İbrahim Ersoylu

İbrahim Ersoylu

Yeni Asya
Yaşam / Din 121 yazı 0 takipçi

AB ve Kemalizm

Avrupa Birliği (AB), toplam 445 milyonluk nüfusuyla Avrupa merkezli 27 ülkeden oluşan siyasî ve ekonomik bir organizasyondur. AB demokrasi, hukuk, hürriyetler ve refah projesidir.Bu birliğe katılacak bir ülke, 1993 yılında Kopenhag Liderler zirvesinde tanımlanan Kopenhag Kriterleri'ni tümüyle sağlamak durumundadır. Bu kriterler, hukukun üstünlüğüne

Dinî yapılar ve maddî yardımlar

Dinî hizmetlerin şaibesiz, kimseden maddî yardım talep etmeden İslâm'ın ruhuna, onuruna ve usulüne uygun yapılması asıldır.Aksi halde o hizmet, ne kadar parlak ve büyük olursa olsun Allah katında makbul, toplum nezdinde muteber ve etkili olmaz. Cenab-ı Hak, ihlâsla yapılan hizmetlere umulmayan yerden ve yollardan maddî destek gönderir. Daha önceki

Dinî cemaatler rahat bırakılmalı

Fitne ve fesat komitesinin iğfal ettiği bazı art niyetli çevreler tarafından, "Din hizmetleri için devletin Diyanet Teşkilatı yeterlidir, cemaat ve tarikatlara ihtiyaç yoktur. Eğer var olacaklarsa, üzerlerinde devletin sıkı denetim ve kontrolü sağlanmalıdır", diğer bazılarından "Cemaatlerin kökü kazınmalıdır" tarzında, toplumda dinî yapılar aleyhin

Demokrasi ve Kemalizm

Türkiye toplumu, Kemalizm'in kayıtlarından kurtulup tam bir demokrasiye geçmedikçe, sağ ve sol cenahtan hangi parti iktidara gelirse gelsin ülkenin rahat yüzü göremeyeceği; medenî ve müreffeh bir seviyeye yükselmeyeceği açıktır.CHP'den ayrılanların kurduğu Yeni Parti de yol ayrımında bulunmaktadır. Alacağı siyasî tavır hem kendilerini, hem de ülken

Demokratlarla "siyasal İslâmcılar"ın vizyon farkı

Dindar kimlikli iktidarın ülkenin kalkınmasına dair vizyonuyla, geçmişte yıllarca ülkeyi yönetmiş olan DP; AP ve DYP çizgisindeki demokrat iktidarların vizyonu mukayese edildiği zaman, arada büyük bir fark görülür. Biri ülkeyi ileri götürürken, diğeri geri bıraktığı söylenebilir.DEMOKRATLAR KAYNAKLARI ÜRETİMDE KULLANDILAR 1950 -2000 yılları arasınd

Risale-i Nur mesleği ve siyaset

Üstad Said Nursî'nin mesleği, Kur'ân ve Sünnetten ilham alarak insanların iman ve ahlâk yönünden eğitilmesini hedefleyen iman merkezli bir hizmet metodudur.O, her ne kadar iman ve Kur'ân hizmetini öncelerse de, Onun ahirzamanda Peygamber (asm) varisi olması hasebiyle siyasî alana da yönelik bir vazifesi de vardır. Onun siyasete bakış tarzı, Risale

Siyasette dinî hamiyetin ölçüsü

Geçen yazımızda Üstad Bediüzzaman'ın Sünühat adlı kitabında işaret ettiği ve müspet olarak gördüğü, Hz. İsa'nın (as) hakikî dininden beslenen ilim, sanat ve teknoloji buluşlarıyla, demokrasi, adalet ve hürriyetler gibi evrensel değerleri yaygınlaştırmakla insanlığa hizmet eden birinci Avrupa cereyanını incelemiştik.Bu yazımızda aynı kitapta geçen,

İslâm'ın güzellikleriyle Avrupa'yı etkilemek

Bir önceki yazımızda Bediüzzaman'nın Sünühat adlı kitabında söz ettiği; tabiat felsefesinden beslenerek toplumlarda dinsizliği, ahlâksızlığı yaygınlaştıran ikinci Avrupa cereyanını incelemiştik.Bu yazımızda onun müspet olarak gördüğü Hz. İsa'nın (as) hakikî dininden beslenerek ilim, fen, sanat ve teknoloji ile insanlığa hizmet ederken, adalet, huku

Avrupa cereyanları ve günümüz siyaseti

Birinci Dünya Savaşında talebeleriyle birlikte doğuda Ruslara karşı savaşırken esir düşen, Rusya'da 2,5 yıl esaret hayatı yaşadıktan sonra Haziran 1918'de esaretten kurtulup İstanbul'a dönen Üstad Bediüzzaman Said Nursî'ye o dönemdeki ilim çevreleri tarafından, geldiğinden beri neden siyasete karışmadığı/ siyasîlere yol gösterici manada siyasî mesa

"Müteharrik-i bizzat" ne demektir

Üstat Bediüzzaman Said Nursî, Birinci Dünya Savaşında talebeleriyle birlikte Bitlis'i müdafaa sırasında Ruslara esir düşmüş ve Rusya'nın Kuzey Batısında uzak bir yerde olan Kosturma esir kampında yaklaşık 2,5 yıl esaret hayatı yaşadıktan sonra, Haziran 1918'de İstanbul'a dönmüştür.Kendisine neden geldi geleli siyasete karışmadığını, onunla ilgilenm

Muhalefet ve Kemalizm

Resmî bayram safhaları dahil 1950 öncesi tek parti döneminin yanlış icraatlarından birine bir eleştiri veya M. Kemal ile alakalı bir mevzu siyasetin gündemine girince muhalefet partilerinin çoğu, demokrasi yerine Kemalizm'i övme yarışına girdikleri görülür.Doğu'da ve Batı'da demokratik ve medenî ülkelerin hiç birinde, kurucu bir şahsın ölümünden se

İktidar ve Kemalizm

Kemalizm; içinde demokrasi, adalet, insan hak ve hürriyetleri, hür meclis, tarafsız yargı ve hür basının bulunmadığı, tek kişinin görüşlerinin Anayasa, kanunlar ve polis zoruyla topluma zoraki dayatıldığı, dinin ve manevî değerlerin sosyal hayatın dışına çıkarılması gerektiğini savunan bir ideolojidir.Ülkemiz, 1923-1950 arası dönemde tek parti-tek