Kültür-Sanat

On Yedinci Sözdeki Mahmud kim -2

II. Mahmud, amcası III. Selim'in gazelindeki şu beyti tahmis etmiş ve bu tahmîs çok meşhur olmuştur."Rûz u şeb dîdelerim derdin ile kan ağlar Vâkıf olan benim esrârıma her ân ağlar" (Gözlerim gece gündüz senin aşkının derdiyle kan ağlar. Benim çektiğim aşk acısına vâkıf olanlar da benim hâlime üzülüp her an ağlamaktalar)

Nahit Topaloğlu

Osmanlı'nın son yüzyılında teknoloji çarşısı

19. yüzyılda bir teknoloji ithalatçısı olan Osmanlı, Avrupa'dan demir yollarını, buharlı gemileri ve dikiş makinelerini getirirken, Anadolu insanı bu yeniliklere kısa sürede uyum sağladı. Günümüzün hızlı trenleri ve dijital cihazlarından çok önce, 19. yüzyıl Osmanlı toplumu da kendi teknoloji devrimini yaşıyordu. Sanayi

Fahri Sarrafoğlu

İstikameti olmayanın sadakati olmaz

İstikamet insanı olmak, "insan kalmak" demektir. Bu hakikati gayya kuyularına atıp, kişisel menfaatlerine taparcasına sahip çıkanlar, toplumda büyük yaraların açılmasına sebep olmaktadır. Aileden toplumun her kademesine kadar yaşanan hadiseler, birbirleriyle olan münasebetlerdeki dikkatsizliğin, özensizliğin, ölçüsüzlüğün, kendi hesaplarına güç sayılması sebebiyledir.

Hüseyin Öztürk

Sözde değil özde Viking

HTTP/Bütün stat bir anda sanki kuzeyin sisli denizlerinden sefere çıkan Vikingler gibi kürek çekme hareketi yapmaya başlıyor. Yürüyen merdivene oturup kürek çeker gibi çıkanların, havaalanında küçük bir kayığın içinde aynı hareketleri yaparak eğlenenlerin görüntüleri sürekli düşüyor önüme. Kısaca bir Viking istilası yaşanıyor Amerika'da.Dünyadaki

İhsan Yılmaz

Hâlâ o korku!

Adam, korkudan olsa gerek, "Hakim bey! Ben bir hata yaptım; isterseniz bana inkar et deyin inkar edeyim" deyince hakimin şartelleri atıyor ve "defol gözüm görmesin" diyerek adamı tersliyor. Şimdi dövende şu korku var: «Okumuş taife genelde din karşıtıdır. Halk Parti dönemlerindeki gibi inananlara mesafelidirler."

İdris Günaydın

Akademik itibar yerlerde sürünüyor!

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Sultan Uçar

Atatürk'ten görüşler

Bir ülkenin kültürel yönden gelişiminin kaynağı eğitimdir. Atatürk de bir ülkenin çağdaşlaşmasını kültüre bağlar. Askerliğinden cumhurbaşkanlığına değin, okullarda öğrencilerle yüz yüze geldiğinde onların eğitim düzeyini anlamaya çalışmıştır. Bu yönüyle Atatürk, en başta her düzeydeki kişileri iyi eğiten bir öğretmen anlayışındadır. Son yıllarda,

Adnan Binyazar

"Sen niye varsın ki bu dünyada"

Dünyanın bütün kazançlarını bir kez gönül almakla kıyaslasanız... Terazinin bir kefesine dünyanın bütün kazançlarını, diğer kefesine bir insanının gönlünü kazanmayı koysanız, gönül almanın derecesi Allah katında hepsinden değerlidir. Kalpleri Kâbe olarak görürsen hiçbir kalbi kırmaya cesaret edemezsin. Zaten kalpler de Allah'ın nazargâhı değil midir"Güller, laleler,

Yetenekli Kalemler

Sosyal medya bağımlılığı

Sevimli yavru kediyi yalayan golden retriever köpek. Geç.Kedi boyunda bir eşek evin içinde koşturuyor. Çok tatlı. Nasıl ev bu, nasıl insanlar bunlar, kim evinde minyatür eşek besler İçerik için, etkileşim için minyatür eşek. Geç.Bir adam dinozora binmiş kovboy gibi. YZ, geç.Adam sebzeleri doğruyor. Sanırım yemek yapacak ama bende o sabır nerede Geç.

Mehmet Tez

Zamanın perdesini Dünya Kupası üzerinden aralamak...

I-Dünya Kupaları nasıl bir dünyada yaşadığımızın görüleceği ilginç sahneler barındırır. Beklentiler, sürprizler, hayal kırıklıkları, gözyaşları, Dünya Kupası'nı sembolize eden "hatıra eşyaları" adı altında tüketime sunulan objeler, içinde yaşanılan zamana ayna tutar.Sadece duygular görünür olmaz, aynı zamanda Dünya Kupası'na ev sahipliği

Fatma Barbarosoğlu

Yahudi gücü, küresel paganizm düzeni ve hâkimiyeti

Yahudiler, dünyayı esir aldılar. Son yüzyıl, insanlığın hayatı, Yahudilerin esareti altında geçiyor ama insanlık köleleştirildiğinin, hayatının her alanının Yahudi gücü, küresel paganik düzeni ve hâkimiyeti tarafından çepeçevre kuşatıldığının farkında bile değil.Yahudi hegemonyası öylesine ilginç boyutlar kazandı ki, Batılıların fiîlî işgalini solladı, daha etkili, "çaktırmadan"

Yusuf Kaplan

Demirel'in ardından

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile Genç Bakış'ta ülkemizin yakın tarihine ışık tutacak çok önemli programlar gerçekleştirdik. Her altı ayda bir farklı üniversitelerde yaptığımız programlarda öğrenciler soruyor o cevaplıyordu. Hemen her programda tansiyonun yükseldiği anlar çok oldu ama asla ne her davetimize gelmekten vazgeçti ne öğrencilerin sorularına ambargo koydu ne de ağır eleştirilere

Abbas Güçlü

Kültür, bir milletin hamurudur

HTTP/2 200 date: Thu, 18 Jun 2026 01:45:06 GMT content-type: text/html; charset=utf-8 server: cloudflare cache-control: max-age=30 expires: Thu, 18 Jun 2026 01:45:22 GMT x-lb-cache: HIT x-platform: desktop x-cf-platform: desktop content-encoding: gzip nel: {"report_to":"cf-nel","success_fraction":0.0,"max_age":604800} vary: accept-encoding age: 14 last-modified:

Mehmet Yardımcı

Bir rüyanın gerçekleşmesi: ÇEDES

"Cami- okul kardeşliği hayata geçirilsin, öğrencilerimize minarenin gölgesinde değerler eğitimi verelim." Bu proje Din Öğretim Genel Müdürlüğü bünyesinde hayata geçebilir denilerek Abdülaziz Bey, Bakanlığa alındı. Unvanı yok, yetkisi yok, emrinde kimse yok. Abdülaziz yorulma bilmeyen adam, öğrencilere insanî, İslamî, milli değerleri

Ali Erkan Kavaklı

Görgüsüzlüğün merasim hali

Hızlı zenginleşmelerde kültürel değişim süratli oluyor, görgü koşarak gelse bile bu değişime yetişemiyor. Son yıllarda bizde olan da bu, hızlı zenginleşmiş gruplar yeni tekno-teşhircilik dalgasının da tesiriyle kendilerine yeni yeni icatlar çıkarıyor, merasimler icat ediyor, bu merasimlerle sadece görgüsüzlüğün değil, zevksizliğin de dibini buluyorlar. Bunu yaparken bağıra bağıra ifade ettikleri,

Gökhan Özcan

Marx Türkçe, Engels de Farsça öğrenmeye kalkmıştı

Öte yandan Basra Körfezi ile Hazar Denizinde İngiltere ile Rusya arasındaki rekabet kızışmıştı. İşte tam bu sırada Londra'da mülteci olarak bulunan Friedrich Engels bu 'küçük dünya savaşı'nı anlamak ve analiz etmek için masaya oturdu ve Farsça öğrenmeye başladı. Arkadaşı Karl Marx'a yazdığı mektupta Arapçayı "Semitik dillere karşı doğuştan nefretim var"

Mustafa Armağan

LGS'nin Gözyaşları

13 Haziran Cumartesi günü yaklaşık bir milyon öğrenci LGS'ye (Liselere Giriş Sınavı) girdi. Bu öğrencilerimizin yaklaşık yüz bini LGS'den aldıkları puana göre bir proje okullarına yerleşecek. Geri kalan öğrenciler ise adrese dayalı evlerine yakın bir okula yerleşecek. Bazı okullarda diplomaya göre öğrenci alacak. Bu yıl yapılan LGS soruları zordu. Özellikle matematik

Ali Barskanmay

AK Parti Takımı mı, Türk Millî Takımı mı

AK Parti Millî Takım Marşı, dertlerimizin üstüne tüy diken bir sorumsuzluk eseri olarak geldi. Her konuya girişte dertleniyoruz ya, yine oradayız. Çözümleriyle beraber konuşacağız. Başka türlü girdiğimiz "ben ve diğerleri" ruh bozukluğundan çıkamaz, bir olamayız.Önce buraya nasıl geldiğimize bakalım. İyi bir millî takımımız var. Beklentilerin yüksekliğini karşılayacak

A. Yağmur Tunalı

Cumhuriyet yalnız değildir!

En açık şekliyle dile getirmek gerek: Türkiye Cumhuriyeti'nin var ettiği yurttaşlar olarak bizler, bugün bu cumhuriyete sahip çıkmakla sorumlu insanlarız. Geleceği kuran geçmişin ta kendisi olan cumhuriyet için bu sorumluluğumuz, yaşamsal olduğu kadar tarihîdir de. Türkiye Cumhuriyeti, basitçe bir yönetim biçimi ya da kurumlar bütünü değildir;

Ali Apaydın

Sanatın Belleği-Toplumun belleği

Önceki akşam İstanbul Müzik Festivali'nde AKM'deki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası'nın (BİFO) "Morriconene ile Sinemanın Sesi" konserinden çıkarken karmakarışık duygular içindeydim. Muhteşem bir konser dinlemekle kalmamış, eşsiz bir yolculuğa da çıkmıştım. O melodiler, bir anda bizi onlarca yıl öncesine götürdü. Kimi zaman çölde bir kovboyun yalnızlığına, kimi zaman

Zeynep Oral

"Altı Ok"la Atatürk'e saldıranlar

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

Bir şairi yakından tanımak

HTTP/Onun şiiri üzerine bir kitabı tanıtacağım:Halk Şiirinin Neoklasik Şairi Abdurrahim Karakoç- Ramazan AvcıSıralaması şöyle:Ön SözAbdurrahim Karakoç'un Hayatı Kişiliği ve EserleriAbdurrahim Karakoç

Doğan Hızlan

İstanbul'da yağmura kafa tutan hafta sonu

HTTP/Tan Taşçı'nınstadyum zaferiİlk durağım, Tan Taşçı'nın Tüpraş Stadyumu'ndaki konseri. Tan'ın ilk İstanbul stadyum konser serisinin de ilk gecesi. İğne atsanız yere düşmeyecek kapalı gişe konser manzarası var. Hava rüzgarlı ve yağmurlu. Kapıda ise bitmek bilmeyen bir kuyruk var. Bu aynı zamanda içeride nasıl bir enerji patlamasının yaşanacağının habercisi.

Sinem Vural

Üretken Yapay Zekâ Çağında Öğrenci ve Öğretmenin Özneliği

Yapay zekâ teknolojisi yaşamın tüm alanlarını hızla değiştirmeye devam ediyor. Özellikle, büyük dil modelleri (LLM) gibi üretken yapay zekâ teknolojilerinin erişilebilir olması ile tüm dünyada büyük kitlelerin günlük yaşamlarına bu teknolojiler çok kolay bir şekilde girebildi. Belki de tarihte ilk kez dünyada bu kadar büyük ölçekte kitleler bir teknolojiyi bu kadar hızlı benimseyerek günlük yaşamlarında kullanmaya başladılar.

Prof. Dr. Mahmut Özer

Okul içinde okul

Hayatın kendisi ömürlük bir okuldur. Bu yüzden öğrenmenin belli bir yaşı, mekanı ya da zamanı yoktur. Bazen asırlar öncesinden gelen bir atasözü, bazen bir büyüğün öğüdü yolumuzu aydınlatır. Kimi zaman da bir romanın satırlarında, bir fotoğrafın karesinde ya da birkaç dakikalık bir filmin sahnelerinde önümüze yeni bakış açıları serilir. Sanat eserleri bu yönüyle okul içinde okul gibidir. Çünkü

Bedir Acar

Bir Ziya Osman şiirinde talep, kanaat, teslimiyet, mekân ve sükût...

Ziya Osman Saba'nın "Her Akşamki Yolumda" adlı şiiri, ilk bakışta yorgun bir insanın akşam vakti bir camiye sığınma arzusunu dile getirir. Fakat şiirin derinine inildiğinde, burada yalnızca yorgunluk değil; talep, kanaat, teslimiyet, mekân ve sükût etrafında kurulmuş zarif bir ruh hâli vardır.Şair şöyle başlar:"Her akşamki yoluma koyulmuş gidiyorum.

Ömer Lekesiz

Abdurrahim Karakoç

Bizim Anadolu topraklarında ulu dağlar gibi yüce şairlerimiz vardır. Yaşarken de çok sevilir, vefatlarından sonra da rahmetle, muhabbetle anılır ve hiçbir vakit yerleştikleri gönül tahtımızdan inmezler. Abdurrahim Karakoç bu abide şahsiyetlerden biridir. Şiirimizin her zaman bir ulu çınarı olarak tanınır, bilinir ve sevilir. Henüz çocuktuk. 1970'li yıllardı. "Kör

Mehmet Nuri Yardım

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (329)

Müslümanlık düşmanı Kemalizme göre, domuz eti yemek de ilerilik! Bu fikrin sözcüsü ise, Mustafa Kemâl'in değişmez Hâriciye Vekîli! Nevyork'ta münteşir haftalık Time mecmûasının 15 Ağustos 1927 târihli nüshasında (s. 12), Mustafa Kemâl'in Macedonia Risorta günlerinden beri yakın arkadaşı ve değişmez Hâriciye Vekîli Tevfik Rüştü hakkında

Yesevizade Alparslan Yasa

Şairin gölgesi ve şiirin kendisi

Edebi metinleri tartmak neden bu kadar zor Çoğu zaman metin ile yazarı birbirinden ayırt etmek mümkün olmuyor; özellikle de söz konusu isim çok ünlü ise. Bu durum, şairler söz konusu olduğunda daha da çarpıcı bir hâl alıyor.Kendi hayatımda oldukça erken bir dönemde fark ettiğim sarsıcı bir gerçek var: Yere göğe sığdıramadığımız pek çok ismin yazdıkları ile yaşantıları arasında

Şenol Kaluç

Körler ülkesinde uyanık olmak

Karanlıktan niye korkarız Cehaletten hoşlanmayışımızın sebebi nedir Neden hep aydınlık bir dünyanın hayallerini kurarız Uyanış neden önemlidir Teyakkuz ile uyuşukluk neden hayat ile ölüm kadar birbirine uzaktır Jose Saramago'nun Körlük adlı romanı bir bakıma bu sorulara bazı cevaplar veriyor. Her ne kadar metin, fizyolojik körlüğün insan hayatında yarattığı olumsuzluklar üzerine kurgulanmış

Prof. Dr. İsmet Emre

"Buzzzzz gibi Alaska frigooooo!"

'69'da Suâdiye'de oturduğumuz Uğur Apartmanı'ndaki caddeye bakan dairemizi iyi anımsıyorum. Girişte solda mutfak, sağda tuvalet vardı. Oradan salona geçiliyordu. Salonun sağındaki kapıdan girinceyse, sağda ve solda iki oda ve onların ortasında bir banyo karşımıza çıkıyordu. Salonun sadece iki duvarında pencere yoktu, oralara da babamın Siirt'te yaptırdığı siyaha boyalı

Taner Ay

'Anın İçinde' 54. İstanbul Müzik Festivali

54. yılına giren İstanbul Müzik Festivali yıllar geçtikçe bir yanda olgunlaşıyor öte yanda geleneklerini daha derinleştiriyor. Rahmetli Dr. Nejat Eczacıbaşı'nın ilkelerini hiç sektirmeden düzenle yeni kuşaklara taşıyor. Festivalin bu yılki anafikri "Anın İçinde (Here and Now)". Önce yadırgadım, çok soyut geldi; sonra düşündükçe felsefi bir derinlik buldum bu başlıkta. Festival direktörü

Evin İlyasoğlu

Atatürk'e ve Cumhuriyet'e Suikast - 'İzmir Suikastı'

"Benim naçiz (değersiz) vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır (sonsuza kadar yaşayacaktır)." (Gazi M. Kemal Paşa, 19 Haziran 1926) 15 Haziran 1926'da ortaya çıkan Atatürk'e yönelik İzmir Suikast Girişimi'nin üstünden

Sinan Meydan

'Hayatımın sonuna kadar sahnede olacağım'

Rock müziğin unutulmaz şarkılarına imza atan Teoman, 10 Haziran'da Beşiktaş Tüpraş Stadyumu'nda gerçekleştirdiği ve büyük ilgi gören konserin ardından duygularını paylaştı. Sanatçı, konserin kariyerindeki en özel anlardan biri olduğunu belirterek gelecekteki stadyum konserleri için hazırlıklara başladıklarını açıkladı. Sanatçı,

Hakan Uç

Sol duyu

İleri görüşlülük, mantıklılık, basiret vb. kavramlarının karşılığı olarak sağduyu sözcüğünü kullanıyoruz. İçerdiği anlamlar bütünü bakımından pek de sevdiğim bir sözdür. Fakat neden "sağ" duyu Beynimizin sağ lobu duygusal dünyamızla, hayallerimizle ilgili olduğu için mi Öyle de olsa "sağ" sözü yine de yanlış yerde kullanılmış!,

Ataol Behramoğlu

Amerika'da lise

Yurt dışında lise eğitimi denildiğinde akla ilk gelen ülkelerden biri hiç şüphesiz Amerika Birleşik Devletleri. Her yıl dünyanın dört bir yanından on binlerce öğrenci, yalnızca üniversite eğitimi için değil, lise yıllarını da Amerika'da geçirmek için başvuru yapıyor. Peki Amerikan liselerini bu kadar cazip kılan nedirÖncelikle Amerikan eğitim sistemi, öğrencilere erken yaşta kendi ilgi

Ebru Doğdu

'Amcam Sokrat'* ya da yönetilemez yaratıcı düşünce

Victoria R. Holbrook ile ile hiç görüşmedik. Bazen, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde hocam Ali Alparslan'ın odasında karşılaşmış olabilir miyiz diye zihnimi yokluyorum fakat bir sonuca varamıyorum. Zaman tam oturmuyor. Ali Toy geliyor gözlerimin önüne. Başka başka isimler. Yine de Ali Alparslan ismiyle onun hatıratında karşılaşmak heyecan verdi bana. Başka yönden yine zihnimi

Ömer Erdem

Türk tiyatrosunu eleştirilerle okumak

Gazetemizin yazarı Dikmen Gürün'ün "Bir Dönem Üstünden Türk Tiyatrosunu Eleştirilerle Okumak" başlıklı yapıtı nisan ayında çıktı. ENKA Sanat'ın katkılarıyla Doğan Kitap tarafından yayımlanan 507 sayfa uzunluğundaki kitap, Bülent Erkmen'in -Gürün'ün portresini içeren- şık kapak tasarımıyla daha da zenginleşen, 22x27 cm boyutunda, özenli bir görsel çalışma sunuyor.

Ayşegül Yüksel

2026 LGS: Eleme mi ölçme mi

2026 LGS, yoğun tartışmalara neden oldu. İlk değerlendirmelere bakıldığında öğrencileri elemeye yönelik olduğu yönünde. Sınavın amacı ölçme üzerine değil de eleme üzerine kurulduğunda öğrencilerin gerçek seviyesini belirlemek de mümkün değildir. 2026 LGS bu yönüyle tartışmalı geçen bir sınav olmuştur. Sınavların amacı öğrencileri geleceğe hazırlamaktır. Eleme sisteminde

Ali Bal

Ganimet ekonomisinin sosyolojisi: Namuslu'dan Muhsin Bey'e Türkiye'de...

Türkiye'de popülist büyüme rejimi yalnızca siyasetçilerin halka dayattığı bir model değildir. Toplumun önemli bir kısmı da kısa yoldan sınıf atlama, ranttan pay alma, himaye ilişkileri içinde korunma ve üretmeden zenginleşme beklentisiyle bu rejime rıza göstermiştir. Bu yazıda enflasyonist politikalara rıza gösteren bu toplumsal yapının anatomisini dört Yeşilçam Filmi üzerinden anlatmaya çalışacağım.

Prof. Dr. D. Murat Demiröz