Çocuklarımızı suça sürükleyen faktörler – 5

Bu yazı serisinin önceki bölümlerinde; çocuklarımızı suça sürükleyen faktörlerden; "sağlıksız aile ortamı", "olumsuz sosyal çevre", "manevî eğitim eksikliği", "sosyal medya ve dijital bağımlılık" meselelerini inceledik. Bu hafta ise, son olarak; "yoksulluk ve ekonomik sıkıntılar"

Mehmet Can

Karşı güce tepki ve duanın etkisi

Bugün ise, o gün Nûh aleyhi selam'a ve diğer peygamberlere yapılan eziyet ve zulmün çok yoğun, çok sinsi ve çok daha aşağılık programlarla müslümanlar üzerinde uygulanmaktadır. Özellikle derin, sağlam ve net kaynağı olan en büyük davadan kopardıkları toplumu cahil bıraktılar. Hemen hemen bütün değerlerini unutturdular. Aile bireylerini birbirlerini tanımaz hale getirdiler. En yakın aile

İlhan Oral

Kalbin ne taşıyorsa gözün onu görür

İnsan çoğu zaman karşısındakini değil, kendi iç dünyasını görür. Kalbinde merhamet taşıyan biri insanların kusurlarından önce iyiliklerini fark eder. İçinde kin taşıyan biri ise en samimi davranışta bile art niyet arar. Çünkü göz sadece bakar; asıl gören kalptir. Bugün insanların birbirine güvenmekte zorlandığı, en masum sözlerin bile şüpheyle karşılandığı bir çağın içindeyiz.

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Kurban Arefesi ve düşündürdükleri Haccı diriltelim! "Selam olsun...

Allah adına bu kubbeye salınmış hiçbir ses zayi olmaz! Allah'tan bağımsız bir başarı planlaması sonu hüsran ile bitecek bir ütopyadır. Allah'ın yücelttiğini kimse alçaltamaz, Allah'ın alçaklığa mahkûm ettiği ise, hangi zorbalık kullanılırsa kullanılsın ilelebet yüceltilemez. Hacc ibadeti yapılageldiği sürece, bu gerçekleri insanların gözünden saklamak

Yaşar Değirmenci

Ölçü önemlidir(1)

*Değerlendirme de Allah'ın koyduğu ölçüler esas alınmalıdır. Allah'ın iyi-güzel, kötü-çirkin, helâl-harâm, vs-vs, dediği önemlidir. *Firavunların, Müseylemet-ül Kezzab'ların ölçüleri esas alınamaz. *Meselelere daima bu zaviyeden bakmak icabeder. *Mevz-u bahis olan meselede Allah ne diyor O'na bakılır. Başka şeyler/ kimseler ne derse desinler bir önemi yoktur.

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Hacı Mirza Demir Ağabeyle

1974 yılında, Mersin Öğretmen Lisesi birinci sınıfının ikinci döneminin sonlarına doğru, bir çay sohbeti sırasında Risale-i Nurlarla tanışmıştım.Yaz tatilinde Batman'a döndüğümde sora sora Risale-i Nur medresesini bulmuş, sonraki günlerde vaktimin büyük kısmını orada geçirmeye başlamıştım. Ancak annem bendeki değişikliği fark edince endişelendi. Babama da yeni yaşantımdan kaygı duyduğunu

Misbah Eratilla

Din-i İslâm'ın kudsî ve semavî kongresi

Aziz, Sıddık, Fedakâr Kardeşlerim!ok yerlerden telgraf ve mektuplarla bayram tebrikleri aldığım ve çok hasta bulunduğum için, vârislerim olan Medresetüzzehra erkânları benim bedelime hem kendilerini, hem o has kardeşlerimizin bayramlarını tebrik etmekle beraber, âlem-i İslâm'ın büyük bayramının arefesi olan ve şimdilik Asya ve Afrika'da inkişafa başlayan ve dört yüz milyon Müslümanı

Risale-i Nur'dan

Siz bana mı selam verdiniz

Belediyeye ait bir restorana ailece yemek için geldik. Sıra varmış biraz bekleyeceğiz. Ben de şöyle bir küçük çaplı adımlayayım dedim.Yürüdüğüm bölgede lavabo amaçlı kullanılan bir bina da var. Şöyle kenarda genç bir özel güvenlik elemanı duruyor. "Selamün aleyküm" dedim. Duymadı. Bir daha, "Beyefendi selamün aleyküm." dedim. Şöyle başını kaldırdı ve selamın muhatabının

Sebahattin Yaşar

Müslüman Gençler İçin Ruh ve Direniş Tavsiyeleri

Yeryüzünde Müslümanlar boğazlanırken buna ses çıkarmayıp, sadece "la havle" ve "innâlillah" demek, bizi aldatan nefsimizin ve uzayıp giden duyguların bizleri gıdıklamasından başka bir şey değildir. Ey İslam gençleri: Ölüm tutkunu olunuz ki size hayat bağışlansın. Sakın uzun emeller sizleri aldatmasın, aldatıcılar Allah ile

Abdülaziz Kıranşal

Nefsi kurban eyle sen

Yılda bir kurban keserler halk-ı âlem ıyd içünDembedem sâat besâat ben senin kurbanınamCana meylin var ise hükmeyle teslim eyleyimPadişahım ben senin bir bende-i fermânınam FuzûlîBüyük şair Fuzûlî'nin bu kıt'asının ilhamı ile:Îsar ve ihlas

Hayrettin Karaman

Fuar ekibi

Afyonkarahisar 2026 Kitap Fuarı sona erdi.8-20 Mayıs 2026 tarihleri arasında Afyonkarahisar Merkez Zafer Meydanı'nda açılan "Kitap Günleri Fuarı" 20 Mayıs 2026 Tarihinde sona erdi. Afyonkarahisar Belediyesi ile Sahaflar Kitabevleri ve Yayıncılar Derneği ile birlikte açılan Kitap Fuarına otuza yakın yayınevi katıldı. Şehir Merkezindeki Zafer Meydanı'nda organize edilen Kitap

Hasan Koç

Bir Dil Kurmak

İslam dünyasının modernite ile karşılaşmasının ardından müslüman toplumlar bir yandan savrulma ve travmalar yaşarken diğer yandan hala kendine gelmek için uğraşmaktadırlar. Hala devam eden bu durum kanaatimizce müslümanlar üzerindeki en önemli yansımasını zihinsel sömürgeleşmede bulmaktadır. Batı dünyasının hala devam ettirdiği sömürgeleştirme tarihsel süreçte hem açık işgaller

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Gaita-Stoma (3)

Bedendeki stoma imajı, başkalarının gözünde etiketlenmeye de sebep olabiliyor.İnsanı çekinmeye, yalnızlığa itmeye, özgüvenin kırılmasına veya cinsel problemlere kadar götürebilen durumlar, stomalı hastalar için söz konusudur. Stomalı banyo yapmak ayrı bir problemdir. Öncesindeki konfor, stomalı hayatta olmamaktadır. Yukarıdaki sıkıntıları sıralamakla içinizi karartmak istemeyiz.

Mehmet Çetin

Siyaseti batıl olanın saadeti olmaz

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. İlim ortadan kalkınca ortalığı cehalet kaplar. Cehaletin hâkim olduğu toplumlarda huzur, barış ve kardeşlik olmaz. İlim, Allah'ın peygamberler yoluyla insanlara bildirdiği gerçeklerdir. Allah'ın bildirdiği

İsmail Hakkı Akkiraz

Vefatlar ve bâkî arkadaşlıklar

Evet, şu geçtiğimiz bir buçuk ay içerisinde bu fânî dünyanın fânî hayatına veda eden birçok dostumuz, ağabeyimiz ve kardeşimiz oldu. Cevval ve kahraman Hüseyin Dursun ağabeyin de sene-i devriyesi idi.Uzun yıllar (1970'lerden beri) teşrik-i mesaimiz olan tam demokrat Nurcu Mahir Acar ağabeyimizi de rahmetli Menderes'in asıldığı günlere yakın bir vakitte ebediyet âlemine uğurladık.

Rifat Okyay

Abdullah Eraçıkbaş isimli bir yıldız kaydı

Ölümler farklı farklıdır... Bazı ölümler tarihin akışını değiştirir... Bazı ölümler dünyada deprem etkisi yapar... Bazı ölümler dünyadan ziyade ahirette yankı yapar...Ölen birçok meşhur insana dünyada parlak cenaze törenleri düzenlenir. Onların ölümleri, dünyada ve ülkelerinde kuvvetli ses getirir. Onların cenaze merasimlerine binlerce, belki milyonlarca insan iştirak eder. Yazılı ve görsel

İbrahim Ersoylu

İlimden teknolojiye nazarî ilimden pratik güce

İslâm dünyası bir dönem matematik, astronomi, fizik ve kimyada insanlığın öncüsüydü.Bağdat, Kurtuba ve Semerkant yalnızca şehir değil; aynı zamanda büyük ilim merkezleriydi. Cebirden optiğe, astronomiden tıbba kadar birçok keşif burada yapıldı. Ancak tarihî süreçte Müslüman toplumlar bu ilmî birikimi teknolojiye ve sanayiye dönüştürmede aynı başarıyı gösterememiştir. Meselâ

Hasan Güneş

Zilhicce'nin getirdikleri...

Arapların hac ayı olarak niteledikleri Zilhicce'yi Kur'ân neden methetmiş Ve ondaki ilk on geceye Rabbimiz hangi hikmete binaen yemin etmiş Buradaki geceler, Şuhur-u Selâse'deki gecelerce inananları bir şeylere mi hazırlıyorlardı ki bu kadar kıymet verilmişti Daha onlarca sorular...Bediüzzaman 'da haccın en önemli tedaileri; toplanmalar (âlem-i İslâm'ın kongresi), insaniyet

Şükrü Bulut

Fatih'in Fetihname'sinin tam metni

"Allah yolunda cihat yapmak, وَلَا يَخَافُونَ لَو'مَةَ لَائِمٍ "Ayıplayanların ayıplamasından korkmamak (Maide süresi ayet 54) şanlı ecdadımızın güzel adetlerinden idi. Biz de, o adet üzere yürüyor ve o gayelerle Allah'ın (C.C.) قَاتِلُوا الَّذِينَ لَا يُؤ'مِنُونَ بِاللَّهِ وَلَا بِال'يَو'مِ ال'آَخِرِ

Mahmut Toptaş

''Filistin'de ne işimiz var'' diyenlere

Söz Filistin meselesine gelince insanımızdaki hassasiyet fark edilir. Toplumun tüm kesimlerinde bu mazlum coğrafyadaki Siyonist zulme karşı duyarlılık kendini gösterir. Toplumumuzdaki genel hassasiyete rağmen bilinçli ya da bilinçsizce "Bizim Filistin'de ne işimiz var" diyen kişilere tesadüf etmekteyiz. Aynı zihniyet, bölgedeki Siyonist zulmün durdurulması için Türk askerinin bölgeye gönderilmesine de karşı çıkmakta ve

Siyami Akyel

Ah Abdullah kardeşim ah (2)

Gazetenin hizmetinde, nerede, ne vazife verilirse yaptın. En son, umumî neşriyat müdürü vazifesi tevdî edildi, onu yapmaya çalıştın.Sen arzu etmedin ama vazife verildi. "İstenmez, belki verilir" düsturuyla o işi de çok güzel götürdün. Herkese açıktın, herkesin derdine derman olmaya çalışıyordun, kızmıyordun, sakindin. Maalesef, sana haksız yere sataşanlar da vardı. Bazen canın sıkılır,

Osman ZENGİN

Nerede hata yaptık Nasıl toparlanabiliriz

Müslümanlar, İslam'ın ikinci yüzyılı olan 8. yüzyıldan itibaren 16. yüzyılın sonuna kadar düşünce ve bilimden kültür ve sanata kadar yüksek bir medeniyet kurup Batılılar dahil dünyanın dört bir tarafındaki insanlara kendi ürettikleri ilim, düşünce, teknoloji ve sanatı götürüp paylaştılar. Bu, tüm insaflı tarihçilerin ittifakla tespit ettikleri bir husustur. Ancak 17. yüzyıldan 21. yüzyıla

Mahmut Ay

Umera ve ulema düzelmedikçe...

"Ümmetimden iki sınıf var ki, onlar düzgün olduğu zaman insanlar da düzgün olur; bozuk oldukları zaman insanlar da bozuk olur; onlar: ULEMA VE ÜMERA." Siyonist İsrail'in haksızlığına, bu kadar hukuksuzluğuna ve zerre kadar vicdanı olan insanı tiksindirici insanlık dışı caniliğine sebep nedir Bu gücü nereden alıyor, bu pervasız ve ölçüsüz şımarıklığına sebep nedir

Ömer Arif

Cebrail'in göründüğü gün

Cebrail (AS), Hz. Peygamber'in de aralarında bulunduğu bir sahabe topluluğuna insan suretinde gelmiş, iman, İslam, ihsan ve kıyamet alâmetleri gibi bazı soruları Allah Resulü'ne sorarak cevaplarını almıştır. İşte Cebrail (a.s.)'ın bizzat soru sorarak ve cevaplarını tasdik ederek telkin ettiği bu hadise "Cibril Hadisi" adı verilmiştir.

Nihat Hatipoğlu

Kurban; Allah'a Yakın Olma Vesilesi

Asr-ı Saadet'ten bu yana başta peygamberimiz (s.a.s.) ve sahabesi olmak üzere imkanı olan tüm Müslümanlar Kurban kesmişlerdir. Yüce Allah Kurban Bayramında kesilen kurbana (udhıyye), Kevser suresinin 2. ayetinde şöyle işaret buyurmuştur: "Şimdi sen rabbin için namaz kıl ve kurban kes!" Kevser suresinin dışında Kur'ân'da geçen kurban

Nusret Reşber

Hey, ölüm, hey...

O, Dosta GittiHizmet ehliydi. İşinin eriydi. Kimseyle ters düşmezdi. Can dosttu. Arkadaş canlısıydı. Nur talebesiydi. Yayın hizmetinde sebatkârdı. Hey gidi dünya hey! Hey gidi yalan dünya hey! Şimdi o, vatan-ı aslîsine gitti. Zaten de buna bir ömür inanmıştı, bunu bir ömür savunmuştu. Bu değerleri yayınlıyordu. Başka silahı yoktu. Tek silahı kitaplarıydı. Sadakatiydi. İstikametiydi.

Süleyman Kösmene

Ağabey diyor ki; hemdert olanlara selam olsun

Malum, hayatımız doğumla başlayıp, ölümle noktalanan bir okul gibidir. Arada herkes hem öğretmen hem de öğrencidir. Zira hayat, bir yaz yağmuru gibi kısadır. Hayat, bünyesinde acı-tatlı, meşakkatli-zevkli, inişli-çıkışlı hatıraların oluşturduğu bir tablodur. Onun için E. Renan diyor ki; "Yaşamak (hayat)... bilmektir, umut etmektir,

İsmail Müftüoğlu

Zilhicce ayında on gece: Bereket, ibadet ve teslimiyet

Nesneler onu var edenin onlara atfettiği değer kadar kıymet taşır. Eşya, onu üretenin verdiği değer kadar mana taşır. Zaman ve mekân da bir eşyadır. Allah zamanın bazı dilimlerine manevi bir değer atfetmiştir. Kâbe'nin inşa edildiği taşlar, Allah buraya değer atfettiği için kutsaldır. Ramazan ayı, bir zaman dilimidir. Allah bu aya değer atfettiği için saygındır ve kutsaldır. Arafat da

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

İman ve namaz ilişkisi

Zariyat Suresi 56. Ayette haber verildiği gibi, bu dünyaya Kâinatın Yaratıcısını tanımak ve O'na (cc) iman ile ibadet etmek maksadıyla gönderilen insanların en başta gelen vazifesi Allah'a iman etmektir.Sonra da, Allah'ın emir ve yasaklarının toplamı olan ibadetle karşılık vermektir. Bediüzzaman Hazretleri bu hakikate binaen "Kâinatta en yüksek hakikat imandır ve imandan sonra namazdır." beyan etmektedir.

Sami Cebeci

Abdullah Abim

Ah be Abdullah abim, canım abim!Mustafa Polat vefat ettiğinde, Kutlular Abi'nin Polat'ın tabutunu yumruklayarak "Ah Mustafa, şimdi zamanı mıydı" diye hayıflandığını dinlemiştim. Abdullah abimizin gidişi de öyle oldu, zamansız ve apansız... Kim bilir ne hikmetlere mebnî kaderin hükmüne, kim ne diyebilir ki Bazı şahsiyetler birkaç satıra sığmaz, bazı üzüntüleri

Ahmet Dursun

Fânî dünyadan bâkî aleme yolculuk

Evet, ölüm acı da olsa mukadderdir. İnsan, ne kadar sevdikleriyle beraber olmak istese de kaderin tayin ettiği vakit geldiğinde ayrılık kapısı açılıyor.Son günlerde peş peşe gelen vefat haberleri gönüllerimizi hüzne boğdu. İzmir'de Hasan Şen, Batman'da Hacı Miraza Demir ve İstanbul'da Yeni Asya gazetesi Yayın Yönetmeni Abdullah Eraçıkbaş ağabeyimizin vefat haberleri, Risale-i Nur camiasında derin bir teessür meydana getirdi.

Rüstem Garzanlı

Eskişehir'de Nur'lu bir okuma programı

Yalova'dan beş ağabeyle ve kardeşlerle Eskişehir'de okuma programı niyetiyle yola çıktık.Hususan Umut Han kardeşimizin şevkli hâli bizlere de müsbet tesir etti. Medresemize geçtiğimizde üniversiteli kardeşlerimizin ders okuması hoş bir sürprizdi. Hemen yerimize alarak bu Nur sofrasından istifade etmeye çalıştık. Ders sonrasında Özgür Ağabey başta olmak üzere Eskişehirli ağabey ve öğrenci

Cenk Çalık

''Islah'' olmadan ''iflah'' olmaz

"Bir toplum kendi (inanç, ahlak, eylem) durumunu değiştirip bozmadıkça, Allah da onların durumunu değiştirip bozmaz..." (Rad/11) "Bir toplum, kendi durumunu değiştirmedikçe Allah, onlara verdiği nimeti/durumu değiştirmez..." (Enfal/53) "Islah" (düzeltme, doğrultma, fayda...) için; öncelikle "ifsad"ın (bozgunculuk, yanlış, zarar) önlenmesi gerekir... (Mecelle)

Bahaddin Elçi

Bayram

Önümüzdeki kurban bayramında şimdiden kurbanlıklar pazara girmeye başladı. Fiyatlardan söz edilmeye başlanması üzerine bu haftaki yazımda kurban konusuna değinmek istedim. Bugün dünyayı kasıp kavuran fırtınanın baş sorumlusu olanlar; işledikleri insan kırım ve holokostlarla tarihte meşhur tiranlara pabuç bırakmayacak biçimde insanlık düşmanı hareketlerde bulunuyorlar. Bu konuyla ilgili olarak kaleme aldığım şiirimi arz etmek istiyorum:

Mehmet Şerif Cebe

Câhiliye ve İslâm

Kur'ân-ı Kerîm, Câhiliye devrinin burnu büyük seçkinleri örneğiyle dünyanın her yerinde her zaman bulunabilecek despotik kesimleri müstekbir, mütekebbir, cebbâr, muhtâl gibi hepsi de kibir ve şiddet duygusuyla ilişkili sıfatlarla niteler. Câhiliye insanlarının gözünde, yerleşik telakkinin 'onur'

Mustafa Çağrıcı

Herkes 'abdullah'tır!

Bana "Sen de yaz" dediler.Neyi yazayım bilmiyorum ki. Daha çocukluğumda seçmiştim onu galiba. Kim bilir belki de 'seçtirilmişti'. Kader işte! 7-8 yaşlarındayım zannediyorum. 1980'ler... Şirinevler medresesindeyiz. ocuk zihnimle hatırladıklarım: Bana kura çektiriyorlar. "Haydi bakalım! Bu

İsmail Tezer

İlk secde

Bu esnada daha önce hiç yaşamadığım, kelimelerle ifadesi imkânsız olan bir şey hissettim. Bedenimi, kalbimin bir noktasından çıkan ve anlatmaktan aciz kaldığım bir dalga kapladı. Soğuk gibiydi... İrkildim... Çok duygulandım ve görünür bir rahmetin varlığını hissettim. Bu rahmet içime nüfuz ederek kaynamaya başladı... Sonra, sebebini bilmeden ağlamaya başladım... Gözyaşlarım aktıkça, rahmet

Abdullah Yıldız

Zamanın değerini anlamak

Zaman, Allah'ın Bir Nimeti ve Hesap Vesilesidir İslam'da zaman, boş bir akış değildir. O, Allah'ın yarattığı, düzenlediği ve bizim için bir imtihan aracı kıldığı ilahi bir lütuftur. Kur'an'da pek çok ayette zamana, geceye, gündüze, fecre ve asra yemin edilir. Bu yeminler, zamanın kıymetini bize hatırlatır. Nitekim Allah Teâlâ buyurur: "O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır."

Süleyman Gülek

Çöken duvarların ardındaki sessizlik: Müslüman aileyi yeniden...

"Kendileriyle huzur bulasınız diye size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ile merhamet koyması O'nun ayetlerindendir." (Rum, 21) Demek ki İslam'da evlilik sadece bedenlerin birleşmesi değildir; ruhların sükûnet bulmasıdır. Modern dünyanın en büyük yanılgısı burada başlıyor. Batı medeniyeti aileyi "geçici birliktelik", arzuyu "özgürlük",

Hüseyin Demir

Mine G. Kırıkkanat'ın kara kutusu 'Barut'

Bu hafta Mine G. Kırıkkanat'ın "Barut, Her Şeyin Bedeli Var" (Kırmızıkedi Yay., 2025) adlı anı kitabını okudum. Okuduktan sonra yaşadığım ilk duygu, şaşkınlık ve yadırgama. Çünkü eser, pek de alışık olmadığımız kimi özel hayatlara, basın yayın çevresindeki ilişkilere dair ifşalar ve imalarla dolu, hatta saldırgan. Anılarda böyle ifşaların; özel hayatların, bilgilerin ulu orta tartışmaya açılması bence doğru değil!

Alaattin Karaca