Bir sonuç ve bir sebep olarak 15 Temmuz darbe girişimi

Yarın, 15 Temmuz'un onuncu yıldönümü. Bu vesileyle, bu olayın Toplumbilim (Sosyoloji) ve Siyaset Bilimi açılarından soğukkanlı bir bilimsel değerlendirmesini yapmak istiyorum. Bence 15 Temmuz, bilimsel açıdan, hem bir sonuç hem de bir sebeptir! ***

Emre Kongar

Tarihi tarihçilere mi bırakmalı

Geçen hafta Ankara'da yapılan NATO zirvesi ve bu zirve esnasında Zelenski'nin Trump ile yaptığı görüşme, Ukrayna yönetimine Rusya karşısında biraz moral vermiş görünse de Ukraynalı uzmanların önemli bir bölümü gelişmelere pek iyimser yaklaşmıyor. ünkü her ne kadar Batılı ülkeler Ukrayna'ya yardım vaatlerinde bulunsa da bu yardım vaatlerinin ne ölçüde gerçekleşeceği belli değil.

Deniz Berktay

Düşmanımın düşmanı... - Çiğdem Bayraktar Ör

Uluslararası siyasette ezeli düşmanlık, ebedi dostluk olmaz! Bunu Erdoğan'ın bilinen sözüyle ironiye bağlayalım: "Kimler, kimlerle beraber!" Bölgemizin Arap olmayan Müslüman ülkelerinden Azerbaycan'ın nüfuz ve etkilenim bakımından önemi büyüktür. İran savaşı sırasında hakkında ileri sürülenleri reddetse de İsrail ile olan yakın ilişkisini ve işbirliğini bazılarının aksine gizlemiyor.

Olaylar Ve Görüşler

10 yıl içinde yüzde 41 artış: Silahlanmanın boyutları

Dedik ki ülkelerde demokrasi gerilerken askeri harcamalar artıyor, otoriter rejimler güçleniyor ve savaş şirketleri görülmemiş kârlar elde ediyor ve halk yoksullaşıyor. Hepsi rekor düzeyde! Demek ortak kaldıraçları var. Ortak kaldıraç nedir sizce Şüphesiz kapitalizmin "yenilikçi teknolojileri"

Orhan Bursalı

'Geç başımıza!'

Deprem sadece bir doğa olayı değildir. Günlük yaşamda da toplumu sarsan, beklenenden farklı sonuçlanan olaylar için "Deprem etkisi yarattı" denir. Bu bağlamda şöyle bir tanım üretebiliriz: Türkiye, siyasi depremler ülkesidir! Nasıl doğadaki deprem için "Neden oldu" sorusu yerine bu gerçekle yaşamanın kaçınılmazlığını konuşuyorsak, siyasal depremler için de aynı şeyi söyleyebiliriz.

Mustafa Balbay

Cambaza bak!

Ülkeyi yönetenlerle ve siyasetçilerle halkın gündemi giderek daha da ayrışıyor. Aslında ayrışmak sözcüğü bile durumu tanımlamakta yetersiz kalıyor. Belki uçurum derinleşiyor demek, daha doğru bir tanımlama olacak. İşte bu nedenle, "Cambaza bak" oyunlarına aldanmamak gerekiyor. Biz işimiz gereği, hem siyasetin gündemini ve hem de halkın gündemini yakından izliyoruz.

Mehmet Şakir Örs

Milli Eğitim Bakanı 'neyden' yerinde oturuyor - Mustafa Gazalcı

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in bardağı taşıran bu kaçıncı sözü Kaçıncı yanlışı Her seferinde görevinden alınması, ayrılması beklenirken kulaklarını tıkayıp pişkince koltuğunda oturuyor. En son bir gazetede Ebru Karatosun'un haberine göre ders programlarından Kurtuluş Savaşı'nı çıkaracaklarını, onun yerine Milli Mücadele kavramını getireceklerini söylemiş.

Olaylar Ve Görüşler

Vurdumduymaz AKP

5 Temmuz 2026 günkü Sözcü gazetesinin manşeti uyandırıcı bir tokat gibi indi milletin suratına: "Türkiye içeride butlanla uğraşırken Doğu Akdeniz'deki enerji sahalarını kaybediyoruz. ŞARA, AYI BİZE İİRDİ PARSELİ ABD'YE VERDİ. Ahmet Şara yönetimi, KKTC'nin doğusundaki Lazkiye açıklarını Amerikan, Fransız ve Katarlı şirkete açtı. 3.6 milyon sığınmacı yükünü taşıyan Türkiye ise dışarıda kaldı."

Özdemir İnce

Ahbap soruşturması: Haluk Levent'e sorular

Türkiye'nin hafızasında bazı tarihler vardır. 6 Şubat da onlardan biri. O gece yalnızca şehirler yıkılmadı. İnsanların devlete, kurumlara ve sisteme duyduğu güven de enkaz altında kaldı. Nasıl olmasın ki Depremin ertesi günü yıkılmış sokaklarda yürüdüm. Yüreğim hâlâ acıyor. O çaresizlik ortamında, sisteme olan güven yıkılmışken tam da o saatlerde milyonlarca insan başka bir adrese yöneldi.

Murat Ağırel

15 Temmuz'dan bugüne demokrasiotokrasi savaşları...

Mağdurdan mağrura geçişin tarihinin yazıldığı yıllar... Haksızlık, hukuksuzluklar üzerinden iktidarda kalabilmenin arayışları... İktidarda kalabilmenin yollarını açık tutabilmek adına, "dostum Trump"tan yardım istemekle başlayan, "mutlak butlan" ile çıkış yolu aramaya uzanan... Önce infaz, sonrasında uzatılabildiği kadar uzatmalarla yargılamalarda...

Şükran Soner

Terminatör Sinner Wimbledon'u yine kazandı: Zverev yine direkten...

Terminatör Sinner, Wimbledon'ı yine kazandı ve üst üste ikinci kez bu büyük şampiyonluğa ulaşarak beşinci Grand Slam turnuasını aktifine yazdırdı! Alman Alexander Zverev ise bir büyük finali daha kaybederek yine ciddi bir hayal kırıklığı yaşadı. Ama Haziran ayında Paris'te Roland Garros'ta ilk büyük şampiyonluğunu nihayet 29 yaşında kazanmış olduğu için, Londra'da kaybettiği bu maç, onu limitte kazanamadığı diğer dev finaller gibi canını acıtmadı.

Bedri Baykam

15 Temmuz'un hiç anlatılmayacak öyküsü

Pek az insan kendi geçmişini anlatırken adil olur. "Menfi birisi. Eşi de menfi düşüncelere sahip. Kız meslekte rehber öğretmen. Cumhuriyet gazetesi alır. Kendini beğenmiş. Komutanlara çok yakın. Kurmaylık için çalışıyor." "ok sinsi yapıda ve tehlikeli. Alkol kullanır. ocuğunu güzel sanatlar sınavına soktu. Bağlama saz gibi enstrümanları çocuğu çalsın istiyor. Büyük ihtimal Alevi."

Barış Terkoğlu

Örnek kulüp Trabzonspor

Trabzonspor 2026-27 sezonu çalışmalarına 6 Temmuz'da Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nde "Merhaba" dedi. Yeni sezonda 3 kulvarda birden yarışacak olan Karadeniz Fırtınası transferlerde de esmeye devam ediyor. Ama bunun öncesi var. Trabzonspor; UEFA Kulüp Finansal Kontrol Kurulu (CFCB) ile 2023'te imzalanan yapılandırma anlaşması kapsamında tüm

Hayri Güner

Paraguaylı ve Mısırlı olmak!

Dünya Kupası'ndaki 2 maçın 2026'ya bu denli damga vuracağını kimse kestiremezdi. İlki Fransa-Paraguay. Fransa'ya 70 dakika kafa tutan, ucuz bir penaltıyla son 16'da veda eden Latin Amerika ekibi, ne yazık ki bir kesimce istenmeyen takım ilan edildi! Neymiş sert oynamışlar, çirkefleşmişler. Futbol yazılı kuralları olan bir oyun olsa da Makyevesilt ve gayenin kaideyi meşru kıldığı bir branş. irkefliklere gelirsek; sert oynamışlar;

Arif Kızılyalın

Futbolun da Trump'ı çıktı

Futbol nereye koşuyor. Tamam günümüz tüketim toplumunda her şey metalaşıyor ve her şey bir kâr aracına dönüşüyor. Futbol da buna son derece müsait. Baksanıza Dünya Kupası tüm hızıyla sürerken biz sahadaki futboldan çok saha dışı olayları konuşuyoruz. Mesela birden bire "Ronaldo mu, Messi mi daha büyük" tartışmasının içine sürükleniveriyoruz.

Gülengül Altınsay

Yaşayan tarih

Türkiye Jokey Kulübü'nün düzenlediği Nimet Üyken Basın Ödülleri Yarışması her yıl kesintisiz yapılmaktadır. Nimet Üyken (1919-2009), Türk at yarışı ve spor yazarlığının öncülerinden biri, avukat, spor yöneticisi ve yazardır. "Yaşayan Tarih" olarak da bilinen Üyken, yıllar boyunca Türkiye'deki atçılık kültürünün gelişmesine

Hilmi Türkay

Tek suçlu Laso mu

Sezon ortasında geldiniz, takımı siz kurmadınız, 1+1 opsiyonlu kontratınız var. Oyuncuları tanımaya çalışıyorsunuz. Üstelik EuroLeague gibi Avrupa'nın en elit liginde mücadele ediyorsunuz. Takımınızın Play-In'e kalmasının mucize olduğu, kötü sonuçlardan dolayı motivasyonun tamamen düştüğü, üstelik sakatlar kervanının giderek büyüdüğü bir ortamda iş yapmaya çalışıyorsunuz. Evet Pablo

Erman Kunter

Mutlu son

Ligin zirvesinde durum belli ama sıralamanın "sonu" ne olacak Günün maçlarının muamması bu... Bu nedenle Kasımpaşa-Galatasaray karşılaşmasında, topa daha sahip olan taraf Galatasaray olsa da gole daha yakın duran hırslı tarafın Kasımpaşa olması sürpriz değil. Sarı-Kırmızılılarda, yedeklerin forma giydiği karşılaşmada, Lang, Sane

Ebru Kılıçoğlu

Umut bitmez

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği yolda laik Cumhuriyeti savunan bizler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve ocuk Bayramı'nın coşkusunu dün yaşadık. Ve Beşiktaş tribünlerinin "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" tezahüratı beni çok duygulandırdı. Hepsini alınlarından öpüyorum. Gelelim futbola... Beşiktaş elinde kalan tek

Adnan Dinçer

Kızılelma

1-2 şey yazmak farz oldu.Milli takım ilk maçını 1923'te oynadı.102 yaşında.Cumhuriyet'le aynı yaşta. Euro 2024'te Avusturya'yı yendik.MSÜ rektörü Erhan Afyoncu hocamızın aklına 'Kızılelma' geldi.

Bilgin Gökberk

Ekonomi

Zirveden geriye kalanlar

NATO'nun Ankara zirvesi geldi, yüzlerce tutuklunun üzerinden geçerek gitti. Geriye ne kaldı NATO'nun, Batı merkezli emperyalist sistemin, in gibi yükselen güçlere, BRICS grubunun kendi çıkarını koruma çabalarına karşı küresel savunma/önleyici saldırı aracına dönüşme süreci hızlandı. Avrupa ile Batı'nın "lideri" ABD arasında açılan çatlak genişlemeye devam etti.

Ergin Yıldızoğlu

Sağlıkta yapay zeka eşitsizliği artıracak

Türkiye'de bin kişiye yaklaşık 2.4 doktor düşüyor. OECD ortalaması ise 3.9. Hemşire ve ebe sayısında fark daha da büyük: Türkiye'de bin kişiye yaklaşık 2.9 hemşire ve ebe düşerken OECD ortalaması 9.2. Bir hekim yılda ortalama 4 bin 300- 4 bin 400 hastaya bakıyor. OECD ortalaması ise yaklaşık 1560. Bunun sonucu olarak hastalar, bazı branşlarda aylar sonrasına randevu bulabiliyor; muayeneler ise çoğu zaman 5-10 dakikaya sıkışıyor.

Jale Özgentürk

Büyükbaşta bir tuhaflık var

Ülkemizde hayvan sayısı artıyor. İlk bakışta bu olumlu bir gelişme gibi görünüyor. İnsan ister istemez, "Demek ki hayvancılıkta işler yoluna girmeye başladı" diye düşünüyor. Ama acele etmeyelim. ünkü rakamların tamamına baktığımızda bu ilk izlenimi desteklemeyen bir tabloyla karşılaşıyoruz. Son yıllarda hızlanan canlı hayvan ithalatı, hayvan varlığındaki artışın

Veysel Ulusoy

Sıkıyönetim zamanında cezaevinde geçen ve beraatle sonuçlanan...

Soru: 2003 yılında SSK'den emekli oldum. 21 Eylül 1979-1 Temmuz 1984 arası sıkıyönetim döneminde Mamak Cezaevi'nde yattım ve sonuçta beraat ettim. Benim bu dönemleri borçlanma hakkım varmı Borçlanırsam emekli aylığıma bir etkisi olur mu Dursun Y. 1402 sayılı sıkıyönetim kanunu uyarınca gözaltına alınanların veya tutuklananların borçlanmaları

Nergis Şimşek

TCMB rezervi analizi

TCMB rezervleri; zaman zaman övünmelere, yargıya da intikal eden eleştirilere ve bu bağlamda yargı kararlarına konu olmaktadır. Bu nedenle, rezerv konusundaki genel tanımları yineleyerek "brüt-net rezerv" kavramları ile rezerv yeterliliği konusundaki temel bilgileri bir ölçüde de olsa aktarmaya çalışayım. Uluslararası rezerv, ülkenin para otoriteleri tarafından

Öztin Akgüç

Kalkınma ve akademik meslekler

Birinci sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; makineler, buhar gücü ve fabrika sisteminin oluşmasıydı (1760-1840). İkinci sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; elektrik enerjisi, seri üretim, kimya sanayi, montaj hatlarıydı (1870-1914). Üçüncü sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; bilgisayarlar, internet, mikro çipler, robot teknolojisi, otomasyon oldu (1970'e kadar). Günümüzde

İrfan Hüseyin Yıldız

Bu iktisat bize nerelerden geldi (8)

Mevsimin son yazısı ile bu diziyi noktalayalım. Yazdıklarımı yinelemeyeyim. İleride satırbaşı olacaklar varsa onlara dikkat çekeyim. Kapitalizmdeyiz ve onu konuşuyoruz. Onu kavramalıyız. KISA BİLGİ İki yüzyılı aşkın süredir gelişip kurumlarını oluşturmuş kapitalizm, 1970'lerde, sermaye sınıfının "servet"e doğru yol alacağı bir rotaya yöneliyor. İnsana değil,

Bilsay Kuruç

Kültür-Sanat

Zihni Göktay için

Zihni Göktay'ı sonsuzluğa uğurladık. Bıraktığı "hoş seda" gökkubbemizde yankılansa da o güler yüzlü, tatlı dilli oyuncu artık bizimle değil. Sesi, çok ünlü "Lüküs Hayat" operetinin buram buram İstanbul kokan şarkılarıyla duyuldu, 12 yıl öncesinin -internette izleyebileceğiniz- yine çok ünlü "Ulan İstanbul" dizisinin çekimiyle günümüze ulaştı. Zihni Göktay -daha uzun yıllar yaşamalarını dilediğim -

Ayşegül Yüksel

Eşeğe Ters Binenlerden Ters Kelepçelilere

Bu hafta Akşehir'deydim. Nasreddin Hoca'nın şehrinde, Hıdırlık Tepesi'nde "Nasreddin'den Günümüze Gülmece" başlığı altında bir araya geldik. Gülmenin yalnızca insanın yüzünü değil, aklını da uyandırdığını konuştuk. Nasreddin Hoca'nın fıkraları tam da böyledir. Önce yüzünüzde küçük bir gülümseme bırakır, ardından sizi beklemediğiniz bir soruyla baş başa bırakır.

Güven Baykan

Dünyayı 'aşk'laştırmak!

Kimi insanlar aramızdan ayrıldığında yalnızca bir insanı yitirmezsiniz. Bir sesi, bir vicdanı, bir sığınağı, bir dönemin hafızasını da yitirirsiniz. Ahmet Telli öyle bir insandı. Kendine özgü kişiliğiyle, gösterişten uzak duruşuyla, alçakgönüllülüğüyle, sözcüklere yüklediği derin sorumluluk duygusuyla yalnızca şiir yazmadı; yaşadığı çağın tanıklığını

Zeynep Oral

Ortadoğu NATO'su 2.0

Ankara'da toplanan 36. NATO Liderler Zirvesi'ne büyük anlamlar yüklenmişti. İddialı olsun diye de bu toplantı, gayrıresmi olarak "NATO 3.0" diye adlandırılmıştı. Toplantıda ciddi bir dönüşüm sayılabilecek bir adım atılmadı. Amerika'nın asıl hedefi olan in'in adı bile geçmedi. Soğuk Savaş dönemindeki gibi ezeli ve ebedi düşman olarak Rusya yerini korudu. Yeni olan tek şey, yeni düşman olarak bir de İran'ın adının geçmesiydi.

Miyase İlknur

Affedersin yoldaş... Ne olur diren!

Ahmet Telli bir hastane odasında yaşam savaşı veriyor. Oysa zihnimdeki fotoğrafta doksanlı yılların başında ve bir ilkbahar akşamında. Ankara nergis kokusuna teslim olmuş çoktan. Okul çıkışı Mülkiyeliler Birliği'ne koşarak giriyorum. Beyaz örtülü bir masada annemle oturuyor. Bir şiiri kanatlandırıyorlar. Taptaze bir şiir hem de. Adı: Asmin. "Asmin, üç bin metre doruklarda açan bir dağ çiçeğidir" diyor Ahmet Abi. "Bir de

Eren Aysan

Susmak-konuşmak

Oktay Akbal 1987'de çalışmaya başladığım Cem Yayınevi'nde yayımlanan kitaplardan olan Susmak mı Konuşmak mı'daki yazılarında susmanın boyun eğmek olduğunu söylüyordu. Edebiyatın iyileştiren, sorgulayan gücünü, sözü, sözcükleri direniş aracı sayıyor; haksızlığa, baskılara, suskunluğa karşı aydın sorumluluğuyla konuşmayı, yazmayı savunuyordu.

Öner Yağcı

Etkili sözler

Diyarbakır'ın uzun süren yaz gecelerinde yataklar damlara çıkarılırdı. Yazlık sinemada o günler Romeo ve Juliet filmi gösteriliyordu. Herkesin dilinde Romeo ile Juliet! O günlerde Köy Enstitüsünde öğrenciydim. Elimde sinemaya gidecek para yoktu. Filmi yıkık bir binanın damından, yıkık bir yapının içindeki boşluktan izlemiştim. Romeo'nun, Juliet'in dilinden sevda sözleri fışkırıyordu.

Adnan Binyazar

Neşe, çalınamaz!

Henri Bergson, gülmenin, hayatın katılaşmış, mekanik, otomatikleşmiş hallerine karşı aklın verdiği anlık, toplumsal ve uyarıcı bir yanıt olduğunu belirtir. Gülmemiz, zihnimizin esnekliğine, akış halinde oluşuna, kaskatı kalıplara teslim olmayışına işaret eder (s. 6-7). Neşe de tıpkı bunun gibidir. Zulüm, insanı katılaştırmak, dondurmak, otomatik bir korku makinesine çevirmek ister; ama neşeli bir kahkaha bu katılığı paramparça eder!

Ali Apaydın

Kız neş'esi ve yılmazlık

"Kız neş'esi" şeklinde bir kavram var. Bu kavram ile yılmazlık (rezılyans) arasındaki ilişkiyi incelemek istiyorum. Öncelikle neşe veya neş'e kelimesinin yazılışına bakalım. NEŞE Mİ NEŞ'E Mİ Söylerken ve yazarken yaygın olarak "Neşe" deriz. Ancak bu ifade bir galatı meşhurdur. Yani yaygın bir yanlış kullanımdır. Eskilerin deyimiyle doğru sözdense,

Üstün Dökmen

Yaşamın kendisini izlemeye ne zaman başladık

Modern insanın en ilginç özelliklerinden biri, tarihte hiç olmadığı kadar çok şeye tanıklık etmesine karşın belki de hiç olmadığı kadar az müdahil olması. Dünyanın herhangi bir yerinde çıkan bir savaşı birkaç dakika içinde öğreniyoruz. Bir depremi, ekonomik krizi, seçim sonucunu, toplumsal protestoları, hatta başka bir ülkedeki darbe girişimini bile canlı yayınlardan takip edebiliyoruz.

Deniz Ülkütekin

Yaz sıcağında vücudunuzu dinliyor musunuz

Yaz geldiğinde çoğumuzun ilk yaptığı şey daha az yemeye çalışmak oluyor. Bir anda sofralar hafifliyor, salatalar çoğalıyor, "Nasıl olsa canım istemiyor" diyerek öğün atlayanların sayısı artıyor. Kimimiz sadece karpuzla günü geçirmeye çalışıyor, kimimiz ise serinlemek için sürekli soğuk içeceklere yöneliyor. Oysa yaz aylarında değişen sadece hava sıcaklığı değildir.

Güneş Aksüs

Ters kelepçeli mizah

Sevgili dostlarım, milyonların izlediği "Ölü Deniz" yaratıcısı Deniz Göktaş yurtdışından geldi ve ters kelepçe takılarak Emniyet'e getirilip tutuklandı. Onun elleri ters kelepçeli adliyeye getirilmesi tam bir kara mizah örneği. Üstelik adı Deniz ve videoda belli ki bir giyotinin tarafından kesilen kafası, konuşurken onu izliyor. Biz de onu izliyoruz, tümüyle bu sahne de kara mizah örneği. Acılı ve hatırlatıcı.

Işıl Özgentürk

Çanakkale'ye bir edebiyat müzesi gerek

Dostum, ağabeyim Güney Dal'ı ziyaret etmek için yola çıktığımızda Gelibolu'ya Yolculuk romanını yanıma almıştım. Onun yayıncısı ve dostu olarak bu kez, iki dostumla da kendisini buluşturacaktım. Son buluşmamız Bektaş Köyü'ndeki sayfiye evindeydi. Onu, masasında, Adorno'yu Almancasından okurken bulmuştum

Feridun Andaç

Müşfik monarşi Fas'ta futbol

Müstemleke Valisi Tom Barrack ülkemizin müşfik monarşi ile yönetilmesini öneriyordu. Batı tarzı demokrasinin bizim ülkemiz için uygun olmadığını söylüyor, Körfez ülkelerindeki müşfik, hayırsever, tatliş (!) olanlarını örnek gösteriyordu. Barrack bir Kuzey Afrika (Magrip) ülkesi olan Fas'ı sıralamaya almamıştı. Oysa Fas bu tür bir monarşiydi;

Feyzi Açıkalın

Finans piyasaları gerçeği: Altında 24 Temmuz alarmı (IV)

Altının üzerinde büyük bir baskı varken neden 24 Temmuz'da daha büyük bir baskı yapılabilmesine imkân tanıyacak bu karar alınıyor Öncelikle altın fiyatlarının düşük kalmasının kimler için yarar sağladığına bakmalıyız. ALTIN FİYATLARININ DÜŞÜK KALMASININ ABD VE FİNANS PİYASALARINA SAĞLADIĞI AVANTAJLAR Altın fiyatının suni olarak düşük tutulması,

Savaşkan İskefli

Bedenin siyaseti

İnsan neden güvenlik ister Bireyi, toplumu ve siyaseti anlamak için sorulabilecek en temel sorulardan biridir bu. İnsan yalnızca düşünen bir varlık değildir. Aynı zamanda hisseden, bekleyen, korkan, umut eden ve geleceğe hazırlanmaya çalışan bir organizmadır. Beynimiz yalnızca içinde bulunduğumuz anı yönetmez. Henüz yaşanmamış olanı da hesaplamaya çalışır.

Sadık Çelik