Sevgi Özel

Sevgi Özel

Cumhuriyet
Kültür-Sanat / Eğitim 30 yazı 0 takipçi

Ah, bizim kuşak...

1950'den biraz önce, biraz sonra doğanlar bizim kuşak... Varsıl yoksul evlerde doğduk büyüdük, okuyabildik okuyamadık... Alkışladığımız, kızdığımız çok iktidar gördük. Ülkemiz için ilk olanı, yenilgiyi yanılgıyı... Acıyı tatlıyı, depremi darbeyi birlikte yaşadık. Naylon gömleği, başörtüyü, çorabı ilk biz denerken... İlişkileri sündüren naylonlaşmay

Çürük tahta çivi tutmaz!

Yıllardır kulağımız dudağımıza yapışsın isteniyor. Cumhuriyetten ödün vermeyenler... Atatürk'ün "manevi mirası akıl ve bilim"e tutunan "laik(çi)ler", "Kemalist statükocu"lar, solcular... Osmanlının torunları niçin Osmanlıyı reddediyorlarmış Sosyal medya, kimi gazete TV'ler iyice bataklaştı. Kuşları, böcekleri, tavşanları, kurbağaları avlayan batakl

Siz cumhuriyetle barışın...

1950'den 2000'lere akan yarım yüzyılda toplumun eğitim, gelir düzeyi hızla düşerken... Kökene dokunan "milliyetçilik"le din ve mezhebe dayalı "muhafazakârlık"ı kaşıyanlar hep iktidardaydı. Sosyal demokratlar, birkaç kez yer aldıkları koalisyonlarda eğitimle ilgilenecek zamanı bulamadılar. MEB'nin başına kim geçtiyse Atatürk'ün işaret ettiği "muasır

Hep aynı şarkı...

Atatürk, Türkçenin seslerini karşılamayan, dinsel anlam yüklenen Arap abecesiyle, Arapça Farsça sözcüklerle örülü Osmanlıcayla "ümmi ümmet" kalan halkın dil-tarih bilincinin çok aşındığını biliyordu. Cumhuriyet devrimleri yazı ve dil nedeniyle toplumun her katına inemiyordu. 1928'de cumhuriyetin 5'inci yılında Harf Devrimi yapıldı.1932'de cumhuriye

Özür dilerim...

Bizim kuşak dünyaya merhaba dediğinde cumhuriyet daha 40'ına girmemişti. Atatürk'ün yanında cumhuriyetin, devrimlerin doğumuna tanık olanlar, Ata yaşamını yitirir yitirmez yer yön değiştirmişti. Biz büyürken toplumun en duyarlı noktalarını kulak kulakmemesi yumuşaklığında milliyetçilik, yeterince dincilikle okşayarak Atatürk'le, cumhuriyetle hesapl

Fener al, adalet ara!

İkisi de ilkçağlardan bu yana düşünerek, savaşım vererek... En acı son göze alınarak arandı. Özgürlük ya da "hürriyet"in adaletle hem kan hem can bağı vardır. Biri sayrıysa öteki sağlıklı olur mu Özgürlüğün güvencesi adalet, hak hukuka uygunluksa... Niçin bugünlerde ikisini de fenerle arıyoruz Bilgisizlik, önyargılar, gericilik... Dil ve yurttaşlı

'Adalet' sözlüklerde tutsak!

Yaz geldi, çarşıya kiraz geldi de... Bir yanda kiraza dokunamayan, "Bayram benim neyime" diyen yoksul çoğunluk... Bir yanda Cumhuriyetin kazanımlarını kullanarak... Meclis, basın, yargı gücüyle Atatürk'ün kurduğu CHP'yi siyaset sahnesinden atmaya çalışarak bayram yapanlar... İçeride iç kavga imgesi yaratarak, yandaş basının gücüne sığınarak CHP'lil

Yaz yalan, kış gerçek...

Ağız bedenin doruğundadır; çok rüzgâr aldığından açılıp kapandıkça ya bahara ya fırtınaya yol açan... İçindeki tatmaya, yutkunmaya, konuşmaya yarayan... Kimimizde işlevsiz, kimimizde bir karış olan dille... Ağzından çıkanı kulağı duymayan... Ağzına bir parmak bal çaldığı halkın ağzından lokmasını çalan... Ağzı bozuk ayran budalalarının ağzına bakan

Eğitimin kaptanları...

Mustafa Kemal bir Osmanlı askeriyken... Yayılmacının imparatorlukta kendi dini, diliyle niçin onlarca okul açtığını... Kapitülasyonlarla politik, ekonomik, psikolojik ve askeri güçlerini topluca kullanmaya çalıştığını ilk gören, öngörüsü yüksek bir yurtseverdi. Sarayın söylediğini, yazdığını anlayamayan, salt asker olması, vergisi için aranan, kend

Atatürk, halkçı bir devlet adamıdır!

Atatürk'ün Dil Devrimi'ni yok saymak, dilimizi kurtarmanın mı yoksa kaybetmenin mi yolunu açıyor?

İstiklal Marşı'na saygısızlık sürüyor...

Devlet okullarında 'milli ve manevi değerler' adı altında ramazan etkinlikleri düzenlenirken, İstiklal Marşı'na Arapça okutulması: bu çift standart kimin vicdanını rahatsız etti?

Yurttaşlık bilinciniz sıfırlanmış...

Türkçenin başkenti, "Karaman'da Cahit Zarifoğlu İmam Hatip Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri tarafından; '12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma' etkinlikleri gerçekleştirildi. Sahneye çıkarılan çocuklara İstiklal Marşı 'Arapça' okutturuldu." Devleti temsil eden valinin, cumhuriyet başsavcısının, Karamanoğlu Mehmetbey Ünivers