Kültür-Sanat

Fethiye'de Söz Mevsimi

Yanık bir türkü, coşkulu bir şiir, ezberlenmiş bir dua, akıcı bir öykü yahut sıkıcı bir deneme tadında adımladığımız hayat bir gün nihayetlenecek ve geriye, ayrıldığımız sahradan ne götürdüğümüz kadar oraya ne bıraktığımızın önemini anlatan birkaç anlam ırmağı kalacak. Belki de bu sebeple her geçen gün sözünü nereye, kime sarf etmeye değer bulduğunu biraz daha sorgularken buluyor kendini insan... Yanılmaktan anlamaya varan aynalarla yüzleşiyor.

Nuray Alper

Herr Schumpeter'e sordum: Yeni bir yaratıcı yıkım'da yapay zekâ'nın...

Bugün hocamın hocasının hocası Joseph Alois Schumpeter'le muhayyel bir söyleşi yaptım. Bu söyleşinin hazırlanmasında yapay zekâ asistanım Daneel'in katkısından da yararlandım. Ona teşekkür ediyorum...GİRİŞ: SCHUMPETER'LE SÖYLEŞİ FİKRİNot: Bu metin gerçek bir röportaj değildir. Joseph

Prof. Dr. D. Murat Demiröz

Sözlük gözlüktür (2)

BAYRAMBayram mı Elime vurup ekmeğimi alma! Kalemime, kâğıdıma karışma! Önümden çekil! Beni gökyüzüyle baş başa bırak! « PENCERE ÖNÜNDE Ben pencerelerden seyredeyim; elim, iktidarım ve ömrüm kısa; yorduğunuz yeter dünyayı; bu beter hâlleriniz hayra alâmet değil! «

Ali Hakkoymaz

Tedarik zinciri stratejik bir zorunluluk

Geçtiğimiz günlerde QNB Kristal Kule, Türkiye'nin tedarik zinciri ekosisteminin en önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yaptı. Tedarik Zinciri Derneği'nin düzenlediği 6. Tedarik Zinciri Konferansı'nda sektörün önde gelen isimleri bir araya geldi. Ben de bu yoğun ilgiyi ve çarpıcı mesajları sizler için not ettim. Konferansın teması "İnsanı, Teknolojiyi ve Geleceği Buluşturan

Berk Mühürdaroğlu

Kaydırırken çürümek

Yapay zekânın kötü haftası yoktur. Tükenmez. Her kelime ayarlanmıştır. Her kare optimize edilmiştir. Her duraksama, parmağını kaydırmaman için tam doğru aralıkta yerleştirilmiştir. Bununla rekabet eden bir insan içerik üreticisi, matbaanın icat edildiği bir dünyada taş tabletlere yazı kazıyan biri gibidir. Ekonomi zaten eşit değildir. Bir insanın kiraya, uykuya ve motivasyona ihtiyacı vardır. Makinenin ihtiyacı olan tek şey elektriktir.

Ahmet Can Karahasanoğlu

Kânûni, Mimarbaşı Acem Ali ve Yavuz Selim Camisi. Temel atma...

(Yavuz gerçekten de bir gün çok şatafatlı göz kamaştırıcı elbiselerle huzuruna gelen genç oğlu Şehzâde Süleyman'a, "Süleyman bu ne haldir annene giyecek bir şey bırakmamışsın" diye tepki göstermesi gösterişe ne denli karşı olduğunu ortay koymaktadır.) Baharla birlikte sefer ayı olarak bilinen Mayıs'ta hazırlanıldığı üzere Belgrad'ın

Halit Kanak

Geçmişin Kanatları Altında Şehri Şöyle Bir Dolaştık...

Yaşadığımız şehri tanıdığımızı iddia ederiz çoğumuz. Acaba öyle midir Bazen şehir hakkında sorulan bir soru ya da şehrin herhangi bir köşesiyle ilgili dile getirilen bir bilgi, şehri yeterince tanımadığımızı bir kere daha bize gösterir. Bu durum, daha çok şehrin tarihiyle alakalıdır. Ama, henüz hali hazırda olanı da işin içine katabiliriz. Arada bir, şehrin yakın geçmişi hakkında kitapların

İsmail Bingöl

MUSTAFA KEMÂL'İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (304)

Venizelos'un yukarıda tam metnini naklettiğimiz mektubunda "Ayasofya Müzesi" bahis mevzûu edilmiyor. Lâkin bu karârın Megalo İdea'cı Venizelos için Mustafa Kemâl hakkında fazladan bir puan teşkîl etmiş olması, beklenen bir hâldir. O, bunu, kendi Yunan muhîtinde beyân etmiş ve beyânâtı, rivâyet hâlinde günümüze ulaşmış olabilir... Nitekim, Başvekîl İsmet

Yesevizade Alparslan Yasa

Çevir kazı yanmasın!

Müzik dünyasında son günlerin en çok konuşulan tartışmalarından biri; Saygı1: Mustafa Sandal konserinde, Sandal'ın Denize doğru adlı şarkısını seslendiren Nikbinler Grubu'nun solisti Berika Karadağ'ın yapay zeka kullanıp şarkıyı da playback yaptığı iddia edilmesiydi. Mustafa Sandal'ın, Berika Karadağ'ın çıplak vokal kaydını paylaşarak "Benim için bu tartışma

Hakan Uç

İzmir'i işgalcilere teslim edenler

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

Işıltının ardındaki sessizlik

Popüler dünyanın her dönem merkezinde olan Angelina Jolie, sadece çarpıcı güzelliğiyle değil, aynı zamanda canlandırdığı her karaktere kattığı derinlik, karmaşıklık ve sarsılmaz inançla küresel sinema izleyicisinin zihninde silinmez bir iz bıraktı. 2000'lerin başında aksiyon sinemasının güçlü kadın figürlerinden biri hâline gelirken, bir yandan da dramatik rollerdeki kırılgan performanslarıyla

İlker Gezici

"Mislini sûret değil, ma'nâda görmüş var mıdır"

Önceki birkaç yazımızda İbnü'l-Heysem, İmam Gazzâli, Maktul Sühreverdi, İbnü'l-Arabi ile Takiyüddin er-Rasıd'ın nur/ışık hakkındaki görüşlerini -sanatla da ilişkilendirerek- ana hatlarıyla iletmeye çalıştık. Şimdi aynı zatların görüşlerinden hareketle "İslam tasavvurunda görme" konusunu topluca ele alacağız. Ancak buna geçmeden önce Yozgatlı Mehmed Said Fennî Efendi'nin şu gazeliyle zihnimizi biraz renklendirelim:

Ömer Lekesiz

Öğretmen yetiştirme

Profesyonel kamu görevi niteliğindeki öğretmenlik mesleğinin Fransız Devrimi'nin ürünü olduğunu söyleyen Dr. Niyazi Altunya, Türkiye'de Öğretmen Yetiştirme Deneyimi 1848-2018 (Öğretmen Dünyası) adlı yapıtının girişinde şöyle diyor: "Öğretmenlik mesleği ile öğretme sanatı aynı şey değildir. ünkü öğretmenin görevi, belli bilgi ve becerileri

Öner Yağcı

Türk mahallesi

Mahalle, bir zamanlar yalnızca yaşanılan bir yer değil; birlikte yaşamanın kurallarını belirleyen, güvenliği sağlayan ve toplumsal ilişkileri şekillendiren bir dünyaydı. Bugün bu dünyanın izleri silinirken yerine geçen yeni yaşam biçimlerinin neyi koruyup neyi kaybettiğini yeniden düşünmek gerekiyor..."Mahalle" sözcüğü, "İnilip konulacak yer"

Sinan Genim

Hayat podyumunda yürümek daha zordur

Paris Moda Haftası odağında sektörün farklı dallarında emek veren kadınlar ve onların birbirine bağlı öyküleri... 'Moda', parıltılı bir dünyanın arka planında yaşananları yalın, gerçekçi ve yer yer de hüzün dolu tonlarla seyircisine yansıtıyor. Filmde ana karakter Maxine Walker'a hayat veren Angelina Jolie çok iyi bir performans ortaya koyuyorAmerikalı bağımsız sinema temsilcisi,

Uğur Vardan

Ses farkı

Bazen şekiller, renkler, ışıklar hatta sesler birbirine karşıyor. Fakat telaşlanma. Zihnin sürçüp tökezlenmesi cinsinden bir hal değil bu. Bir denizin, rüzgardan, sudan, dalgadan çalkanması türünden bir durulma hali. Nereden mi biliyorum Hiçbir şeyi tam bildiğimizi söyleyemeyiz. Duymakla akletmek ve onu tecrübenin tülbentinden süzdükten sonra içimizde çınlayan bir ses vardır hani, kulakla

Ömer Erdem

Bu zulme son verin artık

Dünyada yaptığı hapishaneler ve devasa adliye sarayları ile övünen tek ülkeyiz. Keşke içinde adalet de olabilse ama ne gezer. En ağır suçtan ceza almış tutuklu ve hükümlülerin sağlığından devlet sorumludur. İster tutuklu ister hükümlü olsun, sağlık hizmetlerinden yararlanma en temel insan hakkıdır. Sağlığı bozulan mahkûmların infazının ertelenmesinin, Türk hukuk sisteminde

Miyase İlknur

Siyaset bir varmış bir yokmuş

Jose Saramago'nun "Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş" romanında günlerden bir gün ülkenin birinde ölüm, insanlardan can alma görevinden bir süreliğine vazgeçer. Öte dünyaya gidiş biletinin ortadan kalkmasıyla birlikte yaşamasından umut kesilen hastalardan, en ağır yaralılara kadar kimse ölemez. Ülkenin dört köşesinde derin bir sevinç kaplar herkesi. Adeta ölüme karşı başarı ilan edilmiş,

Eren Aysan

MEB'de kartlar çekildi!

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Sultan Uçar

Su gibi bir yazı

Televizyon kanallarındaki haberlerde sık sık bir konuya değinilir. Göllerde, barajlarda su seviyesinin düştüğü yönünde haberler yapılır. Suyu dikkatli kullanmamız öğütlenir. Suyun önemini, hayatımızdaki yerini elbet biliyoruz.Suyun Tarihi kitabı benim dikkatimi çekti. Suyun serüvenini merak ettim, insanların da bu kitapla meraklarını gidereceği kanısındayım.Kitabı tanıtayım önce:

Doğan Hızlan

Görme, görünme, gözetleme, gözetle(n)me

I-Günlük hayatta insanların ne kadar değiştiği, bozulduğu üzerine konuşmalar yapmak/işitmek çok sık rastlanan bir durumdur. Dünü, bugünü olumlama üzerinden kategorize ederiz: "Bulaşık makinesi, elektrik süpürgesi, çamaşır makinesi, televizyon, cep telefonu, bilgisayarın olmadığı dün ne kadar da çekilmezdir!"Ya da dünü, bugünün aksayan yanlarını

Fatma Barbarosoğlu

Aile Haftası üzerine

Önce ailenin günü ve haftası olmaz. Bir de hiç olmazsa bu işe Birleşmiş Milletler karışmasaydı. Filistin, Doğu Türkistan, Myanmar ve Avrupa ülkelerinin sömürdüğü Afrika ülkelerindeki ailelerin parçalanma sebebi, Birleşmiş Milletler umursamazlığı değil midir • Müslüman düşünceye göre aile bir milletin temelidir. Bu temel sarsıldığında ortada aile adına bir şey kalmaz.

Hüseyin Öztürk

Oyunu hatırlamak

Ligler yavaş yavaş perdeyi kapatıyor. Bir sezonun bütün yorgunluğu, sevinci, öfkesi ve hayal kırıklığı son düdüklerle birlikte başka bir hikâyeye dönüşüyor. Şampiyon olanlar kupaların etrafında fotoğraf verirken, kaybedenler yeni teknik direktör arayışlarına, transfer listelerine ve yönetim tartışmalarına gömülüyor. Futbolun, basketbolun, voleybolun ya da başka bir spor dalının değişmeyen

Mehmet Biten

Almanya-Danimarka 'seferi': Avrupa'nın kalbinde kutlu bir direniş,...

Bir hafta sürecek bir Almanya-Danimarka seferimizin son günlerindeyiz... Stuttgart'ta başlayan Kopenhag'da sona erecek leziz, dolu dolu geçen, ruh dolu bir yolculuk yapıyoruz...Avrupa'nın üzerinde kara bulutlar dolaşıyor... Bu üçüncüsü mü, dördüncüsü mü, artık sayamaz olduk.1830'larda başlayan 1848'lerde bütün Avrupa'yı kasıp kavuran devrimler dalgası, hiç bitmedi...

Yusuf Kaplan

Gençler bize niye gelsin!

*Gençler kitap okumuyor ama her zamankinden daha çok biliyor. Çünkü takip ettikleri telefon hem anlık bilgi hem de görsel sunuyor. *Vaizlerin de videosunu veriyor. Nitekim bir şarlatan şunu söylüyor. Sarık cübbe tastamam. Cennet'te şu kadar hurimiz olacak Elhamdülillah. Şu kadar yıl onlarla yaşayacağız. Buna sebep bir Elhamdülillah dememiz. Cennette şu kadar yıl şarap içeceğiz Elhamdülillah. Ohh! Buna sebep bir "La ilahe illallah" dememiz....

İdris Günaydın

Uyur iken uyarılmak

Kimi zaman ozanların deyişleri, yazarların sözleri birden canlanıverir belleğimde. Örneğin, çağının en yenilikçi şairi, oyun yazarı William Shakespeare'in 76. Sone'sindeki şu dizesi üzerinde yeri geldikçe düşünürüm: "Eskileri söyler benim şiirim, nasıl ki güneş her gün hem yenidir hem eski." Oysa o, çağının

Adnan Binyazar

Tadı kaçan Eurovision

Hayatın gerçekleri eğlence dünyasına kendini dayatıyor bir süredir. Hayatın gerçekleri demek, şu ara Israil'in Gazze'de yaptığı soykırıma gösterilen tepkiler ve bu tepkilere gösterilen tepkiler. Müzik, sinema, edebiyat, moda, spor, ikiye bölünmüş durumda.İrlanda'nın yetiştirdiği pek çok büyük yazarın en güncel olanlarından Sally Rooney İngiltere'de

Mehmet Tez

Eğitim ve toplum ilişkisi, hormonlu notlar, aidiyet

Bir okurumuz çarpıcı bir değerlendirme göndermiş. Katılırsınız, katılmazsınız ya da farklı bir bakış açısı getirebilirsiniz ama onunki de yabana atılır cinsten değil:"Okul, toplumun laboratuvarıdır; okulda bozulan bir formül, sokağın kimyasını da değiştirir. Toplumsal çürüme dediğimiz olumsuzluklar eğitim kurumlarında başlar..."Yumurta-tavuk

Abbas Güçlü

Anadolu arkeolojisinin Japon kaşifi unutulmadı

BOZKIRDAKİ Japon mucizesini yaratan isimdi Dr. Sachihiro Omura. Türkiye'deki çalışmalarına 1974 yılında Ankara Üniversitesi'nde başlayan Omura, 1986 yılından 20 Mayıs 2025 tarihindeki vefatına kadar Kalehöyük Kazı Başkanlığı'nı yürüttü.1998 yılında kurulan Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü'nün de kuruluşundan itibaren müdürlüğünü yapan Dr. Omura, Yassıhöyük Kazı Başkanı olan eşi

İhsan Yılmaz

Türk Dili'nin Yaşayan Duayenlerinden Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun...

1943'te İzmir'de doğan Ahmet Bican Ercilasun'un Babası Kıbrıslı, annesi Kastamonuludur. İlk ve orta öğrenimimi İzmir ve Edremit'te tamamlayıp, 1963'te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne girmiş; Ahmet Caferoğlu, Reşid Rahmeti Arat, Ali Nihat Tarlan, Mehmet Kaplan, Faruk Kadri Timurtaş, Muharrem Ergin, Ömer Faruk

Mehmet Yardımcı

İki sultan, tek çeşme Muradiye Sebili'nin asırlık hikâyesi

İstanbul'un tarihi dokusu içinde sessizce ayakta duran bazı yapılar vardır ki, yalnızca taş ve mermerden ibaret değildir; aynı zamanda bir dönemin ruhunu da taşırlar. Fatih'in Sirkeci semtinde bulunan Muradiye Sebili de bu yapılardan biridir. Osmanlı su mimarisinin zarif örneklerinden Muradiye Sebili, iki farklı sultanın izini taşımasıyla

Fahri Sarrafoğlu

Çocuklarımızın geleceği için aile kalesini güçlendirmek

Türkiye ekonomik olarak kalkındı, kişi başına düşen milli gelir 2002'de 3.100 dolar iken bugün 17.000 dolar, zenginleştik. Avrupa ve Amerika'da görülen zengin hastalıkları yakamıza yapıştı. Boşanma oranları Avrupa ve ABD'de bizden kat kat fazla, bizde de artıyor. İntihar, şiddet, cinayet, hırsızlık, içki içme oranı, cinsel tacizler zengin ülkelerde daha yaygın. 2008'de

Ali Erkan Kavaklı

Hasan Şen Ağabey'in ardından...

1974-75 öğretim yılında liseyi Isparta'da bitirdim. Üniversite sınavlarına daha iyi hazırlanabilmek için 1975 yılı yaz mevsiminde İstanbul'a gittim.İhsan Atasoy vâsıtası ile dershaneye yerleştim. 1976 yılından itibaren Nurtaşı dediğimiz Fatih'teki 5-6 katlı binada Kutlular Ağabey'i sohbetleriyle tanıdık. 1977 yılının güzünde Mehmet Kutlular Ağabey'e İzmir'de üniversiteyi

H. Muharrem Okur

Mehmet Kaplan hoca yazısını nasıl sansürledi

Tabii merak duygum bu yazıyı okuyunca kışkırtılmış oldu ve "Milliyetçilik ve din" başlıklı o yazıyı Nesillerin Ruhu adlı kitabında buldum. Lakin okuyunca Sebil'deki iktibaslarda geçen cümlelerin o yazıda yer almadığını hayretle müşahede ettim. Sebil'deki yazı mı hatalıydı yoksa hoca kitabına alırken metinde değişiklik mi yapmıştı Bunu çözmenin en sağlam yolu dergiyi bulup oradan kontrol etmekti.

Mustafa Armağan

Geldiğimiz yerde

Her gün akla hayale gelmez iddialar savruluyor. Belgeye, delile, ölçüye endazeye ihtiyaç duyulmaksızın insanlar suçlanıyor. Türlü yollarla belediyelere el konuyor. Tehdit ve şantajın her türlüsü deneniyor. Yapılanlar, siyasi terbiye, yol yordam, asgari nezaket gözetmeyerek, hatta çiğnenerek yapılıyor. İşte geldiğimiz yer burası.Geldiğimiz keyfilik ve yarattığı anarşi rejiminin

A. Yağmur Tunalı

Tabiatın bilgeliğinden uzakta

Modern şehirlerde yaşayarak tabiatla irtibatımızı büyük ölçüde kaybediyoruz. Bunu söylerken gerçek tabiatı kastediyorum elbette; etrafı çevrilmiş, dizayn edilmiş, çimlerine basılmayan, bitkilerine dokunulmayan, gölgesinde oturulamayan, beton ve ahşap görünümlü plastikle çevrili kentsel yeşillik takviyelerinden değil! Böylesi suni yeşillendirme gayretleri şehirlere biraz renk getiriyor ama

Gökhan Özcan

Karadeniz'den

Sevgili Merdan Yanardağ, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan: Esir alınmış ama teslim olmayan sizler, dünyanın en hukuk dışı "casusluk davası"yla uğraşırken inanın başka herhangi bir konuda yazı yazmak, bana zulüm gibi geliyor. Özgürlüğümden utanıyorum. Aynı utancı yıllardır haksız yere tutsak edilen tüm arkadaşlarım için de yaşıyorum. Haksız yere hapiste yatanlar

Zeynep Oral

Yapay Zekâ Çağında Sosyal Botlar ve Troller

Dijital kamusal alanın hızla dönüşüm geçirdiği yapay zekâ çağında, sosyal botların çevrim içi etkileşimlerde oynadığı rol giderek daha görünür hâle gelmektedir. Özellikle kullanıcı davranışlarını taklit edebilen ve otonom içerik üretebilen yapay zekâ sistemleri, yalnızca iletişim biçimlerini değil, aynı zamanda bu iletişimin niteliğini ve sınırlarını da yeniden tanımlamaktadır. Sosyal botlar

Prof. Dr. Mahmut Özer

Yaz yalan, kış gerçek...

Ağız bedenin doruğundadır; çok rüzgâr aldığından açılıp kapandıkça ya bahara ya fırtınaya yol açan... İçindeki tatmaya, yutkunmaya, konuşmaya yarayan... Kimimizde işlevsiz, kimimizde bir karış olan dille... Ağzından çıkanı kulağı duymayan... Ağzına bir parmak bal çaldığı halkın ağzından lokmasını çalan... Ağzı bozuk ayran budalalarının ağzına bakan ağız kavafları bireysel toplumsal yaşamı altüst ediyor. A

Sevgi Özel

"Bir şey mi yapacaksın Kemal"

Bundan 107 sene önce bugün... 14 Mayıs 1919 arşamba... Mustafa Kemal Paşa altı aydır bulunduğu İstanbul'dan ayrılmanın arifesinde. Hatıralarında bu süre zarfında hazırlık yaptığını ifade etmiş, özellikle Anadolu'ya silah kaçırmak için yer altı örgütlerinin organize edilmesini sağlamıştır. Ayrıca şubat ayında görüştüğü Ali Fuat (Cebesoy) Paşa'dan da emrindeki 20. Kolordu'yu

Tolga Aydoğan