Bugünkü İsrail'in dünya konjonktüründeki konumu, aynen bir insan vücudundaki kalbe yakın olup oradan devamlı fitne üfleyen lümme-i şeytaniyenin konumu gibidir.
ünkü dünyayı bir insan vücudu gibi düşünürsek; Kâbe veya Mekke dünyanın kalbi mesabesinde olup, İsrail'in coğrafî pozisyonu oraya sanki aynen lümme-i şeytanînin kalbe yakınlığı mesafesindedir. Belki şekli de aynı olabilir. ünkü şeytan alevli ateşten yaratıldığı ve şeffaf olduğu için her şekle girebilir; belki aslî hüviyeti de öyle olabilir. Zaten onlar kendilerini Hz. Âdem'in değil, şeytanın çocukları olarak bilirler. (Yuhanna: 8:44)
Böyle bir girizgâhtan sonra onlar hakkında ne desek her hâlde câizdir diye düşünüyor ve bazılarını ifade etmek istiyorum.
İşte bu gibi sebeplerden olsa gerek ki Cenab-ı Hak, Bakara Suresi'nde, özetle "Yahudîleşmeyin" buyuruyor. ünkü onların bu kadar fenalıkları yapmalarının sebebi şunlardır:
1. Hubb-u hayat
2. Havf-ı memat
Hâlbuki Cenab-ı Hak dünyayı "bir oyun ve oyalanma" olarak belirtir (Ankebut 64; En'âm 32). Efendimiz de (asm) "Bütün hataların başı dünya muhabbetidir." buyurur.
Yahudîler dinlerini bu iki sebep uğruna bozdukları için onlardan hayırlı bir şey beklenmez. Hatta kendilerine gönderilen peygamberleri bile bu uğurda katletmişler ve kitaplarını da bozmuşlardır. Yani öylesine hunhar ve gaddardırlar.
En son örneğini Gazze'de gördüğümüz insanlık dramı ve faciası neticesinde, bütün dünyanın onlardan nefret etmekle bu gerçeği de anladığı bir vakıadır. Buna rağmen onların yanında gözüken bazı bedbaht liderler de, Epstein gibi çeşitli kumpaslarla kendine râm ettirdiği sahtekâr ve bedbahtlardır; bazı Arap liderleri ve Trump gibi. Yani onlardan her şey beklenir. Allah da (cc) kullarını elbette herkesten daha iyi bildiği için Kur'ân-ı Hakîm'de ısrarla onların fitnelerine karşı yaklaşık seksen dört ayette dikkat çekilmiştir.
İşte bu uyarıya kulak asmayanlar onların belasını çekmiş ve çekmektedir. Meselâ başta Osmanlı Padişahı II. Bayezid, aşırı şefkatinden dolayı İspanyollar onların kökünü kazırken acıyıp himayesine almış; bedeli ise Osmanlı'nın yıkımı ve âlem-i İslâm'ın bugünkü perişaniyeti olmuştur.

3