Kültür-Sanat

Bugünlerden sonra

Soru şu: bütün bunlardan sonra ne olacak ünkü sadece bugünle kuşatılmış bir durağanlık değildir yaşam; daima bir de sonrası vardır: bir akış vardır, bir yol alış, bir varış ve her seferinde yeniden yeni bir yola çıkış. Artık, sonramız adım adım yaklaşıyor: Dünyada bu savaşlardan sonra ne olacak Bu hileler, yolsuzluklar, bu hukuksuzluklardan sonra ne olacak

Ali Apaydın

Tuhaf, Saçma, Neyse...

"Biz bu adaletsizlikle mi yaşayacağız Biz böyle nasıl devam edeceğiz" ukurova Üniversitesi'nin dev salonundan yükselen bu çığlık fırtınalar yarattı. Adana 33. Altın Koza Film Festivali'nin ödül törenindeydi. Maden işçisinin torunu olan, en iyi kadın oyuncu ödülünü alan Hazar Ergüçlü'nün konuşmasında, "Madenci çocuklarını ağlarken gördüğümde ben

Zeynep Oral

İoanna Kuçuradi bir derya idi

Ben Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nin 4 yıllık lisesini bitirdikten sonra, özellikle isteyerek kazandığım İÜ Felsefe Bölümü'ne devam etmiştim. Hocalarımın arasında İoanna Kuçuradi, Macit Gökberk, Berna Moran ve Nermi Uygur da vardı. Bir yıl sonra eşimle Amerika'ya gittiğimiz ve dönünce de zor günler yaşadığımız için bir daha ne yazık ki devam edemedim. Bir süre sonra Prof. Dr.

Evin İlyasoğlu

İstanbul Lozan'da kurtarıldı

İstanbul resmi olarak Lozan'da kurtarıldı. Lozan'da birçok konuda olduğu gibi İstanbul'un boşaltılıp Türkiye'ye teslim edilmesi konusunda da İtilaf Devletleriyle başarıyla mücadele edildi. Bu konudaki Türk tezleri neredeyse eksiksiz olarak kabul ettirildi. "Lozan Tahliye Protokolü"ne uygun olarak 6 Ekim 1923'te Türk ordusu İstanbul'u geri aldı.

Sinan Meydan

Zeynep Oral yaşama ve topluma tanıklık ediyor

Zeynep Oral'ın İnkılap Yayınevi'nden çıkan son yapıtı "80 Yaşım Merhaba"yı kitaplığınızda hangi türlerin yanına yerleştirirsiniz bilmiyorum. Otobiyografi değil, denemeler, gazete yazıları seçkisi ya da anı defterinden bölümler deseniz, hiçbiri değil. Yine de tüm bu tür metinleri içeren bir okuma serüveni sunuyor okura. Yazı türleriyle sarmaş dolaş olarak yaşama, dünyaya ve ülkemize ilişkin 80 yıllık tanıklığını bizimle paylaşıyor.

Ayşegül Yüksel

Bir buzdolabından Ankara'ya bakmak

Sevgili arkadaşım Özlem Dengiz Uğur'un davetiyle yolum Ulus'a, Anafartalar Caddesi'ndeki VEKAM Büyük Apartman'a düştü. Koç Topluluğu'nun 100. yılı dolayısıyla hazırlanan "Vehbi Koç Ticaret Evi: Muasır Medeniyet Yolunda Bir Terakki Hamlesi" sergisini gezecektik. 30 Eylül'de aynı adla hazırlanan kitabın

Güven Baykan

Açlarıyız bu güzelim ülkenin!

Knut Hamsun "Açlık" romanında "Bütün bunlar Kristiania'da aç dolaştığım günlerde oldu" diyerek bozuk düzenin hâkim olduğu bir dünyanın kapısını aralar. 1890'da yayımlanan romanın kahramanı Kristiania'da, bugünkü Oslo'da yaşayan, genç bir yazardır. Kalemiyle geçinmeye çalışır. Beş kuruşu yoktur. Kirasını bile ödeyemez. Zamanla

Eren Aysan

Holding paşaları-holding profesörleri-holding bürokratları

Dilimizde utanmanın kaybolduğunu vurgulamak için kullandığımız "Tuz koktu" deyimini tedavülden kaldırmanın zamanı geldi. Zira yaşadığımız, tanık olduğumuz utanmazlıkları anlatmak için uzun yıllar kullandığımız "Tuz koktu" deyimi bile yetersiz kaldı. Devlette uzun yıllar üst düzey görevlerde bulunmuş bürokratlar, saygın üniversitelerde kürsü sahibi akademisyenler

Miyase İlknur

Yaşamlarla gelen aydınlık

Yaşamöykülerinin bugüne ve yarına ışık tuttuğuna bir kez daha inandım. Son günlerde okuduğum aydın yaşamlarını aktaran kitaplar, Cumhuriyetin kuruluş mücadelesini ve evrimini, devrimleri, bugünlere gelişimizin ipuçlarını yakalama fırsatı veriyor. CUMHURİYETE YOL DÖŞEYENLERDEN Ramiz/Teşkilât-ı Mahsusa'dan Milli Mücadele'ye (Cumhuriyet Kitapları) adlı kitapta,

Öner Yağcı

Köşebaşı ve Ahmet Kutsi Tecer

1937 senesinde Ahmet Kutsi Tecer ve eşi Meliha Hanım'ın yolu Ankara ile kesişir. Tecer çifti Ulus'ta Işıklar Caddesi yakınlarında bir apartmana taşınır. Bir zaman sonra yeni taşındıkları bu eve Sivas'tan bir misafir gelecektir; Veysel Bey ve yardımcısı... Zili çalarlar, Meliha Hanım içeri davet eder, Veysel Beyler çamurlu pabuçlarını kapının eşinde bırakıp içeri girerler. O an

Tolga Aydoğan

Genç duyarlığı

Toplumca gösterilen eylemlerde duyarlıklı gençlerin sayısı yüksektir. Cumhuriyet tarihimizde bunun özgüvenli, canını ortaya koyan örnekleri bugün bile anılmaktadır. O nedenle gençlere "delikanlı" da deniyor. Aralarında bağlantılar kurarak bizi yeneceklerini uman devletleri dize getiren Mustafa Kemal, 10'uncu yıl Nutuk'unda erdemine inandığı gençlere şöyle sesleniyor:

Adnan Binyazar

Bir ileri, beş geri...

Türkçenin en devingen sözcüklerinden "geri"nin kimliğine baktığımızda... En eski sözlüğümüz Divânü Lügati't-Türk'e dek gideriz. Sözlüklerde pek çok anlamı, yeni sözcükler, bileşikler doğuran güçlü, renkli bir gövdesi var. Dünden bugüne türkülere ağıtlara, atasözlerine deyimlere yerleşivermiştir. Ağlarsa anam ağlar, anamdan gerisi yalan ağlar... Sık kullanırız da kimi kez

Sevgi Özel

Muammer Karaca Tiyatrosu ve çağrışımlar...

Bir zamanlar Beyoğlu'na renk katan tiyatrolar zincirinin halkalarından biri olan Muammer Karaca Tiyatrosu en sonunda sessizliğini bozdu. İBB Miras ve İBB Kültür'ün ehil ellerden çıkan restorasyon çalışmalarıyla yeniden parlak bir ışık olmaya hazırlanıyor, yıllar öncesinin cazibesini çoktan yitirmiş İstiklal Caddesi'nde. 300 kişilik özenle yapılmış salonu,

Dikmen Gürün

Gülsen Tuncer'in ardından...

Son zamanlarda hep "ardından..." yazıları yazmaya başladığımı fark ettim. Hiç dinmeyen bir eksilme duygusu var içimde. En son çok değerli ve çok yönlü bir sanatçıyı, bir mücadele insanını, bir 68'liyi, sevgili dostum, güzel insan Gülsen Tuncer'i yitirdik. Gülsen Tuncer ile altmış yıllık bir mazimiz var. 1967'de Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu'nda,

Ayşe Emel Mesci

TARIK AKAN'A

Onu bir şeye benzet deselerDerdim ki farksızdı yanardağdanDışardan sakin, dingin, suskunİçi ateşle dolup taşan Yurduna duyduğu sevgiydi o ateşocuklara, aşka, özgürlüğeVe devleşen bir yangın aleviTel örgüler önünde Kardeşim, yoldaşım, arkadaşımAnın hep capcanlı kalacak seninEn önde olacaksınız Deniz'le birlikte

Ataol Behramoğlu

Işığa dokunan kadınlar

Albert Einstein'a ait olduğu söylenen şu sözü duymayanımız pek yoktur: "Önyargıları kırmak, atomu parçalamaktan daha zordur" Bu sözü bir erkek söylemiş ama tarihte hem atoma hem de önyargılara karşı imtihanlarını başarıyla vermiş bir anne ve kız var. Onların ismi Marie Curie ve Irene Joliot-Curie. Bugün çoğumuz "analı kızlı çorbasını"

Yiğit Güralp