Ahmet Özdemir

Ahmet Özdemir

Yeni Asya
Yaşam / Din 44 yazı 0 takipçi

Hz. Lokman (3)

"Namazı hakkıyla ifa et"Hz. Lokman oğluna nasihatlerde şunlara dikkat çeker: "Oğulcağızım! Namazı hakkıyla ifa et, iyiliği yay, kötülüğü de önlemeye çalış ve başına gelen sıkıntılara sabret. ünkü bunlar azim ve kararlılık gerektiren işlerdendir."13 Ayet-i Kerimede namaz, emri-i bilma'ruf ve nehy-i ani'l-münker ve sabra dikkat çekilmektedir. Namaz k

Hz. Lokman (2)

Hz. Lokman'ın oğluna nasihatlarıKur'ân-ı Kerîm'de Hz. Lokman'ın oğluna pek hakîmane nasihatlerde bulunduğu zikredilmektedir. Hz. Lokman'ın bir oğlu vardı. Fakat Allah'a inanmıyordu.6 Bir gün oğlunu yanına alarak şefkat ve muhabbet dolu bir ifade ile ona şöyle nasihatte bulundu: "Evladım! Sakın Allah'a eş, ortak uydurma! ünkü şirk pek büyük bir zulü

Hz. Lokman (1)

"Biz Lokman'a 'Allah'a şükret' diye hikmet verdik. Kim şükrederse kendisi için şükreder. Kim nankörlük ederse bilsin ki Allah müstağnidir, hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü övgüye lâyıktır." (Lokman Suresi, 12)Hz. Lokman'ın peygamber olup olmadığı Lokman (as), Hz. Davud'un (as) devrinde yaşamıştır. Bir rivayete göre babasının ismi Baura'dır. B

Zekâtla imtihan -2

Tahsildarlar, Salebe'nin yanından ayrılıp, Sülemî'nin yanına vardılar. Sülemî, sadaka ve zekât hakkındaki yazıyı dinledikten sonra, develerinin en iyisine baktı ve onu sadaka ve zekât olarak ayırıp teslim etmek üzere tahsildarları karşıladı.Tahsildarlar zekât için ayrılan deveyi gördükleri zaman: "Senin bunu vermen gerekmez! Biz bunu senden almayı

Zekâtla imtihan (1)

Zekât emri geldikten sonra Resul-i Ekrem (asm) ümmetinden zekât toplamak üzere zekât memurları (tahsildarlar) görevlendirdi.Bunları zenginlerden zekât toplamak üzere gönderdi. Burada yaşanmış iki farklı örnekten bahsetmek istiyorum. Birisi zekât emrini "cizye" kabul ederken diğeri mallarını Allah'ın emaneti olarak kabul edip gönül rızasıyla seve se

Zekât ve şükür

Malın şükrü, malı verene teşekkür etmektir. Teşekkür etmek, dil ve kalb ile olmakla birlikte, davranış haline de getirilmelidir. Asıl mal sahibi olan Allah'a teşekkür, O'nun emirlerine uymakla olur.Zekâtın nerelere harcanacağı hakkında da, Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulur: "Sadakalar (Zekât), Allah'tan, bir farz olarak, ancak: Fakirlere, miskinler

"Şeair-i İslâmiyede ubudiyet saklıdır"

Günümüzde özel ve kamu hukuklarından bahsedilir.Bediüzzaman da bu tasnifi kabul etmekle birlikte kamu hukukunu "hukukullah" sayar. Şer'î meselelerden bir kısmının şahıslara, bir kısmının da umuma taalluk ettiğini benimser. Herkesi ilgilendiren meseleleri "şeair-i İslâmiye" olarak ifade eder. Umumun rızası olmazsa, onlara ilişmek, umumun hukukuna te

İslâmiyetin beş temelinden biri

Zekât ve sadaka aslında zenginlerin fakirlere bağışları değil, Allah'ın zenginlerin mallarına yoksullar için koymuş olduğu bir haktır.Malın üzerinde, ödenmediğinde malı ve mal sahibini kirleten iki türlü hak vardır: Allah hakkı ve kul hakkı. Mal insana geçici bir süre verilen Allah'ın bir emanetidir. İnsan hırs ile sahip çıkamaz. Canının istediği g

Namazın önemi ve fazileti

Namaz sadece bir ibadet midir yoksa ruhu, kalbi ve aklı dünya işlerinden koparacak kadar güçlü bir araç mıdır?

Ebu Hureyre'nin bu künyeyi almasının sebebi neydi

Devs kabilesinden Tufeyl b. Amr'ın İslâmiyet'e davetine ilk icabet eden, Ebu Hureyre idi. Ebu Hureyre, Devsîlerle Medine'ye gelirken, uzayıp giden gece yolculuğundan sıkılıyor, Medine'ye bir an evvel kavuşmak için sabırsızlanıyordu.Ebu Hureyre, Devsîlerle birlikte Hayber'e vardığı zaman, Peygamberimiz (asm) Natat kalesini fethetmiş, Ketibe kalesind

Ebu Hureyre'nin (ra) bu künyeyi almasının sebebi neydi

Devs kabilesinden Tufeyl b. Amr'ın İslâmiyet'e davetine ilk icabet eden, Ebu Hureyre idi. Ebu Hureyre (ra), Devsîlerle Medine'ye gelirken, uzayıp giden gece yolculuğundan sıkılıyor, Medine'ye bir an evvel kavuşmak için sabırsızlanıyordu.Ebu Hureyre, Devsîlerle birlikte Hayber'e vardığı zaman, Peygamberimiz (asm) Natat kalesini fethetmiş, Ketibe kal

Fıtır Sadakası ve Bayram Namazları

Peygamberimiz (a.s.m.); Ramazan bayramına bir-iki gün kala, her Müslüman için bayram namazından önce yoksullara fıtır sadakası ayrılıp yoksullara verilmesini emretti.1Fıtır sadakasının; her Müslüman'ın üzerine düşen bir hak ve vecibe (borç) olduğunu ilan da ettirdi. Yoksulların yiyeceğini sağlayan, oruçluyu söylediği boş sözlerden, işlediği çirkin