Kültür-Sanat

Öne Çıkan Konular | Tüm Kültür-Sanat Konuları →
Sanat ve Yeniden İçerme 42Edebiyat ve Ahlak 39Edebiyat ve Kültür Hafızası 34Eğitim Sisteminde Ceza ve Motivasyon 16Ebeveynlik ve Aile Yapısı 15Tarih Yazma ve Bellek Siyaseti 15Batı Medeniyeti ve Ruh Krizi 12Sanat ve Tarih Belgeleme 8Liyâkat ve Ahlak: Devlet Kadrolarında Yeni Kriterlerin Tartışması 8Savaş ve İnsani Duyguların Yok Oluşu 7Âşık Edebiyatında Aşk ve Acı 3
#Tarih#Muhsin Ertuğrul#aile dinamikleri#Necip Fazıl#edebiyat#Modernite#felsefe#Diplomasi#bilgi#Doğu-Batı çatışması#Anadolu#ergen şiddeti#anlam arayışı#Bilecik#ebeveyn örneği

Umut veren çalı...

Onu aldığımızda el kadar bir şeydi. Fakat mini birer saltanat çadırına benzeyen koyu mor çiçekleriyle aklı baştan almıştı ilk bakışta. Peygamber gülü pembesinden mahçup sevgili çıkmazı sokağı moruna kadar açıktan koyuya dalgalanan geçişleriyle zaten bir afet-i cihan sayılırdı. En sevdiği köşeye, güneşin sabahla öpüştüğü yere konuldu ve orada hüküm sürmesi beklendi. Her canlı gibi onun da biricik

Ömer Erdem

Bir Adam Yaratmak'ı ilk Muhsin Ertuğrul sahneye koydu

Necip Fazıl Kısakürek'in en önemli tiyatro eserlerinden biri olarak kabul edilen Bir Adam Yaratmak sinema uyarlamasıyla gündemde. Kaderle hesaplaşmanın, mistik bir arayışın ve ölüm korkusunun işlendiği oyun Türk tiyatro tarihinde de özel bir yere sahip.Necip Fazıl'ın modern Türk tiyatrosunun kurucularından Muhsin Ertuğrul'un teşvikiyle kaleme aldığı oyun, ilk

İhsan Yılmaz

Leylaları tükettik mecnun terketti bizi

Bölündü artık herşey Bölündü düşünceler Dostluklar da bölündü Bölündü düşmanlıklar İnsanlık da bölündü Diyemiyorum artık

İsmail Bingöl

Bilecik'te Osman Gazi'nin evi bulunmuş

• Efendim, Osman Gazi'nin ev yeri biliniyor ve elde kat'i belgeler mevcut. Vakıflar Genel Müdürümüz Sinan Aksu'nun harekete geçerek Bilecik'e gelip yerinde inceleme yapması, üniversitedeki tarihçi hocalarla görüş alışverişinde bulunması kâfi. Sadece Osman Gazi'nin ev yeri ve şekli değil, öyle çok kaybolmuş, yok edilmiş ama yeri yurdu belli olan nice vakıf eserleri var ki.

Hüseyin Öztürk

Siz ne yaparsanız çocuğunuz ne yapar

Dünkü yazımda "Yengeç Kitabı"nın yazarı C.G. Salzman'dan söz ederek onun verdiği örnekleri paylaşmaya başlamıştım. İşte verdiği örneklerden bazıları:-Yerine getiremeyecek sözler verirseniz, karı koca olarak birbirinize saygı göstermezseniz, çocuklarınızın yanında birbirinizi eleştirir, kavga eder, birbirinize hakaret ederseniz çocuklarınızın güvenini kaybedersiniz.

Yetenekli Kalemler

Bilmek mi, olmak mı

O kadar çok bilginin kölesi olmuşuz ki, insanın değerini indirmişiz.O kadar çok şey biliyoruz ki, artık insanı bilmemize gerek kalmıyor. İnsan dediğimizde kalakalıyoruz. Dört bir tarafımızda yaşantıya geçmeyen, dilimizde pelesenk sözcükler dolu. Vecizeler ezberliyoruz, seminerden seminere koşuyoruz, her günümüz, akşamımız dolu. Ama iki kişi arasında samimi, sağlıklı bir diyalog yaşayamıyoruz. Gerçekten bunun sebebi nedir

Havva Küçük Konur

Filozoflar ve edebiyatçılar

Tarih, yalnızca olayların değil, aynı zamanda düşünme (felsefe) ve anlatma (edebiyat) biçimlerinin de tarihidir. Bu tarih boyunca hakikat, iki ana dilde dile gelmiştir:felsefenin kavramsal diliveedebiyatın tecrübe dili. Filozof, varlığı ve insanı düşüncenin iskeleti içinde kurarken; şair ve romancı, aynı hakikati yaşanmış hâliyle görünür kılar. Bu yüzden aynı çağda yaşayan büyük filozoflar

Ömer Lekesiz

Selamsız ve sevgisiz bireylere dönüşürken...

İlk gençlik yıllarında okuna okuna ezbere alınmış mısralar, ahir ömürde anlamın yol haritası, anlamın iksiri, anlamın tertipleyicisi oluyor.Ne hasta bekler sabahı/ Ne taze ölüyü mezar/ Ne de şeytan bir günahı/ Seni beklediğim kadar.Necip Fazıl'ın "Beklenen" şiiriniilk gençlik yıllarında okurken "Ne de şeytan bir günahı" mısraındadururdum.

Fatma Barbarosoğlu

19 Mayıs Taarruzu: Saatte bin şehit

anakkale Cephesi'nden sorumlu 5'inci Ordu Komutanı Alman Orgeneral Liman von Sanders, yeni bir taarruzun yapılması için Başkomutan Vekili Enver Paşa'yı teşvik ediyordu. Oysa, koşullar taarruza elverişli değildi. Türk komutanlar da saldırıya karşı çıkıyorlardı. Fakat, yine Alman komutanının isteği gerçekleşir. Ve saldırı emri verilir.

Naim Babüroğlu

'Sonsuz Güzel' geliyor

Türk sinemasında kendi özgün, yolunu cesaretle çizen yönetmenlerden biri kuşkusuz Mesut Uçakan'dır. Ticari kalıpların konforlu sınırlarına teslim olmadan, sinemayı bir "fikir" ve "inanç" aracı olarak gören Uçakan, özellikle 1980'li ve 1990'lı yıllarda oldukça farklı ve cesur işlere imza attı. Onun filmleri yalnızca hikaye anlatmaz; insanın iç dünyasına, toplumla kurduğu ilişkilere ve varoluşsal sorgulamalara dair sorular sorar.

Bedir Acar

Muhsin Ertuğrul'un şenlik katarları

Birkaç gün önce okuduğum bir haberde, Ankara Devlet Tiyatrosu ve TCDD işbirliği ile 4 Mayıs tarihinde Ankara'dan yola çıkacak "Tiyatro Treni"nin 19 Mayıs tarihine kadar Anadolu'da 13 gar ve istasyonda 25 oyun sergileyeceğinden söz ediliyordu. Bu olay daha önce, 2008 yılında Lemi Bilgin'in Devlet Tiyatroları Genel Müdülüğü ve Ertuğrul Günay

Dikmen Gürün

Asrın paraziti

Başkalarının aşkına yanan muhterisler, küresel dünyanın parazitidir. Bir vücudun uzvu gibi anlatılan mümin kifayeti, küfrün tek millet okulunda da kendini gösterir. Küresel dünya, abisinin ardına sığınan her elemanı parazit kılar. O kadar ki bu durum, her savaştan ganimet ummaya, her mevzuda kendini arabulucu sanmaya kadar gider. Heyhat ki kimseler, sofrasından beslenen parazitten hoşlanmaz. Sinek gibi... Küçük de olsa; çitil, fide, tohum kadar minicik de olsa mide bulandırır.

İshak Koç

Hakikatin yetim çağı

"Saadete erme maksadı dışında, insanoğlunun felsefe yapması için hiçbir sebep yoktur." Bu cümle, St. Augustine'in düşüncesinde yalnızca bir ahlâkî önerme değil, aynı zamanda felsefenin ontolojik gerekçesidir. Felsefe, hakikati bilmek için değil; insanı kurtuluşa götüren doğru bilgiyi temin etmek için vardır. Bu bakış açısı, modern dünyanın "bilgi için bilgi" anlayışıyla

Mehmet Biten

Her şiddetin arkasında duyulmamış bir hikâye vardır

Ergenlerde şiddet artık münferit bir sorun değil, toplumsal bir alarm. Peki bu öfke nereden geliyor ve kim sorumlu Aile mi, okul mu, yoksa hepimiz mi Son yıllarda ergenlerde şiddet eğiliminin arttığına dair haberleri daha sık görmeye başladık. Okul koridorlarında yaşanan kavgalar, sosyal medyada yayılan zorbalık videoları ve giderek sertleşen gençlik dili... Bunlar sadece "ergenlik dönemi

Ebru Doğdu

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (291)

"Stalin'in yardımıyle Türkiye emperyalist esâretten kurtulacaktır!" İkinci kaynak, Yalman'ın Vatan gazetesinin yine 30 Haziran 1951 târihli nüshası: "Nâzım Hikmet Moskovada hezeyan ediyor... "Türk halkının esir olduğunu söyliyen N. Hikmet kurtuluş için çalışacakmış...

Yesevizade Alparslan Yasa

Eğitim ve üretim

Eğitim niçin vardır Bir ülke, eğitim sistemini neye göre planlar Eğitim yalnızca bireye bilgi aktarmak, onu belli davranış kalıplarına sokmak, sosyal hayata uyumlu hâle getirmek için mi vardır yoksa insanı hayata hazırlayan, üretime katan, kendi geleceğini kurabilecek donanıma ulaştıran büyük bir inşâ süreci midir Asıl soru budur. Eğitimin hayatta karşılığı olmayan bir öğrenme

Ali Bal

Enflasyon ataletini nasıl yenebiliriz

Enflasyonu çok yüksek düzeylerden aşağı çekmek görece kolaydır; fakat orta-yüksek düzeylerden kalıcı biçimde tek haneye yaklaştırmak zordur. Çünkü bu aşamada enflasyon şoklardan değil, atalet, beklenti ve kurumlaşmış fiyatlama davranışlarından beslenir. Bu yüzden – eğer enflasyon düşürülmek isteniyorsa – bu aşamadan sonra yeni bir poli+tika çerçevesi oluşturmak gerekir.

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Kerim Alptekin'in "Yitik Sesler Aynası" üzerine

Elinize bir kitap aldığınızda öncelikle onu tanımak istersiniz. İsmine, kapağına, yazarına, içindekiler kısmına, ön sözüne, varsa takdim yazısına bakarsınız. Çalınan bu kapılardan sonra gönül rahatlığı ile kitabı okumaya başlarsınız. Kerim Alptekin'in son kitabı olan Yitik Sesler Aynası da arka kapağındaki takdim yazısıyla okurunun kalbini fethetmeyi başarmış bir roman. Bakınız ne diyor kitap:

Halit Yıldırım

Tayyare yapacaktık, bırakmadılar!

Tek parti devri, muvaffakiyet, ilerleme ve modernleşme üzerinden takdis edilir (kutsanır). Bu kutsallık, ekonomi gibi teknik bir sahada bile sorgulamayı zorlaştırmıştır.Türkiye, tek parti devrinde ekonomik manada "kendine yeten ama zenginleşemeyen" bir ülke görüntüsü veriyordu. Müesseseler inşa edildi, ama piyasa inşa edilemedi. Temeller

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

Fazlalıklara tahammül etmek

Fazlalıkları atılınca insandan geriye sadece düşünceleri kalıyor. Bir anlamda insanın karakterini düşünceleri belirliyor. Düşünce düşünce karakter de kırılıyor. Günümüz dünyasının en büyük sorunu düşünce kirliliği. Çünkü gerçekten de düşünce kirlenince insan yozlaşıyor. Yozlaşan insanın eyleyişleri tükenmeye ve tüketmeye ayarlanıyor. Sonuçta her yan yana geliş bir kendini ve ötekini tüketme süreci anlamına geliyor ve dünya böylece küçülüyor, böylece parlaklığını yitiriyor.

Prof. Dr. İsmet Emre

Onurlu Asiler ve Mutlu Köleler!

İnsanın yeryüzündeki serüveni, hakikat ile yanılsama arasındaki o ince çizgide yürümekten ibarettir. Çağımızın devasa panaromasına, dünyanın ve toplumların gidişatına şöyle bir uzaktan baktığımızda, gözümüze çarpan manzara ne yazık ki bir uyanışın değil, derin bir uykunun tablosudur. Görünmez zincirlerle bağlanmış, ancak bu zincirlerin şıngırtısını bir musiki sanan "mutlu kölelerin"

Fatih Yüksektepe

Bir Mahallenin Unutulan Sesleri

Pencerelerden içeri süzülen sabah güneşi, fırından eve taşınan sıcak ekmek, sokakta iki taştan kurulan kaleler, akşamüstü pencereden yükselen bir anne sesi... Kaybolan yalnız bu sesler değil; o seslerin taşıdığı yakınlık, güven ve mahalle duygusu. Bir mahalleyi yıllar sonra insana en çok ne hatırlatır Eski bir ev mi, köşe başındaki bakkal mı, badanası dökülmüş bir duvar

Güven Baykan

Annenin hayatta kalma çabası

Mutluluk tanımım biraz da "film izlemek" olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.Bu yıl, 45. İstanbul Film Festivali'nin kapsamlı seçkisinde sayısız film izledim.Festival boyunca iyi olduğunu düşündüğüm filmleri hep paylaştım.Bu filmi de listenize alın derim.Mutlaka bir yerlerde karşınıza çıkar!

Sayım Çınar

Dedeler çocukların kanatıdır

Çocukluğu iki dede arasında geçen Şair Ömer Erdem, yeni çıkan "Çocuğu Gezdiriyorlar." kitabında "Dedeler çocukların kanatıdır." diyor. Ailenin çocuğa verdiği gücün yıllar geçsede unutulmayacağını eserinde sık sık dile getiren Ömer Erdem mühim bir uyarıyı da yapıyor: "Annesi ve babasıyla oynamadan büyüyen bir çocuk, hep başkalarının oyuncağı olacaktır."

Ali Barskanmay

Din eğitiminde şiddet

Halbuki bu saydığım yerler konusunda zorlamadan, anne veya baba dirayetini kullanmadan, ikna ile veya bilen birine çocuğu götürüp ikna ettirerek veya imam hatip okuluna gidecekse okulu gezdirerek gerekirse bir derse sokarak öğrenci ikna edilebilir. Veya şu yol denenmelidir: "Sen beni kırmadın hafız oldun, ben de seni kırmayacağım, hangi okulu istiyorsan oraya vereceğim."

İdris Günaydın

Yapay Zekânın Düşünceyi Dönüştüren Örtük Etkisi

Üretken yapay zekâ araçlarının, özellikle büyük dil modellerinin, gündelik yazma pratiklerine hızla entegre olması üretkenlik artışı ya da içerik kalitesi gibi gözlemlenebilen etkilerle sınırlı olmanın ötesinde oldukça geniş bir etki alanına sahiptir. Yakın zamanlı çalışmaların önemli bir bölümü, bu teknolojilerin eleştirel düşünme becerilerini zayıflatabileceği, bireylerin bilişsel çabasını

Prof. Dr. Mahmut Özer

Modern ağrılar ve ağrı kesiciler

Modernizm geleneksel olanı yeni olanın yerine koymak üzere kurgulandı. Geleneksel olanın kadim olanla köklü bağları vardı, bu bağlar sökülüp atıldı. Yerine insan aklının ürettiği gelişme modelleri kondu, toplum yapısı da ilahi ahlak ve düsturların yerine mantıksal ve etik izahlarla şekillendirildi. Vahiy, insanı iyilik ve kötülük arasında bir ikilem üzerinden tarif eder ve buna uygun kaideler

Gökhan Özcan

Kelam geleneği (10)

Gazzâlî ve Fahreddin er-Râzî'nin kadim hikmetle hesaplaşmasının İslam düşünce tarihi açısından pek çok sonucu olmuştur. Fakat bunlardan biri, İslam'da bilimler geleneğini derinden etkilemiştir. Modern tarih yazımındaki yaygın iddiaların tam aksine kelam geleneğinin önde gelen düşünürlerinin felsefeyle hesaplaşma süreci, gerçekte felsefenin yaygınlaşmasına yol açmıştır.

Ömer Türker

Avrupa'nın korkusu arttıkça İslâmlaşma süreci hızlanacak...

İslâm, engellerle karşılaşmasa Avrupa'da hızla yayılabilir. Avrupalılar, İslâm'ın yayılmaması için sürgit bir korku dalgası hortlatıp duruyorlar. Bunun için de Kur'ân'a, Hz. Peygamber'e (sav) saldırıyorlar. Müslümanların ne kadar ürpertici, kan emici oldukları sahte imajını yaymaya çalışıyorlar.MÜSLÜMANLAR KURDU, KORUDU; AVRUPALILAR YAKTI, YIKTI!

Yusuf Kaplan

Kendimizi kandıralım!

Bir hadîs-i kudsîde Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: "Ben, kulumun benim hakkımdaki zannı nasılsa öyleyim." Ben Allah'ın affediciliği husûsunda kendimi iknâ etmek isterim. Zannım böyle olunca Allah da günahlarımı affedecektir. Bu ne güzel hayâldir... Hadîsi Nasıl Anlamalıyız Hadîsimiz, özellikle âhir ömründe

Ahmet Tâlib Çelen

Kelam geleneği (9)

Gazzâlî ve Fahreddin er-Râzî'nin kadim hikmetle hesaplaşmasının İslam düşünce tarihi açısından pek çok sonucu olmuştur. Fakat bunlardan biri, İslam'da bilimler geleneğini derinden etkilemiştir. Modern tarih yazımındaki yaygın iddiaların tam aksine kelam geleneğinin önde gelen düşünürlerinin felsefeyle hesaplaşma süreci, gerçekte felsefenin yaygınlaşmasına yol açmıştır.

Ömer Türker

Kitap, yazar ve okurun buluştuğu mekân: fuarlar

Kitap fuarları, yazarların ve okuyucuların kitap etrafında buluştuğu özge mekânlardır. Beyoğlu Kitap Fuarı, bu akşam sona eriyor. Türkiye'de kitap fuarları, 1980'lerin ilk yıllarında başladı. Tabii ufak tefek düzenlenen kitap sergilerini saymazsak modern anlamdaki bu fuarlar, giderek değişti, gelişti, yayıldı ve önemli bir sektöre dönüştü.

Mehmet Nuri Yardım

CHP mehteri dirilten Paşayı dövdürmüş ve Yassıada'da yargılatmıştı...

Nurettin Baransel: Zincirlikuyu Mezarlığı, İstanbul. Hakkı Tunaboylu: Cebeci Askerî Şehitliği, Ankara. Feyzi Mengüç: Edirnekapı Şehitliği, İstanbul. Rüştü Erdelhun: Cebeci Asri Mezarlığı, Ankara. Zincirlikuyu'da sade bir mezarda eşi Cavidan

Mustafa Armağan

Öğretmeni güçlendirme zamanı eğitim öğretmenle kalite kazanır

Öğretmenin en vazgeçilmez yönü bilgisi ve bilgeliği. Öğrenciler tarafından özellikle küçük yaştaki öğrenciler tarafından sorgulanmaz, örnek alınır. Öğretmen bilgi aktarır, öğrenmeye teşvik eder, hayat boyu takip edilecek yol haritası çizer, öğrenciye güzel davranışlar kazandırmak için çaba gösterir. Öğretmenin yerini hiçbir şey tutamaz. LGS, TYT, AYT sınavları öğretmenin elini zayıflatıyor, etkisini sıfırlıyor.

Ali Erkan Kavaklı

Akif'in gözünde Hz. Ömer'in adaleti

Bu hafta Şair M. Akif Ersoy'un 'Kocakarı ile Ömer' şiiri üzerine odaklandım. Ersoy, Asr-ı Saadet'te yaşanmış bir olayı 20. yüzyıl Osmanlı coğrafyasına uyarlarken, aynı zamanda günümüz ve gelecek için de evrensel bir rehber sunmaktadır. Şiirden şu mısralar özellikle dikkatimi çekti: Halîfe önde, bitik, suçlu, münfa'il, nâdim;

Eyyüp Azlal

Bir gönül olarak Türkiye

İnsan dünyaya kendi kalbinden, kendi sözünden ve kendi kavrayışından bakar. Kendi diliyle anlamaya çalışır hayatı. Milletler de böyledir. Kendi sözü, gönlü ve davası olan milletler büyük kültürleri, büyük rüyaları yaşar ve yaşatır.Bir yeri vatan belleyebilmek için ona aidiyet duymak gerekir.Orada kök salmak, onu kalbinle sevmek.Gönlün açıldığı, tarihin ve sözün taşındığı bir yer.

Bekir Fuat

Medresetüzzehra'nın faaliyetleri

Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin "Hayat bir faaliyet ve harekettir" 1 şeklinde belirttiği gibi faaliyetler hayatın temelini oluşturuyor.Faaliyetlerin cinsleri ve çeşitleri ise hayatlarımızın mânalarını gösterir birer ayna hükmündeler. Bu bağlamda bahar mevsiminin gelmesiyle yurdumuzun dört bir yanında olduğu gibi İzmir'de de Nurlu programlar faaliyetlerimizin temeli oluşturuyor.

H. Muharrem Okur

'İmitasyoncu Aydın'lara karşı Yapay Zekâ yoldaşlığı

Türk fikir hayatını en kötü yönlerinden biri, davası, inancı, dünya görüşü olanların yazdıklarına bir yankı (mâkes) bulamamasıdır. Rahmetli Erol Güngör'ün sık sık bu sessizlikten yakındığı hatta kitaplarında bundan üzüntüyle söz ettiği bilirim. Entelektüel hayatımızın muhtemelen en dramatik aydını, bir samimiyet abidesi olan Cemil Meriç

Coşkun Çokyiğit

Deneysel oda müziği ve psychedelic caz

Bu hafta yeni çıkan albüm ve single'ları incelerken hem Foo Fighters, Madonna ve Beck gibi yakından tanıdığımız isimlerin yeni müziklerine hem de yeni keşiflere odaklanıyoruz■ Metric'in bu hafta yayınlanan albümünün adı "Romanticize The Dive". Solist Emily Haines'in vokalini duymak dahi 2000'lere ışınlanmaya

Mehmet Tez

Orkestra şefi Hasan Niyazi Tura: Sokaktaki adam melodilerini...

Kelimelerden önce senfoni notaları okuyor. İlk bestelerini beş yaşında yapıyor. Yedi yaşında kemanla ilk konserini vererek müzik kariyerine başlıyor. Konservatuvardan önce bir başka okulun, zorlu bir dehanın öğrencisi oluyor; Türk müziğinin en önemli bestecilerinden babası Yalçın Tura'nın... İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) Şefi Hasan Niyazi Tura ile eski albümleri karıştırdık.

Zeynep Bilgehan