Şampiyonların tercihi tıp

YKS'nin üç şampiyonu da tıbbı seçti. Çok daha enteresanı üçü de aynı üniversiteyi tercih etti. Daha enteresan olan şampiyonların ikisi de aynı liseden mezun oldu. Yok dahası dedirten ise iki şampiyonun birlikte büyüyen, birlikte sınavlara hazırlanan iki kuzen olması!

Medipol Üniversitesi korona döneminin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın kurduğu bir vakıf üniversitesi. 40 binden fazla öğrencisi var ve en iddialı olduğu alan ise Uluslararası Tıp Fakültesi. Devlet, vakıf tüm tıp fakülteleri içerisinde en yüksek puana sahip olan o. Türkiye genelinde ilk beşte yer alan öğrencilerin dördü, ilk 100'de yer alan öğrencilerin 27'si eğitim hayatını İstanbul Medipol Üniversitesi'nde sürdürme kararı aldı. Türkiye birincisi olan üç öğrencinin tamamının da Medipol Uluslararası Tıp Fakültesi'ni tercih etmesinin nedeni görünen o ki akademik olduğu kadar ekonomik de!

Üniversite ücretsiz öğrenim, yurt, yemek, yurt dışında dil eğitimi desteğinin yanı sıra aylık 50 bin TL'ye varan eğitim bursu sağlıyor. Mezuniyet sonrasında da akademik kariyerlerini sürdürmek isteyen öğrenciler için "Aziz Sancar Yurt Dışı Doktora Bursları" kapsamında, dünyanın en iyi ilk 50 üniversitesinde doktora eğitimi için yıllık 40 bin dolara kadar destek sunuluyor. Nereden bakarsanız bakın çok cazip destekler ve belli ki şampiyonları da önemli ölçüde etkilemiş. Peki şampiyonlara olduğu kadar diğer öğrenciler için aynı oranda cömertler mi Evet demek mümkün değil ama her yerde öyle değil mi..

Öğrencilerin tanıtım töreninde keşke derece yapan öğrencilerin yanı sıra her fakülte ve yüksekokula ilk üç sıradan giren öğrenciler ve mezunlar da davet edilseydi. Daha kucaklayıcı olabilselerdi...

Fark yarattıkları önemli ayrıntılardan birisi de 30'a yakın öğrenciye tek tek söz hakkı verilmesiydi. Önceki yılların şampiyonlarını da yakından tanıyan, gözlemleyen, zaman zaman röportaj yapan birisi olarak, bu yılın şampiyonlarının öz güvenleri ve hedefleri çok netti. Hayata bakışları, kendilerini ifade etme tarzları üniversite mezunlarında bile az rastlanan bir performansa sahipti. Zorlu sınav maceralarını ve gelecek yıllarda aynı heyecanı yaşayacak öğrencilere yönelik paylaşımları ayakta alkışlanacak ağırlığa sahipti.

İşte aklımda kalan birkaç cümle:

■ Sınavı hiç sorun edinmezseniz sorun yaşamazsınız!

■ Sınavda son saniyeye kadar soğukkanlılığınızı asla kaybetmeyin. Cevap kartında kontrolleri yaparken bir soruyu yanlış işaretlediğimi anladığımda sürenin bitmesine saniyeler kalmıştı; düzelttiğimde "kalemlerinizi bırakın" uyarısı geldi. Eğer o yanlışı görmeyip düzeltmeseydim, bugün burada olmazdım.

■ Motivasyonunuzu asla kaybetmeyin. Çok zor günler geçirdik. Dibe vurduğumuz, yere düştüğümüz anlar çok oldu ama her defasında ayağa kalkacak bir enerjimiz oldu.

■ En büyük destekçimiz ailelerimiz, öğretmenlerimiz, arkadaşlarımızdı...

Çiçeği burnunda rektör

Öğrenciler gibi Prof. Dr. Bahadır Kürşat Güntürk de çiçeği burnunda bir rektördü. Yıllardır görev yaptığı üniversitede şimdi rektör olan Prof. Dr. Güntürk, Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliğinden mezun oldu; doktorasını ABD'nin gözde üniversitelerinden Georgia Institute of Technology'de yaptı. "Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları" listesine iki yıl üst üste girerek bilim dünyasında haklı bir yer edinmiş bir isim. Sağlık ağırlıklı bir üniversiteye mühendis bir rektörün atanması alışık olunan bir yöntem olmasa da üniversiteye farklı bir bakış açısı ve ivme kazandıracağı kesin. Üniversitenin artıları kadar eksileri de fazlasıyla var ama daha çok yeniler ve umarız bu eksiklerini bir an önce tamamlarlar. Kendi ayakları üzerinde durmayı başarırlar...