Tolga Aydoğan

Tolga Aydoğan

Cumhuriyet
Kültür-Sanat / Tarih 45 yazı 0 takipçi

Suna Kan Anma Haftası

İzzet Bey 30 Ocak 1937 günü Ankara'ya adımını atar atmaz İstanbul'daki eşi Pakize İzzet Hanım'a bir kart gönderir ve şöyle yazar: "Pakizeciğim, Muvasalatımı (varışımı) bildirmek için sana alelacele bu mektubu yazıyorum. Yarın mufassal (ayrıntılı) bir mektup yazacağım. Yol çok sıkıcı idi. Yanımda horlayan bir hödük vardı. Buradaki hüsnükabul (iyi ka

Figaro'nun Düğümü

Geçen akşam Büyük Tiyatro Opera Sahnesinde "Figaro'nun Düğünü" operasının prömiyerindeydik. Mozart'ın bestelediği bu meşhur operanın girişindeki uvertür herkesin aklına kazınmıştır. Şehirlerarası benzin istasyonlarında, reklamlarda, en olmadık yerlerde kulağınıza çalınır. "Figaro'nun Düğünü", Rossini'nin "Sevil Berberi" operasının devamı niteliğin

Köşebaşı ve Ahmet Kutsi Tecer

1937 senesinde Ahmet Kutsi Tecer ve eşi Meliha Hanım'ın yolu Ankara ile kesişir. Tecer çifti Ulus'ta Işıklar Caddesi yakınlarında bir apartmana taşınır. Bir zaman sonra yeni taşındıkları bu eve Sivas'tan bir misafir gelecektir; Veysel Bey ve yardımcısı... Zili çalarlar, Meliha Hanım içeri davet eder, Veysel Beyler çamurlu pabuçlarını kapının eşinde

Şevket Rado ve Doğan Kardeş

Şimdi 1930-1940'lar Ankara'sına gitme imkânı olsaydı Karaoğlan Meydanı'nda sıralanmış dükkanların en başında bulunan İstanbul Pastanesi'nde edebiyatçıları görürdünüz. İçlerinde Sabahattin Ali, Orhan Veli, Oktay Rifat, Melih Cevdet, Sabahattin Eyuboğlu, Nurullah Ataç, Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Külebi, Necati Cumalı ve daha birçok isim... Siz de kaf

Ankara'nın kuruluşunu anlatan sergi

Osmanlı dönemi Ankara'sı bir ticaret kentidir ve bu ticaretin ana kaynağı da Ankara keçisinden elde sof kumaşıdır. 1800'lerin sonunda bu kumaşının ihraç edilmesiyle birlikte İtalya, İngiltere, İran ve Fransa Ankara'da konsolosluk açar. 1890'larda kente su ve demiryolunun gelir, Ankara'nın önemi daha da artar. Öte yandan 1800'lerdeki kuraklıklar, ş

9 Eylül ve İzmir'e giren komutanlar

3 Kasım 1948 günü Cumhuriyet Gazetesi'nin ikinci sayfasında emekli süvari subayı Behçet Bağatır'ın bir mektubu yayınlanır ve şöyle bir çağrıda bulunur: "...birkaç senedir ağır bir hastalıktan dolayı evinde yatıyor. Bu kahraman komutana - eşi de vefat ettiğinden dolayı – ordudan verilmiş bir er hizmet ediyor. Hafıza ve zekâsı idrak ve mütalaa hassal

Bozcaada'nın sesleri

Geçtiğimiz ay vizyona giren Odyssey filminde Bozcaada yani Tenedos'tan da bahsedildiğini filmi izleyenler anımsayabilir. Bozcaada her ne kadar bugün turistik bir merkez olsa da mitolojide farklı bir yeri vardır. Örneğin bugün Ayazma sahilinde denize giren insanların keyifle uzanıp ufka baktıkları noktada gördüğü gemilerin benzerleri mitolojide de g

Hatıralar ışığında 30 Ağustos

Türk ordusunun 9 Eylül günü İzmir'e girişinden önce "Armutlu" köyünde yaşananlar, Türk milletinin bu zafere ve Mustafa Kemal Paşa'ya olan inancını ve minnettarlığını gözler önüne serer. Bu olayı hem Ruşen Eşref'in hem de Salih Bozok'un anılarında görebiliriz. Bozok, olayı anlatırken Armutlu köyünden İzmir'e doğru ilerlediklerini, köylülerin askerle

Burhaniye Cahit Sıtkı Müzesi

Geçtiğimiz aylarda bir müzayedede önemli bir Türk yazarının fotoğrafını fark ettim. Fotoğraf açıklamasında sadece "1928 Yozgat Cumhuriyet Okulu" yazıyordu. Edebiyatçımız o vakit gencecik bir öğretmen. Önünde öğrenciler... O meşhur kişiyi görünce illa ki satın almak istedim. Müzayede bir hafta sonra. Heyecanla geçti o hafta. Alacağım ya! Müzayede in

Rumeli Türküleri ve Atatürk

Atatürk'ün içinde Rumeli'ye karşı hep bir özlem vardır. Bunu birkaç yazıda anlatmaya çalışmıştım. Onlardan birinde Gazi, Büyük Taarruz öncesi cepheye gitmeden önce Keçiören'deki İhsan Eryavuz'un evinin bahçesinde bir yemek yediğini ve "Burası bana Rumeli'yi hatırlatıyor" dediğini ifade etmiştim. O Atatürk o yılların ağaçlık ve yeşillikler içinde bi

Gaip romancı

6 Haziran 1936 günü Ağaç Dergisinde bir ilan çıkar "Gaip Aranıyor" başlığı ile... Denir ki: "Ağaç yazıcılarından ve 'Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında" mısralarının mübdii Tanpınar [yaratıcı] kayıptır. Kendisinin nerede olduğunu, nasıl bulunacağını, hangi yazıya başlamış olduğunu, kaç sene sonra biteceğini haber verene Ağaç minnettar k

Cumhuriyetin kızları

Türk kadınının hak arayışı II. Meşrutiyet ile hız kazanır. Hanımlara Mahsus Gazete (1895-1906), Kadınlar Dünyası (1913-1921) gibi yayınlar bu arayışın dile döküldüğü yerler olur. Kadınlar bu dönemde dernekler de kurar, seslerini yükseltir. 1914 senesinde Mihri Müşfik Hanım'ın girişimiyle kızlara özel "İnas Sanayi-i Nefise Mektebi" açılır. Kızlar bu