Şöhretin ardındaki yalnızlık

İnsan bazen en büyük yalnızlığını kalabalıkların arasında yaşar. Etrafında yüzlerce insan olabilir. Milyonlarca kişi seni tanıyabilir, söylediklerin takip edilebilir, yaptıkların günlerce konuşulabilir. Gittiğin her yerde insanlar seninle fotoğraf çektirmek, elini sıkmak, yanında görünmek isteyebilir. Fakat bütün bu kalabalığın ortasında insanın kendisine sorması gereken bir soru vardır:

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Hainlik

Batı, İslam dünyasını hedef alarak çok uğraştı! Saldırı üstüne saldırı düzenleyerek İslam Coğrafyasını ellerine geçirmeye çalıştı! Zamanla başarılı olamayacaklarını anlayınca işin hile yoluna başvurdu. Başta İngilizler olmak üzere Batı taktik değiştirerek savaş şeklini değiştirdi. Aşağıdaki şiirimde yaptığı itiraf ve yaptığı sinsiliklerini anlattım. İyi okumalar! İTİRAF

Mehmet Şerif Cebe

Liyakat kesbetmek

Risale-i Nur Külliyatının Lâhika mektupları olarak yayınlanan eserlerden birisi olan Sikke-i Tasdik-i Gaybî'de geçen bir mektupta, yazılan şu paragrafı dikkatlice okumamız lazımdır:"Evet, bu asrın dehşetine karşı taklidî olan itikadın istinad kal'aları sarsılmış ve uzaklaşmış ve perdelenmiş olduğundan, her mü'min, tek başıyla dalâletin cemaatle hücumuna mukavemet ettirecek

Rifat Okyay

Türkiye'deki AB karşıtları ve AB'deki Türkiye muhalifleri

Türkiye'nin AB'ye, AB'nin Türkiye'ye muhtaç olduğu aşikârdır. AB üyelik süreci her iki tarafın menfaatinedir. Ancak her iki tarafta da, AB–Türkiye ilişkilerini sabote etmeye çalışan unsurlar vardır. Türkiye ve AB, akl-ı selimle hareket ederek bu unsurlara fırsat vermemesi gerekir.Türkiye Avrupa'nın yardımı olmadan, kendi dinamikleriyle içinde bulunduğu Kemalist kıskaçtan,

İbrahim Ersoylu

Kur'ân üç dehşetli suale cevap veriyor

(Dünden devam)Hem hiçbir cihet-i imkânı var mı ve hiç akıl kabul eder mi ki, bütün masnuatıyla kendini tanıttırana ve sevdirene ve teşekküratı fiilen ve hâlen isteyene mukabil, kâinatı velveleye veren hakikat-i Kur'âniye ile, zülcelâl o Sanatkârı ekmel bir tarzda tanıyıp ve tanıttırıp ve sevip ve sevdirip ve teşekkür edip ve ettirip ve "Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahuekber"ler

Risale-i Nur'dan

Barla'da Bediüzzaman konuşuldu

Barla'da 100. Yıl ProgramıEylül ayının birinci Pazar günü Barla'dayız. Barla'da, Üstadın Barla'ya gelişinin 100. Yılı anısına düzenlenen programdayız. Kimler yoktu ki... Ülkemizin dört bir yanından Yeni Asya okuyucuları oradaydı. Üstadı adına, Üstadını terennüm ettiler bir kez daha. Üstadı Barla'da konuştuk, dinledik. Barla'da Bediüzzaman programlarına artık ihtiyaç var. Bunu gördük. Barlalılarla selamlaştık.

Süleyman Kösmene

Şahıslar değil, hakikatler konuşmalı

Hepimizin hayatını yakından ilgilendiren bir mesele üzerinde durmak istiyorum: İnsanlar neden birbirinden uzaklaşıyor Neden aynı davaya hizmet eden insanlar bile zaman zaman birbirlerini kırıyorBediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Risale-i Nur'da Mesnevî-i Nuriye'de (Zeylü'l –Habbe ve Hubab), Mektubat ve Lem'alar'da, bilhassa Otuzuncu Söz, Birinci Maksad içinde önemli sebeplerinden birinin enaniyet, yani "ben" duygusu olduğunu anlatır.

Rüstem Garzanlı

Çekişme Zamanı Değil

Ayette geçen "niza'"ın Türkçesi, çekişmek, gürültü ve patırtıyla ağız kavgası yapmak. Sohbetlerde ve televizyon kanallarında dört-beş uzman, dört saat çekişiyorlar ve bir karara da varamadan yarın tekrar buluşmak üzere dağılıyorlar. Dört hoca da oturmuşlar, saatlerce üçü tartışmışlar, her biri "Bana göre" diyerek konuşmuşlar ve

Mahmut Toptaş

Ağabey diyor ki; Medine-i Münevvere'den selamlar

Bir müddettir ülkemizden ayrıyız. Medine-i Münevvere'den muhterem okuyucularımızı selamlıyoruz. Malum, arınma sadece siyaset için yapılmaz. Öncelikle fert olarak yapılması gerekir. Gönül huzuru için elzemdir. Kul olarak her fiilimizi kontrol edemediğimiz için, nedamet duyarak Yaradan'a iltica etmemiz gerekir. Bir başka ifade ile maneviyat deryasında temizlenmeliyiz.

İsmail Müftüoğlu

İslam davetçileri için on temel ilke

Davetimiz umut olsun: Davetimiz her şeyden önce tüm ezilenlere, sömürülenlere, haksızlığa ve adaletsizliğe uğrayanlara, evini geçindiremeyenlere, işsiz kalanlara, faiz ve borç batağına düşenlere, günahlardan kurtulamayanlara, boşanmanın eşiğine gelenlere, çocuklarına söz geçiremeyenlere, psikolojik buhran yaşayanlara yani; tüm umut bekleyenlere

Abdülaziz Kıranşal

"Ben İslam milletindenim!" (2)

Efendi'nin izinde! İsmail Hakkı Efendi, Hasköy ve civarında Efendi olarak anılmıştır. Bu nedenle Ali Haydar Haksal'ın ailesine de Efendigil derlerdi. Onun ilmiyle ve maneviyatıyla köylüler arasında birleştirici bir kimlik olduğunu söyleyebiliriz. İslam'a olan bağlılığı, İslam dininin esaslarının köyde bir yaşam tarzı haline gelmesine

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Allah'ın adının piyasadan silinmesi - Allah'ın Adını Silmek-Dördüncü...

Tarihsel süreçte tekkelerin kapatılması, medreselerin lağvedilmesi ve ezanın değiştirilmesi gibi adımlarla öne çıkan susturma politikaları, günümüzde devasa bir boyuta ulaşmıştır.Meseleyi günümüz korporatokrat düzen (şirketlerin egemen olduğu küresel sistem) bağlamına taşıdığımızda karşımıza çıkan tablo oldukça çarpıcıdır. Günümüz küresel sisteminde, devlet eliyle gerçekleştirilen doğrudan

Mustafa Eren Bozoklu

"Çağ ile doğru ilişki kurmak"

Bütün dinler, felsefî öğretiler aslında 'iyi'nin yanında, 'kötü'nün karşısında olmayı ister. Kur'an-ı Kerîm'de bu ilke "emr bi'l-ma 'rûf, nehy eni'l-münker" tabiriyle 24 defa geçer. Fakat pratikte bu ilkeyi uygulamak ancak kısmen mümkün olabiliyor. Galiba iyilik için çalışmamız, karıncanın hacca gitmesine benzer. Yolculuğu bitiremesek bile, o yolda ölmek de bir İslâmî, insanî sorumluluk ve onurdur.

Mustafa Çağrıcı

Ağaçlara yasal hak

İndependent'in haberine göre Kanada'nın bir kasabasındaki belediye aldığı bir kararla ağaçların 'yaşama', 'büyüme', 'bütünlüğünü koruma' ve 'yenilenme' haklarına sahip olduğunu duyurmuş.Son yıllarda üç kez sel basan kasabanın belediye başkanı Michel Bourdeau ağaçların iklim değişikliğiyle mücadelede 'en büyük müttefikleri' olduğunu "Ağaçlar

Cevat Çakır

İnsan hayatının son ânı

İnsanoğlu bu dünyada hiç ölmeyecekmiş gibi bir duygu içinde hayatını devam ettirir. İnanan ve inanmayan herkes, her şeye rağmen muhakkak bir gün öleceğini de bilir.Bahsi geçen gerçeği bildiği halde insanların birçoğu, bu dünyaya niçin geldiğini ve gönderenin kim olduğunu düşünmeden hayatını sürdürmeyi tercih eder. Hatta, kendisine böyle hakikatleri anlatmak isteyen şuurlu mü'minleri tersleyerek

Sami Cebeci

Dünyayı Dava Edinmek

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Dünya hayatı ile ilgili Rabbimiz Allah'ın hükmü şudur. Hadid 20: "İyi bilin ki bu dünya hayatı ve yaşantısı, sadece bir oyundan, geçici bir eğlence ve bir süs ve aranızda bir övünme ve böbürlenme, mal ve

İsmail Hakkı Akkiraz

Ağır cezalık ilhamlar

-Ağır cezalık bir celse, sanık sandalyesinde sen-Kesif bir karanlık var sesinde, Derinlerden geliyor boğunuk sesler. Ürküntü ile dolaşıyorsun sanki , Fikir dehlizlerinde.. Kokuşmuş duygular soluyorsun, ıkmaz labirentlerde. Haykırıyorsun, susuyorsun, Homurdanıyorsun !

M. Said Zeki

Risale-i Nur'un neşredildiği Barla

Bir asır önce Isparta'mızı şereflendiren Üstad Bediüzzaman Said Nursî'nin Isparta-Barla'ya gönderilişinin yüzüncü yılı etkinliği hayırlı uğurlu olsun.Türkiye'nin herc ü merc olduğu bir ortamda 1925 yılında Şeyh Said İsyanı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da merkezi yönetime karşı çıkarılan cumhuriyet döneminin ilk büyük ayaklanmasıdır. Bu isyana Bediüzzaman da dahil edilmek

Halil Elitok

Meşveret, şûrâ ve şahs-ı manevî -12: Meşveretten çıkan kararlara...

Soru-2: "Risale-i Nur cemaatine ve hizmetine zarar verebilecek davranışlarımızı meşverette dile getirip sonra küsmek olur mu Alınmak olur mu Hatasını kabullenmemek olur mu"Meşverette hak ve maslahat için konuşup, karar çıktıktan sonra küsmek, alınmak ve hatasını kabul etmemek; ihlâs, uhuvvet ve tesânüd düsturlarına muvafık bir hareket değildir. Meşveretin gayesi,

Abdülbaki Çimiç

Peygamberimiz (S.A.V)'in faiz konusundaki son uyarısı

İslâm dini, toplumun ıslahı için çare ve çözümler sunarken tedrici bir metot benimsemiş, toplum hazır olduktan sonra devlet sistemiyle kuralların kalıcı hale gelmesi prensibini benimsemiştir. Kur'an-ı Kerim'de ve Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in tebliğ, tebyin (açıklama) ve uygulamasında tedrici metodu görürüz. İnsanların hem bu dünyalarını hem de ebedi yurt âhiretlerini

Siyami Akyel

Allah'ın Varlığının Aklî Delilleri- 12

Geçtiğimiz hafta, "Sanat Delili"ni ele almıştık. Bu hafta ise "Ahlak Delili"ni incelemeye çalışacağız inşâallahü teâlâ. "Ahlâk Delili" kısaca şudur: İnsanoğlu; hayır ile şerri, iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini, fayda ile zararı, adalet ile zulmü ve merhamet ile acımasızlığı

Mehmet Can

En büyük farz vazife-3- Çare: Tesanüd-ü imanî

Bugün öyle ittifaklara ihtiyaç vardır ki bizi Amerika ve Avrupa karşısındaki zilletlerden kurtarsın.Âlem-i İslâm bir asrı aşkın zamandır bu dağınıklığın bedelini ödemektedir. Kim bu zilletin izalesine vesile olursa, her iki dünyasını da mamur eder. Gazze'de yaşanan vahşet karşısında vicdanlar sızlıyor. Hatta gayrimüslimler bile tepki gösterirken, Müslümanların bir kısmının sessiz kalması insanı derinden yaralıyor.

Şemseddin Çakır

Nur Talebesi nasıl olur

Nur Talebesi, önce Kur'an'ı sonra hadis külliyatlarını ve elindeki bir hazine olan Risale-i Nuru planlı bir şekilde devamlı okur. "Yaratıcıyı tanımak ve O'na ibadet etmektir."1 ayetine uygun olarak ibadetini istekle yapar.Nur Talebesi, haramdan ve günahtan kaçar, sorumluluğunu bilir, intizamlıdır ve hizmet için daima plan yapar, daima hayrı teşvik eder şerden kaçar ve

M. Fahri Utkan

Görüntülü görüşmelerde ölçü

Aile içi fertlerin birbiriyle ve ailelerin başka ailelerle iletişiminde birtakım kurallar vardır.Anne baba farklı birer aile olmuş evlatlarıyla veya her biri birer aile olmuş kardeşlerin birbirleriyle görüşmelerinde yine birtakım kurallar geçerlidir. Bu görüşmeler telefonla ve hatta görüntülü telefonlarla yapılıyorsa daha bir dikkat gerekir. Yüz yüze görüşmelerde bile kapı

Sebahattin Yaşar

Bediüzzaman'la bahar geldi Barla'ya

Barlalıların hallerine âşinâ oldu Bediüzzaman. Zikir menzili olan çınar ağacı, hitap kürsüsünü andıran katran ağacı, tenezzüh zemini olan çam ağacı hep ona kol kanat gerdi. O her gelişinde müşfik sineyi andıran dalları arasında yer verdiler.Yüz yıl önceydi. Memleketin her yerinde olduğu gibi Barla'da da kış mevsimi çok soğuk ve kurak geçmişti. Bahar yaklaştığı, cemreler

İslam Yaşar

Sosyal medyada bir beğeninin bedeli

Her şeyde olduğu gibi sosyal medyanın da hem olumlu hem olumsuz kullanımı mümkündür.Bilginin, teknolojinin ve insanî değerlerin yaygınlaştırılması; haksızlıklara karşı mücadele edilmesi ve mağduriyetlerin geniş kitlelere duyurulması açısından sosyal medya önemli imkânlar sunmaktadır. Ancak aynı araç; yalan haberlerin, iftiraların, gıybetin, nefret söylemlerinin ve toplumsal

Hasan Güneş

Seviyeyi yükseltmek lâzım cancağızım!

Son üç senedir, Muhakemat ile meşgulüm.Lâkin, bazı ifadeleri aşamıyorum, usûl konusunda alt yapımızın olmaması da bu zorlanmamızın sebebidir. Usûl; fıkıh, hadis, tasavvuf, felsefe ve mantık alanlarında çeşitli anlamlarda kullanılan terim olup bunların incelenmesi, kendi içinde ihtiva ettikleri hakikatlere ulaşmanın yoludur. Şöyle de diyebiliriz: Bir ilmin, asıl konusundan önce öğrenilecek, hazırlık veya temel bilgi ve kaidelerdir.

Mehmet Çetin

Bediüzzaman'ın yanında beş dakika olmak

Ramazan Kurt 1947 yılında Siirt ilinin Kurtalan ilçesinin Zokeyt (Kayabağlar) köyünde klasik medresede talebe olarak okuyordu.Ramazan Kurt ve iki arkadaşı Cizre'de âlim Şeyh Seyda'nın ziyaretine yaya olarak yola çıktılar. Şeyh Seyda'nın medresesine vardıklarında şeyhin yaylaya Bağlarbaşı'na (serdahl) gittiğini söylediler. Ramazan ve arkadaşları hemen yola çıkarak yaklaşık 7

Misbah Eratilla

"Rüyada bir hitabe" için dikkat çeken bir beyan

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin "rüyada bir hitabe"sini bilirsiniz.Bilmeyenler, Üstadın "Sünûhat" isimli eserine bakabilir. Oradan 1919 senesinde vuku bulan hadisenin, kısaca giriş kısmını nakledeyim: "1335 senesi Eylül'ünde, dehrin hâdisatının verdiği yeis ile şiddetle muzdarib idim. Şu kesif zulmet içinde bir nur arıyordum. Manen rüya olan yakazada

Osman ZENGİN

"Nebevi Ahlak"ı hayatımıza taşıyalım! Yaşayalım yaşatalım! (2)

Kültürel ve dinî hoşgörü: Müslümanlar girdikleri her beldede, şehirde yerel halkın dinine, diline, ibadethanesine ve mülkiyetine dokunmamışlardır. Kudüs'ün fethinde Hz. Ömer'in Hristiyan halka verdiği emannâme, insan hakları tarihinin en parlak sayfalarından biridir. Kalıcılık: Fethedilen topraklardaki insanlar, Müslümanları

Yaşar Değirmenci

Rüyada Hitabe'nin ikinci bir şâhidi

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin "rüyada bir hitabe"sini bilirsiniz.Bilmeyenler, Üstadın "Sünûhat" isimli eserine bakabilir. Oradan 1919 senesinde vuku bulan hadisenin, kısaca giriş kısmını nakledeyim: "1335 senesi Eylül'ünde, dehrin hâdisatının verdiği yeis ile şiddetle muzdarib idim. Şu kesif zulmet içinde bir nur arıyordum. Manen rüya olan yakazada

Osman ZENGİN

Nefse güvenme sakın

ŞİİRHer türlü kötülüğe meyyal nefs-i emmare, Onun taleplerini yapmamaktır tek çare. Hiçbir zaman pes etmez kollar gaflet anını, Yoksa mahveder senin uhrevî hayatını. Her türlü kötülüğü cazip gösterir sana, Haramı helâl gibi gösteriyor insana.

Mehmet Kovancı

İnsanlar bozulacak

HZ. Ali der ki; bir gün Hz.Peygamber (S.A.V) bana yaslandı şöyle buyurdu: "Erkek ve kadınların günaha gireceği zaman haliniz ne olacak" Sahabe dedi ki; "Böyle bir hal olacak mı ey Allah'ın Resulü" Efendimiz: "Evet olacak belki daha beteri olacak"

Nihat Hatipoğlu

Cemaatte rahmet, ayrılıkta azap vardır-5

Sonuç şu; "Hristiyanlar ve İsrailoğulları 71 ve 72 fırkaya ayrıldı ve ümmetim de 73 fırkaya ayrılacak, biri dışında hepsi cehennemdedir." "Ya Resulallah peki onlar kim, Allah'ın Resulü" "Benim ve ashabımın yolunu tutanlardır." buyurdu. Yani; kim ki benim ve ashabımın yolunu yol edindi, kim ki benim ve ashabımın hayat tarzını

Ömer Arif

Kefaletin yükü: Bir imza bir hayatı değiştirebilir

Para meselesinde yapılan küçük bir hata, yıllarca taşınacak büyük bir yükün kapısını açabilir. Hele söz konusu kefalet ise atılan imzanın sadece bir kâğıt üzerindeki imza olmadığı bilinmelidir. "Ben kefilim" demek, çoğu zaman bir dostun yanında durmak, ona destek olmak ve zor gününde elinden tutmak gibi görülüyor. Fakat kefalet, duygularla verilebilecek sıradan bir söz değildir.

Nureddin Yıldız

Osmanlı'nın yıkılmasına İttihatçılar sebep oldu (1)

*Sultan II. Abdulhamid Yeni Osmanlıların desteği ile tahta çıkmıştır. 23 Aralık 1876'da Birinci Meşrutiyet ilan edildi. İlk yazılı Anayasa olan Kanun-i Esasi yürürlüğe girdi ve ilk Meclis-i Umumi (Halk tarafından seçilen Meclis-i Mebusan ve Padişah tarafından atanan Heyet-i Ayan) kurulmuştur. Fakat 1877-1878 Osmanlı Rus savaşının başlaması ve sert muhalefet

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Deprem bölgesinde konut tokluğu

En azından 11 depremzede ilden biri olan Adıyaman'da bunu gördüm. Oradan Urfa'ya geçtik orası da öyle cıvıl cıvıl... Deprem öncesiyle bugünün bir tek farkı; vicdanlar körelmiş... İnanç zayıflamış... Onca bolluğa rağmen her şey ateş pahası. Normal alışveriş belki başka illerden geliyordur çok pahalı olmasını biraz anlarım ama yerli ürünlerin bile 1300 km mesafedeki İstanbul'la yarışır olması hiç normal değil.

Nusret Reşber

Evlensenize kardeşim! (2)

Türkiye'nin evlilik, doğum oranları ve boşanma verileri üzerinden geleceğini ortaya koyan kritik tabloyu "Portekizleşmek" kavramıyla bir önceki yazıda değerlendirmiştik.Gençlerimiz evlenmiyor, evlenenler çocuk sahibi olmayı erteledikçe erteliyor ve boşanmalar hızlıca artıyor. Doğum oranları uzun süredir "nüfusun kendini yenileme seviyesi"nin altında seyrederken nüfus

Ahmet Dursun

Röntgenimiz, reçetemiz

Mehmet Ali Kulat MAK Danışmanlık Şirketi tarafından 23 il 154 ilçede yüz yüze yapılan İslâmi ürkütücü anket: %14'ü Allah'a inanmıyor. %25'i meleklere inanmıyor... %24'ü Kur'an-ı Kerim'e inanmıyor... %37'si Peygamberimiz'e inanmıyor... %45'i kadere inanmıyor...

Bahaddin Elçi

Felaha erenler

Hz. Aişe (r.anhâ) "Resulullah bizimle, biz de onunla konuşur, güler ve sohbet ederdik; ama namaz vakti gelince, (azamet-i ilâhîden dolayı) sanki o bizi bilmez, biz de onu bilmez, birbirimizi tanımaz gibi olurduk." Peygamber Efendimiz (s.a.) başka bir hadisinde; "Kişinin bedeni ile kalbini (huşû ile)

Abdullah Yıldız