Işıl Özgentürk

Işıl Özgentürk

Cumhuriyet
Yaşam 107 yazı 3 takipçi

İhanet, iftira, rüşvet çemberinde debelenen biz!

Sevgili okurlarım, geçenlerde bir kadın arkadaşımla sohbet ediyorduk. "Ne yapacağımı şaşırdım" dedi. "Haberler, özellikle erkeklerin sıra sıra dizildiği sözüm ona açıkoturumlar, dijital kanallarda yayımlanan doğru mu yoksa yapay zekâ mı yapmış dediğim ifşaatlar beni boğuyor, hiçbir şey izlemeyeyim diyorum o zaman da kendimi devekuşu gibi hissediyor

Bugün Anneler Günü'ymüş

Evet, Anneler Günü, acaba ne yazsam Öncelikle hemen söylemeliyim; doğrusu ben, İstanbul Kâğıthane'de uzaklaştırma kararı olan evi basarak boşanmak isteyen karısını öldüren, evdeki öteki kızını ve kendisini de öldürmeye çalışan damadını can havliyle öldüren kayınvalideye yargı tarafından ev hapsi verilmesine pek bir sevindim. Sonuçta meşru müdafaa.

'Uzun ince bir yoldayım...'

Sevgili okurlarım; 1 Mayıs günü yollardaydım, 25. Afyon Klasik Müzik Festivali nedeniyle gittiğim Afyon'dan dönüyordum. eyrek asırdır olmuş, yıllardır klasik müziğin, cazın ustalarını dinlemişim, Afyon okullarında öğrencilerle buluşmuşum, Frikya Vadisi'ni adım adım dolaşmışım, Afyonkarahisar Açıkhava Kadın Cezaevi'nde analarının balerin etekleri gi

Kömür madeninin sırları

Madencilerin ölüm yolunda emek sömürüsü sürerken, devlet ve işverenlerin vicdanını kaybetmeleri sadece ekonomik bir problem midir yoksa toplumsal çöküşün habercisi mi?

Öfkem bir türlü geçmiyor!

Çocuk ölümleri karşısında sessiz kalan iktidar, yas ilanı ile siyasi gösteriş yapıyor—peki bu çifte standart kimin vicdanını rahatlattığını biliyor muyuz?

Durum vahim ancak umutsuz değil!

Sarayın bin danışmanı lüks arabalarda halkın gerçeğini görmüyor, ancak minibüsteki işçi, kahvedeki adam ve trafo ustası cumhuriyet devrilişini mi başlatıyor?

Şu bizim tüketim sevdamız

Tüketim boykotu yapılamıyor çünkü Türkiye'de insanlar mal-mülk, lüks ve borç tuzağına bu kadar mı bağımlı, yoksa sistemin kendisi mi tüketimi kaçınılmaz kılıyor?

Acaba ülkemize havadan biyolojik bir silah mı atıldı

Sevgili okurlarım başlığımdaki soruya şaşırdınız mı Vallahi billahi ben emperyalist güçlerin ülkemize havadan uyuşturucu bir biyolojik silah attıklarını düşünmeye başladım. Yahu bu nedir Durumumuz kabile ülkelerinden daha beter. Baksanıza cumhurbaşkanımız, Atatürk'ten ilhamla "Yurtta sulh, cihanda sulh" diye endişe içindeki yurttaşlarına sesleniyor

Bombalarla ölen çocuklar için ağıt

Sevgili okurlarım bu Şeker Bayramı'nı da, ne o unuttunuz mu bir zamanlar Ramazan Bayramı'nın adı Şeker Bayramı'ydı, çevremizde atılan füzeleri izleyerek geçirdik, tabii bir de adalet bakanımızın evlerini, mülklerini sayarak. Say say bitmiyor. Helal olsun vallahi her şeyin bir bedeli var. Şimdi asıl konumuza gelelim, hepimiz biliyoruz ki savaşlarda

'Yurtta sulh, cihanda sulh'

Sevgili okurlarım geçtiğimiz hafta ülkemize üç füze düştü. İktidar medyası inatla bunların İran tarafından atıldığını söylüyor. İran yalanlıyor. Ben kişisel olarak bu füzelerin bizi savaşa sokmak için özellikle İsrail ya da Körfez'deki Amerikan üslerinden atıldığını düşünüyorum. ünkü Amerika bocalıyor, bir kara ordusuna ihtiyaç var ama ülkelerindek

Savaşlar da değişir

Sevgili okurlarım her şey değişir, bu bir doğa yasası. Her şey değişirken savaşlar da değişir. İçinde yaşadığımız şu günlerde daha doğrusu epey zamandır, gelişen teknoloji sayesinde savaşma yöntemlerinin de akıl almaz bir biçimde değiştiğini görüyoruz. Ve şimdilik bize uçan füzelerin gövde gösterisini gösteriyorlar ve yapay zekânın da yardımıyla ne

Milli eğitim bakanımızı alkışlıyorum (!)

Dostlarım eğitim bakanımız yemin etmiş, bu ülkeyi şeriat kanunlarıyla yönetilen bir ülke yapacak. Ona göre bu ülkede yaşayanların tamamı Müslüman, öyleyse neden şeriat kanunlarıyla yönetilmesin Sabah akşam bu kutsal davaya nasıl hizmet ederim diye düşünüyor. Ancak kendisi işbaşına gelmeden önce imam hatipler açılmış. Bu okullarda bilim ortadan kald