Kültür-Sanat

Aşk; ayrılık mıdır, kavuşmak mı

Seni katarlarla yola salmadım, Uçağa binip de uçmadın benden. Geminin ardından bakıp kalmadım, Taksi götürmedi seni şehirden. Gezip dolaşırım hep küçenizi, Eviniz burda bak, yakındasın sen. Sözlerin acısı ayırdı bizi, Bu hicran yamandır her mesafeden. Ben seni yitirdim yanımda iken Ayrılık biletini nereden aldın

İsmail Bingöl

Özel okullara imtiyaz sağlayan hesaplama sistemi

Diploma notu 90 olan bir öğrencinin OBP'si 450 olup 54 puan katkı sağlar. Sadece 10 puanlık diploma notu farkı, yerleştirme puanında 6 puanlık fark oluşturur. Diploma notu 70 olan öğrencini OBP 350 eder. Yerleştirme puanına katkısı 48. Bu puan üniversite puanına eklenir. OBP 100 olan öğrenci ile 70 olan öğrencinin üniversite başarı puanı arasında 12 puanlık fark meydana

Ali Erkan Kavaklı

Necip Fazıl ve Nazım Hikmet 1925'te ölselerdi!

Nazım Hikmet 1902, Necip Fazıl 1904 doğumludur. Selanik doğumlu Nazım Hikmet'in anne tarafından ataları Polonya'dan İstanbul'a gelmiş, İstanbul doğumlu Necip Fazıl'ın ataları ise Maraş'tan. İkisi de gençliklerinde şair. Düz baktığınızda Nazım Hikmet'in maddeci, Necip Fazıl'ın ruhçu şiirler yazdığını zannedersiniz ki akıbet böyle olmuştur. Ama ya başlangıçları

Mustafa Armağan

Zalimlerin azınlıkta iyilerin çoğunlukta olması

İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi'nin kararlı duruşu ve millet devlet bütünlüğüne olan inanç yüklü samimiyeti kendini gösteriyor. Adalet Bakanımız Akın Gürlek'in de kararlılığı, milletimiz nezdinde umut vermeye devam ediyor. • Biz dünyada kendi devletini kuran tek milletiz.

Hüseyin Öztürk

Gençlerimizin durumuna karşı

Önceki yazımızda gençlerimizin durumu ile ilgili yapılan bir araştırmadan istatistiksel bilgiler sunmuştuk.Bu problemlere çözümler sunmak elbette toplumun her kesimini ve her kurumu ilgilendiren bir durum. Öncelikle genel olarak belirtilen "Gençlerimiz mutsuz" ifadesi incelenecek olursa; "Mutluluk" kavramının izaha muhtaç olduğunu belirtmekte fayda vardır. Mesai saatleri

H. Muharrem Okur

Kelime mezarlığı -3

P. Safa'ya göre "dil", "lisan"ın yerini tutmaz. "Dil" hayvanları ve tabiatı da içine alacak şekilde daha şümullüdür; "lisan" ise insanlara mahsustur.Dil deyince tabiatın dili (kuşların şakıması, rüzgârların hışırtısı...) anlaşılabileceği gibi, beden dili ve işaret dili de anlaşılabilir. Fakat lisan deyince mutlaka harflerden, hecelerden, kelimelerden

Nahit Topaloğlu

Devlet ortak kabul etmez

Devletler ve milletler konusunda konuşacaklar, önce tarihin laboratuvarına bakacaklar. Türkler emperyal karakterli bir millettir. Tarihin kaydettiği temel özelliklerinin başında bu gelir. Yönetme tarzları da özellikler gösterir. Devletlerinde her unsura yer vardır. Yetmiş iki buçuk milleti kucaklarlar. Ayrımcılık etmezler. Asimilasyona da girişmezler. Hakka hukuka göre yönetirler. Korur ve

A. Yağmur Tunalı

Bu bana lazım mı

İnsan, sabah gözlerini açtığı andan akşam tekrar uykuya dalacağı vakte değin türlü türlü meseleler içinde bulur kendisini. Psikoloji biliminde bunların çoğuna uyaran deniliyor. Evet, gün içerisinde pek çok uyarana deyim yerindeyse maruz kalan insan bunları işlemek ve gerekli sonuçları çıkarıp gerekli davranışları ortaya çıkarmak üzere dimağ denen merkeze gönderiyor. İyi, güzel de bunların

Yetenekli Kalemler

Yunus Emre Geleneği Çerçevesinde Anadolu Âşıklarında Yesevi Etkisinin...

HTTP/2 200 date: Thu, 02 Jul 2026 01:39:07 GMT content-type: text/html; charset=utf-8 server: cloudflare cache-control: max-age=30 expires: Thu, 02 Jul 2026 01:39:35 GMT x-lb-cache: HIT x-platform: desktop x-cf-platform: desktop content-encoding: gzip nel: {"report_to":"cf-nel","success_fraction":0.0,"max_age":604800} vary: accept-encoding age: 1 last-modified:

Mehmet Yardımcı

NATO Zirvesi mi, savaş durumu mu

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

Ben unutmadım. Ya siz

Bugün 2 Temmuz. Aklımdaki soru şu: "Madımak gerçekten 2 Temmuz 1993'te mi kaldı" Bence hayır. Madımak, yalnızca bir otelin, içindekilerle birlikte yakılması değildi. Bir düşüncenin yakılmak istenmesiydi. Laikliğin, sanatın, bilimin, mizahın, sazın, şiirin, tiyatronun, kitabın, yaratıcılığın ateşe verilmesiydi. Sivas'ta Madımak Oteli'nde

Zeynep Oral

Seçilmiş metinler arasında gezintiler

Yazar Behçet Darğın'ın 'Seçme Metinler' kitabının alt başlığı 'Edebi Portreler ve Yazılar.' Farklı dönemlerde yayımladığı edebi yazılarını bu kitapta bir araya getirmiş. Neler okuyacaksınızİçerik sıralaması şöyle:İşgalcisini Yüceltmeyen "Günahkâr": Ngugi Wa Thiong'o

Doğan Hızlan

Hüsnühattın zemini Kur'ân'dır

Önceki yazılarımızda Nifferî ve İbn Arabî'den hareketle hüsnühattın yalnızca estetik bir faaliyet değil, aynı zamanda bir hâl, nazar ve marifet terbiyesi olduğunu belirtmiştik. Böylece harfin, yalnızca yazının en küçük birimi olmadığı; görünürlük ile mana, şekil ile hakikat arasında kurulmuş bir berzah olduğu sonucuna ulaşmıştık.Ancak hüsnühattın nazariyesi yalnızca

Ömer Lekesiz

Nasiruddin Tûsî'nin Ahlâk-ı Nâsırî'si

Nasiruddin Tûsî'nin İslam düşünce dünyasında özel bir yeri bulunmaktadır. Özellikle Merâğa Matematik-Astronomi Okulu'nu kurması ve bu okul etrafında oluşturulan ekol oldukça kritik işlev görmüştür. Bu okul sonrasında Semerkand Matematik-Astronomi Okulu'nun kurulmasını da mümkün kılmıştır. Bilindiği gibi bu okulların birikimi doğal yollardan Osmanlı'ya tevarüs etmiştir. Matematik,

Prof. Dr. Mahmut Özer

Trump bir kramptır!

Yaşadığım şehirde neredeyse bir aydır büyük bir seferberlik var. Asfaltla yeniden tanıştık mesela, uzun zamandır gözden ıraktı. Gözden ırak olan malum hafızadaki yerini de kaybediyor zamanla. Yolların neden yapıldığını unutmaya yüz tutmuştuk! Neyse kâr kârdır, iyi şeyler de oluyor der geçeriz. Her gün arabamızla içine düşmemek için ufak slalomlar gerçekleştirmeye mecbur kaldığımız rögar kapakları

Gökhan Özcan

Çiftlik Türkiye'de dinlenme İngiltere'de

Müzik dünyası şu günlerde bir bilimkurgu filminin ya da daha doğru bir tabirle, siber-dolandırıcılık hikayesinin tam ortasında. Milyarlarca dolarlık telif havuzunun, organize bot orduları tarafından nasıl sinsice yağmalandığına dair dev bir hukuki savaşın perdesi aralandı.Olayın merkez üssü Amerika. Rap'çi RBX, Spotify'ın bot

Sinem Vural

Tamar Tanrıyar

Bizdeki hainler o kadar acımasız ki! Sırf bunun için vaktini gözlemleyen maaşlı ajanlar var. Türkiye'de her şey yok olsun, düzlensin onlara göre, yeniden kurulur. Nasıl olsa yeni kurulacak devletin kuyruk sokumu değişmiyor: Kemalizm: Acbüzzeneb... Eski tabirle. O tüm günahların başı, tüm şeytanlıkların anası. O, zamana ve şartlara göre yeni kötülükler doğurur. Gelelim Tamar Tanrıyar'a...

İdris Günaydın

Zorunlu eğitim ve MESEM'ler

Haziran ayı içinde LGS, TYT ve AYT sınavları yapıldı. Bu sınavlarda milyonlarca öğrenci daha iyi bir gelecek umuduyla ter döktü. Ancak, bu beklentinin gerçeğe dönüşmesinde soru işaretleri var.Bugün "eğitim şart" diyenlerin çoğunluğu nedense eğitimin sadece örgün kısmına odaklanıyor. Hâlbuki eğitimin bir de yaygın ve hayat boyu devam eden boyutu var ki tüm dünyada bu yönde güçlü bir eğilim bulunuyor.

Şenol Kaluç

İzzettin için

Anadolu toprakları fikir, sanat ve edebiyat sahalarında da bereketlidir. Nice şairler, âlimler, yazarlar yetişmiştir bu özge iklimde. Fakat bu abide şahsiyetlerin, münevverlerin seslerini tam duyurabildiklerini söylemek zor. Zira medeniyet şehri İstanbul, daima öne çıkıyor. Anadolu'daki ozanlar ve kalem erbabı nefeslerini tüketse de varlıklarını gösteremiyorlar. Bu hâl umurlarında mı peki,

Mehmet Nuri Yardım

Kötülük yarışı

Hayallerimizi süsleyen, ideallerin konuştuğu, umutların gerçekleştiği bir dünya yok artık. İyilerin kötüleri alt ettiği, iyiliğin başat olduğu bir dünyadan değil, hayır, kötülüğün kurallarının işlediği bir dünyadan geçiyoruz. Küçülen insanlar çağı... Küçültülen ufuklar, parçalanan umutlar, daraltılan dimağlar çağı... İyiliğin genel geçer olduğu, hayatın merkezine yerleştiği dönemler kısa sürse

Prof. Dr. İsmet Emre

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (337)

"Kız harem dairesinde, ben erkeklerin yanındaydım. Talat Paşa, gülerek ve şakalaşarak: "- Biz kızımızı bedava vermeyiz, bin lira isteriz, dedi. "O vakit nikâh için böyle ağır bir para vaat etmek adetti. Bana sordular, 'kız tarafı bin lira istiyor, ne dersin' O dakikada cebimde 10 lira bile yoktu. Bütün nikâh masrafını İttihatçılar

Yesevizade Alparslan Yasa

Festivalin ardından

54. İstanbul Müzik Festivali de sona erdi. Hep konserlerin sanatçılarını, programlarını, etkilendiğimiz yorumları anlatıyoruz. Onların oluşmasını sağlayan sponsorlara ve her şeyi birleştiren, arka planda çalışan festival ekibine teşekkür etmek aklımıza bile gelmiyor. 9 yıldır festival direktörü olan Efruz akırkaya ile ekibini, bu yıl gelen yenilikleri, kalıplaşan

Evin İlyasoğlu

Hür tefekkürün kalesi: Müdavim

Hiç kucağınıza yeni doğan bir çocuk gibi, matbaadan yeni çıkan bir dergi aldınız mı O bebeğin cennet kokusunu koklar gibi saman kâğıdının o buram buram kokusunu içinize çektiniz mi Cebinizdeki son parayla dergi çıkardınız mı Cemil Meriç'in o muazzam cümlelerini okuyup okuyup hülyalara daldınız mı "Dergi hür tefekkürün kalesi, belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap çok

Burak Tekiner

Akdeniz Bölgesi düşmanları-IV

Coğrafi konumu, sahip olduğu imkânlar dolayısıyla Akdeniz Bölgesi, özellikle "Ortadoğu" olarak tanımlanan bölge tarihi süreçte, kendi içinde iktidar mücadeleleriyle karışıklıklara, kargaşalara, yıkımlara, katliamlara sahne olmuştur. Pers, İskit veya Saka, sınırlı olsa da Yunan, Roma (Latin) istilaları, egemenlikleri, genel olarak halkları, toplumları belli bir iktidara tabi kılmayı

İsmail Kıllıoğlu

İnadına şiir

İnsanlığın ortak dili diye adlandırdığım şiir, insanlığımızın pek de iç açıcı olmayan bu döneminde var olmayı sürdürüyor. 1965 kuşağının önde gelen şairlerinden Nihat Behram'ın Everest Yayınları arasında yer alan Düşlüyorum adlı şiir kitabı, içinde bulunduğumuz yıl yayımlanan şiir kitapları arasında da ön sırada yerini aldı.

Ataol Behramoğlu

Hacı Hüseyin Paşa'nın köşkleri, Nadir Ağa'nın çamları

Günlerden Cumartesi, saat ise 19.00 olsun, radyolarınızı açın, size Zeki Müren'in kadife sesini bir Uşşak şarkıdan dinleteceğim. "Elmayı alan bilir oy oy / Şeftali satan bilir oy oy / Güzel kızın sevmesini oy oy / Kimsesiz yatan bilir oy oy / Bahçevan geldi, bahçevan geldi / Deh deh Düldül, deh deh Düldül / Sen Düldülsün, ben bülbül / Deh deh Düldül, deh deh Düldül / Sen Düldülsün,

Taner Ay

İçlerinden gelen sesi dinleyen kadınlar

HAYATA karşı onu güçlü kılacak ilk dersi, ailesinin kapıcılık yaptığı Nişantaşı'ndaki bir apartmanın merdivenlerinde aldı.Okullarda sarı zarflarla Kızılay'a yardım toplandığı zamanlardı. Annesinin verdiği parayı gittiği ilkokulun bahçesinde oyun oynarken düşürmüştü. Küçücük kalbi daralmış, ertesi gün öğretmenine ne diyeceğini, annesine durumu nasıl açıklayacağını bilememenin çaresizliği

İhsan Yılmaz

Unutulan Cumhuriyet şehidi: Mehmet Zeki Dündaralp

"Asiler Lice'ye gelince genç muallimin (öğretmenin) Kale Mahallesi'ndeki evine gidiyorlar. Kendisini aşağı indirip kapısının önünde öldürüyorlar, sokaklarda sürüklüyorlar..." (Naşit Hakkı, Vakit, 17 Mayıs 1925) "Sureti Mahsusada Diyarbakır'a Gönderdiğimiz Muhabirimizin Mektupları - apakçur Telgrafhanesinde Boğulan Esrar" (Vakit, 17 Mayıs 1925, s.2)

Sinan Meydan

Eksikliğin Dili: Gösteriş!

İnsan bazen en çok saklamak istediği boşluğu, en parlak vitrinlerle görünür kılar. Dışarıdan bakıldığında gösteriş; güç, özgüven, başarı ya da üstünlük gibi algılanabilir. Oysa çoğu zaman gösteriş, insanın sahip olduklarından çok, içinde tamamlayamadığı bir eksikliğin dışa vurumudur. Kişi ne kadar çok kanıtlamaya çalışıyorsa, aslında o kadar çok ikna edilmeye ihtiyaç duyuyordur. Çünkü gerçekten yerleşmiş bir değer duygusu, kendini sürekli alkış arayışıyla beslemez.

Fatih Yüksektepe

UNICEF'ten YZ alarmı

Yapay zekânın melek mi yoksa öcü mü olduğu yönündeki tartışmalar bitmek bilmiyor. Kimi ülkeler sınırlama getiriyor, kimileri de ilk ve ortaokullarda kesinlikle yasaklıyor. Tartışmaya son olarak Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF de katıldı.Yapay zekânın artan bir şekilde hayatımıza girdiğine ve artıları kadar eksileri de olduğuna dikkat çeken UNICEF, bu konuda

Abbas Güçlü

Rapçi Ufo361'ın karanlık dünyası

Almanya rap sahnesinin en etkili isimlerinden Ufo361, yeni teklisi 'Laterne' ile bir kez daha kendi müzikal evrenine kapı aralıyor. Yıllardır trap ve melodik rap arasında kurduğu özgün dengeyi koruyan sanatçı, bu kez çocukluk hafızalarına gönderme yapan bir isim seçse de ortaya çıkan eser nostaljiden çok bugünün sert gerçeklerini anlatıyor.

Hakan Uç

Sofradan eksilen hayat

Her kriz, bu ülkede önce sofraya uğruyor. Ekmekten bir dilim, peynirden bir parça, çocuğun beslenme çantasından bir meyve eksiliyor. Ardından sıra hayata geliyor. İnsanlar sadece daha az tüketmeye başlamıyor; daha az yaşamaya da mahkûm ediliyor. Bir tiyatro bileti erteleniyor, alınamayan bir kitap unutuluyor, doktora gitmek bekletiliyor, çocukların hayalleri "şimdilik olmaz" cümlesine teslim ediliyor.

Mehmet Biten

Yaz tatili vaktin katili olmadan da geçebilir...

Okullar tatil oldu. Gençlerin ve çocukların tatilde nasıl meşgul edileceği gün geçtikçe aşılamaz bir soruna dönüşüyor. Yaz okulları, okullar tatil olmadan kayıtlarını çoktan açtı. Dört duvar arasından başka bir dört duvar arasına çocukları ve gençleri emanet etmek ne kadar doğruDoğru olmadığının ebeveynler de farkında. Alternatiflerin olmadığı bir dünyada, el mahkûm, çalışan anneler çocuklarını yaz okullarına yazdırıyor.

Fatma Barbarosoğlu

Asrın trampeti

Trampet, bir davul çeşididir. Alt kısmında kort bulunan; bando, orkestra ve modern bateri setlerinin vazgeçilmez bir parçası olan vurmalı bir çalgıdır. Hani uzaktan sesinin hoş geldiği söylenen türden... Enstrümandır yani. Birileri kullanmadan ses çıkarmaz. Onun için mütemadiyen kafasına kafasına vurmak gerekir. Özellikle yerli ve milli maçlarda çaresizce yırtınan taraftarların ritim tutması,

İshak Koç

Sofranın birliği insanın dirliği ya da süslü patates salatası*

Sofranın ne zengin ve geçişken bir olgu olduğunu anlamak için en eski metinlerden bugüne değin kapladığı yere bakmak yeterlidir. Sanki insan onunla başlamış dünya ile irtibatı tam karşılığını böylece bulmuştur. 'Gök Sofrası'ndan tutun Dede Korkut'a, Yunus Emre'den Mai ve Siyah'ın açılış sahnesine değin sofra katman katman önümüze yayılır. Sofradan maksat sermektir. İnsanın

Ömer Erdem

Bir çocuğun kalbine dokunmanın en güzel yolu hayvan sevgisi

Çocuk yetiştirirken hepimizin ortak bir hayali var. Başarılı olsunlar, iyi okullarda okusunlar, yabancı dil öğrensinler, kendilerine güvenen bireyler olarak hayata atılsınlar...Bunun için büyük fedakârlıklar yapıyor, en iyi eğitimleri almalarını sağlamaya çalışıyoruz. Ancak bazen tüm bu çabanın içinde çok önemli bir değeri gözden kaçırabiliyoruz: Merhameti. Oysa iyi bir insan olmanın yolu

Ebru Doğdu

Ağzı olan konuşurken...

Sporla yatıp kalktığımız bir dönem yaşıyoruz. Dünya Futbol Kupası ve Voleybol Uluslar Ligi nedeniyle ulusal futbol ve voleybol takımlarımız bayrağımızı dünya düzeyine taşıyorlar. Doğrudur; sporda, sanatta, bilimde, siyasette kazanılan başarılar bir ülkenin kimliğini yüksek bir düzeye çıkarmada aracıdır. Ne ki bir ulusun saygın kimliğinin en temel ve vazgeçilmez belirleyicisi, bayrağı yanında,

Ayşegül Yüksel

Kitap değil ilaç! Kimse sana selam bile vermezdi!

Bir kitap düşünün ki insanın sadece zihnine değil, kalbine de hitap etsin.Bir kitap düşünün ki kısa fakat insanın ruhunu silkeleyen; hayatın karmaşası içinde asıl yönümüzü hatırlatan bir pusula olsun. İnsanla Rabbi arasında şaşırtıcı derecede güçlü ve sıcak bağlar kursun. Umutsuzluğa düşenlere umut kapılarını açsın.Bir kitap düşünün ki kendimizi yalnız hissettiğimizde, bize şah damarımızdan daha yakın olanın dostluğunu müjdelesin.

Bedir Acar

Kitap değil ilaç!

Bir kitap düşünün ki insanın sadece zihnine değil, kalbine de hitap etsin.Bir kitap düşünün ki kısa fakat insanın ruhunu silkeleyen; hayatın karmaşası içinde asıl yönümüzü hatırlatan bir pusula olsun. İnsanla Rabbi arasında şaşırtıcı derecede güçlü ve sıcak bağlar kursun. Umutsuzluğa düşenlere umut kapılarını açsın.Bir kitap düşünün ki kendimizi yalnız hissettiğimizde, bize şah damarımızdan daha yakın olanın dostluğunu müjdelesin.

Bedir Acar

Bizim Hasan'ın kargaları

Şehir, insanın ömründen en çok kendi sesini çalar. Bir de güzel dostluğu ve dost sesleri. Şehrin gürültüsü yalnız kulaklara değil, ruha da çöker. Kalabalığın içinde herkes birbirine yakın görünür oysa gönüller arasındaki mesafe çoğu zaman dağlardan daha uzundur. Makamlar, ünvanlar, hesaplar, hırslar, kavgalar, bitmek bilmeyen rekabetler... İnsan, bir süre sonra kendisini

Ali Bal