Kültür-Sanat

Su gibi bir yazı

Televizyon kanallarındaki haberlerde sık sık bir konuya değinilir. Göllerde, barajlarda su seviyesinin düştüğü yönünde haberler yapılır. Suyu dikkatli kullanmamız öğütlenir. Suyun önemini, hayatımızdaki yerini elbet biliyoruz.Suyun Tarihi kitabı benim dikkatimi çekti. Suyun serüvenini merak ettim, insanların da bu kitapla meraklarını gidereceği kanısındayım.Kitabı tanıtayım önce:

Doğan Hızlan

Aile Haftası üzerine

Önce ailenin günü ve haftası olmaz. Bir de hiç olmazsa bu işe Birleşmiş Milletler karışmasaydı. Filistin, Doğu Türkistan, Myanmar ve Avrupa ülkelerinin sömürdüğü Afrika ülkelerindeki ailelerin parçalanma sebebi, Birleşmiş Milletler umursamazlığı değil midir • Müslüman düşünceye göre aile bir milletin temelidir. Bu temel sarsıldığında ortada aile adına bir şey kalmaz.

Hüseyin Öztürk

Gençler bize niye gelsin!

*Gençler kitap okumuyor ama her zamankinden daha çok biliyor. Çünkü takip ettikleri telefon hem anlık bilgi hem de görsel sunuyor. *Vaizlerin de videosunu veriyor. Nitekim bir şarlatan şunu söylüyor. Sarık cübbe tastamam. Cennet'te şu kadar hurimiz olacak Elhamdülillah. Şu kadar yıl onlarla yaşayacağız. Buna sebep bir Elhamdülillah dememiz. Cennette şu kadar yıl şarap içeceğiz Elhamdülillah. Ohh! Buna sebep bir "La ilahe illallah" dememiz....

İdris Günaydın

Görme, görünme, gözetleme, gözetle(n)me

I-Günlük hayatta insanların ne kadar değiştiği, bozulduğu üzerine konuşmalar yapmak/işitmek çok sık rastlanan bir durumdur. Dünü, bugünü olumlama üzerinden kategorize ederiz: "Bulaşık makinesi, elektrik süpürgesi, çamaşır makinesi, televizyon, cep telefonu, bilgisayarın olmadığı dün ne kadar da çekilmezdir!"Ya da dünü, bugünün aksayan yanlarını

Fatma Barbarosoğlu

Oyunu hatırlamak

Ligler yavaş yavaş perdeyi kapatıyor. Bir sezonun bütün yorgunluğu, sevinci, öfkesi ve hayal kırıklığı son düdüklerle birlikte başka bir hikâyeye dönüşüyor. Şampiyon olanlar kupaların etrafında fotoğraf verirken, kaybedenler yeni teknik direktör arayışlarına, transfer listelerine ve yönetim tartışmalarına gömülüyor. Futbolun, basketbolun, voleybolun ya da başka bir spor dalının değişmeyen

Mehmet Biten

Almanya-Danimarka 'seferi': Avrupa'nın kalbinde kutlu bir direniş,...

Bir hafta sürecek bir Almanya-Danimarka seferimizin son günlerindeyiz... Stuttgart'ta başlayan Kopenhag'da sona erecek leziz, dolu dolu geçen, ruh dolu bir yolculuk yapıyoruz...Avrupa'nın üzerinde kara bulutlar dolaşıyor... Bu üçüncüsü mü, dördüncüsü mü, artık sayamaz olduk.1830'larda başlayan 1848'lerde bütün Avrupa'yı kasıp kavuran devrimler dalgası, hiç bitmedi...

Yusuf Kaplan

MEB'de kartlar çekildi!

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Sultan Uçar

Uyur iken uyarılmak

Kimi zaman ozanların deyişleri, yazarların sözleri birden canlanıverir belleğimde. Örneğin, çağının en yenilikçi şairi, oyun yazarı William Shakespeare'in 76. Sone'sindeki şu dizesi üzerinde yeri geldikçe düşünürüm: "Eskileri söyler benim şiirim, nasıl ki güneş her gün hem yenidir hem eski." Oysa o, çağının

Adnan Binyazar

Tadı kaçan Eurovision

Hayatın gerçekleri eğlence dünyasına kendini dayatıyor bir süredir. Hayatın gerçekleri demek, şu ara Israil'in Gazze'de yaptığı soykırıma gösterilen tepkiler ve bu tepkilere gösterilen tepkiler. Müzik, sinema, edebiyat, moda, spor, ikiye bölünmüş durumda.İrlanda'nın yetiştirdiği pek çok büyük yazarın en güncel olanlarından Sally Rooney İngiltere'de

Mehmet Tez

Anadolu arkeolojisinin Japon kaşifi unutulmadı

BOZKIRDAKİ Japon mucizesini yaratan isimdi Dr. Sachihiro Omura. Türkiye'deki çalışmalarına 1974 yılında Ankara Üniversitesi'nde başlayan Omura, 1986 yılından 20 Mayıs 2025 tarihindeki vefatına kadar Kalehöyük Kazı Başkanlığı'nı yürüttü.1998 yılında kurulan Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü'nün de kuruluşundan itibaren müdürlüğünü yapan Dr. Omura, Yassıhöyük Kazı Başkanı olan eşi

İhsan Yılmaz

Eğitim ve toplum ilişkisi, hormonlu notlar, aidiyet

Bir okurumuz çarpıcı bir değerlendirme göndermiş. Katılırsınız, katılmazsınız ya da farklı bir bakış açısı getirebilirsiniz ama onunki de yabana atılır cinsten değil:"Okul, toplumun laboratuvarıdır; okulda bozulan bir formül, sokağın kimyasını da değiştirir. Toplumsal çürüme dediğimiz olumsuzluklar eğitim kurumlarında başlar..."Yumurta-tavuk

Abbas Güçlü

Türk Dili'nin Yaşayan Duayenlerinden Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun...

1943'te İzmir'de doğan Ahmet Bican Ercilasun'un Babası Kıbrıslı, annesi Kastamonuludur. İlk ve orta öğrenimimi İzmir ve Edremit'te tamamlayıp, 1963'te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne girmiş; Ahmet Caferoğlu, Reşid Rahmeti Arat, Ali Nihat Tarlan, Mehmet Kaplan, Faruk Kadri Timurtaş, Muharrem Ergin, Ömer Faruk

Mehmet Yardımcı

İki sultan, tek çeşme Muradiye Sebili'nin asırlık hikâyesi

İstanbul'un tarihi dokusu içinde sessizce ayakta duran bazı yapılar vardır ki, yalnızca taş ve mermerden ibaret değildir; aynı zamanda bir dönemin ruhunu da taşırlar. Fatih'in Sirkeci semtinde bulunan Muradiye Sebili de bu yapılardan biridir. Osmanlı su mimarisinin zarif örneklerinden Muradiye Sebili, iki farklı sultanın izini taşımasıyla

Fahri Sarrafoğlu

Hasan Şen Ağabey'in ardından...

1974-75 öğretim yılında liseyi Isparta'da bitirdim. Üniversite sınavlarına daha iyi hazırlanabilmek için 1975 yılı yaz mevsiminde İstanbul'a gittim.İhsan Atasoy vâsıtası ile dershaneye yerleştim. 1976 yılından itibaren Nurtaşı dediğimiz Fatih'teki 5-6 katlı binada Kutlular Ağabey'i sohbetleriyle tanıdık. 1977 yılının güzünde Mehmet Kutlular Ağabey'e İzmir'de üniversiteyi

H. Muharrem Okur

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (303)

Venizelos'un Mustafa Kemâl'i Nobel Sul̃h Mük̃âfâtına namzed olarak teklîf ettiği 12 Ocak 1934 târihli Fransızca mektubunun birinci sayfası... *** "Mustafa Kemâl Paşa'nın millî hareketinin muhâsımlarına galebe çalmasını müteâk̆ib, 1922'de, Türkiye Cumhûriyeti'nin têsîsi, bu istik̆rârsızlık ve taassub hâlini kat'î

Yesevizade Alparslan Yasa

Çocuklarımızın geleceği için aile kalesini güçlendirmek

Türkiye ekonomik olarak kalkındı, kişi başına düşen milli gelir 2002'de 3.100 dolar iken bugün 17.000 dolar, zenginleştik. Avrupa ve Amerika'da görülen zengin hastalıkları yakamıza yapıştı. Boşanma oranları Avrupa ve ABD'de bizden kat kat fazla, bizde de artıyor. İntihar, şiddet, cinayet, hırsızlık, içki içme oranı, cinsel tacizler zengin ülkelerde daha yaygın. 2008'de

Ali Erkan Kavaklı

Mehmet Kaplan hoca yazısını nasıl sansürledi

Tabii merak duygum bu yazıyı okuyunca kışkırtılmış oldu ve "Milliyetçilik ve din" başlıklı o yazıyı Nesillerin Ruhu adlı kitabında buldum. Lakin okuyunca Sebil'deki iktibaslarda geçen cümlelerin o yazıda yer almadığını hayretle müşahede ettim. Sebil'deki yazı mı hatalıydı yoksa hoca kitabına alırken metinde değişiklik mi yapmıştı Bunu çözmenin en sağlam yolu dergiyi bulup oradan kontrol etmekti.

Mustafa Armağan

Geldiğimiz yerde

Her gün akla hayale gelmez iddialar savruluyor. Belgeye, delile, ölçüye endazeye ihtiyaç duyulmaksızın insanlar suçlanıyor. Türlü yollarla belediyelere el konuyor. Tehdit ve şantajın her türlüsü deneniyor. Yapılanlar, siyasi terbiye, yol yordam, asgari nezaket gözetmeyerek, hatta çiğnenerek yapılıyor. İşte geldiğimiz yer burası.Geldiğimiz keyfilik ve yarattığı anarşi rejiminin

A. Yağmur Tunalı

Heybeliada Ruhban Okulu

Köşe yazısı saat 11'de sitemizde olacak. Reklamsız Sözcü üyelerimiz ve ücretli X üyelerimiz yazıya erken erişim sağlayabilir.

Naim Babüroğlu

Karadeniz'den

Sevgili Merdan Yanardağ, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan: Esir alınmış ama teslim olmayan sizler, dünyanın en hukuk dışı "casusluk davası"yla uğraşırken inanın başka herhangi bir konuda yazı yazmak, bana zulüm gibi geliyor. Özgürlüğümden utanıyorum. Aynı utancı yıllardır haksız yere tutsak edilen tüm arkadaşlarım için de yaşıyorum. Haksız yere hapiste yatanlar

Zeynep Oral

Tabiatın bilgeliğinden uzakta

Modern şehirlerde yaşayarak tabiatla irtibatımızı büyük ölçüde kaybediyoruz. Bunu söylerken gerçek tabiatı kastediyorum elbette; etrafı çevrilmiş, dizayn edilmiş, çimlerine basılmayan, bitkilerine dokunulmayan, gölgesinde oturulamayan, beton ve ahşap görünümlü plastikle çevrili kentsel yeşillik takviyelerinden değil! Böylesi suni yeşillendirme gayretleri şehirlere biraz renk getiriyor ama

Gökhan Özcan

Yaz yalan, kış gerçek...

Ağız bedenin doruğundadır; çok rüzgâr aldığından açılıp kapandıkça ya bahara ya fırtınaya yol açan... İçindeki tatmaya, yutkunmaya, konuşmaya yarayan... Kimimizde işlevsiz, kimimizde bir karış olan dille... Ağzından çıkanı kulağı duymayan... Ağzına bir parmak bal çaldığı halkın ağzından lokmasını çalan... Ağzı bozuk ayran budalalarının ağzına bakan ağız kavafları bireysel toplumsal yaşamı altüst ediyor. A

Sevgi Özel

Yapay Zekâ Çağında Sosyal Botlar ve Troller

Dijital kamusal alanın hızla dönüşüm geçirdiği yapay zekâ çağında, sosyal botların çevrim içi etkileşimlerde oynadığı rol giderek daha görünür hâle gelmektedir. Özellikle kullanıcı davranışlarını taklit edebilen ve otonom içerik üretebilen yapay zekâ sistemleri, yalnızca iletişim biçimlerini değil, aynı zamanda bu iletişimin niteliğini ve sınırlarını da yeniden tanımlamaktadır. Sosyal botlar

Prof. Dr. Mahmut Özer

Şebnem Ferah'ın dönüşü

Müzik sektöründe olup da bir haftadır "Şebnem Ferah'a biletin var mı" sorusunu almayan var mı Şebnem Ferah'ın yıllar süren derin sessizliğini bozup sahneye döneceğini açıklaması, sadece bir konser duyurusu değil "sosyal tsunami" etkisi yarattı.Şebnem Ferah'ın 3 Haziran konserinin biletleri 40 dakikada içinde "yok" satarken, 27 Haziran İstanbul konser

Sinem Vural

Takiyyüddin er-Râsıd'a göre ışık ve sanatının optik estetiği

Takiyyüddin er-Râsıd'da nur/ışık, yalnızca fiziksel optik meselesi değildir. Onun metinlerinde nur, görme, renk, mekân ve idrak arasında kurulan ilişki; İslâm düşüncesindeki nur metafiziğinin deneysel ve geometrik bir devamıdır. Böylece er-Râsıd, bir taraftan matematiksel optiğin imkânlarını araştırırken diğer taraftan görmenin nasıl gerçekleştiğini, ışığın mekânı nasıl kurduğunu ve rengin nasıl görünür hâle geldiğini açıklamaya çalışır.

Ömer Lekesiz

"Bir şey mi yapacaksın Kemal"

Bundan 107 sene önce bugün... 14 Mayıs 1919 arşamba... Mustafa Kemal Paşa altı aydır bulunduğu İstanbul'dan ayrılmanın arifesinde. Hatıralarında bu süre zarfında hazırlık yaptığını ifade etmiş, özellikle Anadolu'ya silah kaçırmak için yer altı örgütlerinin organize edilmesini sağlamıştır. Ayrıca şubat ayında görüştüğü Ali Fuat (Cebesoy) Paşa'dan da emrindeki 20. Kolordu'yu

Tolga Aydoğan

Eurovizyonu zehirleyen katil

Keriman Halis Ece'nin 1932'de dünya güzeli seçilmesi, sıradan bir magazin hadisesi değil; erken Cumhuriyet'in ideolojik ve siyasi projesinin pırıltılı bir vitriniydi. Bu taçla birlikte Türkiye, "geri ve kapalı toplum" imajını yırtıp atacak; Batılı, laik ve modern kimliğini dünyaya tescil ettirecekti. Peki, o tescil sahiden gerçekleşti mi Pek öyle görünmüyor. Zira Avrupa

Bedir Acar

Eğitimin kılavuzu

Kılavuz, kimilerinin zannettiğinin aksine yabancı değil Türkçe kökenli bir sözcüktür. Kökende "kıla-" fiilinden gelir; gören, izleyen, yol açan demektir. Yol açan önder olur; yol kapatansa ancak engeldir. Yol kapatanların ne kılavuzu olabilir ne de önderi! Bugün bu kavramı, doğru yolu gösteren, rehberlik eden kimseler ya da nesneler için kullanıyoruz.

Ali Apaydın

Portatif radyoda 'Fingirdek Jale', plak çalarda 'Develi Pikap'...

Geçen hafta '69 yılının bendeki Ocak ayından bahsederken Fenerbahçe'ye iki satır olsa bile yer vermeyişimi düşününce, mahalleden çocukluk arkadaşlarımın mıdıklarını eğdiklerini görür gibi oldum. Tamam, onlarla her gün Suâdiye Ortaokulu'nun teneffüslerinde veya Taç Spor'un sahasında Fenerbahçe'yi konuşurduk da, müthiş kadroya rağmen '68-'69 sezonuna pek iyi başlamadığımız

Taner Ay

Ahmet Maraşlı

Mihrabad Yayınları'ndayız. Yıl 2017 olmalı. Ahmet Maraşlı'nın eserlerini neşrediyoruz. Yayınevine her gelişinde yazarımızla derin sohbetler ediyoruz. Bir ara kendisine, "Ahmet Hocam, siz öğretmenlik yaparken yazarlığa geçtiniz. Bu nasıl oldu" diye sordum. Yazarlık serüveninin ilgi çekici hikâyesini şöyle anlatmıştı: "Cağaloğlu'nda kitapçıları dolaşıyor, çocuklarım

Mehmet Nuri Yardım

Patronlar biraz da paylaşmayı bilse!..

Devlet adlı eserinde Platon, devletin temel görevinin yalnızca düzen sağlamak olmadığını, aynı zamanda toplumdaki ortak iyiliği korumak olduğunu savunur. Ona göre bir toplumda aşırı zenginlik kadar aşırı yoksulluk da tehlikelidir. Çünkü gelir uçurumu büyüdükçe toplumsal denge bozulur, sınıflar arasındaki gerilim artar ve devletin bütünlüğü zarar görür. Ancak mesele yalnızca yoksulluğu azaltmak

Şenol Kaluç

Hapishanelerden yükselen çığlıklar (4)

Adalet Bakanlığı'nın bir genelgesi mi yoksa Şakran kadın kapalı cezaevi yönetiminin keyfi kararı mıdır bilmem; mahkûmlardan boyunlarında üzerinde işledikleri suçun yazılı olduğu bir suçlu kimliği taşımaları isteniyor. Bu kimlik yoksa, ziyaretçi görüşüne çıkarılmıyorlar. Revire götürülmüyorlar. Telefon görüşmelerine izin verilmiyor. Böylece mahkûmiyetlerine bir de süresiz hücre cezası eklenmiş oluyor.

Ataol Behramoğlu

İdeolojilerin ölümü

"İdeolojiler toplumların deli gömleğidir" diyor Cemil Meriç. Bütün zamanları olmasa da son asrı betimleyen bu cümlenin günümüzde artık pek bir geçerliliği yok. Yitirdiğimiz sayısız değerin yanı sıra ideolojiler de artık nefes alıp veremiyor, bir anlamda komada. Anlık düşünceler fikirleri, fikir yoksunluğu ideolojileri ortadan kaldırdı ve bilinç artık içgüdünün emrinde, anlık hazlara

Prof. Dr. İsmet Emre

Alis Manukyan'ı yitirdik

Tam da Ali Darmar'ın kitabını yeni tamamlamışken ve kitapta onun adını çok anmışken, soprano Alis Manukyan'ın ölüm haberi geldi. Güzel şarkı söyleyen, şık giyinen, zevkli ve değerli mücevherler takan, seçilmiş parfümler kullanan kadın! Böylelikle bakımlı sanatçı olmayı da kendinden sonraki kuşaklara öğretmişti. Onun Bel cantosu (güzel şarkı söyleme sanatı) yetiştirdiği öğrencilere armağandı.

Evin İlyasoğlu

İzmir'de futbol coşkusu Gazapizm'le doruğa çıkacak

16 Mayıs gecesi İzmir'de futbol ve müzik aynı heyecanda buluşacak. Göztepe, Avrupa kupaları hedefi için sezonun en kritik maçlarından birine çıkarken, aynı gece Gazapizm sevenleriyle Gürsel Aksel Stadyumu'nda buluşacak. Sarı-kırmızılı ekip, deplasmanda oynayacağı Samsunspor karşılaşmasında Avrupa hattı için mücadele verecek. 54 yıl sonra yeniden Avrupa kupalarının kapısına gelen Göztepe'de tüm gözler bu kritik mücadeleye çevrilmiş durumda.

Hakan Uç

Ova, orman, mera, maden

Yeryüzünün, arzın, toprağın, doğanın değişik yapı ve nitelikte olması, hayatın farklı şekillerde gerçekleşmesine imkânlar sağlamaktadır. Sahip olduğu bütün bu imkânlar ile de insanın hizmetine verilmiştir, daha doğrusu "emanet" edilmiştir. Emanetin veriliş nedenine ve amacına uygun kullanılması gerektiği önermesinden, verisinden, ödev ve sorumluluk yükümü kendiliğinden çıkmaktadır.

İsmail Kıllıoğlu

İstanbul parçalanırken...

İstanbul'u düşünmek onun hakkında yazmak sadece bir şehri değil büsbütün bir toplumu gözetmek demektir. Bizim halâ ekonomik, kültürel ve sosyal 'göremiz' bu şehirdir. Dünyadaki temsil gücümüz olduğu gibi iyi kötü varlığımızın cepheleri varlığında belirginleşir. Geçmişte yaşadığı büyük deprem ve yangınların sinesinde açtığı geri dönülmez yaraları hatırda tutmakla beraber başına

Ömer Erdem

Vefatının 40. yılında Haldun Taner ustamıza saygıyla...

Bu yıl vefatının 40. yılı değerli ustamız Haldun Taner'in. Ne kadar isterdim ödenekli ve özel tiyatrolarımızda anılsın bu anlamlı yıl... Aslında, eğitimci yanı da düşünüldüğünde bu anmanın üniversitelerimizde de gerçekleştirilmesi ne hoş olurdu. Belki de yapıldı, yapılıyor ve ben atladım. Pek sanmam ama öyle bir durum varsa affola...

Dikmen Gürün

Asrın nekaheti

Algıları yönetip, yönlendirip, insanları güya yaşadıkları dünyaya ikna edebilenler için etki uyandıran her olay bulunmaz nimettir. Ancak onlar o bulunmaz nimeti pek de aramadan şak diye bulurlar! Yaşanan hiç de şok etkisi uyandırmaz. Yahut bu karakter numuneleri (Çoklu kişilik bozukluğunun pratik karşılığı olsun diye herhangi bir seciye yansıtmayanlar... Yahut da bukalemun tıynetliler... Her

İshak Koç

'Filmlerinizi Türkiye'de çekin'

79. Cannes Film Festivali'nde gerçekleştirilecek 'Türkiye Invites You' Resepsiyonu, sinema dünyasının seçkin isimlerini ağırlayacak. Sinema Genel Müdürü Birol Güven etkinliklerle ilgili "Amacımız dünya sinemacılarına neden Türkiye'nin çok önemli ve avantajlı bir film lokasyonu olduğunu anlatmak, onları Türkiye'ye davet etmek" dedi. 79. Cannes Film Festivali'nde

İlker Gezici