Şemseddin Çakır

Yeni Asya

Zamanın tefsiri

Bu başlıktan şu iki anlam da çıkabilir: 1- Zaman nedir Yani zamanın anlam ve tefsiri nedir2- Zaman içinde ancak bazı gerçeklerin tezahür ederek zamanla veya zamanın tefsiriyle anlaşılıp iktidar-ı beşerin ilzam olarak, ebkem olarak kabule mecbur kalması. Biz zamanı bu iki cihetten de, sırasıyla izaha gayret edeceğiz. Önce, zamanın analizi ve anlaşı

Bediüzzaman ve Muarızları - 2

2) Bediüzzaman muhâliflerinin hâl-i pürmelâli (Ve onların günümüzdeki versiyonu)Genel olarak anlattık, biraz da bugüne gelecek olursak, maalesef günümüzde de, daha önce onunla bir çeyrek asır uğraşmış iki binden fazla mahkemelerden beraatine rağmen ona inatla iftiraya ve hakarete devam edenler olabiliyor. Biz bunu iman-küfür mücadelesinin günümüzde

Bediüzzaman ve muarızları

Bu yazımız, başlığına göre hâliyle iki bölümden oluşacaktır.1. "Bediüzzaman" ünvanı ve veriliş sebepleri 2. Muarızlarının hâl-i pürmelâli Bir gerçeği bu vesileyle anlıyoruz ki, bir insan yüzde yüz haklı da olsa; Allah'ın bir hikmeti olarak, onu tasdik eden hakperestler olduğu gibi, tekzip eden putperestler de oluyor. Onun için, "Nerede bir kâmil in

Mutlak gerçek olan iman - 2

Akla meydan okumak ne demekEn basit ifadesiyle, normal bir aklın imana karşı çıkamaması demektir. Şayet ispat edemediği halde isyana da cür'et ederse öyle bir tehditle karşılaşır ki, onun tahakkukundan tüyler ürperir ve çıldırmak onun yanında basit kalır. Bu muannitler öyle bir acizdirler ki, o felaketi kendinden defedecek bir kudretleri de yoktur.

Mutlak gerçek olan iman - 1

Geçen haftaki yazımızda "akıl" meselesini işlemiştik, bu hafta da "iman"ı işliyoruz.Biz aslında iman etmekle, insan aklına tenezzülât-ı İlahiye olan, Kur'ân-ı Kerim gibi mutlak gerçeklere inanmış oluyoruz. Peki güzel de mutlak gerçek ne demek Mutlak gerçek, doğru olduğu ispatlanan (veya çürütülemeyen) muhit gerçek demektir ki, muhit gerçeği inkâr i

Akıl mı iman mı -2

İbn Arabi; "Akıl bir sınırlamadır" diyor.Yani şu uçsuz bucaksız âlemde, bir şeyi anlayabilmek için önce sınırlamak gerekir. Yoksa o şeyi tanımlayamayız, nisbeten de olsa sınırlamadan anlayamayız. Belki de yanlış sınırlayıp yanlış tanımlayabiliriz, künhüne varamadığımız bir şeyi nasıl kavrar, nasıl hakkında hüküm verebiliriz Zifiri karanlıkta bir fi

Akıl mı, iman mı (1)

Aslında bunların ikisi de, bir bütünün parçaları iken ellada ayırmaya çalışan maceraperestler olabilir ve var.Yani aklı olmayanın imanı olmaz ve imanı olanın da, zaten aklı var demektir. Ya aklı olduğu halde imanı yoksa ona ne demeli denirse Ona tek kelime ile cevabımız "ahmak" denilmeli, şeklinde olacaktır. Çünkü Cenabı Allah bu aklı iman için ver

Kuvve-i Kudsiye ve mazimiz -2

Türklerde kuvve-i kudsiye:Sonra bu kahramanlık Türklere, Talas Irmağı kenarındaki bir savaştan sonra İslâm'la şerefyâb olmalarıyla sirayet etmiş, Tevhid asaletiyle devralınan bu bayrak, kalelerin burçlarını şenlendirip süslemiştir. Üstad'ın ifadesiyle, "eski çağların cihangir Asya ordularının kahraman askerleri" diye geçer. Yavuz Selim; Macaristan'

Kuvve-i Kudsiye ve mazimiz -1

İslâm tarihine, bir de kuvve-i kudsiye nokta-i nazarından bakacak olursak, beşerî mülahazalarla, aradaki farkın, "eyne's-sera mine's-süreyya mesabesinde olduğunu görürüz. Şöyle ki:Kronolojik olarak Araplardan başlayalım. Yani, Arapların İslâm'dan öncesi ve sonrası. A) Araplarda kuvve-i kudsiye İslâm'dan önce Arapların; cahil cühela, vahşi ve korkak

Kuvve-i Kutsiye

Bu kuve-i Kutsiye tabiri, bir çok temel meselelerin çözümü için bize bir anahtar görevi yapacağı kanaatı ile bu haftaki yazımın konusu olarak tercih etmiş bulunuyorum. Şöyle ki:Üstatd Bediüzzaman; "Cumhur-i avama müteveccih olan bir fikir, bir kutsiyet almazsa söner. O desatire kutsiyet verecek iki muazzam rakib-i din var. Şu keskin fikir, gözünü a