Havva Küçük Konur

Havva Küçük Konur

Yeni Asya
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 22 yazı 0 takipçi

Okuma programları

Bir annenin evladıyla ilgili yaşayacağı en büyük saadet nedir deseler, duraklamadan okuma programına bavul hazırlığı derdim.O bir bavul hazırlığı gibi değil, istikbale attığın çekirdek gibi gelir bana. Hani çam ağaçları, bir orman yangını olduğunda kozalaklarını ileriye doğru fırlatırmış ya hani; "Ben yandım o yanmasın, yangından çok uzağa gidebils

"Ben yoksam siz varsınız"

Karanlık koridorların sonunu göremezsiniz bazen. Her tünelin sonundaki ışık bir türlü gelmez. İnsan dertlenir , kederlenir, yalnızlık ve hüznün binbir türlü halini konuk eder ruhunda. Çaresizliğin sükutu iner üzerine.Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat.." Dediği gibi Sâbit'in... Gam saatleri uzadıkça

Mutsuzluk yorumları

Şu evre ne zaman biter, başka bir üst eşiğe ne zaman geçeriz bilmiyorum ama, sosyal medya prototipi denilen bir tip türedi.Belli bir zümreye ait değil söyleyeceklerim. Belli kişilere de has değil. Gördüğü her şeye, herkese kötü bir şey deme yarışı. İlla kötü bir şey ama. Değerlendirme değil, iyi şeyleri takdir etme değil, sadece kötüleme. İnsanlar

Israr etmek

Bazı şeyler meşru gibi görülse de, aslında insan iradesine saygısızlık gibi geliyor bana. Bunlardan biri de ısrar etmek... Şimdi ne alaka diyeceksiniz. Anlatayım.Tanıdık eş dost yemeğe çağırır. Gayet güzel hoş sohbet başlarsın. Yemeğin sonuna doğru "doydum" dersin "biraz daha al" der. "Bir kepçe yeter fazla koymayın" dersin iki kepçe koyar. Bir yön

Recep Kök Ağabeyim

Sessiz sedasız bir hizmet kahramanını daha gönderdik vatan-ı asliye. Şu aralar peşpeşe ahirete uğurladığımız ağabeylerimizi düşündükçe...Önce İzmir'in ana umdesi, yılların Yeni Asya temsilcisi Hasan Şen ağabeyimiz, ardından Yeni Asya'da uzun yıllar farklı birimlerinde görev yapagelmiş kadim Yeni Asya çalışanlarından Abdullah Eraçıkbaş ağabeyim... V

Bilmek mi, olmak mı

Bilgi sahibi olmak insanı gerçekten iyileştiriyor mu, yoksa ruhu daraltıp kalpleri sertleştiriyor mu?

"Nesyen Mensiyye.." *

Hz. Meryem'in susma orucu üzerinden, doğru olduğundan emin olup da toplumun suçlaması altında ezilen insanın çaresizliğini sorguluyor: bu ızdırap, ruhun arınması mıdır yoksa gereksiz bir acı mıdır?

"Kur'ân kâinatı okuyor"

Kurstayım. Sabahın erken vakitlerinden itibaren gelen hanımlar, mırıl mırıl Kur'ân sayfalarını okuyorlar.Yan tarafımızda akan derenin küçük bir şelale oluşturan bendi, gürül gürül akan bir nehir sesi getiriyor kulaklarıma. Camdan bakarken kurs binasının hemen arkasından başlayan dağların azametiyle derenin sesi, okunan Kur'ân-ı Kerîm sesleriyle büt

Kavuşunca bitmeyenler

Kız Kulesi'nde akşam yemeği yiyen bir dostum sosyal medyada paylaşmış.Altına gelen yorum: Eee hani yemek yerken izlenecek Kızkulesi nerde Galata Kulesine çıkıp İstanbul'u temaşa edenler, hani bu güzel İstanbul manzarasında izlenecek Galata Kulesi nerde Bazı meseleler de böyle değil mi Karşıdan, uzaktan bakıldığında iç geçirdiğimiz, olması için dua

Gecenin kıyâmı

İplik iplik sökün ediyor düşünceler. Hece hece, harf harf, nefes nefes...Bir kızılca kıyametin tarifini yapar gibi... Bir kalb-i sükûnun izini sürer gibi... Nereye baksam, neyle uğraşsam, neye izin versem yüreğimde, hep bir yerlerden sızıp karşıma çıkan o şey... Beni bana tarif eden, bana beni anlatan şey... Bir söz kaç soluk eder Yarım kalıyor cüm

Zemherir

Her gün yeni bir hikâye okuyabilene. Her şey yeni bir kapı, adım.Takıldığım kaldığım yerler kendi kördüğümüm, ayıbım. Bir lâhzada olup bitiyor her şey oysa. Bir anın içine gizli bütün ömür. Tek bir gözyaşında saklı zamanın mührü. Açsak açılacak, çözsek çözülecek, kıpırdasak kırılıverecek esaret kapıları. Ama kör korkuya kurban verdik yarınlarımızı.

Bir Molla Lütfi vardı

Daha önce bir kitap hakkında böylesi bir yazı yazdım mı hatırlamıyorum.Ama bu kitap beni derinden etkiledi. Belki şimdi de maruz kaldığımız algı yönetiminin nasıl yapıldığını anlattığından, belki toplu linç furyasıyla, belki de başka şeyler... Bilmiyorum işte. Bir şekilde içine çekti kitap beni. İskender Pala'nın İtiraf adlı romanından bahsediyorum