Misbah Eratilla

Yeni Asya

18 yıl bekleyen emanet

Feki (talebe) Mehmet adında bir genç klasik medrese talebesi iken Siverek'in bir köyünde Ramazan ayında imamlık yapar.Ramazan Bayramına doğru bulunduğu köyden ayrılıp kendi köyüne dönmek üzere iken rüyasında Bediüzzaman'ı görür. Bediüzzaman ona, "Siverek'te Eyyubey Muhammed (Mehmet oğlu Eyüp) adındaki adamda benim bir emanetim var, git o emaneti on

Bediüzzaman'ın kardeşi Molla Muhammed

Molla Muhammed, Bediüzzaman'ın kendisinden sonra doğan küçük kardeşidir. Bediüzzaman Tillo'da, Kubbe-i Hasiye'de inzivadayken, yemeklerin suyunu içer, tanelerini karıncalara yedirirdi.Bediüzzaman'a "Neden yemeğin tanelerini karıncalara veriyorsun" diye soranlara, "Bunların içtimaî hayatlarında çok çalışkanlık, yardımlaşma ve vazifeşinaslık vardı. B

Barla'ya sürgün

Jandarma er Şevket Demiray bir Cuma sabahı görevinin başındayken bir memur vasıtasıyla belediyeye gelmesi söylendi. Hemen yola çıkarak belediyeye gitti.Çağrıldığı odaya gittiğinde kaymakam, jandarma kumandanı, belediye encümen azaları ve başında sarığı, sırtında cübbesi bakışları heybetli bir zat vardı. Jandarma kumandan, Demiray'a şöyle tembih ett

Bir oryantaliste cevap

Bediüzzaman, Samsun davası için 1953 yılının mayıs ayı başında İstanbul'a gelir ve Marmara Palas otelinde kalır. Otelde sıkılınca talebelerine "Ahşap bir ev bulunsa da orada bir müddet kalsam iyi olur!" diye isteğini dile getirir.Talebeler bunun üzerine bir ev aramaya başlar. Nihayet Mehmet Fırıncı'nın öyle bir evi olduğu öğrenilince parası mukabil

Zeki'nin çocuk kalbi

Hasan Çalışkan'ın oğlu Zeki, Bediüzzaman'ı Emirdağ'da ilk defa nasıl gördüğünü hatırlamıyordu.Babasını veya dedesini ilk defa nasıl gördüğünü hatırlamadığı gibi o da Bediüzzaman'ı hatırlamıyordu. Çünkü onu ailesinden biri olarak görüyordu. Bediüzzaman, Emirdağ'a ilk geldiğinde Zeki, henüz dört yaşındaydı. Dedesi Şeyh Ali, yeni vefat etmişti. Bediüz

Tek kişilik hücre

Bediüzzaman ve Nur Talebelerini taşıyan tren 8 Mayıs 1935 tarihinde Eskişehir'e varır.Risale-i Nur talebeleri elleri kelepçeli olarak toplu bir şekilde cezaevine götürülür. Tek kişilik hücrede bulunan Abdurrahman, Eskişehir'de uzun zamandır kumarhane işletiyordu. Kumar yüzünden her şeyini kaybeder. Hanımını da kaybedince dayanamaz ve elini kana bul

Allah'ın hesabı

Mustafa Türkmenoğlu, 1956 yılında Bediüzzaman'a ilk ziyaretini gerçekleştirir. Zamanla bu ziyaretler çoğalır ve toplamda bu ziyaretlerin sayısı 10'a kadar çıkar. Mustafa, bu ziyaretlerde Bediüzzaman'ın saatlerce dersini dinler ve bir gece de Bediüzzaman'ın Emirdağ'daki evinde kalır.Mustafa Türkmenoğlu, Risale-i Nurları tanıdığı ilk dönemlerde hukuk

Abdülmecid ne zaman "Üstad" dedi

Mehmet Kayalar, Risale-i Nur'u tanıdıktan sonra Bediüzzaman'ı ziyaret eder.Bu ziyaretten sonra tüm hayatını Risale-i Nur'a adamaya karar verir. İlk zamanlarda şarktaki şeyh ve ağaları sohbete davet ederek onları Risale-i Nur'dan haberdar eder. Daha sonraki zamanlarda Mehmet Kayalar'ın evi şarkın tanınmış âlim ve şeyhlerin uğradığı bir medrese halin

Halil Ağa'nın vicdanı

Afyon hapishane yönetimi, Bediüzzaman'ın yazma işine engel olamayınca olağanüstü tedbirler almaya başladı.Önce mahpusların Bediüzzaman'ı görüp selamladığı pencereyi çivilediler, ardından da kapısını kilitlediler. Böylece yanına hiç kimse yaklaşmayacaktı. Ancak zorunlu ihtiyaçlarını görecek Halil Ağa adında otuz yılın üstünde ağır hüküm giymiş bir k

Başımıza devlet kuşu kondu

Molla Hamid, 1951 yılı içerisinde Bediüzzaman'ı Emirdağ'da ziyaret eder. Daha sonra marangozların kullandığı bir elektrikli makine almak için İstanbul'a gider.Parası çalınmasın diye bir bezin içine saklar. İstanbul'a varınca marangoz makinelerini kimin sattığını araştırmaya başlar. Araştırmaları sonucunda satıcıların Rum, Ermeni ve Yahudi olduğunu