Kültür-Sanat

23 Nisan: Cumhuriyet Meclisi

19 Mayıs 1919'da, Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'da Milli Mücadele yolculuğu başlar. Lider, 38 yaşındadır. 21/22 Haziran 1919'da, Amasya Genelgesi yayımlanır. "Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" maddesi, meclisi, milli egemenliği ve Cumhuriyet'i işaret eder.

Naim Babüroğlu

Kahve mi değişti biz mi değiştik

Bir fincan kahve... Çoğu zaman elimizde, bazen dost meclislerinde, bazen de yalnızlığımızın ortasında... Ama hiç düşündük müBu küçük fincanın içinde hangi gönüllerin hikâyesi saklıBugün kahve dediğimiz şey, çoğu insan için sadece bir içecek. Uykumuzu açan, sohbeti koyulaştıran, vakti dolduran bir alışkanlık... Oysa işin aslı hiç de öyle değil. Kahvenin yolu, sandığımızdan çok daha derin, çok daha manalı bir yerden başlıyor.

Yetenekli Kalemler

23 NİSAN'ın çocuklara ve ulusa kazanımları

Toplumlar, tarihin en eski çağlarından beri, anma ve kutlama gibi birtakım amaçlar güderek çeşitli ritüeller oluşturmuşlardır. Bu ritüel uygulamaları insanlığın gelecek nesillere aktardıkları değerleri belirler. Eski çağlarda etkinlikler, daha çok geleneksel ve dini ritüeller biçiminde olurken, zamanla eğlence, bayram, kutlama ve tören biçimleri gelişmeye başlamıştır.

Mehmet Yardımcı

Vehbi Koç Ödülü Canan Tolon'un

1926 yılında merhum Vehbi Koç tarafından temelleri atılan Koç Topluluğu, 100. yaşını kutluyor.Topluluk 100. yılına, 25. Vehbi Koç Ödül Töreni kapsamında düzenlenen gecede, bu özel yıl için hazırlanan filmle adım attı. Halit Ergenç ve Alança Oskay'ın sahnede orkestra eşliğinde canlı seslendirdiği 'Unutulmaz Yüzlerle Dolu Bizim 100'ümüz

Doğan Hızlan

Okul katliamları ve anomi

Doğru, insanlık günümüzde böyle bir kitlesel uyuşturucu bağımlılığına sürüklenmekte. Her şeyin mümkün olduğu bir dünya bu. Değerler ise Nietzsche'nin uyardığı zamana oranla çok daha fazla ayaklar altında. Küresel bir cehalet yağmuru sağanak halinde üzerimizden geçiyor. Bunlar doğru olmasına doğru ama bu yağmuru daha yoğun hissetmemize yol açan bir açmazımız da var: Kültürel şok.

Mustafa Armağan

Eh daha ne kadar gaflet

Bazen sözün bittiği yerde; şairler, edipler, bilgeler konuşur. Onların bu dünyadan bir beklentileri yoktur. Ülküleri, hedefleri, emelleri insanca yaşamak ve söylemektir. Onlardan birisi de Genci Abdal mahlaslı şairdir. Asıl adı bilinmeyen ve 19. yüzyılın yarısında, İstanbul'da Sultan Abdülaziz devrinde dört ay Sadrazamlık yapan

Hüseyin Öztürk

Gücü verdiklerimiz sorumluluktan kaçamazlar

Yalanlardan dolayı bir türlü düzlüğe çıkamıyoruz. Yönetenler halka her zaman doğruyu söyleyemeyebilirler. Fakat söyledikleri doğru olmalıdır. Yoksa dün olduğu gibi, bugün olduğu gibi yalanlar toplumu zehirler.Evet hakikati aramıyoruz. Doğru da değiliz, doğrudan yana da görünmüyoruz. Bu sahtelik bizi toptan zehirlemiş görünüyor. İyilerin, doğruların sesi de argo tabirle gargaraya

A. Yağmur Tunalı

Eğitimde kalite ve meslek eğitimi

Okuldan okula verimlilik kriterleri değişebilir. Anadolu liseleri ile meslek liselerinin kriterleri aynı olmaz. Okulda kaliteyi artırmak için kurum karnesi hazırlanması işe yarar. Verimlilik kriterlerine göre okulda yapılan faaliyetler ölçülmeli, bir karneye dönüştürülmeli ve herkesin görebileceği bir yere asılmalı. Okulun gündemine kaliteyi yerleştirmeli. Herkes işini daha iyi yapma ve kaliteyi artırmak için çalışmalı.

Ali Erkan Kavaklı

Ebû Zerr meşrep bir âlim daha geçti bu dünyadan

Öğrencileri ve sohbet halkasının müdavimleri onu Molla Raşid olarak tesmiye ederlerdi. Yazı başlığımda tercih ettiğim ifadeyle, Ebû Zerr meşrep bir âlimdi. 18 Nisan 2026 tarihinde, zühd üzere sürdürdüğü dünya mühletini ikmal ederek, yine aynı hâl üzere, yani sade, sessiz ve iz bırakmaktan ziyade iz silerek öteye intikal etti. Bu hâl, onun özgeçmişine dair veriler için de geçerliydi. Kimdi;

Ömer Lekesiz

Dünyanın yükü

İnsan psikolojisi küresel bir imtihandan geçiyor. Evvel zamanda kendi hayatı, kendi sosyal çevresi ve bizzat yaşadıkları idi insanın içini sıkan. Şimdi bütün dünyanın derdi, tasası, acısı moral değerlerin örselenmesi neticesinde zaten fazlasıyla zayıflamış olan omuzlarımızda. Hayatın içinde genel bir tanım olarak insanca davranış dediğimiz şeylerin eksildiği, azaldığı bir gerçek... Başkalarının

Gökhan Özcan

Şarkıların 'köprüsü'nü kim yıktı

Köprüler yıkıldı. Gerçekte değil, şarkılarda. Intro'lar yok olmaya yüz tutmuş, nakaratlar şarkıların girişi olmuşken yeni dinleme düzeni şarkıların "köprü" kısmını da yıktı geçti.Çok dinlenen şarkılar listesini gördünüz mü Dinlediğinizde, şarkıların büyük çoğunluğu bir bitişe sahip olmadan bitiyor.Eskiden bir sanatçının derdini anlatması için 4-5 dakikası vardı.

Sinem Vural

Yeniden doğuşun zarif hikayesi: Şuşa

Uzun yıllar boyunca Ermenistan işgalinin gölgesinde solan Karabağ, bugün yeniden büyük bir imar ve ihya faaliyetine sahne oluyor. Karabağ'ın kalbi sayılan Şuşa ise küllerinden doğmaya hazırlanan bir şehir konumunda.2023 yılında Bakü'de düzenlenen Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali vesilesiyle Şuşa'yı ziyaret etme imkanı bulduğumda, bu yeniden doğuşa bizzat

Bedir Acar

Bayram mı, yoksa vicdan sınavı mı

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve ocuk Bayramı. Her ne kadar "ulusal egemenlik" sözü unutturulmaya çalışılsa da boşuna! Yüzyıl önce emperyalistleri ve işbirlikçi yardakçıları kovup, egemenliği millete teslim etmiş bir Cumhuriyet burası! Monarşi hayal edenler, boşuna bekler. *** Yıllar önce açıkça söylediler: "Dindar

Zeynep Oral

Ahmet Cevdet Paşa'nın Mâ'ruzâtı

Ahmet Cevdet Paşa Osmanlı'nın son döneminin çok önemli bir devlet adamı olduğu gibi en üretken entelektüelleri arasında yer almaktadır. Gerek ilmiye sınıfında olması ve aldığı eğitimle bağlantılı eserler kaleme alması gerekse bürokrasiye geçmesiyle bu üretkenliği kesintiye uğratmaması ve bulunduğu pozisyonlarla ilgili eserler vermeye devam etmesi bu iki kanadın birbirlerini sürekli beslemesini

Prof. Dr. Mahmut Özer

Bir zamanlar bir Meclis vardı!...

Yarın 23 Nisan ve Büyük Millet Meclisi'nin 106. açılış yıldönümünü Urfa ve Maraş'ta yaşanan acılar nedeniyle biraz buruk da olsa bir kere daha hatırlayacağız. Ve gene semboller üzerinden sert kavgalar edeceğiz. Herkesin kendi Atatürk'ü olduğu gibi kendi Meclis anlatısı var...Peki bu meclis gökten mi inmiştiElbette ki gökten inmedi ve geçmişi

Şenol Kaluç

Kleptokratik Çağ

Günümüz dünyasının en etkin yönetim biçimi kleptokrasidir. Kleptokrasi sadece yönetenlerin yönettiklerinin emeklerini sömürmesi, onların cebindeki paraya el koyması; emek vermeden zengin olmanın yollarını bürokrasiye taşıması, hiyerarşiyi buna göre kurması değildir. O genel anlamda hayatın her alanına egemen olan bir hırsızlık sistemidir. Üstelik böylesi bir sistemde sadece yukarıdakiler değil,

Prof. Dr. İsmet Emre

Onuncu kurban

Kahramanmaraş'taki okul faciasında kurban sayısı şimdilik dokuz. Dilerim artmaz. Faciaya neden olan 14 yaşındaki çocuğu onuncu kurban sayıyorum. Özel isimleri özellikle kullanmayacağım. ünkü söz konusu facia özel isimlerin üstünde ve ötesinde anlam taşıyor. Sözcükleri seçerken de özel dikkat göstermek gerektiğini biliyorum.

Ataol Behramoğlu

Henry Bulwer'in Yassıada'daki aşk şatosu...

Geçen haftaki yazımda Yassıada'ya hareket ediyorum dedim ama benim gençliğimde adaya yanaşmanın mümkünü yoktu, çünkü orası '47'den '78'e kadar askeriyenindi. Buna rağmen Yassı'yı diğer adalardan, hatta dört yazımı geçirdiğim Heybeli'den bile daha iyi biliyordum. Bunun nedeniyse 27 Mayıs'tan sonra orada kurulan utanç mahkemesinden ziyâde Konstantinos Dalassenos'un

Taner Ay

Hayatın şiiri-V

Hayatı salt bir olgu olarak görüp kabullenmek, genel bir anlayış şeklinde ağırlıkta ve yaygınlıktadır. Fakat hayat olgusunun gerçeklik düzeyine yansımasıyla, onun hakkındaki genel anlayış yerini öznel (afakî, sübjektif) bir anlayışa bırakır. Bu anlayış da insan bireylerini özneler haline getirir. Her öznenin hayata bakışı, kavrayışı, duyuşu, özümlemesi, onu gerçekleştirme yolu ve çabası kendine

İsmail Kıllıoğlu

Bir Toplumun Çöküş Anatomisi: Hane, Mektep ve İrşadın Kaybı!

Bir medeniyetin çöküşü, sanıldığının aksine sınır boylarında kaybedilen savaşlarla yahut aşılmaz zannedilen surlarda açılan gediklerle başlamaz; zira tarih şahittir ki kılıçla kaybedilen coğrafyalar kılıçla geri alınabilir, ancak ruhu işgal edilmiş ve manevi sütunları devrilmiş bir toplumu yeniden ayağa kaldırmak asırlar süren bir sancıdır. Bir milleti içten içe çürütmenin

Fatih Yüksektepe

Bir tek çaresi var

Kim ne söylerse hemen el vurup alkışlayacak -Yaşasın -Kim yaşasın Ömrü olan Şak! Şak! Şak!" şiirinde anlatılan hakikat, muhalefetin gözünde bundan öte geçmeyecektir. Rahmetli Erbakan'ın 30 yıl önce gördüğü hakikat şudur: "

İdris Günaydın

Şekercihan Müjdesi

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği'nin cumartesi günü Fatih Kültür Merkezi'nde ödül töreni vardı. Cemalettin Tül'ün sunuculuğunu yaptığı merasim, Elif Ömürlü Uyar'ın konseri ile başladı. Nezih bir ortamda geçen programda Fatih Dalgalı, Reyhan Çınar, Muammer Erkul, Mustafa Everdi, Harun Yöndem, Kemal Yavuz, Kâmil Uğurlu ve Mehmet İpşirli, uzmanlık alanlarında ödüllendirilen

Mehmet Nuri Yardım

Sorun yaşanmadan çözüm üretmiyoruz!

Aradan yüzyıllar geçse de "Kervan yolda düzelir" mantığından asla vazgeçmedik. Akıldan, bilimden, öngörüden, tecrübeden ve en önemlisi de yaşananlardan hiç ders almadık. Önleyici tedbirler ise hiçbir zaman umurumuzda olmadı!Felaketler her seferinde geliyorum dedi ama yaşanmadan kafa yormadık. Felaketler sonrasında harcadığımız enerjiyi, kaynakları, zamanı öncesinde

Abbas Güçlü

23 NİSAN ve ULUSAL EGEMENLİK

"Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar yok olur..." (M. Kemal Atatürk, 30 Ağustos 1924) Daha önce, "Osmanlı millet sistemine dönün!" diyerek laik Cumhuriyeti hedef alan ,

Sinan Meydan

Karanlığın ışığında

Geçen hafta "İstanbul Filarmoni Derneği"nin düzenlediği konser, değerli müzisyen Orçun Orçunsel yönetiminde, sadece karanlığın içinden süzülen mum ışıklarının oluşturduğu bir aydınlatmanın altında yapıldı. (Bu yeni oluşum rahmetli Panayot Abacı'nın kurduğu eski Filarmoni Derneği ile karıştırılmasın). Solist, 7 yaşından beri tanıdığım ve izlediğim keman virtüözümüz

Evin İlyasoğlu

Gençlere iyi örnek olma zamanı

Son yıllarda dijital platformların etkisiyle müzikten sinemaya, dizilerden sosyal medyaya kadar uzanan içerik dünyası büyük bir dönüşüm geçiriyor. Ancak bu dönüşüm beraberinde önemli bir tartışmayı da getiriyor: Şiddet, silah kullanımı, yasaklı madde temsilleri ve olumsuz dilin gençler üzerindeki etkisi. Bu tartışma yalnızca etik bir mesele olmaktan çıkıyor; somut yaptırımların konuşulduğu yeni bir döneme giriliyor.

Hakan Uç

Kelimeler mi yol açar kalpten kalbe, kalp mi yol bulur kelimeler...

Günlerden cuma. Mescid-i Nebevi'de öğlen namazı için bekliyoruz. Türkiye'de düzenli olarak cuma namazı kılmadığımız için nasıl kılacağımızı istişare ediyoruz. İmama nasıl uyacağımızı, nasıl takip edeceğimizi konuşuyoruz.O esnada sonradan adının Sevdenur olduğunu öğreneceğim, ailesi ile Kütahya'dan gelmiş, henüz altıncı sınıf öğrencisi olan genç kız, küçük çocuklara balon dağıtıyor. Birden havada ay yıldızlı kırmızı balonlar uçuşuyor.

Fatma Barbarosoğlu

Okur nerede

Dünyada alım- satım egemenliği kurulalı beri her yönden bir vesileyle o ses yükseliyor. Müşteriler nerede Nereye gitti bu alıcılar İhtiyaç sahipleri hangi deliğe saklandı Gelsinler, görsünler, bu malları, bu ürünleri, bu fırsatları kaçırmasınlar. Onların diline oturan söyleme itibar edecek olsanız, sorgusuz sualsiz, ince eleyip sık dokumadan, üçü beşi hesap etmeden, gerekli gereksizi düşünmeden

Ömer Erdem

Müslüm Gürses ve hayatımızdaki arabesk çizgiler!

Bu hafta sonu Ankara Tokat Evi'nde, araştırmacı yazar Muhammed Işık'ın "Sözün Özü Arabesk" konulu söyleşisine katıldık. Ev sahipliğini üstlenen Tokatlı hemşehrilerimizin misafirperverliği ve sıcak ilgisiyle zamanda bir nostalji gezisine çıktık. Muhammed Işık, söyleşisini arabeskin üç çınarı olan Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur ve Müslüm Gürses üzerinden yapmayı planladığını;

Halit Yıldırım

İnsani değer

İnsana değer vermek, onun kıymetini bilmek bir kültürdür; fakat bu kültür, müfredatlara sığdırılabilecek bir bilgi alanı değildir. Ne salt pedagojik bir teknikle öğretilir ne de kitapların sayfalarında tam karşılığını bulur. Bu, doğrudan doğruya insan olma tecrübesiyle ilgilidir. İnsan olmanın derinliği, başkasını bir araç değil bir emanet olarak görebilme kapasitesinde açığa çıkar. Bu nedenle insanı anlamak, onu ölçmekten değil, onunla birlikte var olmayı öğrenmekten geçer.

Mehmet Biten

Zulmiye'den görkemli ibadethaneye: Yeni Camii'nin 68 yıllık hikâyesi...

Yeni Cami ya da Valide Sultan Camii, İstanbul'da 1597 yılında Sultan III. Murad'ın eşi Safiye Sultan'ın emriyle temeli atılan ve 1665'te zamanın padişahı IV. Mehmed'in annesi Turhan Hatice Sultan'ın büyük çabaları ve bağışlarıyla tamamlanıp ibadete açılan camidir. Yapımı sırasında beş padişah değişen ve tam 68 yıl süren

Fahri Sarrafoğlu

Okullarda veliye sınır tartışması

Okullarda yaşanan olaylardan sonra ünlü tarihçi Prof.Dr. Emrah Safa Gürkan sosyal medya hesabında çarpıcı bir paylaşım yaptı. Gürkan, "Ailenin okulda hiç yeri yok. Veli ile öğretmenin hiçbir şekilde birbiriyle buluşamaması lazım. Veli öğretmenin antitezidir, okula girmeyecek" dedi. Bunun üzerine tartışma başladı.PROF. Dr.

Nuran Çakmakçı

Sınırların ötesinde bir gelecek: Yurt dışı eğitim yolculuğunda...

Gelecek artık sadece yerel değil, küresel bir perspektifle inşa ediliyor. Gençlerimizin dünya vatandaşı olma arzusu, farklı kültürleri tanıma ve evrensel bir eğitimle donanma isteği her geçen gün artıyor."Ebru & Burak ile Yurt Dışı Eğitim Programı" süresince en çok karşılaştığımız sorulardan biri, bu sürecin lojistik ve finansal zorlukları oluyor. Evet, bir hayal kurmak güzeldir

Ebru Doğdu

Murathan Mungan 71 yaşında

Bugün Murathan Mungan'ın doğum günü. 21 Nisan 2026'da 71 yaşını doldurmuş oluyor. Onu tanıdığımda henüz yirmili yaşlarındaydı. İkimiz de Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'ndeki öğrenciliğimizi noktalamıştık. Ben doktora çalışmamı tamamlamıştım. Murathan önce lisans, sonra yüksek lisans diploması almıştı. Yüksek lisans tezinde aynı konuyu

Ayşegül Yüksel

Asrın interneti

Herkesin erişip kullanabildiği internet platformlarına sosyal medya diye bir isim koyulur. Neden sosyaldir, asosyal olan medya mı vardır, ismi kim koymuştur bilinmez. Ki buralarda depremlere, darbe girişimlerine, operasyonlara, vuku bulan ya da bulmayan olaylara isim koyma inisiyatifi, şayet tensip buyururlarsa tek kişinindir. Gayrısının haddine değildir; kimse yok yere sürüm sürüm süründürülmek

İshak Koç

Seküler torna: Melekten şeytan yontmak!

Daha önce de paylaştığımız merhum Nurettin Topçu'nun "Çocuklar" yazısını yeniden okumanın tam zamanıdır: ÇOCUKLAR Biz günahkârız; meyvası nûr olacak ruh tarlasını harâbe yaptık. Biz çocuklarımıza zulmettik; ezel bezminde yaşanan hayatın rüyâsını yeryüzüne indiren yavrularımızın getirdiği ilâhî emânete değer vermedik. Onu kendi rüyâsının

Ahmet Tâlib Çelen

Cumhuriyetin kraliçesi: Keriman Halis ve "güzelliğin ideolojisi"

Keriman Halis'in 1932'de dünya güzeli seçilmesi, yeni cumhuriyetin Batılılaşma çabasında sembolik bir merhale ve Türk ırkının güzelliğinin zaferi olarak görülmüştü. Ancak garip olan bir şey vardı: Keriman Halis Türk değildi!Bir zamanlar, 1930'ların Türkiye'sinde, sadece yeni bir rejim değil, aynı zamanda yeni bir yüz arayışı vardı.

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (288)

Bu medh-ü-senânın arkasından Milletimizi ona karşı nankörlük yapmakla ithâm ediyor... Çünki onu kendimize "ilhâm kaynağı" yapmamışız, "şehirlerimize heykellerini" dikmemişiz, "onu sevdirecek" faâliyetlerde bulunmamışız, "eserleri elden ele dolaşmıyormuş", ilh... Aynen Sabiha Sertel, aynen Mustafa Kemâl, aynen Hasan Âli Yücel ve sâir

Yesevizade Alparslan Yasa

Eğitim, Başarı ve Yıkım

Eğitim okuldan önce ailede başlar. Çocuk, dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren bir eğitim sürecinin içine girer. Anne ve babanın bakışı, sevgisi, ilgisi ve tutumu çocuğun karakterinin ilk harcını oluşturur. Her çocuk biriciktir. Çocukların kendilerine özgü dünyaları, kabiliyetleri ve duygusal derinlikleri vardır. Ancak bu biriciklik, doğru anlaşılmadığında çocuk yetiştirmede ciddi hatalara sebep olabilir.

Ali Bal

Kaçırılan çocuklara ithaf edilmiş bir roman

"Kayıp Ada ve Şeytanları" bir çete tarafından kaçırılan ve ailesinden, sevdiklerinden uzakta, bambaşka bir yaşama zorlanan Ada'nın kurtulma hikâyesi.Ancak kitap Ada'nın kurtulmasıyla bitmiyor, 20 yıl sonra yaşanan intikam hikâyesi olarak devam ediyor.Filiz Çiçek bu kitabı, çocukluk arkadaşı Bilal'e ve onun gibi kaybolan, kaçırılan binlerce çocuğa ithaf etmiş.

Sayım Çınar