Feridun Andaç

Feridun Andaç

Cumhuriyet
Yaşam 31 yazı 1 takipçi

Tekinsiz bir dilin çağrısı

Slavoj Žižek okumalarımda sıklıkla sorduğum soru şudur: Dünyanın seyri nereye gidiyor; bu gidişatı nasıl okumalıyız Onun da sorduğu ve sorguladığı sorulara eşlik eden kendi sorularım da ister istemez yeni bir dilin çağrısını getirip önümüze koyuyor. Žižek bir yerde şunu söyler: "İlk terk etmemiz gereken şey, insanların küresel ve doğrusal bir ilerl

İkbalperest görevliler!

Başlangıçta sıradan bir gündü benim için. Sıradan olmayan tek şey sabah kahvaltısını yaptığımız yalı da değildi! Zira, daha önce, aynı güzergâhta bir yalıda oturan rahmetli dostum Lizi Behmoaras'la uzun uzun sohbetlerimiz olmuştu. Bu sıradan günü sıradışı kılan şey kuşkusuz beni kahvaltıya davet eden Ali Rıza Bozkurt'un o gün anlattıklarıydı. Şu an

Hikayesi olan kent: Eskişehir

Kentler insanlara benzer, insanlar da kentlere. Yaşanabilir kentleri gördükçe ister istemez o benzerlikleri var eden gerçeklikler üzerinde düşünedurursunuz. Italo Calvino, "Kentler takas yerleridir, tıpkı bütün ekonomi tarihi kitaplarında anlatıldığı gibi ama bu değiş-tokuşlar yalnızca ticari takaslar değil; kelime, arzu ve anı değiş-tokuşlarıdır"

Çanakkale'ye bir edebiyat müzesi gerek

Dostum, ağabeyim Güney Dal'ı ziyaret etmek için yola çıktığımızda Gelibolu'ya Yolculuk romanını yanıma almıştım. Onun yayıncısı ve dostu olarak bu kez, iki dostumla da kendisini buluşturacaktım. Son buluşmamız Bektaş Köyü'ndeki sayfiye evindeydi. Onu, masasında, Adorno'yu Almancasından okurken bulmuştum o gün. Aradan geçen onca zaman sonra anakkale

Yeniden hatırlamak için...

Sıradanlığın ölçüsü nedir derseniz, kısaca vasatlık diyebilirim. İnsan davranışlarına, sözlerine, düşünce ve yaşama biçimine bakarak kim olduğuna ve sıradanlıkla ilişkisine dair bir hükme ulaşabiliriz. Tutarlı olup olmamak da tümüyle bunlarla ilgilidir. Dijitalizmin günümüzde etkin olduğu alanlarda karşımıza çıkan her gerçeklik biraz da bunu anlatı

Geçitteki söz

Bir yıkım nasıl tanımlanır Bunun için kendime sözcükler arıyorum, yıkımın nasıl olabileceğini yalansız dolansız ifade edebileceğim sözcükler... Irmaklar geçiyor gözümün önünden; ardından ülkenin ormanları, dağları ve yüzlerini unutmamaya çalıştığım insanları... İçtiğim suyun hesabını yapmadığım zamanlara dönüyorum. ileğinin kokusunu ta uzaklardan a

Umutlanmak istiyorsanız eğer...

"Sistem çöktü mü dil de zincirinden boşalır." Andri Snr Magnason Ankara'yı hiç böyle görmemiştim. Gecenin bir vaktinde kalacağım oteli ararken yolum Hacıbayram Mahallesi'ne düşmüştü. Adeta savaşın yıkıntıları içinden geçiyordum. Sanırsınız ki yüz yıldır dokunulmayan bir yer vardı karşınızda. İnsan her yeri terk etmiş, o yıkıntılar yeni sahiplerini

Sait Maden'i hatırlamak...

Yaratıcı düşünceyi besleyenin ne olduğu, Sait Maden'le konuşmalarımızda sıklıkla öne çıkan bir konudur. Sözü kendi şiirine getirdiğimizde, beslendiği kaynaklardan bahseder, yaşamındaki çeşitlilikten yalın bir biçimde bahsederdi. Hayata, sanata ve yaratıcılığa karşı bilgece duruşu, derin bir bakışı vardı. Kendini salt bir işin/uğraşın insanı olarak

Doğudaki Doğu

Doğu'yu anlamak için yapılan yolculuk, aslında ülkenin kendi aynasına eğilip saklı yüzünü görmeyi göze almaktır; peki bu yüz bize neyi söylüyor?

Petrol ve onur

Musaddık'ın 1953'teki direniş, İran'daki devlet darbesi değil de Batı'nın bir bölgeyi kontrol etme çabası mı idi?

Yeryüzü kaygısı

"Ve yeryüzünü unutmanın, aslında zamanı ve mekânı unutmak olduğu hiç aklımıza gelmedi." Michel Serres YOKSUN KALMAK Bilmiyoruz sahip olduklarımızın değerini... abucak tüketiyoruz her bir şeyi. Farkında olarak, olmayarak... Dokunarak, dokunmayarak... Suskun kalarak ya da umursamaz davranarak... ıkan yangınlar, bitmeyen savaşlar bunun birer gösterg

Ortadoğu'da yeni yüzyılın 'oyuncu'su kim

Şeytan Yoktur (2021) filminin (Yön. Mohammad Rasoulof) ilk epizotunda cezaevi gardiyanının yaptığı tek şey, toplu idamlarda düğmeye basmaktı, ötesi onu ilgilendirmiyordu. Ülkesinde olup bitenler onu ilgilendirmediği gibi, yaptığı işi de artık kanıksamıştı ve sorgulamak aklının ucundan bile geçmiyordu. O gardiyanın kaygısızlığında (haydi suskunluk d