Kültür-Sanat

Türk Dili'nin Yaşayan Duayenlerinden Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun...

1943'te İzmir'de doğan Ahmet Bican Ercilasun'un Babası Kıbrıslı, annesi Kastamonuludur. İlk ve orta öğrenimimi İzmir ve Edremit'te tamamlayıp, 1963'te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne girmiş; Ahmet Caferoğlu, Reşid Rahmeti Arat, Ali Nihat Tarlan, Mehmet Kaplan, Faruk Kadri Timurtaş, Muharrem Ergin, Ömer Faruk

Mehmet Yardımcı

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (303)

Venizelos'un Mustafa Kemâl'i Nobel Sul̃h Mük̃âfâtına namzed olarak teklîf ettiği 12 Ocak 1934 târihli Fransızca mektubunun birinci sayfası... *** "Mustafa Kemâl Paşa'nın millî hareketinin muhâsımlarına galebe çalmasını müteâk̆ib, 1922'de, Türkiye Cumhûriyeti'nin têsîsi, bu istik̆rârsızlık ve taassub hâlini kat'î

Yesevizade Alparslan Yasa

İki sultan, tek çeşme Muradiye Sebili'nin asırlık hikâyesi

İstanbul'un tarihi dokusu içinde sessizce ayakta duran bazı yapılar vardır ki, yalnızca taş ve mermerden ibaret değildir; aynı zamanda bir dönemin ruhunu da taşırlar. Fatih'in Sirkeci semtinde bulunan Muradiye Sebili de bu yapılardan biridir. Osmanlı su mimarisinin zarif örneklerinden Muradiye Sebili, iki farklı sultanın izini taşımasıyla

Fahri Sarrafoğlu

Çocuklarımızın geleceği için aile kalesini güçlendirmek

Türkiye ekonomik olarak kalkındı, kişi başına düşen milli gelir 2002'de 3.100 dolar iken bugün 17.000 dolar, zenginleştik. Avrupa ve Amerika'da görülen zengin hastalıkları yakamıza yapıştı. Boşanma oranları Avrupa ve ABD'de bizden kat kat fazla, bizde de artıyor. İntihar, şiddet, cinayet, hırsızlık, içki içme oranı, cinsel tacizler zengin ülkelerde daha yaygın. 2008'de

Ali Erkan Kavaklı

Ülkemizin yüzakı kurumlarından YTB

YTB, Başkanı Abdulhadi Turus'un da ifadesiyle; Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, bundan 16 yıl önce, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın; "Yarının Türkiye'sini İnşa Etme" öngörüsüyle kurulmuş ve o tarihten itibaren, "Dünyadaki Türkiye'nin"

Hüseyin Öztürk

Geldiğimiz yerde

Her gün akla hayale gelmez iddialar savruluyor. Belgeye, delile, ölçüye endazeye ihtiyaç duyulmaksızın insanlar suçlanıyor. Türlü yollarla belediyelere el konuyor. Tehdit ve şantajın her türlüsü deneniyor. Yapılanlar, siyasi terbiye, yol yordam, asgari nezaket gözetmeyerek, hatta çiğnenerek yapılıyor. İşte geldiğimiz yer burası.Geldiğimiz keyfilik ve yarattığı anarşi rejiminin

A. Yağmur Tunalı

Hasan Şen Ağabey'in ardından...

1974-75 öğretim yılında liseyi Isparta'da bitirdim. Üniversite sınavlarına daha iyi hazırlanabilmek için 1975 yılı yaz mevsiminde İstanbul'a gittim.İhsan Atasoy vâsıtası ile dershaneye yerleştim. 1976 yılından itibaren Nurtaşı dediğimiz Fatih'teki 5-6 katlı binada Kutlular Ağabey'i sohbetleriyle tanıdık. 1977 yılının güzünde Mehmet Kutlular Ağabey'e İzmir'de üniversiteyi

H. Muharrem Okur

Mehmet Kaplan hoca yazısını nasıl sansürledi

Tabii merak duygum bu yazıyı okuyunca kışkırtılmış oldu ve "Milliyetçilik ve din" başlıklı o yazıyı Nesillerin Ruhu adlı kitabında buldum. Lakin okuyunca Sebil'deki iktibaslarda geçen cümlelerin o yazıda yer almadığını hayretle müşahede ettim. Sebil'deki yazı mı hatalıydı yoksa hoca kitabına alırken metinde değişiklik mi yapmıştı Bunu çözmenin en sağlam yolu dergiyi bulup oradan kontrol etmekti.

Mustafa Armağan

Şebnem Ferah'ın dönüşü

Müzik sektöründe olup da bir haftadır "Şebnem Ferah'a biletin var mı" sorusunu almayan var mı Şebnem Ferah'ın yıllar süren derin sessizliğini bozup sahneye döneceğini açıklaması, sadece bir konser duyurusu değil "sosyal tsunami" etkisi yarattı.Şebnem Ferah'ın 3 Haziran konserinin biletleri 40 dakikada içinde "yok" satarken, 27 Haziran İstanbul konser

Sinem Vural

Yapay Zekâ Çağında Sosyal Botlar ve Troller

Dijital kamusal alanın hızla dönüşüm geçirdiği yapay zekâ çağında, sosyal botların çevrim içi etkileşimlerde oynadığı rol giderek daha görünür hâle gelmektedir. Özellikle kullanıcı davranışlarını taklit edebilen ve otonom içerik üretebilen yapay zekâ sistemleri, yalnızca iletişim biçimlerini değil, aynı zamanda bu iletişimin niteliğini ve sınırlarını da yeniden tanımlamaktadır. Sosyal botlar

Prof. Dr. Mahmut Özer

"Bir şey mi yapacaksın Kemal"

Bundan 107 sene önce bugün... 14 Mayıs 1919 arşamba... Mustafa Kemal Paşa altı aydır bulunduğu İstanbul'dan ayrılmanın arifesinde. Hatıralarında bu süre zarfında hazırlık yaptığını ifade etmiş, özellikle Anadolu'ya silah kaçırmak için yer altı örgütlerinin organize edilmesini sağlamıştır. Ayrıca şubat ayında görüştüğü Ali Fuat (Cebesoy) Paşa'dan da emrindeki 20. Kolordu'yu

Tolga Aydoğan

Heybeliada Ruhban Okulu

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

Karadeniz'den

Sevgili Merdan Yanardağ, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan: Esir alınmış ama teslim olmayan sizler, dünyanın en hukuk dışı "casusluk davası"yla uğraşırken inanın başka herhangi bir konuda yazı yazmak, bana zulüm gibi geliyor. Özgürlüğümden utanıyorum. Aynı utancı yıllardır haksız yere tutsak edilen tüm arkadaşlarım için de yaşıyorum. Haksız yere hapiste yatanlar

Zeynep Oral

Eurovizyonu zehirleyen katil

Keriman Halis Ece'nin 1932'de dünya güzeli seçilmesi, sıradan bir magazin hadisesi değil; erken Cumhuriyet'in ideolojik ve siyasi projesinin pırıltılı bir vitriniydi. Bu taçla birlikte Türkiye, "geri ve kapalı toplum" imajını yırtıp atacak; Batılı, laik ve modern kimliğini dünyaya tescil ettirecekti. Peki, o tescil sahiden gerçekleşti mi Pek öyle görünmüyor. Zira Avrupa

Bedir Acar

Eğitimin kılavuzu

Kılavuz, kimilerinin zannettiğinin aksine yabancı değil Türkçe kökenli bir sözcüktür. Kökende "kıla-" fiilinden gelir; gören, izleyen, yol açan demektir. Yol açan önder olur; yol kapatansa ancak engeldir. Yol kapatanların ne kılavuzu olabilir ne de önderi! Bugün bu kavramı, doğru yolu gösteren, rehberlik eden kimseler ya da nesneler için kullanıyoruz.

Ali Apaydın

Yaz yalan, kış gerçek...

Ağız bedenin doruğundadır; çok rüzgâr aldığından açılıp kapandıkça ya bahara ya fırtınaya yol açan... İçindeki tatmaya, yutkunmaya, konuşmaya yarayan... Kimimizde işlevsiz, kimimizde bir karış olan dille... Ağzından çıkanı kulağı duymayan... Ağzına bir parmak bal çaldığı halkın ağzından lokmasını çalan... Ağzı bozuk ayran budalalarının ağzına bakan ağız kavafları bireysel toplumsal yaşamı altüst ediyor. A

Sevgi Özel

Tabiatın bilgeliğinden uzakta

Modern şehirlerde yaşayarak tabiatla irtibatımızı büyük ölçüde kaybediyoruz. Bunu söylerken gerçek tabiatı kastediyorum elbette; etrafı çevrilmiş, dizayn edilmiş, çimlerine basılmayan, bitkilerine dokunulmayan, gölgesinde oturulamayan, beton ve ahşap görünümlü plastikle çevrili kentsel yeşillik takviyelerinden değil! Böylesi suni yeşillendirme gayretleri şehirlere biraz renk getiriyor ama

Gökhan Özcan

Takiyyüddin er-Râsıd'a göre ışık ve sanatının optik estetiği

Takiyyüddin er-Râsıd'da nur/ışık, yalnızca fiziksel optik meselesi değildir. Onun metinlerinde nur, görme, renk, mekân ve idrak arasında kurulan ilişki; İslâm düşüncesindeki nur metafiziğinin deneysel ve geometrik bir devamıdır. Böylece er-Râsıd, bir taraftan matematiksel optiğin imkânlarını araştırırken diğer taraftan görmenin nasıl gerçekleştiğini, ışığın mekânı nasıl kurduğunu ve rengin nasıl görünür hâle geldiğini açıklamaya çalışır.

Ömer Lekesiz

Portatif radyoda 'Fingirdek Jale', plak çalarda 'Develi Pikap'...

Geçen hafta '69 yılının bendeki Ocak ayından bahsederken Fenerbahçe'ye iki satır olsa bile yer vermeyişimi düşününce, mahalleden çocukluk arkadaşlarımın mıdıklarını eğdiklerini görür gibi oldum. Tamam, onlarla her gün Suâdiye Ortaokulu'nun teneffüslerinde veya Taç Spor'un sahasında Fenerbahçe'yi konuşurduk da, müthiş kadroya rağmen '68-'69 sezonuna pek iyi başlamadığımız

Taner Ay

Dondurmanın sıcaklığında ısınmak

Bir günümü yüz bin zara yazdılar" ........................... diye meşhur şiirin şairi. Halk ozanı değil sadece, aynı zamanda Hak ozanı... Allah rahmet eylesin. Hikayeyi anlatan diyor ki; bir akşam Aşık Sümmaniyi ziyarete gittim. Bana dedi ki; "gel seninle mezarlığa gidelim." Niçin diyesim geldi.

İdris Günaydın

Patronlar biraz da paylaşmayı bilse!..

Devlet adlı eserinde Platon, devletin temel görevinin yalnızca düzen sağlamak olmadığını, aynı zamanda toplumdaki ortak iyiliği korumak olduğunu savunur. Ona göre bir toplumda aşırı zenginlik kadar aşırı yoksulluk da tehlikelidir. Çünkü gelir uçurumu büyüdükçe toplumsal denge bozulur, sınıflar arasındaki gerilim artar ve devletin bütünlüğü zarar görür. Ancak mesele yalnızca yoksulluğu azaltmak

Şenol Kaluç

Hapishanelerden yükselen çığlıklar (4)

Adalet Bakanlığı'nın bir genelgesi mi yoksa Şakran kadın kapalı cezaevi yönetiminin keyfi kararı mıdır bilmem; mahkûmlardan boyunlarında üzerinde işledikleri suçun yazılı olduğu bir suçlu kimliği taşımaları isteniyor. Bu kimlik yoksa, ziyaretçi görüşüne çıkarılmıyorlar. Revire götürülmüyorlar. Telefon görüşmelerine izin verilmiyor. Böylece mahkûmiyetlerine bir de süresiz hücre cezası eklenmiş oluyor.

Ataol Behramoğlu

Ahmet Maraşlı

Mihrabad Yayınları'ndayız. Yıl 2017 olmalı. Ahmet Maraşlı'nın eserlerini neşrediyoruz. Yayınevine her gelişinde yazarımızla derin sohbetler ediyoruz. Bir ara kendisine, "Ahmet Hocam, siz öğretmenlik yaparken yazarlığa geçtiniz. Bu nasıl oldu" diye sordum. Yazarlık serüveninin ilgi çekici hikâyesini şöyle anlatmıştı: "Cağaloğlu'nda kitapçıları dolaşıyor, çocuklarım

Mehmet Nuri Yardım

İdeolojilerin ölümü

"İdeolojiler toplumların deli gömleğidir" diyor Cemil Meriç. Bütün zamanları olmasa da son asrı betimleyen bu cümlenin günümüzde artık pek bir geçerliliği yok. Yitirdiğimiz sayısız değerin yanı sıra ideolojiler de artık nefes alıp veremiyor, bir anlamda komada. Anlık düşünceler fikirleri, fikir yoksunluğu ideolojileri ortadan kaldırdı ve bilinç artık içgüdünün emrinde, anlık hazlara

Prof. Dr. İsmet Emre

İzmir'de futbol coşkusu Gazapizm'le doruğa çıkacak

16 Mayıs gecesi İzmir'de futbol ve müzik aynı heyecanda buluşacak. Göztepe, Avrupa kupaları hedefi için sezonun en kritik maçlarından birine çıkarken, aynı gece Gazapizm sevenleriyle Gürsel Aksel Stadyumu'nda buluşacak. Sarı-kırmızılı ekip, deplasmanda oynayacağı Samsunspor karşılaşmasında Avrupa hattı için mücadele verecek. 54 yıl sonra yeniden Avrupa kupalarının kapısına gelen Göztepe'de tüm gözler bu kritik mücadeleye çevrilmiş durumda.

Hakan Uç

Yabancı öğrenci..

Eğitim söz konusu olduğunda dikkatli hem de çok dikkatli olmamız gerekiyor.Örneğin üniversiteleri ele alalım:Ülkemizin dört bir yanını üniversitelerle donattık. Üniversite olmayan kent, fakültesi, yüksekokulu olmayan ilçemiz kalmadı.İsteyip de üniversiteye giremeyen yok gibi.Puan barajları kaldırıldı, 180 soruda yarım neti olanlara bile üniversite kapısı aralandı ama kontenjanlar yine de dolmadı.

Abbas Güçlü

Alis Manukyan'ı yitirdik

Tam da Ali Darmar'ın kitabını yeni tamamlamışken ve kitapta onun adını çok anmışken, soprano Alis Manukyan'ın ölüm haberi geldi. Güzel şarkı söyleyen, şık giyinen, zevkli ve değerli mücevherler takan, seçilmiş parfümler kullanan kadın! Böylelikle bakımlı sanatçı olmayı da kendinden sonraki kuşaklara öğretmişti. Onun Bel cantosu (güzel şarkı söyleme sanatı) yetiştirdiği öğrencilere armağandı.

Evin İlyasoğlu

Ova, orman, mera, maden

Yeryüzünün, arzın, toprağın, doğanın değişik yapı ve nitelikte olması, hayatın farklı şekillerde gerçekleşmesine imkânlar sağlamaktadır. Sahip olduğu bütün bu imkânlar ile de insanın hizmetine verilmiştir, daha doğrusu "emanet" edilmiştir. Emanetin veriliş nedenine ve amacına uygun kullanılması gerektiği önermesinden, verisinden, ödev ve sorumluluk yükümü kendiliğinden çıkmaktadır.

İsmail Kıllıoğlu

İstanbul parçalanırken...

İstanbul'u düşünmek onun hakkında yazmak sadece bir şehri değil büsbütün bir toplumu gözetmek demektir. Bizim halâ ekonomik, kültürel ve sosyal 'göremiz' bu şehirdir. Dünyadaki temsil gücümüz olduğu gibi iyi kötü varlığımızın cepheleri varlığında belirginleşir. Geçmişte yaşadığı büyük deprem ve yangınların sinesinde açtığı geri dönülmez yaraları hatırda tutmakla beraber başına

Ömer Erdem

Dokunmatik gassal

Kur'an-ı Kerim'de Rabbimiz bize sürekli sorar "Hiç düşünmez misiniz Akl etmez misiniz"Kafamızı kurcalayan şeyler vardır. Ama kafamızı kurcalayan gündelik telaş, düşünce değildir. O halde 20. yüzyılda düşünme üzerine fikrini en çok yoran Heidegger'den ödünç alalım düşünmenin tarifini.Heidegger (1889-1976) düşünmeyi ikiye ayırır: Hesaplayıcı

Fatma Barbarosoğlu

Vefatının 40. yılında Haldun Taner ustamıza saygıyla...

Bu yıl vefatının 40. yılı değerli ustamız Haldun Taner'in. Ne kadar isterdim ödenekli ve özel tiyatrolarımızda anılsın bu anlamlı yıl... Aslında, eğitimci yanı da düşünüldüğünde bu anmanın üniversitelerimizde de gerçekleştirilmesi ne hoş olurdu. Belki de yapıldı, yapılıyor ve ben atladım. Pek sanmam ama öyle bir durum varsa affola...

Dikmen Gürün

Mutedil kalmanın bedeli Türkiye'de yeni yalnızlık biçimi

Türkiye'de uzun zamandır siyasetin en büyük açmazlarından biri, stratejik aklın eksikliği değil belki ama stratejik ufkun sürekli taktik reflekslere kurban edilmesidir. Devlet aklı, parti aklı, ideolojik akıl ya da toplumsal reaksiyonlar... Hepsi çoğu zaman günü kurtarmaya odaklanan bir "tedbirler siyaseti" içinde hareket ediyor. Oysa toplum dediğimiz şey, yalnızca kriz anlarında

Mehmet Biten

Asrın nekaheti

Algıları yönetip, yönlendirip, insanları güya yaşadıkları dünyaya ikna edebilenler için etki uyandıran her olay bulunmaz nimettir. Ancak onlar o bulunmaz nimeti pek de aramadan şak diye bulurlar! Yaşanan hiç de şok etkisi uyandırmaz. Yahut bu karakter numuneleri (Çoklu kişilik bozukluğunun pratik karşılığı olsun diye herhangi bir seciye yansıtmayanlar... Yahut da bukalemun tıynetliler... Her

İshak Koç

'Filmlerinizi Türkiye'de çekin'

79. Cannes Film Festivali'nde gerçekleştirilecek 'Türkiye Invites You' Resepsiyonu, sinema dünyasının seçkin isimlerini ağırlayacak. Sinema Genel Müdürü Birol Güven etkinliklerle ilgili "Amacımız dünya sinemacılarına neden Türkiye'nin çok önemli ve avantajlı bir film lokasyonu olduğunu anlatmak, onları Türkiye'ye davet etmek" dedi. 79. Cannes Film Festivali'nde

İlker Gezici

Gri İstila: Yükseldikçe Batan Beton Şehirler!

Bir şehrin yalnızca binalardan ibaret olduğunu sanmak, insanı yalnızca etten ve kemikten ibaret saymak gibidir. Oysa şehir dediğimiz şey; içinde yaşayanların hatıralarıyla, yürüdüğü sokaklarla, gölgesinde dinlendiği ağaçlarla, çocukların koştuğu boş arsalarla, kuşların konduğu çatılarla anlam kazanır. Şehir, insanın dış dünyaya açılmış hâlidir. Bu yüzden bir şehrin değişimi, aslında orada yaşayan insanların hayatının, alışkanlıklarının ve ruhunun da değişmesidir.

Fatih Yüksektepe

Karşılaştırmalı edebiyat üzerine

Yazar M. Kayhan Özgül, 'Kaknusla İkarus' kitabında edebiyatlar arası gelgitleri işliyor. Konuya dünya edebiyatı bağlamında bakmamızı sağlıyor.Kitabın adı nereden geliyor:"Kitabın adı da tam olarakbu vesileyle doğdu. Kaknus küllerinden doğmayı bilen

Doğan Hızlan

Yaşam için 12 kural – Jordan Peterson

Jordan Peterson'ın dünyaca ses getiren 12 Rules for Life kitabı (Yaşam için 12 Kural), modern insanın kaotik dünyada nasıl daha güçlü, daha disiplinli ve daha anlamlı bir yaşam kurabileceğine dair önemli mesajlar veriyor.Peterson'ın kuralları aslında sadece bireysel gelişim reçetesi değil; aynı zamanda karakter inşasının, sorumluluk bilincinin ve hayatta sağlam durabilmenin manifestosu

Ebru Doğdu

12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali

Şehirlerin de ruhu ve kimliği vardır. Bazı şehirler yalnızca fizikî yapılarıyla anılır, bazı şehirler ise şiir ve sanatla hafızalara yerleşir. Sultanbeyli, son yıllarda gerçekleştirdiği kültür ve sanat faaliyetleriyle ikinci yolu tercih eden güzide bir ilçemiz oldu. 12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali, Sultanbeyli ilçemizi kültür ve sanatın merkezi hâline dönüştürerek

Ali Bal

İslam dönemi felsefesi (1)

Bu yazıdan itibaren bir müddet İslam'da felsefe geleneğine dair birtakım mülahazaları paylaşacağım. Bu dizi, felsefe geleneğinin kendisine özgü karakteri nedeniyle tasavvuf ve kelama ayrılan yazı dizilerinden biraz farklı olacak. Öncelikle başlıktaki "İslam dönemi" ifadesini biraz açmak istiyorum. Hz. Peygamber (sav) Miladî yedinci asrın başında 610 yılında

Ömer Türker

Henri Bergson'la muhayyel bir söyleşi: Geçmiş gerçekten geçer mi

Bugün ünlü Fransız filozof Henri Bergson'la muhayyel bir söyleşi yapacağız. Geçen haftaki Yahya Kemal'in şiirlerini yorumladığım yazımdan ilham olarak bu söyleşiyi oluşturdum. Elbette Henri Bergson bu dünyadan göçeli 85 sene oldu. Ama Yapay Zekâ sağ olsun. Burada Yapay Zekâ asistanım Daneel'e teşekkürü bir borç bilirim. O, Bergson yaşasaydı benim sorularıma nasıl cevap vereceğini ve bir önceki yazımı dikkate alarak, sorduğum soruları cevapladı.

Prof. Dr. D. Murat Demiröz