"Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız!.."

İnsanlık ailesinin bütün fertleri, insan olma noktasında 'eşit' oldukları gibi, Müslüman toplumun bütün bireyleri de kendi aralarında 'eşit' ve kardeştirler. Âyet-i kerimede buyuruldu ki: "Bütün müminler kardeştir; öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'a gönülden saygı besleyip O'na karşı gelmekten sakının ki, O'nun rahmetine erişesiniz."

Mehmet Can

İnsan, kâinatın kıymettar bir meyvesi

DÖRDÜNCÜ MEYVERü'yet-i Cemalullah meyvesini kendi aldığı gibi, o meyvenin her mü'mine dahi mümkün olduğunu, cin ve inse hediye getirmiştir ki; o meyve ne derece leziz ve hoş ve güzel bir meyve olduğunu bununla kıyas edebilirsin. Yani, her kalp sahibi bir insan, zîcemal, zîkemâl, zîihsan bir zatı sever. Ve o sevmek dahi, cemal ve kemâl ve ihsanın derecatına nisbeten tezâyüd eder, perestiş

Risale-i Nur'dan

Dijital dünyaya ahlak üflemek

Dijital dünyaya ahlak üflemek Yaşar Değirmenci Dijitalleşme, teknik bir dönüşümün ötesinde insanın hakikatle, bilgiyle ve birbirleriyle kurduğu ilişkinin yeniden yapılanmasını ifade etmektedir. Dijital ortamda ortaya çıkan ahlaki sorunların insan merkezli olduğu kadar sistem merkezli de ele alınması gerekiyor.

Yaşar Değirmenci

Allah'ın Nizamı İslâm (27)

Allah'ın Nizamı İslâm (27) Prof. Dr. Yusuf Özertürk İSLÂM'IN KAYNAKLARI A-KUR'ÂN Kur'ân'ın Muhtevası III- Hak -Adalet-Devlet 1d-ADALET

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

"Kıldan ince kılıçtan keskin"(8)

"Kıldan ince kılıçtan keskin"(8) İlhan Oral Evrende galaksilerden zerrelere varıncaya kadar her an her şeye fasılasız mutlak manada hâkim olan Kaadiri mutlak Allah'ın kanunlarının hükmü süregelmektertedir. Kaadiri mutlak Allah Teâlâ'nın kanunları, beşerî zaaflarla mülevves olmuş, çıkar ve düşmanlık üzere vazedilmiş,

İlhan Oral

İslâmî siyaset ve devlet

Önceki yazımı şöyle bitirmiştim: "Uygulamadaki önemli yanlışlara ve tehlikeli davranışlara da bir başka yazımda yer vereceğim, inşallah."Her şeyden önce, İslam'ın fertten ve ümmetten talepleri siyasetsiz ve devletsiz yerine getirilemez; bu sebeple de siyaset ve devleti dinden ayrı tutmak İslam'ın tabiatı ile uyuşmaz. Ancak şartlar İslâmî devletin ve yönetimin

Hayrettin Karaman

Ve dahi tesanüd...

Bütün zamanlarda, bütün Müslümanların anlaması, bilmesi ve yapması lâzım gelen bir hakikat vardır. Evet, Müslümanın bilmesi lâzım gelen pek çok hakikat vardır; fakat bir hakikat var ki, o olmazsa olmazdır.Müslümanların ihlâsları olsa, kuvvetleri olsa, hatta şevkleri ve aşkları bulunsa; iman, Kur'ân ve İslâm hakikatlerinin anlaşılması, fiiliyata ve amele dökülmesi, tatbik edilmesi ve uygulanması,

Rifat Okyay

Bazen olur sebepsiz ağlar bulursunuz kendinizi

İnsan bu; bin bir esmanın tecellisine mazhar, İlâhî sanat harikası.Bir tarafı şahadet bir tarafı sonsuz gaybi âleme uzanan, sayısız unsurların bileşkesi, kaderin ağ merkezi; insan. Buz dağının görünen yüzüdür, bilindikleri. Büyük oranda görünmeyeniyle göçüp gidiyor insan. İnsan, "Neden var edildim" sorusunu sorar kendine, cevap arar durur hayatı boyunca. Kendi

Sebahattin Yaşar

Krizi İbn Haldun'da(n) Okumak

"Bugün müslümanlar ne yapamadı da başarılarını kaybettiler" sorusunu cevaplarken "gerçeklikten kopuş" ve "metafizikleştirme" gibi iki niteliği öne çıkarmıştık. Şimdi bu krizi kendi zamanında farkeden İbn Haldun üzerinden okumaya çalışalım. İbn Haldun'a dönmemizin sebeplerinden birisi, İslam düşüncesinin krizini 1300'lere kadar geri götürmek

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Mahşerde eksi bâkiye

Bir bankadan mesaj gelse, "Hesabınızdan başka birinin hesabına para aktarıldı" dese, uykularımız kaçar. Gün boyu bunun hesabını yapar, nerede hata yaptık diye düşünürüz. Peki ya mahşerde iyiliklerimiz başkalarının hesaplarına aktarılsa ve hesabımızın eksiye düştüğünü görsek o zaman ne yapacağız İşte asıl korkulması gereken tablo budur. Çünkü o gün ne itiraz vardır ne de telafi.

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Hastane muhasebem (3)

Hizmetin içerisinde vazife alınan hâl, bir tavziftir, farkında olsak da olmasak da İlâhî kaderin bir vazifelendirmesidir, hem de irade ve ihtiyârımızla.Bu hakikati akıldan hiç uzakta tutmadan hizmetin hangi kademesinde olursam olayım, o vazifeyi kendi âleminde kudsî bilip, hakkıyla ifa etmekle mükellefim. Yıllardır derdini çektiğimiz emval konusunda uzun zamandır araştırmalardaydım.

Mehmet Çetin

Kitapların tehlikeli yolculuğu

1960 askerî darbesinden sonra bir kısım Nur talebesi, canlarını dişlerine takarak Ankara'da bir matbaada Risale-i Nurları gizlice bastı.Baskın olma korkusuyla kitaplar matbaadan alınarak bir kamyona yüklendi. Kitapların daha güvenli bir yerde muhafaza edilmesi için Eskişehir'de Abdulvahid Tabakçı'ya haber verilerek gönderildi. Kamyon Eskişehir'e ulaştı; ancak

Misbah Eratilla

Toptaşı Tımarhanesi Doktoru: "Eğer Bediüzzaman'da zerre kadar...

Bediüzzaman'ın zulmen ve kasıtlı olarak sevk edildiği Toptaşı Tımarhanesi'ne muayene için gelen doktor, görüşmenin ardından bu yazılı raporu vermişti: "Eğer Bediüzzaman'da zerre kadar delilik eseri varsa, dünyada akıllı adam yoktur."izen: Hayreddin Ekmen "Zayıf istibdad, tımarhaneyi bana mekteb eyledi"

İslam Yaşar

Küresel siyaset, vasıtalar ve çıkış yolu

Dünya siyasetinin acımasız çarkları coğrafyamız üzerinde dönerken, değişmez bir kural işler: Büyük güçler, hedeflerine ulaşmak için yerel unsurları politikalarının birer "vasıtası" olarak kullanır.Bu vasıta bazen bir terör örgütüdür, bazen de meşru görünümlü bir siyasî yapı veya gruptur. Ancak senaryonun finali genellikle aynıdır: Kullan, yıprat ve terk et.

Hasan Güneş

Din mi, dinler mi- 2

Geçen hafta köşemizde din kavramı, din ve İslâmiyet ilişkisi üzerinde durmuş ve din kelimesinin İslâmiyet dışındaki inanç sistemleri için kullanımının hatalı olduğunu ifade etmiştik.Devam edelim. Ayet-i kerimede şöyle buyruluyor: "Dinlerinde ayrılığa düşerek fırkalara bölünenlere gelince, sen hiç bir hususta onlardan değilsin. Onların işi Allah'a aittir; işleyip

Şemseddin Çakır

Âriflerin miracı (3) İbn Arabî'nin Miracı

Muhyiddîn İbn Arabî, kitaplarında kendi miraç tecrübesinden beş defa bahseder. Mahmûd Ğurâb, bunları "el-Hayâl" isimli kitabında bir araya getirmiştir. Bir miracını anlatırken, bunun önceki miracından seneler sonra gerçekleştiğini söylemesinden (Bk. Mahmud Ğurâb, el-Hayal, s.152) anlaşılıyor ki İbn Arabî, birden fazla miraç tecrübesi yaşamış ve bunları farklı metinlerde farklı üsluplarla

Mahmut Ay

Doğru bir istihdam politikası nasıl olmalı

Erkek ve kadın, psikolojik/ruhî ve biyolojik/ vücut yapısı yönünden farklı yaratılan, ancak bir elmanın iki yarısı gibi birbirini tamamlayan insanlardır.Bu durum her birinin ailede ve sosyal hayattaki vazifelerinin de farklı olması gerektiği sonucunu doğurur. Meselâ erkek eş, meşru bir iş sahasında çalışarak ailenin geçiminden birinci derecede sorumlu iken, evin tertibi

İbrahim Ersoylu

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 content-length:...

Pazartesiyi salıya bağlayan gece Berat Kandili. Şaban ayının on beşinci gecesi Beraat gecesi olarak kabul edilmiştir. Bu gecede Kur'an-ı Kerim'in dünya semasına topluca indirildiği ve zamanı gelince Cebrail'e bilgi verildiğine inanılır. Kur'an'ın bütünüyle inmesiyle Hz. Peygambere ihtiyaç olduğunda inmesi ayrıdır. Bu gecede Yüce Allah, rahmetiyle

Nihat Hatipoğlu

Medresede talime başlama yaşına gelince…

"Talim" kelimesi, mana cihetiyle "eğitim" kelimesinden hayli geniş.Bunu bilselerdi eğitimcilerimiz, kendilerine "talimci" dememizi isterlerdi... Önce, Peygamberimizin (aleyhissalâtü vesselâm) mübarek sözleri... Talimi "beşikten mezara" emrederken, hangi yaşı esas alacağız Sözleriyle ve pratiğiyle eğitimi başlattıkları farklı yaşlar var. Haşimoğullarının

Şükrü Bulut

Sünnete binniyet talip olmak nasıl olur

Muhammed Bey: "11. Lem'a'nın 9. Nüktesinde 'Sünnet-i Seniyye bilfiil olmasa da, binniyet, bilkast, taraftarane ve iltizamkârane talip olmak herkesin elinden gelir' deniyor. Sünnete bilfiil uymanın önemini belirterek, bu kapsamda nasıl bir yol ve yöntem izlenmesi gerektiğini yazar mısınız"Sünnete Uymak Kur'ân Emridir

Süleyman Kösmene

İnsanlığın gelecek umudu İslam ve Müslümanlardır

İnsanlığın gelecek umudu İslam ve Müslümanlardır NUSRET REŞBER Yeni Dünya Düzeni arayışları sürerken, yeni cephe ve bloklarla ülkeler/kıtalar birleşirken/ayrışırken Müslümanlar nerede duruyor ABD'siyle, Rusya'sıyla, Çin'iyle, onların uşakları lanetli İsrail ve diğerleri güç sarhoşluğuyla dün olduğu

Nusret Reşber

DOSTLUK

Dostluk, iyi ya da kötü günde; dar ve zor zamanda, sevinçte, üzüntüde yanında olan, sıkıntını gidermede sana destek olana denir. Dost ve dostlukla ilgili çok söz vardır halk arasında. Üç örnekle yetineceğiz: "Dost acı söyler fakat doğru söyler!" "Dostların arasında su sızmaz/ sızmamalı!"

Mehmet Şerif Cebe

Kur'an'da 'Kader'in anlamı

Gazzâlî, Şehristânî, Fahreddin er-Râzî gibi klasik Eşʿariyye âlimleri, Allah'ın âdilliği ilkesini, insan dâhil her şeyin Allah'ın mülkü olduğu, mülk sahibinin mülkünü dilediği gibi kullanmasının zulüm sayılamayacağı fikrine dayandırmışlardır ki, kanaatimce bu düşünce kendi içinde çelişkilidir; çünkü bu durumda adalet ile

Mustafa Çağrıcı

Okuyan yazan bir cemaat Nurcular ve okuma programları (1)

Kim ne derse desin, kitap okumayı bir hayat düsturu ve hayatın parçası hâline getiren bir topluluk, sınıf, ekol, grup; ne denirse densin bir cemaat vardır: Nurcular!"Nev-i beşerin andelib-i zîşânı ve benî Âdem'in bülbül-ü zü'l-Kur'ân'ı olan Hz. Muhammed (asm) (24. Söz)", ümmî olmasına rağmen ona Allah'ın ilk emri "Oku!" idi. İnsanlık

Nejat Eren

Başarılı olmanın kudsî yolları

Bu dünya hayatında her insanın bazı meselelerde başarılı olmak istemesi fıtratının gereğidir. Başarısızlık, insan ruhunda ister istemez manevî tahribat yapar.Bütün meselesi dünya olanlar, maneviyatı yok sayarak hedeflerine giderken, hiç beklemedikleri engellerle karşılaştıkları zaman adeta yıkılırlar. Gerçek anlamda inanan mü'minler, bu dünyanın çetin şartlarında elbette

Sami Cebeci

Mu'cizat-ı Ahmediye

ŞİİRBir avuç toprak elde, düşmana top ve gülle, Hem Hicrette, hem harpte atmıştı yüzlerine, Aynı avuçta toprak zikreder tesbihiyle, Hem lisan-ı haliyle zikreder kâl diliyle. O'nun emriyle taşlar, duvar olup durdular, İnsan gibi anlayıp itaatkâr oldular, Taşlar O'na mutidir, O'nu tanıyordular,

Mehmet Kovancı

Allah'ım bizi affet!

Öncelikle, Allah'ı unutanlar değil de sadece Allah'a ayıracak zamanı olanlar için bazı düşünceler ve tavsiyeler.Müslümanların bazısı Allah'ı (cc) yalnızca Cuma günleri hatırlayıp mescidlere sığdırmaya çalışıyor. Belki ilâve olarak Cuma gecesine, çok nadiren kalkılabilirse, yatağın sıcaklığından feragat edilebilirse de sabah namazlarına. Allah'ı, bazen de,

M. Fahri Utkan

"Kısasta hayat var"

"Kısasta hayat var" ABDULLAH YILDIZ Diyanet'in Cuma hutbelerinin son zamanlarda doğrudan gündemle ilişkili olması ve hutbede İslâmî gerçeklerin bireysel ve toplumsal dertlerimize deva olacak tarzda sunulması takdire şayan. Merhametin şiddetle, muhabbetin nefretle yer değiştirdiği çağımızda sevgi ve saygıdan mahrum gençlerin

Abdullah Yıldız

Güvenin tükendiği dünyada Müslüman olmak

Güvenin tükendiği dünyada Müslüman olmak SÜLEYMAN GÜLEK İnsanlık tarihi boyunca toplumları ayakta tutan en temel değerlerin başında güven gelmiştir. Güven; sadece bireyler arasında değil, ailede, ticarette, yönetimde ve ibadette hayatın omurgasını oluşturan görünmez bir sütundur.

Süleyman Gülek

İnsanlık semasının yıldızları

Hiç şüphesiz, peygamberler insanlık semasının yıldızlarıdır. Onlar gönderildikleri toplulukları imana davet edip dünya ve ahiret saadetinin yollarını göstermişlerdir.İnsan bir yolcudur... Nev-i beşer (insanlık) Hz. Âdem'den (as) bu yana kafile kafile arkasından gelmişler; bir süre dünya hanında kalmışlar ve daha sonra kaybolup gitmişler.

Ahmet Özdemir

Hatırat kalır

Geride ne kılınç, ne ok, ne kırat kalır, Bugünden yarına eser hatırat kalır. * Dünyada iyi yaşa, yaz güzel bir hatırat, Kötülüğü kulağından tut, meçhule fırlat. * Bir gün ölüpte dostlar mezarını kazmadan, Sakın ha gitmeyesin, yaşayıpta yazmadan.

Bülent Acun

Nur-u Muhammedî (asm)

Ayet-i kerîmede Rabbimiz "Allah göklerin ve yerin nurudur (Onları varlık nuruna kavuşturandır.)"1 diye ifade eder.Peygamber Efendimiz de (asm) "Allah'ın ilk yarattığı şey benim nurumdur."2 buyurur. Ezelde Allah vardı, başka bir şey yoktu. Cenab-ı Hak ezelde mahlûkat için irade-i hayr diledi. Mahlûkatı vücuda getirdi. Nur-u Muhammedî kâinatın çekirdeğidir. Nur-u Muhammedî

Abdülbaki Çimiç

Şehir karşısında Namık Kemal ve Turgut Cansever

Geri kalmış ülkelerle ilerlemiş ülkeler arasındaki fark, en bariz biçimde göze önce şehirlerde çarpar. Osmanlı da aynı durumu yaşamıştı. Avrupa şehirlerini gördüklerinde önce sefirlerin gözleri kamaştı. 1700'lü yıllardan itibaren yazdıkları sefaretnamelerde bu şehirlerden hayranlıkla bahsettiler. Çünkü payitahtta o şehirlere benzer ne bir imar plânı ne ulaşım ne haberleşme ne aydınlatma

Alaattin Karaca

Yeni dünya düzeni kurulurken Türkiye nerede duruyor

Yeni dünya düzeni kurulurken Türkiye nerede duruyor Hüseyin Demir Dünya yeniden şekilleniyor. Ama bu, Hollywood filmlerindeki gibi "bir gecede" olan bir dönüşüm değil. Sessiz, sancılı ve zaman zaman kaotik bir değişim bu. Soğuk Savaş sonrası kurulan, ABD merkezli liberal düzen artık eski gücünde değil. Kurallar gevşiyor, ittifaklar çatlıyor, güç merkezleri çoğalıyor.

Hüseyin Demir

Sungur Ağabeyin refika-yı ebedîyesine binler rahmet

Yeni senenin ilk ayında, bir çok vefat haberi aldık. En son aldığımız haber de (23 Ocak 2026) Üstadımızın sadık talebesi, kahraman Mustafa Sungur Ağabeyin hanımı, Emine Teyzemiz oldu.Muhammed Sungur kardeşle, bazen hâsb-ı hâl eder, fikir teâtisinde bulunur, mâzîyi yâ'd ederdik. Bir müddettir; "Osman Ağabey, annem hasta dua buyurun" derdi. Biz de dua ederdik. Aynı zamanda da ona

Osman ZENGİN

Adalete ihtiyacımız var mı

"Yaşamak için havaya ihtiyacımız var mı" gibi abes bir soru sanki! Evde, işte, trafikte, ticarette, siyasette kısaca hayatın her alanında adalete hava gibi, su gibi ihtiyacımız var diyorsak; "adalet için ne kadar gayret sarf ediyoruz" sorusu sırada bekliyor!Kitabımızın ilk emri, 'Oku!' Okumaktan maksat ise, şüphesiz anlamak ve yaşamak. Anlaşılmayan ve yaşanmayan bilgiler insana yük değil mi

M. Said Zeki

Ahlen ve sehlen

Avrupa'da "Christmas" adıyla Hıristiyanların bayramı olarak Aralık ayının sonunda kutlanan zaman dilimi, yılbaşı kutlamalarıyla bir araya gelince farklı bir çehreye bürünüveriyor.Aslında "Mesih'in ayini" anlamına gelen bu kutsal bayram, ailelerin bir araya gelmesi, sevgi duygusunun birlik, beraberlik ve dayanışma içinde tezahürü gibi hususlara delâlet etmesi sebebiyle

Ahmet Dursun

Bediüzzaman'ın ev sahibesi

Fitnat Güngör, 1908'de Isparta'da doğdu. 1977'de vefat etti. Evi bir Nur dershanesi idi. Hem de uzun yıllar Üstad'ın kiracı olarak oturduğu bir mübarek hane idi. Birçok yazılara, bahislere ve hatıralara mevzu olan Kepeci (Bey) Mahallesindeki Nur merkezi. "Said Nursî'nin Evi" diye yazılan evdir.Rüşdiye mezunu Fitnat Hanım, Isparta'daki evinde Bediüzzaman yedi

Halil Elitok

Namaz dinin direğidir

İnsan için en büyük ıstırap, farkında olsun veya olmasın Rabb'inden uzak kalmasıdır. Allah insana şah damarından da yakın. Ebede namzed, kâinatın zübdesi insan ise yaptıkları veya yapmadıklarıyla O'ndan fersah fersah uzaklaşıp ancak nefsine zulmediyor. Kendini tanımıyor ki, Rabbini tanısın. Acziyetinden bîhaber, mânen hasta, yalnızca sûrete müteveccih. Midesini doyurup

Emine Yıldız

Muhalefetten muhabbete Risale-i Nur'u tanıma yolculuğum

Adını duymadığım eserin muhalifi iken, ene ve merakla başlayan yolculuk, Allah'ın yardımı ile beni derslere giden, külliyatı alan ve tamamını okuyan birine dönüştürdü.Üniversite okuduğum yıllar... Üçüncü senem. KYK yurdunda arkadaşlarımla sohbet ediyoruz. Birden söz Risale-i Nur'a geldi. O zamana kadar ne Risale-i Nur'un, ne de Bediüzzaman Said Nursî'nin adını duymamıştım.

Cenk Çalık