Kültür-Sanat

Bir kokuyla imparatorluk inşa edildi: Osmanlı'da gül diplomasisi

Spot: Osmanlı İmparatorluğu'nda gül ve gül suyu yalnızca hoş bir koku değil; devlet protokolünden diplomasiye, kutsal mekânlardan sağlığa, sanattan ticarete kadar uzanan geniş kullanım alanıyla medeniyet anlayışının en güçlü sembollerinden biri oldu. Yeni araştırmalar, gülün yaklaşık altı asır boyunca

Fahri Sarrafoğlu

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (343)

Evet, zamân zamân, gizli hüviyetlerini bir şekilde belli etmekden kendilerini alamıyorlar! Hz. Mûsâ gibi "Çölaşan", Fanatik Kemalist, Masonluk muhibbi Emin Bey de, buna bir misâldir... Ferâset sâhibleri, onun -20 Nisan 2004 târihli Hürriyet'te "Efendi" başlığıyle intişâr etmiş- aşağıdaki fıkrasının derin mânâsına nüfûz etmekde herhâlde zorlanmıyacaklardır:

Yesevizade Alparslan Yasa

Bana ne!

Zamanın birinde bir âlim talebesi ile sokakta yürürken talebesi sorar:"Hocam, geçen gün elinde bir koca tepsi baklava ile bir adam bu sokakta yürüyordu."Hoca vakur bir eda ile:-"Bana ne..." der.Talebe merak ve heyecanına yenik düşerek:"Ama hocam, o adam sizin evinize gidiyordu" deyince hocanın cevabı manidar olur:

Yetenekli Kalemler

Azap Osman ve Kızı

Azap Osman da Yusuf ustaya varır: -"Yusuf usta! Fransız ve Ermenilerin zalimliklerine karşı elimde ne silahım ne barutum var, ne olur bana yardım et" der. Tüfekçi bu istek karşısında çaresizdir. Çünkü elinde yeterli tüfek ve mermi yoktur. Halk sadece silahsızlıkla değil, açlıkla da mücadele etmektedir. • Aradan bir müddet geçtikten sonra Azap Osman elinde bir tüfekle, Yusuf ustanın dükkânına gelir ve:

Hüseyin Öztürk

Türkiye'yi NATO'ya sokmak isteyen CHP idi

Brüksel Antlaşmasının imzalanması Stalin'in tehdidi altında korkulu günler geçiren Türkiye'de büyük bir sevinç ve umut doğurdu. Bizi de davet edeceklerini zannediyorduk. WUDO'ya davet gelmedi ama Türkiye ABD ve Kanada'nın katılmasıyla yeni bir teşkilat kurulacağını öğrenince bari bunu kaçırmayayım endişesiyle girmek istediğini sık sık dile getirir oldu. Hatta CHP'nin Başbakanı Hasan Saka 1948 Haziran'ında Türkiye'nin

Mustafa Armağan

Cami iklimi şefkat sevgi bilgi odaklı eğitim

Çocuklar, küçükken eğitilir. Camilerde Kur'an Kursları başladı, mabetlerimiz şenlendi. Çocuklarımıza Allah'ı sevdirme, iman ve ibadet sevgisini öğretmen zamanı. Eğitimde doğru metotlar takip etmek önemli. Çocuklarımızı sevmeli, onlara şefkatli davranmalı, onlarla ilgilenmeli ve mutlaka bilgilendirmeliyiz. Sevgi, şefkat ve hoşgörüye dayalı bir eğitim metodu takip etmeliyiz.

Ali Erkan Kavaklı

"Ben yoksam siz varsınız"

Karanlık koridorların sonunu göremezsiniz bazen. Her tünelin sonundaki ışık bir türlü gelmez. İnsan dertlenir , kederlenir, yalnızlık ve hüznün binbir türlü halini konuk eder ruhunda. Çaresizliğin sükutu iner üzerine.Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat.." Dediği gibi Sâbit'in... Gam saatleri uzadıkça

Havva Küçük Konur

Yassı balık

Erdem konusunda konuşurken sözün bir yerinde öğrencisi Menon Sokrates'e şöyle der: "Sen her şeyinle şu uyuşturucu yassı balıklara benziyorsun. Bu balık kendisine yaklaşanı ve dokunanı hemen uyuşturur. Sen de bana öyle tesir ettin." Bu, bir tür büyülenme, karşısındakine duyulan derin hayranlıktan dolayı bağışıklık sistemi çökme ve sonraki süreçlerde kendisini akışa bırakarak tesadüflerin

Prof. Dr. İsmet Emre

No haram! Ben Müslüman değilim

İngiliz turist elindeki sözlükte haram kelimesini arıyor. "Yasak" var ama "haram" yok. "Nedir haram" diye soruyor. Komiser şu tarihi cevabı veriyor: "Yasakburada yasak ama,başka yerde serbest. Haram ise her yerde haram. Her şart altında haram

İdris Günaydın

Gürbüz azak

Bâbıâli, irfanımızın meşheri, kültürümüzün merkezi, fikir hayatımızın vazgeçilmez kalesidir. Bu kendine özgü yapıya sahip olan mahalle, bir semt olmanın ötesinde bir mekteptir, medresedir, okuldur, akademidir. Hepimiz az çok bu üniversitenin önünden geçtik, sınıflarında tutunmaya çalıştık. Süheyl Ünver Edirne için söylemiştir ama Cağaloğlu için de tekrarlayabiliriz: "Ömür biter Bâbıâli bitmez!"

Mehmet Nuri Yardım

O insanları özlüyorum

Zaman içinde tanıştığım nice değerli insan ne yazık ki artık bu dünyadan göçtü. Cevad Memduh Altar, Talat Sait Halman, Metin And ve Oya Başak gibi. Her birisi bir değişik özelliğiyle gençliğimin ve orta yaşımın idolü olmuşlardı. Cevad Memduh Altar, giderek kabasabalaşan toplumumuzun, örneği tükenen zarif insanıydı.

Evin İlyasoğlu

Servetin kaynağı-VI

Genel olarak bireysel düzeyde bile insan, kendinden farklı yeteneğe, niteliğe ve özelliğe sahip olan diğerine karşı farklı bir duygu taşır. Bu duygu kimi zaman imrenme tarzında olabileceği gibi, kimi zaman da kıskanma, hatta çekememe şeklinde kendini gösterebilir. Bu tarz bir duygu taşıyan veya gösteren bakımından olumlu ya da olumsuz sonuçlar doğuracak davranışlarla karşılaşmak olasıdır.

İsmail Kıllıoğlu

'Kurtuluş Savaşı'na savaş açmak!

"Gerçekte, içinde bulunduğumuz o tarihte, Osmanlı Devleti'nin temelleri çökmüş, ömrü tamamlanmıştı. Osmanlı toprakları tamamen parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türkün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Son mesele, bunun da paylaşımını sağlamaya çalışmaktan ibaretti..." (Atatürk, Nutuk, 1927) AKP'nin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin,

Sinan Meydan

İmkânsız aşkın yazarı Sabahattin Ali nasıl bir aşıktı

"İNSAN Marmara çırası gibi yanıp tutuşmadıktan sonra âşıklık mı derim ben ona!" diye yazmış Sabahattin Ali bir mektubunda Ayşe Sıtkı İlhan'a.Geçen yıl Birleşik Krallık'ta best seller olan 'Kürk Mantolu Madonna'nın insanlara saf aşkı hatırlattığı için bu başarıyı yakaladığı belirtilmişti.Batı dünyasına aşkı, özlemi, hasretliği yeniden hatırlatan bu büyük yazarın kendisi nasıl bir âşıktı

İhsan Yılmaz

Neden mutsuzuz

Mutlu olmak için neden aramaya kalksak zor buluruz ama mutsuzluk söz konusu olduğunda bir sıralama yapmaya kalksak buradan Çin'e yol olur.Bizde böyle de diğer ülkelerde farklı mı Ya da fakirler mutsuz da zenginler mutlu muHocalar mutsuz da öğrenciler ve veliler mutlu muÖğrenim gördüğü alanda olmasa da bir iş bulup çalışanlar mutsuz da diğer çalışanlar, emekliler mutlu mu

Abbas Güçlü

Ricky Martin hayranlarını sürprizler bekliyor

Dünyaca ünlü yıldızlar her yıl olduğu gibi bu yılda İstanlbul'a akın ediyor. Turne kapsamındaki en önemli duraklarından biri de Türkiye olan sanatçılar, ülkemizdeki hayranlarıyla buluşup unutlumaz anılara imza atıyor. Latin yıldız Ricky Martin de 11 Temmuz'da İstanbul'da hayranlarıyla buluşmak için gün sayıyor. Aylar öncesinden büyük ilgi gören konserde ünlü sanatçı,

Hakan Uç

Dünya Kupası bize ne anlatıyor

Öncelikle kıymetli okurlarıma bir uyarıda bulunayım: Bu bir maç yazısı değildir.Pek çoğumuzun büyük umutlar beslediği Dünya Kupası'nda maalesef daha ikinci maçta havlu attık ve yine seyirci koltuğuna geri döndük. Müthiş başarılı hocamız, son maçta bize bin galibiyete bedel bir zafer yaşattığını iddia edince aklıma ister istemez bir zamanlar "Bin yıl sürecek." diyerek büyük büyük laflar eden generaller geldi.

Şenol Kaluç

Yaz yağmuru ya da çehrenin çok düzgün bademi

Temmuz ayında yağmurla buluşan her şehir şanslıdır. Şeyh Galip'in etkisini anlatmak için kişileştirdiği temmuz, yaman yalımlarıyla her nesne ve köşeyi sarmakla yetinmez dilimize 'eyyam- ı bahûr' diye yerleşen deyimi de yaratır. Onun gelişiyle, nazlı hışmıyla hemen her şey değişir hayatın peltekliği gider bir anlığına insanoğlunun unuttuğu yaşama şevki geri döner. Dahası, Ahmet

Ömer Erdem

Asrın Ferdiyeti

Haberi, malumatı, makaleyi, bilgiseli, gazeteyi ve dahi birçok şeyi telefonundan okuyan insanlar, ellerinde olan ya da ellerine tutuşturulan imkânı karşılık verme adına kendisi kullanmak istemez. Bir başkası kullansın ister. Zira bir gönderi, söz, söylem ya da başlı başına hakikat dolayısıyla başın belaya girmesi işten değildir. Karakollara çekilmek, hapislere atılmak, hakaretlere uğramak,

İshak Koç

Fotoğraf çektirmeme hürriyeti

Vaktiyle "geleceğin filozofu" diye gördüğüm bir akademisyen tanımıştım. Doktora yapıyordu ve evli değildi. Darbelerin ve yolsuzluk söylemlerinin atbaşı gittiği bir seçimde "Boş mu atsak" dediğimde, "Oy pusulasına, 'Darbeye de yolsuzluğa da karşıyım.' yazalım." demişti. Şüphesiz bu, sonucu etkilemezdi. Bizim açımızdan önemliydi. Yıllar sonra yine karşılaştık.

Kerime Yıldız

Abdal'ın Sessizliği Aptal'ın Gürültüsü!

İnsan, çoğu zaman kendini sözle var etmeye çalışır. Konuşarak görünür olacağını, cümleler kurarak anlaşılacağını, sesini yükselttikçe değerinin artacağını zanneder. Oysa insanın gerçek derinliği, yalnızca söylediklerinde değil; söylememeyi seçtiklerinde

Fatih Yüksektepe

Ankara zirvesi ve NATO'nun dönüşümü

Uluslararası siyasette bazı zirveler vardır; alınan kararlarla değil, hangi korkuların masaya taşındığıyla tarihe geçer. NATO'nun Ankara Zirvesi de böyle okunmalıdır. Çünkü bugün tartışılan mesele yalnızca yeni savunma planları, caydırıcılık paketleri ya da savunma sanayii iş birlikleri değildir. Asıl tartışılan, Soğuk Savaş sonrasında defalarca değişen uluslararası düzenin artık hangi eksen üzerinde yeniden kurulacağıdır.

Mehmet Biten

Gerçeklerle yüzleşmek ve belgesel tiyatro

2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli'nde yaşanan şiddet Türkiye tarihinde bir kara lekedir. Ve ne acıdır ki bir koca şehir halkı seyirci kalmıştır canların yakılışına... O gün Madımak Oteli önünde toplanan ve "yak... yak... yak" diye uluyan kalabalık sadece yobazlık ve cehaletin yankılanması değil, ülkenin yönetim kadrolarındaki çürümenin de işaretidir. GENCO ERKAL VE 'SİVAS 93'

Dikmen Gürün

İngiltere çift lise diploması Türkiye'de yakında her öğrencinin...

BCM Academy Ltd, Türkiye genelinde Birleşik Krallık diploma niteliklerine erişimi genişletmesi beklenen stratejik bir ortaklık kapsamında YDS Academy ile iş birliğine girdi.Bu ortak girişim, BCM Academy'nin Birleşik Krallık nitelikleri sağlayıcısı olarak giderek artan itibarını, YDS Academy'nin ulusal eğitim ağı, okul ilişkileri ve yerleşik akademi altyapısıyla bir araya getiriyor.

Ebru Doğdu

63 yıldır alkışlarla yaşadı Zihni Göktay

Onu en son İstanbul Şehir Tiyatroları tarafından 2020 yılında sahnelenen Cibali Karakolu'nda izlemiştim. Salon yine hıncahınç dolu, seyircinin coşkusu yine dorukta... Daha sahneye adımını atar atmaz kopan o alkış tufanı, halkın ona duyduğu hesapsız sevginin ispatı...Çınar" ve "duayen" kelimeleri zaman zaman kolayca harcanıyor belki ama öyle isimler vardır

Bedir Acar

Teknoloji önden gider, siyaset arkadan gelir!

Toplumsal değişimde gecikmeler ve toplumsal hayatiyet katsayısıPopülist siyasete alan açan temel nedenlerden biri, teknolojik, iktisadi, toplumsal ve siyasal değişimlerin aynı hızda gerçekleşmemesidir. Üretim yapısı değişir; tüketim kalıpları ve yaşam tarzı daha geç uyum sağlar; siyasal kurumlar ve meşruiyet dili ise en geç değişir. Bu gecikmeler

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Sessizliğin ahlakı

Bazı haftalar var, haberleri yan yana koyunca insanın önüne sadece ülkenin gündemi değil, kendi vicdanı da geliyor. Bu hafta biraz öyleydi. Madımak'ın yıl dönümüydü. Otuz üç yıl geçmiş ama o acının önünde yine aynı cümlelerle durduk. Bazı acılar zamana bırakılmıyor; çünkü toplumlar yüzleşemedikleri şeyleri gerçekten geride bırakamıyor. Üstü örtülen her yara, bir gün başka bir sessizlikte yeniden çıkıyor karşımıza.

Güven Baykan

Denize varmaktır amacı nehrin

Yine bir 2 Temmuz geldi ve geçti. Türkiye yakın tarihinin en canavarca katliamlarından biri olan ve 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta memleketimizin yetiştirdiği çok değerli şairlerin, sanatçıların, aydınların, gençlerin gerici bir güruh tarafından yakılarak katledilmesi ve bunun, dönemin iktidarı başta olmak üzere herkes tarafından seyredilmesi tarihe "Sivas katliamı" veya "Madımak katliamı" diye geçti.

Ayşe Emel Mesci

Köylünün sessiz çığlığı

"Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışır kıyafet" giymeyenler, yani köylüler valinin emriyle şehre alınmayacaktı. "Milletin efendisi"nin şehirde ne işi vardıTek parti idaresi, ekonomik güçlüklerin de zorlamasıyla, köyü ve köylüyü ihmal etmiştir. Evet, İngiltere, Amerika, Rusya ve Japonya gibi ülkelerde de vaktiyle ziraat sanayiye, köy şehre feda edilmişti. Ama bunların hiçbirinde kültürel yabancılaşma ve dışlanma mevzubahis olmamıştır.

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

NATO ve prestijin ağır faturası

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

NATO 3.0: Türkiye'ye sunulan ayartıcı elma şekeri!

Bir NATO Zirvesi'nin Türkiye'de yapılıyor olması, neresinden bakarsanız bakın, önemli bir hadisedir.Bunu not ettikten sonra NATO ile ilgili çok da hoşumuza gitmeyecek, zihin konforumuzu bozacak sarsıcı cümleler kurmak istiyorum...NATO'nun niçin kurulduğuna, ne tür bir işlevinin veya amacının bulunduğuna dâir kafamızın bir çöplüğü andırdığını söyleyeceğim, özür dileyerek.

Yusuf Kaplan

Demografik ve Toplumsal Dönüşümün Yansımaları-I

Ülkemiz son dönemde eğitimden sağlığa, ulaşımdan altyapı ve enerjiye kadar hemen hemen tüm alanlarda çok önemli bir büyüme ve dönüşüme tanıklık etmiştir. Uzun dönem bu alanların her birinde artık kronik bir sorun oluşturan hizmetlere erişim önündeki engeller kaldırıldığı gibi gerekli arz kapasitesini oluşturabilmek için devasa yatırımlar yapılmıştır. Bu dönemde her alanda kitleselleşme fazı

Prof. Dr. Mahmut Özer

Anadolu Kareli Öyküler

Tolga Gümüşay imzalı "Kareli Öyküler" serisinin yeni kitabı "Anadolu Kareli Öyküler" Altın Kitaplar'dan çıktı. Anadolu Kareli Öyküler, fotoğrafın gerçekliğiyle edebiyatın olasılıklarını iç içe geçirerek dünyanın en güzel coğrafyalarından birinde var olmanın türlü hallerini açığa çıkarıyor.Gümüşay gündelik hayatın şiirsel anlarını önce fotoğrafla yakalıyor. Sonra o karelerden filizlenen öyküler yazıyor.

Sayım Çınar

İslam dönemi felsefesi (9)

İslam dönemi felsefesiyle ilgili son bir meseleye değinip genel değerlendirmeye geçeceğim. Bu serinin yedinci yazısında metafizik bir mesele olarak nedenselliği reddetmek ile herhangi bir şeyin olgusal açıklamasında nedenleri dikkate almamanın farklı şeyler olduğuna dikkat çekmiş hatta bu meselenin çokça yanlış anlamaya yol açtığını belirtmiş ve biraz daha ayrıntılı bir şekilde ele almayı

Ömer Türker

Bir tabak kiraz

Sürekli varmak istediğimiz yerlere konsantre olduğumuz için nereden başladığımızı unutuyoruz. Varmayı umduğumuz yerlere varamadığımızda geri dönebileceğimiz bir yer de kalmıyor bu durumda! Ben porselen bir tabak olsam, kucağıma bırakılan bir avuç kiraz için çok minnettar olurdum."Ne kadar büyümüşsün!" dedi yaşı ilerlemiş olan. "Bana yaşım büyüdükçe küçülüyormuşum gibi geliyor!" dedi tedirgin ve daha genç olan.

Gökhan Özcan

Türkiye'nin NATO'ya girme mücadelesi

Türkiye, NATO'nun kuruluşundan bir yıl sonra savunma ittifakına girmek için müracaat etti, ancak kabul görmedi. İkinci müracaatı da kabul edilmedi. Türkiye'nin NATO'ya girmesine İngiltere başta olmak üzere Danimarka, Norveç, Belçika ve Hollanda muhalefet ediyordu. 1951'den sonra güvenlik stratejilerini değiştiren ABD'nin, muhalefet eden ülkeleri ikna etmesiyle Türkiye, 18 Şubat 1952'de NATO'ya dâhil oldu

Erhan Afyoncu

Haberci kim açıklıyorum: 'Tabancalı Hakem'

Geçen hafta Büyüyenay Yayınları'nın üç cilt olarak kitaplaştırdığı 'İstanbul Konuşuyor' isimli sokak röportajlarını tanıtırken, röportajları yapan 'Haberci' mahlaslı Bâb-ı Âli şöhretinin kim olduğunu sormuştum. Maalesef bir bilen çıkmadı. Hadi, ben söyleyeyim, 'Haberci' mahlasıyla '37 ve '38 yıllarında Haber gazetesi için kitaptaki sokak röportajlarını yapan kişi İzzet Muhittin Apak'tır.

Taner Ay

Bir duruş olarak Türklük

Bir milletin en zor sorusu şudur: "Biz kimiz"Bu soru ilk bakışta kolay görünür. İnsan kim olduğunu bildiğini sanır. Biraz durulunca mesele basit değildir."Türklük" meselesi de yanlış kavranır. Onu yalnızca bir soy meselesi olarak görmek daraltır ve eksiltir.Tarih bize başka bir hakikat anlatır. Türklük, tarih içinde yoğrulur.

Bekir Fuat

Rumeli Fatihi Gazi Süleyman Paşa huzurunda

HTTP/2 200 date: Sun, 05 Jul 2026 01:42:06 GMT content-type: text/html; charset=utf-8 server: cloudflare cache-control: max-age=30 expires: Sun, 05 Jul 2026 01:42:35 GMT x-lb-cache: HIT x-platform: desktop x-cf-platform: desktop content-encoding: gzip nel: {"report_to":"cf-nel","success_fraction":0.0,"max_age":604800} vary: accept-encoding age: 1 last-modified:

Coşkun Çokyiğit

İbni Sina'ya dönmek

Üniversite yıllarından beri tanıdığım, aynı bölümde olmasam da ara sıra derslerine girdiğim, ilmi mahfillerdeki sohbetlerini ve konferanslarını takip ettiğim kıymetli hocamız Prof. Dr. Ahmet Ağırakça'nın biyografik türdeki bir kitabını okuyorum. Tabib İbn Sina adıyla neşredilen bu eserin mottosu da "İslam Tıbbını Zirveye Tırmandıran" olarak belirlenmiş. Kitabı elime alıp incelediğimde,

Eyyüp Azlal