Kültür-Sanat

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (341)

"Sevgi ve teveccühlerini şerefle taşıdığım İsmet İnönü" "Bayar çetesi mensuplarının fenalıklarile mağdur olmuş kayın biraderim Fethi Kaçel'e bana olan bağlılığından dolayı sevgiler. Bilhassa basınımıza bana ve aileme göstermiş olduğu yakın alâkadan minnettarım. "Bu kitabı vatanperver, idealist ve temiz

Yesevizade Alparslan Yasa

Teknoloji önden gider, siyaset arkadan gelir!

Toplumsal değişimde gecikmeler ve toplumsal hayatiyet katsayısıPopülist siyasete alan açan temel nedenlerden biri, teknolojik, iktisadi, toplumsal ve siyasal değişimlerin aynı hızda gerçekleşmemesidir. Üretim yapısı değişir; tüketim kalıpları ve yaşam tarzı daha geç uyum sağlar; siyasal kurumlar ve meşruiyet dili ise en geç değişir. Bu gecikmeler

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Yeni vakitlere doğru

Kendisini 1976 yılında yayın hayatına başlayan ve zatımın yetiştiğim sene Ankara Selanik Caddesindeki Mavera Dergisi bürosunda görmüş ve tanımıştım. Ondan sonra da ağabey ve kardeşliğimiz vefatına kadar sürmüştü. Derginin çıkacağı günü iple çekerdik. Çünkü o zaman Yedi Güzel Adam'ın en az altısı orada olurdu. Rahmetli Nuri ağabeye pek rastlayamazdık.

Hüseyin Öztürk

Tercüman

Cumhurbaşkanımız hem Kasımpaşalı hem Karadenizli... İki taraftan da üzerine sinmiş karakter var lakin yükü çok ağır. Birkaç gün önceki makalem ona hitap ediyordu ve akıl almaz derecede müspet, yer yer de menfi tepki aldı. Tabi beni bilen bilir. Ben kendi penceremden gördüklerimi yazıyorum. Kazın ayağı öyle değil. Bana bir istihbarat geliyorsa ona yüz geliyordur. Bu gerçeğin de farkındayım, lakin canımız yanıyor.

İdris Günaydın

Batılılaşma ile birlikte değişen Osmanlı mezar taşları

Dolmabahçe'deki Mehmet Emin Ağa Sebil-Çeşme Haziresi, klasik Osmanlı mezar taşı geleneğinin 18. yüzyıldan itibaren Barok ve Rokoko etkisiyle nasıl dönüştüğünü ortaya koyuyor. Sade, simetrik ve yazı ağırlıklı taşların yerini; kıvrımlı bezemeler, gerçekçi çiçekler, vazolar, perdeler ve yeni başlık biçimleri aldı.

Fahri Sarrafoğlu

Sessizliğin ahlakı

Bazı haftalar var, haberleri yan yana koyunca insanın önüne sadece ülkenin gündemi değil, kendi vicdanı da geliyor. Bu hafta biraz öyleydi. Madımak'ın yıl dönümüydü. Otuz üç yıl geçmiş ama o acının önünde yine aynı cümlelerle durduk. Bazı acılar zamana bırakılmıyor; çünkü toplumlar yüzleşemedikleri şeyleri gerçekten geride bırakamıyor. Üstü örtülen her yara, bir gün başka bir sessizlikte yeniden çıkıyor karşımıza.

Güven Baykan

Denize varmaktır amacı nehrin

Yine bir 2 Temmuz geldi ve geçti. Türkiye yakın tarihinin en canavarca katliamlarından biri olan ve 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta memleketimizin yetiştirdiği çok değerli şairlerin, sanatçıların, aydınların, gençlerin gerici bir güruh tarafından yakılarak katledilmesi ve bunun, dönemin iktidarı başta olmak üzere herkes tarafından seyredilmesi tarihe "Sivas katliamı" veya "Madımak katliamı" diye geçti.

Ayşe Emel Mesci

Köylünün sessiz çığlığı

"Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışır kıyafet" giymeyenler, yani köylüler valinin emriyle şehre alınmayacaktı. "Milletin efendisi"nin şehirde ne işi vardıTek parti idaresi, ekonomik güçlüklerin de zorlamasıyla, köyü ve köylüyü ihmal etmiştir. Evet, İngiltere, Amerika, Rusya ve Japonya gibi ülkelerde de vaktiyle ziraat sanayiye, köy şehre feda edilmişti. Ama bunların hiçbirinde kültürel yabancılaşma ve dışlanma mevzubahis olmamıştır.

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

NATO ve prestijin ağır faturası

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

Bir tabak kiraz

Sürekli varmak istediğimiz yerlere konsantre olduğumuz için nereden başladığımızı unutuyoruz. Varmayı umduğumuz yerlere varamadığımızda geri dönebileceğimiz bir yer de kalmıyor bu durumda! Ben porselen bir tabak olsam, kucağıma bırakılan bir avuç kiraz için çok minnettar olurdum."Ne kadar büyümüşsün!" dedi yaşı ilerlemiş olan. "Bana yaşım büyüdükçe küçülüyormuşum gibi geliyor!" dedi tedirgin ve daha genç olan.

Gökhan Özcan

Hiçbir balık uçmaya zorlanmaz

Eğitimde fırsat eşitliği, bireysel yeteneklerin keşfi ve modern pedagoji gibi kavramları genellikle batı merkezli ya da tamamen modern çağın getirileri olarak görme eğilimindeyiz. Oysa dönüp arkamıza, Osmanlı'nın eğitim mirasına baktığımızda, bugün hâlâ yakalamaya çalıştığımız pek çok evrensel doğrunun kökleriyle karşılaşırız. Bu köklerin en canlı örneklerinden biri, bilginin ilk kapısı olan sıbyan mektepleridir.

Yetenekli Kalemler

NATO 3.0: Türkiye'ye sunulan ayartıcı elma şekeri!

Bir NATO Zirvesi'nin Türkiye'de yapılıyor olması, neresinden bakarsanız bakın, önemli bir hadisedir.Bunu not ettikten sonra NATO ile ilgili çok da hoşumuza gitmeyecek, zihin konforumuzu bozacak sarsıcı cümleler kurmak istiyorum...NATO'nun niçin kurulduğuna, ne tür bir işlevinin veya amacının bulunduğuna dâir kafamızın bir çöplüğü andırdığını söyleyeceğim, özür dileyerek.

Yusuf Kaplan

İslam dönemi felsefesi (9)

İslam dönemi felsefesiyle ilgili son bir meseleye değinip genel değerlendirmeye geçeceğim. Bu serinin yedinci yazısında metafizik bir mesele olarak nedenselliği reddetmek ile herhangi bir şeyin olgusal açıklamasında nedenleri dikkate almamanın farklı şeyler olduğuna dikkat çekmiş hatta bu meselenin çokça yanlış anlamaya yol açtığını belirtmiş ve biraz daha ayrıntılı bir şekilde ele almayı

Ömer Türker

Demografik ve Toplumsal Dönüşümün Yansımaları-I

Ülkemiz son dönemde eğitimden sağlığa, ulaşımdan altyapı ve enerjiye kadar hemen hemen tüm alanlarda çok önemli bir büyüme ve dönüşüme tanıklık etmiştir. Uzun dönem bu alanların her birinde artık kronik bir sorun oluşturan hizmetlere erişim önündeki engeller kaldırıldığı gibi gerekli arz kapasitesini oluşturabilmek için devasa yatırımlar yapılmıştır. Bu dönemde her alanda kitleselleşme fazı

Prof. Dr. Mahmut Özer

Anadolu Kareli Öyküler

Tolga Gümüşay imzalı "Kareli Öyküler" serisinin yeni kitabı "Anadolu Kareli Öyküler" Altın Kitaplar'dan çıktı. Anadolu Kareli Öyküler, fotoğrafın gerçekliğiyle edebiyatın olasılıklarını iç içe geçirerek dünyanın en güzel coğrafyalarından birinde var olmanın türlü hallerini açığa çıkarıyor.Gümüşay gündelik hayatın şiirsel anlarını önce fotoğrafla yakalıyor. Sonra o karelerden filizlenen öyküler yazıyor.

Sayım Çınar

Şehir kültürü için örnek eser: Ahlat kitabı

Şehir kitapları çok önemli ve değerlidir. Ömer Faruk Ergezen'in hazırladığı Ahlat Kitabı, tarihî şehrimizin envanterini veriyor. Şehir kitaplarına çok önem veririm. Bugüne kadar yazılmış olan pek çok şehir kitabını etraflıca tanıttım. Zira bu kitaplarda, sözkonusu şehirlerin tarihî zenginlikleri kadar kültürel birikimi

Mehmet Nuri Yardım

Yaz Kur'an Kursları: Öğrenmek zihni geliştirir hafızayı güçlendirir...

Camiden dönünce çocuğunuzla ilgilenin, camide ne okuduğunu sorun ve tekrarlatın. Çoğu zaman camide öğrenci kalabalık oluyor, hoca bir öğrenci ile birkaç dakika meşgul olabiliyor. Elif cüzünden yarım sayfa, Kur'an'dan birkaç satır okutabiliyor. Kur'an Kursu hocalığı zor bir iş. Her çocukla bire bir ilgilenmek mecburiyeti var. Öğrenciyi dinlerken öteki öğrencileri

Ali Erkan Kavaklı

Haberci kim açıklıyorum: 'Tabancalı Hakem'

Geçen hafta Büyüyenay Yayınları'nın üç cilt olarak kitaplaştırdığı 'İstanbul Konuşuyor' isimli sokak röportajlarını tanıtırken, röportajları yapan 'Haberci' mahlaslı Bâb-ı Âli şöhretinin kim olduğunu sormuştum. Maalesef bir bilen çıkmadı. Hadi, ben söyleyeyim, 'Haberci' mahlasıyla '37 ve '38 yıllarında Haber gazetesi için kitaptaki sokak röportajlarını yapan kişi İzzet Muhittin Apak'tır.

Taner Ay

Bir duruş olarak Türklük

Bir milletin en zor sorusu şudur: "Biz kimiz"Bu soru ilk bakışta kolay görünür. İnsan kim olduğunu bildiğini sanır. Biraz durulunca mesele basit değildir."Türklük" meselesi de yanlış kavranır. Onu yalnızca bir soy meselesi olarak görmek daraltır ve eksiltir.Tarih bize başka bir hakikat anlatır. Türklük, tarih içinde yoğrulur.

Bekir Fuat

Türkiye'nin NATO'ya girme mücadelesi

Türkiye, NATO'nun kuruluşundan bir yıl sonra savunma ittifakına girmek için müracaat etti, ancak kabul görmedi. İkinci müracaatı da kabul edilmedi. Türkiye'nin NATO'ya girmesine İngiltere başta olmak üzere Danimarka, Norveç, Belçika ve Hollanda muhalefet ediyordu. 1951'den sonra güvenlik stratejilerini değiştiren ABD'nin, muhalefet eden ülkeleri ikna etmesiyle Türkiye, 18 Şubat 1952'de NATO'ya dâhil oldu

Erhan Afyoncu

İbni Sina'ya dönmek

Üniversite yıllarından beri tanıdığım, aynı bölümde olmasam da ara sıra derslerine girdiğim, ilmi mahfillerdeki sohbetlerini ve konferanslarını takip ettiğim kıymetli hocamız Prof. Dr. Ahmet Ağırakça'nın biyografik türdeki bir kitabını okuyorum. Tabib İbn Sina adıyla neşredilen bu eserin mottosu da "İslam Tıbbını Zirveye Tırmandıran" olarak belirlenmiş. Kitabı elime alıp incelediğimde,

Eyyüp Azlal

Rumeli Fatihi Gazi Süleyman Paşa huzurunda

HTTP/2 200 date: Sun, 05 Jul 2026 01:42:06 GMT content-type: text/html; charset=utf-8 server: cloudflare cache-control: max-age=30 expires: Sun, 05 Jul 2026 01:42:35 GMT x-lb-cache: HIT x-platform: desktop x-cf-platform: desktop content-encoding: gzip nel: {"report_to":"cf-nel","success_fraction":0.0,"max_age":604800} vary: accept-encoding age: 1 last-modified:

Coşkun Çokyiğit

Çin İmparatoru için Göktürkler yol inşa ediyor

HTTP/2 200 date: Sun, 05 Jul 2026 01:42:06 GMT content-type: text/html; charset=utf-8 server: cloudflare cache-control: max-age=30 expires: Sun, 05 Jul 2026 01:42:13 GMT x-lb-cache: HIT x-platform: desktop x-cf-platform: desktop content-encoding: gzip nel: {"report_to":"cf-nel","success_fraction":0.0,"max_age":604800} vary: accept-encoding age: 23 last-modified:

Ahmet B. Ercilasun

Neşesini Kaybetmiş Bir Toplum

Bir toplumun neşesini kaybetmesi, çoğu zaman fark edilmeyen en büyük felaketlerden biridir. Çünkü yoksulluğun istatistikleri tutulur, savaşların tarihi yazılır, depremlerin büyüklüğü ölçülür; ama bir ülkenin kahkahasının hangi gün eksildiğini hiçbir kurum kaydetmez. Oysa medeniyetlerin çöküşü bazen orduların yenilgisinden önce insanların birlikte gülememesiyle başlar. Neşe,

Mehmet Biten

Hem dinlenme hem dinleme hem okuma

HOŞLANMADIĞIM, yaz tatiline dair bir söz vardır; o kadar iyi dinlendim ki gazete bile okumadım.Demek ki bir kutunun içine kapandınız, dünyada neler oluyor bitiyor bilmiyorsunuz.Oysa tatil okuyamadığımız kitaplar, dinleyemediğimiz müzikler için bir fırsattır.Şimdi Türkiye'de tarihi yerlerde operalar gösteriliyor, konserler düzenleniyor.

Doğan Hızlan

Botokslu Cenaze Kime Ait (14) Bir Profesörün Haci Cavcav olma...

Z Haber'den iyi yayınlar. Affedersiniz tekrar alalım arkadaşlar.Z ayından...Yok baştan alalım. Z yayın... Neyse ne ya hu. Bu benim işim değil. Siz varsınız, ben varım. Odak sorunu olan sunucu yok neyse ki... Melda Hanım, eksik olmasın, Hoca kendi başına anlatsın, yeni bir konsept denemiş oluruz demiş.(İç ses: Bu nedir ya hu! Melda Hanım kim Patronun karısı. Hayatım boyunca nefret ettim yönetme hastalığı olan kadınlardan.)

Fatma Barbarosoğlu

Başarının sırrı..

Çocuklarımızın geleceğini belirleyen çok fazla değişken var.Peki en işe yarayan hangisiOkul mu, yetenek mi, başarı mı, şans mı, torpil mi, miras mı, hemşehricilik mi, doğduğunuz ülke mi, liyakat mı, sorumluluk duygusu mu yoksa yaşadığınız kent ya da çok daha farklı etkenler mi.. Başarının, nereden baktığınıza göre değişen çok fazla tarifi var.

Abbas Güçlü

Eski Dışişleri Bakanı Prof. Gönensay'ın Castro ile astroloji...

Dolu dolu bir hayat hikâyesi... İçinde Bedirhan aşiretinden Sultan Abdülhamit'e, Margaret Thatcher'dan Süleyman Demirel'e ve Fidel Castro'ya, yok yok... İktisatçı, akademisyen, yazar, siyasetçi, eski Dışişleri Bakanı Prof. Emre Gönensay ile beraberiz; Remzi Kitabevi tarafından yayınlanan 'Hayata Açtığım Yelken' vesilesiyle eski albümleri karıştırıp yeni meseleleri irdeledik.

Zeynep Bilgehan

'Bize sorulmadı'

Şu günlerde mezuniyet törenlerinden yükselen sesleri dinliyorum. Gençlerin gözlerindeki ışığı, öfkelerindeki asaleti, itirazlarındaki bilinci görüyorum. Diplomalarını alırken yalnızca kendi geleceklerini değil, üniversitenin anlamını, akademinin onurunu, özgür düşünceyi savunuyorlar. "Kayyum istemiyoruz" diyorlar. "Bilimi, aklı, liyakati savunuyoruz" diyorlar.

Zeynep Oral

Bir kirpinin şairlik serüveni

Bu aralar sık sık çocuk kitabı okurken buluyorum kendimi. Fark ettim ki çocuk dünyası, sertlikler ve hoyratlıklarla dolu yetişkin dünyasından bir süreliğine uzaklaşmak, biraz nefes alabilmek için âdeta bir kurtarılmış bölge. O bölgeye en kolay giriş de çocuk kitapları. Renklerini çok seviyorum. Seslerini. İçindeki masumiyeti. Resimli olanları büyüleyici. Okumama eşlik eden illüstrasyonlar

Filiz Aygündüz

Deniz altında saklı miras

Türkiye denizin altında sakladığı binlerce yıllık kültürel mirasıyla dünyanın en iyi batık dalış destinasyonları arasında yer alıyor. Bu derin miras, arkeoloji, dalış turizmi, yerel kalkınma ve sürdürülebilir koruma başlıklarını aynı mavilikte buluşturuyorAnadolu kıyılarında ticaretin izleriAnadolu kıyıları,

Hasan Mert Kaya

Madonna'nın kürkçü dükkânı

Başlığı okuyunca aklınıza Sabahattin Ali'nin romanı geldi, biliyorum. İngiliz bir kitap influencer'ı "Kürk Mantolu Madonna"nın başlığını gördüğünde ilk anda aklına şarkıcı Madonna'nın kürkler içinde hâlinin geldiğini, ancak kapağından da anlaşılacağı gibi (Britanya baskısında yer alan fotoğraf açıkça 1920'leri çağrıştırıyor) çok eski zamanlarda geçen bu romanın Madonna'yla

Mehmet Tez

Michael Jackson'ın misyonu insanları birleştirmekti

Michael Jackson, müzikten modaya, danstan sahne şovuna kadar dünyanın estetik hafızasına kazınmış bir ikon. Ayaklarının ritmi, bedeninin geometrisi, sahnedeki en küçük hareketi bile pop kültüründe yer aldı. Hayatını konu alan "Michael" filmi de yaklaşık 978 milyon dolarlık gişesiyle"Oppenheimer"ı geçerek tüm zamanların en yüksek gişeli biyografisi oldu. Filmde Michael Jackson'ı canlandıran yeğeni Jaafar Jackson'la ünlü yıldızı konuştuk.

Barbaros Tapan

Çoğul türkülerim

Ne diyordum... hah, onu diyordum. Meseleye ahmakça bir kibrin cam kırıkları ardından bakanlar toplumdaki değişimi göremiyorlar. Sokak ilişkilerinde, metrobüs metro çarşı-pazar hastane ve dahi kafelerde insanlar karşıt görüşlü insanları görüyor ve onlarla ister istemez ilişkiler kuruyor, tanış oluyorlar... ***

Cem Sancar

Tefekkür nesnesi

Saat yazarı Marcus Henry, saatçilik ve güzel sanatlar üzerine kaleme aldığı son yazısında, en değerli sanatın izleyicisine söyleyecek sözü olan sanat olduğunu savunuyor. Tıpkı bir Vermeer tablosunun sessiz hikâyeciliği ya da bir Rembrandt eserinin uyandırdığı saygı gibi sanat bizi kendi kabuğumuzdan çıkarır, bir hikâye anlatır ya da belirli bir his yaşatır. Bir görsel başyapıtın karşısında

Mehmet Çelik

NATO Hazırlığı

Biliyorsunuz 7-8 Temmuz'da Ankara'da 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi yapılacak. NATO (North Atlantic Treaty Organization) yani Türkçesi ile Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü, Türkiye'de toplanacak. NATO'ya üye devletlerin üst düzey yöneticileri Ankara'da olacak. Çeşitli kararlar alınacak. Büyük ihtimal İran'a hep birlikte girelim denilecek. İran düşmanları,

Cafer Keklikçi

Elbisenin yokluğu ve gerçek devrimciler

"Annem çalışıyordu. Böyle organizasyonlara gidecek elbisemiz de yoktu." Bu cümleyi okuduğumda hüzünlendim. Aklıma ne ameliyathaneler, ne de yapay kalpler geldi. O an sadece çocukluğunu cebinde taşıyan bir kız gördüm. Fakir ama onurlu bir kız. İnsan çocukluğunu hiçbir zaman geride bırakamıyor. Sadece onu daha derin bir yere gömüyor. Zamanı geldiğinde o gömüyü kazıp oradan çıkarmak için...

Ahmet Can Karahasanoğlu

Kapı, pencere aralıkları

KONUM Korkular ülkesi, yasaklar merkezi, çocukların ana babasından ayırıldığı, haksızların kayırıldığı ülkeler içinde değiliz değil mi! * İNSANLIK ARAYIŞ DENEMESİ Darbe diyorsun, ha! Sana sorulmasın yani! Fikrim yok diyorsun!

Ali Hakkoymaz

Bir mektubun getirdikleri.. Enver Paşa'nın çocukları için çıkarılan...

Naciye Sûltân; kayınbiraderi Nuri (Killigil) Paşa'nın defalarca başvuru yaptığını ve onun girişimlerinin kanunun çıkmasında önemli rolü olduğunu vurgularken, "vatandaş olarak memlekete dönmeleri için merhum Kayınbiraderim Nuri Paşa çok çalıştı" demişti. Diğer taraftan baba Hacı Ahmet Killigil'in torunlarının Türkiye'ye dönmeleriyle ilgili yazdığı mektup can alıcı

Halit Kanak

Mizahın sınırları

​Mizahın doğası gereği her zaman mevcut duruma, otoriteye veya toplumsal normlara bir şekilde temas ettiği, hatta zaman zaman bunlarla "oynadığı" bir gerçektir. Ancak son yıllarda özellikle stand-up dünyasında, bir komedyenin sanatını icra edebilmesi için mutlaka "muhalif" bir kimliğe bürünmesi gerektiğine dair yerleşmiş bir kanı var. Oysa mizahın temel işlevi, sadece bir

Berk Mühürdaroğlu