Bedri Baykam

Bedri Baykam

Cumhuriyet
Gündem 113 yazı 4 takipçi

NATO-Silivri hattı

Gündem nedir Şu anda Dünya'ya sorarsanız, ana gündem Dünya Kupası'dır. Futbolun yeryüzünü gece gündüz sarstığı dönemde, her türlü sürprizli sonuçla milyonlar kâh oturup kâh kalkar... İkinci büyük gündem, Londra'da Wimbledon Tenis turnuvasıdır. NATO'da neler konuşulacağı ise, dünya halklarının çoğunluğu için arkadan gelen "sözde" en büyük gündemdir.

Yeni oluşumun vakti geldi!

Tarihi günler, haftalar, hatta aylar yaşıyoruz. İçinde bulunduğumuz dönem hakkında ileride hangi filmlerin çekileceğini düşündükçe, o yönetmenlere, oyunculara ve izleyicilere imreniyorum. Belki çok farkına varmıyoruz ama tarih kitaplarında bile anlaşılmayacak kadar büyük bir operasyonun ortasındayız! Senaryonun özeti şu: Türkiye'nin bir numaralı pa

11 örnekte kırılan dingil!

Birinci sahnemiz, milli takımdan... Bildiğiniz gibi, Dünya Şampiyonası'nda ilk turda elendi. Peki, eleştiriler alan TFF başkanı ne yaptı Panik içinde Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten bu eleştirilerin önünün kesilmesi için bir yasa çıkarılmasını talep etti! Olay artık Aziz Nesin'in mizahını aştı! İkinci sahnemiz, YSK'den... İmtihan olacağı kurumun açı

CHP'de gergin bekleyiş​​​​

Biri sokakta beni durdurup "Bedri Bey, ne olacak bu işlerin sonu Yetti artık!" dediğinde içimi bir tereddüt kaplıyor. Acaba CHP'den mi bahsediyor, yoksa Fenerbahçe'den mi Hemen ağzını aramaya başlıyorum bir yorum yapabilmek için! Sonuçta beni iki kurumdan da "sorumlu" gördüklerinden, her kelimeyi dikkatle seçmek durumundayım. Fakat bu günlerde duru

Bay Kemal'in CHP'yi yıkma çabaları!

Eskiden, ne zaman konu Kemal Kılıçdaroğlu'ndan açılacak olsa, gündeme gelen değişmez sözler vardı: "ok dürüst bir siyasetçidir; çalmaz çırpmaz, akçeli işlere girmez! Kasanın, evinin anahtarını ona gözün kapalı emanet edebilirsin." Hemen ardından da herkes daha da detaylandıran ek güzellemeler koyardı! Mesela, ben de büyük bir inançla Adalet Yürüyüş

CHP bölünmedi, saldırı altında!

Tarsus'ta CHP'nin Belediye Başkanı Ali Boltaç ile yaptığımız güzel bir etkinlikten sonra kaleme aldım bu yazıyı. ok değerli bir sanat galerisini hizmete açan Tarsus Belediyesi'nin önümüzdeki yıl için projesi de harika bir amfitiyatro ve geniş bir kültür merkezi. Sayın Başkanı, bütün duyarlı ve aydın Tarsus halkını tebrik ediyorum... Sonunda kim vur

Mutlak şizofrenik kriz

Mutlu bayramlar Türkiye! Tarihimize ne yazık ki "Mutlak Butlan Kurban Bayramı" olarak geçecek bu dramatik günleri, inanıyorum ki vatandaşlarımız hiçbir zaman unutmayacaklar! ok uzun süredir "mutlak butlan" denilen (bu kelimeleri bu krizden önce aranızda kaç kişi duymuştur) hortlak hukuk kumpasının, bir gün ansızın ortaya çıkmasını ve siyasi gündemi

CHP nasıl 'güvenli kilit' hattında siyasetçi bulabilir

Adeta bir "rüzgâr gülü" gibi siyasi parti değiştirebilen, vatandaşın yüzüne hiç rahatsızlık hissetmeden bakmaya devam ederek siyaset yapmayı sürdürebileceğine inanan farklı bir insan türü ortaya çıktı. Eskilerin deyimiyle köseleden yüz derileri olan bu insanlar, düne kadar bağlılık cümleleri sıralamaya doyamadıkları partilerini bırakıp en ağır sözl

Bir 'casusluk' (!) davamız eksikti

Mühim olan RTE'nin bir numaralı rakibini, onu daha önce İstanbul'da dört kere yenmiş olan Ekrem İmamoğlu'nu nötralize etmek olduğu için her koldan yeni denemeler yapıyorlar. Ahmak davası, Akın Gürlek davası, bilirkişi davası, diploma soruşturması ve iptali, İBB yolsuzluk davası ve -komedide son perde- "casus davası". Bunlar bir çırpıda hatırladığım

'Barış koordinatörü' mü dediniz

Sayın Devlet Bahçeli gündem yaratmaya çok meraklıdır. 2002 yılında Türkiye'yi, sonuçları Cumhuriyet adına çok ağır olacak bir erken seçime sürüklemişti ve Ecevit hükümeti tuzağa düşüp göçük altında kalmıştı. Bu alışkanlığı sürekli olarak tekrarlarıyla görebildik. 2015 yılındaki seçimlerden sonra da 180 derece dönüş ile bir günde Erdoğan'ın en ödün

Özgür Özel kendi limitlerini aşarken...

Özgür Özel ısınmış pinball gibi, sürekli oyunda kalan, enerjisi hiç düşmeyen (!) Türkiye'nin sorunlarını ülkeye yayma konusunda dinlenmeden çalışıyor! Cezaevindeki belediye başkanları, emeğinin karşılığını almak için grev yapan işçiler, haklarını arayan vatandaşlar... Her hareketinde partisi adına sürekli puan ve prestij topluyor. Mustafa Kemal Ata

Silivri'de 'déjà vu' yaşıyoruz

İBB davaları siyaseti suç örgütü kurmakla suçlarken, muhalefet partilerinin seçimlere kadar 'Marko Paşa'ya şikâyet' etmekten başka çaresi kalmıyor mu?