Mizahın Maskesi Düşünceyi Kurtaramaz

Mizah, zekânın ve ince düşüncenin ürünüdür. Hakaret ise düşüncenin tükendiği yerde başlar. Gerçek mizah düşündürür, güldürür ve topluma katkı sağlar. İnsanların inançlarını aşağılamak ise ne sanata değer katar ne de düşünceye. Bu topraklarda yüzyıllardır insanları bir arada tutan en önemli bağlardan biri ortak manevi değerlerdir. Din, ahlak, vicdan ve karşılıklı saygı; toplumsal barışın

Hüseyin Demir

Uğruna savaştığın değerleri kaybedersen, zaferin ne anlamı kalır

Tarih boyunca milletler kaleler fethetti, ordular zaferler kazandı, devletler kuruldu. Ancak bütün bunlardan daha büyük bir fetih vardır: Allah'ın emirlerine sadakatle yaşayabilmek. Çünkü uğruna mücadele ettiğimiz değerleri yolda kaybedersek, elimizde kalan şeye zafer değil, hüsran denir. Hz. Ali'ye nispet edilen şu sözün tarihî sıhhati tartışmalı olsa da verdiği mesaj, Kur'an ve sünnetin ortaya koyduğu temel ilkeyle büyük ölçüde örtüşmektedir:

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Her sabah bir melâike çağırıyor

(Dünden devam)Rivayet-i hadiste vardır ki, her sabah bir melâike çağırıyor: "Lidû lil-mevti ve'bnû lil-harâbi." Yani, "Ölmek için tevellüd edip dünyaya gelirsiniz; harap olmak için binalar yapıyorsunuz" diyor. İşte bu hakikati kulağımla değil, gözümle işitiyordum! Evet, o vaziyetim o vakit beni nasıl ağlattırmış; on senedir hayalim o vaziyete uğradıkça

Risale-i Nur'dan

Meşveret, Şûrâ ve Şahs-ı Manevî-3 - Hac'da ihmal edilen hikmetler

Bu konuda Sünûhat Risalesi'nde Rüyada Hitabe'nin sonunda bulunan Rüyanın zeylinde yapılan tespitler hayli manidârdır.Şöyle: "Rüya hacda sükût etti. ünkü, haccın ve ondaki hikmetin ihmali, musibeti değil, gazap ve kahrı celb etti. Cezası da keffâretü'z-zünub değil, kessâretü'z-zünub oldu. Haccın bahusus taarüfle tevhid-i efkârı, teavünle teşrik-i mesâiyi tazammun eden içindeki

Abdülbaki Çimiç

Bir teselliye muhtacız

Dünya sürgünlerine teselli verecek, bir ucu denize açılan şiir kokulu sokaklar hâlâ var mı acaba"Ben yoruldum hayat, gelme üstüme!" diye feryad eden sitemkâr ruhlar bir teselliye muhtaç. Seher yeli, vakitlerin sultanı seher vaktinde, bütün evlere nasiplerini dağıtan Hızır-misal dolaşıyor, gündüzleri ferahfezâ makamında kokulu imbatlar, meltemler..

M. Said Zeki

Çocuklarımızın eksiklerini tamamlama fırsatı

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri Mesnevî-i Nuriye'de dikkat çekici bir hakikati şöyle ifade eder:"Mazide şükrünü eda etmediğin nimetlerin şükrünü kaza etmek lâzım." İnsan bazen elindeki nimetlerin kıymetini zamanında takdir edemez. Sonradan farkına vardığında ise o nimetin şükrünü yerine getirmeye çalışır. İşte çocuklarımız da Cenab-ı Hakk'ın bizlere

Rüstem Garzanlı

Su gibi geçen nimet: Zaman

Kaç yaşındasınız Biri hayatınızı anlatın dediğinde kaç saat konuşabilirsiniz Bu iki soru üzerinde birlikte düşünmeye çalışalım. Yaşınızın kırk olduğunu varsayalım.Kırk yılı anlatmaya çalışsanız en fazla 3-4 saat sonra anlatacak bir şeyimiz kalmayacaktır. Ne kadar ibretli bir hadise değil mi Kırk yıldan elimizde kalan sadece birkaç saatlik hatıra ve bilgiler... Peki yaşadığımız onca güzel hatıra,

Cenk Çalık

Müjde: Ölüm idam değildir

Malatya'dan Mahmut Gültekin: "Ölmüşlerimize arkasından en iyi nasıl faydalı olabiliriz"Acı Müjde Ölüm Allah'ın emri, takdiri ve yaratması ile gerçekleşir. Kur'ân, hayat gibi ölümün de yaratılmış olduğunu bildiriyor.1 Demek ölüm tesadüfen başımıza gelen bir olay değildir, sıradan bir olayın, mesela bir kazanın marifetiyle gelmez.

Süleyman Kösmene

Yakup Kadri'ye göre Tevfik Fikret

Tevfik Fikret, Türk edebiyatında çok tartışılmış bir figür. Sebebi, şiirinden çok din, Osmanlılık ve Türklük hakkındaki fikirleri. Örneğin "Tarih-i Kadim"de Tanrı'nın, cennet ve cehennemin olmadığına dair düşünceler ileri sürdü hatta bu düşünceleri sebebiyle Mehmet Âkif'le de tartıştı. Babanzade Ahmet Naim bu eseri savunan Rıza Tevfik'e hitaben "Tevfik Fikret'e Dair. Filozof Doktor Rıza Tevfik Beyefendiye" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Alaattin Karaca

Ağabey diyor ki; Sakınanı da, azmışı da en iyi bilen Allah'tır

Geldik, yaşadık ve sonunda öleceğiz. Neticede ömür dediğin bir nefes... Onun için ne kimsenin ahını almaya ve ne de ikiyüzlü, mürai olarak yaşamaya değmez. Malum: "Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur" (Ankebût/64) buyrulmaktadır. Ama bu günlerde bizler birbirimizi sevmiyoruz.

İsmail Müftüoğlu

Soytarılar, maskaralar, gafiller

Alaycıların, kendilerini dev aynasında görüp cüceleri hafife alarak eğlenen ve eğlendirenlerin, başarının zirvesinde olanları kıskandığı için onları hafife eğlendirenlerin hiçbiri bize düşman ülkelerin paraşütüyle gökten indirilmediler. Meydanda leş varsa, leş kargaları oraya dünyanın öbür tarafından gelirler. Meydanda dolar varsa bütün soyguncular oradadırlar.

Mahmut Toptaş

İlim ve fikir dünyamızın çınarları

İslâm/Ehl-i Sünnet inancı, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanından Osmanlı'nın son dönemine kadar sağlam bir şekilde ulaşmıştır. Önceki İslâm devletlerinde olduğu gibi Devlet-i Aliyye de "Ehl-i Sünnet" inancını devlet eliyle korumuş, dinde reformist hareketlere izin vermemiştir. İslâm'da reform arzusunu dışa vurmuş olan Cemaleddin Efgani, Sultan II. Abdülhamid tarafından göz hapsinde tutulmuş, deyim yerindeyse kıpırdamasına izin verilmemiştir.

Siyami Akyel

"İhlâs elde edilmedikçe, kurtuluşa erişilemez..."

"Bilgisizlik ölümdür. Allahü teâlâ ilim verdikçe canlanma başlar. Her bilgi bir vebâldir."Şeyh İbn-i Beşşâr hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. 925 (H.313) senesinde Akabe'de vefât etti.Bu mübarek zat, derslerinde buyurdu ki:"Günahlardan sakınan kimseler, nefsleri

Vehbi Tülek

"Kendine nasîhatçi ol!.."

Hanbelî mezhebinin imâmı olan Ahmed bin Hanbel hazretleri, aslen Basralıdır.Bir gencin felçli bir annesi vardı.Bir gün oğluna;"Evlâdım! İmâm-ı Ahmed'e git, sıhhate kavuşmam için duâ etmesini söyle" dedi.Genç, İmâm-ı Ahmed'in kapısına gidip seslendi.

Abdüllatif Uyan

İnsan denen varlık...

Batılı bazı bilim adamları, "İnsan Denen Meçhûl" insanı bir muammâ olarak gösteriyorlarsa da, insan, temel kaynaklarımızda zikredilen sıfatlarıyla başka ta'rîf edilmektedir...Bilindiği üzere, "Alexis Carrel" gibi Batılı bazı bilim adamları, "İnsan Denen Meçhûl"

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Cennet de, cehennem de sonsuzdur

"Müminlere mükafat ve nimet için hazırlanmış olan Cennet ve kâfirlere azap için hazırlanmış olan Cehennem şimdi vardır."Sual: Cennet ve Cehennem her ikisi de sonsuz mudur, Cehennemdekilerin kurtulma ihtimali hiç yok mudurCevap: Konu ile alakalı olarak İmâm-ı Rabbânî hazretleri Mektûbât kitabında buyuruyor ki:

Osman Ünlü

Allah'ın varlığının aklî delilleri – 3

İnsanoğlu; Cenâb-ı Hakk'ın kendisine ihsan ettiği akıl ve idrak nimeti sayesinde sadece hayatını idame ettirmekle tatmin olmayan bir varlıktır. Zira o, hem kendi mevcudiyetini hem de içinde yaşadığı kâinatı, tefekkür eden şuurlu ve bilinçli bir mahlûktur. Bu sebeple insan, tarih boyunca bir taraftan kendi yaradılışının hikmetini, diğer taraftan ise, içinde bulunduğu bu muazzam kâinatın

Mehmet Can

Allah'ın Nizamı İslâm(50)

İslâm'da, devlette ve devleti yönetenlerde (iktidar ve memurları) şeffaflık ve hesap verebilirlik temel bir kaidedir. Devlette şeffaflık, devlet icraatının ve kamu kaynaklarının, nasıl ve nerelere kullanıldığının topluma açık olmasıdır. Devlette; Kamu yönetiminde yetki, sorumluluk ve görev tanımları önceden bilinmeli ve anayasal teminat altına alınmalıdır. Halk ve sivil toplum kuruluşlarının

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Mümin kimliğine insanlığın ihtiyacı olduğu dönemdeyiz

Müminler, birbirlerine selam verirler. Böylece hem onlara "selamette olun, huzur içinde güven içinde olun" derler, hem de onlara "selam yurduna kavuşun" diye dua ederler. Gerçekten iman edip, İslam'a teslim olan kişilerin kalpleri "selim" kalptir. Gerçek kurtuluşa ermek için de "selim kalp" sahibi olmak gerekir. Allah insanları Müslüman olmaya davet ediyor.Yaratılışın amacı Allah'a kulluktur, yalnızca O'na ibadet etmektir.

Yaşar Değirmenci

Durun! Durun!

İnsan neden sürekli zamandan şikayet eder ki. "Geçiyor", "geçmiyor" diye dert yanarken insan, zaman bildiğini okuyor. Devran dönüyor.Aslında zaman çok hızlı geçiyor değil, zaman yaşayan kişinin hızına ayak uyduruyor. Herkes zamandan şikayetçi; kimi geçmediğinden kimi yavaş geçtiğinden kimi de hızından dert yanıyor. Kimseye yaranamıyor zaman. Kimseyi dinlemeden bildiğini okuyor; onun için şöyle ya da böyle geçip gidiyor işte zaman.

Sebahattin Yaşar

Düşünmez misiniz Değer mi

Bu merhamet atmosferinden yoksun kalan nesiller çığırından çıktılar. Bundan sonra da kötülükler her taraftan yanardağ lavları gibi püskürmeye başladı. İğrenç cinayetlerin uğramadığı mekân ve yürek kalmadı. Patlak veren acı olaylar olup bitince de fırsat bulan her kes kurtarıcı oluverdi. Terâneler çoğaldı. "Bunlara ağır cezalar verilsin", "Devlet

İlhan Oral

Bunları yâd edin Van'da kardeşler

ŞİİRYekpare taştandır Van'ın kalesi, Yanında akıyor Horhor çeşmesi, Suyunu içerek atın stresi, Bunları yâd edin Van'da kardeşler. Büyük bir musibet gelir göz yaşla, Horhor medresesi medrese, kışla, Eğitim ve talim birlikte başla, Bunları yâd edin Van'da kardeşler.

Mehmet Kovancı

Avrupa cereyanları ve günümüz siyaseti

Birinci Dünya Savaşında talebeleriyle birlikte doğuda Ruslara karşı savaşırken esir düşen, Rusya'da 2,5 yıl esaret hayatı yaşadıktan sonra Haziran 1918'de esaretten kurtulup İstanbul'a dönen Üstad Bediüzzaman Said Nursî'ye o dönemdeki ilim çevreleri tarafından, geldiğinden beri neden siyasete karışmadığı/ siyasîlere yol gösterici manada siyasî mesaj vermediği sorulur.1Onun

İbrahim Ersoylu

Yetimlere el uzatmak

Müslümanlara emanet olarak bırakılan yetim ve öksüz çocuklardan bahsetmek istiyorum.Beşîr b. Akrebe babasıyla birlikte Efendimizi (asm) ziyaret ettiğinde henüz çok küçüktü. Allah Rasûlü küçük misafirini yanına oturtmuş, saçlarını okşamış, Bahîr olan adını Beşîr diye değiştirmişti. Beşîr'in dilindeki kekemelik mübarek Nebinin (asm) duasıyla hemen geçivermişti. Hicretin

Halil Elitok

İsraftan sakınmak ve kanaat

İnsan, sahip olduklarıyla değil; kanaati, şükrü ve gönül zenginliğiyle huzur bulur. İsraf bereketi azaltır, kanaat ise berekete ve huzura vesile olur.Yaşadığımız çağ, tüketimin teşvik edildiği bir çağdır. Reklamlar, kampanyalar ve alışveriş imkânları, insana daha fazlasına sahip olması gerektiğini telkin etmektedir. Birçok kimse ihtiyacı olmadığı

Salim Köklü

Bu cami istemezlik niçin!

Önce yine bir kesimin istemediği, engellemek için hayli mücadele verdiği Kadıköy Rıhtım Camii'nin yakında inşasına başlanacağı haberini sevinçle paylaşıyorum. Gelecek hafta temeli atılması planlanan 5 bin kişilik cami, sosyal donatı alanlarının yanı sıra 1250 araç kapasiteli otoparkıyla hizmet verecekmiş.30 bin metrekarelik cami alanı yapım çalışmaları için tahsis edilirken,

Hayrettin Karaman

Müslüman Gençler İçin Salih Amel Çağrısı

Müslüman Gençler! Mücadelenizi sosyal medya ve YouTube kanallarına hapsetmeyin! Tüm sermayenizi siyasi tartışmalarla tüketmeyin! Vaktinizi başkalarının yaptığı işleri eleştirerek, ona buna laf yetiştirerek çürütmeyin! Güzel bir iş yapmak ve bir hayır işlemek için kimseden bir emir ve talimat gelmesini de beklemeyin! Önce imanınızın emir ve talimatlarını yerine getirin. Allah için bir hayal kurun ve gece gündüz o hayalin peşine düşün!

Abdülaziz Kıranşal

Tanrı'dan mı Tanrı'ya mı

İnsanlık tarihine bakıldığında şayet bir metateori üzerinden okuma yapılacaksa, bunun İslami literatürde temel kavramları "Hak" ve "Batıl" şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bütün peygamberler "hak"ikati insanlara bildirmek üzere tarihe girmişlerdir. Hakikat en temelde Tanrı, evren, insan ve eşyanın tabiatı, mahiyeti ve gerçekliğini ifade etmektedir. Bu bağlamda "hakikat"e

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Cevşen nerede rivayet edilmiştir (2)

(Abdullah Eraçıkbaş'ın hatırasına...)Cevşen, nerede, nasıl rivayet edilmiş Hz. Ali'den (ra) nakledilen şu hadise neticesinde Cevşen tahakkuk etmiştir: Büyük bir mutasavvıf ve hadis âlimi olan Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevî, "Mecmuatü'l-Ahzâb" adlı eserinde yer verdiği Cevşenü'l-Kebîr'in rivâyet zincirini tam olarak vermemiştir. Adını vermediği bir kimseden başlatarak

Osman ZENGİN

Allah'ın işine karışmamak

"Allah'ın işine karışılmaz" atasözünün açıklamasına baktığımızda, şunu görüyoruz; isanların aklı Allah'ın yaptıklarını algılamaya yetmez.Zira kimi zaman bize kötü gibi görünen şeyler sonuçta iyi; bize iyi gibi görünen işler sonunda kötü olabilir. Bu sebeple olan şeyleri eleştirmek, yorum yapmak yanlış olur. Aşağıdaki hikâyeyi birçoğunuz biliyordur: Adamın

M. Fahri Utkan

Nasıl bilirdiniz

Hızla giderken, minareden okunan ezanla içeriye girdim ve namaz sonunda tanımadığım birinin cenaze namazını kıldım, Allah kabul eylesin.İmam, üçüncü sefer cemaate aynı soruyu sorduktan sonra - Haklarınızı helâl eder misiniz, diye üç sefer sordu ve cemaat, mevtanın iyi birisi olduğunu ikrar ederek helâlleşildi. Bilinen hakikat şu ki o soruların muhatabı,

Mehmet Çetin

Ölüm saati

Bediüzzaman, Denizli Cezaevi'nden tahliye edildikten bir süre sonra iki talebesini yanına çağırdı ve şöyle dedi: "Atalar Mahallesi, Serdar Geçidi'nde Hasan Feyzi beni çok görmek istiyor. Onu bana getirin."Bu sırada Hasan Feyzi de Bediüzzaman'ın talebelerinin evine doğru yola çıktığını hissetti. Hanımına: "Birazdan kapı çalınacak. Hazırlanıp hemen geliyorum. Beklemelerini söyle" dedi.

Misbah Eratilla

Siyaset; Sorumluluk Yüklenmektir

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Bizler iş olsun diye Müslüman'ız diyenlerden olmamalıyız. İlim, kişiyi Allah'a götürürse ilimdir. Âlim Allah'ı bilip tanıyan, O'ndan gerektiği gibi sakınan ve emirlerini titizlikle yerine getiren

İsmail Hakkı Akkiraz

Denizler hâkimi Barbaros Hayreddin Paşa

Hızır Reis'e, Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından, "dine hayrı dokunan" manasına gelen "Hayreddin" ismi verildi.Bugün, büyük Osmanlı Kapdan-ı deryası (amirali) Barbaros Hayreddin Paşa'nın vefat yıl dönümüdür. (4 Temmuz 1546)Barbaros Hayreddin Paşa 1466'da bir rivayette de 1483 yılında doğdu.

Ahmet Demirbaş

Peygamberlere verilmeyen rahatlık bize verilir mi

Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillah vessalatü vesselamü ala Resulillah. Yaşadığımız dünya; suyu, toprağı, dağları, ovaları ve vadileriyle bize çok büyük görünse de, aslında uçsuz bucaksız uzay içerisinde bir nokta kadar bile yer kaplamayan küçük bir cisimdir. Hepimiz biliyoruz ki tahmin edemeyeceğimiz kadar büyük bir uzay vardır. O uzayda trafik yoktur,

Nureddin Yıldız

Bir damla su mu Bir damla kan mı

Suyun insanlık için öneminden dolayı Kur'ân-ı Kerîm'de "Her şeyi sudan yarattık"1 diye buyrulmaktadır. Şuara 28'de suyun ümit kaynağı olduğu, Vakia 68-70'de suyun bulutlardan indirildiğini ve acılaştırılmadığını, Fatır 9'da su ile ölü toprakları nasıl diriltildiğini, Secde 27. ayetinde de "Çorak yerlere suyu ulaştırmak hayvan ve insanlık için ekinlerin çıkartılmasından" bahsedilmektedir.

Cevat Çakır

Kadın nerede mutlu

Dünya ve ahiret saadetini temin etme noktasında bu sorunun cevabını ararsak; kadın İslami değerlerle İSLAM'DA mutlu. Kapitalizmin ve feministlerin kadın için ortaya koyduğu uyduruk uygulamalar, hem kadını hem aileyi ve hem de toplumu bitme noktasına getirmiştir. Kadınlar günü uydurukçası, Kadına pozitif ayrımcılık,

Ömer Arif

Kutsalların alaycı mizahı olmaz

Mizahın , şakanın toplumda belli bir yeri var. Bunun kabul edilebilir bir türü, bir de çirkin olan rahatsız edici bir türü vardır. Kabullenilebilir türü; şaka yollu konuşmalarımızda kullanageldiğimiz onurlu, kaliteli, anlaşılabilir, ölçülü, saygılı olan ve herkesi gülümseten, kutsallara, namus, iffet gibi hassasiyetlere dokunmayan türdür. Bu tür mizah, kimseyi rahatsız etmez. Hatta bu türde zeka inceliği aranır.

Nihat Hatipoğlu

Dünyaya geldim gitmeye

Bir kısmınız bugün bu satırları okurken bendeniz ameliyat masasında olacağım. Basit de olsa ameliyat ameliyattır. Bu ameliyat vesilesiyle "ölüm meleği"nin yapacağı "son ameliyat"ı bir kez daha tefekkür ettim. Aciz ve fani olduğumu, er ya da geç bir gün bu dünya hayatımın nihayete ereceğini ve sonrasında nihayetsiz bir hayata kanat çırpacağımı yeniden hatırladım. Yarım asra

Mahmut Ay

Muhalefetsiz

Eleştiri ve takdir bir terazinin iki kefesi gibidir.Adalet terazisinin iki kefesine konulan eleştiri ve takdir büyük bir hassasiyetle tartılıp ölçüldüğü ve ona göre hareket edildiği sürece nizamını yakalar. İnsan fıtratı gereği eleştiriden çok hep övülmeyi, takdir ve tebrik edilmeyi ister. Ancak unutmamak gerekir ki insanı daha iyi şeyler yapmaya yönelten bir unsurda karşısında

Hasan Koç