Kültür-Sanat

Tamar Tanrıyar

Bizdeki hainler o kadar acımasız ki! Sırf bunun için vaktini gözlemleyen maaşlı ajanlar var. Türkiye'de her şey yok olsun, düzlensin onlara göre, yeniden kurulur. Nasıl olsa yeni kurulacak devletin kuyruk sokumu değişmiyor: Kemalizm: Acbüzzeneb... Eski tabirle. O tüm günahların başı, tüm şeytanlıkların anası. O, zamana ve şartlara göre yeni kötülükler doğurur. Gelelim Tamar Tanrıyar'a...

İdris Günaydın

Yaşasın tatil başladı

Karneler alındı. İyisiyle kötüsüyle bir dönemi daha geride bıraktık. Tatil serüvenimiz şimdi başladı. Çocuklar tatilde ama bunu bir işkence değil donanımlı sürece çevirmek bizim elimizde. Bazı ailelerde duyuyoruz 'tatil başladı işkence başladı' veya 'okullar açılsın hemen' çok da sağlıklı cümleler olmuyor. Çocuk ve aile arasında kopukluklar oluşuyor, güvensizlik oluşuyor. Aslında

Yetenekli Kalemler

Zorunlu eğitim ve MESEM'ler

Haziran ayı içinde LGS, TYT ve AYT sınavları yapıldı. Bu sınavlarda milyonlarca öğrenci daha iyi bir gelecek umuduyla ter döktü. Ancak, bu beklentinin gerçeğe dönüşmesinde soru işaretleri var.Bugün "eğitim şart" diyenlerin çoğunluğu nedense eğitimin sadece örgün kısmına odaklanıyor. Hâlbuki eğitimin bir de yaygın ve hayat boyu devam eden boyutu var ki tüm dünyada bu yönde güçlü bir eğilim bulunuyor.

Şenol Kaluç

Devlet ve siyaset münasebetinde mesuliyet ve mensubiyet

Siyaset ise menfaatlerin değil, mesuliyetlerin titizlikle yerine getirildiği bir ahlak sahasıdır. • Selçuklu ve Osmanlı devlet yönetim sisteminde, devlet idarecilerine dair kavramların çoğu; güçten değil, yükten bahseder. Yük olan idareci yerine, yük alan idareciden söz eder. Bugün muhalefetin bütünü, devlete

Hüseyin Öztürk

Kötülük yarışı

Hayallerimizi süsleyen, ideallerin konuştuğu, umutların gerçekleştiği bir dünya yok artık. İyilerin kötüleri alt ettiği, iyiliğin başat olduğu bir dünyadan değil, hayır, kötülüğün kurallarının işlediği bir dünyadan geçiyoruz. Küçülen insanlar çağı... Küçültülen ufuklar, parçalanan umutlar, daraltılan dimağlar çağı... İyiliğin genel geçer olduğu, hayatın merkezine yerleştiği dönemler kısa sürse

Prof. Dr. İsmet Emre

Kelime mezarlığı (2)

Kelimeler bir ihtiyaçtan doğmuşsa, bu kelimelerin hayatiyeti uzun oluyor.Fıtrî bir doğum neticesi dünyaya gelen bebek ile, hayata gözlerini sezaryenle açmış çocukların sıhhî durumları farklı olmaktaymış. Sezaryenle doğan çocukların immün sistemleri daha zayıf olduğundan, hastalıklara daha mukavemetsiz imişler. Hekimler, bu sebeple "normal doğum" yapılması, bebeğin doğum ânında fıtrî sıvıları emmesi gerektiğini söylemekteler.

Nahit Topaloğlu

İzzettin için

Anadolu toprakları fikir, sanat ve edebiyat sahalarında da bereketlidir. Nice şairler, âlimler, yazarlar yetişmiştir bu özge iklimde. Fakat bu abide şahsiyetlerin, münevverlerin seslerini tam duyurabildiklerini söylemek zor. Zira medeniyet şehri İstanbul, daima öne çıkıyor. Anadolu'daki ozanlar ve kalem erbabı nefeslerini tüketse de varlıklarını gösteremiyorlar. Bu hâl umurlarında mı peki,

Mehmet Nuri Yardım

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (337)

"Kız harem dairesinde, ben erkeklerin yanındaydım. Talat Paşa, gülerek ve şakalaşarak: "- Biz kızımızı bedava vermeyiz, bin lira isteriz, dedi. "O vakit nikâh için böyle ağır bir para vaat etmek adetti. Bana sordular, 'kız tarafı bin lira istiyor, ne dersin' O dakikada cebimde 10 lira bile yoktu. Bütün nikâh masrafını İttihatçılar

Yesevizade Alparslan Yasa

Hacı Hüseyin Paşa'nın köşkleri, Nadir Ağa'nın çamları

Günlerden Cumartesi, saat ise 19.00 olsun, radyolarınızı açın, size Zeki Müren'in kadife sesini bir Uşşak şarkıdan dinleteceğim. "Elmayı alan bilir oy oy / Şeftali satan bilir oy oy / Güzel kızın sevmesini oy oy / Kimsesiz yatan bilir oy oy / Bahçevan geldi, bahçevan geldi / Deh deh Düldül, deh deh Düldül / Sen Düldülsün, ben bülbül / Deh deh Düldül, deh deh Düldül / Sen Düldülsün,

Taner Ay

Akdeniz Bölgesi düşmanları-IV

Coğrafi konumu, sahip olduğu imkânlar dolayısıyla Akdeniz Bölgesi, özellikle "Ortadoğu" olarak tanımlanan bölge tarihi süreçte, kendi içinde iktidar mücadeleleriyle karışıklıklara, kargaşalara, yıkımlara, katliamlara sahne olmuştur. Pers, İskit veya Saka, sınırlı olsa da Yunan, Roma (Latin) istilaları, egemenlikleri, genel olarak halkları, toplumları belli bir iktidara tabi kılmayı

İsmail Kıllıoğlu

Hür tefekkürün kalesi: Müdavim

Hiç kucağınıza yeni doğan bir çocuk gibi, matbaadan yeni çıkan bir dergi aldınız mı O bebeğin cennet kokusunu koklar gibi saman kâğıdının o buram buram kokusunu içinize çektiniz mi Cebinizdeki son parayla dergi çıkardınız mı Cemil Meriç'in o muazzam cümlelerini okuyup okuyup hülyalara daldınız mı "Dergi hür tefekkürün kalesi, belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap çok

Burak Tekiner

Eksikliğin Dili: Gösteriş!

İnsan bazen en çok saklamak istediği boşluğu, en parlak vitrinlerle görünür kılar. Dışarıdan bakıldığında gösteriş; güç, özgüven, başarı ya da üstünlük gibi algılanabilir. Oysa çoğu zaman gösteriş, insanın sahip olduklarından çok, içinde tamamlayamadığı bir eksikliğin dışa vurumudur. Kişi ne kadar çok kanıtlamaya çalışıyorsa, aslında o kadar çok ikna edilmeye ihtiyaç duyuyordur. Çünkü gerçekten yerleşmiş bir değer duygusu, kendini sürekli alkış arayışıyla beslemez.

Fatih Yüksektepe

Sofradan eksilen hayat

Her kriz, bu ülkede önce sofraya uğruyor. Ekmekten bir dilim, peynirden bir parça, çocuğun beslenme çantasından bir meyve eksiliyor. Ardından sıra hayata geliyor. İnsanlar sadece daha az tüketmeye başlamıyor; daha az yaşamaya da mahkûm ediliyor. Bir tiyatro bileti erteleniyor, alınamayan bir kitap unutuluyor, doktora gitmek bekletiliyor, çocukların hayalleri "şimdilik olmaz" cümlesine teslim ediliyor.

Mehmet Biten

Yaz tatili vaktin katili olmadan da geçebilir...

Okullar tatil oldu. Gençlerin ve çocukların tatilde nasıl meşgul edileceği gün geçtikçe aşılamaz bir soruna dönüşüyor. Yaz okulları, okullar tatil olmadan kayıtlarını çoktan açtı. Dört duvar arasından başka bir dört duvar arasına çocukları ve gençleri emanet etmek ne kadar doğruDoğru olmadığının ebeveynler de farkında. Alternatiflerin olmadığı bir dünyada, el mahkûm, çalışan anneler çocuklarını yaz okullarına yazdırıyor.

Fatma Barbarosoğlu

Hüsnühatta harf, nazar, nur ve görme terbiyesi

İbn Arabî'nin verdiği dikkat çekici örneklerden biri de bazı ayetlerin insanlar üzerinde özel tesirler meydana getirmesidir. Ona göre kimi insanlar belirli ayetleri okuduklarında kendilerinde meydana gelen ruhsal değişimleri fark ederler. Daha sonra aynı ayeti tekrar okuduklarında aynı etkinin yeniden ortaya çıktığını görürler. Bu gözlem, İslam dünyasında yazının neden yalnızca okunmak için değil, seyredilmek için de üretildiğini açıklamaktadır.

Ömer Lekesiz

Sofranın birliği insanın dirliği ya da süslü patates salatası*

Sofranın ne zengin ve geçişken bir olgu olduğunu anlamak için en eski metinlerden bugüne değin kapladığı yere bakmak yeterlidir. Sanki insan onunla başlamış dünya ile irtibatı tam karşılığını böylece bulmuştur. 'Gök Sofrası'ndan tutun Dede Korkut'a, Yunus Emre'den Mai ve Siyah'ın açılış sahnesine değin sofra katman katman önümüze yayılır. Sofradan maksat sermektir. İnsanın

Ömer Erdem

Asrın trampeti

Trampet, bir davul çeşididir. Alt kısmında kort bulunan; bando, orkestra ve modern bateri setlerinin vazgeçilmez bir parçası olan vurmalı bir çalgıdır. Hani uzaktan sesinin hoş geldiği söylenen türden... Enstrümandır yani. Birileri kullanmadan ses çıkarmaz. Onun için mütemadiyen kafasına kafasına vurmak gerekir. Özellikle yerli ve milli maçlarda çaresizce yırtınan taraftarların ritim tutması,

İshak Koç

Bir çocuğun kalbine dokunmanın en güzel yolu hayvan sevgisi

Çocuk yetiştirirken hepimizin ortak bir hayali var. Başarılı olsunlar, iyi okullarda okusunlar, yabancı dil öğrensinler, kendilerine güvenen bireyler olarak hayata atılsınlar...Bunun için büyük fedakârlıklar yapıyor, en iyi eğitimleri almalarını sağlamaya çalışıyoruz. Ancak bazen tüm bu çabanın içinde çok önemli bir değeri gözden kaçırabiliyoruz: Merhameti. Oysa iyi bir insan olmanın yolu

Ebru Doğdu

Ağzı olan konuşurken...

Sporla yatıp kalktığımız bir dönem yaşıyoruz. Dünya Futbol Kupası ve Voleybol Uluslar Ligi nedeniyle ulusal futbol ve voleybol takımlarımız bayrağımızı dünya düzeyine taşıyorlar. Doğrudur; sporda, sanatta, bilimde, siyasette kazanılan başarılar bir ülkenin kimliğini yüksek bir düzeye çıkarmada aracıdır. Ne ki bir ulusun saygın kimliğinin en temel ve vazgeçilmez belirleyicisi, bayrağı yanında,

Ayşegül Yüksel

Kitap değil ilaç! Kimse sana selam bile vermezdi!

Bir kitap düşünün ki insanın sadece zihnine değil, kalbine de hitap etsin.Bir kitap düşünün ki kısa fakat insanın ruhunu silkeleyen; hayatın karmaşası içinde asıl yönümüzü hatırlatan bir pusula olsun. İnsanla Rabbi arasında şaşırtıcı derecede güçlü ve sıcak bağlar kursun. Umutsuzluğa düşenlere umut kapılarını açsın.Bir kitap düşünün ki kendimizi yalnız hissettiğimizde, bize şah damarımızdan daha yakın olanın dostluğunu müjdelesin.

Bedir Acar

Kitap değil ilaç!

Bir kitap düşünün ki insanın sadece zihnine değil, kalbine de hitap etsin.Bir kitap düşünün ki kısa fakat insanın ruhunu silkeleyen; hayatın karmaşası içinde asıl yönümüzü hatırlatan bir pusula olsun. İnsanla Rabbi arasında şaşırtıcı derecede güçlü ve sıcak bağlar kursun. Umutsuzluğa düşenlere umut kapılarını açsın.Bir kitap düşünün ki kendimizi yalnız hissettiğimizde, bize şah damarımızdan daha yakın olanın dostluğunu müjdelesin.

Bedir Acar

Bizim Hasan'ın kargaları

Şehir, insanın ömründen en çok kendi sesini çalar. Bir de güzel dostluğu ve dost sesleri. Şehrin gürültüsü yalnız kulaklara değil, ruha da çöker. Kalabalığın içinde herkes birbirine yakın görünür oysa gönüller arasındaki mesafe çoğu zaman dağlardan daha uzundur. Makamlar, ünvanlar, hesaplar, hırslar, kavgalar, bitmek bilmeyen rekabetler... İnsan, bir süre sonra kendisini

Ali Bal

Küreselleşme, hegemonya krizi ve popülist rızanın yükselişi

Küreselleşme, bir yandan gelişmiş ülkelerde sanayi işçilerinin iş güvencesini aşındırırken; diğer yandan dışa kapalı ekonomilerde korumalı iç pazar rantlarına alışmış sermaye çevrelerinin ayrıcalıklarını tehdit etti. Böylece küreselleşme karşıtı tepki, yalnızca aşağıdan gelen bir halk tepkisi değil, kimi zaman yukarıdan gelen bir rant koruma refleksiyle de birleşti. Bu da bugün gelişmiş ülkelerde

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Hâli derinleştirmek

Üslûp ey! Üslûp kişinin dokusu, duyguya ve düşünceye dokunuşu, tabiatı, rayihası, kendini ortaya koyuş tarzı. Bu yüzden "kötü söz sahibine aittir" denmiş ve bu yüzden iyi ve yumuşak olan her şey kalbin aynasına hasredilmiş. Peki sessizlik O da dâhil üslûba. Çünkü sessizlik kelâma dâhil; duruşa ve insana. "Üslûb-û beyan aynıyla

Nuray Alper

İslam Dünyasında Astronominin Felsefe İle İlişkisinin Yörüngesi

İslam düşünce dünyasında astronomi özel bir yere sahiptir. Özellikle Merağa ve Semerkant Matematik-Astronomi Okulları İslam düşüncesinin gelişiminde çok kritik rol oynamışlardır. Bu süreçte bir taraftan astronomi ile metafizik arasındaki ilişkiyi tanımlamada önemli kırılmalar yaşanırken diğer taraftan astronominin söz konusu dönemlerde İslam ilim dünyasında artık göz ardı edilemeyecek kadar

Prof. Dr. Mahmut Özer

Yeni nesle dînin ciddî bir mesele olduğunu anlatmalıyız

Dinle, dînî değerlerle alay etmek sâdece bugünün hastalığı değil. Kur'ân-ı Kerîm'de birçok âyette Allah'ın dîniyle alay edenlerden ve onların âkıbetlerinden bahsedilir. Birkaç örnek: "Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve kâfirleri dost edinmeyin." (Mâide, 57) "Siz ezan okuyup namaza

Ahmet Tâlib Çelen

Nobel Ödüllü Han Kang'dan yeni kitap

2024 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Han Kang'ın yeni kitabı "Işık ve İp", April Yayıncılık etiketiyle okurlarla buluştu. Koreceden Göksel Türközü'nün çevirdiği kitap, Han Kang'ın Nobel konuşmasıyla açılıyor.Kısa ve yoğun metin; denemeler, şiirler, günlükler ve fotoğraflar aracılığıyla yazarın edebiyat evrenine en kişisel kapılardan birini aralıyor.

Sayım Çınar

Taşın ve ruhun hafızası: Bir Bosna Günlüğü

Ayvaz Dede Şenlikleri için bir grup MTO talebesiyle (MTO'ya en çok emek veren ve en parlak kardeşlerimizle) Bosna'dayız. Aşk-ı Turkuaz'ın sahibi Beytullah Yıldız kardeşimin özverili gayretleri, Önder Piyade ağabey ile Enver Kaya ağabey ve eşi Türkan Hanım'ın katkılarıyla bu seyahate çıktık. Başçarşı'yı mesken tuttuk. Türkiye'de, İstanbul'da bile olmayan Osmanlı ruhunun her bakımdan en mükemmel örneğinin her karışıma sirayet ettiği Başçarşı.

Yusuf Kaplan

Cihad-ı mukaddes komedyası

* Cihan Harbi'nde büyük ümitler bağlanan "cihad-ı ekber" projesi fayda getirmek şöyle dursun, büyük zararlara yol açtı. Acaba nedenMemleketi Almanya'nın peşinden umumi harbe sürükledikten sonra, iktidardakilerin aklına parlak bir fikir geldi: Bütün salahiyetlerini kırparak bir noter gibi saraya hapsettikleri padişahın halifelik sıfatından istifade etmek!..

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

"Altı Ok"u yakanızda taşımayın

Bu içeriği reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz okuyabilir. Üye olup büyük SÖZCÜ ailesine katılın.

Naim Babüroğlu

Edinilmiş kaygılar çağı

Günümüzün düşünürleri çağımızın bir 'Kaygılar Çağı' olduğunu söylüyor, zamanımızı böyle isimlendiriyor. Psikiyatri klinikleri, psikolojik destek üniteleri kaygı bozukluğundan muzdarip hastalarla dolup taşıyor. Bir önceki çağı adı konmamış bir sahip olma çağı olarak yaşadık, parlak ilerleme ideallerinin altında yatan asıl örtülü maksat, asıl itici güç insanların sahip olma ihtiraslarıydı.

Gökhan Özcan

İslam dönemi felsefesi (8)

Önceki yazılarda İslam dönemi felsefesinin üç temel özelliği bulunduğunu belirtmiş ve bunlardan ilk ikisini kısaca özetlemiştim. Bu felsefenin üçüncü temel özelliği aslında birinci ve ikinci özelliğin bir uzantısıdır ve esas itibariyle bu ilkelerin nasıl tatbik edileceği sorusunun cevabında tebellür eder. Bu soruya verilecek cevabın hem ana nedenleri tespit etmesi hem de bunlar arasında ilişkiyi

Ömer Türker

Üç Taş, Dört Bölüm

Bazen memleketin gündemi insanın önüne bir masaya bırakılmış üç taş gibi düşüyor. Birine dokunuyorsunuz, içinden mizah çıkıyor; ötekine dokunuyorsunuz, eski bir film karesi gibi hüzün beliriyor; üçüncüsüne gelince siyaset bütün ağırlığıyla masaya oturuyor. Sonra bakıyorsunuz, o üç taş kendi içinde dört ayrı bölüme ayrılmış: Gülmek, kaybetmek, temsil ahlakı ve bitmeyen koltuk hesapları...

Güven Baykan

9 kez Gazi Kupası kazanan efsane Jokey Mümin Çılgın: Hayatım...

Cumhuriyet kurulduğundan beri kesintisiz devam eden, Türkiye'nin en önemli spor faaliyetlerinden Gazi Koşusu 100 yaşında... Bugün Veliefendi Hipodromu'nda yapılacak yarış öncesi Gazi Koşusu kupasını dokuz kez kaldırarak 'En çok Gazi Koşusu kazanan jokey' unvanını hâlâ elinde bulunduran, atçılık dünyasının efsane isimlerinden, 'Hoca' lakaplı Mümin Çılgın ile buluştuk. Hem kendi

Zeynep Bilgehan

Sultan Alparslan'ın son nefesinde verdiği ders

Daha ne Muhammed'ler silindi tarihten, tahmin edin. Bu arada Sultan Muhammed Alparslan'ın kitaplarımızdaki sakalsız ama bıyıklı resimlerine gülmeden bakmak mümkün müdür Sultan Alparslan'ın her gün sinekkaydı tıraş olduğunu mu zannediyor bu ressamlar. (O da bir şey mi, Yunus Emre gibi bir dervişi bile her sabah permatikle tıraş olmuş gibi gösteren resimler gezmez mi kitaplarımızda)

Mustafa Armağan

İsmi lazım değil, Yezid

Hicrî takvimin ilk ayındayız. Benim yaşımdakiler, evlerimizin duvarından eksik olmayan duvar takvimlerini bilirler. Muharremin onuncu gününde arka sayfada bahsedilen hadiseler şöyleydi:Hz. Adem'in tövbesinin kabulü, Nuh'ungemisinin tufandan kurtuluşu, Hz. Musa ve İsrailoğulları'nın Firavun'un zulmünden kurtuluşu, Hz. Yunus'un balığın karnından kurtuluşu...

Kerime Yıldız

Dil devriminden dil evrimine

Cumhuriyet'in ilk yıllarında, dilimizin kendi köklerine dönmesi amacıyla atılan adımlar, zamanla bin yıllık bir birikimin tasfiyesine dönüşen keskin bir müdahaleye sahne oldu. Yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan, kavramsal derinliği haiz canlı kelimeler adeta bir kültür işgaline uğrayarak lügatlerimizden koparıldı; yerlerine ise aceleyle, masa başında icat edilmiş, hafızasız ve köksüz

Eyyüp Azlal

Müzik sadece müzik değildir

Azerbaycan'dan Haydar, Moskova'dan Lena, Ukrayna'dan Maria, Tahran'dan Mehran, Gebze'den İnci, Kayseri'den Kübra, Başakşehir'den Tuğba, Ankara'dan Gülsemin ve adını bilmediğimiz binlerce kişi. Ortak noktaları ise müzik. Farklı coğrafyalardaki farklı kültürleri, farklı inançları, farklı dünya görüşlerini ve bambaşka yaşamları aynı yerde toplayabilen tek şey müzik...

Tolga Aydoğan

Ahlak çürümesi ve köklerimize dönme zarureti

CHP yolsuzluk, hırsızlık, adam kayırma, rüşvet, fuhuş, metres skandalları ile çalkalanıyor. Eski genel başkanlarını "hain" ilan ettiler. Birbirlerinin gözünü oyuyorlar. Batı taklitçisi sol; yıllarca kendini aydın, ilerici, devrimci, çağdaş, modern olaraklanse etti. En aydın, en çağdaş, en modern onlardı. Büyük belediyelerde iktidara

Ali Erkan Kavaklı

Silivri'de kucaklaşmak

Birçok yazar ve yayıncıyla birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasını izlemek için Silivri'deydik. Günlerden perşembeydi. Adnan Özyalçıner'den Sinan Meydan'a, Yalvaç Ural'dan Sunay Akın'a yazarlardan ve yayıncılardan oluşan 25 kişilik bir destek grubuyduk. Başı çeken Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı

Zeynep Oral