Kültür-Sanat

Gerçekte ne istiyoruz

Bugüne kadar kendime sıklıkla sorduğum bir sorudur: "Gerçekte ne istiyoruz" Uzun yıllardır temel hak ve özgürlüklerden eğitime kadar pek çok konuda kalem oynattım ve bu soruyu her soruşumda, açıkçası hayal kırıklığına uğradım.Sorunları sıralarken bile nalıncı keseri gibi hep kendimize doğru yontuyor, çözümü kime ya da kimlere faydası olup olmadığı üzerinden değerlendiriyoruz.

Şenol Kaluç

İnsan nerede hata yapar

İnsan hata yapar. Bazen düşünmeden konuşur, yanlış bir karar verir veya doğru bildiği bir şeyin aslında yanlış olduğunu zamanla fark eder. Bunların hepsi insana mahsustur. Asıl mesele çoğu zaman hata yapmak değil; yaptığı hata kendisine gösterildiği hâlde onu kabul edememektir.İnsanın kendi yanlışıyla yüzleşmesi kolay değildir. Çünkü "Evet, burada ben hata yaptım"

Yetenekli Kalemler

Hayatla ölüm arasında Cahit Sıtkı Tarancı

Şairler gökyüzünün yalnız kuşlarıdır. Yaşam adı verilen bu bahçede bir daldan ötekine konar, bir çimenden diğerine yürür, şarkılar söyler, ağıtlar yakar, sevinir, üzülür, terler, üşür, yorulur ve bir köşede hayata veda ederler. Gökyüzünün yalnız kuşlarıdır onlar, yalnız doğar, yalnız yaşar, yalnız ölürler. Belki de bu yüzden her şair öldüğünde bir ağaçtan bir

Prof. Dr. İsmet Emre

Kültür sanat tüketiminde karar kadınların

İSTANBUL Kültür Sanat Vakfı'nın (İKSV), genç sanatçıların eser üretimlerini ve uluslararası dolaşımlarını desteklemek için kullandığı Genç Sanatçı Fonu yararına, Londra Doğa Tarihi Müzesi'nde düzenlenen gala gecesindeki müzayedede toplam 215 bin sterlinlik bağış satışı yapılmıştı.10 Ekim tarihinde gerçekleştirilen etkinlikte toplanan bağışlarla fona yaklaşık 310 bin İngiliz sterlini tutarında ek kaynak aktarıldığı açıklandı.

İhsan Yılmaz

Şiirden Şuura, Siperden Cepheye: Millî Görüş Hareketi

Herkesin dilinde terennüm edilen şiirler vardır. En az birkaç mısrası ezberimizdedir bu şiirlerin. Her bir mısrası hafızamızda derin izler bırakır. Ve bu izi çoğu zaman şiirin şairinden ziyade, onu okuyan kişi bırakır. Hele ki ortaokul çağında bir çocuksanız, o şiirin şairini sonradan tanırsınız. İşte o konuşmacı, etkili bir okuyuşla dinleyiciyi alır, götürür bilmediğiniz

Burak Tekiner

Yapay Zekâ Mehmet Nuri Yardım

Hiçbir yeniliğe peşin hükümle yaklaşmamak gerek. Ben de teknolojideki gelişmelere genelde olumlu bakarım. 2000'li yıllarda kültür sanat sitesi Sanatalemi'ni kurduğumda pek çok kişi şaşırmıştı. Galiba haklı olarak, "Bir edebiyatçı teknolojiden ne anlar" diye düşündüler. O sitemiz düzenli ziyaret edilen bir mecra oldu, 40 köşe yazarımız istikrarla yazdı. Siteyi bilahare ESKADER'e hibe ettim.

Mehmet Nuri Yardım

MUSTAFA KEMÂL'İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (407)

Cemâl Paşa'nın Pâris temâsları ve sonrasında Almanya'yle gizlice ittifâk Askerî Ataşe Binbaşı Ali Fuad Erden, Ağustos başında, Fransa'da tahsîlde bulunan 25 zâbit ve askerî doktor ile berâber yola çıkmadan evvel, Temmuz 1914'te, Îtilâf Devletlerine ittifâk teklîf etmek üzere Pâris'de temâslarda bulunan Bahriye Nâzırı Cemâl Paşa'ya refâkat ediyor. Cemâl̃ Paşa,

Yesevizade Alparslan Yasa

Sağımda Zaharof İskelesi solumda Ahır Palas önümde Mühürdar Bahçesi...

Son otuz altı yıl içinde Kargalı'da kimse kalmadı, Süleyman Fransa'ya, Vedat ise Almanya'ya yerleşti. Ayça da bildiğim kadarıyla Fethiye'de yaşıyor. Biliyorum, Kargalı'nın toprak bahçesini, ayakları kırık ahşap masalarını ve sandalyelerini soracaksınız, ben de anıları için onların arkasından estavdi'ullâhe emâneteke diyeceğim.Bu

Taner Ay

Asrın fon vurgunu adım adım geldi!

Bu bir piyasa kazası değil, özenle hazırlanmış bir vurgun tasarımı. Getiri sanal olarak üretildi, halkın parasıyla büyütüldü, kazanç fonun dışına çıkarıldı. Vurgun gizli değildi. Borsada, KAP'ta ve TEFAS'ta herkesin gözü önünde işlendi. SPK'de ve Borsa İstanbul'da denetimi sağlayan kurullar gelmekte olan tehlikeyi görmelerine karşın ne denetim kurullarını

Miyase İlknur

İmza gününden izlenimler

Geçen hafta Zorlu Alışveriş Merkezi'ndeki Remzi Kitabevi'nden yayımlanan "İki Âlem Arasında-Ali Darmar" başlıklı kitabımı imzaladım. İmza günlerinin en güzel yanlarından biri nice eski dosta rastlamak ve sizin kitabınızı okumuş gençlerle buluşmaktır. O kadar eski dost gelmişti ki, tam iki buçuk saat imza attık Ali ile ikimiz. Bazıları da eski

Evin İlyasoğlu

Başkent Ankara, Cumhuriyet ve İngilizler

Dün Ankara'nın başkent ilan edilmesinin (13 Ekim 1923) 103. yıl dönümüydü. Ankara, emperyalizme karşı ulusal direnişin, saraya-sultana karşı ulusal egemenliğin karargâhı oldu. Mustafa Kemal Atatürk, Türk tarihinde, üzerine saray-sultan gölgesi düşmeyen ilk meclis durumundaki TBMM'yi Ankara'da açtı. Yeni Türk Devleti, Türkiye Cumhuriyeti, Anadolu'nun kalbinden, Ankara'dan yükseldi.

Sinan Meydan

Devlet ve Oligarşi

Devlet kavram ve olgusu çerçevesinde ileri sürülen görüşlerin çeşitliliği yanında, birbirinden farklılığı, onun tanımlanamaz mahiyette olduğundan ziyade çok boyutluluğunu gösterir. Görüşlerin çeşitli ve farklı olması, bir veya birden fazla boyutlarının esas alınmasından kaynaklanmaktadır denebilir. Ayrıca somut sayısız olay ve durumları kapsaması için, temel alınan boyutların genel ve soyut

İsmail Kıllıoğlu

Diplomalı çaresizlik!

Eskiden diplomasızlar işsiz kalırdı, şimdi diplomalılar işsiz! Eskiden okumuşlar daha çok kazanırdı, şimdi ustalar. Dünden bugüne değişen tek şey işsizlerimizin niteliği sürekli yükselirken maaşlarının azalması!Sevinelim mi, ağlayalım mı..Bir ülke için en büyük zenginlik okumuş insan gücüdür. Ülkelerin kalkınmışlığı ile okuma oranları arasında derin bir korelasyon var.

Abbas Güçlü

Koltuk gitti maskeler düştü!

İzmir'de tiyatro sahnesinin önünde perde kapanırken arkasında bambaşka bir oyun oynanıyormuş meğer! Yıllardır dillerinden düşürmedikleri emek, adalet, halkın iradesi ve saray karşıtlığı söylemlerinin, sıra kendi koltuklarına gelince nasıl da buharlaştığını görmek için yeni bir oyuna gerek kalmadı. Siyasi dengeler değişti, koltuklar sarsıldı, istifalar peş peşe geldi. Şimdi sormak gerekiyor:

İlker Gezici

Kimliği var ama hayatta yok!

Bir şarkıcı düşünün... Adı var, yüzü var, doğum tarihi var. Hayranları onu takip ediyor, sahneye çıktığında izliyor, yeni şarkısını bekliyor. Ama konser bittiğinde kulise gitmiyor. Çünkü ortada gerçek bir insan yok! Çin'in yapay zekâyla oluşturulan sanal yıldızı Yuri'den söz ediyorum. ABC'nin 7 Ekim tarihli haberine göre Yuri'nin resmî kimlik kaydında adı, doğum tarihi,

Hakan Uç

Bir şehri uyandırmak...

Sokağa adım attığımda henüz sabah ezanı patlamamıştı bile. Resepsiyondaki görevliye etrafta başıboş köpek benzeri baş etmekte zorlanacağım bir varlığın olup olmadığını sordum. Gayri ihtiyari sağ kolunu kaldırdı, bu istikamette yürüyün dedi. Kiremit kırmızısı tenteli, az katlı, alabildiğine geniş odalı oteli geride bıraktığımda ezan çoktan yıldızlara elini uzatmış bir elmas gibi koparıyordu

Ömer Erdem

Yapay zekâ çocuklarımızı bizden daha mı iyi tanıyacak

Çocuğunuzun en yakın arkadaşının kim olduğunu biliyor musunuz Peki en büyük korkusunu, kimseye anlatamadığı sırrını, geceleri uyuyamadığında aklından geçenleri Belki de bütün bunları sizden daha iyi bilen biri var. Üstelik o bir insan bile değil. Yapay zekâ artık çocuklarımızın yalnızca ödevlerine yardımcı olmuyor. Onlarla arkadaşlık kuruyor, dertlerini dinliyor, aşk acılarına ortak oluyor,

Ebru Doğdu

Asrın mefsedeti

Cehaletten iyilik sadır olmaz. Zulme çanak tutacak iradeden bile yoksundur ama kendisi zulümdür. Yerel açıdan burnunun ucundaki zulmü görmeyen daha uzağa nasıl gitsin Bu zulüm beğenmemek ya da yapılanı eziyet zümresinden kabul etmemekten kaynaklanmaz. Cahildir, bizzat zulmü, zulmün kendisini hak zanneder. "Sallandıracaksın üç beş tane Sultanahmet Meydanı'nda, gör bak bir daha yapıyorlar

İshak Koç

Medeniyet, Güç ve Yeni Dünya Düzeninin Çelişkileri

Uluslararası siyaseti anlamak için devletlerin ne söylediğinden çok, söyledikleriyle yaptıkları arasındaki mesafeye bakmak gerekir. Çünkü siyaset, çoğu zaman kendi gerçekliğini kavramlarla örter. Güvenlik, barış, demokrasi, uluslararası hukuk ve istikrar gibi kavramlar, bir taraftan ortak bir siyasi dilin unsurları olarak kullanılırken diğer taraftan güç ilişkilerini meşrulaştırmanın araçlarına

Mehmet Biten

Erzurumlu bestekâr ve sanat yönetmeni Sıtkı Sahil

Sıtkı ağabeyi şahsen tanımadan önce gıyaben tanıdım. Yıllar önce-nerdeyse kırk yıl önce-Erzurum'dan nakli mekân eden bu sanat adamının Balıkesir'de yaptığı çalışmaların, çalıştırdığı koroların yankısı ülkemizin dört bir yanında, tabii ki memleketinde de duyuluyor ve ondan övgüyle sözediliyordu. Bütün bu olup biten benim de kulağıma geliyor ve hatta sosyal medya üzerinden de görüyordum.

İsmail Bingöl

Edebiyatın kapağı sahipsiz mi

Yaşayan en büyük hikayecilerimizden Mustafa Kutlu'nun Bahtımın Yıldızı adlı yeni kitabı vesilesiyle dokuz yıl önceki itirazımı bir kez daha hatırlatıyorum.Dergah Yayınları, kitabı "gönülleri ısıtacak yeni bir hikaye" sözleriyle duyurdu. Ne var ki kapak tasarımı sosyal medyada kitabın içeriğinin önüne geçti. Pek çok okur kapağı beğenmedi; bet, ruhsuz ve zevksiz buldu.

Bedir Acar

Yapay Zekâ İçin Eleştirel İttifak Yaklaşımı

Yapay zekâ araçlarının ve özellikle büyük dil modellerinin eğitim sistemlerinde yaygın kullanımı, bu araçların uzun vadeli bilişsel etkileri ortaya çıktıkça tedirginlikleri artırmaktadır. Araştırma bulguları bu araçların kullanım sıklığının arttığına ve öğrenciler arasında giderek bağımlılık düzeyinde bir kullanım biçiminin yaygınlaştığına işaret etmektedir. İnsanın bilişsel yeteneklerini

Prof. Dr. Mahmut Özer

Azerbaycan nasıl Sovyet esaretine düştü

* Azerbaycan'ın 1920'de Sovyetler tarafından işgali, Moskova ile Ankara arasındaki anlaşmanın acı bir neticesiydi. Azerbaycan lideri Mehmed Emin Resulzade, bunu Anadolu'ya mukabil Azerbaycan'ın Bolşeviklere peşkeş çekilmesi olarak görmüştür.* Resmî tarihçiler, Ankara'nın önceliğinin Anadolu'yu kurtarmak olduğu,

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

Okulu Şiddet Sarmalından Nasıl Kurtarabiliriz

Maalesef Maraş olayından sonra okullarda şiddete başvurmak yol oldu. 15 Nisan 2026'da yaşanan olay şiddete meyilli çocukların kulağına kar suyu kaçırdı. Şeytanın aklına gelmeyeni hayata yeni filiz veren, bıyıkları terleyen, geleceğe dair umutları olan, hayatta beklediklerini bulamayan öğrencilerin aklına getirdi. Şiddet şiddetle çözülemez. Daha sıkı güvenlikle azalabilir ama çözülemez. Şiddet, şiddete giden yolları bulup bu yolları tıkamakla engellenir.

Ali Barskanmay

Haritayı başkaları çizerken...

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

Palamutun Bol Olduğu Hafta

Bu haftaya güzel bir sofradan başlayalım istedim. Biraz denize bakalım, biraz tezgâha, biraz mutfağa. Mevsimin bize sunduğu küçük sevinçlerden söz edelim. ünkü bu hafta palamut bol. Tezgâhlara bakınca insanın içi açılıyor. Kasaların içinde yan yana dizilmiş palamutlar, gümüş sırtlarıyla "mevsim geldi" diyor. Balığın en güzel tarafı da bu zaten; takvime bakmadan zamanı hatırlatır insana.

Güven Baykan

Sinema, eleştiri ve edebiyat üzerine

Geçenlerde İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin konuğu oldum. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhan Kandemir'in "TV Yayınları Analizi ve Eleştirisi" dersi kapsamında öğrencilerle bir araya gelerek televizyon, sinema, edebiyat ve gazetecilik alanlarındaki deneyimlerini aktardım.Neler mi konuştuk"Bütün her şey

Sayım Çınar

Kenti bütünüyle tanımak

KÜLTÜR YOLU programlarını önemli buluyorum. Bir kenti bütünüyle tanımanın bazı koşulları olduğu kanısındayım.Birçok öğenin içinde müziğin ihmal edilmemesi gerektiğini anımsatmak isterim. O kentin yetiştirdiği yazarların kitaplarının da ilgi zinciri içinde değerlendirilmesi kanısındayım.Müzikten başlayalım. Ziyarete gelenlere oranın ünlü bestecileri, âşıkları, onların besteleri, türküleri, uzun havaları da konserlerle tanıtılmalıdır.

Doğan Hızlan

Gençleri anlamak ama nasıl

Yakın zamanda iki genç şair adayı ziyaretime geldi. Bir dostum tavsiye etmiş. Şiirle ilgileniyorum diye. Şiirlerini getirdiler bir dosya içinde. Şiirlerini okudum. İçinden geldikleri gibi yazmışlar. Tıpkı sakız çikletlerinde yazılan şiirler gibi. Yakın zamanda, bir dostumun tavsiyesi üzerine iki genç şair adayı ziyaretime geldi. Bir edebiyat öğretmeninden ziyade şiirle ilgili

Eyyüp Azlal

Körleşme

Çoğunlukla yalnızlığın, kişinin tek başına kalmasıyla ortaya çıkan bir farkındalık hâli olduğuna inanılır oysa insan, en çok bir başkasının yanında tanımlar yalnızlığını. Yalnızlık bir cadde tıkanıklığında yeşerir içinizde, kalbiniz anlaşılmadığını duyduğunda, her kafadan bir ses çıktığında ve sessizlik arzusu sizi, elinizden tutup bir ücraya sürüklemek üzere yanı

Nuray Alper

Truva'nın intikamını Türkler aldı

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Yunanistan'ı ziyaretinde, Truva'nın Yunanlılar tarafından yıkılmasını gündeme getirdi. Avrupalılar, 15. yüzyılda Türklerin atası olarak Truvalıları gösterirlerdi. Bütün bu rivayetleri bilen Fatih ise 1462'de Truva kalıntılarını gezerken, "Bunların biz Asyalılara karşı defalarca yaptıkları kötü davranışların intikamını, torunlarından aldık" demişti

Erhan Afyoncu

Köleler iktidara geldiğinde

Biz tarihi, hamâset için değil ibret almak için okuruz... "Bağını çöz, hür ol ey oğul; ne vakte dek gümüş bağının, altın bağının esiri olacaksın" demiş Celaleddin Rumî. İnsanlık tarihinin en acıtıcı ironilerinden biri, ezilen kölelerin iktidara geldiklerinde sergiledikleri yozlaşma ve yolsuzluk eğilimidir. Ezilmişliğin getirdiği mağduriyetin

Cem Sancar

Aylin Öney Tan'la medeniyetler mutfağını konuştuk... Kral Midas'ın...

İstanbul'un sokak lezzetleri nedir Saray mutfağıyla halk mutfağı farklı mı Kral Midas'ın cenaze yemeğinde ne vardı Ona kah Anadolu'da yöresel ürünleri incelerken kah BBC, CNN gibi yabancı kanallarda simit anlatırken rastlayabilirsiniz. Uluslararası referans kitaplarda imzası vardır, sempozyumlarda, jüri koltuklarında oturur. Gastronomi kültürü yazarı Aylin Öney Tan ile beraberiz...

Zeynep Bilgehan

Manevî kalkınma ve ıslah - 3

Adalet Bakanlığı'nın resmî internet sitesinde açıkladığı üzere cezaevlerinde; yetişkinlere yönelik 1'nci ve 2'inci kademe okuma yazma kursları, yaygın eğitim çalışmaları, örgün eğitim çalışmaları, uzaktan eğitim çalışmaları, manevî rehberlik çalışmaları, kütüphane faaliyetleri, meslekî eğitim çalışmaları, sosyal ve kültürel faaliyetler, iş birliği faaliyetlerine yönelik çalışmalar yürütüldüğü belirtilmekte.

H. Muharrem Okur

Issız adada kaydedilen albüm

'90'ların sembol ekiplerinden Teenage Fanclub'ın 13'üncü albümü sessiz sedasız yayınlandı. Bakmayın siz onların sanki dertliymiş gibi sözler yazmasına, onlar aslında dünyanın en mutlu gruplarından biri olmalıGreat Bernera adında bir ada var. Avrupa'ya yan gözle bakmaktan hiç bıkmayan Britanya adasının ta en kuzeyinde, kuzeyinin de hafif batısında, İskoçya'nın

Mehmet Tez

Postmodern bir kara mizah: Digger

HTTP/2 200 date: Sun, 11 Oct 2026 01:45:05 GMT content-type: text/html; charset=utf-8 server: cloudflare cache-control: max-age=30 expires: Sun, 11 Oct 2026 01:45:34 GMT x-lb-cache: HIT x-platform: desktop x-cf-platform: desktop content-encoding: gzip nel: {"report_to":"cf-nel","success_fraction":0.0,"max_age":604800} vary: accept-encoding age: 0 last-modified:

Coşkun Çokyiğit

Salyangoz, Japonya ve ben

Japon saatçiliği yükseliyor ama hangi zirveye İsviçre'nin kurduğu lüks hiyerarşide kalıcı bir yer edinmek mi istiyor yoksa kendi değer ölçütlerini kabul ettirmek mi Japon saatçiliğinin uluslararası lüks dünyasındaki yolculuğu birlikte birçok soruyu getiriyor. Mesela, bir saat ne zaman iyi bir ürün olmaktan çıkıp arzu edilen bir lüks nesnesine dönüşürÖnce

Mehmet Çelik

Böğürtlen, kuşburnu, kokulu üzüm

Dün gündemle ilgili bir yazıyı bitirdim. "İçimiz dışımız siyâset oldu. Yeter ya!" diye vazgeçtim göndermekten. Ver elini tabiat! Bu tür yazılar, nefes aldırıyor. Sizlerin yorumları da böyle. Siyâset, pazar keyfimizden uzak dursun biraz.Benim için ağustos, eylül, ekim, sırasıyla böğürtlen, kızılcık, çakal eriği ve kuşburnu ayları. Aslında bunlar, kırda bayırda gezmek

Kerime Yıldız

Demans ve rıza

Yedi yıldır demansla mücadele eden 82 yaşında bir babanın kızıyım. Ya da çok sayıda hastalığının yanı sıra demansla da mücadele eden bir babanın. Zaman zaman düşünürüm. Keşke seçme şansımız olsaydı ve demansı hastalık kadrosuna dahil ettiremeyebilseydik. Babamla uzun uzun sohbet edebilirdik o zaman. Yaşadığı sıkıntılarla ilgili moralini düzeltecek konuşmalar yapabilirdik. En önemlisi, hastalıklarıyla

Filiz Aygündüz

Güneşi ararken...

"Bugün pazar. Bugün bizi ilk kez güneşe çıkardılar." Güneşi göremiyoruz ki güneşe çıkalım. Ülkenin üzerine çöken karanlıkla boğuşuyoruz. Dün cumartesi. Gazetemizdeki haberleri, köşe yazılarını okuyorum. En çarpıcı köşe Murat Ağırel'inki. Minicik çerçevenin içinde şu sözler yazılı: "Gazetemizin yazarı Murat Ağırel

Zeynep Oral