Muhatabı cevaplasın

Meydanlarda, ekranlarda bangır bangır iktidara yürüdüğünü söyleyen Özgür Özel'in diline "Yine de şahlanıyor aman kolbaşının kıratı"nı söylemek yakışırdı.Hiç kimse, sesinin Hasan Mutlucan kadar güzel olmasını beklemezdi.Ama o yağmurun şıpır şıpır yağdığı günlerde "Kocan ile geçincemen yok ise boşan da gel" demeyi tercih etti.

Mehmet Şeker

Ya ne olacaktı

Dostlarla muhabbet ederken yenice tanıştığımız ve aynı kuşaktan olduğumuz arkadaş "benim dedem doktordu" dedi. Yarım asrı geçen ömrümde bu cümleyi bir ya da iki kez duymuşumdur. Okulda, iş dünyasında, sosyal çevrelerimizde birlikte takıldığımız, yakınlaş-tığımız, yol arkadaşlığı yaptığımız dostlarımızın dedeleri arasında nereyse hiç üniversite mezunu yoktu. Dedelerimiz genelde çiftçi,

Aydın Ünal

Trump'ın kayıp silahları kimin eline geçti

ABD Başkanı Trump'ın "unutmayacağım" dediği iki konu var. Birincisi, İran'da düşürülen uçaktaki ikinci pilot için arama kurtarma faaliyeti yapıldığı haberiydi. İran'ın ikinci pilotun varlığını bu haberle öğrenmesi ve kayıp askerin hayatının tehlikeye girmesi Trump'ı çok kızdırdı. "Bedel ödeteceğim" dedi. Ama konu bir daha gündeme gelmedi. Çünkü sızıntı İsrail Savunma Bakanlığı kaynaklıydı.

Yahya Bostan

Trump'ın Çin ziyareti: Ticaret savaşlarından uzlaşı arayışına

Trump'ın Pekin ziyareti, Amerika'nın Çin'e baskı ve çevreleme politikasından vazgeçtiğinin en somut işaretlerinden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle Amerikan teknoloji devlerinin CEO'larını yanında götürmesi, Trump'ın Çin'le jeopolitik mücadeleden daha çok ticaret anlaşmalarına önem verdiğini gösteriyor. İlk döneminde Çin'e yaptırımlar ve ek vergiler üzerinden

Kadir Üstün

İyi ki...

Esra Hanım tamamı ders niteliğindeki konuşmasının doruk noktasına çarpıcı bir örnek oturtmuştu. "Sanatın ve felsefenin dönüştürücü gücüne yaslanarak iki bildiğimiz hikâyenin kahramanına daha yakından bakalım" dedi ve devam etti Sn. Albayrak: "Endülüslü İbn Tufeyl'in Hay bin Yakzan'ı ve Avrupalı Daniel Defoe'nun Robinson Crusoe'su. Her iki hikâyede de ada, hayat

Ali Saydam

İsrail'in kaç ülkede daha gizli askeri üssü bulunuyor Yarın "kimliği...

İsrail, ABD'nin Irak'taki gücünü paravan olarak kullanıyor, istediği yerde istediği gibi hareket ediyordu. Olayın asıl bu tarafı vahimdi. Coğrafyanın tamamına yayılan ABD üsleri ya da ABD askeri varlığı, İsrail'i coğrafyanın tamamında operasyonel hale getirecek bir altyapı sunuyordu.Öyleyse İsrail, ABD'nin olduğu her yerdeydi. Bunu biz zaten biliyorduk ama ilk kez böyle bir gösterge, somut kanıt ortaya çıktı.

İbrahim Karagül

14 Mayıs 1950: Türk demokrasi tarihinde bir kırılma

Osmanlı-Türk modernleşmesi sınıfsal pozisyonlar üzerinden teşekkül etmediği için kendisini, merkez ve onun karşısında konumlanan çevrenin çatışması üzerinden inşa eder. Kabaca bakıldığında 1950'ye kadar, kısmi çatışmalar söz konusu olsa da hiçbir zaman merkeze yönelik kapsamlı ve toplumsal tabanı olan bir çevre hareketi ortaya çık-a-mamıştır. 1908 sonrasında Hürriyet ve İtilaf ile başlayan

Turgay Yerlikaya

Avrupa Birliği yerleşimci sorununun kaynağındadır

İsrail'in Filistin'in tarihî topraklarındaki varlığıyla ilgili Yahudi tarihi ve Yahudi ilahiyatını temel alan dili benimsemenin sonuçları hakkında ayrıntılı bir tahlile ihtiyaç olduğunu anlıyoruz. Hadiseleri tanımla-makta ve tahlil etmekte karşılaştığımız en önemli sorun kavram yetersizliğidir. Burada kendi kavramlarımızı üretmeliyiz şeklinde bir ifade kullanmadığımı özellikle belirtmek isterim.

Selçuk Türkyılmaz

Özal ve Uğur Mumcu suikastlarını araştıran Savcı Uğur Tonik'in...

Türkiye'nin 8.Cumhurbaşkanı Özal'ın iç ve dış konjonktür uygun olmamasına rağmen 13 Mart 1992'de yapılan MGK toplantısında, yakın çalışma arkadaşları ile birlikte aylar süren çalışma ve araştırmalar sonucunda hazırlanan PKK terörünün bitirilmesi, Kürt sorununun çözümü konusunda genel af da dahil olmak üzere siyasal ve sosyal çözümleri içeren öneri paketlerini sunması toplantının

Bülent Orakoğlu

Trump-Jinping Zirvesi ve kaçınılmaz son...

Belki yüksek güvenlik gerekçeleriyle ama daha çok İran konusunda 'konforlu zaman' sağlanmasının ardından, son iki güne kadar resmen duyurulmayan 'ABD-Çin liderler zirvesi' kesinleşti. Bir önceki yazıdan (09/05) başlayarak, kesit almayı kenara itip, derinliği ölçmeye başladık... Dört aşamalı sürecin ikinci turundayız. İlk aşama, "Alaska Zirvesi"ydi,

Nedret Ersanel

Leiden'da bir kabir...

Hollanda Krallığı, 1600'lerin başından itibaren önce ticaret kolonisi, ardından da sömürge toprağına dönüştürdüğü Açe ve Java'da (bugünkü Endonezya), 1800'lerin ikinci yarısında artık ciddi ayaklanmalarla yüzleşmeye başlamıştı. Hollandalılar, Müslüman halkın özellikle hac yolculukları sırasında İslâm âlemiyle birtakım anlaşmalar yapmalarından ve kendilerine karşı ayaklanmayı organize

Taha Kılınç

İstanbul Perspektifi: Dekolonizasyonun yeni dili ve Türkiye'nin...

İstanbul'da geçtiğimiz iki gün içinde düzenlenen Dünya Dekolonizasyon (sömürgesizleşme) Forumu, son yıllarda Türkiye'de düzenlenen sıradan uluslararası toplantılardan biri olmanın çok ötesinde bir olay oldu. Her şeyden önce burada tartışılan şey yalnızca akademik bir teori ya da geçmiş sömürgecilik hikâyeleri değil, modern dünyanın hangi ahlaki ve epistemolojik krizlerin içine sürüklendiği

Yasin Aktay

Erzurum'da ki önemli ders

Geçen hafta içinde kardeşim, meslektaşım Trabzon Büyük Şehir Basın dairesi başkanı Ahmet Yoloğlu ile birlikte Erzurum'a gittik. Erzurum bir başka güzel, bir başka coşkulu ve bir o kadarda gururluydu. Palandöken bile eteklerine kadar yağan kar ile birlikte bir başka heybetle karşıladı bizi.Süper Lig'e çıkmanın haklı sevinciyle kentin dört bir yanı bu başarıyı kutluyordu.

Ali Kemal Yazıcı

Bir şarkı istiyoruz sizden... Son bir şarkı!

"Bir şarkı istiyorum senden. Son bir şarkı..." repliği çınlıyor kulağımda iki gündür. Futbolun zirvesi olan bu turnuvaya en son 24 yıl önce gitmiştik. Bu takımda forma giyen bir çok oyuncu, o gün henüz doğmamıştı bile... Aradan 5 Dünya Kupası geldi geçti. Türkiye oralarda olmadığı için kendimize yakın takımlar bulup birini destekledik. Ama artık Dünya Kupası'nda kendi ülkemizin

Ergin Aslan

Ekonomi

Plaza'dan Pekin'e: Amerika aynı oyunu neden bu kez oynayamıyor

1985 yılında dünyanın ekonomik ufkuna bakan herkes aynı soruyu soruyordu:JAPONYA AMERİKA'YI GEÇECEK MİBugün dönüp bakınca bu soru abartılı gelebilir. Ama dönemin psikolojisini anlamak için rakamlara bakmak yeterli.Toyota, Sony, Hitachi, Toshiba... Japon sanayisi dünyayı adeta istila ediyordu. Amerikan otomotiv sektörü verimsizlikle

Mehmet Akif Soysal

Ucuz kredi, atıl kapasite, verimlilik

Hafta içinde MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir'in açıklamalarını takip ettim. Özdemir'in tüm açıklamalarını hem temsil ettiği kurum hem de bilgi birikimi ve entelektüel kapasitesi nedeni ile yakından takip ediyorum. Tespitlerini önemsiyor ve değerlendirmelerinin önemli olduğunu düşünüyorum.Özdemir'in son açıklamasındaki bir başlık da yine önemli bir gündem

Levent Yılmaz

Enerji politikalarında değişim ihtiyacı

Körfez bölgesinde yaşanan savaş nedeniyle devam eden enerji krizi, enerji politikalarının değişimini zorlamaktadır.Enerji politikalarında değişim, hem enerji arz eden hem de enerji talep eden ülkeler açısından zorunluluk oldu.Enerji talep eden ülkeler enerji arz güvenliği için alternatif kaynaklara başta da yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeleri

Erdal Tanas Karagöl

Yürüyelim arkadaşlar

Bir kişinin yeni fikirler üretme, karmaşık kararlar alma ve problem çözme yeteneği, yürüdüğü sırada ve yürüyüşten hemen sonra en yüksek seviyeye ulaşıyormuş. Yürümek, farklı düşünebilme potansiyelini oturmaya kıyasla ortalama yüzde 60 oranında artırıyormuş.Araştırmayı yapan Stanford Üniversitesi hocaları.Araştırma Journal of Experimental Psychology dergisinde yayımlanmış.

Yaşar Süngü

AK Genç

Bazı geceler vardır...Saat ilerledikçe şehir susar ama bazı insanlar susmaz. Bir ilçe binasının ışığı hâlâ yanıyorsa, bir genç hâlâ eve dönmemişse, birileri hâlâ yarın daha iyi olsun diye birbirine omuz veriyorsa bilin ki orada sadece siyaset yoktur. Orada inanç vardır. Sadakat vardır. Vazgeçmemeye yemin etmiş insanların sessiz yürüyüşü vardır.Bazı gençler

Özgür Bayram Soylu

Enflasyonu kim tutuyor

Banka kredisinin maliyetine bir baktım. Kafadan %50 seviyesinde. Kullanan var mı diye sordum, varmış. Bankalar da hedef tutturacak tabi.Bu faizlerle kredi kullanılmaz. Kullanılıyorsa kullanan işletmeler enflasyon üretemezse batarlar.Elimdeki kısıtlı verilerle hesapladığımda faizin enflasyonist etkisi petrolünkinden daha az görünmüyor. Özellikle aylık %2,90 üzerinde faiz büyük oranda fiyata yansıyor.

Yusuf Dinç

Beş yıl önce CHP Genel Başkanını belediyeler konusunda uyarmıştım

Bu köşeyi takip edenler iktidar muhalefet ayırımı yapmadan sistemsel uyarılarda bulunduğumu hatırlayacaktır. CHP yaptığım uyarıları dikkate almış olsaydı bugün başına gelenler muhtemelen gelmeyecekti. İsteyen arşivlere bakabilir.2021 yılında CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, genç mühendislerle yaptığı video konferans toplantısında; "Kamu yönetiminde liyakati

Ahmet Ünlü

Kültür-Sanat

Görme, görünme, gözetleme, gözetle(n)me

I-Günlük hayatta insanların ne kadar değiştiği, bozulduğu üzerine konuşmalar yapmak/işitmek çok sık rastlanan bir durumdur. Dünü, bugünü olumlama üzerinden kategorize ederiz: "Bulaşık makinesi, elektrik süpürgesi, çamaşır makinesi, televizyon, cep telefonu, bilgisayarın olmadığı dün ne kadar da çekilmezdir!"Ya da dünü, bugünün aksayan yanlarını

Fatma Barbarosoğlu

Almanya-Danimarka 'seferi': Avrupa'nın kalbinde kutlu bir direniş,...

Bir hafta sürecek bir Almanya-Danimarka seferimizin son günlerindeyiz... Stuttgart'ta başlayan Kopenhag'da sona erecek leziz, dolu dolu geçen, ruh dolu bir yolculuk yapıyoruz...Avrupa'nın üzerinde kara bulutlar dolaşıyor... Bu üçüncüsü mü, dördüncüsü mü, artık sayamaz olduk.1830'larda başlayan 1848'lerde bütün Avrupa'yı kasıp kavuran devrimler dalgası, hiç bitmedi...

Yusuf Kaplan

Tabiatın bilgeliğinden uzakta

Modern şehirlerde yaşayarak tabiatla irtibatımızı büyük ölçüde kaybediyoruz. Bunu söylerken gerçek tabiatı kastediyorum elbette; etrafı çevrilmiş, dizayn edilmiş, çimlerine basılmayan, bitkilerine dokunulmayan, gölgesinde oturulamayan, beton ve ahşap görünümlü plastikle çevrili kentsel yeşillik takviyelerinden değil! Böylesi suni yeşillendirme gayretleri şehirlere biraz renk getiriyor ama

Gökhan Özcan

Takiyyüddin er-Râsıd'a göre ışık ve sanatının optik estetiği

Takiyyüddin er-Râsıd'da nur/ışık, yalnızca fiziksel optik meselesi değildir. Onun metinlerinde nur, görme, renk, mekân ve idrak arasında kurulan ilişki; İslâm düşüncesindeki nur metafiziğinin deneysel ve geometrik bir devamıdır. Böylece er-Râsıd, bir taraftan matematiksel optiğin imkânlarını araştırırken diğer taraftan görmenin nasıl gerçekleştiğini, ışığın mekânı nasıl kurduğunu ve rengin nasıl görünür hâle geldiğini açıklamaya çalışır.

Ömer Lekesiz

İslam dönemi felsefesi (1)

Bu yazıdan itibaren bir müddet İslam'da felsefe geleneğine dair birtakım mülahazaları paylaşacağım. Bu dizi, felsefe geleneğinin kendisine özgü karakteri nedeniyle tasavvuf ve kelama ayrılan yazı dizilerinden biraz farklı olacak. Öncelikle başlıktaki "İslam dönemi" ifadesini biraz açmak istiyorum. Hz. Peygamber (sav) Miladî yedinci asrın başında 610 yılında

Ömer Türker

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Neyi unuttuğunu hatırla…

Sinemanın bir misyonu da hatırlatmaktır. Geleceğe değil sadece, bugüne de... Geçmişi değil sadece, yarını da hatırlatmaktır... Neyi unuttuğumuzu hatırlamamız için sinemaya tutunmak gerek. Yani ben öyle yapıyorum (Genel manada olumsuz olacak her şeye karşı sinemaya tutunuyorum ama neyse...). İnsanoğlunun umudunun tükendiği anda, her şeyin bittiğini ya da

Abdulhamit Güler

Hata neredeydi (2)

Nietzche, tarihi objektif bir şekilde yazmaya çalışan vakanüvistler için "tarihin şehvetli hadımları" ifadesini kullanır. Vakanüvistler için objektif tarih yazımı imkânsız olsa da her tarih yazımı için bu imkânsızlıktan söz edemeyiz. Tarih yazımında imkânsız olan "makul objektiflik" değil "saf objektiflik"tir. Filhakika, yazarından bağımsız bir tarih yazımı düşünülemez.

Mahmut Ay

Çin-ABD görüşmesinden ne çıkabilir

Bugün idrâk ettiğimiz süreçler tam da böyle bir vaziyete işâret ediyor. Geçenlerde ABD'den gelen haber buna misâl verilebilir. Beyaz Saray çeşitli imâlatçıları toplayarak savaş sanâyiine hizmet etmeleri için yeniden yapılanmalarını istedi. Buna göre ABD'de artık daha az otomobil,daha çok tank üretilecek. Bu işkollarının temsilcileri eminim ki buna iştahla sâhip çıkacaktır. Çünkü alıcılar

Süleyman Seyfi Öğün

Geçti ömrüm hicranlı bir rüyada

Mezarlıklar arasından yokuşa vuruyorum kendimi. Sağda solda yıkılmış kavuklu, güzelim yazıları ile Osmanlı'dan kalma mezar taşları. Geçmiş hayatımızın ölümle noktalanan bütünlüğünü o nesih, o sülüs, o talik yazılardan görmek, okumak mümkün. Hayata gösterilen itina ölüme de gösterilmiş.Ya şimdi...Şimdiki mezarlar garabet arz eden hayatımızın bir aynası.

Mustafa Kutlu

Immanuel Kant ne demiş

Şöyle şahıslar gördüm ve tanıdım: Öteki diyebileceğimiz yerden geldiler, bizim gibi inandılar, sonra İslamcılığa terfi ettiler, sonra içlerine kurt (şeytan) düştü, muhalefete geçtiler; bir kısmı "artık, eskiden inandığım hiçbir şeye inanmıyorum" diyecek noktaya geldi, inşallah burada da kalmazlar.İşte bunlardan birinin bir konuşmasını dinledim sosyal medyada, Immanuel Kant'ı kaynak göstererek diyor ki:

Hayrettin Karaman