Kültür-Sanat

Kültür, bir milletin hamurudur

HTTP/2 200 date: Thu, 18 Jun 2026 01:45:06 GMT content-type: text/html; charset=utf-8 server: cloudflare cache-control: max-age=30 expires: Thu, 18 Jun 2026 01:45:22 GMT x-lb-cache: HIT x-platform: desktop x-cf-platform: desktop content-encoding: gzip nel: {"report_to":"cf-nel","success_fraction":0.0,"max_age":604800} vary: accept-encoding age: 14 last-modified:

Mehmet Yardımcı

Bir rüyanın gerçekleşmesi: ÇEDES

"Cami- okul kardeşliği hayata geçirilsin, öğrencilerimize minarenin gölgesinde değerler eğitimi verelim." Bu proje Din Öğretim Genel Müdürlüğü bünyesinde hayata geçebilir denilerek Abdülaziz Bey, Bakanlığa alındı. Unvanı yok, yetkisi yok, emrinde kimse yok. Abdülaziz yorulma bilmeyen adam, öğrencilere insanî, İslamî, milli değerleri

Ali Erkan Kavaklı

Marx Türkçe, Engels de Farsça öğrenmeye kalkmıştı

Öte yandan Basra Körfezi ile Hazar Denizinde İngiltere ile Rusya arasındaki rekabet kızışmıştı. İşte tam bu sırada Londra'da mülteci olarak bulunan Friedrich Engels bu 'küçük dünya savaşı'nı anlamak ve analiz etmek için masaya oturdu ve Farsça öğrenmeye başladı. Arkadaşı Karl Marx'a yazdığı mektupta Arapçayı "Semitik dillere karşı doğuştan nefretim var"

Mustafa Armağan

Hem söver hem geçer hem uçarlar

Emekçi derler, emekçilerin emeklerini sömürürler. Milletin sırtından geçinirler, geçindikleri sırtlara sırt dönerek; aşağılar, hor bakar, hizmetçilerine, çalışanlarına mülteci muamelesi yaparlar. Türkiye'nin birliğinden, bütünlüğünden asla hoşlanmadıkları gibi kalkınmasını zerre istemezler. Bu konuda örnek çok ama birkaç hususu hatırlatarak, neden hem söver hem geçer hem uçarlar meselesine değinelim.

Hüseyin Öztürk

On Yedinci Sözdeki Mahmud kim -1

Bir kardeşimizin: "Sultan Mahmudların ma'lum ve ma'rûf bir aşk/meşk hikâyesi var mı aceb" diye sorması üzerine yaptığım bu çalışma Risâle-i Nurdaki Farisî bir beytin şerhi mesâbesindedir.Onyedinci Söz'ü okumuş olanlar, mezkür sorunun niçin sorulduğunu hemen anlamışlardır. Üstad "Barla Yaylası, çam, katran, ardıç, karakavağın bir meyvesidir." beyânıyla yazdığı Fârisî beyitlerin birinde şöyle demekte:

Nahit Topaloğlu

AK Parti Takımı mı, Türk Millî Takımı mı

AK Parti Millî Takım Marşı, dertlerimizin üstüne tüy diken bir sorumsuzluk eseri olarak geldi. Her konuya girişte dertleniyoruz ya, yine oradayız. Çözümleriyle beraber konuşacağız. Başka türlü girdiğimiz "ben ve diğerleri" ruh bozukluğundan çıkamaz, bir olamayız.Önce buraya nasıl geldiğimize bakalım. İyi bir millî takımımız var. Beklentilerin yüksekliğini karşılayacak

A. Yağmur Tunalı

LGS'nin Gözyaşları

13 Haziran Cumartesi günü yaklaşık bir milyon öğrenci LGS'ye (Liselere Giriş Sınavı) girdi. Bu öğrencilerimizin yaklaşık yüz bini LGS'den aldıkları puana göre bir proje okullarına yerleşecek. Geri kalan öğrenciler ise adrese dayalı evlerine yakın bir okula yerleşecek. Bazı okullarda diplomaya göre öğrenci alacak. Bu yıl yapılan LGS soruları zordu. Özellikle matematik

Ali Barskanmay

İnsanın insana emanet edildiği saha

Eskiler sabah namazı sonrası şafağın serinliğinde, çarşıda dükkânların kapısını anahtarın yanı sıra "Bismillah" diyerek halis niyetle açarlardı. Şimdilerde ticaret denilince akla sadece rakamlar, kâr marjları ve soğuk hesap kitaplar geliyor.Oysa ticaret, rakamların eşyayı kovaladığı bir koşturmaca değildir. Bu meydanın yıkılmaz iki ana direği vardır: Biri kalpleri

Yetenekli Kalemler

Görgüsüzlüğün merasim hali

Hızlı zenginleşmelerde kültürel değişim süratli oluyor, görgü koşarak gelse bile bu değişime yetişemiyor. Son yıllarda bizde olan da bu, hızlı zenginleşmiş gruplar yeni tekno-teşhircilik dalgasının da tesiriyle kendilerine yeni yeni icatlar çıkarıyor, merasimler icat ediyor, bu merasimlerle sadece görgüsüzlüğün değil, zevksizliğin de dibini buluyorlar. Bunu yaparken bağıra bağıra ifade ettikleri,

Gökhan Özcan

Cumhuriyet yalnız değildir!

En açık şekliyle dile getirmek gerek: Türkiye Cumhuriyeti'nin var ettiği yurttaşlar olarak bizler, bugün bu cumhuriyete sahip çıkmakla sorumlu insanlarız. Geleceği kuran geçmişin ta kendisi olan cumhuriyet için bu sorumluluğumuz, yaşamsal olduğu kadar tarihîdir de. Türkiye Cumhuriyeti, basitçe bir yönetim biçimi ya da kurumlar bütünü değildir;

Ali Apaydın

Sanatın Belleği-Toplumun belleği

Önceki akşam İstanbul Müzik Festivali'nde AKM'deki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası'nın (BİFO) "Morriconene ile Sinemanın Sesi" konserinden çıkarken karmakarışık duygular içindeydim. Muhteşem bir konser dinlemekle kalmamış, eşsiz bir yolculuğa da çıkmıştım. O melodiler, bir anda bizi onlarca yıl öncesine götürdü. Kimi zaman çölde bir kovboyun yalnızlığına, kimi zaman

Zeynep Oral

"Altı Ok"la Atatürk'e saldıranlar

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

Bir şairi yakından tanımak

HTTP/Onun şiiri üzerine bir kitabı tanıtacağım:Halk Şiirinin Neoklasik Şairi Abdurrahim Karakoç- Ramazan AvcıSıralaması şöyle:Ön SözAbdurrahim Karakoç'un Hayatı Kişiliği ve EserleriAbdurrahim Karakoç

Doğan Hızlan

Üretken Yapay Zekâ Çağında Öğrenci ve Öğretmenin Özneliği

Yapay zekâ teknolojisi yaşamın tüm alanlarını hızla değiştirmeye devam ediyor. Özellikle, büyük dil modelleri (LLM) gibi üretken yapay zekâ teknolojilerinin erişilebilir olması ile tüm dünyada büyük kitlelerin günlük yaşamlarına bu teknolojiler çok kolay bir şekilde girebildi. Belki de tarihte ilk kez dünyada bu kadar büyük ölçekte kitleler bir teknolojiyi bu kadar hızlı benimseyerek günlük yaşamlarında kullanmaya başladılar.

Prof. Dr. Mahmut Özer

Okul içinde okul

Hayatın kendisi ömürlük bir okuldur. Bu yüzden öğrenmenin belli bir yaşı, mekanı ya da zamanı yoktur. Bazen asırlar öncesinden gelen bir atasözü, bazen bir büyüğün öğüdü yolumuzu aydınlatır. Kimi zaman da bir romanın satırlarında, bir fotoğrafın karesinde ya da birkaç dakikalık bir filmin sahnelerinde önümüze yeni bakış açıları serilir. Sanat eserleri bu yönüyle okul içinde okul gibidir. Çünkü

Bedir Acar

İstanbul'da yağmura kafa tutan hafta sonu

HTTP/Tan Taşçı'nınstadyum zaferiİlk durağım, Tan Taşçı'nın Tüpraş Stadyumu'ndaki konseri. Tan'ın ilk İstanbul stadyum konser serisinin de ilk gecesi. İğne atsanız yere düşmeyecek kapalı gişe konser manzarası var. Hava rüzgarlı ve yağmurlu. Kapıda ise bitmek bilmeyen bir kuyruk var. Bu aynı zamanda içeride nasıl bir enerji patlamasının yaşanacağının habercisi.

Sinem Vural

Bir Ziya Osman şiirinde talep, kanaat, teslimiyet, mekân ve sükût...

Ziya Osman Saba'nın "Her Akşamki Yolumda" adlı şiiri, ilk bakışta yorgun bir insanın akşam vakti bir camiye sığınma arzusunu dile getirir. Fakat şiirin derinine inildiğinde, burada yalnızca yorgunluk değil; talep, kanaat, teslimiyet, mekân ve sükût etrafında kurulmuş zarif bir ruh hâli vardır.Şair şöyle başlar:"Her akşamki yoluma koyulmuş gidiyorum.

Ömer Lekesiz

Abdurrahim Karakoç

Bizim Anadolu topraklarında ulu dağlar gibi yüce şairlerimiz vardır. Yaşarken de çok sevilir, vefatlarından sonra da rahmetle, muhabbetle anılır ve hiçbir vakit yerleştikleri gönül tahtımızdan inmezler. Abdurrahim Karakoç bu abide şahsiyetlerden biridir. Şiirimizin her zaman bir ulu çınarı olarak tanınır, bilinir ve sevilir. Henüz çocuktuk. 1970'li yıllardı. "Kör

Mehmet Nuri Yardım

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (329)

Müslümanlık düşmanı Kemalizme göre, domuz eti yemek de ilerilik! Bu fikrin sözcüsü ise, Mustafa Kemâl'in değişmez Hâriciye Vekîli! Nevyork'ta münteşir haftalık Time mecmûasının 15 Ağustos 1927 târihli nüshasında (s. 12), Mustafa Kemâl'in Macedonia Risorta günlerinden beri yakın arkadaşı ve değişmez Hâriciye Vekîli Tevfik Rüştü hakkında

Yesevizade Alparslan Yasa

Şairin gölgesi ve şiirin kendisi

Edebi metinleri tartmak neden bu kadar zor Çoğu zaman metin ile yazarı birbirinden ayırt etmek mümkün olmuyor; özellikle de söz konusu isim çok ünlü ise. Bu durum, şairler söz konusu olduğunda daha da çarpıcı bir hâl alıyor.Kendi hayatımda oldukça erken bir dönemde fark ettiğim sarsıcı bir gerçek var: Yere göğe sığdıramadığımız pek çok ismin yazdıkları ile yaşantıları arasında

Şenol Kaluç

"Buzzzzz gibi Alaska frigooooo!"

'69'da Suâdiye'de oturduğumuz Uğur Apartmanı'ndaki caddeye bakan dairemizi iyi anımsıyorum. Girişte solda mutfak, sağda tuvalet vardı. Oradan salona geçiliyordu. Salonun sağındaki kapıdan girinceyse, sağda ve solda iki oda ve onların ortasında bir banyo karşımıza çıkıyordu. Salonun sadece iki duvarında pencere yoktu, oralara da babamın Siirt'te yaptırdığı siyaha boyalı

Taner Ay

Cumhuriyet devrinden CHP'yi çekip alırsanız

Rahmetli Erbakan kısa süreliğine iktidar olmuştur ama daha önceki hükümet ortaklıkları ve tek başına iktidar olduğu dönemdeki atılımları ile o güne kadar uygulanmayan bir işi başarmış, D-8 gibi bugünlere fevkalade bir anlamı olan güçlü Müslüman ülkeleri bir araya getirmiştir. Tayyip Erdoğan ise 25 yıla baliğ olan devri iktidarında tüm Türkiye Tarihinde yapılan toplam hizmetleri katlamış

İdris Günaydın

Körler ülkesinde uyanık olmak

Karanlıktan niye korkarız Cehaletten hoşlanmayışımızın sebebi nedir Neden hep aydınlık bir dünyanın hayallerini kurarız Uyanış neden önemlidir Teyakkuz ile uyuşukluk neden hayat ile ölüm kadar birbirine uzaktır Jose Saramago'nun Körlük adlı romanı bir bakıma bu sorulara bazı cevaplar veriyor. Her ne kadar metin, fizyolojik körlüğün insan hayatında yarattığı olumsuzluklar üzerine kurgulanmış

Prof. Dr. İsmet Emre

'Anın İçinde' 54. İstanbul Müzik Festivali

54. yılına giren İstanbul Müzik Festivali yıllar geçtikçe bir yanda olgunlaşıyor öte yanda geleneklerini daha derinleştiriyor. Rahmetli Dr. Nejat Eczacıbaşı'nın ilkelerini hiç sektirmeden düzenle yeni kuşaklara taşıyor. Festivalin bu yılki anafikri "Anın İçinde (Here and Now)". Önce yadırgadım, çok soyut geldi; sonra düşündükçe felsefi bir derinlik buldum bu başlıkta. Festival direktörü

Evin İlyasoğlu

Atatürk'e ve Cumhuriyet'e Suikast - 'İzmir Suikastı'

"Benim naçiz (değersiz) vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır (sonsuza kadar yaşayacaktır)." (Gazi M. Kemal Paşa, 19 Haziran 1926) 15 Haziran 1926'da ortaya çıkan Atatürk'e yönelik İzmir Suikast Girişimi'nin üstünden

Sinan Meydan

'Hayatımın sonuna kadar sahnede olacağım'

Rock müziğin unutulmaz şarkılarına imza atan Teoman, 10 Haziran'da Beşiktaş Tüpraş Stadyumu'nda gerçekleştirdiği ve büyük ilgi gören konserin ardından duygularını paylaştı. Sanatçı, konserin kariyerindeki en özel anlardan biri olduğunu belirterek gelecekteki stadyum konserleri için hazırlıklara başladıklarını açıkladı. Sanatçı,

Hakan Uç

Sanat tarihinin ilk 11'i

HTTP/Futbolla yatıp erkenden futbolla kalkıyoruz. İngiliz gazeteci ve yazar Simon Kuper, 1994 yılında yayımlanan kitabında "Futbol asla sadece futbol değildir" diyerek, futbolun yalnızca doksan dakikalık bir oyundan ibaret olmadığını; politika, kültür, sosyoloji ve tarihle derin bir bağının bulunduğunu vurgulamıştı.

İhsan Yılmaz

Sol duyu

İleri görüşlülük, mantıklılık, basiret vb. kavramlarının karşılığı olarak sağduyu sözcüğünü kullanıyoruz. İçerdiği anlamlar bütünü bakımından pek de sevdiğim bir sözdür. Fakat neden "sağ" duyu Beynimizin sağ lobu duygusal dünyamızla, hayallerimizle ilgili olduğu için mi Öyle de olsa "sağ" sözü yine de yanlış yerde kullanılmış!,

Ataol Behramoğlu

Sanayi, Teknoloji, Bilişim, Girişimcilik ve Üretim Kolejleri

Fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, kolejler ve diğer liseler elbette çok önemli. Peki ya diğer liseler ya da günümüz koşullarına ve ihtiyaçlara göre yeni açılması gerekenlerİnsan gücü ve istihdam politikaları yeniden gözden geçirilmeli ve beklentiler ile eğitim yelpazemiz ne kadar örtüşüyor objektif bir gözle çok yönlü olarak değerlendirilmelidir.Lokomotif

Abbas Güçlü

"Ustam Ölmüş" (2)

Bu köşenin daimî okuyucuları otuz yıldır yazılarımı hangi açıdan yazdığımı biliyor. Gençler ve ilk defa bendenizin bir yazısını okuyacaklar için şunu söylememe müsaade edin lütfen: Hayata dair büyük cümleler, büyük genellemeler yapmaktan itina ile uzak dururum. Gündelik hayatın izinde, gündelik hayatın zaman ve mekân örgütlenmesi etrafında, dönemleri kavramaya, anlamaya çalışırım. Bu anlamda,

Fatma Barbarosoğlu

Amerika'da lise

Yurt dışında lise eğitimi denildiğinde akla ilk gelen ülkelerden biri hiç şüphesiz Amerika Birleşik Devletleri. Her yıl dünyanın dört bir yanından on binlerce öğrenci, yalnızca üniversite eğitimi için değil, lise yıllarını da Amerika'da geçirmek için başvuru yapıyor. Peki Amerikan liselerini bu kadar cazip kılan nedirÖncelikle Amerikan eğitim sistemi, öğrencilere erken yaşta kendi ilgi

Ebru Doğdu

'Amcam Sokrat'* ya da yönetilemez yaratıcı düşünce

Victoria R. Holbrook ile ile hiç görüşmedik. Bazen, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde hocam Ali Alparslan'ın odasında karşılaşmış olabilir miyiz diye zihnimi yokluyorum fakat bir sonuca varamıyorum. Zaman tam oturmuyor. Ali Toy geliyor gözlerimin önüne. Başka başka isimler. Yine de Ali Alparslan ismiyle onun hatıratında karşılaşmak heyecan verdi bana. Başka yönden yine zihnimi

Ömer Erdem

Türk tiyatrosunu eleştirilerle okumak

Gazetemizin yazarı Dikmen Gürün'ün "Bir Dönem Üstünden Türk Tiyatrosunu Eleştirilerle Okumak" başlıklı yapıtı nisan ayında çıktı. ENKA Sanat'ın katkılarıyla Doğan Kitap tarafından yayımlanan 507 sayfa uzunluğundaki kitap, Bülent Erkmen'in -Gürün'ün portresini içeren- şık kapak tasarımıyla daha da zenginleşen, 22x27 cm boyutunda, özenli bir görsel çalışma sunuyor.

Ayşegül Yüksel

2026 LGS: Eleme mi ölçme mi

2026 LGS, yoğun tartışmalara neden oldu. İlk değerlendirmelere bakıldığında öğrencileri elemeye yönelik olduğu yönünde. Sınavın amacı ölçme üzerine değil de eleme üzerine kurulduğunda öğrencilerin gerçek seviyesini belirlemek de mümkün değildir. 2026 LGS bu yönüyle tartışmalı geçen bir sınav olmuştur. Sınavların amacı öğrencileri geleceğe hazırlamaktır. Eleme sisteminde

Ali Bal

Ganimet ekonomisinin sosyolojisi: Namuslu'dan Muhsin Bey'e Türkiye'de...

Türkiye'de popülist büyüme rejimi yalnızca siyasetçilerin halka dayattığı bir model değildir. Toplumun önemli bir kısmı da kısa yoldan sınıf atlama, ranttan pay alma, himaye ilişkileri içinde korunma ve üretmeden zenginleşme beklentisiyle bu rejime rıza göstermiştir. Bu yazıda enflasyonist politikalara rıza gösteren bu toplumsal yapının anatomisini dört Yeşilçam Filmi üzerinden anlatmaya çalışacağım.

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Huylu huyundan vazgeçer mi Tek parti devri yolsuzlukları

* Yolsuzluk her cemiyette olur. Ama tek parti sisteminde, partiler bir müddet sonra siyasi komitaya veya siyasi şirkete dönüşür. Vurup kırmadan, öldürmeden ve zenginleşmeden ayakta/hayatta kalamayacaklarını düşünürler. Kendilerini tek doğru saydıkları için, usulsüzlük ve haksızlıkları normal ve meşru kabul ederler.1908'de iktidara gelen komitacılar

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

İslam dönemi felsefesi (6)

Fârâbî'nin Tahsîlu's-saâde isimli eserinde felsefenin tarihini özetlediği meşhur bir metni vardır. Bu metinde Fârâbî, felsefe adı verilen hikmetin önce Irak halkı olan Keldânîlerde ortaya çıktığını, ardından Mısır halkına geçtiğini, sonrasında Yunanlılara, Yunanlılardan Süryanilere, nihayet Süryanilerden Araplara intikal ettiğini söyler. Bu oldukça kısa anlatı, felsefenin o zaman için

Ömer Türker

Balina Görünce Ne Yapmalı

Memleket dert üstü dert yaşıyor. Ama merak etmeyin, ekranda her şey yolunda. Mutlak butlanlar havada uçuşuyor, seçilmiş belediyelere operasyonlar düzenleniyor, sandıktan çıkan iradenin başına kimi zaman kayyım, kimi zaman soruşturma, kimi zaman da "bekleyin bakalım" gölgesi düşüyor. Şirketlere kayyım atanıyor, enflasyon cebimizdeki parayı sessiz sedasız kemiriyor, atamalar liyakatin değil sadakatin merdivenlerinden inip çıkıyor.

Güven Baykan

İnsanlığın ontolojik yok oluş felâketi!

Gazze'de yaşanan ve sadece bütün dünya tarafından seyredilen televizyonlarda adeta canlı yayınlanan ürpertici soykırım ile 500 bin çocuğun çalınması, katledilmesi, kanlarının emilmesi, sonra da yenilmesi, bunun da, Batı uygarlığını kuran Noam Chomsky, Stephen Hawking, Richard Dawkins, Joe Biden, Bill Clinton, Obama gibi büyük düşünürler, bilim adamları, sanatçılar ve siyasetçiler tarafından gerçekleştirilmesi Batı uygarlığını bir çıkmaz sokağın eşiğine getirip kilitledi.

Yusuf Kaplan

Çeşme'de Gastronomi Film Festivali

.* Gastronomi ve sinemanın buluşma noktası Uluslararası Gastronomi Film Festivali, Çeşme'ye çok yakışıyor. Geçen yıl da Urla'da olmuştu. İki yıldır takip ediyorum, henüz bebek bir festival. Umarım önümüzdeki yıl daha da iyi olur.* İlgimi çeken etkinlikleri izlemeyi de başardım. Bekir Kaya'nın moderatörlüğünde Celal Uysal ve Osman Serdaroğlu'nun

Sayım Çınar