Kültür-Sanat

Etkili sözler

Diyarbakır'ın uzun süren yaz gecelerinde yataklar damlara çıkarılırdı. Yazlık sinemada o günler Romeo ve Juliet filmi gösteriliyordu. Herkesin dilinde Romeo ile Juliet! O günlerde Köy Enstitüsünde öğrenciydim. Elimde sinemaya gidecek para yoktu. Filmi yıkık bir binanın damından, yıkık bir yapının içindeki boşluktan izlemiştim. Romeo'nun, Juliet'in dilinden sevda sözleri fışkırıyordu.

Adnan Binyazar

Neşe, çalınamaz!

Henri Bergson, gülmenin, hayatın katılaşmış, mekanik, otomatikleşmiş hallerine karşı aklın verdiği anlık, toplumsal ve uyarıcı bir yanıt olduğunu belirtir. Gülmemiz, zihnimizin esnekliğine, akış halinde oluşuna, kaskatı kalıplara teslim olmayışına işaret eder (s. 6-7). Neşe de tıpkı bunun gibidir. Zulüm, insanı katılaştırmak, dondurmak, otomatik bir korku makinesine çevirmek ister; ama neşeli bir kahkaha bu katılığı paramparça eder!

Ali Apaydın

Deniz'in mektubu

Deniz Göktaş yıllardır sahnelerden sanatını icra ederken kitlelere söyledikleri nedeniyle hapse atılmadı. Duyduğunu/okuduğunu anlamayanlar kışkırtılıp hücuma geçirildiği için; dikkatler yaşadığımız rezilliklerden uzaklaştırılmak istendiği için; başkalarına gözdağı vermek için; başta kendisi olmak üzere her kesimi eleştirdiği ve bunu kitleleri

Zeynep Oral

Hep aynı şarkı...

Atatürk, Türkçenin seslerini karşılamayan, dinsel anlam yüklenen Arap abecesiyle, Arapça Farsça sözcüklerle örülü Osmanlıcayla "ümmi ümmet" kalan halkın dil-tarih bilincinin çok aşındığını biliyordu. Cumhuriyet devrimleri yazı ve dil nedeniyle toplumun her katına inemiyordu. 1928'de cumhuriyetin 5'inci yılında Harf Devrimi yapıldı.1932'de cumhuriyetin 9'uncu yılında da Türk Dil Kurumu (TDK) ile Dil Devrimi başladı.

Sevgi Özel

Zihni Göktay'a veda

Zihni Göktay'ı uzun yıllar tiyatro sahnesinde, sinema perdesinde ve televizyon ekranlarında seyrettik. Onu ölümsüz kılan ve hafızalara kazınan ise 28 yıl boyunca oynadığı "Lüküs Hayat" opereti oldu. Göktay, Ocak ayında Ankara turnesine giderken dengesini kaybederek düşmüş, kalça kemiğini kırmış fakat mesleğine saygısından dolayı tekerlekli

Tolga Aydoğan

O insanları özlüyorum

Zaman içinde tanıştığım nice değerli insan ne yazık ki artık bu dünyadan göçtü. Cevad Memduh Altar, Talat Sait Halman, Metin And ve Oya Başak gibi. Her birisi bir değişik özelliğiyle gençliğimin ve orta yaşımın idolü olmuşlardı. Cevad Memduh Altar, giderek kabasabalaşan toplumumuzun, örneği tükenen zarif insanıydı.

Evin İlyasoğlu

'Kurtuluş Savaşı'na savaş açmak!

"Gerçekte, içinde bulunduğumuz o tarihte, Osmanlı Devleti'nin temelleri çökmüş, ömrü tamamlanmıştı. Osmanlı toprakları tamamen parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türkün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Son mesele, bunun da paylaşımını sağlamaya çalışmaktan ibaretti..." (Atatürk, Nutuk, 1927) AKP'nin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin,

Sinan Meydan

Gerçeklerle yüzleşmek ve belgesel tiyatro

2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli'nde yaşanan şiddet Türkiye tarihinde bir kara lekedir. Ve ne acıdır ki bir koca şehir halkı seyirci kalmıştır canların yakılışına... O gün Madımak Oteli önünde toplanan ve "yak... yak... yak" diye uluyan kalabalık sadece yobazlık ve cehaletin yankılanması değil, ülkenin yönetim kadrolarındaki çürümenin de işaretidir. GENCO ERKAL VE 'SİVAS 93'

Dikmen Gürün

Sessizliğin ahlakı

Bazı haftalar var, haberleri yan yana koyunca insanın önüne sadece ülkenin gündemi değil, kendi vicdanı da geliyor. Bu hafta biraz öyleydi. Madımak'ın yıl dönümüydü. Otuz üç yıl geçmiş ama o acının önünde yine aynı cümlelerle durduk. Bazı acılar zamana bırakılmıyor; çünkü toplumlar yüzleşemedikleri şeyleri gerçekten geride bırakamıyor. Üstü örtülen her yara, bir gün başka bir sessizlikte yeniden çıkıyor karşımıza.

Güven Baykan

Denize varmaktır amacı nehrin

Yine bir 2 Temmuz geldi ve geçti. Türkiye yakın tarihinin en canavarca katliamlarından biri olan ve 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta memleketimizin yetiştirdiği çok değerli şairlerin, sanatçıların, aydınların, gençlerin gerici bir güruh tarafından yakılarak katledilmesi ve bunun, dönemin iktidarı başta olmak üzere herkes tarafından seyredilmesi tarihe "Sivas katliamı" veya "Madımak katliamı" diye geçti.

Ayşe Emel Mesci

İnsancıl bir duruş

1980 öncesinde Cağaloğlu'ndaki ofisinde yaptığımız sohbetler geliyor aklıma. Yanıtlarını aradığı sorularla doluydu o. Sanatların temeli diyordu tutkunu olduğu tiyatroya. Felsefenin eksik olduğunu düşünüyordu edebiyatımızda; estetiğin, eleştirinin ve gerçekçiliğin de... Huzursuzdu, duyarlıydı, öfkeliydi ve bu duygularına kararlılığı, çalışkanlığı, yoldaşlığı, insancıllığı katarak yol aldı yaşamda.

Öner Yağcı

Bu yıl da 2 Temmuz geçti. Şimdi dağılabiliriz!

Hayatın bize sunduklarını kaldırmakta güçlük çektiğimiz, kendi içimize konuşsak da çözüm bulamadığımız, var olan gerçeklik karşısında elimizin kolumuzun bağlandığı zamanlar var. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Sivas katliamının senei devriyesinde dört döndüğüm, ayrıntıları hafızamda tazelediğim, yeni bir hatıra kapımı çalarsa nefessiz kaldığım o meşum günü geride bıraktım. Öte yandan bunca yıl

Eren Aysan

NATO: 3-Türkiye: 0

Henüz maç oynanmadı. Sonucu Türkiye'nin NATO'nun dayatmalarına karşı duruşu belirleyecek. İnşallah başlıktaki skorun tersi olur ve Türkiye, NATO'ya karşı maçı 3-0 önde tamamlar. ok zorlu bir mücadele olacağı kesin. Bir yanda Avrupa NATO'sunun Türkiye'ye yükleceği yük, diğer yanda ABD'nin adına "Ortadoğu NATO'su" adını verdiği muhayyel bir oluşumun bizi karşı karşıya bırakacağı riskler.

Miyase İlknur

İnadına şiir

İnsanlığın ortak dili diye adlandırdığım şiir, insanlığımızın pek de iç açıcı olmayan bu döneminde var olmayı sürdürüyor. 1965 kuşağının önde gelen şairlerinden Nihat Behram'ın Everest Yayınları arasında yer alan Düşlüyorum adlı şiir kitabı, içinde bulunduğumuz yıl yayımlanan şiir kitapları arasında da ön sırada yerini aldı.

Ataol Behramoğlu

Ağzı olan konuşurken...

Sporla yatıp kalktığımız bir dönem yaşıyoruz. Dünya Futbol Kupası ve Voleybol Uluslar Ligi nedeniyle ulusal futbol ve voleybol takımlarımız bayrağımızı dünya düzeyine taşıyorlar. Doğrudur; sporda, sanatta, bilimde, siyasette kazanılan başarılar bir ülkenin kimliğini yüksek bir düzeye çıkarmada aracıdır. Ne ki bir ulusun saygın kimliğinin en temel ve vazgeçilmez belirleyicisi, bayrağı yanında,

Ayşegül Yüksel

Işığa dokunan kadınlar

Albert Einstein'a ait olduğu söylenen şu sözü duymayanımız pek yoktur: "Önyargıları kırmak, atomu parçalamaktan daha zordur" Bu sözü bir erkek söylemiş ama tarihte hem atoma hem de önyargılara karşı imtihanlarını başarıyla vermiş bir anne ve kız var. Onların ismi Marie Curie ve Irene Joliot-Curie. Bugün çoğumuz "analı kızlı çorbasını"

Yiğit Güralp