Rüstem Garzanlı

Rüstem Garzanlı

Yeni Asya
Yaşam / Din 67 yazı 0 takipçi

Son yolculuğa hazır mısın

İnsan hayatı baştan sona bir yolculuktur. Sabah evden iş yerine giderken de bir yolculuktayız, bir dostu ziyaret ederken de.Kimi zaman bir şehirden başka bir şehre, kimi zaman da bir hâlden başka bir hâle geçeriz. Fakat bütün bu yolculukların ötesinde, bir gün mutlaka çıkacağımız ve dönüşü olmayan bir yolculuk daha vardır ki o da dünya menzilinden

Çocuklarımızın eksiklerini tamamlama fırsatı

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri Mesnevî-i Nuriye'de dikkat çekici bir hakikati şöyle ifade eder:"Mazide şükrünü eda etmediğin nimetlerin şükrünü kaza etmek lâzım." İnsan bazen elindeki nimetlerin kıymetini zamanında takdir edemez. Sonradan farkına vardığında ise o nimetin şükrünü yerine getirmeye çalışır. İşte çocuklarımız da Cenab-ı Hakk'ın biz

Abdülhamit Oruç Hocayı yâd ederken

Kırklareli'nin manevî hayatında derin izler bırakan, bölgedeki Kur'ân ve Risale-i Nur hizmetlerinin emektarlarından merhum Abdülhamit Oruç ağabeyi birçok kez ziyaret etme ve kendisiyle sohbet etme imkânımız olmuştu.İlerlemiş yaşına ve ağır sağlık problemlerine rağmen hizmet şevkini hiçbir zaman kaybetmeyen hocamızı, "Kur'ân ve Risale-i Nur hizmetin

Hizmette ittifak

İslam dünyasında asırlardan beri farklı mezhepler, tarikatlar, cemaatler ve hizmet ekolleri bulunmuştur. Her biri kendi kabiliyetine, anlayışına ve hizmet metoduna göre dine hizmet etmeye çalışmıştır. Bu çeşitlilik aslında bir ayrılık sebebi değil, rahmet vesilesidir. Çünkü insanların mizaçları, anlayışları ve hizmet tarzları farklıdır. Bir kısmı i

Milân Dağı'ndan, Süphan Dağı eteklerine bir yolculuk

Kurtalan'ın Güneyinde bulunan Milan Dağı'nın eteklerinde, rüzgârın kayalara çarparak eski zamanlardan haber verdiği o coğrafyada, göçebe bir hayatın izleri hâlâ canlıdır. Mağaralar, kıl çadırlar ve taş duvarlı geçici barınaklar. İnsan ile tabiatın iç içe geçtiği bu sade fakat derin hayat, asırların süzülmüş tecrübesini taşır.Kış ayları bastırdığınd

"Arayana değil aratana bakarım"

Menfaatin, hızın ve maddiyatın öne çıktığı günümüzde, iyilik yapmak çoğu zaman karşılık bekleyen bir alışveriş gibi görülüyor. Hâlbuki geçmişte insanların gönül dünyasında bambaşka bir anlayış vardı: "İyilik, Allah rızası için yapılır."Bandırmalı Tatlıcı Ali Efendi ile ilgili anlatılan şu ibretli hatıra, bugün unutulmaya yüz tutmuş merhamet ve ihlâ

Kurban Bayramı'nın fazileti

Kurban Bayramı, İslâm dininin en büyük şeâirlerinden ve en ulvî ibadet zamanlarından biridir.Bu mübârek günler, yalnızca bir bayram sevincinden ibaret değildir. Aynı zamanda kulluğun, teslimiyetin, paylaşmanın ve kardeşliğin en kuvvetli şekilde yaşandığı manevî bir fazilettir. Kurban ibadeti, insanı hem Rabbine yaklaştırır hem de toplumdaki yardıml

Fânî dünyadan bâkî aleme yolculuk

Evet, ölüm acı da olsa mukadderdir. İnsan, ne kadar sevdikleriyle beraber olmak istese de kaderin tayin ettiği vakit geldiğinde ayrılık kapısı açılıyor.Son günlerde peş peşe gelen vefat haberleri gönüllerimizi hüzne boğdu. İzmir'de Hasan Şen, Batman'da Hacı Miraza Demir ve İstanbul'da Yeni Asya gazetesi Yayın Yönetmeni Abdullah Eraçıkbaş ağabeyimiz

Bir ânın pişmanlığı

Hafta sonu eşimle yürüyerek markete gittik. Dönüşte poşetleri eşim taşıdı, yolda yorulunca kaldırıma oturup dinlendi. Ben de bastonuma dayanarak ayakta bekledim.Bizi uzaktan izleyen yaklaşık 60 yaşlarında bir adam "Niye hanıma yardımcı olmuyorsun" diye sordu. Benden bir cevap bekliyordu, sessiz kaldığım için "Herhalde sizi rahatsız ettim kusura bak

Şenköy'de Berivânlar ve koyun sağımı

Bahar yine dağların omzuna usulca kondu, karın ağırlığıyla suskunlaşan yamaçlar, şimdi ince ince akan suların sesiyle uyanıyor toprak uzun bir uykudan kalkmış gibi nefes alıyor; otlar filizleniyor, çiçekler başını kaldırıyor.İşte tam bu mevsimde Şenköy'de köyün kalbi yeniden atmaya başlar. Koyun sağımı, berivânların yolu yine çayıra ve dağlara düşe

Gülistan Anneden bir diriliş hikâyesi

Bahar gibi diriliş bulan bir hayat, sadece yaşanan değil yaşatılan bir imanın mu şahitliğidir?

Bu dünya bu nizâ'ya değmez

Dünya nizâsına değmez diyenlere karşı: Eğer barış iç düzeltmeden geçiyorsa, çatışmanın kaynağı nefis değil de sistemik adaletsizlik olabilir mi?