Gerçekliği kavramsallaştırmak

Kavram ile hayat arasındaki ilişkide düaliteden kurtulmak için her ikisi arasındaki mutabakatı sağlamak gereklidir. Bu bağlamda insanın içinde yaşadığı hayatın gerçekliğini iyi çözümlemesi, sorunlarını nasıl çözeceğini belirlemesi açısından önemli olduğu kadar kavramlarını yeniden içeriklendirmesini de sağlamaktadır. İdea ile madde arasındaki ilişkinin de bu mutabakatı sağlaması

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Kültür Dertleşmesi

İnsanlığımız kayba uğramışsa, "İnsan için" olan hiçbir değer yerli yerine oturtulamaz; bütün değerler problemli hâle gelir, hatta problem hâlini alır. Düşünmeden yaşama mecburiyeti, inandığını yaşamayı da imkânsızlaştırır. Düşüncesizliğin, darlık ve bencillik getirmesi, ifratlara ve tefritlere yöneltmesi kavgaya şiddete yol açması doğaldır. İnsanın, insan ruhunun, beslenmeye ihtiyacı

Yaşar Değirmenci

Kul hakkı: Namazla değil, helallikle kapanan hesap

İnsan, Rabbine karşı işlediği günahlardan samimi bir tövbeyle bağışlanma umabilir. Çünkü Allah Teâlâ sonsuz rahmet sahibidir. Ancak bir günah vardır ki, yalnızca tövbe etmekle kapanmaz. O da kul hakkıdır. Çünkü kul hakkı, Allah'ın değil, insanın hakkıdır. Allah Teâlâ dilerse kendi hakkını affeder; fakat kullarının haklarını, hak sahipleri razı olmadıkça affetmeyeceğini bildirmiştir.

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Son nefeste iman ile giden Cennete girer...

Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Son sözü, (Lâ ilâhe illallah) olan, muhakkak cennete girer."Yüce Rabbimiz, hepimizi Cennetine davet ediyor. Bunun tek şartı da, dünyada iken îman etmek ve son nefeste îman ile ölmektir. Peygamber Efendimiz, (Son sözü, [Lâ ilâhe illallah]

Hasan Yavaş

Müslüman ülkelerde insanın değeri

İsrail'in Gazze'de sergilemeye devam ettiği soykırım ve İran-ABD savaşı gibi sıcak gelişmeler, bugün İslâm dünyasının ağır sorunları bulunduğunu aklı olanlara bir kez daha hatırlattı.Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 17 Haziran 2026'da kabul ettiği 2025 Türkiye raporunda, ülkemize yönelik haksız eleştirilerin yanında, başlığımızla ilgili olarak, "Temel özgürlükler

Mustafa Çağrıcı

Kur'ân, bin âyâtıyla haşir ve ahiretin ispatına çalışır

(Dünden devam)...O zat (asm), Hâlık'ımız tarafından her biri birer nişane-i tasdik olan bin mu'cizatıyla, Kur'ân'ın bir mu'cizesi olarak, Kur'ân'ın hak ve kelâmullah olduğunu ispat ettiği gibi; Kur'ân dahi, kırk nevi i'caz ile, o zatın bir mu'cizesi olup, onun doğru ve resulullah olduğunu ispat ederek, ikisi beraber, biri âlem-i şehadet lisanı –bütün

Risale-i Nur'dan

Alevîlik ve ibadet

NATO toplantısı münasebetiyle çok maceralı bir yolculuktan sonra, ULUS-27 dersini müteakip yeni tanıştığımız bir berbere gittik.Her yeni tanıştığımız insana bir şeyler anlatarak, onların ahiret hayatlarına yardımcı olmayı âdeta bir vazife olarak gördüğümüzden, tıraş olurken bir taraftan da konuşmaya başladık. Orta yaşlardaki berbere "Bu çok yoğun işlerin arasında beş

Sami Cebeci

Velâyetin Risalete hüccet oluşu

Hüseyin Can: "Bediüzzaman'ın, "Velâyet bir hüccet-i risalet'tir" sözünü açıklar mısınız"Nübüvvet Kurumu Allah (cc) insanlara doğru inanç kazandırmak için bazı değerler gönderir. Bu değerlere "haber" denmiştir. ünkü bu değerler doğrudan ve bir virgül bile karışmadan Allah'a aittir. Allah'ın haberleridirler. Bu değerler peygamber aracılığıyla gelir.

Süleyman Kösmene

'Resulullahın hürmetine' diye dua etmek

"İbni Teymiyye'nin hurafelerinden biri de, Resulullah Efendimizle tevessül olunmasını inkârıdır..."Sual: İbni Teymiyye ve yolundakiler, Peygamber Efendimizin hatırı ve hürmetine diye dua etmenin şirk olduğunu söylüyorlar. Bunun aslı var mıdırCevap: Bu konuda İbni Hacer hazretleri, Cevher-ül-munzam kitabında buyuruyor ki:

Osman Ünlü

Sözlerin En Güzeli

Rabbimiz, mümin insanı tarif ederken: الَّذِينَ يَس'تَمِعُونَ ال'قَو'لَ فَيَتَّبِعُونَ أَح'سَنَهُ أُولَئِكَ الَّذِينَ هَدَاهُمُ اللَّهُ وَأُولَئِكَ هُم' أُولُو ال'أَل'بَابِ (18) "(Benim kullarım) Her sözü duyarlar en güzeline uyarlar. İşte Allah'ın hidayete erdirdikleri onlardır. İşte onlar, akıl sahibi olanların ta kendisidirler." (Zümer süresi ayet 39/18)

Mahmut Toptaş

Harunlar ve Karunlar

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Erbakan Hoca'mız, Peygamber Efendimiz İslam'a nasıl inanmış, nasıl yaşamış, hakkın hâkim batılın zail olması için ashabı ile beraber nasıl cihat etmiş ise, öylece inanmayı, öylece yaşamayı,

İsmail Hakkı Akkiraz

"Biz yanlış yere gelmişiz!"

Evliyânın büyüklerinden Alvân Hamevî hazretleri, 1530 (h. 936) senesi, Cemâzil evvel ayında Hama'da vefât etti.Hırsızlardan bir grup, gece karanlığında Alvân Hamevî hazretlerinin dergâhına girdiler.Onu, namazda buldular.Etrâfında göz kamaştıran bir "nûr" parlıyordu.Çok şaşırdılar!

Abdüllatif Uyan

"Sâlih kimselerleolmayı fırsat biliniz..."

"Verilen ömrü fırsat biliniz. Bir müddet sonra hayat kapısı kapanacak, bu dünyâdan ayrılacaksınız."Ebû Abdullah Evdî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. 693 senesinde Medine'de doğdu. Peygamber Efendimiz zamânında Müslüman oldu. Ancak Peygamber Efendimizi göremedi ve Sahâbî olamadı. Eshâb-ı kirâmdan Muâz bin Cebel (radıyallahü

Vehbi Tülek

"Gelin Müslüman olalım"

Sahabeden Muaz bin Cebel, Abdullah bin Ravaha ile karşılaştığında "Gelin Müslüman olalım" diye söyler. Revaha'nın bu söz dikkatini çeker zaten Müslüman değil miyiz der. Bu durumu Hz. Peygamber'e nakleder.Hz. Peygamber (asm), "Allah ondan razı olsun! Onun amacı imanımızı tazeleyelim" demektir. "O, meleklerin de iştirak etmekten iftihar ettiği meclisleri seviyor" der.

Halil Elitok

Helal kazanç ve vicdan

Bu durum, bireysel düzeyde kalmayıp, toplumsal düzeyde de ciddi etik çöküşleri beraberinde getirmektedir. Helal kazanç, bireyi içsel bir tatmine, dünya ve ahiret saadetine taşırken; hırsızlık, rüşvet, zimmet ve başkasının hakkına göz dikmek gibi gayrimeşru yollar, dışarıdan parıltılı ve cazip bir yaşam sunuyor gibi görünebilir. Ancak bu sahte ihtişam, uzun vadede mutlak bir hüsran, derin bir manevi boşluk ve kaçılamaz bir vicdan azabıyla sonuçlanır.

Süleyman Gülek

Fitne ve ıslâhı (2)

Böyle bir insan/insanlar başkalarının haklarına tecavüz ederler. Dünya'da işlenen suçlar ciddi analiz edildiklerinde, altta yatan sebeblerin çoğunun bu terbiye edilmemiş (inançla, eğitimle) nefsanî arzu ve istekler (hevâ) olduğu ortaya çıkacaktır. İşte bir insanda olan bu istekler, bir toplulukta, bir cemiyette, bir cemaatta, bir millette vs de vardır. Bir insanın nefs-i emmaresi

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Ey Oğul!

Süfyân Sevri şöyle der: «Allah Tebâreke ve Teâlâ seher vakitlerinde esen; zikir ve istiğfarları Melik-i Cebbâr'a taşıyan bir rüzgâr yaratmıştır." Ayrıca o şöyle demiştir: "Gecenin ilk kısmında, bir münâdi Arş'ın altından şöyle seslenir: 'Abidler kalksın!' Bunlar kalkar ve Allah'ın dilediği kadar namaz kılarlar. Daha sonra gecenin ortasında

Abdullah Yıldız

Tevhide giden ağacın hikmetli yolculuğu

Tarım ders kitaplarımızda, ağacın fizyolojik hayatı kısaca şöyle sıralanıyordu.Ağaç, ilkbaharda kambiyo tabakasının faaliyetiyle suyu dallarına gönderir, tomurcuklanır, çiçek açar, döllenir ve meyve verir. Sonbahara doğru ise aynı sistemle suyunu geri çeker, yapraklarını sarartır ve döker; kışın dondurucu şartlarından korunmak için hayat özünü köklerinde saklar. Bu hayat döngüsü tabiata havale

Rüstem Garzanlı

"Asr-ı Saâdet" dönemi...

Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam dönemine "Asr-ı Seâdet" denilir ve insanlık târihi boyunca, ikinci bir benzeri yoktur.Târihte, en mühim muvaffakıyeti gerçekleştirmiş ve ilk büyük başarıyı sağlamış örnek bir şahsiyet olarak Sevgili Peygamberimiz Hazret-i Muhammed (aleyhis-selâm) zikredilmektedir.

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Çağın en büyük yetimliği: İslam'ın Müslümanların elinde garipleşmesi...

Resmî verilere göre yalnızca Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yüz bini aşkın din görevlisi görev yapmaktadır. Bunun yanında ilahiyat fakülteleri, imam hatip okulları, vakıflar ve sivil toplum kuruluşları da din hizmetlerine önemli katkılar sunmaktadır. Ancak mesele yalnızca sayısal büyüklük değildir. Asıl soru şudur: Bu büyük bilgi ve insan kaynağı, toplumsal hayata ne ölçüde yön verebilmektedir

Hüseyin Demir

Taraf mısınız, taraftar mı..

Yıllar evvel bir devlet büyüğümüz veciz bir söz söylemişti: "Yanlışın en tehlikelisi doğruya en yakın olan yanlıştır. Çünkü onu doğrudan ayırmak zordur" İnsanları ve toplumları kaos ve karmaşa ile şekillendirip biçimlendirmek isteyen küresel toplum mühendislerinin bu cümleden olarak zihinlere çektikleri en derin ve korkunç operasyonların başında

Bülent Acun

Sırr-ı meşveret ve şura - Meşveret, Şura ve Şahs-ı Manevi-5

Sırr-ı meşveret, sırf maslahat için, garazsız olarak, meşveretin hakkını edâ etmek için davranmayı icab eder.Şirket-i maneviye, meşveretin sırr-ı aziminden husule gelir. Bediüzzaman da "Heyetinizdeki Risale-i Nur'un şahs-ı manevîsini konuşturmak ve reyini almak için meşveret ediniz."1 tavsiyesini yapar. Sırr-ı meşveretin bir tezahürü olarak arzetmeye çalıştığımız fikirler, Nur

Abdülbaki Çimiç

'Seçilmiş Hikâyeler' ve 'Dost' dergisi sahibi Salim Şengil'in...

1947-57'de "Seçilmiş Hikâyeler", 1957-73'te "Dost" dergilerini çıkaran, aynı zamanda hikâyeci ve yayıncı bir isimdir Salim Şengil. 1950 edebiyat kuşağının tanınmasında payı vardır. İkinci Dünya Savaşı'ndan 1970'li yıllara değin uzayan yayın dünyasını, özellikle sol çevreyi iyi tanır. Bu yazıda Şengil'in "Anılarda Kalan Portreler" (Cem Yay.,

Alaattin Karaca

Ağabey diyor ki; Çalan soyan soyduran hep kazanıyor

Allah eşref-i mahlûkat olarak yaratılan insanın takviminde, tanziminde, teşkilinde hiçbir eksiklik bırakmamıştır. Nitekim, "Biz insanı en güzel biçimde yarattık" (Tîn/4) buyrulmaktadır. Ama akabinde de; "Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik" (Tîn/5) ikazı yapılmaktadır. Bilindiği üzere bir atasözü der ki; "

İsmail Müftüoğlu

Peygambere karşı anti-propaganda ağları

İnsanın irade sahibi, şerefli ve en güzel biçimde yaratılması, meleklerin hazır bulunduğu bir ortamda ilk insan ve ilk peygamber Adem Aleyhisselam ve ondan yaratılan eşinin (Havva) tanıtılması; Allah-u Teâlâ'nın meleklerden saygı göstermelerini istemesi süreci neticesinde meleklerin itaati ve şeytanın isyanıyla yeni bir imtihan alanı oluşturulmuş, hakk ve batıl mücadelesi başlamıştır.

Siyami Akyel

Ağacı yeşil tutmak

Bu yiğitçe bir duruş. Bir kara sevda: Adaleti -bir gün bana lâzım olur diye değil- Kur'ân'ın en temel esasından biri olduğu için savunmak!Ekmeği değil hürriyeti öncelemek. -nefsin serbestliği için değil- imanın bir özelliği olduğu idrakiyle! Nebevî emaneti omuzlayarak, Hazret-i Hüseyinvâri (ra) zalimin karşısında, mazlumun yanında yer almak! Yiğitçe bir duruş, bir kara sevda bu! Nura pervane olmak!

M. Said Zeki

Allah'ın varlığının aklî delilleri- 5

Bu yazı dizisinin bundan sonraki bölümlerinde, farklı ilim dallarında mütehassıs ilim adamlarının; Allahü Teâla'nın varlığına dair tesbit ettikleri aklî delillerin (kanıtların) önemli bir kısmını ayrı ayrı aktarmaya çalışacağız inşaallâhü teâlâ. Bu kapsamda ilk olarak "Hudûs Delili"ni incelemeye gayret edeceğiz.

Mehmet Can

Zulüm Düzenlerinin Sadık Bekçileri Bel'amların Dört Özelliği

1- Dünyaya Saplanıp Kalmak; Âlimin "Sultan Sofrasına" Oturması: Araf Suresi'nde Bel'am'ın özellikleri anlatılırken onunla ilgili, "O dünyaya saplanıp kaldı, hevasının peşine düştü" ifadesi kullanılır. Yani Allah'ın kendisine verdiği ilimle hakikatin

Abdülaziz Kıranşal

Din hizmeti ve bu hizmetin erleri

Kur'an'ı Kerimi hıfzetmenin devamı olan anlama ve uygulama gibi hizmetleri unutuyorlar. Rabbimizin muradına ve Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin uygulayışına itibar etmiyorlar. Daha doğrusu tabularını aşamıyorlar. Hizmet vermek isteyenlerin kimi akademik kariyerini, kimi mollalık saltanatını, kimi grup taassubunu, kimi siyasî bağımlılığını ve kimi de bencillik gurur

İlhan Oral

Dünya geçici, ahiret ise sonsuzdur...

İnsanın ömrü rüya gibidir, geçicidir; asıl iş, fâni dünyada ebedî ahiret saadetini kazanmaktır. Yani iman edip Müslüman olmaktır.Dünyaya milyarlarca insan gelmiş, bir müddet yaşamış, sonra ölüp gitmişler. Bunların bazıları zengin imiş, bazıları fakir. Kimi güzel imiş, kimi çirkin; kimi zâlim imiş, kimi mazlum. O hâllerinin hepsi geçti, unutuldu. Onların bir kısmı inanmış, Müslüman idi. Geri kalanları ise inanmamış kimselerdi.

Salim Köklü

Hayalleri gerçek oldu

Servet Armağan'a ortaokul yıllarında bir arkadaşı, Eşref Edip'in Bediüzzaman'ın küçük "Tarihçe-i Hayat" adlı kitabını verdi.Kitabı okuduktan sonra Risale-i Nurları merak etti. Bediüzzaman'ın talebesi Abdullah Yeğin'i yıkık, bakımsız ve kimsenin oturmadığı Rıdvaniye Camisinin hücresindeki yerinde ziyaretine gitti. Kısa bir tanışmadan sonra Servet Armağan, "Ne

Misbah Eratilla

İlk defa, şükürler olsun!

Bu yazı hissîdir...Hem vallahi hem billahi çok büyüksün Allah'ım! Elbette benim çektiklerim, diğer kullarının, özellikle sevdiklerinin çektikleri sıkıntılarla kıyaslanmaz ama benim de nasibime düşen bu imiş. Bir buçuk saat sürer, denilen ameliyat, yaşadıklarımla yaklaşık bir yıl sürdü ve bu süre zarfında beni, ailemi, sağlık ekibini, dostlarımı öylesine hikmetli bir imtihandan geçirdi ki, ancak bu kadar olur, Allahu ekber.

Mehmet Çetin

Âdem aleyhisselâma gelen üç hediye...

Cebrâil aleyhisselâm, aklı, hayâyı ve îmânı Âdem aleyhisselâma getirip dedi ki: "Yâ Âdem! Allahü teâlâ sana selâm ediyor. Getirdiğim şu üç hediyeden birini kabul etmeni emir buyurdu."Allahü teâlâ kime akıl verirse, hayâ ile îmân da onunla beraber bulunur. Aklı olmayanın ne hayâsı ne de îmânı bulunur. Şöyle ki:Cebrâil aleyhisselâm, aklı, hayâyı ve îmânı Âdem aleyhisselâma getirip dedi ki:

Ahmet Demirbaş

Büyük duruşma (3)

Geçen haftaki yazımda insanlığa karşı işlenen suçlardan söz etmiş ve değerlendirmeyi ve verilecek cezaları bu haftaki yazıma bırakmıştım. Tarih boyunca yasamış zorbalar ve despotların işlemiş oldukları suçlara verilecek cezaları adil ve Mutlak Hâkim'in kitabından ayetlerle bize bildirdiğine göre açıklamaya çalıştım. DEĞERLENDİRME "Bilgisizdiniz, elçi ve kitap gönderilmeden,

Mehmet Şerif Cebe

Sevgilinin huzurunda-2

Sen tebliğ peygamberiydin. Konuşurken her bir kelime sanki mübarek dudaklarından mücessem bir nur kütlesi olarak çıkar ve kalplere yerleşirdi. Tane tane konuşmalıydın ki; onları bize Ebu Hureyre'ler aynen aktarmalıydı. Sen de öyle yaptın. Aişe annemiz diyorlar, "Rasulallah tane tane konuşur, bir kimse saymaya kalksa sayar ve ezberlerdi. Yani peşi peşine alelacele hızlıca konuşmaz,

Ömer Arif

Öteki istiyor; ama ben istemiyorum!

Cenab-ı Hakk kâinat ağacını yaratıp, onun; çiçek, yaprak mesabesindeki canlı-cansız bütün varlıklarını da vücuda getirdikten ve o ağacın en son neticesi, meyvesi olan insanı da yarattıktan sonra, malûm hadise ile bütün meleklerin insana secde etmesini (Cenab-ı Hakk'ın büyüklüğünü tasdik etmek için) istemiş, meleklerin hepsi bunu kabul ettikleri halde, bir tek şeytan, Cenab-ı Hakk'ın bu emrine

Osman ZENGİN

Çocuğunuza beddua etmeyin! Asıl göreviniz onu düşerken tutmak

Hayatta bazı benzetmeler vardır ki anlatılmak isteneni uzun uzun açıklamaya gerek bırakmadan tek başına gözler önüne serer. Bunlardan biri de intihar girişimlerinde itfaiye ekiplerinin açtığı kurtarma battaniyesidir. Yüksekten düşecek bir insanın betona çakılmasını engellemek için açılan o battaniye, aslında ailelerin ve toplumun gençlere karşı nasıl davranması gerektiğini anlatan güçlü bir semboldür.

Nureddin Yıldız

Siyasette dinî hamiyetin ölçüsü

Geçen yazımızda Üstad Bediüzzaman'ın Sünühat adlı kitabında işaret ettiği ve müspet olarak gördüğü, Hz. İsa'nın (as) hakikî dininden beslenen ilim, sanat ve teknoloji buluşlarıyla, demokrasi, adalet ve hürriyetler gibi evrensel değerleri yaygınlaştırmakla insanlığa hizmet eden birinci Avrupa cereyanını incelemiştik.Bu yazımızda aynı kitapta geçen, aradan 100 küsur yıl geçmiş olmasına

İbrahim Ersoylu

Hizmetkârlar ve hademeler

Bizler, Risale-i Nurları okuyarak, anlayarak Kur'ân'ın istediği ve emrettiği şekilde iman, Kur'ân ve İslâmiyetin neşrinde ve ilânında hizmetkâr olmayı arzu eden, kabul eden ve bu yolda bulunanlar olarak; büyük bir mesuliyeti omuzlarımıza yüklenmiş bulunuyoruz.Bu azîm ve kudsî hizmet, daima yanında, yerinde ve hedefinde Allah'ın avn ü inayetini ister, arzular ve bekler.

Rifat Okyay

Sultan 2. Selim'in kurtardığı Hristiyan vaiz

Adam Neuser (1530- 1576) tarihlerinde yaşamış Hristiyan bir vaizdi. Alman düşünür Lessing bu kişi ile ilgili bir eser yazar. Zira Adam Neuser etkili reformcu Luterci bir vaizdi. Ve bu vaiz Hristiyan vaiz 16. yüzyılda Hristiyanlıktan İslam'a geçti. Adam Neuser 1530 yılında Schwaben'de doğdu. İslam'ı inceledi. Luther'in reformcu ekibindeyken Hz. Muhammed'i

Nihat Hatipoğlu