Kültür-Sanat

İstanbul'da eşsiz dinletiler

Geçen hafta "İstanbul Kültür Rotası" kapsamında kentimize gelen Royal Philharmonic Orkestrası'nın şefi Vasily Petrenko yönetiminde iki muhteşem konser dinledik. İlk konserde kemancı Liya Petrova solistti. Tertemiz, ışıl ışıl çalan bir kemancı. İkinci konserin solisti benim de 2014'te Boğaziçi Albert Long Hall konserlerine getirdiğim

Evin İlyasoğlu

Ayhan Özdemir diyor ki

Köşe yazarlığı sadece aydınların bulundukları noktadan gördüklerini entelektüel bir eda ve berrak bir dille anlattığı mahfiller değil, aynı zamanda toplumun nabzını tutan, onların aynası işlevi gören düşüncelere de yer verme platformlarıdır. Bu minvalden olmak üzere, geçen haftaki Kokektif Umutsuzluk adlı yazıma atfen değerli dostumuz, memleketin derdiyle dertlenen, ufkuna, bilgisine, birikimine,

Prof. Dr. İsmet Emre

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (396)

Kipmen'in Nâzım Hikmet'in kız kardeşi Samiye Yaltırım ile de dostluğu vardı ve onun hem Nâzım Hikmet'in doğum günleri vesîlesiyle verdiği kokteyllere, hem de Nâzım Hikmet'e Türk tâbiiyeti verilip kemiklerinin Türkiye'ye getirilmesi için yürüttüğü kampanyaya, eşi Leylâ Hanım'la berâber iştirâk̃ etmişti. (Cumhuriyet, 19.1.1988; Milliyet 17.1.1989; Kıymet Coşkun, Nâzım'ın Yurttaşlık Hakkı, İstanbul: Cem Ye., 1988)

Yesevizade Alparslan Yasa

Sultanahmet

Yaşadığım İstanbul'da en çok sevdiğim semt Eyüpsultan. Çünkü burada "Mihmandar-ı Nebi" yatıyor. Ve civar mezarlıklarda yüzlerce büyüğümüz, nurlu kabirlerinde mahşeri bekliyor. İkinci gözde semtim neredeyse yarım yüzyıldır oturduğum Fatih. Bir başka ulu şehrimiz! Ardından ruh aşinası Üsküdar! Fatih'in bereketli semtlerinden biri de Bâbıâli. Komşuları: Eminönü, Beyazıt, Çemberlitaş ve Sultanahmet...

Mehmet Nuri Yardım

Herkesin bildiği, kimsenin bilmediği

Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki duyduğumuz hiçbir absürtlüğe "Hayır, bu da olamaz!" deme lüksüne sahip değiliz. Meşhur Yeşilçam olay örgülerinden birini hepiniz hatırlarsınız. Mahallenin çapkın delikanlısı, mahallenin gözde kızına tutulur ve onu elde edebilmek için her yola başvurur. Aralarındaki gerilim arttıkça bir noktadan sonra bizim delikanlı mahallenin haytalarıyla anlaşır, kıza

Şenol Kaluç

Niyazi kafa karış oyununu Sasu'nun korner atışları gibi oynardı......

Beş kişinin iki buçuk lira diktiğini ve başı vurduğunuzu bir tahayyül etsenize, on iki buçuk lirayı iki dakikada cebe atıyordunuz. Bu da, sinema biletleri yüz yirmi beş kuruş olsa bile, on film parasını bir elde kaldırdığınız anlamına geliyordu. Ama, ben başarılı bir misket oyuncusu değildim, mahalleye Niyazi isminde bizden iki üç yaş büyük biri gelir, Serdar'ın, Cüneyt'in, Ertan'ın, Mete'nin ve benim paraları toplar giderdi.

Taner Ay

CHP Programı'nın ve Anayasanın Türkçeleştirilmesi

1945 yılında anayasa dilinin Türkçeleştirilmesi bir devrimdi, 1952 yılında anayasa dilinin eski dile döndürülmesi ise karşı devrim... Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Türk Devrimi ile sadece Türk ulusunu değil, Türk ulusunun dili Türkçeyi de kurtardı. Genç Cumhuriyet, Türkiye'de eğitimin dilini, sanatın dilini, bilimin dilini,

Sinan Meydan

Bir Hikâyenin Çağrışımı

İnsanın, kendi varlığından başlayarak dışındaki varlıklara ve olgulara bakışı, onları duyumsayışı, algılayışı, kavrayışı, değerlendirişi ve yorumlayışı çeşitlilik gösterir. Böyle olması gerekir denebilirse de, bunun her zaman kabullenildiğini söylemek pek kolay değildir. Tarih bilimi başta olmak üzere, genel olarak inanç, düşünce, sanat, siyaset, iktisat, hukuk vb disiplinlerin bakış açıları

İsmail Kıllıoğlu

Üniversiteler neden boş kaldı

Üniversitelere olan ilgi her geçen gün daha da azalıyor. Sadece bizde mi Hayır. Kan kaybı dünyanın her yerinde yaşanıyor. Yaratacağı sorunlara ise çok ciddi kafa yoruluyor."Peki ya bizde" sorusuna geçmeden önce isterseniz gelin bir durum tespiti yapalım:Üniversite başvuruları son beş yılda 1 milyondan fazla azaldı. Elemeye ve yeterliliğe yönelik üniversite birinci basamak sınavı adeta kaldırıldı.

Abbas Güçlü

'Işığı yakalayanlar' İstanbul'da

ANSİKLOPEDİK bilgiye göre fotoğrafın hikâyesi yaklaşık 200 yıl önce, ışığı 'yakalama' hayaliyle başladı.İnsanlar çok eski çağlardan beri camera obscura adı verilen bir optik sistemi biliyordu. Karanlık bir kutunun ya da odanın küçük bir deliğinden giren ışık, dışarıdaki görüntüyü ters olarak karşı duvara yansıtıyordu. Ressamlar bu görüntüyü kopyalamak için kullanıyordu, ancak görüntüyü kalıcı hale getirmek mümkün değildi.

İhsan Yılmaz

Kapı gıcırtısının bile telifi var!

Yapay zekâ önce şarkılara, sonra seslere girdi. Şimdi sıra kapı gıcırtısına, ayak sesine, yağmura, motor sesine geldi. Ses tasarımcıları ve dünyanın önemli efekt kütüphaneleri birleşti: "Bizim ürettiğimiz sesleri izinsiz kullanamazsınız." Bir film izliyorsunuz. Kapı açılıyor: "Gıııııc..." Adam koridorda yürüyor: Tak, tak, tak... Dışarıda yağmur yağıyor,

Hakan Uç

Yeni bir sözlük... Türkçenin yapay zekâ destekli derlem tabanlı...

SON yıllarda yapay zekânın yaygınlaşması pek çok alanda olduğu gibi dil bilimi ve sözlük bilimi alanlarına da yenilikler getirdi. Bilgisayarların gelişmesi ve yapay zekâ, sözlük biliminde yalnızca yayın ortamını değil sözlüğün hazırlanma, güncellenme ve kullanım biçimini de kökten değiştirdi.Basılı sözlüklerde yeni bir kelimenin, yeni bir anlamın veya kullanım biçiminin sözlüğe girmesi uzun

Doğan Hızlan

İnsanlık sizi kusuyor

Gazze'de, Filistin'de on yıllardır sistematik biçimde soykırım yapıyor İsrail. Neden Sözde, Yahudilere güvenli bir alan yaratmak amacıyla... Ama gelinen noktada, bütün dünya kendileri için güvensiz bir alan haline gelmiş durumda.Soykırımcılar, kendi kazdıkları kuyuya düşüyor.ABD Senatosu'nda ayakta alkışlanan

Bedir Acar

Geldiğimiz nokta

Herkesin sadece kendi mahallesinde yaşamaya, kimseyle teşrik-i mesai etmemeye alıştırıldığı günümüzde, bizi bekleyen en büyük tehlike nedirNe kadar güvenlidir bu aslında. Bildiğin insanlar, bildiğin çevre, hep aşina olduğun esnaf, ezberlediğin kaldırım taşları... Dışarıdan giren hiçbir tehlike yok. Vergisini veren ve bağlılığını ilan eden kapitülasyon ülkesi gibi, kafan rahat. Tehlike düşünecek

Havva Küçük Konur

Muammer Karaca Tiyatrosu ve çağrışımlar...

Bir zamanlar Beyoğlu'na renk katan tiyatrolar zincirinin halkalarından biri olan Muammer Karaca Tiyatrosu en sonunda sessizliğini bozdu. İBB Miras ve İBB Kültür'ün ehil ellerden çıkan restorasyon çalışmalarıyla yeniden parlak bir ışık olmaya hazırlanıyor, yıllar öncesinin cazibesini çoktan yitirmiş İstiklal Caddesi'nde. 300 kişilik özenle yapılmış salonu,

Dikmen Gürün

Eğitimde küresel rüzgârlar nereye esiyor

Yurt dışı eğitimi denince akla gelen eski alışkanlıklar birer birer değişiyor. Süreç artık yalnızca üniversite tercihlerinden ibaret değil, lise sıralarında atılan adımlardan, İngiltere'deki lisans reformlarına, ABD'deki sporcu burslarından uzman bir eğitim danışmanıyla çalışmanın kritik önemine kadar uzanan stratejik bir yol haritası gerektiriyor.Bu haftaki yazımda küresel eğitimin

Ebru Doğdu

Çağırmak veya çağrı...

Bakmayın siz şimdilerde o güzel kelimenin bankaların, anlı şanlı şirketlerin devlet kurumları ve benzerlerinin etkin iletişim adına kurdukları çağrı merkezlerinin ağına düşmesine. Kelime ki bizi yaratır, kurar, şekillendirir ve hayatımızın sembolü kadar hakikati de olur. Çağrı kelimesinin dünden bugüne bizi nasıl çekip çevirdiği içimizi ve kainat dünyamızı nasıl karşıladığını anlamak isteyen

Ömer Erdem

Asrın Necaseti

Serengeti sakinlerinden olan kedi cinsinin mümtaz şahsiyetleri aslan, leopar, çita ve benzeri tırmalayıcılar, onca savanlar, çayırlar, geniş düzlükler içinde kendilerine yaşayabilecek alan seçmek zorundadır. Belirledikleri alana aile efradını, çoluğu çocuğu yerleştirip rahat bir nefes almak isterler. Gel gör ki pek huzur buldukları, felah ve de refaha erdikleri, geçinip gittikleri söylenemez.

İshak Koç

"Yurdumsun ey uçurum!"

"Belki de biraz geç rastladım sana / Ama her şey geç gelmiyor mu yurdumuza / 1929 buhranı bile geç gelmemiş miydi / Eksikliğe mi alışmışız, mutsuzluğa mı yoksa / (...) Ne demiş uçurumda açan çiçek / Yurdumsun ey uçurum." (Cemal Süreya)

Mehmet Biten

Maarif Modeli, Optimus Prime ve Bilgecan Dede

Maarif modelini uygulamak mümkün mü Yapabildiğimiz kadarını pratik olarak uygulayabilirsek ne olur Her ders için farklı yorumlar yapılabilir elbette. Ön yargılarımızı bir tarafa bıraktığımızda, uygulama safhasında bu model bizlere birçok imkân tanıyor. Uygulamayı becerebildiğim ve sonuçlarını alabildiğim kadarıyla bu imkanı 6. sınıf Peygamberimizin Hayatı ders kitabında

Burak Tekiner

Eğitimin "asıl" ihtiyacını konuşmak

İnternetin yaygınlaşması, sosyal medya, kişisel profillerin ulaşılabilir hâle gelmesi, fotoğraf ve video paylaşımındaki sınırsızlık en çok, aktif kullanıcı olarak genç nesilleri, "izleyici" olarak da çocukları etkiliyor ne yazık ki. Bu fırtına, eğitimi daha kapsamlı ve yeni yöntem arayışlarına iten bir sisteme dönüştürüyor. Değişimi algılamayan yöntemler ve sistem, faydasız olmakla kalmıyor, beklenmedik zararlara yol açıyor.

Elif Sönmezışık Aydın

Taş Yerinde, Sorumluluk Nerede

Bu hafta yine memleketin etrafında dolaşıyorum. Bu gidişle oralardan kolay kolay çıkamayacağız. ünkü insan nereye baksa başka bir hikâye, başka bir tuhaflık. Üstelik artık hayat, Aziz Nesin'in öykülerini aratmayacak kadar cömert davranıyor bize. Trabzonspor'un dünyaca ünlü futbolcusu Muhammed Salah, Trabzon'dan yola çıkıyor; Sümela'ya bir selam çakıp Kurtdere

Güven Baykan

Gülsen Tuncer'in ardından...

Son zamanlarda hep "ardından..." yazıları yazmaya başladığımı fark ettim. Hiç dinmeyen bir eksilme duygusu var içimde. En son çok değerli ve çok yönlü bir sanatçıyı, bir mücadele insanını, bir 68'liyi, sevgili dostum, güzel insan Gülsen Tuncer'i yitirdik. Gülsen Tuncer ile altmış yıllık bir mazimiz var. 1967'de Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu'nda,

Ayşe Emel Mesci

Çiğ

Duyar duymaz insanda olumsuz duygular uyandıran bu kelime pek sevimli değildir. Elbette gerçek anlamında yatan olmamışlık, mecazî anlamında da yine kendini gösterir. Pişmemiş, az pişmiş gibi gerçek anlamları yanında asıl bizi ilgilendiren bu kelimenin mecazî anlamıdır. Çiğ kelimesi, bir yiyeceğin kıvamı, pişirilmesi, tadı, lezzeti gibi anlamları karşılamak için kullanıldığında

Ali Bal

'At Sineği' Olmak!

İnsan, hakikatin o sarp ve tekinsiz yokuşlarında nefes nefese kalmaktansa, alışkanlıkların düzlüklerinde adımlamayı seçen bir varlıktır. Doğası gereği, zihnini kanatan şüphelerden kaçar; yanılgılarına meşruiyet katan, ezberlerini onaylayan o konforlu yankı odalarına sığınır. Çünkü insanın kendi fikirleriyle sahici bir yüzleşmeye girmesi, aslında ruhunu çırılçıplak karşısına alıp onunla hesaplaşmasıdır ki bu, dış dünyadaki devasa kaosu izlemekten çok daha ürkütücüdür.

Fatih Yüksektepe

Kapitalizm mi, zihniyet mi Lotarya ekonomisinin toplumsal kökleri

Lotarya ekonomisini yalnızca bireysel irrasyonellik, açgözlülük veya finansal cehalet üzerinden açıklamak yetersizdir. Asıl soru, bu davranışları hangi toplumsal düzenin ürettiğidir. Kapitalizm doğası gereği spekülatif ve Ponzi karakterli bir sistem midir; yoksa üretken kapitalizm ile rantçı ve spekülatif kapitalizm arasında ayrım yapmak mı gerekir Bu yazıda Marx ve Minsky'nin finansallaşma

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Kültür ve sanatın izinde

Farklı sesleri aynı çatı altında buluşturan Bi'Nevi Gazete, gündemin yanı sıra insan hikâyelerine, kültür sanata, ekonomiye, psikolojiye, sağlığa ve yaşama odaklanan çok sesli bir yayın anlayışıyla yoluna devam ediyor.Füsun Saka'nın gazeteciliği ilgimi çekiyor, çünkü Bi'Nevi Gazete'nin yayın çizgisinde çeşitlilik var.

Sayım Çınar

Yeni Anayasa

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

Bir Devlet Operasyonu: 19 Mayıs

Mustafa Kemal Paşa Samsun'a kendi iradesiyle mi gitti, yoksa Sultan Vahideddin tarafından mı gönderildi Cumhuriyet tarihinin belki de üzerinde en fazla tartışılan meselelerinden biri olan 19 Mayıs 1919, uzun yıllardır büyük ölçüde bu iki soru etrafında ele alınmaktadır. Bir tarafta Mustafa Kemal'in İstanbul yönetiminin iradesinden bağımsız olarak Anadolu'ya geçerek Millî Mücadele'yi

Prof. Dr. Mahmut Özer

Ressam, yönetmen, müzisyen Mehmet Güreli: 'Serkeş bir Vagabond*'...

Çocukluğu sokaklarında Yeşilçam filmlerinin çekildiği Cihangir'de geçiyor. Evde dayısı Salah Birsel'in yazar arkadaşlarıyla, kütüphanesinde sinema dergileriyle haşır neşir oluyor. Bir yandan resim bir yandan müzik yapıyor. Tutkuları arasında bir seçim yapmadan hepsiyle bir hayat yolu yürüyor; "Serkeş bir 'vagabond' olmaya çalıştım!" diyor. Yazar, müzisyen, yönetmen, ressam Mehmet Güreli ile beraberiz...

Zeynep Bilgehan

Manevî kalkınma ve ıslah

H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİKGeçtiğimiz hafta yine maalesef çeşitli şiddet haberlerini almanın derin üzüntüsünü yaşadık. Öncelikle amacımızın kesinlikle olumsuz bir tablo çizmek olmadığını belirterek başlayalım. Bizler bu tür haberler karşısında ümitsizliğe düşmeyiz, düşemeyiz. Güzel hâdiseleri de müşahede ederek dâima ümit besleriz. Ancak okullarımıza kadar inen bu şiddet olaylarını görmezden

H. Muharrem Okur

Mekânlar ve şahsiyetler

Mustafa Kutlu'nun Beyhude Ömrüm adlı uzun hikâyesini okurken yazarın, hikâyesinde geçen mekânlar üzerine derin bir düşünceye daldığını fark ediyor insan. Bir yandan tarihçi, bir yandan da mimar hassasiyetiyle mekânlar hakkında yorumlarda bulunmuş. Hikâyedeki ana mekân; kurak ve suyu olmayan küçük bir Anadolu köyü ile köyün kenarındaki kasaba yolunun kıyısında yer alan çukur bir tarladır.

Eyyüp Azlal

Ervâh-ı ezelde levh-i kalemde

Daraldığında insanın içi, bir dağın gölgesine sığınmak ister. Kelimeler yetmez, susmak işe yaramaz.Bir nefes, bir ağıt gerek."Ervâh-ı ezelde levh-i kalemde / Bu benim bahtımı kara yazmışlar."Kaderin sesi yürekle söylenir.Bu ses, Anadolu'nun içli yüreklerinden biri olan Âşık Sümmâni'ndir.

Bekir Fuat

Alexandre Martin haklı mı

28 yaşındaki Alexandre Martin, Greubel Forsey ve Petermann Bedat gibi ünlü imalathanelerde çalıştıktan sonra Şubat 2026'da İsviçre'nin Morges kentinde kendi saat atölyesini açtı. İlk saatine de babasının doğum yılına ithafen "1965" adını verdi.Saat 38 mm çapında çelik kasada, elle kurmalı ve CYMA 586 kalibresinin yeniden işlenmiş bir versiyonuna dayanıyor.

Mehmet Çelik

Anadolu'nun Türk yurdu olduğunu tescilleyen savaş: Miryokefalon

Bu yıl 850. yıldönümünü kutladığımız Miryokefalon Savaşı, 17 Eylül 1176'da meydana geldi. Türkiye Selçukluları'nın Bizans'a karşı elde ettiği bu zafer, Anadolu'nun bir Türk yurdu olmasını tescil eden muharebeydi. Malazgirt'le yerleşilen Anadolu, Miryokefalon ile beraber, Bizanslıların Türkleri Anadolu'dan çıkarma ümidini sona erdirmiş, bu muharebeyle Anadolu'daki Türk varlığı garantilenmişti

Erhan Afyoncu

Eyüp Sultan'dan Pierre Loti'ye Uzanan Gizemli Mezarlık: Osmanlı'nın...

İstanbul Eyüp Sultan'ın manevi gölgesinden Topkapı Sarayı'nın kanlı çeşmelerine... Osmanlı'da kimlikleri gizlenen, toplumdan soyutlanan ve mezar taşlarına dahi isimleri yazılmayan cellatların sıra dışı yaşamı ve Karyağdı Tepesi'nde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan dünyadaki tek mezarlığı. Eyüp Sultan Hazretlerinin çevresi,

Fahri Sarrafoğlu

'90'lar usulü garaj rock

Hanımlar, beyler, çiçeği burnunda '90'lar usulü garaj grubu Jawdropped ve ilk albümleri "Secret to Spare" ile tanışınBBC Radio 6'in takip etmeyi hiç ihmal etmediğim, benim kuşağın en sağlam radyo DJ'lerinden, müzik dergiciliği ve gazetecilik de yaptığından sanki tanıdıkmış hissi veren (dünyanın bütün dergici ve gazetecileri akrabadır) Steve Lamacq,

Mehmet Tez

Karaca Tiyatro yeniden

Önümde 15 Ekim 1979 tarihli Sanat Dergisi. Kapakta Toto Karaca, Mürvet Sim, Yıldız Kenter, Müşfik Kenter, Şükran Güngör, Genco Erkal, Metin Deniz, Gülriz Sururi, Engin Cezzar, Zafer Önen, Ulvi Alacakaplan, gepegenç bir Zeynep Irgat... Hepsinde hüzünlü bir ifade. Fotoğrafta görünmüyorlar ama biliyorum: Savaş Dinçel, Müjdat Gezen, Rutkay Aziz, Beklan ve Ayla Algan, Meral ve

Zeynep Oral

Yaşasın içlerinde imamhatipli yokmuş!

Millî Gazete yazarı Ömer Âdil, fon skandalıyla ilgili yazısında Yeni Şafak gazetesi yazarlarının halka karşı sorumluğu yerine getirerek eleştiriler yaptığına dikkat çekti. Yeni Akit gazetesinin ise hâlâ uyuduğunu ve burnunun ucunu göremediğini şöyle ifâde etti: "Ülkede her olumsuz işi ne hikmetse Millî Görüşçülere yüklemeye çalışan 'Bakın bugün Millî Gazete ne yazmamış'

Kerime Yıldız

Kurtulmuş'un konuşması her şeyi açıklıyor

HTTP/2 200 date: Sun, 27 Sep 2026 01:54:06 GMT content-type: text/html; charset=utf-8 server: cloudflare cache-control: max-age=30 expires: Sun, 27 Sep 2026 01:54:31 GMT x-lb-cache: HIT x-platform: desktop x-cf-platform: desktop content-encoding: gzip nel: {"report_to":"cf-nel","success_fraction":0.0,"max_age":604800} vary: accept-encoding age: 4 last-modified:

Ahmet B. Ercilasun