Üç cümlede sonsuzluk
Üç derdim var; birbirinden seçilmez: Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm. KARAC'OĞLAN Ya Hay! Sağlığımız Ebedî Sağ'dan... Ve her şey yerli yerince... Sübhanallah...
37
Üç derdim var; birbirinden seçilmez: Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm. KARAC'OĞLAN Ya Hay! Sağlığımız Ebedî Sağ'dan... Ve her şey yerli yerince... Sübhanallah...
37
Perakende dünyasının nabzını tutan, sektörün pusulası kabul edilen Perakende Günleri, bu yıl tam 25. yaşını kutladı. 3-4 Haziran tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi'nin tarihi atmosferinde gerçekleşen bu buluşma, sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda Türk perakendeciliğinin son çeyrek asırdaki evriminin de bir belgesi niteliğindeydi. "DÜNDEN YARINA" KÖPRÜ
31
Fatih'in bir askeri ve örgütçü deha olduğu tartışılmaz. Fatih olmasaydı bugünkü Türkiye de, bugün bildiğimiz haliyle Türk – Osmanlı medeniyeti de olmazdı. Ancak Fatih kendi çağındaki halk, yani bizim büyük dedelerimiz için, hiç de bize ifade ettiği değerleri temsil etmiyordu. Fatih dönemi onlar için savaşlar, sürgünler, ağır vergi yükü ve enflasyonla özdeşleşmişti. Her büyük kurucu iktidar,
30
Sokaklarda ise savaşın ne mânâya geldiğini anlamayan yükseköğretim talebeleri "Harp, harp" diye bağırarak dolaşıyorlardı. Diğer bir ihmalle de, Bulgaristan'ın; 13 Mart 1912'de Sırbistan'la, 29 Mayıs 1912'de Yunanistan'la yaptığı ittifak ayyuka çıkmasına rağmen takip edilememiş, ciddiye alınmamıştı. Halbuki Karadağ'ın da
28
Angelo Iacovella: "Makedonya Locasının yeniden canlanışıyle İttihad ve Terak̆k̆î Cem'iyeti'nin doğuşu arasındaki bağlantı, olayların ve belgelerin ışığında, hiçbir kuşkuya yer bırakmamaktadır" İttihâd ve Terak̆k̆î Komitası (İTK), 1906'da, yânî Talat Paşa, Midhat Şükrü (Selânikli Sabataî Kâtib-i Umûmî ve Meb'ûs; 1874
26
Sayıklama günlüğünden... Uzun bir süredir üzerine çalıştığım şimdilik adını "sayıklama günlüğü" olarak düşündüğüm kitabımdan bu köşenin okurlarına özel bir fragman... Karanlığın sancılı hırıltılarını duymaya başladıysanız ölü bir ıstakozun gözündeki donukluğu keşfetmeye başlıyorsunuz
25
Sesi ve görüntüyü çoğaltabilen her cihaz insanın başına gelmiş en büyük afet niteliğinde artık. Sadece gerçeğe bağlı kayıtlar değil sanal dünyada üretilmiş olanlar da dahil bu felakete. Bir süre sonra silinip kaybolmaya yazgılı maddesellikler gerçekliği tehdit ediyor çünkü. Geçen günlerde dünyanın önde gelen bilim insanları diğer canlılarla gelecekte kurulacak iletişim dili üzerine oldukça
6
Gençlik yıllarımı hatırlıyorum. Bir Meryem Cemile'den söz edilirdi, Bir Sigrid Hunke... "Avrupa'nın üstüne doğan İslam Güneşi" adlı eseri o günün best selleriydi adeta. Bir de Muhammet Ali Clay... Zaten oldum olası Muhammet Aliciydik. Lise yıllarımın sonunda Garaudy ve Cat Stevens Müslüman olmuştu. Bugün sayısı sayılamayacak kadar çok.
62
Evliya Çelebi, Sarı Saltuk Hz.lerinin Buharalı olduğunu, soyunun Battal Gazi Hz.lerine dayandığını, Anadolu'da; Sarı Saltuk, Baba Sultan, Kaliakra Sultanı (Bulgaristan'ın kuzeyinde bir kale) gibi isimlerle anıldığını söyler. "Saltuknâme
55
Sessiz sedasız bir hizmet kahramanını daha gönderdik vatan-ı asliye. Şu aralar peşpeşe ahirete uğurladığımız ağabeylerimizi düşündükçe...Önce İzmir'in ana umdesi, yılların Yeni Asya temsilcisi Hasan Şen ağabeyimiz, ardından Yeni Asya'da uzun yıllar farklı birimlerinde görev yapagelmiş kadim Yeni Asya çalışanlarından Abdullah Eraçıkbaş ağabeyim... Ve ardından Karabük/Yenice'nin ilk eczacısı ve Yeni Asya temsilcisi Recep Kök ağabeyim...
54
Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.
53
Geçen akşam sözleştik arkadaşla, oturduk, sohbet muhabbet... 1930-1950 yılları arasında Ankara'daki yazarların, ressamların, gazetecilerin uğrak noktası Posta Caddesi'nde Şükran Lokantası ile Yeni Hayat Lokantası... Dönemin aydınları burada. O vakitler Yeni Hayat Lokantası'na sık sık sivil polisler uğrarmış. Bu yazar çizer tayfası ne konuşuyor öğrenelim diye. Kimi zaman lokantanın
52
Sözü söze ulamadık. Teselli yumağının düğümlerini beyhude çözmeye uğraşmadık.Dışarda yağmur yağıyordu. Ben yürümekten bitkin, o günlerdir devam eden taziye ziyaretlerinden yorgun...Birbirimizi kapının eşiğinde, yorgunluğun deminde bulduk.Öyle ansızın karşılaşınca haftalar sonra açık denizde kara parçası görmüş denizci
51
Kıbrıs Rum Kesimi Dışişleri Bakanı Costantinos Kombos, X hesabından dün (Perşembe günü) saat 11.02'de şu tweeti attı:"Orta Asya'daki gezim çerçevesinde, bugün Kazakistan'dan Tacikistan'a geçiyorum; orada @PresidentCYP @Christodulides'i resmi ziyaretinde eşlik etmiştim. Ardından Özbekistan'a ve Kırgızistan'a gideceğim. Orta Asya'daki gezimin
51
Zaman yoruldu... Şehirler yoruldu... İnsan ise en çok kendi içinde yoruldu...Bir vakitler akşam olunca sokakların üstüne tatlı bir sükût inerdi. Gün, yavaş yavaş omuzlarındaki yükü bırakır; evlerin pencerelerinde sarı ışıklar yanar, sofraların buğusu göğe ince ince yükselirdi. İnsanlar kapı önlerinde oturur, çaylar demlenir, sözler acele edilmeden söylenirdi. Şimdi ise gece,
36
Atatürk bütün konuşmalarında, üstünden yüzyıllar da geçse belleğe kazınan unutulmaz sözler bırakmıştır. 10'uncu Yıl Nutku'nda söylediği şu sözüyle onlarca kitabı dolduracak bir anlamı dile getirmiştir: "Yaptıklarımızı asla yeterli göremeyiz. ünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak zorunda ve kararındayız. Yurdumuzu en bayındır
29
Liselere Giriş Sınavı için geri sayım başladı. Öğrenciler heyecanlı, veliler kaygılı. Kafalar karmakarışık. Tam sınavdan kurtulduk derken, sınav sonuçlarının açıklanması, tercihler, yerleştirme ve kayıtlar ile bu zorlu süreç yaz sonuna kadar devam edecek. Bu yüzden özellikle velilerimize her şeyden önce sabır diliyoruz...Okul seçimine yönelik değerlendirmelere geçmeden sınava ilişkin çok önemli ayrıntıyı bir kez daha paylaşmakta yarar görüyoruz.
28
Dün Şebnem Ferah konseri vardı. Sosyal medyada bir paylaşım tsunamisi yaşandı. Ne siyaset, ne geçim derdi, ne günlük hamaset. Varsa yoksa Şebnem Ferah videoları, Şebnem şarkıları, Şebnem'e duyulan sevgi ve hasret.Neden Şebnem bu kadar olay oldu Neden Tarkan konser verince olay oluyor Tarkan'la da Şebnem'le de coşan bu kitle kim Ortak yanları ne Neden yaşanıyor bu sevgi buhranları Bu katartik / öforik hallerin temelinde ne var
28
Bir pazar günü rahmetli annemle Bursa'da, solcuların "kurtarılmış bölge" ilan ettiği Teleferik Pazarı'na gitmiştik. Birden kalabalığın içerisinde yedi sekiz kişilik bir grubun etrafımda halkalandığını fark ettim. Nereye gitsem onlar da dönüyor, annemle aramızda adeta bir perde oluşturuyorlardı. Halkadan çıkmak istediğimde hemen o tarafa kayıyor, beni bırakmıyorlardı. Sarılmıştım. Sanki oyun oynuyorduk.
66
Ceyhuni, Asıl adı Ömer olup 1847 de Zile'nin ıkrıkçı Mahallesinde dünyaya gelmiştir. Halen doğduğu sokağın adı Ceyhunî Sokağıdır. Bir seyahat sırasında orum'un Alaca ilçesine giderken İsa Hacı köyünde 1912'de kalpten ölmüştür. Sağlığında ününü yurdun dört bucağına yaymıştır. Âşıklık Gelenekleri İçindeki Yeri ve Sanatı
65
-Beyin besleme konusunu ilk defa duydum, dedi Selçuk. Hayret etmişti. Yeğenim ile bu konuları sıkça konuştuğumuz için o kitapların düşünmeyi öğrettiğini, tefekkürün ibadet olduğunu bilir, itiraz etmedi. -İnsanın en önemli organı beynidir. İnsanı insan yapan beyindir. Düşünen, öğrenen, öğreten, tasarlayan ve bildiklerini hayata geçiren bilinçli bir beyne sahibiz, bu yönüyle
65
Bizim Alevîlerin "düşkün" ilan etme kuralı kanundan güçlüdür. Kişinin düşkünlüğü işlediği suça göredir. Sürekli veya geçici olabilir. Cinayet, ırza tecavüz, ikrardan dönmek, Hz. Ali'ye ve Ehl-i beyt'e dil uzatmak ağır suçlardır ve mahşere kalır.Diğer suçların cezası düşkünlüktür ve zamanlıdır. Diyelim ki birisi eşine, komşusuna, hayvanına iyi davranmıyor
64
Molla Sadrâ, İslam düşüncesinde birbirinden farklı hatta zaman zaman birbirine karşıt görünen büyük damarları yeni bir metafizik terkibe tâbi tutmuş müstesna bir isimdir.O, İbn Sina'nın aklî metafiziğini, İmam Gazzali'nin bilgiyi ahlakî ve ontolojik bir hâl olarak kavrayışını, Maktul Sühreverdî'nin nur merkezli İşrâkîliğini ve İbn Arabî'nin vahdet-i vücûd irfanını aynı ufukta buluşturmuştur.
63
Büyüklerinin "Ah nerede o eski günler!" tarzı şikayetlerine şahit olmayanımız yoktur. Yaş aldıkça kendi dilinden de benzer hayıflanma ifadeleri döküldüğünü fark ettiğinde buna şaşıranlarımız da çoktur. Gençken, hayatımızın baharındayken, eskilerin böyle derin iç geçirmeleriyle hafif hafif eğlenmeyi biliriz de; zamanı geldiğinde neden bizim de aynı dertten muzdarip olduğumuz sorusunun cevabını o kadar kolay bulamayız.
63
Türkiye'nin uluslararası ölçekte düzenlenen ilk ve tek dijital sanat festivali olan İstanbul Dijital Sanat Festivali (IDAF), Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) altıncı kez kapılarını açtı. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle, Türk Telekom ana sponsorluğunda, hayata geçirilen festival, bu yıl "RETELL" (Yeniden Anlat) temasıyla sanatseverleri ağırlıyor.
41
Cumhuriyetin ilk döneminde gençlik, tam da olduğu şey olarak, ülkenin geleceğini inşa edecek özne olarak konumlandırılmıştı; bugün ise ülkenin değil iktidarın geleceğini güvende tutacak bir nesne olarak konumlandırılmaya çalışılıyor. İşte en somut karşılıklarını görüyoruz bunun; bugün ülkemizde her dört gençten biri iş ya da okul yaşantısında bulunmuyor. Yani toplumsal yaşamla bir bağ kurmuyor!
40
Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.
39
Bu mektubu size Gezi'nin yıldönümünde yazıyorum. Aslında yalnız size değil, bu ülkenin, bu devletin, bu milletin vicdanına yazıyorum. Gezi'den bu yana 13 yıl geçti. Taksim'deki ağaçlar büyüdü. Atatürk Kültür Merkezi yenilendi. ocuklar genç; gençler ana baba oldu. Kimi çocuklar hiç büyümedi hep aynı yaşta kaldı. Kentler değişti. Dünya değişti. Ama siz hâlâ hapistesiniz.
38
Sanat, eğlence ve spor, doğaları gereği insanın savunma mekanizmalarını gevşeten alanlardır. İnsanlar bir konsere eğlenmek için gittiklerinde, genellikle eleştirel akıllarını kapıda bırakır.İşte o an; bilinçaltı mesajların, incelikli dayatmaların zihinlere en rahat zerk edildiği o tehlikeli "hissizleşme" anıdır. Başka bir deyişle, sanatsal ve kültürel etkinlikler, kitleleri manipüle etmenin en rafine yöntemlerinden biri haline gelir.
38
Yıllar öncesinden bugünlere kadar resim sergilerini gezenler bir gelişimi fark etmişlerdir; ayrıntılı sergi kataloglarının farklılığını.Eskideniki üç sayfalık sergi bilgisi ile yetinilirdi. Şimdi serginin fotoğrafları, ressam hakkında ayrıntılı yazılar çıkıyor, hatta konuşmalar yapılıyor. Yalnız Türkiye'de değil bienal aracılığıyla hem bizim hem dünyanın tanınmış eserlerini görebiliyoruz.
37
NBA, uzun zamandır ilk kez bu kadar belirgin bir kuşak değişimine tanıklık ediyor. Batı Konferansı Finalleri'nin yedinci maçında San Antonio Spurs'un son şampiyon Oklahoma City Thunder'ı deplasmanda 111-103 mağlup ederek NBA Finalleri'ne yükselmesi yalnızca bir seri sonucundan ibaret değil. Bu sonuç, ligin geleceğine ilişkin temel soruların yeniden sorulmasına neden oldu: Yeni
37
Üretken yapay zekâ yaşamlarımıza girdikçe yol açtığı sorunlar da daha görünür olmaya başladı. Bu teknolojinin insanın bilişsel süreçlerini devralmaya yönelik kapasitesi arttıkça insanlar bu araçlarla hızla cevaplar elde etmenin cazibesine kapılmakta, ancak sanıldığının aksine bu cazibenin maliyeti giderek artmaktadır. Bu maliyet, insanın bilişsel süreçlere aktif katılımını azaltarak ortaya
36
Dünyaca ünlü yıldızların turne takvimlerine bu yıl Türkiye'yi de eklemesi ve biletlerin dakikalar içinde tükenmesi tesadüf değil. Ülkede konserlere olan bu yoğun ilginin arkasında hem sosyolojik değişimler hem de Türkiye'nin sunduğu benzersiz jeopolitik ve ekonomik avantajlar var.Müzisyenler, Ortadoğu ve Körfez bölgelerindeki programlarını gerilimler, sıcak çatışmalar ve savaş tehditleri yüzünden güvenlik endişesiyle erteliyor.
34
Siyasette bazen olaylardan çok kelimeler konuşur. Uzun açıklamaların, hukuki metinlerin ve siyasi deklarasyonların arasından bir sözcük çıkar, dönemin ruhuna ilişkin daha fazla şey söyler. Son aylarda Cumhuriyet Halk Partisi etrafında şekillenen "mutlak butlan" tartışmaları sırasında Kemal Kılıçdaroğlu'nun tekrar tekrar başvurduğu "arınma" kavramı da böyle bir sözcük.
25
g Son günlerde üç akrabamın vefatının ardından bir dostum daha Hakk'a yürüdü. Şair, yazar, sinema eleştirmeni ve eczacı, edebiyatımızdaki Hisarcılar grubunun en iyi şairi kabul edilen Mustafa Necati Karaer'in büyük oğlu Cem Karaer de dünya defterini kapatıp ahiret yolculuğuna çıktı. Vefatı duyulmadı, zira edebiyat âlemi, kültür sanat dünyası derin bir uykudaydı.
77
Hepimizin, her yaşta hayattan belli beklentileri var. Bunların kimi gerçekleşir, kiminin yanına yaklaşır, otağı oraya kurar, buraya kadarmış der, onunla yetinir, sonrasını kovalamayız. Bazen de ve aslında çoğunlukla hayallerimizi unutur, kaderin elinde bir oyuncak misali o taraftan bu tarafa savrulur dururuz. Artık yorulup oraya geldiğimizde; irademiz kavrayışı, gözlerimiz nesneleri, hafızamız
71
Geçtiğimiz pazartesi günü gazetemizin Görüşler sayfasında yayınlanan Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdülbaki Değer'in "Öldürücü Umut: Gelecek Aynası ve Yoksulluk Sarmalında Bugün" başlıklı yazısı, içine düştüğümüz ve yıllardır boğazımızı sıkan enflasyonist ortamın yarattığı toplumsal tahribatı ele alıyordu. Ancak ben Değer'in açtığı düşünsel patikadan bir başka alana, eğitime uzanmak istiyorum.
71
Mayıs ayına girdik mi, İstanbul'a yaz sıcakları gelir, Suâdiye'nin çayır çimenindeki fulyalar ise kaybolurdu. Ama, onların boşluğunu hemen ahşap köşklerin bahçelerinden yayılan tırmanıcı güllerinin, sarmaşık güllerinin, floribunda güllerinin veya grandiflora güllerinin kokularının doldurduğunu anımsıyorum. Bakın, Kurudere Sokak'tan Çatalçeşme'ye inişte demir yolunun altındaki
69
Tarihi kayıtlara bakıldığında Akdeniz Bölgesi, insanlığın ve toplumların gelişmesinde, barış, huzur ve refah içinde yaşamasında olduğu gibi, gerilemesinde, savaşında, karışıklığında, yıkımında, yoksulluk ve yoksunluk içinde kalmasında da belirleyici ölçüde etkin olmuştur, çıkarımı, istidlali yapılabilir. Kendi içinde oluşan, gelişen, kurulan dengeler, aynı zamanda karşıtlarını, olumsuzluklarını da barındırıyor, taşıyor, büyütüyor, sonunda doğuruyor sanki.
68
Bazen bir dizenin armağan gibi kendiliğinden geldiğini, ardından er ya da geç şiirin sökün ettiğini şairler bilir. Tıpkı öyle, bir yazıyı da bazen zihinde beliriveren bir kavram başlatır. İyiye inanmak gibi... İyiliğe inanmak, ya iyimserlik gibi bir şey değil bu. Hepsini içeren, daha derinlikli, daha kapsayıcı bir kavram.
62
© 2025