Gökhan Özen'in düğün için ayırdığı parayla depremzede bir aileye ev aldığı haberi gündeme geldi. Önce şunu söyleyeyim: Yapılan şey çok kıymetli.
Bir gecede harcanıp gidecek bir parayla bir ailenin başını sokacağı bir ev almak, hayatına dokunmak, çocuklarının geleceğine biraz olsun güven katmak küçümsenecek bir davranış değil. Üstelik gazetecilik açısından baktığımızda da ortada haber değeri taşıyan bir durum var. Buraya kadar hiçbir problem yok. Ancak benim kafama takılan başka bir şey var. İyiliği yapan kişi neden daha sonra o iyiliğin ayrıntılarını anlatma ihtiyacı hisseder Gazeteci haberi yapar, insanlar okur, takdir eder. Fakat yardım eden kişinin çıkıp "Evet, yaptım" diyerek bunu doğrulaması, ardından neden yaptığını anlatması bana hep aynı soruyu düşündürüyor: İyilik neden sessiz kalmıyor
KİMSEYE FAYDASI YOK
Bugün neredeyse her şeyin fotoğrafını çekiyoruz. Yediğimiz yemeği, gittiğimiz tatili, aldığımız hediyeyi, kutladığımız doğum gününü... Bir noktadan sonra iyiliği de paylaşılacak içeriklerden biri haline getirdik. Birine yardım ediyoruz, kamera açılıyor. Bir çocuğa hediye veriyoruz, telefon kayda giriyor. Bir ailenin kapısını çalıyoruz, birkaç dakika sonra sosyal medyada milyonlarca insan o evin içini seyrediyor. Oysa yardım edilen insanın da bir mahremiyeti, gururu ve hayatı var. Hele konu depremzedelerse biraz daha dikkatli olmak gerektiğini düşünüyorum.
O insanlar zaten hayatlarının en ağır günlerinden geçmişler. Evlerini, yakınlarını, düzenlerini, hatıralarını kaybetmişler. Onların yaşadığı acının üzerine bir de "kime kim yardım etti" vitrini kurmanın kimseye faydası yok. Gökhan Özen örneğinde benim eleştirdiğim yapılan yardım değil.
Tam tersine, keşke imkânı olan çok daha fazla insan benzer şeyler yapsa. Ama keşke yardım yapanın sessizliğiyle tamamlansa. Gazeteci öğrensin, haberini yapsın. Buna sözüm yok. Çünkü gazetecinin işi gördüğünü, öğrendiğini kamuoyuna aktarmaktır. Fakat bazen haberi yapan konuşmalı, habere konu olan susmalı. Çünkü bazı davranışların alkışa ihtiyacı yoktur.
YARDIMLAR SESSİZCE YAPILMALI
Bir ailenin gece başını huzurla yastığa koyabilmesi zaten yeterince büyük bir karşılıktır. Son yıllarda iyiliğin bile PR çalışmasına dönüştüğünü görüyoruz. Belki de bu yüzden sessizce yapılan yardımlar bana çok daha değerli geliyor.
Fotoğrafı çekilmeyen yardımlar... Kapısına bırakılıp gidilen paketler... Adı açıklanmayan bağışçılar... Bence gerçek iyiliğin en güzel tarafı biraz da burada saklı.
Kimse alkışlamadığında da aynı şeyi yapabiliyor musun
Kamera kapalıyken de o kapıyı çalıyor musun
Adın gazeteye çıkmayacaksa da o parayı verebiliyor musun
Asıl mesele bu.
Gökhan Özen'in yaptığı yardımın değerini tartışmıyorum. Bir ailenin hayatına dokunmuş olması her şeyden önemli.
Ama bu olay bana yeniden şunu hatırlattı:
Gazetecilik haberi ortaya çıkarabilir.
Kamuoyu konuşabilir.
İnsanlar takdir edebilir.
Fakat iyiliği yapanın bazen yapabileceği en zarif açıklama, hiçbir açıklama yapmamaktır.

4