Kültür-Sanat

Yaylayı Tüketiyoruz

Bugün Trabzon'dan yola çıkıp önce Sümela Manastırı'na selam verdik, ardından Camiboğazı Yaylası'na doğru tırmandık. Sümela'yı geride bırakıp yükseldikçe manzara her virajda biraz daha büyüdü. Dağlar, sis, sararmaya başlayan otlar, hemen yanımızdan akan derenin sesi... İnsan böyle bir yerde başka neye bakar Ama yol ayrımına geldiğimizde gözümüz dağlara değil, çöplere takıldı.

Güven Baykan

Bilgesu Erenus'la...

Tiyatro, insanı insan yapan değerleri, emeği, insan onurunu, yaşama sevincini yüceltmeye yönelikse... Tiyatro, bizi daha güzel, daha adil, daha yaşanılası bir dünyaya -hiç değilse o dünyanın özlemine- hazırlıyorsa... Tiyatro, sahnede yalan söyleyenle sahici olanı, yozlaşmış olanla gerçek olanı birbirinden ayırmamıza yarıyorsa... Ve tiyatro; şiddete, haksızlığa, sömürüye,

Zeynep Oral

Bilgesu O Erenus'la...

Tiyatro, insanı insan yapan değerleri, emeği, insan onurunu, yaşama sevincini yüceltmeye yönelikse... Tiyatro, bizi daha güzel, daha adil, daha yaşanılası bir dünyaya -hiç değilse o dünyanın özlemine- hazırlıyorsa... Tiyatro, sahnede yalan söyleyenle sahici olanı, yozlaşmış olanla gerçek olanı birbirinden ayırmamıza yarıyorsa... Ve tiyatro; şiddete, haksızlığa, sömürüye, gücün terörüne, zorbalığa, ahlaksızlığa, işgale başkaldıran, meydan okuyan bir sanat dalıysa...

Zeynep Oral

'Böyle gelmiş böyle gitmez'

İktidar; yarattığı umutsuzluk, çaresizlik ve korkuyla "Biz adam olmayız!", "Böyle gelmiş böyle gider" algısını yaygınlaştırarak toplumu karanlığa mahkûm etmek, bu tablonun değişebileceği duygusunu yok etmek, toplumsal muhalefetin cesaretini kırmak istiyor. "Arkası gelmez dertlerimin, bıktım illallah/ Biri biterken öbürü de başlar, vermesin Allah/ Böyle gelmiş böyle

Öner Yağcı

Bahçeli'nin yapboz oyunu

Dizi film izlediğini, arabesk müzik sevdiğini, antika araba, yüzük ve tespihe meraklı olduğunu bilmeyen yok. Evde yapboz oyunu seviyor mu bilmem ama tahminim sevdiği yönünde. Yoksa sadece siyaset üzerinde mi yapboz oyunu oynamayı seviyor acaba Bahçeli'den söz ettiğimizi anlamışsınızdır. Yakın siyasi tarihimizin bütün kırılma noktalarında,

Miyase İlknur

Burhaniye Cahit Sıtkı Müzesi

Geçtiğimiz aylarda bir müzayedede önemli bir Türk yazarının fotoğrafını fark ettim. Fotoğraf açıklamasında sadece "1928 Yozgat Cumhuriyet Okulu" yazıyordu. Edebiyatçımız o vakit gencecik bir öğretmen. Önünde öğrenciler... O meşhur kişiyi görünce illa ki satın almak istedim. Müzayede bir hafta sonra. Heyecanla geçti o hafta. Alacağım ya! Müzayede internet üzerinden yapılıyor, "Benim

Tolga Aydoğan

İzlenimler

Uzunca süren yaz tatilimde, güzel davranışlarla karşılaştım. Belleğim unutulmaz sözlerle doldu. "Bir âlem şu yerlerin üstü!" sözünü söyleyen ozanı anımsayamazsam da Behçet Necatigil'in "Kır Şarkısı" başlıklı şiiri, yeşil yapraklar gibi yayıldı: Tam otların sarardığı zamanlar, Yere yüzükoyun uzanıyorum.

Adnan Binyazar

Ah, bizim kuşak...

1950'den biraz önce, biraz sonra doğanlar bizim kuşak... Varsıl yoksul evlerde doğduk büyüdük, okuyabildik okuyamadık... Alkışladığımız, kızdığımız çok iktidar gördük. Ülkemiz için ilk olanı, yenilgiyi yanılgıyı... Acıyı tatlıyı, depremi darbeyi birlikte yaşadık. Naylon gömleği, başörtüyü, çorabı ilk biz denerken... İlişkileri sündüren naylonlaşmayı

Sevgi Özel

Yeni emperyalizmler karşısında eğitim

Uygarlığın temel dayanakları ciddi sınamalardan geçiyor. Gezegenimiz ve ülkemiz ardı ardına uyarı işaretleri verirken toplumsal kurumlarımız kendi öz amaçlarına yabancılaşıyor. Sözgelimi hukuk kurumlarımız adaleti değil adaletsizliği tesis ediyor, ekonomi kurumlarımız verimi değil verimsizliği artırıyor, sanat ve bilim kurumlarımız aydınlığı değil karanlığı kutsuyor ve eğitim kurumlarımız da bilgiyi ve bilmeyi değil cehaleti yaygınlaştırıyor.

Ali Apaydın

Coşkun Bey ile anılarımız

Geçen hafta 95 yaşında yitirdiğimiz Prof. Dr. Coşkun Özdemir'i ilk kez Prof. Dr. Bülent Tarcan'ın (1914- 1981) "Bir Hekimin Senfonik Öyküsü" başlıklı kitabımı yazarken 2004 yılında tanımıştım. Ona göre Tarcan, müzik alanındaki derin çalışmalarıyla bu alanın en zor yönüne, yani besteciliğe soyunmuş olmasına karşın,

Evin İlyasoğlu

Vefatının 22. yılında Semiha Berksoy'a saygıyla...

Bir "Ateş Kuşu" olan Semiha Berksoy'un sevgili kızı Zeliha Berksoy'a, engelköy kabristanında, vefatından çok önce yaptırmış olduğu o inanılmaz mezar taşının önünde, ölüme dair söylediği sözler hiç aklımdan çıkmaz: "Evladım yaşamak öyle güzel ki ama her güzel şey gibi onun da cezası var: Ölüm."

Dikmen Gürün

Bir şarkının peşinden

"İnsan nice yollardan geçecek insan oluncaya dek./ Kuşlar nice denizler aşacak bir kumsal buluncaya dek./ Nice insanlar daha ölecek top tüfek susuncaya dek./ Esen yeller bilir bunu dost, bunu esen yellere sor." Hepimiz o güzel sesi ve ilk defa duyduğumuz şarkının çarpıcı sözlerini dinliyoruz. İlk defa derken, şarkının orijinalini, İngilizcesini değil, Türkçesini kastediyorum. Orijinali,

Ayşe Emel Mesci

Yetti be kardeşim!

1950'li yıllardan itibaren toplumsal çürüme baskın çıktı; siyaset erbabı bu yozlaşmanın öznesine dönüştü. O dönem Ankara'nın en önemli içkili lokantalarından biri Karpiç'ti. Başkentte bir şehir lokantası ihtiyacı doğunca Mustafa Kemal'in isteği üzerine Falih Rıfkı Atay, Bolşevik Devrimi'nden sonra İstanbul'a gelen beyaz Ruslardan

Eren Aysan

Bilgesu Erenus: Çok yönlü bir sanat insanı

1990'lı yıllar... Cumhuriyetin kuruluşunun bir yıldönümü kutlanıyor, öyle anımsıyorum. Ankara Üniversitesi Dil ve TarihCoğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nün öğrencilerinin sunduğu gösteriyi izlemekteyiz. Yanımda Bilgesu Erenus oturuyor. İlk kez o gün tanışıyoruz. Şimdi hesaplıyorum: O yıllarda 50'li yaşlarında. Ne ki "genç kız" havasını hiç

Ayşegül Yüksel

Başlangıca övgü

Cumhuriyet'te ilk yazım 4 Mart 1995 tarihini taşıyor. Demek ki 30 yılı aşkın bir süre geçmiş. "İsmail Beşikçi'yi Ziyaret" başlığını taşıyan bu yazının yayımlanışından birkaç gün sonra gazetenin Cağaloğlu'ndaki merkezinde karşılaştığımızda İlhan Selçuk'un söylediği sözü unutamam: "Hayrola, mesleğimizi elimizden mi alacaksın!"

Ataol Behramoğlu

Lozan, Laiklik ve Bağımsızlık

"İslam hukukunda, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Müslüman olmayan toplulukların yararına din ve öğretime ilişkin bir takım çok özel ayrıcalıkların bulunduğunu Türk temsilci heyetine hatırlatmak isterim. Bu ayrıcalıkların kaldırılmaması (...) çok istenir bir şeydir..." (İngiliz Başdelegesi Lord Curzon, Lozan, 14 Aralık 1922)

Sinan Meydan

Işığa dokunan kadınlar

Albert Einstein'a ait olduğu söylenen şu sözü duymayanımız pek yoktur: "Önyargıları kırmak, atomu parçalamaktan daha zordur" Bu sözü bir erkek söylemiş ama tarihte hem atoma hem de önyargılara karşı imtihanlarını başarıyla vermiş bir anne ve kız var. Onların ismi Marie Curie ve Irene Joliot-Curie. Bugün çoğumuz "analı kızlı çorbasını"

Yiğit Güralp