Yahudîlerin yeryüzünde iki defa fesat çıkarmaları

Yazar İsrail'i Kur'ân'ın haber verdiği ikinci fesat döneminin başlangıcı olarak gösterirken, bu teolojik yorumun tarihsel gerçeklerle ne kadar tutarlı olduğu sorgulanmalı mıdır?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, İsrail devletini Kur'ân'ın peygamberlere zulmeden İsrailoğullarından bahsettiği ayetlerle bağlantılı ikinci büyük fesat döneminin gerçekleşmesi olarak görüyor. Bu yorumu dini kaynakların tarihsel olaylara uygulanmasıyla gerekçelendiriyor. Ancak dini metinlerin belirli siyasi olaylara bu şekilde doğrudan uyarlanmasının ne denli objektif bir analiz sunduğu tartışılabilir mi?

Kur'ân-ı Kerîm'de, çeşitli surelerde İsrailoğullarından bahseden nice ayetler vardır.

İbrahim Aleyhisselâmın eşi olan Sare validemizden doğan İshak'ın (as) ve onun oğlu olan Yakup Aleyhisselâmın diğer adı İsrail idi. Ekser bilinen peygamberler onun neslinden geliyordu. Yahudîler, Kur'ân'da adı geçen nice peygamberlere çok zulümler yapmış ve bir kısmını da öldürmüşlerdi. Onlar çok zalim ve isyankâr bir millet idi. Bu Yahudî milletinin yeryüzünde iki defa büyük fesat ve bozgunculuk yapacağı, Kur'ân-ı Kerîm'de haber verilmiştir.

Bahsi geçen ayetlerden birisi şöyledir: "Biz İsrailoğullarına Tevrat'ta şu hükmü de bildirdik: Siz ülkede iki defa fesat çıkaracak ve büyük zulümler yapacaksınız. Onlardan birincisinin vâdesi geldiğinde, kuvvet ve şiddet sahibi olan kullarımızı sizin üzerinize musallat ederiz. Onlar sizi yakalayabilmek için evlerinizin aralarına kadar girip takip ettiler. Bu, yerine getirilmesi muhakkak olan bir söz idi." (İsra Suresi: 4-5)

İşte bu iki fesattan biri, Davut (as) ve oğlu Süleyman peygamberin (as) kurup 75 sene süren ilk Yahudî devleti, onlardan sonra çıkardıkları büyük fesat ve bozgunculuk yüzünden, Milâttan Önce 598 yılında, Babil kralı Buhtu'n-Nasır'ın Kudüs ve Mescid-i Aksa'yı yıkmasından sonra, Yahudîleri Filistin topraklarından kovmuş ve onlar da dünyanın her tarafına dağılmışlardır.

Asr-ı Saadet döneminde ve Peygamber Efendimizin (asm) sağlığında, Medine Yahudîleri yaptıkları her türlü fitne ve bozgunculukların ve Müslümanlar aleyhinde çevirdikleri hile ve tuzakların bedelini, Medine'den kovulmak şeklinde ödemişlerdir.

14 Mayıs 1948 yılında, başta İngiltere olmak üzere Batılı devletlerin yardımıyla kurdukları Siyonist İsrail devleti ise, Yahudî tarihinin en büyük ikinci fesat ve bozgunculuğunu, dünyanın gözleri önünde yapmaktadır. Kurulduğu günden bu yana, seksen seneye yakındır Filistin ve Gazze halkına öyle zulümler yapıyor ki, akıl ve vicdan sahibi olanlara kan ağlattırıyor. Dünya insanlığının ortak vicdanı bu zulümlere karşı ayağa kalkmış mitingler yapıyorken, Siyonist İsrail devleti bunu hiç dikkate almayıp, hâlâ zulümlerine devam ediyor. Hapishanelerdeki on iki bin Filistinliyi idam kararı alıyor. Bu yetmemiş gibi, şimdi de Lübnan ve İran devletine saldırıyor. Amerika gibi süper bir gücü de, bu savaşta koş başı gibi kullanıp, maksadına alet ediyor. Amerika başkanı da, çeşitli sebepler altında İsrail devletine boyun eğmiş bir halde, İran ile savaşmaya mecbur oluyor.