Ali Apaydın

Ali Apaydın

Cumhuriyet
Kültür-Sanat / Eğitim 38 yazı 0 takipçi

Yeni emperyalizmler karşısında eğitim

Uygarlığın temel dayanakları ciddi sınamalardan geçiyor. Gezegenimiz ve ülkemiz ardı ardına uyarı işaretleri verirken toplumsal kurumlarımız kendi öz amaçlarına yabancılaşıyor. Sözgelimi hukuk kurumlarımız adaleti değil adaletsizliği tesis ediyor, ekonomi kurumlarımız verimi değil verimsizliği artırıyor, sanat ve bilim kurumlarımız aydınlığı değil

Bizler kimiz Sizler kimsiniz

Ülke, bir coğrafi parseli ifade eder. Haritada çizilen, sınırları belirlenmiş, jeopolitik bir nesnedir. Aidiyetin değil mülkiyetin ve egemenliğin mekânıdır. Yurt, varoluşun somut toprağıdır. İnsanın anlam dünyasını inşa ettiği, ölümlülüğünün farkına vardığı ontik mekândır. Vatan, miras kalandır; ülkenin coğrafyasına, yurdun sıcaklığına eklenen orta

Ölçmek ve değerlendirmek

Bazı kadim ifadeler vardır ki, içlerindeki kavramların sıralanışı rastlantısal değildir. Bu sıralamalar, ya bir kapsama-içerilme ilişkisini ya da bir öncelik-sonralık durumunu gösterir; çoğu zaman da her ikisini birden. Sözgelimi "eğitim ve öğretim" ilişkisinde eğitim, öğretimi hem kapsar hem de ondan önceliklidir. Bu nedenle her yıl okullar açılır

İlkeleri anlamak, 'yeni'yle yol almak

Yeni, her zaman "olan" ile "olması gereken" arasındaki gerilimde doğar. Yenilik, salt bir zaman kategorisi değil; bir kırılma, bir kopuş ve aynı zamanda bir süreklilik sorunudur. Her yeni, kendisinden öncekini aşar ama aynı zamanda onu da içinde taşıyarak yapar bunu. ünkü yenilik, diyalektik bir harekettir. Bu bağlamda adı "YENİ" olan bir parti pro

Eğitim ve umut

Demokrasinin temelinde yatan en büyük sorun, çoğulculuğun doğasını kavrayamamaktan kaynaklanan bir cehalettir. Bu cehalet, toplumu oluşturan farklı grupların, çıkar ve değerlerin birbirine eşit uzaklıkta ve aynı merkeze bağlı olduğu yanılgısına yol açar. Bu eşit uzaklık yanılgısı, toplumun "zaten bir bütün" olduğu, farklılıkların aslında birer görü

Kurtulamadıklarımız

Bir asır önce Kurtuluş Savaşı'nda o denli şeyden kurtulmuştuk ki, bu savaştan sonra kurtulamadıklarımız yüzünden bugün bu savaşın ismi okul kitaplarımızdan çıkarılıyor. Peki bugüne dek nelerden kurtulamadık da bu noktaya geldik Bu yazı buna ilişkin bazı tespitler ve kurtuluş yöntemi için kaleme alınmıştır. KURTULAMADIKLARIMIZ Seyirci duruşundan kur

Neşe, çalınamaz!

Henri Bergson, gülmenin, hayatın katılaşmış, mekanik, otomatikleşmiş hallerine karşı aklın verdiği anlık, toplumsal ve uyarıcı bir yanıt olduğunu belirtir. Gülmemiz, zihnimizin esnekliğine, akış halinde oluşuna, kaskatı kalıplara teslim olmayışına işaret eder (s. 6-7). Neşe de tıpkı bunun gibidir. Zulüm, insanı katılaştırmak, dondurmak, otomatik bi

Şu mezuniyet meselesi!

Kadim bir gerçeği hatırlayarak başlayalım: gerçek mezuniyet törenleri yalnızca lise ve üniversite bitiminde yapılır. Anaokulu, ilkokul veya ortaokul bitiminde düzenlenen törenler, bugünün eğlence dünyasının vahim birer icadıdır. ünkü mezuniyet, bir çocukluk oyununun sonu değil; zihnin, sorumluluğun ve toplumsal varoluşun eşiğidir. Tarih boyunca b

Okullarımızda neler oluyor

Bazı kurumlar vardır ki hem tüm toplumun saygısını kazanır hem de en şiddetli toplumsal öfkelere konu olur. Okullar da böyle kurumlardır. 24 yıldır AKP yönetiminde olan okullarımız, yazık ki, artık saygınlıklarıyla değil konu oldukları öfkelerle anılıyorlar. ünkü birer öğrenme mekânı olmaktan çıkarılıp toplumun tüm ruhsal çıbanlarının açılıp aktığı

Cumhuriyet yalnız değildir!

En açık şekliyle dile getirmek gerek: Türkiye Cumhuriyeti'nin var ettiği yurttaşlar olarak bizler, bugün bu cumhuriyete sahip çıkmakla sorumlu insanlarız. Geleceği kuran geçmişin ta kendisi olan cumhuriyet için bu sorumluluğumuz, yaşamsal olduğu kadar tarihîdir de. Türkiye Cumhuriyeti, basitçe bir yönetim biçimi ya da kurumlar bütünü değildir; o, t

Hakmana ya da cumhuriyet üzerine

Ön not: Bu diyalog, "Hakmana ya da 'kimsesizlerin kimsesi' üzerine" adlı yazımın devamıdır. Bir bütünlük için ilk diyalogla birlikte okunmasını öneririm. *** Ekhekrates: Phaidon, sen o gün orada mıydın Sokrates'in Hak Ana'yla vedalaştığı o son ziyarette Kimler vardı yanınızda, az mıydınız, çok muydunuz Phaidon: Oradaydım, Ekhekrates. Hem de en yakı

Eğitim ve direniş

Cumhuriyetin ilk döneminde gençlik, tam da olduğu şey olarak, ülkenin geleceğini inşa edecek özne olarak konumlandırılmıştı; bugün ise ülkenin değil iktidarın geleceğini güvende tutacak bir nesne olarak konumlandırılmaya çalışılıyor. İşte en somut karşılıklarını görüyoruz bunun; bugün ülkemizde her dört gençten biri iş ya da okul yaşantısında bulun