Sevgi Özel

Sevgi Özel

Cumhuriyet
Kültür-Sanat / Eğitim 23 yazı 0 takipçi

Yaz yalan, kış gerçek...

Ağız bedenin doruğundadır; çok rüzgâr aldığından açılıp kapandıkça ya bahara ya fırtınaya yol açan... İçindeki tatmaya, yutkunmaya, konuşmaya yarayan... Kimimizde işlevsiz, kimimizde bir karış olan dille... Ağzından çıkanı kulağı duymayan... Ağzına bir parmak bal çaldığı halkın ağzından lokmasını çalan... Ağzı bozuk ayran budalalarının ağzına bakan

Eğitimin kaptanları...

Mustafa Kemal bir Osmanlı askeriyken... Yayılmacının imparatorlukta kendi dini, diliyle niçin onlarca okul açtığını... Kapitülasyonlarla politik, ekonomik, psikolojik ve askeri güçlerini topluca kullanmaya çalıştığını ilk gören, öngörüsü yüksek bir yurtseverdi. Sarayın söylediğini, yazdığını anlayamayan, salt asker olması, vergisi için aranan, kend

Atatürk, halkçı bir devlet adamıdır!

Atatürk'ün Dil Devrimi'ni yok saymak, dilimizi kurtarmanın mı yoksa kaybetmenin mi yolunu açıyor?

İstiklal Marşı'na saygısızlık sürüyor...

Devlet okullarında 'milli ve manevi değerler' adı altında ramazan etkinlikleri düzenlenirken, İstiklal Marşı'na Arapça okutulması: bu çift standart kimin vicdanını rahatsız etti?

Yurttaşlık bilinciniz sıfırlanmış...

Türkçenin başkenti, "Karaman'da Cahit Zarifoğlu İmam Hatip Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri tarafından; '12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma' etkinlikleri gerçekleştirildi. Sahneye çıkarılan çocuklara İstiklal Marşı 'Arapça' okutturuldu." Devleti temsil eden valinin, cumhuriyet başsavcısının, Karamanoğlu Mehmetbey Ünivers

Her oyun çocukla oynanmaz!

Bizim kuşak 1970'lerde delikanlılığa geçtiğinde muhafazâr iktidarlar toplumun duyarlı noktalarını kaşıyor... Bugün olduğu gibi anayasadaki, "Türkiye Cumhuriyeti, (...) demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir" yargısından uzaklaşıyorduk, suçluyuz! Öngörüsü yüksek devrimci Atatürk gibi tarihi zamanında doğru okuyamadık. Cumhuriyete sözlü eyle

Uyuyordu, uydurduk...

Bu aralar Harf ve Dil Devrimlerine salvolar sıklaştı. Ortam, koşullar uygun... Akademisyenler, köşe yazarları, TV tartışmacıları mangalda kül bırakmıyor. Bu iki devrim üzerinden Atatürk'e saldırıyorlar. Bir şair, "Gazi ...ölümüne on gün kala, dili saplandığı çıkmazdan kurtarmak peşinde idi (...) dil çalışmaları hastalık buhranlarına rastladı" diye

Biz ne yaşıyoruz

Eleştirmek ya da öfkesini paylaşmak için ayda yılda bir arayan eski dostla markette karşılaştım. Tezgâhtaki sebze meyvelere bakarak, "Bu ne ya" diyerek... İyi kullandığını bildiğim argo sözcükleri arşivinden çıkarıyordu. "Karabatak nerelerdesin" dedim. Nasılız, iyi miyiz Merak etmiyordu. Eskiden çalıştığım yayınevlerine gelir, karpuz seçer gibi kit

Ah basın, vah TV'ler...

Altı yedi ortaokulludan biri, mahallenin ağasıymış... Küçük ağayla arkadaşları "bip"lik dilleri, büyümüş de küçülmüş tavırlarla... Bir dizi kahramanını yansılıyorlar. TV dizilerinin, yarışmalarının, izlencelerinin dili, konusu, kişileri... ocukları erişkinleri çok etkiliyor. Senarist dizi kahramanını öldürüyor, izleyici ardından mevlit okutuyor. "İ

'Dijital vicdan'

2025'i uğurlayacağımız günlerde "Türk Dil Kurumu 2025 yılının kelimesi/ kavramı"nı açıkladı. Gazetem Cumhuriyet'ten Rengin Temoçin aradı, konuştuk. Bir de adını, gazetesini saklamayan başka bir muhabir aradı. Asıl haber, resmi TDK'nin açıklaması değil, onun değerlendirmeleriydi: "Hocam bizimkiler, haberi olduğu gibi sayfaya koydular. ünkü haberde i

Hangi yerli malı...

Bizim kuşak cumhuriyet devrimlerinin ışığında ulusal bayramları coşkuyla yerli malı haftalarını olanaksızı olanaklı kılarak kutlayan Atatürk Türkiyesine doğmuştu. Biz büyürken laik eğitimle, Atatürk'le, devrimlerle hesaplaşan, devrimlerden ödün veren... Kimi, "ince demokrasiye paydos" diyen, çoğu kurmaca "ileri demokrasi"yi ağzına gözüne bulaştıran

'Basmak'tan basın...

Bilgisayarlı, cepli bu yüzyılda... Dünyayı, hâlâ öküzün boynunda döndürenler... Yasak haram diye yırtınsalar da 2026 gelecek! İsteyen ağaç süsleyerek, isteyen nar patlatarak... İsteyen kendi inancı, düşünceleri olanaklarıyla eğlenerek eğlenmeyerek karşılar. Takıntı yılbaşı değil, laiklik... 2025'teki can yakıcı, öfke kabartıcı olay oluşumları görme