar, kimilerini seçer alır.

Adnan Binyazar

Genelge nedir Ne değildir

Yasallık zemininde belirli bir normlar hiyerarşisi vardır. Üst normlar, alt normların dayanağını oluşturur. Bu yüzden alt normlar asla üst normlara aykırı olarak düzenlenemez. Bir arada yaşama kültürünün teminatı olan yasallık zeminindeki norm hiyerarşisi şudur: anayasa – uluslararası anlaşma – yasa – kararname – yönetmelik – diğer düzenleyiciler.

Ali Apaydın

Yeni yaş günümde çağrışımlar

Ben Evin Sander-İlyasoğlu. 24 Ağustos'ta İstanbul Alman Hastanesi'nde dünyaya gelmişim. Annem 7 göbek İstanbullu, babam Edirneliydi. Annem Mualla Hüseyin Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde okumuş, babam Sadık Sander ile evlenmiş. Babam Heidelbereg'de felsefe okumuş, dönünce de İnhisarlar'da memur olmuş! Ortalama bir memur ailesiydik. Ağabeyim

Evin İlyasoğlu

Umut et ama gerçekçi ol

Sevgili okurlarım, koskoca bir yaz daha geçti ve eylül kapımızda. Ben de emekli maaşımı aldım ve gençliğimden beri hep umut ettiğimden şimdi elimdeki parayı nasıl harcayacağım diye kara kara düşünüyorum. Birden karar verdim; artık gerçekçi olacağım. Peki nasıl olacak bu Ülke tam bir kaos içinde, çerçeve yasanın kabul edilmesinin üstünden iki hafta geçti geçmedi Kocaeli'de Kocaeli-Amedspor

Işıl Özgentürk

Anne Zafer Bayramı'nda biz neyi kutluyoruz

Bağdat Caddesi, Göztepe durağında otobüs bekliyordum. Durağa yaklaşırken, arka arkaya gelen dört Kadıköy otobüsünü de kaçırdım. Sonrasında uzun süre araç gelmeyince durakta çok sayıda insan birikti. Sıkıntıyla beklerken yolun karşısından bize doğru, yanındaki 11-12 yaşlarındaki oğluyla genç bir kadın geçip, yanımıza geldi. Son derece sevimli ve uysal görünüşlü delikanlı tam önümdeyken annesine,

Feyzi Açıkalın

Bir milletin varoluş savaşı

Yine bir 30 Ağustos'a ulaştık. Bence 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi Türk tarihinin en önemli, en büyük zaferidir. Tarihteki savaşları iki ana gruba ayırabiliriz. Birincisi liderlerin sınırlarını genişletmek, güçlerini artırmak için yaptıkları savaşlardır. Avrasya'da büyük Türk İmparatorluklarının, Roma'nın, Osmanlı'nın, Napolyon'un, İngiltere'nin, Hitler'in

Üstün Dökmen

Bir Türkiye retoriği: 'Düşüş', 'dönüşüm', 'çöküş'

Hiçbir şeye katılmayan, susan, ötede duran insanların yazgıcı duruşuna şaşmamak gerek. Yani susan yığınlar ülkesinde ateşin kıyısında duranlar, içinde olanlar, bir de farkında olmayanlar var. Olagelen savaşların yansımalarını; ekonomik darboğaz, çatışmalar ve dönüşümler olarak yaşıyoruz. En az savaştan geçmişçesine hırpalanan bir toplum. Türkiye henüz

Feridun Andaç

Her şey reklam ama artık reklam olduğunu bile anlamıyoruz...

Televizyonun evin başlıca eğlence aracı olduğu yıllarda reklamın nerede başlayıp nerede bittiğini bilirdik. Dizinin en heyecanlı yerinde görüntü kesilir, ses yükselir ve birkaç dakika boyunca deterjandan otomobile, çikolatadan bankaya kadar birileri bize bir şeyler satmaya çalışırdı. Pek hoşlanmazdık. Reklam kuşağında mutfağa gider, başka kanalda ne olduğuna bakar, programın

Deniz Ülkütekin

Ne Düşündüğümüz Bedenimizi ve Sağlığımızı Etkiler mi

"Ben zaten kilo veremem." "Bir dilim yedim, bugün tamamen bozuldu." "Bedenimle hiç barışamayacağım." "Ben iradesizim." Bunlar yalnızca zihnimizden gelip geçen cümleler mi, yoksa bedenimiz üzerinde de bir karşılığı var mıZihin ve beden arasındaki ilişki uzun yıllar boyunca birbirinden

Güneş Aksüs

TÜİK 2026 ikinci çeyrek turizm verilerini açıkladı: Turist sayısı...

TÜİK'in açıkladığı nisan, mayıs ve haziran aylarını kapsayan verilere göre, turizm gelirimiz geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,6 azalarak 15 milyar 865 milyon dolara geriledi. TÜİK raporunun en can alıcı noktası ziyaretçi sayısındaki yüzde 5,1'lik

Nilay Küçük

ÖTV'de değişiklik neyin habercisi

inli otomobil üreticileri, elektrikli araçların hayatımıza girmesiyle birlikte, içten yanmalı motorlu modellerdeki tecrübe eksikliği dezavantajını hızla aşarak muazzam bir atılım gerçekleştirdi. in'in yüksek teknolojiyi erişilebilir fiyatlarla sunabilme yeteneği, küresel pazarlarda dengeleri altüst etti. Bu durum, kendi yerli üreticilerini korumak isteyen ülkeler için ciddi bir tehdit

Savaşkan İskefli