Bir derste bir konuyu hiç anlamıyorum veya anlıyorum fakat unutuyorum, diyorsanız ya da hiçbir işte becerikli değilim, diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.'Et tekrar-ü ahsen velev kâne yüz seksen...' Yani "Tekrar etmek güzeldir (iyidir), yüz seksen kere de olsa..."Başarının sırrı tekrar etmektir. Ne kadar çok tekrar edilirse bilgi, beceri
23
"Kanunlarımızı bugünün gereklerini, maddi zorunluluklarını göz önünde tutarak yapmalıyız. Memleketin maddi hayatı ancak bu şekilde kurtulur. (...) Onun içindir ki biz, her şeyden önce laikliğimizi ilan ettik. Kanunlarımızı ona göre yaptık. Şimdi de anayasamıza koymak istiyoruz..." 98 yıl önce bugünlerde 5-10 Nisan 1928 tarihleri arasında
21
İnsanı fikren besleyen, zihnen donatan ve ona geniş ufuklar açan kültür taşıyıcıları kitaplar, dergiler ve gazetelerdir. Radyolar ve televizyonlar da bunlara eklenmelidir. Tabii ki her kitap, dergi, gazete, radyo ve televizyonu kastetmiyoruz. İyi niyetle hazırlanan, emek verilen, insanı irfanla yoğuran çalışmalar saygıdeğerdir, unutulamaz. Çocuk dergilerini saymazsam ilk
21
Zihinsel tecavüz: Kemalizm İDRİS GÜNAYDIN Tecavüz kelimesi Arapçadır ve kendine ait olmayan bir şeyi zorla elde etme, gönül rızası aramama anlamlarına gelir. Arap dili gramerine göre "tefaul" masdarındandır. Bir insan kendi nikahında olmayan bir kıza, kadına zorla sahip
20
Artemis II Ay'ın yörüngesine girip karanlık yüzünden insan gözüyle çekilmiş ilk resimleri gönderirken, bu heyecanı yaşamak yerine, yanıbaşımızdaki ateş çemberiyle ilgilenmek zorunda kalmak insanlık açısından gerçekten bir utanç kaynağı. Aya elimizi uzatabilecek kadar yakınlaştığımız bir çağda, siyasal olarak hâlâ güvenlik korkularının belirlediği bir dünyada yaşıyor olmamız, modern/postmodern medeniyet iddialarının başarısızlığını da ortaya koyuyor.
20
Ağaçlar tomurcuklarını yemeye başladığında çiçek açar, bahar gelir mi Kuşların yuvası bozulduğunda dallardan kuş sesleri yükselir mi Bulutlar merhamet yağdırır mı çocuklar ölürken Büyükler küçüklerin düşmanı kesildiğinde, kalemin yerini bombalar aldığında çocuk bahçeleri oyun bahçelerine dönüşebilir mi Ağaçlar çiçekleri korkutmamalı. Uçaklar
20
Üç Put HÜSEYİN ÖZTÜRK "Kendini bilgili sanan cahilden sakın. Eğer bir kimse öncekilerden faziletçe ve şerefçe üstün olmak isterse, kendi ahlakını kusursuz hale getirmeli ve düzeltmelidir" Nûşirevân. Put denilince akla çeşitli şekiller yahut isimler gelebilir. Kimsenin şeytanını azdırmadan meseleye uğrak vuralım.
20
Şehir Hatları'nın şeker beyazının Kınalıada'ya uğramasına rağmen ben inmeden Bostancı'ya geçtim ya, iskelede içim içimi yedi. Hadi gideyim dedim, nasıl olsa iki üç vapur sonra dönerim, çünkü küçücük bir ada, bin üç yüz elli altı kilometre kare olarak aklımda kalmış, en yüksek noktası da yüz on beş metrelik Çınar Tepesi, bu yüzden dolaşmam bir saati bulmaz.Benim
20
İnsana insan olma niteliğini kazandıran üç temel olgu olduğunu düşünüyorum: Bilim, felsefe ve sanat. Bilimi bilgide, felsefeyi akılda, sanatı duyguda derinleşme olarak tarif ediyorum. Sanat dallarının (edebiyat, müzik, resim, başka görsel sanatlar vb.) tarifleri kendi özgün özelliklerine göre çoğaltılabilir. Bunu şiir için yaparsak:
8
İZMİR'in en önemli sanat hamisi ve koleksiyoner Lucien Arkas, uzun yıllardır sürdürdüğü kültür ve sanat yatırımlarına bir yenisi daha ekledi ve kente yedinci sanat merkezini kazandırdı.Bayraklı'daki Mistral İzmir'de konumlanan Lucien Arkas Sanat Merkezi, modern ve çağdaş sanata odaklanan programıyla geçen hafta kapılarını açtı.Toplam 2 bin 500 metrekarelik alana
8
Öyle bir noktaya geldik ki hayatta hiç ama hiçbir şeyi umursamıyoruz. Dünyanın hâli Trump sonrasında bizden daha da kötü! Ne söylediği artık hiç kimsenin umurunda olmasa da her üç söyleminden ikisinin yalan olduğu bilimsel olarak saptansa da her ağzını açtığında dünya ekonomisi hâlâ altüst oluyor. NATO, AB, BM benzeri uluslararası üst kuruluşları takan yok. En başta da ABD!
8
İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası üyeleri geçen haftaki konseri yöneten John Axelrod için, "Son zamanlarda orkestramıza gelen en yetkin konuk şefti" dediler. Axelrod'un, Sony, Warner, Naxos, Ondine, Universal, Naıve, Nimbus ve Telarc gibi ünlü şirketlerden çıkarttığı Brahms Senfonileri, Clara Schumann
8
Kimi insanlar, ilk karşılaşmada veya tanışmada, hemen dikkati üzerinde toplamasalar da duruşlarıyla, davranışlarıyla kendiliğinden güven verirler. Sanki onunla yıllar önce karşılaşılmış, tanışılmıştır, ama kısa bir aralıktan sonra yeniden buluşulmuştur. Araya giren kesintiler bir an önce birlikte olabilme duygusunu güçlendirmiştir ve imkân veren buluşma duyarlığınızı yoğunlaştırmıştır. Onunla
7
"Kanunlarımızı bugünün gereklerini, maddi zorunluluklarını göz önünde tutarak yapmalıyız. Memleketin maddi hayatı ancak bu şekilde kurtulur. (...) Onun içindir ki biz, her şeyden önce laikliğimizi ilan ettik. Kanunlarımızı ona göre yaptık. Şimdi de anayasamıza koymak istiyoruz..." 98 yıl önce bugünlerde 5-10 Nisan 1928 tarihleri arasında
6
Baştan belirtmek gerekir ki Amerikan emperyalizminin bir ülke halkını (herhangi bir toplumu) bombalamak için mazerete ihtiyacı yoktur. Bunu fütursuzca yapar; çünkü yapabiliyordur. Önünde bir engel bulunmaz. Kimi zaman kişisel tahallutu örtbas etmek için, kimi zaman kaynak sömürmek için, kimi zaman silah denemek için sağa sola saldırmakta beis görmez. Zaten ondan sadır olacak kötülüğü bir sorgulayan
36
Fransız filozof Roger Garaudy'nin hayatı ve eserleri, yalnızca bir düşünürün serüveni değil, aynı zamanda modern dünyanın vicdanıyla yüzleşmesiydi denilse yeridir. Dünya çapında bir komünist düşünürken uzun araştırmaları sonucu İslam'la şereflenen Garaudy, çağının ötesini görebilen, bütün insanlığı uyandırmak ve insanların insanca yaşamaları sağlamak için çırpınan bir Don Kişot'tu.
30
Eskişehir'deyim. İstanbul'dan daha mı güzel Başlığa bakıp aldanmayın. Yazacağım oyunun adı öyle hoşuma gidiyor ki kullanmaya doyamıyorum. Genç tiyatro yazarımız Murat Mahmutyazıcıoğlu'nun ödüllü oyunu bu. Daha önce okumuş olduğum yapıtla Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın Genco Erkal Sahnesi'nde bir araya geldik. Erkal'ın anısını yaşatmak için geçen
30
Akademik hayata henüz başlamış araştırmacılar, yazar olma hayali ile içini sıcak tutan genç kalemler ve hatta hayatında okuma yazmaya dair hiçbir dosyası olmayanlar, "yazar" olduğumu öğrenince şevkle o soruyu soruyor. Elbette her biri kendi meşrebi üzerinden soruyor. Araştırmacılar "Sizi tam da bu konuyu araştırmaya sevk eden ne oldu"
29
Geçen gün memleketten gelen bir grup genç arkadaş, gitmeden önce hasbihal edelim diye bir mekânda oturalım dediler. Uzun zamandır zamanın bu kadar sıkıştığı, günlerin birbirine değmeden akıp gittiği bir dönemde, böylesi bir muhabbete dahil olmamıştım. Konuşma ilerledikçe içlerinden biri, "Memleket ile ilgili ne hissediyorsun" diye sordu. O an verdiğim cevaplar, farkında olmadan hep
26
İbn Arabî'ye göre Hz. Yûsuf'un (a.s.) kıssasında hakikat baştan itibaren verilir; fakat çıplak değil, sembolik bir kıyafet içinde. Yani hadise, tarihsel akışıyla değil; hayalin kurduğu kozmik sahnede görünür. Bu yalnız peygamber rüyasının değil, büyük edebiyatın da asli çalışma biçimidir. Büyük metinler, olayı olduğu gibi aktarmakla yetinmez; onu daha geniş bir mânâ ufkuna taşıyan sembollerle kurar.
26
Dünya hızla değişiyor. Bu değişimin en güçlü yansımalarından biri ise eğitim alanında yaşanıyor. Artık ülkeler sadece ekonomik ya da askeri güçleriyle değil, aynı zamanda eğitimdeki konumlarıyla da küresel rekabette yer alıyor.Tam da bu noktada, bu yıl dördüncüsü düzenlenen YEDAB Çeşme Summit, Türkiye'nin eğitim vizyonu açısından dikkatle okunması gereken güçlü mesajlar verdi.
12
Sinema bir gösterme sanatıdır ve günlükler sanatçının arka odasına götürür bizi. Her ne kadar günlük bir edebi tür olarak Avrupa'yı işaret etse bile Rus sanatçıların günlüğü Doğu ile Batı arasında gidip gelir duygu ve tutum bakımından. Edebiyat özellikle o insan araştırmasının odağı sayılır uzunca yıllar. Sinema yaşadığımız zamanlarda pek çok sanatın önüne geçmiş görünse bile aralarındaki
0
Yeni bir liyâkatanlayışı lâzım AHMET TALİB ÇELEN Allah size, emânetleri mutlakâ ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adâletle hükmetmenizi emreder. (Nîsâ, 58) Bir iş, ehil olmayana verilirse kıyâmeti bekleyin. (Hadîs-i şerîf) Herkes işin ehline verilmesini
38
Türkiye'de popüler tarih iddialarından biri, bilhassa cumhuriyetin erken devrinde şekillenen bir argümana dayanır: "Osmanlı, Anadolu'yu ihmal etti; yatırım yapmadı."Osmanlıların Anadolu'yu ihmal ettiği iddiası, yıllar içinde tekrarlandıkça neredeyse tarihî bir hakikat gibi anlaşılmaya başlanmıştır. Hâlbuki Osmanlı arşivleri,
38
Sokak Sanatı: Kültürel Mirası Yaşatıyor Bir zamanlar "kentsel çöküntü alanı" olarak tanımlanan, 1980'lerde Haliç temizleme çalışmaları ve Musevi göçleriyle fiziksel ve sosyal yapısı değişen Balat, 1998'de AB destekli Fener-Balat Rehabilitasyon Projesi ile yeniden canlandırılmaya başlandı. 1985'te UNESCO tarafından Tarihi Yarımada'nın
37
"Ben, bir kahbelik hareketi karşısında isyan ederek..." "Çok gariptir ki Zekeriya Sertel, son zamanlarda neşrettiği hatıralarda olup biteni tamamiyle inkâr ederek benden şu suretle bahsediyor: 'Bir müddet Ahmed Emin'le gazetede ortaklık ettik. Sonra işe yaramadığı için çıkardık.' Bu garip insan, nice kişinin gözü önünde
35
İşsizlik ve istihdam verileri bir çöküşe işaret etmiyor, ama rahatlatıcı da değil. İstihdam artıyor; fakat işgücüne katılım, özellikle gençler ve kadınlar tarafındaki baskı nedeniyle, işsizlik oranını aşağı çekmeye yetmiyorTÜİK'in 31 Mart 2026'da yayımladığı Şubat 2026 işgücü istatistikleri, Türkiye ekonomisinde işgücü piyasasının hâlâ tamamen bozulmuş olmadığını;
34
Yönetman ve senarist Berkay Akbudak'ın ilk romanı "Bir Paşa Bir Kayıp Kız Bir Genelev", Toros Yayınları'ndan çıktı. Londra'da sinema eğitimi alan Akbudak, 12 Eylül Türkiye'sini Kurtuluş'ta bir konakta geçen olayların penceresinden anlatıyor.Güç, şiddet, siyaset ve erkeklik dilinin gölgesinde kadınların hayatta kalma mücadelesini çarpıcı bir atmosfer içinde sunuyor.
17
ABD, 1955-1975 yılları arasında Vietnam'da savaştı. Vietnam coğrafyası, bu dönemin en büyük "Soğuk Savaş" rekabet alanıdır. Sovyetler Birliği ve Çin, Kuzey Vietnam'ı destekler. ABD ve müttefikleri, komünist Kuzey Vietnam'a karşı, Güney Vietnam'ın yanında yer alır.
16
Kişi bilerek doğmaz, bildiğini unutarak doğar. Çünkü dünya unutkanlıktır, o unutkanlıktan uyanıp unuttuğunu hatırlamak için hakikat arayışıyla gün gün yol alır, ömür süreriz. Hakikat bizde yokken bulduğumuz bir şey değildir, bizde varken unuttuğumuz, nasibimiz varsa göçmeden önce adım adım yeniden hatırlamaya başlayacağımız bir şeydir. Malûmunuz olduğu üzere, hakikat dünyadan büyüktür, dünya
16
Yıllar önce Baksı Müzesi için "Rüzgârın elleriyle yapılan müze" diye yazmıştım. Şimdi CerModern'de açılan "Ben Bu" sergisine bakarken, bu kez o rüzgârın dağlardan değil, insanın içinden estiğini düşündüm. Hüsamettin Koçan, Ankara'da yalnız yapıtlarını değil, içinden geçen uzun yolculuğu da izleyicinin önüne koyuyor. Baksı üzerine yazarken, karşımdaki
15
29 Mart 2026'da farklı yollardan, farklı kişisel tarihlerden geçmiş farklı kuşaklar Üsküdar Belediyesi'ne bağlı Altunizade Kültür Merkezi'nde buluştuk. İsmet Küntay Ödülleri'nin 50. yılıydı. Nadide Küntay'ın başlatıp Hayati Asılyazıcı'nın ve jüriyi oluşturan değerli üyelerin çabalarıyla süren ve 50. yılına ulaşıp artık gelenekselleşen bir ödül, İsmet Küntay Ödülleri.
15
İnsan, varlığın sırrına talip bir halife olarak gönderildiği bu yeryüzü serüveninde, ne yazık ki keşfetmenin o sancılı ama kutlu yolundan sapmış; reddetmenin, yok saymanın o konforlu fakat kısır döngüsüne evrilmiştir. Merakın yerini şüphe, hayretin yerini ise inkâr almıştır. Oysa Allah'ı inkâr etmek, mutlak varlığı yok saymaya çalışmaktır ki bu, insanın kendi zihninde giriştiği, asla nihayete erdiremeyeceği beyhude bir savaştır. Tıpkı
15
Kelam geleneğinde geçen yazıda sözünü ettiğimiz kimlik krizini aşma teşebbüslerinin kısa bir dökümünü sunmaya başlayacağım. Krizi çözme teşebbüsleri kısa bir dökümünün bile içinde yaşadığımız dönemdeki fikrî buhranlarımızın kökenleri hakkında bizi daha belirgin bir tabloya ulaştıracağını umuyorum. Bu teşebbüslerin başında İmâm Gazzâlî'nin el-Munkız mine'd-dalâl ve
14
Doğduğum yıl, 1982. Darbe sonrası sessizliğin, herkesin birbirine fısıltıyla konuştuğu, siyasetin adeta yasak bir meyve olduğu yıllar. Oysa sessizliğin içinde, bir önceki kuşağın hâlâ kanayan bir yarası vardı: 27 Mayıs. Babalarımızın anlatmadığı, gazetelerde yazılmayan, ama evlerin duvarlarına, sokakların taşlarına, toprağın altına işlemiş bir hikâye. Ben bu hikâyeyi, çocukluğumda dedelerimin
14
Ahmet Cevdet Paşa (1823-1895) Osmanlı'nın son döneminde yaşamış çok önemli bir ilim adamı ve devlet adamıdır. Bulgaristan'ın Lofça ilçesinden başlayan ve İstanbul'da devam eden yaşamı aslında tamamen ilim merkezli bir eğitim ve yetişme sâikiyle başlamasına rağmen özellikleriyle kısa sürede dikkatleri üzerine çektiği için bürokrasiye geçmiş ve Osmanlı'nın kritik döneminde çok
12
"Gün akşamlıdır" demişti Hüsrev Hatemi... Ah! Çık ve salın ki gerçekten de gün akşamlıdır. Sabah başlayan ömrümüzün o kaçınılmaz akşam vaktine erdik şimdi. Türk fikir ve sanat hayatı, sadece bir tıp doktorunu veya bir şairi değil; tam anlamıyla bir "uçbeyini" kaybetti. Şair Hüsrev Hatemi, hem ikizi Hüseyin Hatemi'ye hem de bizlere, öte dünyada Hakk üzere buluşmak temennisiyle veda etti.
39
Türk olmak, bir hikâyeye dâhil olmaktır.Bazı kelimeler vardır; hem bir kimliği hem de bir yürüyüşü anlatır. "Türk" kelimesi de böyledir.Bir kelimedir, ama bir yol açar. Bu yol bir kelimede başlar; bir dilde, bir seste, bir çağrıda... Bir kelimenin içinde yüzyılları duymaktır.
37
H. MUHARREM OKUR - ARDA BİLİKBediüzzaman Said Nursî Hazretleri asrımızın problemlerine Kur'anî reçeteler sunan emsalsiz bir âlim. Teknolojinin, fen ve sanatın gelişimine bağlı olarak dünyamızın son yüzyılda öncekilerden çok daha farklı olacağını dile getirenlerin başında bulunan bir isim. Eserleriyle insanlığa sunduğu Kur'ânî reçeteler, asrımın insanlarının manevî yaralarına alternatifi bulunmayan birer ilaç hükmündeler.
34
Çiçeği burnunda üst düzey bürokratlarımızdan birisi, geçtiğimiz Ramazan Bayramı'nda attığı mesajında üniversite yıllarında merhum valilerimizden birini örnek aldığını; mezkûr valinin halkla kurduğu güçlü bağın, sorunlara cesaretle yaklaşan tavrının ve görev yaptığı her yerde bıraktığı izin, kendisinde derin bir hayranlık uyandırdığını ifade etti.Mesajın devamında başka
33
© 2025