Mansur Yavaş'ın bağımsızlığı: Bir istifadan daha fazlası

Türkiye siyasetinde istifalara alıştık. Bir partiden ayrılanın nereye geçeceğini, hangi makamı hedeflediğini, yanında kaç kişiyi götüreceğini soruyoruz. Mansur Yavaş'ın CHP'den ayrılıp bağımsız devam etme kararı ise bu sorulara hemen cevap vermiyor. Kararın siyasi ağırlığı biraz da burada. Yavaş, başka bir partiye katılmadı; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı

Zeynep Alkış

Ben, insanların kendisinden emin olduğu bir insan mıyım

Bana emanet edilen, bende muhafaza ediliyor mu Söylediğim sözlere güveniliyor mu Bir kimse derdini anlattığında, onun sırrını muhafaza edeceğimden emin olabilir mi Bir insan hakkını bana bıraktığında, kendi menfaatim söz konusu olsa bile onun hakkını koruyabilir miyim

Serdar Arseven

Suyu bizim, havası bizim, yeri Anadolu: Meis nasıl el oldu

Mavi Vatanın Göğsüne Saplanan Hançer: Burnumuzun Dibindeki Meis! Kaş'ın sahilinde durup karşıya baktığınızda insanın içi cız eder. Kulaç atsanız neredeyse nefes almadan ulaşacağınız, bağırsanız sesinizi duyuracağınız kadar yakınımızda, hepi topu iki kilometre ötemizde duran Meis Adası'nda bugün Yunan Palikaryasının paçavrası dalgalanıyor.

Ali Coşar

Sahtekârla tamahkâr

Değerli okurlarım, devletimiz içinde biriken safraları boşaltmaya başladığı günden bugüne nerede ise her gün açılan yeni bir lağım çukurundan yayılan kesif koku ile karşılaşıyoruz. Bankaların içinin boşaltıldığı, saadet zincirinin halkalarının birbiri ardına çözüldüğü, tosuncukların malı götürdüğü günlerden geçtik geçmesine de şimdide foncuların tuzağına düşüp nerde devlet diye haykıranları görüyoruz.

Ali Akben-Milat

27 yılda hukukta ne değişti

1999 yılında DSP'den Hikmet Sami Türk Adalet Bakanı, Nuh Mete Yüksel Cumhuriyet Başsavcısı'ydı. Yüksel, hukuku "özgürlüklerin kısıtlanması" olarak anlıyordu. Ona göre düşünce suçtu. 85 yaşındaki eski tüfek komünist Mihri Belli'yi bir konuşmasından dolayı evinden polis baskını ile gözaltına aldırmış, üç günlük sorgudan sonra serbest bırakmıştı. En büyük

Ali İhsan Gülcü

Nebevi ölçü ve iki insan tasavvuru

Bütün bu tahliller, nihayetinde nasların koyduğu sarih bir ölçüye varır ve böylelikle mesele bir zevk yahut mizaç meselesi olmaktan çıkar, usul meselesi haline gelir. Kur'an-ı Kerim, sesin kısılmasını bir fazilet olarak zikreder. Hz. Lokman oğluna vasiyetinde, yürüyüşünde ölçülü olmayı ve konuşurken de sesinin kısık olmasını emreder. Bunun ardından da seslerin en çirkininin

Ahmet Ay

İmaj çağı

"Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve amelinize bakar." (Müslim) Malum imaj çağındayız... İnsanoğlu tüm itibar, onur, ağırlık, saygınlık ve değerini imajda arar oldu... Modernite ile gelen bu maraz sadece gençlere özel bir durum değil, toplumun tüm katmanlarını kuşatmış halde... Yaşam imaj makerler üzerinden şekilleniyor...

Ramazan Kayan

Ukrayna Savaşı ve Türkiye'nin Sınavı

Ukrayna Savaşı, Avrupa'nın güvenlik mimarisini, Karadeniz'in stratejik dengesini, enerji ve ticaret yollarını, Kafkasya'yı ve Orta Asya'daki güç ilişkilerini de değiştiriyor. Bu büyük dönüşümün merkezinde ise Türkiye bulunuyor. Elbette Türkiye'nin önemi yalnızca Rusya ile Ukrayna arasında bulunmasından kaynaklanmıyor. Aynı zamanda NATO üyesi, Karadeniz'in

Mehmet Beyhan

Sinsi tuzak

BM Zirvesi tarihi anlara sahne odu. Mesela zirvede katil Netanyahu ile New York'ta bulunan liderler arasında, görüşme ayarlanamaması muhteşem bir gelişme. Bu durum küresel sitemden nemalanan Siyonist mantalitenin, yeni düzende ne denli güç kaybettiğinin bir nevi delili sayılabilir mi Orasını bilemem! Ancak BM Genel Sekreteri Guterres'in, uluslararası sistemin geldiği aşamadan DERT

Oğuz Baran

Hasan Aksoy'un ardından

Bazı insanların ömrünü yıllarla ölçmek doğru değildir. Kaç yıl yaşadığına bakarsınız; kısa dersiniz. Sonra o kısacık ömrün içine nelerin sığdırıldığına bakarsınız ve susarsınız. Hasan Aksoy kardeşimiz de böyle biriydi. 1993 doğumluydu. Daha yapacağı çok iş, yürüyeceği çok yol vardı. Fakat 2025 yılında yakalandığı kanser hastalığı genç bedenini yordu. Yaklaşık bir yıl süren mücadelenin ardından Rabbine yürüdü.

Hamza Er

Maarif soylu duygular büyük idealler aşılamalıdır

Geçenlerde bir camii imamının vaazına denk geldim. Hoca, "Camide bile gayrimüslimlerin ürettiği icatları kullanıyoruz" diyordu. Edison'dan, Graham Bell'den, Benjamin Franklin'den ve başka bilim adamlarından örnekler vererek gelinen noktanın ne denli hazin olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Örnekleri çoğaltabiliriz, neticede İslam dünyası derin bir krizin içinde.

Ufuk Coşkun

Helal dedemiz Dr.Hüseyin Kâmi Büyüközer'in ardından

Bazı insanların vefatı, geride bıraktıkları özlemden çok omuzladıkları vazife ile düşündürmektedir. Dr. Hüseyin Kâmi Büyüközer Hocamız inandığı bir davaya ömrünü vakfederek toplumun sofrasında, dilinde ve vicdanında neleri değiştirebileceğinin örneğini bırakarak ebediyete irtihal eyledi. Hüseyin Kâmi Hocamız, "Helal Dede" diye tanınan bir dava

Ersan Ergür

Ekonomi

OVP (2027-2029): Hedeflerin iç tutarlılığı, gerçekleşme ihtimali...

6 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Orta Vadeli Program (2027-2029), enflasyon patikasında son on yılın en büyük tek seferlik revizyonlarından birini içermektedir: Bir önceki programda 2027 için öngörülen yüzde 9'luk enflasyon yüzde 21'e, 2026 için öngörülen yüzde 16 ise yüzde 28,4'e yükseltilmiştir. Bu çalışma, Program'ın hedef setini iç

Ahmet Güzel

Yükselen tehlike Japon yeni

Geçen hafta dünya ekonomisinde uzun yıllardır görmediğimiz cinsten bir gelişme yaşandı. ABD ve Japonya 2011'deki büyük deprem sonrasından bu yana ilk kez el ele verip döviz piyasasına birlikte müdahale etti. Dolar/yen kuru 164'e dayanınca Japonlar önce tek başlarına yaklaşık 59 milyar dolar harcayıp kendi paralarını geri satın aldılar, yetmeyince de Washington'ı yardıma çağırıp

R. Levent Işık

Kültür-Sanat

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (394)

Onu yakından tanımış gazeteci Mehmet Barlas'a nazaran: "İnönü'nün aile dostu ve köklü bir CHP'li olmasına karşın, Şerif Remzi Reyent, Türk toplumunun ekonomik çıkış yolunun, Adam Smith'in öğretilerinden geçtiğini her mekanda vurgulardı. Bu inancını, CHP'nin sola kaydığı ve demokratik sosyalizmin 'ortanın solu' sloganı ile parti ideolojisi haline dönüştüğü günlerde daha yüksek sesle tekrarlıyordu.

Yesevizade Alparslan Yasa

Bâbıâli'nin Çelebi adamı Nazım Tektaş

Yayın dünyamızın müstesna siması şair, yazar, tarihçi ve Burak Yayınları'nın kurucusu Nazım Tektaş, sevenlerine veda etti. 12 Eylül darbesinin yaşandığı kara ve karmaşık günleri yaşıyorduk. Edebiyat Fakültesi'nde devam ettiğimiz derslerden çıkar çıkmaz soluğu ya Sahaflar'da veya Beyazsaray'da alıyorduk. Bir de vakıf ve derneklerin ilim, kültür, sanat ve edebiyat

Mehmet Nuri Yardım

Mekânlar ve şahsiyetler

Mustafa Kutlu'nun Beyhude Ömrüm adlı uzun hikâyesini okurken yazarın, hikâyesinde geçen mekânlar üzerine derin bir düşünceye daldığını fark ediyor insan. Bir yandan tarihçi, bir yandan da mimar hassasiyetiyle mekânlar hakkında yorumlarda bulunmuş. Hikâyedeki ana mekân; kurak ve suyu olmayan küçük bir Anadolu köyü ile köyün kenarındaki kasaba yolunun kıyısında yer alan çukur bir tarladır.

Eyyüp Azlal

Eyüp Sultan'dan Pierre Loti'ye Uzanan Gizemli Mezarlık: Osmanlı'nın...

İstanbul Eyüp Sultan'ın manevi gölgesinden Topkapı Sarayı'nın kanlı çeşmelerine... Osmanlı'da kimlikleri gizlenen, toplumdan soyutlanan ve mezar taşlarına dahi isimleri yazılmayan cellatların sıra dışı yaşamı ve Karyağdı Tepesi'nde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan dünyadaki tek mezarlığı. Eyüp Sultan Hazretlerinin çevresi,

Fahri Sarrafoğlu

SUMUD dizisi hakkında

TRT, bir kurum olarak son yıllarda çok başarılı ve millî ve tarihî yapımıza uygun diziler ve programlarla evlerimize misafir olmaya devam ediyor. Oysa birçok medya kuruluşuna ait ekranların milli ve manevi değerlerimize adeta görünmez bir savaş açtığı bu dönemde, bu yapımları izleyici ile buluşturan başta kurum yetkililerine ve bu yapımlara emek veren herkese şükranlarımı arz ediyorum.

Halit Yıldırım

Kolektif umutsuzluk

Umutsuzluk bir tercih değil, maruz kalmadır. Varoluşa dışarıdan bir cisim çarpar, benlik afallar, dengesini yitirir, baş dönmesiyle bulunduğu yere çömelir ve ne olup bittiğini düşünmeye başlar. Umutsuzluğun söyleme dönüşmemesi, yüksek perdeden dile getirilmemesi bu çarpmaya dairdir. Varoluş öylesine sarsılmıştır ki nefesi kesilmiştir ve artık cümleler ya fısıltıyla veya bakışlarla kurulmaya

Prof. Dr. İsmet Emre

İstiklâl Marşı'nın Gür Sesli, Yiğit Edalı Büyük Şairi: Mehmet...

Bugün bizler ve bizden sonra bu toprakları canından aziz bilip sahiplenecek, koruyup, kollayacak olan gelecek nesillerimiz için artık tek bir marş vardır. O da özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın nişanelerinden olan İstiklâl Marşı'mızdır. "Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım/Elemim bir yüreğin kârı değil, paylaşalım"

İsmail Bingöl

Her nasip vaktine esirdir

İnsan hissesine düşen ile yaşar. Elde edebildikleri ile ömrünü sürdürür. Nasiptir bunun adı. Ne erken ne geç gelir. Zamanında gelir. Acelecidir insan. Sakin kalmak rahatlatır, geleni karşılamak huzur verir. Gelen de giden de nasiptir. Ulaşılamayan ne varsa ya vakti gelmediği içindir ya da nasip olmayacağı içindir. Kanaat etmek, kabullenmek gerekir.

Ali Bal

Dünyanın İstanbul'a baktığı yer

Bir fuar salonuna girince önce ürünleri görürsünüz. Renkler, ışıklar, kataloglar, numuneler... Bir taraftan baskı sesleri yükselir, başka bir tarafta farklı diller birbirine karışır. Kâğıda dokunan eller, ürünlerin üzerinde gezinen gözler, kısa bir selamın ardından başlayan uzun konuşmalar... Bir süre sonra ürünler geri çekilir. İnsanlara bakmaya başlarsınız.

Latif Bozdoğan

Kişisel yapay zekânız

Yapay zekâya bir şey sormaya artık hepimiz alıştık. "Şu ürünleri karşılaştır", "Bu e-postaya cevap yaz", "Akşam ne yemek yapabilirim" diyoruz. Soruyoruz, cevabı alıyoruz. Sonra yine işi kendimiz yapıyoruz. Ama görünen o ki yapay zekânın bir sonraki aşaması böyle olmayacak. Meta, kısa süre önce Muse adını verdiği

Bedri Yandımkaldım

Medyatik şiddet

Bir okul saldırısının ardından ekranlarda aynı görüntüler dönüyor. Saldırganın yürüyüşü, elindeki silah, kaçışan çocuklar... Ardından açıklamalar geliyor: Diziler, dijital oyunlar, sosyal medya. Şiddetin nedenini ararken gözlerimizi ekranlara çeviriyoruz. Peki, ekranlarda tam olarak neyi sorguluyoruz İzlenen içerikleri mi, şiddetin nasıl haberleştirildiğini mi, yoksa bütün bunları kuşatan toplumsal ilişkileri mi

Doç. Dr. Taylan Maral

Aslını muhafaza etmek asalettir

İnsanoğlunun kâinat üzerindeki en çetin ve en şerefli imtihanı, hiç şüphesiz kendisine teslim edilen emaneti tahrif etmeden, kirletmeden ve özünü bozmadan koruyabilme imtihanıdır. Yaşadığımız çağ, sürekli bir "değişim" ve "dönüşüm" masalıyla önümüze konulan her şeyi başkalaştırmaya, rengini soldurmaya ve kökünden koparmaya ayarlanmış gibidir. Oysa hak davası katında mukaddes

Selahattin Gezer

Allah'ın varlığının aklî delilleri- 15

Geçtiğimiz hafta, Allahü Teâlânın varlığını isbat eden "Bilgi ve Şuur Delili"ni ele almış idik. Bu hafta ise, "Çokluk İçinde Birlik Delili"ni incelemeye çalışacağız inşâallahü teâlâ. "Çokluk İçinde Birlik Delili", kısaca şudur: Kâinatta milyarlarca farklı tür bulunmaktadır. Bunların yapıları

Mehmet Can

Vahyin yolunda yürümek, hevânın peşinden gitmemektir

İnsan hayatı boyunca yol arar. Kimi aklına güvenir, kimi kalabalıklara, kimi makam ve mevkiye, kimi de kendi arzularına... Fakat Allah, kuluna yolunu belirsiz bırakmamıştır. Kur'an şöyle buyurur: "Sonra seni de bu konuda ilâhî vahye dayalı bir yola koyduk. Onu izle, bilmeyenlerin arzularına uyma!" (Câsiye, 45/18)

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Vatan, kültür ve medeniyet üzerine

Kıymetli okurlarım; Hiç düşündünüz mü, insan doğduğu toprağı neden sever Bir insanı memleketine bağlayan nedir Sadece üzerinde yaşadığı toprak mı, yoksa o toprağın taşıdığı hatıralar, kültür, inanç ve değerler mi Vatan dediğimiz kavramı yalnızca sınırlarla, haritalarla ve siyasi sınırlarla açıklayabilir miyiz Merhum Prof. Dr. Teoman Duralı hocanın

Burhanettin Aydınlı

Anlaşılmadığın yerde...

İnsanoğlu duygularının derinliği ölçüsünde hayatı anlamlandırır, değer katar . Onu en sessiz, en derinden üzen şey ise anlaşılamamaktır. İnsan, anlaşılmadığı yerde yavaş yavaş eksilmeye başlar. Önce cümleleri kısalır, sonra heyecanı azalır. Bir zamanlar coşkuyla anlattığı hayallerini içine gömer, söyleyeceği sözü söylemeden yutar. En sonunda da "Anlatmaya

Nilüfer Zontul Aktaş