İş varmış, gençler çalışmıyormuş!

"Park var, hastane var, her şey var. Gençlerimiz işsiz." Batman'da bir anne, hemşehrisi Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e çocuklarına iş isterken söylüyor bu sözleri.

Ekonomiyi yöneten Şimşek'in yanıtı ise Türkiye'de milyonlarca işsiz gencin duymaya alıştığı ezberi hatırlatıyor:

"Memlekette fabrika çok. Gençlerimiz çalışmak isterse buralarda iş var."

Şimşek'e göre sorun ekonomide değil yani! Fabrikalar çalışıyor, patronlar işçi arıyor ama gençler çalışmak istemiyor!

Ekonomi politikalarının başına teknokrat olarak getirilen Şimşek, anlaşılan artık gerçek bir siyasetçi olmuş.

Rakamlarla iç içe olan Şimşek pekâlâ şu tabloyu biliyor:

UMUTSUZLAR ÜLKESİ

TÜİK'e göre Haziran 2026'da resmi işsizlik oranı yüzde 7.6. Ancak resmi işsizlik tek haneye gerilerken iş bulma umudunu yitirenlerin sayısı ters yönde ilerliyor.

DİSK-AR'ın Temmuz 2026 raporuna göre haziranda geniş tanımlı işsiz sayısı 11 milyon 643 bine, geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 28.8'e ulaştı. Dar tanımlı işsizlikle arasındaki fark tam 21.2 puan.

Son iki yılda dar tanımlı işsiz sayısı 571 bin kişi azalırken geniş tanımlı işsiz sayısı 162 bin kişi arttı.

Rapora göre haziran itibarıyla 3.9 milyon kişi haftada 40 saatten az çalışmasına rağmen daha fazla çalışmak istiyor. 5.1 milyon kişi ise çalışmak istemesine rağmen iş bulamadığı için aktif olarak iş aramıyor.

Kadınlar ve gençlerde tablo daha da ağır. Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 37.4. Gençlerde dar tanımlı işsizlik yüzde 12.8, genç kadınlarda yüzde 17.3.

Böyle bir ülkede iş isteyen bir anneye "Gençlerimiz çalışmak isterse iş var" demek, işsizliği ekonomik bir sorun olmaktan çıkarıp işsizin kişisel tercihine indirgemektir.

İMALAT SANAYİ DARALIYOR

Peki Şimşek'in sözünü ettiği fabrikalarda durum nasıl

İstanbul Sanayi Odası'nın temmuz ayı Türkiye İmalat PMI verisi 47.7.

50'nin altındaki değerler daralmaya işaret ediyor. Daha önemlisi, imalat sanayisinde faaliyet koşulları 28 aydır kesintisiz bozuluyor. Temmuzda yeni siparişler, üretim ve istihdam geriledi.

TÜİK verilerine göre de mayısta sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 2.9, imalat sanayi üretimi yüzde 3.3 düştü.

TOBB verileri de şirketler üzerindeki baskıyı gösteriyor. Haziranda kapanan şirket sayısı bir önceki aya göre yüzde 58.9, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28.2 arttı.

Elbette mesele "Türkiye'de fabrika yok" değil. Mesele mevcut ekonomik koşulların yatırım, üretim ve nitelikli istihdam yaratıp yaratamadığı.

Üstelik bugünkü tablo ekonomi yönetiminin uyguladığı programdan bağımsız değil. Haziran 2023'ten bu yana uygulanan program ekonomiyi soğutmayı hedefliyor.

Faiz yükseltildi. Kredi muslukları sıkıldı. İç talep frenlendi. Ücret artışları enflasyonla mücadele gerekçesiyle baskılandı. Asgari ücrete ara zam yapılmadı.

Ekonomiyi soğuttuğunuzda yalnızca enflasyonu değil, üretimi, yatırımı ve istihdamı da etkilersiniz.