Kültür-Sanat

Türk halk biliminin ufkunu genişleten kalemi Prof. Dr. Ali Duymaz

HTTP/2 200 date: Thu, 20 Aug 2026 01:54:07 GMT content-type: text/html; charset=utf-8 server: cloudflare cache-control: max-age=30 expires: Thu, 20 Aug 2026 01:54:35 GMT x-lb-cache: HIT x-platform: desktop x-cf-platform: desktop content-encoding: gzip nel: {"report_to":"cf-nel","success_fraction":0.0,"max_age":604800} vary: accept-encoding age: 1 last-modified:

Mehmet Yardımcı

Dünya vatandaşı değil batı taklitçisi yetiştiren eğitim sistemi

Bakan Tekin'in tespitleri ve açıklamaları şüphesiz çok önemli. Bürokrasi, yapacakları Bakanın açıklamalarına göre icraatları tasarlar ve uygular. Bakan Tekin'in açıklamaları eğitime yön verir, rota tayin eder. Bürokraside "dünya vatandaşı yetiştirme" konusunda Bakan Tekin'in açıklamalarına hiç uymayan icraatlar ve ısrarlı uygulamalar var. Bakan'ı hiç dinlemeyen hatta Bakan ne derse desin bildiğini okuyanlar var.

Ali Erkan Kavaklı

Türkiye'nin Meis hamlesi ne anlama geliyor

Nüfus olarak yok... Ekonomi olarak yok... Savunma sanayisindeki hamleleri itibariyle yok... En önemlisi, günü kurtarmaya çalışmıyor ve Avrupa'ya, Amerika'ya göbeğinden bağlı bir dış politikası yok... Adını koyalım: "Erdoğan dönemi"ndeyiz ve bu dönem, bütün çelme takma çabalarına rağmen ülkemizin iç ve dış politikasında itibarlı bir mevkiye yükseldiği bir dönem olarak hatırlanacaktır.

Mustafa Armağan

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (372)

Onların akrabâlık bağlarını araştırmamız, Irkçılık sâik̆iyle değildir Hâl̃ böyle iken, bizim Sabataîlik hakkındaki araştırmalarımız, sâdece Türkiye'nin realitesini olduğu gibi kavramıya müteveccihdir. Yalnızca zevâhiriyle değil, içyüzüyle Türkiye realitesi... O içyüzünde, baskın unsur olarak Sabataîlik karşımıza çıkıyor. Masonluk ve Siyonizmle ittifâk hâlinde hareket eden, Frenk Âlemi tarafından da desteklenen Sabataîlik...

Yesevizade Alparslan Yasa

Tayyip'ler ve Abdülmecid'ler (2)

Söyleyeceklerim o kadar dağınık ki, nereden neyi nasıl toparlayacağımı yine bilemedim. Neyse kök üzerine sürdürelim sözü. * Siyasi tarihimiz içerisinde Batıdan yönetilmeyen ve milli iradenin vicdanına sahip çıkarak kurulan ilk parti Milli Nizam'dır. Milli Nizam'ın kurucularından hayatta kalan tek kişi Hasan Aksay

Hüseyin Öztürk

Cemal Süreya'ya farklı yaklaşımlar

ŞAİR Cemal Süreya'nın Nursel Duruel tarafından hazırlanan 'Güvercin Curnatası' -Konuşmalar, Soruşturma Yanıtları kitabı yeni baskısıyla yayımlandı.Önsöz - Nursel Duruel Cemal Süreya ile farklı zamanlarda, farklı yayın organlarında (dergi, gazete, radyo, TV) yapılan konuşmaları ve onun

Doğan Hızlan

Her atılan taşla kuş vurulmaz

Memlekette açılımlar, süreçler bitmiyor. Kim oynuyor, kim oyalanıyor, ne kazanılıyor veya kaybediliyor.. düşünmeden bu karanlık dehlize tekrar tekrar sokuluyoruz.2019-2015 arasında altı yıl süren birinci açılımı doğru dürüst anladığımız ve sorguladığımız kanaatinde değilim. Habur rezaleti, Öcalan'ın mektubunun okunması ve sonrasında yaşadığımız

A. Yağmur Tunalı

Ah, bizim kuşak...

1950'den biraz önce, biraz sonra doğanlar bizim kuşak... Varsıl yoksul evlerde doğduk büyüdük, okuyabildik okuyamadık... Alkışladığımız, kızdığımız çok iktidar gördük. Ülkemiz için ilk olanı, yenilgiyi yanılgıyı... Acıyı tatlıyı, depremi darbeyi birlikte yaşadık. Naylon gömleği, başörtüyü, çorabı ilk biz denerken... İlişkileri sündüren naylonlaşmayı

Sevgi Özel

Sınırlar yerinde devletler paramparça

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

Şarkı listelerinizin yapımcısı olacaksınız

Müzik endüstrisi uzun zamandır telif hakları, YZ davaları ve korsan remix tartışmaları arasında sıkışıp kalmışken, Spotify son derece heyecan verici bir hamleyle kartları yeniden dağıtıyor.Universal Music Group ve bağımsız müzik yayıncılığı devi Kobalt ile imzalanan yeni lisans anlaşması, dijital müzik dünyasında uzun süredir beklenen bir devrimin fitilini ateşledi: Artık dinleyici sadece pasif bir tüketici değil, lisanslı bir üretici olacak.

Sinem Vural

2026 YKS Sonuçlarındaki Düşündüren Tablo

2026 YKS yerleştirme sonuçları açıklandı. İlk bakışta devlet üniversitelerinde doluluk oranları oldukça yüksek gerçekleşirken vakıf üniversitelerinde bu oranın düşük gerçekleştiği görülüyor. Bu bağlamda tartışmalar devam ede dursun, yerleştirme sonuçlarına daha detaylı bakmamız gerekiyor. Sonuçları lise son sınıf öğrencilerinin yerleşme performansları, yükseköğretim programlarına yerleşenlerin

Prof. Dr. Mahmut Özer

Korkuyla umut arasında...

Sakın yukarıdaki başlığa bakıp politik bir şeyler okuyacağınızı sanmayın! İki haftadır yazmıyorum. Tatil yaptım desem değil. Dinlendim desem hiç değil. Bu memlekette insanın aklı dinlenmiyor ki! Daha doğrusu dinlenmesine izin verilmiyor. Adalet dinlenebilir, demokrasi sıra bekleyebilir, vicdan yok sayılabilir ama emekçiler, emekliler, muhalif olanlar, biat etmeyenler, kara para aklamayanlar, asla dinlenemez.

Zeynep Oral

Yeni emperyalizmler karşısında eğitim

Uygarlığın temel dayanakları ciddi sınamalardan geçiyor. Gezegenimiz ve ülkemiz ardı ardına uyarı işaretleri verirken toplumsal kurumlarımız kendi öz amaçlarına yabancılaşıyor. Sözgelimi hukuk kurumlarımız adaleti değil adaletsizliği tesis ediyor, ekonomi kurumlarımız verimi değil verimsizliği artırıyor, sanat ve bilim kurumlarımız aydınlığı değil karanlığı kutsuyor ve eğitim kurumlarımız da bilgiyi ve bilmeyi değil cehaleti yaygınlaştırıyor.

Ali Apaydın

Yüz yıl önce kapısına kilit vurulan neydi

Tekkeler, yalnızca ibadet ve zikir yapılan mekanlar değildi. Aynı zamanda insanın kendisini yetiştirdiği, güzel ahlakı ve beşeri münasebetleri öğrendiği birer terbiye mektebiydi. İnsan, "kamil insan" olmayı yalnızca kitap okuyarak değil; iyi insanlarla bir arada bulunarak, sohbet ederek, hizmet ederek ve nefsini terbiye ederek öğrenirdi. Bir bakıma insan tekkeye ham gelir, (nasibi varsa) pişerek çıkardı.

Bedir Acar

Türkiye'nin kelebekleri kayıt altında

TÜRKÇE olarak 'Kara Murat', 'Haşmetli Pirireis', 'Apollo', 'Kleopatra', 'Trakya İmparatoru', 'Laz Güzelesmeri', 'Anadolu Melikesi', 'Ege Zıpzıpı' gibi isimler verilmiş toplam 370 kelebek türü keşfedilmiş yaşadığımız topraklarda.Bunlara son yıllarda 'Süleyman'ın Kaplanı', 'Sözen'in Yalancı Bakırı', 'Ali Bali'nin Çokgözlüsü' gibi yeni keşfedilen kelebek türleri eklenmiş.

İhsan Yılmaz

Eyyâm-ı bahûrda iskele hep şıkır şıkırdı

Pazarları mantı günümüzdü. Anneminki Sinop mantısıdır, diğerlerine nazaran az büyüktür ve kulak şeklinde bükülür. Mantıya bayılırım, çatlayana kadar da tıkınırım. Ama, şimdikiler tatsız tuzsuz hazır kıymadan mantı yapıp Sinop işi diye bizlere yutturuyorlar. Oysa, Sinop mantısı satır etinden yapılır. Satırla doğradığınız da mutlaka yağsız ve sinirsiniz dana eti olmalıdır.

Taner Ay

Kayıp istasyon

Son çeyrek yüzyılda edebiyat dünyamızdaki yitiklerimizin çoğu bulundu, eserleri günışığına çıkarıldı. Bu âdeta, bir 'keşif' hareketiydi. Kaybettiklerimiz esasen bizim değerlerimiz, kıymetlerimizdi. Onlarla yeniden buluşmanın derin hazzı içindeyiz, Rabbimize hamdolsun. 2000'li yılların başında Kitap Haber dergisi için seri yazılar yazmaya başlarken "Kayıp

Mehmet Nuri Yardım

Denizin sırrı

İnsan, neyi istese göz alabildiğince istiyor. Nereye baksa bitmemesini. Enginlik, genişlik belki de fıtratımıza dercedilen ebediyet hissini tetiklediğinden seviliyor. Sonsuzluk için var edilen insanın, başka türlüsüne razı olmaması, tesadüf olabilir miSükût olsun, alabildiğince. Dinginlik olsun, görebildiğince. Ve var olsun, bizi biz yapanlar, eksiğimizi tamamlayanlar, hayatımıza dokunanlar...

Havva Küçük Konur

Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman damarı

Gel zaman git zaman MHP'nin o Tanrı Dağı gibi sert esen rüzgarı yani damarı Hira Dağı kadar Müslüman damar ile ittifak kurdu. Tarih boyunca da hep böyle olmamış mıydı Rahmetli Necip Fazıl'ın "İdeolojya Örgüsü" adlı eserinde anlattığı gibiydi her şey. Altay Dağlarından Anadoluya inen kurt, Anadolu bozkırında su içerken kendini yani benliğini gördü.

İdris Günaydın

Bilişim teknolojileri yoluyla soygun

Hemen hepimizin cebinde bulunan akıllı telefonlar âdeta elimiz kolumuz yerine geçti. Bir yere giderken de bir şeyler alırken de ilk başvurduğumuz alet telefonlar. Gitmek istediğimiz yeri tarif ediyor, almak istediğimiz ürünün piyasa değerini de anında öğrenebiliyoruz ama bunun dışında birçok dezavantajı da var.İçinde bulunduğumuz dönüşümün boyutunu TÜİK verileri de ortaya

Şenol Kaluç

YKS'de YÖK ve ÖSYM memnun, peki adaylar

Üniversite yerleştirme sonuçları açıklandı. Görünen o ki eğitime herkes farklı bir pencereden bakıyor ve her kurum kendine göre farklı bir bakış açısı ortaya koyuyor. Kimileri eğitimdeki başarıları (!) yere göğe sığdıramıyor, kimileri de yerden yere vuruyor!Bu yüzden de zaten karmakarışık olan kafalar da karışıyor, en basit konular bile içinden çıkılamaz hale geliyor...

Abbas Güçlü

Coşkun Bey ile anılarımız

Geçen hafta 95 yaşında yitirdiğimiz Prof. Dr. Coşkun Özdemir'i ilk kez Prof. Dr. Bülent Tarcan'ın (1914- 1981) "Bir Hekimin Senfonik Öyküsü" başlıklı kitabımı yazarken 2004 yılında tanımıştım. Ona göre Tarcan, müzik alanındaki derin çalışmalarıyla bu alanın en zor yönüne, yani besteciliğe soyunmuş olmasına karşın,

Evin İlyasoğlu

Öykünün İnsanı

Sözün insanı hayvanlardan ayırdığı, onun bir bakıma bir türü olan dilin de toplumları veya ulusları birbirinden farklılaştırdığı ve böylece ilk toplumsal kurum olduğu, J.J. Rousseau tarafından ileri sürülmüştür. Bu görüşünü gerekçelendirmek bakımından şöyle bir çıkarım yapar: "Bir insan başka biri tarafından hisseden, düşünen ve kendine benzeyen bir varlık olarak tanındığı anda ona kendi

İsmail Kıllıoğlu

Yaptığın iyilik bırak gizli kalsın!

Gökhan Özen'in düğün için ayırdığı parayla depremzede bir aileye ev aldığı haberi gündeme geldi. Önce şunu söyleyeyim: Yapılan şey çok kıymetli. Bir gecede harcanıp gidecek bir parayla bir ailenin başını sokacağı bir ev almak, hayatına dokunmak, çocuklarının geleceğine biraz olsun güven katmak küçümsenecek bir davranış değil. Üstelik gazetecilik açısından baktığımızda da ortada

Hakan Uç

Sizinki Anadolu irfanı, bizimki onun bunun irfanı mı

Bendeniz dâima "terörsüz Türkiye"den yana oldum. Çözüm süreçlerini, "ama"larımla destekledim. Ülkem için hayırlı olanı niye istemeyeyim Bununla berâber, karşı olanları da önemsedim ve önemsiyorum. Çünkü önceki çözüm sürecinde hayır diyenler haklı çıktılar. Şimdi de sıkıntı var. "PKK'ya silah bıraktırdık." diye sevinenler, PKK'nın elinde ne kadar silah

Kerime Yıldız

Çocuklar söylediklerinizi değil yaptıklarınızı duyar

Çocuk yetiştirirken en çok ne yapıyoruz biliyor musunuz konuşuyoruz!"Kitap oku.""Telefonu bırak.""Derslerine çalış.""İnsanlara saygılı ol.""Yalan söyleme.""Paranın kıymetini bil.""Çok çalış.""Kendine güven.""Kimseyi küçümseme."

Ebru Doğdu

Kötü İle Çok Kötü Arasında

Türkiye'nin bugün yaşadığı temel sorunlardan biri, artık kötü ile iyi arasında değil, kötü ile daha kötü arasında tercih yapmaya zorlanmasıdır. Siyasette de ekonomide de giderek benzer bir manzara ortaya çıkıyor. Bir tarafta geçmişte yaşanmış ağır yanlışların korkusu, diğer tarafta bugünün yanlışlarının eleştirilemez hale gelmesi... Böylece toplum, önüne konulan seçeneklerin hiçbirini gerçekten istemediği halde birini seçmek zorunda bırakılıyor.

Mehmet Biten

Shakespeare's Globe İstanbul'da

Dünyada tiyatro denince akla gelen ilk isimlerden Shakespeare'in mirasını 400 yılı aşkın süredir yaşatan Shakespeare's Globe, geçtiğimiz nisan ayında ilk kez Türkiye'ye gelerek Kapadokya'da üç günlük bir atölye düzenlemişti. Shakespeare'in oyunlarını yaşatan ve dünyanın en saygın tiyatro ekollerinden biri kabul edilen topluluğun üç uluslararası eğitmeni, katılımcılarla

İlker Gezici

Vefatının 22. yılında Semiha Berksoy'a saygıyla...

Bir "Ateş Kuşu" olan Semiha Berksoy'un sevgili kızı Zeliha Berksoy'a, engelköy kabristanında, vefatından çok önce yaptırmış olduğu o inanılmaz mezar taşının önünde, ölüme dair söylediği sözler hiç aklımdan çıkmaz: "Evladım yaşamak öyle güzel ki ama her güzel şey gibi onun da cezası var: Ölüm."

Dikmen Gürün

Toprağını bulamayan çiçek

İnsan, bir hikâyeyi tamamlamak üzere gelir. Bu hikâye insanın dünyaya geldiği gün başlamaz. Çok önce Levh-i Mahfuz'da yazılmış bir kaderin içinde başlar. İnsan bu hikâyenin nereye varacağını, kendisine düşen rolün ne olacağını çoğu kez göremez, bilemez. İşte insanın en büyük imtihanlarından biri, bilmediği bir hikâyenin içinde yaşamayı öğrenmesidir. Kaderin

Ali Bal

Onlar Gecenindir

Akşam... Yalnızlar yaktılar içlerindeki lambayı... Işığı hüzün... Işığı endişe... Işığı ıstırap olan... Ve yine ışığı geceyi karşılayan... Ve yine ışığını yürekte taşıdıklarından alan... Yalnızlar yaktılar içlerindeki lambayı... Ve başladılar açlıklarıyla mücadeleye... Doygunluğun ne olduğunu bilmemek onlara özgü bir hâl... Karanlık, çöküşüyle aydınlığı yok ederken, başka anlamlar da taşıyor zihinlere...

İsmail Bingöl

"Trajik Başarı-Türk Dil Reformu" üzerine notlar (15)

İki ay önce, aynı yazının bir nüshası da Dil Kurumu›nun dilbilgisi bölümü başkanı Ahmet Cevat Emre›ye gönderilmiş ve o da baştan savma bir inceleme sonucunda bunun ispatsız ve değersiz olduğunu söyleyerek reddetmişti. Atatürk ise çok etkilendi. Bunun sebebi kısmen, Atatürk'ün Emre ile müzakere ettikten sonra mektubun reddinin, Emre'nin Kvergić'i kendine gizli bir rakip olarak gördüğünden

Ahmet Tâlib Çelen

Hızlı büyümenin bedeli: Dış borç ve Türkiye'nin büyüme çevrimleri

Türkiye'nin ve Türkiye benzeri küçük, dışa açık ve ekonomisi dış kaynaklara bağımlı ekonomilerin hızlı büyüme dönemleri ile kriz veya yavaşlama dönemleri birbirinden bağımsız olaylar olmayabilir. Bir önceki hızlı büyüme dönemi, dış borç ve finansman kanalıyla bir sonraki yavaşlamanın koşullarını bizzat üretiyor olabilir.GİRİŞ

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Şiirin ardından: Çorum

Katıldığım şiir programlarını kaleme alırken hep bu klişe başlığı kullanırdım: "Şiirin Ardından Çanakkale", "Şiirin Ardından Gaziantep vb..." Bu defa ise doğup büyüdüğüm memleketim Çorum'a gitmek nasip oldu. Haliyle yazının başlığı da kendiliğinden "Şiirin Ardından Çorum" oluverdi. Gerçi insanın kendi memleketine misafir olarak gitmesi çok

Halit Yıldırım

Bir şarkının peşinden

"İnsan nice yollardan geçecek insan oluncaya dek./ Kuşlar nice denizler aşacak bir kumsal buluncaya dek./ Nice insanlar daha ölecek top tüfek susuncaya dek./ Esen yeller bilir bunu dost, bunu esen yellere sor." Hepimiz o güzel sesi ve ilk defa duyduğumuz şarkının çarpıcı sözlerini dinliyoruz. İlk defa derken, şarkının orijinalini, İngilizcesini değil, Türkçesini kastediyorum. Orijinali,

Ayşe Emel Mesci

Farklı vücutlar, tek ruh

Yalnızlık, yalnızlaşma, bireyselleşme çeşitli zamanlarda gündeme gelen özellikle çağımızın sorunlarından bazıları. Bunların sebepleri elbette az değil ve çok yönlü.Ancak başlıca sebepler olarak; derin ve manalı iletişim yerine özellikle sosyal medyanın ve dijitalleşmenin de etkisiyle yüzeysel ve duygu aktarımından mahrum iletişimin artması, geniş ailelerin, mahalle kültürünün, kuvvetli komşuluk

H. Muharrem Okur

Sanatevi'ne Tahliye, Hamsiköy'e Beton

Ganita ay Bahçesi denizin hemen üzerinde. Trabzon'a geldiğimde uğramadan geçemediğim yerlerden biri. Burası aynı zamanda Trabzon'un kültür ve sanatına yön veren buluşma noktalarındandır. Her zamanki yerimizi alıyoruz, çaylarımız geliyor. Önce çayın kokusu, hemen ardından denizin kokusu vuruyor yüzümüze. Bir süre sağdan soldan konuşuyoruz. Sonra laf dönüp dolaşıp Trabzon Sanatevi'ne geliyor.

Güven Baykan

Geçmiş bir romandır!

İyi bir yazar, daha çok insan ruhunun derinliklerini, özgün bir kurguyla anlatandır. Tam da böyle bir kitap okudum."Huzursuzlar", Attilâ Şenkon'un yeni romanı. Kitapta hikâye Bir Tatlı Huzur adındaki bir huzurevinde geçiyor.Yaşlıların iç dünyasına odaklanan bu romanı sevdim, çünkü Nezaket Hanım, Selami Bey ve Mebus Bey gibi karakterlerin yüzleşme hikâyeleri sahiciydi.

Sayım Çınar

Gazze'nin "Ekmeğini" Yiyenler!

Bazı felaketler yalnızca öldürmez; insanın hakikat karşısındaki yerini de açığa çıkarır. Gazze, çağımızda böyle bir imtihana dönüştü. Bir tarafta evleri, aileleri, çocukları, gelecekleri vahşice ellerinden alınan insanlar; diğer tarafta onların acısı üzerinden konuşan, görünürlük kazanan, itibar

Fatih Yüksektepe

Çayın parası, sözün hakkı

Bir masa düşünün... Aynı masanın etrafında farklı dünya görüşlerinden insanlar oturuyor. Yazarlar, şairler, hocalar, öğrenciler, sanatçılar, entelektüeller, gelenekçiler, yenilikçiler... Herkes aynı çayı içiyor, aynı masada oturuyor ve sözü geldiğinde konuşuyor. Kimsenin kimseye üstünlüğü yok. Herkes kendi çayının parasını ödüyor.Ahmet Uysal'ın Ötüken Neşriyat tarafından

Bekir Fuat