İsmail Bingöl

İsmail Bingöl

Milat
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 39 yazı 0 takipçi

Varım öyleyse düşünmeliyim!

Yazar Milan Kundera'nın bir sözü: "İnsan yürürken bir şeyi hatırlamak istediğinde adımları yavaşlar, unutmak istediğinde hızlanır." Bu sözü şöyle de çevirebiliriz: "İnsan yürürken, düşünmek istediğinde adımları yavaşlar, düşünmemek istediğinde hızlanır." Yukarıdaki sözde anlatılmaya çalışılan durum; düşünme zamanları arasına yürümeyi de katmış kişi

İstiklâl Marşı'nın Gür Sesli, Yiğit Edalı Büyük Şairi: Mehmet Akif

Bugün bizler ve bizden sonra bu toprakları canından aziz bilip sahiplenecek, koruyup, kollayacak olan gelecek nesillerimiz için artık tek bir marş vardır. O da özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın nişanelerinden olan İstiklâl Marşı'mızdır. "Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım/Elemim bir yüreğin kârı değil, paylaşalım" diyerek, içindeki büyük ma

Türk'ün ve Türkçenin eşsiz kitabı Kutadgu Bilig'de Erdem

Bazı kitaplar vardır, devrinde olduğu gibi asırlar sonra da etkisini sürdürür ve milletler için değerini muhafaza eder. Bu tür kitaplar tarihin onlara bahşettiği şansın yanında büyük bir çalışma, ilim ve mücadele sonucunda ortaya çıkmış, takdim edildikleri kişilerce hürmete layık görülmüş, ismi memleket aşırı coğrafyalarda da tanınır bilinir olmuşt

Ali Haydar Haksal'a Rahmet Niyazıyla

Edebiyat dünyamızdan bir yaprak daha düştü... Yedi İklim Dergisi Genel Yayın Yönetmeni, yazar, şair Ali Haydar Haksal tedavi gördüğü Siyami Ersek Hastanesinde İstanbul'da vefat etti. (D. 16 Mayıs 1951 / Ö. 28.08.2026) Hayatını yazmaya ve okumaya veren, büyük zorluklar içinde geçen tahsil tahsilinin sonucunda İstanbul'a yerleşen yazar, bazı yazıları

Onlar Gecenindir

Akşam... Yalnızlar yaktılar içlerindeki lambayı... Işığı hüzün... Işığı endişe... Işığı ıstırap olan... Ve yine ışığı geceyi karşılayan... Ve yine ışığını yürekte taşıdıklarından alan... Yalnızlar yaktılar içlerindeki lambayı... Ve başladılar açlıklarıyla mücadeleye... Doygunluğun ne olduğunu bilmemek onlara özgü bir hâl... Karanlık, çöküşüyle aydı

Böyle bir yangın görülmemiştir

Başlığı Attila İlhan'ın "Böyle bir sevmek görülmemiştir" mısraından mülhem böyle yazarken, ülkemizde son zamanlarda görülen orman yangınlarının da bugüne kadar görülenlerin en büyüğü olduğuna daha da çok dikkatinizi çekmek istedim. Günlerdir dışımızdaki yangın sebebiyle içimizin yangınlarında kavrulup duruyoruz. Ağacımız, otumuz, börtü böceğimiz, h

Âşık edebiyatımızda asırlık bir çınar: Mustafa Ruhani-2

Mustafa Ruhani, ilk karşılaşmasını Aşağı Sivri köyüne gelen Narmanlı Âşık Divani ile yapmıştır. Daha sonra çok sayıda âşıkla karşılaşma fırsatı bulmuştur. Başta Konya Âşıklar Bayramı olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinde düzenlenen âşıklar toplantılarına ve yarışmalara katılan Ruhani, bu toplantılarda kendini kanıtlayarak çeşitli ödüller almıştır.

Âşık edebiyatımızda asırlık bir çınar: Mustafa Ruhani-1

Âşıklar arasında adı sanı, sevgisi, saygısı olanlardan biri de Âşık Mustafa Ruhani'dir. Asıl adı Mustafa Temel olan âşığın babası, aynı köyde çiftçilikle uğraşan, nalbantlık, duvar ustalığı, hızarcılık gibi işlerle de uğraşan Ahmet, annesi ise Ayşe Hanım'dır. İkisi kız, dördü erkek olan altı çocuklu ailenin ikinci çocuğudur. Anadolu'nun kadim gel

Aşk; ayrılık mıdır, kavuşmak mı

Seni katarlarla yola salmadım, Uçağa binip de uçmadın benden. Geminin ardından bakıp kalmadım, Taksi götürmedi seni şehirden. Gezip dolaşırım hep küçenizi, Eviniz burda bak, yakındasın sen. Sözlerin acısı ayırdı bizi, Bu hicran yamandır her mesafeden. Ben seni yitirdim yanımda iken Ayrılık biletini nereden aldın Yitirdim ben seni, ne için, neden Se

Şehir: Çöz çöz bitmez

Bir şehri belleğinde, anılarında yaşatmak, bir direnci yaşatmak gibidir. Bir tutkuyu, bir sevgiyi, ömür boyu sürdürmek sevdasında olunan bir dostluğu belki de... Şehir anlaşıldıkça, her mesafede, her durakta çözüldükçe, şehir giderek anlam kazandıkça, şehre dair bilinenler de çoğalır ve yeni zamanlara, yeni iklimlere, yeni anlatımlara kapı açılır.

Acıyı Resmeden Bir Erzurum Türküsü: Göç Göç Oldu Göçler Yola Dizildi

Yandın ki ne yandın... Sevdaya düşmüş olsan da yandın sevdasız olsan da... Yüreğini bir zulmün közleri dağlasa da yandın dağlamasa da... Deryalar söndüremez bu ateşi, gül dindiremez bu iniltiyi, hiçbir korku sindiremez bu acıyı... Kopup gelen bir çığ gibi alır içine seni ve nefessiz bırakır sineni... Dağlar koşar feryadına, taşlar ağlar; dereler, ç

Şehre nasıl bakmalıyız

Çocukluk zamanlarımda şehir benim için koskocaman ve renkli bir yerdi. Hiç canım sıkılmazdı ve her bir köşesinde dolaşmanın ayrı bir lezzeti, ayrı bir ilginçliği vardı. O günün Türkiye'sinde şehir olarak ilk sıralarda yer alan Anadolu'nun karı, kışı ve soğuğuyla ünlü şehri, benim için çarşılarında, pazarlarında, sokaklarında, mahallelerinde kaybol