İsmail Kıllıoğlu

İsmail Kıllıoğlu

Milli Gazete
Kültür-Sanat 48 yazı 1 takipçi

Adalet ve adaletsizlik

"Adalet ve adaletsizlik üzerine düşünelim", diyor, iki bin beş yüz yıl önce yaşamış olan Aristoteles "Nikomakhos'a Etik" (çev. Saffet Babür, Hacettepe Üniversitesi Yayınları, Ankara 1988)'inde. Adaletin ve adaletsizliğin hangi eylemlerle ilgili olduklarını, adaletin nasıl bir "orta" olduğunu, "hakkın" da nelerin ortası olduğunu, adı geçen eserinin

Aykırı bir kişilik: Nuri Pakdil

Ölüm yıl dönümü vesilesiyle de olsa uygarlık bağlamında İslam ve Müslüman dünyanın durumunu, sorunlarını, özellikle sanat ve edebiyat önceliğinde kavrayıp ortaya koyma çabası içinde olan düşünürleri, sanatçı ve edebiyatçıları, araştırmacıları, eylemci kişileri, siyasetçileri gündemde tutmak önemlidir. Böylece onların yöntemleri, düşünceleri, görüşl

Devlet ve Oligarşi

Devlet kavram ve olgusu çerçevesinde ileri sürülen görüşlerin çeşitliliği yanında, birbirinden farklılığı, onun tanımlanamaz mahiyette olduğundan ziyade çok boyutluluğunu gösterir. Görüşlerin çeşitli ve farklı olması, bir veya birden fazla boyutlarının esas alınmasından kaynaklanmaktadır denebilir. Ayrıca somut sayısız olay ve durumları kapsaması i

Bir sanatçıya göre sanat ve sanatçı

Sanat ve edebiyat, onunla birlikte ve öncelikle düşünce alanında arayışlar, sorgulamalar, yenilemeler çaba ve uğraşları yeterli düzey ve derecede olmadığı takdirde, insan ve toplumu temelde ilgilendiren siyaset, iktisat, hukuk vb. alanlar sadece sözde bir konumda kalırlar. Bir hatırlatma vesilesi olarak bir yazarın, romancının, aynı zamanda yaşadığ

Bir Hikâyenin Çağrışımı

İnsanın, kendi varlığından başlayarak dışındaki varlıklara ve olgulara bakışı, onları duyumsayışı, algılayışı, kavrayışı, değerlendirişi ve yorumlayışı çeşitlilik gösterir. Böyle olması gerekir denebilirse de, bunun her zaman kabullenildiğini söylemek pek kolay değildir. Tarih bilimi başta olmak üzere, genel olarak inanç, düşünce, sanat, siyaset, i

Servetin kaynağı

Toplumsal ilişkinin birey(ler) nazarında ve toplum içinde belirgin, hatta imrendirici statü, yani konum ve etki sağlar bir düzey oluşturması gibi niteliğe dönüşmesi, sadece manevi değil maddi kazanımların elde edilmesi tarzında da kendini gösterebilir. Özellikle manevi anlamda daha açıklayıcı olması ve somutlaştırmak için siyaset alanında faaliyett

Servetin kaynağı-IX

Olgu olarak siyaset insan eyleminin yansıtıldığı ve gerçekleştiği bir alan olması itibarıyla diğer insani eylemlerin bağlı olduğu ilke, kural ve değer ile anlam kazanır. Nasıl bir insan eylemi olarak, mesela iktisadi faaliyet gerçekleşmeye başladığında birtakım ilke, kural ve değer ile bağlıysa, siyaset de, kendi mahiyeti gereği böyle anlaşılmak ve

Servetin Kaynağı- VIII

Servetin kaynağının belirlenmesi yanında, belki daha önemli bir nitelik gösteren, onun gerçekleştiği alanların önemli bir işleve sahip olduğunu göz önünde tutmak gerekmektedir. Her şeyden önce servet olgusu ya da olayı mahiyeti ve niteliği gereği iktisadi ya da ekonomik olarak adlandırılan alana aittir. Ancak servetin, bir ölçü ve değer olarak konu

Ali Haydar Haksal için

Hayatı, bir anlam ve amaç bağlamında algılayan, anlayan ve kavrayan bir insan için ayrılıklar, hasretler, çileler, acılar, yoksunluklar, yokluklar, hatta ölümler bile onun içindedir. Bu inanç olarak da sunulmuş ve buyurulmuşsa, hayat ile ölüm ayrılamaz bir bütünün ancak değişen görünümü niteliğinden başka bir anlama gelmez ve yorumlanamaz. Ancak an

Öykünün İnsanı

Sözün insanı hayvanlardan ayırdığı, onun bir bakıma bir türü olan dilin de toplumları veya ulusları birbirinden farklılaştırdığı ve böylece ilk toplumsal kurum olduğu, J.J. Rousseau tarafından ileri sürülmüştür. Bu görüşünü gerekçelendirmek bakımından şöyle bir çıkarım yapar: "Bir insan başka biri tarafından hisseden, düşünen ve kendine benzeyen bi

Adaletin diyalektiği

Hukuk alanında kavramlar, kurallar ve ilkeler, özgül tanımlar ve anlamlara sahip olsalar da, hukukun, bir yönüyle toplumsal olgu olma niteliği dolayısıyla, herkesi ilgilendiren bir içeriğinin bulunduğu söylenebilir. Bu hususta açık, kesin bir bilgi ve kavrayış içinde olunup olunmaması tali, yani ikincil bir özelliktir. Hukukun kavramları, kuralları

Bir hikâyenin çağrışımı

İnsanın, kendi varlığından başlayarak dışındaki varlıklara ve olgulara bakışı, onları duyumsayışı, algılayışı, kavrayışı, değerlendirişi ve yorumlayışı çeşitlilik gösterir. Böyle olması gerekir denebilirse de, bunun her zaman kabullenildiğini söylemek pek kolay değildir. Tarih bilimi başta olmak üzere, genel olarak inanç, düşünce, sanat, siyaset, i