Taner Ay

Karar

Edebiyatımızın bende iz bırakan hukukçuları...

İsmet Kemal savcı olarak Osmancık'tan Kızılcaham'a geldiğinde, artık '63 yılıdır, Mübeccel İzmirli ile birlikte Otağ dergisini çıkarmaya başlamıştı, babamın ve İsmet Kemal amcamın kasabada ilk işleriyse bir sanat ve folklor şenliği düzenlemek olur. Bu şenliğe de edebiyatımızın sağcı ve solcu olarak bilinen en şöhretli isimlerini çağırıyorlar.Kızılc

Ceplerinde kalem, boyunlarındaysa steteskop...

Levent Ümit'in Cerrahpaşa'daki hocalarından biri İhsan Ünlüer'di, hocasının kızı Ayda ise sınıf arkadaşıydı. İhsan Ünlüer benim tanıdığım ilk edebiyatçı doktordur, ortaokuldaydım, İhsan Ünlüer'in Cumhuriyet gazetesindeki yazılarını kesip, bir Harita Metot defterine yapıştırıyordum. Bir gün babam İhsan Ünlüer ile buluşacağını söylemez mi, hemen peşi

Rüzgârı kalemine sığdıran bir hikâye ustası

Vecdi Çıracıoğlu,edebiyatımızdaki hikâye krizine ilaç gibi gelen 'Maviden' ile bizi Boğaz'ın kayıp lügatına ve sinematografik derinliğine davet ediyor. Yazar, 80'ler sonrasında yaşamlarımızdan silinen kadim deniz terimlerini yeniden canlandırıyor. Orkinosların İstanbul'dan kayboluşuna ağıt yakan bu etkileyici öykülerden, Metin Erksan ve Halit Refiğ

Edebiyatçılar medâr-ı mâişet için para da saymıştır...

Şâir, denemeci, romancı diye saymaya başlasam sayfalar tutar, on parmağında beş yüz hüner, elbette Enis Batur'dan bahsediyorum, Enis ağabeyin de bizler gibi bankacılıkla ilgisi sadece şirketin ünvânındaydı, kendisi edebiyat pazarındaki Yapı Kredi'yi marka yapmıştır.Türkiye Tütüncüler Bankası ile Yapı ve Kredi Bankası'nda otuz yıldan fazla çalıştım,

Entelektüel casusluk romanı hasretimiz bitti

70'lerin polisiye ve casusluk romanları tutkunu olarak, entelektüel derinliği olan yerli bir casus romanı hasreti çekiyordum. Aradığımı Mustafa Ali Yurdupak'ın 'Gündönümü Harekâtı' ile buldum. Bu roman, detay zenginliği ve sevimli 'Amcabey' karakteriyle klasik casusluk kurgularını aşıyor. Bu denli iyi bir eserin kapitalist edebiyat pazarında niçin

Yılmaz Gruda, Altan Erbulak, Ege Ernart ve diğerleri...

Benim ilk sinema yazılarım ve Orhan Alkaya'nın ilk şiirleri dergilerde '82'de yayınlanmıştı, onun şiirlerinin kitaplaşmasınaysa daha sekiz yıl kadar vardı. Sinema oyunculuğu şâirliğinden sonradır, 'Seni Seviyorum', 'On Kadın' ve 'Sarı Tebessüm' filmlerindeki Orhan Alkaya'yı seyrettim, ama televizyon kanallarındaki 'Öyle Bir Geçer ki Zaman ki' ve 'A

Vefasızlığın duvarına toslayan bir kalem

Yağmur Yıldırımay imzalı 'Mübeccel İzmirli, Bir Kalemin Gölgesinde Yaşamak' kitabı Vapur Yayınları'ndan çıktı.Genç yaşta kanserden aramızdan ayrılan Mübeccel İzmirli, edebiyatımızın bir kaybedenidir. Varlık, Ilgaz, Yelken, Yeni Ufuklar ve Otağ dergilerinde çok yazdı, ancak değeri hiç bilinmedi. İzmirli'nin hikâyelerini ve şiirlerini önemsemeyebilir

Yeşilçam'ın edebiyatçı aktörleri...

'80'lerin ilk yarısında Tanju Cılızoğlu'nun Edebiyat '81 dergisine film eleştirileri yazarken, Rekin Teksoy bana Hayri Caner'in "Yeşil Gözlü Melek" romanının bir adet bile satmadığını, onun yurt dışına giderken deposundaki nüshaları tanıdıklarına imzâlayıp dağıtmasına rağmen hiç kimsenin de okumadığını söylediğini anımsıyorum.Isparta'dan '84'ün son

Eski İstanbul'un kayıp sesleri

Sermet Muhtar'ın 'Eski İstanbul'da Semtler', 'Eski İstanbul'da Yapılar ve Mekânlar' kitapları Büyüyenay Yayınları'ndan 'Eski İstanbul'un Müziği'kitabı ise Pan Yayınları'ndan çıktı. Semt-i dildârım Kadıköyü'nden Langa bostanlarına, Sinekemani Nuri Bey'in anılarına uzanan bir hüzün bu... Üstâdın gazetelerde ve dergilerde kalmış yazılarının tamamı yay

Körlerin bile görüp anlattığı golü Maradona atmıştı...

Unutmam mümkün değil, elbette 22 Haziran 1986 gününde oynanan çeyrek final maçından bahsedeceğim. İstanbul neredeyse iki aydır yaz sıcaklarıyla kavruluyordu, buna rağmen Dünya Kupası maçlarını Mühürdar'daki salaş Mavi'nin kapalı kısmında seyrediyorduk, çünkü garsonlar televizyonun tam karşısındaki masayı her gün bize ayırıyordu. Masadaki muhibbân k