Bu bir 'Hepiniz oradaydınız' hikayesi

Şaşırtan suskunlukların nedeni herkesin bir kaşık aldığı günahlardır. Adına cemaat mi dersiniz yoksa örgüt mü O size kalmış. Ama haber halen ortada duruyor: Süleymancıların polisten kaçan liderleri İdris Naim Şahin'e tahsisli araçla kaçarken yakalandı. Tarım bakanı değil, kültür bakanı değil. İdris Naim Şahin eski içişleri bakanı. Ülkenin

Barış Terkoğlu

Geleceğin toprağında yeşermek - Abdullah Dörtlemez

Bir toplumun geleceği dışarıdan kurulabilir mi Kâğıt üzerinde yeni kurumlar yaratılabilir, yeni yasalar yapılabilir, yeni bir siyasal düzen tasarlanabilir. Fakat bütün bunlar, o toplumun kendi tarihinden, kültüründen ve ortak belleğinden kopuksa gerçekten bir gelecek kurulmuş olur mu Belki de gelecek konusunda gözden kaçırdığımız nokta budur: Gelecek yalnızca

Olaylar Ve Görüşler

Özelleştirmecilik

AKP hükümetinin köprüleri ve karayollarını özelleştirmekle ilgili geçen hafta aldığı kararlar, özelleştirme konusunun yeniden gündeme gelmesini sağladı. Özelleştirmeci ekonomi anlayışı halkın, milletin, kamunun değil, özel sektördeki belli başlı sermaye odaklarının çıkarını gözetir. Bu nedenle özelleştirmecilik halk, millet ve kamu karşıtlığıdır. Sosyalizmin

Örsan K. Öymen

Ümmet mi millet mi Av kim, avcı kim

"Kürt meselesi" çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013'te tartışılmıştı. O zaman yazdığım yazılardan birinde (2014, demek 12 yıl önce) ümmet-millet konusunu tartışıyordum. Bakın o dönem Öcalan ne diyordu. Tabii Kürt siyasi hareketi (hepsi birden) 12 yıl içinde epey mesafe aldı, Lozan'a saldırdı, yeni bir Türkiye kuruluşu

Orhan Bursalı

Sandığa saygı ilkesinde birleşmek

Siyasette etik-ahlaki tutum, ufuk çizgisini karartacak noktada desek pek de yanlış olmaz. Millet iradesinin sandığa yansıması hedefinde yara bere içindeyiz: Atanmışlar, fır döndüler, transferciler derken ciddi bir kırılma yaşanıyor. Üsküdar Belediyesi'ndeki süreç, katılımcı demokrasinin sonuçlarının uygulamasında utanç tablosuna son örneklerden. CHP'li seçilmiş belediye başkanı

Mine Esen

Yapay zekanın gözünden AK-Yargı

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk 20 gündür tutuklu. Yarın hâkim karşısına çıkacak. Neden tutuklu 3.5 yıl önce yaptığı bir siyasi değerlendirme nedeniyle! Tarih 20 Mart 2023. Türkiye 14 Mayıs seçimlerine gidiyor. Seçim güvenliği ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tartışılıyor. Ertürk, Tele1 yayınında şöyle diyor: "Bakın artık iktidar

Mehmet Ali Güller

Cumhuriyetçi ve Atatürkçü Ahmet Güryüz Ketenci'yi kaybettik

Ahmet Güryüz Ketenci, devrimci kimliğiyle, özellikle 1960 sonrası gençlik hareketi içinde etkin rol oynamış önemli isimlerden biriydi. O dönemde çok önemli bir gençlik kuruluşu olan Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) Genel Başkanlığı'nı yaptı; ayrıca Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı Genel Yönetim Kurulu'nda görev aldı ve Türk Devrim Ocakları Genel Başkanlığı'nı üstlendi.

Alev Coşkun

Seçilmişlerin transferleri, rejim ve anayasa suçudur! (16)

Cumhuriyet Rejimi'miz Anayasa'mızda, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olarak tanımlanmıştır. Bu rejimin iki meşruiyet temeli vardır: Birinci meşruiyet temeli, iktidar kaynağının, "Millet iradesi" veya "Milli İrade" denilen, serbest, adil, şeffaf, periyodik seçim sonuçları olmasıdır.

Emre Kongar

Cumhuriyet nefreti, ümmet sevdası!

Cumhuriyete karşı nefretlerini yeniden rahatça sergilemek için sırada bekliyorlardı; PKK açılımıyla hepsi ortalığa saçıldı. AKP+MHP+DEM/Öcalan+HÜDA PAR ittifakının yoğun çabaları ve sözde muhalefetin de büyük yardımıyla ortam öyle uygun bir hale getirildi ki her gün cumhuriyeti çökertmek için vurup duruyorlar. Bianet'te yayımlanan

Zülal Kalkandelen

Durum umutsuz ama ciddi değil.

Arsızlık, adaletsizlik, edepsizlik, süper çekirgelik, süper zamlar, zamlar, yoksulluk, kazalar, "Bir şey olmaz abicim" nedenli pisi pisine karada, denizde ve havada kazalar ve ölümler... ok yemişlik ve dört bölümlü midenin ikrarı olan geviş getirerek adalete alenen meydan okumalar... Bunlar yenilir yutulur gerçekler değildir. Sonu da pek iyi değildir. Peki çözüm

Ahmet Tan

Tekzip itiraftır

Arapça kökenli bir sözcük olan tekzip, anlam olarak yalanlama veya düzeltme demektir ama aynı zamanda bir tür itiraftır! Hukukta ve medyada ise gazete, televizyon, dergi veya internet sitelerinde yayımlanan gerçeğe aykırı, yanlış ya da kişilik haklarını zedeleyen bir haberin düzeltilmesi ve yalanlanması amacıyla yayımlanan resmi açıklamadır.

Özdemir İnce

Berhan Şimşek butlan CHP'sinin portresi

Berhan Şimşek'i 90'ların sonunda, Strazburg'da Türk Sinema Günleri Şenliği'nde tanıdım. Şenliğe Işıklar Sönmesin ve de Deniz Gezmiş'i canlandırdığı Hoşça Kal Yarın filmlerinin tanıtımı için yönetmen

Nilgün Cerrahoğlu

Beşiktaş hakkıyla

Maçın hakeminin belirlenmesiyle birlikte Beşiktaşlıları bir umutsuzluk sarmıştı. Geçmişte Beşiktaş aleyhine verdiği haksız kararlar hafızalarda çok tazeydi çünkü. Maça her iki taraf da iyi başladı aslında fakat daha fazla pozisyon bulan taraf SiyahBeyazlılardı. Ne var ki karşılaşmanın ilk golü Fenerbahçe'den geldi. Beşiktaş beş kornerden bir şey çıkaramadı fakat Fenerbahçe bir taç atışından

Gülengül Altınsay

Yüksek heyecan

Başakşehir ve Galatasaray keyifli bir maç izletiyor. G.Saray'ın; Batrakov'un da kadroya katılmasıyla yarattığı baskılı oyun kaleci Deniz'e takılsa da Osimhen 16'da golü atıyor. Tam da bundan sonra, G.Saray ilk üç maçında karşısına dikilen soruyu cevaplamak zorunda kalıyor: Denklemden Osimhen

Ebru Kılıçoğlu

10+4 üzerine

TFF'de İbrahim Hacıosmanoğlu, transfer başlayıp takımlar kadrolarını güçlendirirken yabancı kuralını değiştirdi. 10+ 4 diye ucube bir sistem getirdiler. Yaş sınırlaması olmadan 10 yabancı, 23 yaş altı 4 oyuncu transfer edebileceklerdi. Türk oyuncular için karar alıp, genç Türklerin önünü açmaktansa genç yabancıların önünü açtı Hacıosmanoğlu yönetimi. Zaten

Arif Kızılyalın

Yine hüsran

Süper Lig'de Amedspor'un konuğu olan Trabzonspor maçın başında öne geçmesine karşın skor üstünlüğünü oyun üstünlüğüne taşıyamadı. İlk yarının uzatmalarında ceza alanı içerisinde Melih'in dizinden eline çarpan topta hakem Atilla Karaoğlan penaltı verdi. Penaltıyı Onana kurtardı ancak topa vurmadan çizgi ihlâli yapan Amedsporlu

Hayri Güner

Vlahovic

Beşiktaş bu sezon çok farklı. Başkan Serdal Adalı kesenin ağzını açtı. ok sayıda yıldız geldi. Hedef büyük. Taraftarlar şampiyonluk istiyor. 6 gollü önemli bir galibiyet aldılar. Beşiktaş adına erken gelen gol skorun büyüyeceğinin sinyalini vermişti. 2-0'dan sonra orum FK öyle bir gol attı ki şapka çıkarılacak türden. Ancak gecenin özel ismi Vlahovic

Hilmi Türkay

Eğitim

Yaz dönemi altyapı milli takımlarının maçları ve kulüplerin transfer çalışmalarıyla yoğun geçti. Önceliğimiz kız, erkek milli takımlarımız. Gözlemlediğim kadarıyla eksiklerimiz artarak bütün jenerasyonlarda devam ediyor. Pas alışverişimiz ve durağan oyunumuz en büyük problemimiz. Manalı pas yapmıyoruz, kısacası pas özürlüyüz ve çok statik oynuyoruz. Şimdi burada yetkililerin şöyle söylediğini duyar gibiyim;

Erman Kunter

Umut bitmez

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği yolda laik Cumhuriyeti savunan bizler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve ocuk Bayramı'nın coşkusunu dün yaşadık. Ve Beşiktaş tribünlerinin "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" tezahüratı beni çok duygulandırdı. Hepsini alınlarından öpüyorum. Gelelim futbola... Beşiktaş elinde kalan tek

Adnan Dinçer

Kızılelma

1-2 şey yazmak farz oldu.Milli takım ilk maçını 1923'te oynadı.102 yaşında.Cumhuriyet'le aynı yaşta. Euro 2024'te Avusturya'yı yendik.MSÜ rektörü Erhan Afyoncu hocamızın aklına 'Kızılelma' geldi.

Bilgin Gökberk

Ekonomi

İklim krizi önce yoksulu vuruyor

İklim değişikliği dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan. Bu sorunu yaratan da dünyanın ortalama sıcaklığının giderek yükselmesi yani küresel ısınma. Bunu şöyle düşünebiliriz: İnsanlar kömür, petrol ve doğalgaz yakıyor. Otomobiller, fabrikalar, elektrik üretimi, uçaklar ve binalar nedeniyle atmosfere başta karbondioksit olmak üzere sera gazları salınıyor. Bu

Jale Özgentürk

Ufukta bir borç krizi mi var

Dünya tahvil piyasalarında yaşanan sarsıntılar, "Ufukta bir borç krizi mi var" sorusunu gündeme getirdi. OECD ülkelerinde hükümetler ve şirketlerin 2026'da tahvil piyasalarından yaklaşık 29 trilyon dolar borçlanması bekleniyor; bunun büyük bölümü eski borçların çevrilmesi için. OECD ülkelerinin merkezi hükümetlerinin mevcut tahvil borcu stoku 61 trilyon dolara ulaşmış. Japonya'da

Ergin Yıldızoğlu

İki Türkiye

Türkiye'nin kişi başına geliri 2025 yılında 18 bin 40 dolara yükseldi. Günümüzde de yükselmeye devam ediyor. En azından önümüze düşen verilere bakınca bunu görüyoruz. Hangi veriler mi Kurumsal veriler... Yani devletin kurumlarının bize sundukları. Örneğin TÜİK'e göre ekonomi 2025 yılında reel olarak yüzde 3.6

Veysel Ulusoy

İlk emeklilik talebim geçerli olur mu

Soru: 2025/Aralık ayında emeklilik başvurusunda bulundum. 2007 yılında 30 günlük hizmetim denetmen tarafından incelenmeye alındı ve ifademe de başvuruldu. İncelenen ayda çalıştığım halde denetmenin olumsuz rapor yazdığını ancak hâlâ raporun imzadan çıkmadığını öğrendim. Eksik olan 30 günü tamamlamak için isteğe bağlı sigorta primi ödeyeceğim. Bu durumda ilk emeklilik tarihim

Nergis Şimşek

Dış politikada da kuşku

İçeride "terörsüz Türkiye" alalamasıyla süreç sürerken dışarıda da Mekke Anlaşması kuşkuları artırmıştır. Mekke ortak savunma anlaşmasının "kolektif caydırıcı, savunma odaklı, hiçbir ülkeyi hedef almayan; diyalog ve külfet paylaşımına dayanan, bölgenin huzurunu, istikrarını ve refahını amaçlayan, dost ülkelere açık bir anlaşma" olduğu açıklandı ancak bu durum beraberinde bazı kuşku ve soruları da getirdi.

Öztin Akgüç

Kalkınma ve akademik meslekler

Birinci sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; makineler, buhar gücü ve fabrika sisteminin oluşmasıydı (1760-1840). İkinci sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; elektrik enerjisi, seri üretim, kimya sanayi, montaj hatlarıydı (1870-1914). Üçüncü sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; bilgisayarlar, internet, mikro çipler, robot teknolojisi, otomasyon oldu (1970'e kadar). Günümüzde

İrfan Hüseyin Yıldız

Bu iktisat bize nerelerden geldi (8)

Mevsimin son yazısı ile bu diziyi noktalayalım. Yazdıklarımı yinelemeyeyim. İleride satırbaşı olacaklar varsa onlara dikkat çekeyim. Kapitalizmdeyiz ve onu konuşuyoruz. Onu kavramalıyız. KISA BİLGİ İki yüzyılı aşkın süredir gelişip kurumlarını oluşturmuş kapitalizm, 1970'lerde, sermaye sınıfının "servet"e doğru yol alacağı bir rotaya yöneliyor. İnsana değil,

Bilsay Kuruç

Kültür-Sanat

Millet dediğin

Akşamın sonunda kızlar birbirlerine sarılırken ekrana bakıp uzun süre gülümsedim. Bazen insanın memleketiyle ilgili iyi bir şeye ihtiyacı oluyor. Fazla söze, büyük cümlelere gerek kalmadan sevineceği bir şeye... Filenin Sultanları bunu yine yaptı. İtalya karşısında maç boyunca gidip geldik. Bir sayı geliyor umutlanıyorsunuz, ardından

Güven Baykan

Nazım Hikmet müzesine doğru...

Dev boyutlarda, özenli, dikkatli, nitelikli bir sergi olacağını biliyordum. Ama doğrusu böylesi büyüleyici bir olayla, böylesi yaratıcı bir sergi dramaturjisiyle karşılaşacağımı hayal bile edemezdim. Dün Uluslararası İzmir Fuarı'yla birlikte, Kültürpark Atlas Pavyonu'nda herkese açılan "Nâzım Hikmet/Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi" adlı sergiden söz ediyorum.

Zeynep Oral

Baba ve oğul Ziyalan'lar...

Ivan Turgenyev'in "Babalar ve Oğullar" romanı, yalnızca siyasal ve düşünsel görüşlerin çatışmasını anlatmaz bize; aynı zamanda baba ve oğul arasında var olan, sevgiyle örülmüş fakat çoğu zaman ifade edilemeyen gerilimi de görünür kılar. Romanda "babalar" geçmişin değerlerini, alışkanlıklarını ve duygusal bağlılıklarını; "oğullar"

Eren Aysan

Özgürlükten demokrasiye

"Hürriyet Kasidesi"nde; "Şimdi kalbi fethedecek güç sendedir, güzelliğini gizleme/ Güzelliğin sonsuza dek milletin bakışlarından uzak kalmasın. -- Ne candan bir sevgiliymişsin ah ey geleceğin umudu! Dünyayı bütün üzüntü ve sıkıntılardan kurtaran sensin" dediği özgürlüğe övgüler dizen Namık Kemal; "Ne efsunkâr imişsin âh ey didâr-ı hürriyet/

Öner Yağcı

Şükoş abla

Gazetede eskiler ona "Şükoş" ya da "Şükoş abla" yeniler "Şükran abla" derdi. Kartal'a taşınıncaya kadar her gün gelirdi gazeteye. Evini taşıyınca sadece pazar günleri izin kullanmaya başladı. Onu her gün gördüğümüzden mi nedir; sanki herkes bir gün gitse bile Şükran abla hep bizimle kalacak gibi gelirdi bize. O yüzden kaybı hepimiz için çok sarsıcı oldu.

Miyase İlknur

Okuma kültürü

Doksanını bulan nenem, okuduğumu görünce, "Gözüne yazık!" der, kitabı elimden alıp atardı. Oysa ben daha o yaşlarda okuyarak içimde yeni bir dünya kurmuş, kendimi anlatıdaki çocuğun yerine koyarak başımdan neler geçeceğine dalmıştım. Yaşamında okumayı kaçınılmaz kılanlar, kitapta geçen her olayla kendilerine yepyeni bir dünya kurarlar içlerinde. Oranın anahtarını hep gizli tutarlar.

Adnan Binyazar

Bozcaada'nın sesleri

Geçtiğimiz ay vizyona giren Odyssey filminde Bozcaada yani Tenedos'tan da bahsedildiğini filmi izleyenler anımsayabilir. Bozcaada her ne kadar bugün turistik bir merkez olsa da mitolojide farklı bir yeri vardır. Örneğin bugün Ayazma sahilinde denize giren insanların keyifle uzanıp ufka baktıkları noktada gördüğü gemilerin benzerleri mitolojide de geçmektedir. Homeros'un İlyada'sında

Tolga Aydoğan

Yapılanlar ve yapılmayanlar

Yeni eğitim öğretim yılı 14 Eylül'de başlayacak. Bakanlığın ne bir sistem ne bir model ne de bir öğretim programı olan ve adında eğitim bile geçmeyen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne (TYMM) yönelik kendi kendini öven cümleleri yine havalarda uçuşuyor. Yönetmelikler, yönergeler ve genelgeler sürekli olarak "planlılıktan" söz ediyor. Kuşkusuz ders yılının ilk gününde yandaş medyada yine ücretsiz ders kitaplarına ilişkin

Ali Apaydın

Şükran, canım sır kardeşim benim

Canım Şükran'ım ölüm haberini aldığımdan beri perişanım, sana bir sır vereyim; ilk kez kendi ölümümü düşündüm. Şimdi biliyorum bana kızacaksın, "Saçmalama Işıl" diyeceksin. Evet saçmaladım. Elimde değil ölüm haberini aldığımdan beri yıllarca birlikte çalıştığımız Cağaloğlu'ndaki o köhne çalışma binasında yaşadığımız

Işıl Özgentürk

Eşitsizliği görmek ve görmezden gelmek

Bireylerin çelişkileri vardır, bu konuda sosyal psikolojide açıklayıcı kuramlar bulunmaktadır. Bireyler çelişkileriyle yaşamayı becerirler. Bir de toplumların çelişkileri vardır ancak toplumların uzun vadede bu çelişkilerle yaşamaları sıkıntı yaratır. Toplumsal çelişkiler toplumları içten içe kemirir, onları hasta eder.* Toplumlar bu çelişkileriyle her şeye karşın uzun süre ayakta kalmayı başarabilirler. Bu yazıda söz konusu çelişkilerden bir tanesini vurgulamak istiyorum.

Üstün Dökmen

Magnezyum: Yeni mucizemiz mi

Bir ara herkes D vitamini kullanıyordu. Sonra kolajen geldi. Probiyotikler, omega-3, kreatin derken şimdi tahtta magnezyum var. Uyuyamıyor musun Magnezyum. Stresli misin Magnezyum. Bacağın mı seğirdi Magnezyum. Yorgun musun Magnezyum. Kabız mısın O da magnezyum. Hatta artık "magnezyum

Güneş Aksüs

Anne Zafer Bayramı'nda biz neyi kutluyoruz

Bağdat Caddesi, Göztepe durağında otobüs bekliyordum. Durağa yaklaşırken, arka arkaya gelen dört Kadıköy otobüsünü de kaçırdım. Sonrasında uzun süre araç gelmeyince durakta çok sayıda insan birikti. Sıkıntıyla beklerken yolun karşısından bize doğru, yanındaki 11-12 yaşlarındaki oğluyla genç bir kadın geçip, yanımıza geldi. Son derece sevimli ve uysal görünüşlü delikanlı tam önümdeyken annesine,

Feyzi Açıkalın

Bir Türkiye retoriği: 'Düşüş', 'dönüşüm', 'çöküş'

Hiçbir şeye katılmayan, susan, ötede duran insanların yazgıcı duruşuna şaşmamak gerek. Yani susan yığınlar ülkesinde ateşin kıyısında duranlar, içinde olanlar, bir de farkında olmayanlar var. Olagelen savaşların yansımalarını; ekonomik darboğaz, çatışmalar ve dönüşümler olarak yaşıyoruz. En az savaştan geçmişçesine hırpalanan bir toplum. Türkiye henüz

Feridun Andaç

Her şey reklam ama artık reklam olduğunu bile anlamıyoruz...

Televizyonun evin başlıca eğlence aracı olduğu yıllarda reklamın nerede başlayıp nerede bittiğini bilirdik. Dizinin en heyecanlı yerinde görüntü kesilir, ses yükselir ve birkaç dakika boyunca deterjandan otomobile, çikolatadan bankaya kadar birileri bize bir şeyler satmaya çalışırdı. Pek hoşlanmazdık. Reklam kuşağında mutfağa gider, başka kanalda ne olduğuna bakar, programın

Deniz Ülkütekin

TÜİK 2026 ikinci çeyrek turizm verilerini açıkladı: Turist sayısı...

TÜİK'in açıkladığı nisan, mayıs ve haziran aylarını kapsayan verilere göre, turizm gelirimiz geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,6 azalarak 15 milyar 865 milyon dolara geriledi. TÜİK raporunun en can alıcı noktası ziyaretçi sayısındaki yüzde 5,1'lik

Nilay Küçük

ÖTV'de değişiklik neyin habercisi

inli otomobil üreticileri, elektrikli araçların hayatımıza girmesiyle birlikte, içten yanmalı motorlu modellerdeki tecrübe eksikliği dezavantajını hızla aşarak muazzam bir atılım gerçekleştirdi. in'in yüksek teknolojiyi erişilebilir fiyatlarla sunabilme yeteneği, küresel pazarlarda dengeleri altüst etti. Bu durum, kendi yerli üreticilerini korumak isteyen ülkeler için ciddi bir tehdit

Savaşkan İskefli