İsmail Kıllıoğlu

İsmail Kıllıoğlu

Milli Gazete
Kültür-Sanat 37 yazı 1 takipçi

Bir hikâyenin çağrışımı

İnsanın, kendi varlığından başlayarak dışındaki varlıklara ve olgulara bakışı, onları duyumsayışı, algılayışı, kavrayışı, değerlendirişi ve yorumlayışı çeşitlilik gösterir. Böyle olması gerekir denebilirse de, bunun her zaman kabullenildiğini söylemek pek kolay değildir. Tarih bilimi başta olmak üzere, genel olarak inanç, düşünce, sanat, siyaset, i

Servetin kaynağı-VII

Bundan önceki altı yazıda servet ve servetin kaynağının neler olabileceği konusu üzerinde, bazı tarihi görünümlere veya durumlara da göndermeler yapılarak çağrışımlarda bulunulmaya çalışılmıştı. Çeşitli açılardan bakılarak "servet" olarak nitelendirilen durumun farklı tanımları yapılabilir, nitekim yapılagelmiştir de. Burada kategorik, belirli bir

"Yaralı Coğrafya"

Amerika ve İngiltere'nin Irak'ı işgal etmeye başladığı süreçte yazılan birkaç yazımı Evren Karadayı derleyerek "Yaralı Coğrafya" başlığı altında ESAM adına yayımlamıştı (2003). Orada "Bağdat-I", "Bağdat-II", "Ortadoğu Halkları", "Savaş Suçları Mahkemesi", "CAMUS'NÜN MEKTUBU", "SORULAR" VE "YARALI COĞRFYA" yazıları yer alıyordu. "Yaralı Coğrafya" o

Kendini sömürten iktidarlar-II

Bir yönetimin, devletin ve hatta toplumun, maddi ve manevi varlığıyla bir başka yönetimin, devletin ve kültürün hâkimiyetine teslim olması farklı yollardan ve şekillerden gerçekleşebilir. Nedenleriyse iktisadi, siyasi, dini ya da kültürel olabilir. Ancak dini ya da kültürel teslim olma farklı yönde ortaya çıkarak tasarlanan hâkim olma hedefini dai

Servetin kaynağı-VI

Genel olarak bireysel düzeyde bile insan, kendinden farklı yeteneğe, niteliğe ve özelliğe sahip olan diğerine karşı farklı bir duygu taşır. Bu duygu kimi zaman imrenme tarzında olabileceği gibi, kimi zaman da kıskanma, hatta çekememe şeklinde kendini gösterebilir. Bu tarz bir duygu taşıyan veya gösteren bakımından olumlu ya da olumsuz sonuçlar doğu

Akdeniz Bölgesi düşmanları-IV

Coğrafi konumu, sahip olduğu imkânlar dolayısıyla Akdeniz Bölgesi, özellikle "Ortadoğu" olarak tanımlanan bölge tarihi süreçte, kendi içinde iktidar mücadeleleriyle karışıklıklara, kargaşalara, yıkımlara, katliamlara sahne olmuştur. Pers, İskit veya Saka, sınırlı olsa da Yunan, Roma (Latin) istilaları, egemenlikleri, genel olarak halkları, toplumla

Hakikat ve İktidarlar

Varlık, olgu ve olay şeklinde üç temel kategori kapsamına giren "şey" hakkında, genel olarak iki değer ve yargı söz konusu olabilir: Hakikat ve batıl ya da doğru ve yanlış. Ancak varlık, olgu ve olay kategorileri kapsamında yer alanların değerlendirilmesi ve onlara ilişkin yargıda (hüküm) bulunulması farklılık gösterebilir ya da kendilerine özgü de

Akdeniz bölgesi düşmanları-ıı

Burada bahsedilen "Akdeniz Bölgesi" nitelemesinin farklı şekillerde tanımlanıp anlaşıldığını, tartışıldığını hatırlatmak gerekir. Sadece "Akdeniz" olarak tanımlanan denizi temel alan yaklaşımlar yanında, bu denizin bağlantılarını çeşitli etkenler çerçevesinde gözeterek geniş bir coğrafyayı kapsadığını düşünen ve ileri süren araştırıcılar, bilim ada

Akdeniz bölgesi düşmanları

Tarihi kayıtlara bakıldığında Akdeniz Bölgesi, insanlığın ve toplumların gelişmesinde, barış, huzur ve refah içinde yaşamasında olduğu gibi, gerilemesinde, savaşında, karışıklığında, yıkımında, yoksulluk ve yoksunluk içinde kalmasında da belirleyici ölçüde etkin olmuştur, çıkarımı, istidlali yapılabilir. Kendi içinde oluşan, gelişen, kurulan dengel

Hacı Ali Özal

Özel durumlara, ilişkilere, olaylara, konulara, tercihlere, beğenilere ya da kararlara, mümkün olduğu ölçüde burada yayımlanan yazılarda yer verilmedi. En azından yazının gözetmek zorunda olduğu böyle bir dikkat varsayılarak korunmaya çalışıldı. Elbette yazarın, isterse özel sınırları içinde bulunsun, birtakım konuları, durumları, sorunları okuyucu

Ova, orman, mera, maden

Yeryüzünün, arzın, toprağın, doğanın değişik yapı ve nitelikte olması, hayatın farklı şekillerde gerçekleşmesine imkânlar sağlamaktadır. Sahip olduğu bütün bu imkânlar ile de insanın hizmetine verilmiştir, daha doğrusu "emanet" edilmiştir. Emanetin veriliş nedenine ve amacına uygun kullanılması gerektiği önermesinden, verisinden, ödev ve sorumluluk

Emeğin Hakkı

Bireysel düzeyde bile insan hayatını yaşamak, sürdürmek, korumak ve geliştirmek için bir başkasının yardımına, desteğine muhtaçtır. Bunların gerçekleşmesi öncelikle hareket, fiil, eylem ve davranış demektir. Kısacası çalışma ve dolayısıyla emek olarak adlandırılır ve öznesi de insandır. Ne var ki çalışma, özellikle emek sarf edilmesiyle meydana get