Uzunca süren yaz tatilimde, güzel davranışlarla karşılaştım. Belleğim unutulmaz sözlerle doldu. "Bir âlem şu yerlerin üstü!" sözünü söyleyen ozanı anımsayamazsam da Behçet Necatigil'in "Kır Şarkısı" başlıklı şiiri, yeşil yapraklar gibi yayıldı:
Tam otların sarardığı zamanlar,
Yere yüzükoyun uzanıyorum.
Toprakta bir telâş, bir telâş!
Karıncalar ötedenberi dostum.
Ellerime hanımböcekleri konuyor,
Ne şeker şey onlar.
Uç böcek, uç böcek diyorum,
Uçuyorlar.
Hangi söz, doğa anlatılarıyla böylesine eşleşebilir Güzelliğin anlamını ancak güzellikten anlayan biliyor. Eğitimin toplum üzerindeki etkisini de o erdeme erenler biliyor. Atatürk o bilgiyle toplumuna laik, özgür, çağdaş, bilimi, sanatı yaratıcı temel sayan bir ülke armağan etmiştir:
"Az zamanda çok büyük işler yapan ulusumuzun, ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarması, hayal değil, hedef sayılmalıdır. Fakat yaptıklarımızı asla yeterli göremeyiz. ünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak zorunda ve kararındayız. Yurdumuzu en bayındır ve en uygar ülkelerin düzeyine çıkaracağız. Milletimizi en geniş ve refah olanak ve kaynaklarına sahip kılacağız. Ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız."
Atatürk de bir ülkenin çağdaşlaşmasını bu anlamda kafalara sokmak istedi. Orhan Veli Kanık'ın şiiri gibi:
ocuk gönlüm kaygılardan azade
Yüzlerde nur, ekinlerde bereket;
At üstünde mor kâküllü şehzade;
Alaylarla Kafdağına hareket.
Şakağımda annemin sıcak dizi,
Kulağımda falcı kadının sözü,
Göl başında padişahın üç kızı,
Alaylarla Kafdağına hareket.
ÖĞRETMENLERE SESLENİŞ
Ne acıdır ki bağnaz kafalılığı bilgelik sayanlar günümüzde Atatürk'ün önünü kesmek için öğrencileri çağdaşlığa yönelten yolları tıkamaya çalışıyor. Ama yırtınsalar da ardında bir Cumhuriyet kültürü bırakan Atatürk'ün yetiştirdiği aydın öğretmenlerin önünü kesemeyecekler. Şunu iyi bilsinler, topluma gelişim yolunu açanlar hiçbir zaman toplumun önünü alamayacaktır:

23