M. Said Zeki

M. Said Zeki

Yeni Asya
Yaşam / Din 125 yazı 1 takipçi

Bana bir şiir söyle

Bana bir şiir söyle içinde "Yıldızları konuşturan bir yıldıznâme" olsun."Bak kitab-ı kâinatın safha-i rengînine" diyen Hulusî'nin, rengin ve zengin şiiriyle semânın yüzündeki yıldızlara bakıp, "Keşke şair olsaydım" diye hayıflanan Barla dağlarındaki 'zümrüdüanka'ya selam olsun. *** Bana bir şiir söyle; içinde minik kuşlar olsun.. "Mantıku't Tayr" t

Mazeretler bizi sorumluluktan kurtarır mı

Gönlünü ve zihnini mazeretlerle uyuşturanlar mücadeleden uzak durmak için: "Faydası olacağını bilsem, her şeyi yapardım", "Ben tek başıma ne yapabilirim ki", "Kimi, kime şikâyet edeceksin", "Başım belaya girse, beni kim kurtaracak", "Ne yaparsan yap, işe yaramaz" türü bahaneler, kitleleri sosyal ve siyasi mücadeleden uzak tutar.Mazeretler toplumun

Ölüm bir merhabadır ebemkuşağında

Bir anne şefkati, oyuna dalmış yavrusunu eve çağırıyor.Kuşlar yuvaya dönüş çığlıklarında... Güneş ovalara, dağlara, yamaçlara saldığı şuâlarını toplamakla meşgul... Gurubda hüzün dolu yangınlar, gönüllerde turuncu hatıralar. Ve tunç renkli gökçölünde koşar yılkı atları ahenkle.. Görünmeyen süvariler ve ateş gülleri.. düğüm düğüm suskunluk. Görüyo

İfade hürriyeti ve adalet

Temel hak ve hürriyetlere konjonktürel olarak yaklaşmak mümkün değildir. Yani şartlara göre "bazı zaman kullanabilir, bazı zaman askıya alabiliriz" denilmez.Hak ve hürriyetler iç içe geçmiş halde yaşarlar. Bir hakkı tanırsanız, diğer haklar da yavaş yavaş belirir. Bir hakkı ihlal ederseniz, diğer haklar da yavaş yavaş geriler. Bir ülkede yeterli se

Ağacı yeşil tutmak

Bu yiğitçe bir duruş. Bir kara sevda: Adaleti -bir gün bana lâzım olur diye değil- Kur'ân'ın en temel esasından biri olduğu için savunmak!Ekmeği değil hürriyeti öncelemek. -nefsin serbestliği için değil- imanın bir özelliği olduğu idrakiyle! Nebevî emaneti omuzlayarak, Hazret-i Hüseyinvâri (ra) zalimin karşısında, mazlumun yanında yer almak! Yiğitç

Tek sütunla medeniyet kurulmaz

İslâm dini, bir medeniyet potansiyeli taşıdığını geçmişte ispat etmiş. Acaba İslâmın "ruh-u aslî"sini incitmeden, Kur'ân'dan ilham alarak, bütün insanlık için yeni bir medeniyet inşası mümkün müİlimde, eğitimde, ahlâkta, mimarîde, edebiyatta, musikide, ticarette öncülük eden İslâm dini bugün yeni bir medeniyete ilham kaynağı olamaz mı Bugün Müslüm

Bir teselliye muhtacız

Dünya sürgünlerine teselli verecek, bir ucu denize açılan şiir kokulu sokaklar hâlâ var mı acaba"Ben yoruldum hayat, gelme üstüme!" diye feryad eden sitemkâr ruhlar bir teselliye muhtaç. Seher yeli, vakitlerin sultanı seher vaktinde, bütün evlere nasiplerini dağıtan Hızır-misal dolaşıyor, gündüzleri ferahfezâ makamında kokulu imbatlar, meltemler..

Bir vefa bestesi veya pamuk ipliğindeki salıncak

Şair "Kuşlar ölür, sen uçuşu hatırla!" derken; Bilge "Yiğitler ölür, sen duruşu hatırla!" diyerek, ona nazire yapıyordu batan güneşin kızıllığında.*** "Yaz" diye ısrar ettiniz ama; şimdi size de yazık etmek istemem, depresif kelimelerimle.. ünkü ağaçlar ayakta ölür/dü... Yiğitler de! Bunlar hep kendi kendine iyileşmek zorundadır. Kimse gerçekten y

Belirsiz bir veda ve muhasebe

Söz uçsa da, yazı kalıyordu geriye. 'Uçarı Yazılar' Ağustos 2017'de 'Zor Zamanda Konuşmak' başlığı ile merhaba demiş muhterem okuyucularımıza. Bugün bir değerlendirmeyle veda etmek istiyoruz.Evvela tahdis-i nimet olarak şunları ifade edelim: * Yeni Asya'da yazmanın hem mazhariyet, hem de mesuliyet olduğunu idrâki içinde olduk her zaman. ünkü Yeni A

Ümidi diri tutmak veya cehalete teslim olmak

İyiyle kötünün, ilimle cehaletin, adaletle istibdadın mücadelesi -dün olduğu gibi, bu gün de- dünya sahnesinde. Herkes rolünü oynuyor, hükmünü icra ediyor. Bu bir 'saflaşma imtihanı.'Hız ve haz çağında daha da çetinleşen imtihan. Gündemin hızına yetişemeyen duygularımız. Yarım kalan öfkelerimiz, tamamlanmamış sevinçlerimiz ve bitmez sandığımız kayg

Adalete ihtiyacımız var mı

"Yaşamak için havaya ihtiyacımız var mı" gibi abes bir soru sanki! Evde, işte, trafikte, ticarette, siyasette kısaca hayatın her alanında adalete hava gibi, su gibi ihtiyacımız var diyorsak; "adalet için ne kadar gayret sarf ediyoruz" sorusu sırada bekliyor!Kitabımızın ilk emri, 'Oku!' Okumaktan maksat ise, şüphesiz anlamak ve yaşamak. Anlaşılmayan

Said Nursî, felsefe ve hikmet

"Müslüman filozof kendini tanımalı, düşünce ve davranışlarında Hz. Peygamber'in (asm) ahlâkını esas almalıdır. Onu örnek aldığında ulaşabileceği en yüksek mertebe sıddıkiyettir" diyor, Faslı mütefekkir Taha Abdurrahman.Bediüzzaman'ın Risale-i Nur ile düşünce dünyasında büyük bir inkılâp yaptığını vurguluyor: "'İnsanın düşünce dünyası sabit olamaz.