Havva Küçük Konur

Havva Küçük Konur

Yeni Asya
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 31 yazı 0 takipçi

Hayalin izinde

Güzel bir sancısı var hayatın. İçinde nağmesi, farklı insan silüetleri, tatları, kokuları, acıları, sevinçleriyle... Bir damla gelse gökten. Bir damla gitse göğe. Asuman yıldızlanıp taşsa. Bir sicim inse bize. Ve hep birlikte tutuşsak el ele..Bazen soğuk esiyor her şey. İliklerimize kadar üşütüyor. Boran, poyraz, fırtına, kar... Hepsi birden, hepsi

Geldiğimiz nokta

Herkesin sadece kendi mahallesinde yaşamaya, kimseyle teşrik-i mesai etmemeye alıştırıldığı günümüzde, bizi bekleyen en büyük tehlike nedirNe kadar güvenlidir bu aslında. Bildiğin insanlar, bildiğin çevre, hep aşina olduğun esnaf, ezberlediğin kaldırım taşları... Dışarıdan giren hiçbir tehlike yok. Vergisini veren ve bağlılığını ilan eden kapitülas

Deli dediklerimiz

Kendi kendine konuşana niye deli diyorlar İnsan kendini anlatmaya hevesli. Konuşmak en başta gelen insan özelliği.Ama dinlemek de öyle. İnsana kendini konuşturacağı ortam verilmezse ya da sürekli dinleme pozisyonunda bırakılırsa bir insan kendi kendine konuşur. Aslında kendiyle barışık, kendiyle arası iyi olan, kendini suçlamayan, içiyle sohbet ede

Rüzgârın kanadı

Ruhumun derinliklerine hapsedilmiş gözyaşları gibi yaşananlar.Hasretin, özlemin, firâkın yakıcılığında sıkıştırılmış mengenedeyim. Ayrılık hep böyle yakıcı mıydı Vuslat, hep böyle uzakta mı Rüzgâr, hep bir yerlerden gül kokusu taşıdıkça, buhurdan gibi tütecek mi gönlüm Derin derin uzaklara daldıkça istemsiz dökülecek mi kalemimden cümleler Ya içimd

Hazırsanız başlayalım!

Yarışma programlarında, sınavlarda, prova ve çalışmalarda çok duyduğumuz bir klişedir bu söz.Benim de geçen aklıma takıldı. Her şeyin zamansız, ansızın geliverdiği, bizi buluverdiği bir hayatta, insan gerçekten neye ne zaman gerçekten hazır olur ki Hayatın gidişatı, durup düşünüp kendini yoklayıp, tamam hazırım diyebileceğin bir yapıda değil ki. Fo

Denizin sırrı

İnsan, neyi istese göz alabildiğince istiyor. Nereye baksa bitmemesini. Enginlik, genişlik belki de fıtratımıza dercedilen ebediyet hissini tetiklediğinden seviliyor. Sonsuzluk için var edilen insanın, başka türlüsüne razı olmaması, tesadüf olabilir miSükût olsun, alabildiğince. Dinginlik olsun, görebildiğince. Ve var olsun, bizi biz yapanlar, eksi

Yaşlılık mı, ihtiyarlık mı

Yaş almakla olgunlaşmak arasında doğrudan orantı vardır diye düşünülür. Gerçekten var mıdır Yaşlanmak, yaşadıklarımızın artması demek.Hikâyelerimizin, hatıralarımızın çoğalması demek. Peki, yaşanan bunca şey, neye sebep oluyor acaba ünkü insan ne yaşarsa yaşasın, aynı olay bile farklı algılanır, farklı yaşanır bünyelerde. Yaşlılığın işte burada bir

Yedinci Söz'den hayatın içine bakış

Hakikatleri temsille anlatma, kadîm bir tefsir geleneğidir. Bediüzzaman da pek çok yerde, özellikle Sözler kitabının başındaki bahislerde bunu yoğun olarak kullanmıştır.Yedinci Söz, temsille anlatılan yerlerin başında gelir. Hikâyede sağında ve solunda iki derin yara, önünde darağacı, arkasında bir aslan olan ve uzun bir yolculuğa çıkmak zorunda ka

Mum dibine ışık vermez mi

"Mum dibine ışık vermez" cümlesini hep "insanın en yakın çevresine faydası olmaz, hep başkalarına, daha uzaktakilere faydası olur" diye yorumlardım. Bu sözün amacı da öyledir.Ama geçen sabah bir şey fark ettim. Mumun ışığından faydalanmak istemeyenlerin hiç kabahati yok mu İnsan en yakınlarını hep bazı etiketlerle kodlar. Anne, baba, evlat, eş, abi

Okuma programları

Bir annenin evladıyla ilgili yaşayacağı en büyük saadet nedir deseler, duraklamadan okuma programına bavul hazırlığı derdim.O bir bavul hazırlığı gibi değil, istikbale attığın çekirdek gibi gelir bana. Hani çam ağaçları, bir orman yangını olduğunda kozalaklarını ileriye doğru fırlatırmış ya hani; "Ben yandım o yanmasın, yangından çok uzağa gidebils

"Ben yoksam siz varsınız"

Karanlık koridorların sonunu göremezsiniz bazen. Her tünelin sonundaki ışık bir türlü gelmez. İnsan dertlenir , kederlenir, yalnızlık ve hüznün binbir türlü halini konuk eder ruhunda. Çaresizliğin sükutu iner üzerine.Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat.." Dediği gibi Sâbit'in... Gam saatleri uzadıkça

Mutsuzluk yorumları

Şu evre ne zaman biter, başka bir üst eşiğe ne zaman geçeriz bilmiyorum ama, sosyal medya prototipi denilen bir tip türedi.Belli bir zümreye ait değil söyleyeceklerim. Belli kişilere de has değil. Gördüğü her şeye, herkese kötü bir şey deme yarışı. İlla kötü bir şey ama. Değerlendirme değil, iyi şeyleri takdir etme değil, sadece kötüleme. İnsanlar