Yazı, Vehbi Sabuncuoğlu'nun Risale-i Nur davalarında verdiği takipsizlik kararıyla adaleti nasıl koruduğunu ve bunun karşılığında çektiği bedelleri anlatır. Yazarın iddiası, adaletin ancak bireysel fedakarlık ve sabırla mümkün olduğudur. Ancak adalet için bu kadar yüksek bir fiyat ödemenin gerekli olması, hukuk sisteminin yapısal problemini mi yoksa istisnai durumları mı gösterir?
ŞİİR
Gencecik bir hâkimdi atanmıştı Kargı'ya,
Risale-i Nurları tanımıştı orada,
Külliyatın hepsini taşımıştı yargıya,
Ehli vukuf kararı, hiç suç yok kitaplarda.
Vehbi Sabuncuoğlu hâkim idi Kargı'da,
Bin dokuz yüz altmışta ihtilal ortamında,
Takipsizlik kararı vermişti o zamanda,
Emsal karar olmuştu Nurun davalarında,
Hakka yürüdü artık Üstadının yanında.
Karar verdikten sonra, çok bedeller ödedi,
İftiralar atıldı, sürgüne gönderildi,
Tüm bunların hepsinde sabı-ı cemil gösterdi,
Bütün bunlara karşı haline şükreyledi,
Adalet-i mahzayla hakkı teslim eyledi.
O zamandan beridir Nurlara talebeydi,
Üstad ne söylediyse "Üstadım beli" dedi,
Münker, Nekir enis dost, berzah âleminde,
İştirak eder elbet ruhen Nur derslerine.
Verdiği bu kararla savundu adaleti,

57