Kültür-Sanat

Altmış sekiz (eylül)

Gelmiş eylül, gelmiş; Yaprakların sesinden belli! AHBugün çarşamba... Yazı günüm cumartesi... Erkenden yazı istenir mi Daldığımı biliyorlar arada. Unutup gitmesin diye; haber düşüyor ekrana. Bende bir telâş başlıyor elbet. Her hafta yaz, yaz, yaz. Faydası var mı; bilmem. Neyse... Eskiden "başkalarına"

Ali Hakkoymaz

Lotarya ekonomisinin insanı: Neden bile bile aşırı risk alıyoruz

Son dönemde yaşanan fon krizi, sermaye piyasalarının yalnızca arz tarafını değil, talep tarafını da yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Riskli ürünleri kimler, neden satın alıyor İnsanlar yüksek riskin farkında oldukları halde neden olağanüstü getiri vaatlerinin peşinden gidiyor Bu sorunun cevabı yalnızca cehalet, açgözlülük veya irrasyonellikle açıklanamaz. Davranışsal iktisadın gösterdiği bilişsel

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Emeksiz hayat...

Cevizi kırmadan yiyemezsiniz. Lokmayı yutmak için çiğnemeniz toprağı da ekip biçmeniz gerekir verim almak istiyorsanız. İnsanın evrimi emekle beyin arasındaki tecrübelerin de sonucudur. Emeksiz beyin de gelişmez. O, yani emek sadece hayatta kalmanın değil aynı zamanda erdemli olmanın ve güven içinde yaşamanın da karşılığıdır. Ne zamanki emekle insan arasındaki terazinin ayarı bozulur zincirleme

Ömer Erdem

Silkeleme piyasası kurulu hayırlı günler

Evet, borsa riskli bir piyasadır. Finansal okuryazarlığınız ya da bir yatırım danışmanınız yoksa para kaybetmeniz kaçınılmaz. Bazen finansal okuryazar olmanız da yetmeyebilir. Güçlü şirketlerin hisselerine yatırım yapmışsınızdır ama jeopolitik gelişmeler, siyasi istikrarsızlıklar ya da bir doğal afet nedeniyle bütün piyasa çöktüğü için bundan siz de etkilenirsiniz. Buna yapacak bir şey yok.

Miyase İlknur

47 yıl sonra: Cevat Yurdakul'un ardından

Eylül ayının son günleriydi. Adana'da sabah erken olmasına rağmen kavurucu bir sıcak vardı. Otuz altı yaşında gencecik bir adam otomobiline henüz binmişti. Üzerine ateş açıldı. Oracıkta can verdi. Takvimler 28 Eylül 1979'u gösteriyordu. Öldürülen Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul'du. Böylece ülkede ilk defa bir Emniyet müdürü terör saldırısında can veriyordu.

Eren Aysan

Fon foya fondöten

Vatandaşın banka hesaplarındaki hareketliliği bilen, velinin üniversitede okuyan oğluna gönderdiği harçlıktan bile haberi olan devlet/hükümet, milyonlarca doların yurt dışına transfer edilmesinden haberi olmamış, fon dolandırıcılığıyla halkı soyan soygunculardan haberi yokmuş. Gerçekten yok muydu! Bir komutanın yaptığı kahvaltıda ne yediğini bile bilen istihbaratın, fon dolandırıcılarından

Cafer Keklikçi

Evden çıkın, sinemaya gidin: Dijital esaretin panzehiri beyaz...

​Modern çağ bize konfor kılıfı altında büyük bir yalnızlık vaat ediyor. Acıktığımızda lahmacunu, kahveyi, hatta sosyalleşmeyi ayağımıza kadar getiren bu dijital ekosistem, fark ettirmeden bizi dört duvar arasına, minik telefon ekranlarına hapsediyor. Adı konulmamış, şifresi kırılamamış bir dijital esaretin tam ortasındayız.​Atlas Sineması'nda lansmanı yapılan GNÇ Türkiye

Berk Mühürdaroğlu

Şiir insanın direnişidir

Şiir kime seslenir Şair sesi ne demektir Niçin bunca zamandır yaşamış şiir Şairlerini niçin sevmiş, bağrına basmış toplumlar Kimi şairler niçin unutturulmak istenmiş Soluğu niçin tükenmemiş şiirin Şiir el uzattığı için mi yüreklere Şiir, dostu olduğu için mi insanların İnsanlara ne vermiş, ne katmış, ne bağışlamış şiir Kimileri niçin korkmuş şiirden

Öner Yağcı

Mekke Anlaşması ve riskler

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

Ölen sanatçı dünya turnesine çıkıyor!

Dört yıl önce hayatını kaybeden Hindistanlı rapçi Sidhu Moose Wala, ekim ayında yeniden "sahneye" çıkıyor. Üstelik tek gecelik bir anma için değil, hologramıyla dünya turnesine hazırlanıyor. Müzik endüstrisinde artık ölüm bile turnenin sonu anlamına gelmeyebilir. Bir zamanlar bir sanatçı öldüğünde geriye şarkıları, albümleri, konser kayıtları ve hatıraları kalırdı. Şimdi geriye bir de turnesi kalıyor.

Hakan Uç

Aynı evde iki yabancı

İlişkilerin başlangıcında herkes birbirinin en güzel tarafını görür. Birlikte yapılacak planlar, gidilecek şehirler hayaller vardır. Sonra hayat başlar. Faturalar, sorumluluklar, kariyer planları, alışkanlıklar, küçük hesaplaşmalar girer araya. Bir zamanlar hayran olduğunuz özellikler bile bir süre sonra tahammül edemediğiniz davranışlara dönüşebilir. İnsan bazen karşısındaki kişiyi kaybettiğini,

İlker Gezici

Askıda öğrenci!

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Sultan Uçar

Prof. Dr. Baltaş'la masaya yatırdık... Okulda şiddet nasıl önlenir...

Çocuk yetiştirme, eğitim, aile bağları ve ruhsal gelişim konusunda çalışmalar yapan duayen psikolog Acar Baltaş, fiziki önlemlerin yeterli olmayacağının, sorunun okul-aile işbirliği ile çözüleceğinin altını çizerek, "Güvenlik görevlileri, metal dedektörler yerine okulda güven iklimi oluşturmak gerek" diyor.BU hafta Manisa'da

Nuran Çakmakçı

Tulumbacılar üzerine

Yüz yılı aşkın süre İstanbul'un yangınlarıyla mücadele eden tulumbacılar, yalnızca bir teşkilat değil, şehrin hafızasında iz bırakan bir kültürdü. Gerçek Davud Ağa'nın ilk tulumbasından modern itfaiyeye uzanan bu hikâye, yangınlarla şekillenen İstanbul'un unutulmuş kahramanlarını anlatıyor...İstanbul, tarihi boyunca sık sık büyük yangınlarla

Sinan Genim

Buyurun aksiyon şölenine

'İsyan' (Mutiny) koruması olduğu işinsanı öldürülüp suç üstüne kalınca meseleyi netleştirmek ve suikastçıları da cezalandırmak için harekete geçen eski bir askerin verdiği amansız mücadeleyi anlatıyor. Artemis adlı büyük bir kargo gemisinde geçen filmde aksiyon sinemasının ışıltılı yıldızı Jason Statham tek kişilik bir şova soyunuyor ve beklentileri fazlasıyla karşılıyor.Cole Reed

Uğur Vardan

Borusan Contemporary sezona iki sergiyle başladı

Sanatseverlerin merakla beklediği Borusan Contemporary'nin yeni sezon açılış sergileri İstanbul'un büyülü mekanlarından Perili Köşk'te izleyiciye sunuldu.Dünyaca ünlü usta fotoğraf sanatçısı Olivo Barbieri'nin de basın ön gösterimine katıldığı Türkiye'deki ilk kişisel sergisi "Zaman Mekân Geometri", fotoğraf sanatına

Sema Sezen

Ödül mü ceza mı, hüzün mü gülme mi

Sokağa çıktığınızda, televizyonlara baktığınızda, sosyal medyada gezindiğinizde, müzik dinlediğinizde, sınıfa girdiğinizde ya da devlet dairesine gittiğinizde bırakın gülmeyi dudak ucuyla da olsa tebessüm edeni zor görür, neşeli bir parçaya zor rastlarsınız.Diziler şiddetten ve hüzünden geçilmiyor, gazete ve TV haberlerinde pozitif haber yok gibi, trafikte tolerans dibe

Abbas Güçlü

Şevket Rado ve Doğan Kardeş

Şimdi 1930-1940'lar Ankara'sına gitme imkânı olsaydı Karaoğlan Meydanı'nda sıralanmış dükkanların en başında bulunan İstanbul Pastanesi'nde edebiyatçıları görürdünüz. İçlerinde Sabahattin Ali, Orhan Veli, Oktay Rifat, Melih Cevdet, Sabahattin Eyuboğlu, Nurullah Ataç, Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Külebi, Necati Cumalı ve daha birçok isim... Siz de kafanızı uzatsanız sohbetlerini

Tolga Aydoğan

Kod adı 'Argo'... Ernest Hemingway gerçekten casus muydu

GAZETECİ kimliğini edebiyatının merkezine koymuş en önemli yazarlardan biriydi Ernest Hemingway. Silahlara Veda'nın, Çanlar Kimin İçin Çalıyor'un, Güneş de Doğar'ın, İhtiyar Adam ve Deniz'in Nobel ödüllü yazarı Hemingway'in edebiyatını besleyen kaynakların başında savaş muhabirliği, avcılık, balıkçılık ve boğa güreşi tutkusu biliniyor.Bütün bunların arasında casusluk faaliyetlerinin de olduğunu biliyor muydunuz Hem de Sovyet istihbaratıyla bağlantılı...

İhsan Yılmaz

Bir kardeşlik öyküsü

Gereksinimlerin dijital araçlarla, cep telefonlarıyla karşılandığı bir dünyada insanlar arasındaki bağlantılar, dayanışmalar da giderek kopuyor. Biri bilim insanı, biri şiirler de yazan masal uzmanının aralarındaki dayanışmayı yansıtan ilişkiyi genç bir yazar olan Mehmet evik, Sevgili Pertev Ağabey, Sevgili Oğuz Kardeş adlı kitapta (BilgeSu Yayıncılık, 2024) bir araya getirdi.

Adnan Binyazar

Kültür hizmeti nasıl olmalı

Bir ülke düşünün, dünyaca tanınan müzisyenlere, gruplara, yazarlara, yönetmenlere, oyunculara sahip, ama bu ülkede genç nüfus kültüre sanata ulaşamıyor. Kültür üretiminde ön sıralarda ama özellikle genç nüfusun kültüre ulaşımı sınırlı. Çünkü yoksulluk var ve her şey bu kadar pahalıyken ve emek aslanın ağzındayken kültüre para harcamaya sıra gelmiyor. Bu ülke İrlanda Cumhuriyeti. Sayısız

Mehmet Tez

Altı haftalık panorama

Marshall McLuhan'ın yıllar önce kavramsallaştırdığı "küresel köy", bugün futbol sahalarının yeşil çimlerinde her zamankinden daha somut bir biçimde karşımıza çıkıyor. Kitle iletişim araçlarının hızı ve sosyal medyanın anlık etkileşim gücü, futbolu sadece doksan dakikalık bir spor müsabakası olmaktan çıkarıp devasa bir endüstriye ve toplumun tüm katmanlarını kapsayan kolektif

Mehmet Biten

Algoritmik Çağda Kötülüğün Sıradanlaşması

Önceki yazımızda Hannah Arendt'in "kötülüğün sıradanlığı" kavramından hareketle kötülüğün insan ve toplum düzeyinde nasıl normalleşebildiğini tartışmış ve bu süreci İslam ahlâk düşüncesinin kavramlarıyla birlikte yeniden ve farklı bir bağlamda değerlendirmiştik. Gafletle başlayan, tekrar ve ülfetle güçlenen, ahlâkî duyarlılığın zayıflaması ve tezyinle devam eden bu sürecin sonunda

Prof. Dr. Mahmut Özer

Şiddet sarmalında

Şiddet bulaşıcıdır. Şiddet toplumsal bir sorundur. Şiddet ülkeyi sarmıştır. Ve biz hâlâ ormanı görmek yerine, tek tek ağaçlara bakıyoruz. Bakanlar protokol imzalayıp okulların kapısına nöbetçi dikebilir. Bu ülkede 30 ila 35 milyon ruhsatsız silah var. Bunların ancak onda biri ruhsatlı. Umut Vakfı bu gerçeği yıllardır vurguluyor ama dinleyen yok. Manisa'nın Turgutlu ilçesinde yaşananlardan sonra biraz daha konuşurlar sonra yola devam ederler.

Zeynep Oral

Risâle-i Nur'un dil mîmârî ve "-meklik" seçimi -2

-Lik eki, müşahhas kelimeleri mücerretleştirme (soyutlaştırma) fonksiyonuna sahiptir: güzel-güzellik, kul-kulluk"...Bu ve bu gibi ahvâl, bizi Üstadımızın ulvî ve umûmî olan vazifesinde her vakit için Cenâb-ı Hak'tan muvaffakiyet talebinde bulunmaklığa sevk ediyor." "...Bulunmaya sevk ediyor." denseydi, sadece bir yönelimi bildiren geçici bir hâlin

Nahit Topaloğlu

Dünyayı değiştiremesek de...

Savaşların, krizlerin, ekonomik kaygıların, bitmek bilmeyen tartışmaların arasında bazen küçücük bir resmin karşısında durmak, bir kitabın sayfalarını çevirmek, birkaç saatliğine başka bir hayatın içine girmek iyi geliyor insana.Sanat tam da burada, hayatın gürültüsünün kıyısında sessiz ama güçlü bir liman gibi duruyor.Ana akım bültenlerin yüksek sesli

Bedir Acar

Okul saldırılarını anlamak ve önlemek

Bazı doğrular hem acımasız hem de rahatsız edicidir. Kötülüğün çoğu durumda son derece sıradan olması da böyle doğrulardandır. Okulların henüz ikinci haftasındayız. Ve yine silah sesleriyle güne uyandık. Bu seferki yer Manisa Turgutlu'daki bir lise. İlk ders zilinden önce av tüfeğiyle açılan ateşte yaralanan üç öğrenci halen yoğun bakımda. Saldırgan, okula yeni başlamış 15 yaşında bir 9. sınıf öğrencisi.

Ali Apaydın

Halk kültürü aktarımına yerel dergi katkısı

HTTP/2 200 date: Thu, 24 Sep 2026 01:51:06 GMT content-type: text/html; charset=utf-8 server: cloudflare cache-control: max-age=30 expires: Thu, 24 Sep 2026 01:51:31 GMT x-lb-cache: EXPIRED x-platform: desktop x-cf-platform: desktop content-encoding: gzip nel: {"report_to":"cf-nel","success_fraction":0.0,"max_age":604800} vary: accept-encoding age: 5 last-modified:

Mehmet Yardımcı

Açık konuşalım yoksa geç olacak

İki yıla yaklaşan bir zamandan beri ne idüğü hala tam belli olmayan yeni "süreç"le yatıp kalkıyoruz. Buraya nasıl gelindiğini iyi anlamak lazım. Yirmi yılı, bir bakışla kırk yılı, hatta yüz yılı aşan bir hazırlığı var.Yüz elli yıl önce çokça yaşandığı gibi Kürtleri Türklerden koparmak ve ayrı bir devlet kurdurmak hedefti. Fakat halkta karşılığı olmadığı için söylenmiyordu.

A. Yağmur Tunalı

DİJİTAL SES MEZARLIĞI

Müzik veri takip şirketi Luminate'in CEO'su Rob Jonas'ın açıkladığı veriler, dijital dünyadaki üretimin ne denli ürkütücü bir boyuta ulaştığını gösteriyor. Dijital müzik platformlarına her gün yaklaşık 150 bin yeni şarkı yükleniyor.Felaket tellalı gibi yazmayı ben de sevmiyorum ama her yıl açıklanan yeni rakamlar bir önceki seneleri katlayıp dinlenme sayılarından nasibini almıyor.

Sinem Vural

MUSTAFA KEMÂL'İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (393)

Düzen'in, tezine fotoğraflarını da dercettiği üç mezarlı âile makberesinde, Ali Fuad Erden, annesi Emîne Şâziye Hanım'la aynı kabre defnedilmiştir. Karşıdan en soldaki bu kabirden sonra, ortada, kızı Ayla Hanım'ın (Ayla Ökmen) ve sağda, eşi Bedia Hanım'ın kabirleri bulunmaktadır. Üstüvânî mezar taşlarının üzerine Osmanlı harfleriyle hâk̃k̃edilmiş kitâbelerin metinleri, Düzen tarafından L̃atin harflerine çevrilmiştir:

Yesevizade Alparslan Yasa

Risâle-i Nur'un dil mîmârîsi ve "-meklik" seçimi -2

-Lik eki, müşahhas kelimeleri mücerretleştirme (soyutlaştırma) fonksiyonuna sahiptir: güzel-güzellik, kul-kulluk"...Bu ve bu gibi ahvâl, bizi Üstadımızın ulvî ve umûmî olan vazifesinde her vakit için Cenâb-ı Hak'tan muvaffakiyet talebinde bulunmaklığa sevk ediyor." "...Bulunmaya sevk ediyor." denseydi, sadece bir yönelimi bildiren geçici bir hâlin

Nahit Topaloğlu

'Yazı Devrimi'nin Psiko-Sosyal Anlamı

Cumhuriyet bizi geçmişimizden koparmadı, tam tersine kopuk olduğumuz geçmişimize bağladı. Cumhurbaşkanı Atatürk, yazı devrimini, 9 Ağustos 1928 akşamı Sarayburnu Parkı'nda düzenlenen bir dinletide halka duyurduktan sonra, Ağustos-Eylül 1928'de, Tekirdağ, Bursa, anakkale, Eceabat, Gelibolu, Sinop

Sinan Meydan

Kemal Edib

İsimleri, eserleri ve hizmetleri unutulmuş şahsiyetler hakkında biyografik kitapların yazılması mühim. Onların bu suretle gündeme getirilmeleri de büyük bir hizmettir. Bu şahsiyetlerin arasına Kemal Edib Kürkçüoğlu da katılmış oldu. Edebiyat tarihçisi, yazar ve şair Kemal Edib hakkındaki eseri, Mehmet Kurtoğlu Çağdaş Bir Derviş, Aşkın Bir Şair Kemal Edib Kürkçüoğlu adıyla kaleme aldı. Bu eser, Edebiyat Ortamı Yayınları arasında günışığına çıktı.

Mehmet Nuri Yardım

Kültürel çatışma ve şiddet

Geçem Haftaki yazımda Avrupa ve Almanya özelinde yükselen ırkçılığa dikkat çekmiştim. Ancak, ırkçılığın yükselişinde rol oynayan ve çoğu kez çok önemsemediğimiz bir nokta var ki biz bunu çok hafife alıyoruz:Göç karşıtlığının kültürel boyutu ve bunun yarattığı çatışma.Toplumlar çağlar boyunca çeşitli sebeplerle farklı topluluklara

Şenol Kaluç

Yazlık sinemalar mâzîperestlerin hayâl-i sâfıdır

Bahçevan geldi, bahçevan geldi / Deh del Düldül, deh deh Düldül": Bir defa daha Zeki Müren'in Uşşak şarkısına dönüyorum, çünkü hemen her gün gördüğüm zerzevatçı kendisi kadar kadîd doru beygirinin çektiği arabasıyla Turşucu Dere'ye doğru iniyordu. İki kat üstümüzde oturan teyzemizin dediğine göre, bu yaşlı bahçevan Saide Hanım'ın, Nadide Hanım'ın, Albay Sami Bey'in,

Taner Ay

SUMUD dizisi hakkında

TRT, bir kurum olarak son yıllarda çok başarılı ve millî ve tarihî yapımıza uygun diziler ve programlarla evlerimize misafir olmaya devam ediyor. Oysa birçok medya kuruluşuna ait ekranların milli ve manevi değerlerimize adeta görünmez bir savaş açtığı bu dönemde, bu yapımları izleyici ile buluşturan başta kurum yetkililerine ve bu yapımlara emek veren herkese şükranlarımı arz ediyorum.

Halit Yıldırım

Kolektif umutsuzluk

Umutsuzluk bir tercih değil, maruz kalmadır. Varoluşa dışarıdan bir cisim çarpar, benlik afallar, dengesini yitirir, baş dönmesiyle bulunduğu yere çömelir ve ne olup bittiğini düşünmeye başlar. Umutsuzluğun söyleme dönüşmemesi, yüksek perdeden dile getirilmemesi bu çarpmaya dairdir. Varoluş öylesine sarsılmıştır ki nefesi kesilmiştir ve artık cümleler ya fısıltıyla veya bakışlarla kurulmaya

Prof. Dr. İsmet Emre

Servetin kaynağı

Toplumsal ilişkinin birey(ler) nazarında ve toplum içinde belirgin, hatta imrendirici statü, yani konum ve etki sağlar bir düzey oluşturması gibi niteliğe dönüşmesi, sadece manevi değil maddi kazanımların elde edilmesi tarzında da kendini gösterebilir. Özellikle manevi anlamda daha açıklayıcı olması ve somutlaştırmak için siyaset alanında faaliyette bulunmuş, bulunmakta olan bazı kişileri

İsmail Kıllıoğlu

İstiklâl Marşı'nın Gür Sesli, Yiğit Edalı Büyük Şairi: Mehmet...

Bugün bizler ve bizden sonra bu toprakları canından aziz bilip sahiplenecek, koruyup, kollayacak olan gelecek nesillerimiz için artık tek bir marş vardır. O da özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın nişanelerinden olan İstiklâl Marşı'mızdır. "Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım/Elemim bir yüreğin kârı değil, paylaşalım"

İsmail Bingöl