İsmail Kıllıoğlu

İsmail Kıllıoğlu

Milli Gazete
Kültür-Sanat 26 yazı 1 takipçi

Emeğin Hakkı

Bireysel düzeyde bile insan hayatını yaşamak, sürdürmek, korumak ve geliştirmek için bir başkasının yardımına, desteğine muhtaçtır. Bunların gerçekleşmesi öncelikle hareket, fiil, eylem ve davranış demektir. Kısacası çalışma ve dolayısıyla emek olarak adlandırılır ve öznesi de insandır. Ne var ki çalışma, özellikle emek sarf edilmesiyle meydana get

Hayatın şiiri-V

Cafer Keklikçi'nin şiirinde hayat sadece geçen bir olay değil, onu algılayan öznenin bakışıyla yeniden tanımlanıyor; peki çıplak gözle göremediğimiz bu gerçeklik, sanatçının aynasında hakikaten ortaya çıkıyor mu?

Hayatın şiiri-ıv

Atıf Bedir'in yöntemi, sanatçının hayatından hareketle eserini anlama kapısını aralamaktadır; peki sanatçının biyografisi gerçekten eserine bu kadar belirleyici midir?

Hüsrev Hatemi için

Bir hekim-şair, tıp biliminin feragat ve sevgi erdemlerine bağlı kalarak sanat ve bilimi birleştirdiğinde, bu çift kimlik gerçekten istisnaî bir değer mi, yoksa çağdaş aydında olması gereken temel nitelik değil mi?

Kendini Sömürten İktidarlar*

Yazarın iddiasına göre İran, sömürü politikalarına karşı bağımsızlığını kanıtlayan bir sınav vermektedir; ancak bu sınav gerçekten İran'ın mı, yoksa emperyalist güçlerin yeni stratejisinin başarısını mı ölçüyor?

Servetin kaynağı

Bir insanın maddi ve manevi emeğiyle, girişimiyle, çalışıp çabalamasıyla, sabır ve kanaatkârlığıyla, tutumlu davranmasıyla, daha başka özverileriyle, ihtiyaçlarından daha fazlası demek olan ve kısaca "servet" olarak tanımlanan imkâna sahip olması, kendiliğinden olumsuz bir nitelik şeklinde değerlendirilmemelidir. Her şeyden önce, insan, yeryüzünde

Yapılmasını istemediğin

Hayat olarak tanımlanan süreç içinde her insanın, her bireyin, her kişiliğin kendine özgü arzuları, hayalleri, umutları, beklentileri, zevkleri, mutlulukları vardır. Bunları kimileri açıkça, sıkça ve ısrarla dile getirirken, kimileriyse böyle yapmadan kendi içlerinde, zihinlerinde barındırıp korurlar. Her nasıl olursa olsun, insan, bilincinde olsu

"Büyük Şeytan"ın işleri

Filistin ve onun bir bakıma somut imgesi haline gelen Gazze sorununa bağlı İsrail yönetiminin vahşeti, güya barış niyeti nitelemesiyle zoraki bir iyimserliği çağrıştırır gibi olmuştu. Geçen haftaki "Barış Parodisi" yazısında bunun dünya kamuoyunun giderek yaygınlaşan ve yoğunlaşan tepkilerinin yavaşlatılmasına yönelik olabileceğine dikkat çekilmi

Barışın parodisi

Yunanca ve Latince "parodia" kelimesinden gelen parodi, Fransızca "parodie", İngilizce "parody" şeklini almıştır. Kısaca anlamı, ciddi bir eserin konusunun veya üslubunun gülünç biçimde değiştirilmesiyle meydana getirilen hicivli taklididir. Hezel, saçma sapan, belli bir mantıki tutarlılık içinde olmayan ve gülünç niteliği ağır basan söz, eser içi

Vasal

Birleşmiş Milletler'in Genel Kurulu çerçevesinde yapılan toplantılar ve görüşmeler, artık kendini bilmezlik sınırını da aşan ABD'nin başındaki kişinin gösterimine dönüşmüştü. Bu durum, ABD'nin insan ve düşünce temelinde ne kertede yetersiz ve sınırlı bir zihin yapısına sahip olduğu sorunuyla ilişkili görülebilir. Güç ve siyasetiyle, özellikle II.

Zeytin ve Vatan

İnsan yeryüzünde yaşamaya başladığından itibaren kendi imkân ve gücü oranında onun ancak bir kısmına hâkim olabilmiş ve hayatını da ona dayanarak sürdürebilmiştir. Bu hâkim olma ve hayatını sürdürme, tarihi süreçte, farklı şekillerde gerçekleşmiştir. Göçebelikten yerleşikliği geçiş ihtiyaçların, imkânların, güçlerin elvermesiyle farklı bir evreye

Bir mandacı olarak ABD

Daha önce bu sütunda "Manda devlet" başlığı altında dört yazı yayımlanmıştı. Batı emperyalizminin hukuki görünüm altında sömürünün belli bir düzeneğe (mekanizma) dayandırılması "manda" kavramında ifadesini bulmuştu. Bu çerçevede Ürdün, Suriye ve Irak "manda" statüsünden kendi kendini yönetebilir düzeye geldiği gerekçesiyle çıkartılmıştı. Aynı duru