Okurlar "Erdal İnönü'nün 'Başbakanlığı yitirme bahasına Kürt Milletvekillerini Meclis'e taşıması' ne demek" diye soruyorlar. Şu demek:
1989 Yerel Seçimleri'nde Erdal Bey'in lideri olduğu SHP, yüzde 28.7 ile birinciydi. Demirel'in DYP'si, yüzde 25.1 ile ikinci sırada, Özal'ın ANAP'ı yüzde 21.8 ile üçüncü sıradaydı.
1991 Genel Seçimleri'nde Kürt politikacıların SHP listesinden aday gösterilmesi SHP'ye oy kaybettirecek ve bir koalisyonda Erdal Bey Başbakanlık olanağını yitirecekti.
Bu olasılığa rağmen, benim de desteklediğim bir biçimde, Kürt politikacıların SHP listelerinden TBMM'ye taşınması uygun görüldü.
SHP bu nedenle çok oy kaybederek 1991 seçimlerinde yüzde 20.75 ile üçüncü sıraya düştü ve Erdal Bey Başbakanlığı yüzde 27.03 oy alan Süleyman Demirel'e kaptırdı.
Üstelik Kürt milletvekilleri de bilinçli biçimde yollarını SHP'den ayırdı ve "SHP'nin çözüm süreci" sabote edildi.
***
Silah bırakılması koşuluyla PKK terör örgütü mensuplarının cezalarını affeden "erçeve Yasa"; yargının siyasetin emrine, "Demokrasi" ve "Hukuk Devleti"nin askıya, herkesin korkutularak baskı altına alındığı bir ortamda, yürürlüğe kondu.
Peki bundan sonra neler olabilir
Olasılıkları, soyut modeller halinde anımsatayım:
EN İYİ SENARYO:
Türkiye, ırk, milliyet, din, mezhep farkları olmaksızın vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin eşit ve güvencede olduğu, tam demokratik bir hukuk devleti haline gelir. Irkı, milliyeti, dini, mezhebi, cinsel tercihleri ne olursa olsun herkes, eşit, özgür, müreffeh ve mutlu olur!
EN KÖTÜ SENARYO:
Türkiye, her ikisi de otokratik bir yönetim altında inleyen, biri Türk biri Kürt olarak iki dinci/etnik ve yoksul ülkeye bölünür. Her iki ülkede de diktatörler halka kan kusturur, herkes mutsuz olur!
***
PKK terör örgütü lideri İmralı'dan, Özgür Özel'e özetle şöyle seslenmiş:
"Özgür Bey'e özel selamlar. Bir yetkilisi Meclis İzleme Kurulu'na katılmalı. Ben bu kurulu CHP için dayattım.

16