Mekke bir mihrab, Medine bir minber

On Dokuzuncu SözRisalet-i Ahmediyeye dairdir. ["Ben sözlerimle Muhammed'i (asm) övmüş, güzel göstermiş olmadım; aksine Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdan bahsetmekle sözlerimi güzelleştirmiş oldum." (Sahabeden Hassan B. Sâbit'e ait bir sözdür.)] Evet, şu Söz güzeldir. Fakat onu güzelleştiren, güzellerin güzeli olan evsaf-ı Muhammediyedir.

Risale-i Nur'dan

Eryol Yurdagül'e rahmetler diliyorum

1970 senesinde Risale-i Nurlarla müşerref olduktan sonra, etrafımızda bulunan herkese Nurları anlatmaya çalışıyorduk.Mahalle camimizin mübarek, ihlâslı hocası Hurşid Dişbudak ile irtibat kurmuştum. Hocalara anlatmak biraz zordu. "Nasıl yapsam da, nurları anlatsam" diye düşünürken, Cenab-ı Hak bir kapı açtı. Hurşid Hocayı camide göremiyordum.

Osman ZENGİN

Misafiri önce duygu karşılar

Kabul, önce gönülde başlar. Sonra duygular selâmlar sizi. Ve sonra samimiyet, dürüstlük çiçek çiçek kelimelerde, davranışlarda hayat bulur ve müjdelenen ahlâk gelişir.'İlgi' hayatın her aşamasında insana iyi gelir. ocuğu, genci, yaşlısı yoktur ilginin. Nur medreselerinde sizi oraya çeken şey, samimî 'ilgi'dir. İlgi, bu ortamları cennet atmosferine dönüştürür.

Sebahattin Yaşar

Diyarbakır'ın yıldızıydı

Askerî Yıldız, doğduğu ve yaşadığı Diyarbakır'ın Eğil ilçesine bağlı Gürünlü köyünde (o dönem Dicle ilçesine bağlıydı) yaşıyordu ve ilkokula gitmediği için okuma yazma bilmiyordu. Daha sonra dışarıdan imtihanlara girerek okuma yazmayı öğrendi.Askerî Yıldız'ın köylerine Mustafa Özsoy adında bir öğretmen gelir. Bediüzzaman Said Nursî ve Risale-i Nur isimlerini ilk defa ondan duyar. Uzun

Misbah Eratilla

Hastane muhasebem (1)

Allah'a ve kadere iman hakikatinin bizdeki tecelli ile tezahüründe zaman zaman yanılmalar ve hatalar yapılabiliyor.Mülk sahibi mülkünde istediği gibi tasarruf etme hakkına sahip olduğuna göre bu vücud benim mülküm değil, nihayetinde bana verilen bir emanettir. Bu emanet libasın üstünde, mülk sahibi olan Allah, esma ve sıfatının tecellilerinin âdeta provasını yaparak, kulların oradan ibret

Mehmet Çetin

Bediüzzaman'ın ev sahibesi

Fitnat Güngör, 1908'de Isparta'da doğdu. 1977'de vefat etti. Evi bir Nur dershanesi idi. Hem de uzun yıllar Üstad'ın kiracı olarak oturduğu bir mübarek hane idi. Birçok yazılara, bahislere ve hatıralara mevzu olan Kepeci (Bey) Mahallesindeki Nur merkezi. "Said Nursî'nin Evi" diye yazılan evdir.Rüşdiye mezunu Fitnat Hanım, Isparta'daki evinde Bediüzzaman yedi

Halil Elitok

Dindar kimlikli siyasî akımın parti denemeleri (12) - 2000'lerin...

28 Şubat 1997 darbecilerinin, Kemalizm ve lâiklik adına ve Refah Partisini de bahane ederek "irtica tehlikesi" vehmiyle dinî hizmetlerin yolunu kesmeleri ve bu hizmetleri yapan kurum ve yapılara şiddetli baskı ve zulüm yapmaları, sağın önemli bir kesimini oluşturan dindar camiayı bunalttı ve ürküttü.Refah ve Fazilet Partileri geleneğinden gelen, kendilerine "yenilikçiler"

İbrahim Ersoylu

Gurbetteki anneler, medreseler ve minnacık çocuklara dair...

Bu yazımızda, biraz, geleneğin ve klasiğin dışına kayacağız."Gurbetçi" kelimesinin manasını biliyorsunuz. Gruba doğru gittiklerinden mi, sıladan koptuklarından mı, garipleştiklerinden mi demişler "gurbetçi," bilemiyorum. Önce delikanlı babalar ve onları, askerliklerini henüz yapmış gençler takip ettiler. Gurbete gidip altı ay veya bir yıl sonra döneceklerdi... Rize'den,

Şükrü Bulut

Maduro diyor ki... (2)

İslâm'ın mamur beldelerinin tahribinde gıkı çıkmayan, Rusya Ukrayna Savaşı'nda uyuyan, İsrail'in yıllardır estirdiği devlet terörüyle birlikte Gazze'de gerçekleştirdiği katliamlara göz yuman uluslararası hukuk ve bu çerçevede kurulmuş BM gibi yapılar, bu olayda harekete geçebilir mi ya da dünyanın geleceğinde söz sahibi olabilir miMaduro diyor ki... (1)

Ahmet Dursun

Güçlünün hukuku ve Venezuela dersi

ABD'nin, uluslararası hukuk normlarını ve diplomatik teamülleri bir kenara iterek Venezuela Devlet Başkanı'nı kendi ülkesinden "film senaryolarını aratmayacak" bir operasyonla alıp götürmesi, dünyanın gidişatı açısından ibretlik bir hadisedir.Gerekçe narkotik suçlar olsa da, bu durum küresel güçlerin "güçlünün hukuku" prensibini nasıl pervasızca işlettiğini gösteriyor.

Hasan Güneş

Kalbe gelen hakikatler

Nurdan Yaşar: "Vehbî ilim nedir Nasıl mazhar olunur Kesbî ilimden farkları nelerdir Kesbî ilimden neden yüksektirPeygamber Efendimiz'e (asm) verilen ilim, vehbî ilim cinsinden midir İnen ayetler metinleriyle inmiş. Risaleler ilhamen yazdırılmış ve vehbî ilimdir deniyor. Peki, Peygamber Efendimiz'e (asm) verilen ilim ile Üstadımıza verilen ilim arasındaki fark nedir"

Süleyman Kösmene

Dünya kalınacak değil, geçilecek bir imtihan meydanıdır

Bu dünya hayatına gelen her bir canlıda, ebedî olarak burada kalmak isteği vardır.Fakat, üzerine Cenab-ı Hak tarafından fânîlik damgası vurulan bu âlemde, hiçbir varlık ebedî olarak kalamamış, ecel vakti geldiği zaman istemese de, bu dünyayı terk etmek zorunda kalmıştır. İlk insan ve ilk peygamber olan Hazret-i Âdem Aleyhisselâm bin yıl yaşadığı halde, ecel vakti geldiği zaman dünyayı terk etmek durumunda kalmıştır.

Sami Cebeci

Aile saadeti, muhabbet ve şefkat (9)

Yaşadığımız çağ "ahirzaman alâmetlerini" dağarcığında taşıyan bir dehşet arz ediyor!Aile birliği içerisindeki. Müsbet-menfî bütün şartlarla hayat devam ediyor. Mutluluk veya problemi doğuran, öne çıkan, göze batan, ayağa takılan, kalbi rahatsız, ruhu karartan, bedene, akla, hissiyata baskı yapıp daraltan sıkıntıları çözerek aile hayatı devam edebilir. özüm yolları ve usullerine birlikte çalışalım.

Nejat Eren

Yılbaşı neyin nesi

ŞİİRYılbaşı neyin nesi Noel'in gelen sesi, Nasara felsefesi, Dolar günah kefesi. Benzeme Nasaraya, Olmalı edeb, haya, Medenî olmak güya, Bütün bunlar boş hülya. Her batıldan uzak dur,

Mehmet Kovancı

Risale-i Nur'da Ehl-i Beyt (2)

Bediüzzaman Said Nursî biyolojik bağın yanı sıra bir de manevî Âl-i Beyt kavramını nazara verir.Buna göre, Peygamberimiz'in (asm) Sünnet-i Seniyye'sine tam manasıyla ittiba eden, onun yolundan giden ve İslâm'a hizmet eden mü'minler de manen Ehl-i Beyt'ten sayılırlar. Bu, Ehl-i Beyt'e duyulan sevginin ve onlara benzeme arzusunun bir neticesidir. Ehl-i

M. Fahri Utkan

Barla sıddıkları

Risale-i Nurun pek çok yerinde "Es-sebebü kelfail sırrınca" sözlerini okuruz. Bu söz bugünkü ifadeyle "Sebep olan işlemiş gibidir" demektir. İnsan bir hayra veya şerre sebep olursa onun kadar amel defterine (sevap/günah) yazılır.Bugün dünyanın herhangi bir yerinde Risale-i Nur vasıtasıyla bir insanın imanının kurtulduğu zaman, Barla Sıddıklarının hissesini hatırlarız. Onlar,

Ahmet Özdemir

Dâire-i imkân ve dâire-i vücûb

Dâire-i vücûb, hiçbir zaman değişmeyen ve mümkinâttan olmayan âlemler, Allah'ın isimleri ve sıfatları gibi; yani ilâhlık dâiresi olarak bilinir. Dâire-i imkân ise, imkân âlemi; kâinat dâiresidir."İmkân, var olmakla olmamanın eşit olmasıdır. Yaratılan her şey imkân dairesinde yer alır. Yani var olarak gördüklerimiz olmayabilirlerdi veya çok daha farklı hususiyetlerde olabilir- lerdi.

Abdülbaki Çimiç

Elmaya aldanmak veya 'kızıl akıl'

Nurlar âlemi ancak akıl, ruh, kalp ve diğer duyguların yüksek şuuruyla ve ilahî yardımla ulaşabileceğimiz yer.Sühreverdî "Kızıl Akıl" adlı eserinde,"insan aslının nurlar âlemine ait olduğunu, Hazret-i Âdem'in yasak elma sebebiyle nurlar âleminden maddî âleme kovulduğu" söylüyor. "Böylece nurlarla hür iken, beden kafesine hapsoldu ve nuranî yanını kaybetti."

M. Said Zeki

İktidar mı, ana muhalefet mi (3)

Bediüzzaman Said Nursî, şahıs hâkimiyetini esas alan siyasetin bir istibdat şekli olduğunu açıkça ders verir ve buna kesin bir şekilde karşı çıkar. Şahıs merkezli bir idare anlayışını kabul etmez.Bu hususta Şualar'da yer alan şu ifadeleri son derece dikkat çekicidir: "Bütün mekteplerde ve dairelerde ve halkta, o ölmüş dehşetli adamın muhabbeti telkin ediliyor. Bu hal ise, âlem-i İslâm'a

Şemseddin Çakır

Birinden başlamak

İçtimaî hayatımızda her yapılan işin, amelin, faaliyetin ve hareketin bir kuralı, bir yolu, bir düsturu, bir prensibi vardır ve bunlar uyumak yapılmak ve tatbik edebilmek için vardırlar.Kuralı bilmişsin, prensibi öğrenmişsin yapmadıktan, yerine getirmedikten sonra ne işe yarar Faaliyetimizin ve amellerimizin yerli yerinde, düzgün, intizamla yapılabilmesi ve başarıya ulaşabilmek için bu hayat düsturlarına ve tecrübeyle gidilmiş yollara, şekillere, tarzlara muhakkak uyulmalıdır.

Rifat Okyay

Muhalefetten muhabbete Risale-i Nur'u tanıma yolculuğum

Adını duymadığım eserin muhalifi iken, ene ve merakla başlayan yolculuk, Allah'ın yardımı ile beni derslere giden, külliyatı alan ve tamamını okuyan birine dönüştürdü.Üniversite okuduğum yıllar... Üçüncü senem. KYK yurdunda arkadaşlarımla sohbet ediyoruz. Birden söz Risale-i Nur'a geldi. O zamana kadar ne Risale-i Nur'un, ne de Bediüzzaman Said Nursî'nin adını duymamıştım.

Cenk Çalık

Kaçırılmayacak bir fırsat!

Bu fırsat reklamlarda gördüğümüz fırsatlardan değil. Bu öyle bir fırsat ki bizlere beş yüz senelik bir Cenneti kazandırabilecek ve ebedî saadete nâil edebilecek kudsî bir fırsat.Bu fırsatın adı Şuhur-u Selâse yani Recep, Şaban ve Ramazan aylarını barından mübarek Üç Aylar... Rabbimizin sevdiği kullarıymışız ki bizleri bir kez daha Üç Aylara kavuşturdu. Bu yüzden ne kadar

Said Yüksekdağ

Aileyi merkezden çıkarma çalışmaları

Aile kavramı hepimiz için bir merkezi ifade eder. Nasıl ki atom parçacıkları çekim kuvvetiyle bir çekirdeğin etrafında dönerler işte aile de o merkezdeki çekirdek gibidir. İnsan hayatının en esaslı merkezi, hareket ve güç noktasıdır.Bilerek, isteyerek ve hatta programlı bir şekilde aileyi merkezden çıkartmak ve bu gücü dağıtmak üzere yapılan menfî çalışmaları görüyoruz. Özellikle gençlerde

Hasan Koç

Zulmetleri dağıtacak eser: Zülfikar Risalesi

Zülfikar mecmuasını, Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, sağlığında bizzat kendisi Risale-i Nur eserlerinden tertip ve tanzim etmiştir.Zülfikar, lügatte "iki parçalı" anlamına gelir. Istılâhî manada ise, "Hz. Ali'nin (ra) ucu çatallı, ortası yivli olan çok meşhur kılıcı"dır. "Benim hakaik-i imaniyede hususî üstadım İmam-ı Ali'dir" diyen

İsmail Tezer

"Hakikî ömrünü, bulunduğun gün bil"

Rahatsızlığım döneminde Risale-i Nur talebesi muhterem Hamza Kara Ağabey Risale-i Nur'dan bana çok kısa ve veciz bir söz WhatsApp'la göndermişti. "Bir ân-ı seyyâle yaşamak," "Hakikî ömrünü, bulunduğun gün bil" gibi ifadelerin tesiri altında kaldım.Bu söz o ağır hastalığıma şifa geldi, dedim ki ben sadece bugün için hastayım sabır ve şükür ile mukabele et, yarın

Rüstem Garzanlı

Bediüzzaman'ın Cumhuriyet mücadelesi

Cumhuriyetin 102. yılı kutlanırken, Bediüzzaman'ın mücadelesini verdiği, "isim ve resimden ibaret" değil de "hakikat-i adaleti ve hürriyet-i şer'iyeyi" ihtiva eden "mana-yı dindar cumhuriyete" hâlâ ulaşılamıyor.Said Nursî ve cumhuriyet. Bu kelimeler cumhuriyet tarihi boyunca bu şekilde yan yana çok kullanıldı, hâlâ da kullanılıyor. Bediüzzaman Said Nursî'nin

İslam Yaşar

Tarafgirlik

İnsanların şahsî kimliklerinden ziyade sosyal kimliklerle hareket etmesinin altında yatan en önemli sebep elbette "güç"tür. Nitekim güçsüzlerin gücü birlik olmaları neticesindedir.İnsanlar sosyalleşme sürecinde yalnız kalmamak için kendilerini bir yerlere ait görmek isterler. Bunun için bir grubun içine dahil olur ve bu grup taraftarlığı ile sosyal bir kimlik kazanır. Bediüzzaman'ın, "müsbet ihtilâf" diye bahsettiği bu olsa gerektir.

Yasemin Yaşar

Hakperest ehl-i kitabın ve kâfirlerin ahiretteki durumları -2

ARAŞTIRMA-İNCELEMEŞu hâlde Üstad Nursî'nin (ra) yorumlarına bakarak ahiretteki durumları itibarıyla insanları dört ana gruba ayırabiliriz: 1. Mü'min-i Müslümanlar. (Hz. Muhammed Aleyhisselâm'a iman edip onun getirdiği dinin zarurî bütün ahkâmını kabul ve tasdik edenler.) 2. Gayr-i müslim mü'minler ile dinsiz Müslümanlar. (Kur'ân'ın

Abdurrahman Aydın

Nurları himaye etmek Diyanetin vazifesidir

ARAŞTIRMA-İNCELEME - DİYANET, DİN HİZMETLERİ VE SAMİMİYETANAYASAL BİR KURUM OLAN VE GENEL İDAREDE YER ALAN DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI GEREK GÖREV VE SORUMLULUKLARI GEREKSE HİZMET ALANI BAKIMINDAN ÖNCELİKLİ KURUMLARDAN BİRİDİR. STRATEJİK GÖREVİ, PERSONEL SAYISI, TOPLUMLA İLİŞKİSİ GİBİ AILARDAN DİĞER KURUMLARDAN FARKLILIK ARZ EDER. Bütün devlet

Prof. Dr. İlyas Üzüm

Kur'ân'a ilk adım

Faaliyet KöşesiMiniklerle Elif-ba kartları yaptık Geçtiğimiz hafta çocuk dersimizde Elif-ba kartları hazırladık. 4 yaş çocuklarla birlikte Kur'ân harflerine âşina olsunlar diye Elif-ba oyunları oynamaya başladık. Yüce kitabımız Kurân-ı Kerîm'i öğrenme ve öğretme yolculuğuna başladık. Bu süreçte hazırladığımız Elif-ba kartlarını, oyun ve boyama görsellerini faaliyet grubumuza katılarak indirilebilirsiniz.

Kübra Örnek Korkmaz

Yolculuk hız kazanıyor

(İlâhiyatçı, öğretmen Mehmet Demir'in ardından)Öğretmen, İlâhiyatçı arkadaşımız Mehmed Demir kardeşimizi de ebedî âleme yolcu ettik. Rahmetli babam "Benim arkadaşlarımın kemikleri toprak olmuş" derdi. Ben de arkadaş grubuma baktığımda aynı sözü söyleyebiliyorum. Mehmet Demir'le (solda) birlikte 1980-84

Cevat Çakır

Hürriyet, serbestiyetin bir kalıba girmesidir

Teorik Fizikçilerin yorumlarına göre kâinatın oluşumu 13,8 milyar yıl önce Büyük Patlama (Bigbang) ile başladı.Patlamanın ilk anında sonsuz derecede küçük, sıcak ve yoğun bir nokta olarak bir enerji topu (tekillik) vardı. Henüz bir kurala bağlanmamış bir kudret olan bu enerji topu içinde giderek bir şekle girebilen parçacıklar ortaya çıkmaya başladı; hidrojen, helyum ve lityum gibi hafif elementler ve kuantum parçacıkları oluştu.

Mustafa Eren Bozoklu

Tanıştırayım; Kâbe

Bizim minik kızı uyutmak için geçtiğim odanın kitaplığına "Acaba uyuturken bir taraftan ne okuyabilirim" diye göz gezdirirken M. Âsım Köksal'ın "Hz. Muhammed (asm) ve İslâmiyet" adlı kitabı ilişti nazarıma.Yıllar önce babamın yatmadan önce düzenli olarak okuduğu, okurken zaman zaman hayretini ifade ettiği bu kitabı daha önce pek de incelememiştim. Okumaya en baştan, içindekiler kısmında merakımı cezbeden başlıkların yerlerini açarak başladım.

Emine Sultan Çakır

Mehdî (ra), Süfyan komitesini dağıtacak

Kur'ân ve hadislerde haber verilen insanlığın en dehşetli Deccal Süfyan fitnesi zaman diliminde fitne ve tahribatları devam ediyor. Asla korku, endişe, şüphe ve ümitsizliğe düşmeyelim. Zira, Peygambrimiz (asm), "Mehdî, asker ve ordularını" müjdelemiştir:"Dünyanın ömründen sadece birgün kalsa bile, Allah (cc) benim Ehl-i Beytimden bir adam (Mehdî) gönderecektir. Zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracaktır."1

Ali Ferşadoğlu

Bir intibahın serencamı

Sol cereyanların hareketli olduğu yıllardı.Uzun yıllar gazetemizde bir çok hizmetlerde bulunan emekli astsubay Ali Toker Ağabey, Ankara'da astsubay olarak görev yapıyordu. Yüksel Toker, ağabeyi olması hasebiyle Ankara'da bulunan kardeşine zaman zaman ziyaretlerde bulunuyordu. Ali Toker, bir Nur Talebesidir. Ama, ağabeyi sol bir partinin Tokat'ta önde gelen isimlerindendir.

Raşit Yücel

Mazlum coğrafyalarda foseptik çukurları ve zalimler

E-postamda bulunan bir hikâyeye tekrar bakınca; hikâyenin bir Türkiye köyünde yaşanan mahallî şekliyle anlatımının ötesinde bambaşka bir metafor zihnimde canlandı.Bir Avrupa ülkesinde otuz yılını geçiren bir dostunuz olarak, böylesi gerçek hayat hikâyelerini bizzat yaşamamış olsak bile, "gurbet duyguları"nı hep beraber soluklamışızdır. Okuyacağınız bu hikâyede

Mikail Yaprak

Çam Dağı

Çağın tefsiri Risale-i Nur Külliyatının telif merkezi olan Barla'da ziyaret edilecek kıymetli yerlerden biri de Çam Dağı'dır. Sırlarla dolu olduğuna inandığımız Çam Dağı'nda birçok Risalenin yazıldığı vakidir.Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Barla'ya sürgün olarak gelişi 1927 yılının mart ayına rastlamaktadır. Yaklaşık sekiz buçuk senelik Barla hayatında Risale-i Nur Külliyatından

Ahmet Demirdöğmez