"Bana nasîhat eder misiniz"

Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin huzûruna, zamânın Sultânı gelip;"Bana nasîhat eder misiniz" diye ricâda bulundu...Büyük velî cevâben;"Ey sultân! Sen bu halkın çobanısın. Adâletle hükmedersen Allah, saltanatını uzun ömürlü kılar. Eğer zulmedersen bu mülkü senden alır!"

Abdüllatif Uyan

Aile saadetinin sırları

Saadetli aile; kusursuz insanların değil, birbirinin kusuruna sabreden, gönül alan, hakkı gözeten ve sevgisini davranışlarıyla gösteren insanların yuvasıdır.Aile saadeti, yalnız aynı çatı altında yaşamak değil; eşlerin birbirine güven, şefkat ve güzel ahlakla bağlanmasıdır. Huzurlu bir yuvanın temeli, insanın dışarıdaki kimselere gösterdiği nezaketi

Hasan Yavaş

Suskun dünyanın gözü önünde bir soykırım: 7 Ekim'in gölgesinde...

Tarih, sadece takvim yapraklarının devrilmesinden ibaret değildir; bazı günler vardır ki insanlığın vicdan mertebesini, medeniyet denilen maskenin arkasındaki yalın gerçeği tarihe kazır. 7 Ekim Aksa Tufanı'nın üzerinden geçen zaman, Mescid-i Aksa'nın mahremiyetini hiçe sayan, yıllardır süren sistematik işgal ve abluka karşısında bir patlama noktası olarak kayıtlara geçti. Ancak o günden

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Sekülerleşme yanılgıları

Türkçe'ye dünyevileşme şeklinde çevrilen sekülerleşme, gerçekte insanın bütün ereğinin ve referansının "dünya" haline geldiği bir durumu tanımlamaktadır. Sekülerleşme bireyselleşme ve modern ulus-devlet ile birlikte modernizmin temel ayaklarından birisidir. Modernitenin erken zamanlarından itibaren sekülerleşmeye dair teori; din ile modern dünya arasındaki

Prof. Dr. Mustafa Tekin

İbadet eden, egoist değildir

Müslümanlar, Cehennemden kurtulmak, rahata kavuşmak için ibadet etmez. Allahü teâlânın emri olduğu için ibadet yapar.Sual: "Müslüman, namazı kendini cehennemden kurtarmak için kılar" diyenlere ne cevap vermelidirCevap: İslamiyeti anlamamış olan bazı kimseler;

Osman Ünlü

"Kötülüklerini gizlediğin gibi iyiliklerini de gizle"

"Ey insanlar! Allahü teâlâdan korkun. Sizin için O'ndan başka bir yardımcı yoktur."Abdülkâdir Cezîrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından olup, 1475 (H.880) senesinde Mısır'da doğdu. 1569 (H.977) senesinde Suriye'de Hama'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Ahlâkta ve hayatta zulmetli bir anarşilik

(Dünden devam)Malûmdur ki bir adamın bir günde harap ettiği bir sarayı, yirmi adam, yirmi günde yapamaz. Ve bir adamın tahribatına karşı yirmi adam çalışmak lâzım gelirken şimdi binler tahribatçıya mukabil Risale-i Nur gibi bir tamircinin bu derece mukavemeti ve tesiratı, pek harikadır. Eğer bu iki mütekabil kuvvetler bir seviyede olsaydı, onun tamirinde mu'cizevârî muvaffakıyet ve fütuhat görülecekti.

Risale-i Nur'dan

Siyaset ve ahlak

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimiz'e, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Son günler en fazla konuşulan meselelerin başında siyaset ve ahlak konusu geliyor. Âlimler, ahlak ile siyaset ilişkisini, siyaset ilmi içinde ele almışlardır. Siyasetin ve siyasetçilerin, güzel ahlak, adalet, liyakat,

İsmail Hakkı Akkiraz

Makam, servet ve şöhretin şehveti

Cömert olmak için, mal zenginliğine sahip olmak gerekmez. Dünyada bir tek somun ekmeğiniz varsa, onu bölüşmek cömertliktir. Cimrilik, bir hastalıktır. Cimrilik, hırsı azdırır. Kötü hırstan da haset, kin, kızgınlık doğar. Ve sahibini kahreder. Deryayı bardağa doldurmaya çalışır ve kendini yorar, ahirette de yakar.

Mahmut Toptaş

Risale-i Nur tevhid-i kıblenin meyvesi

Aysun Hanım: "Risale-i Nur'da geçen 'tevhîd-i kıble etmek' ne demektir"Kur'an ve Sünnet Peygamber Efendimiz'in (asm) bıraktığı iki temel miras vardır: Bunlar, Allah'ın kitabı Kur'ân-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye. Kur'ân-ı Hakîm lafız itibarîyle; Sünnet-i Seniyye ise mana itibarîyle vahiydir.

Süleyman Kösmene

Latif Salihoğlu'na Allah rahmet eylesin

ŞİİRHayatını Nurlara vakfederek yaşadı, Nurlar'ın mesleğinden, meşrebinden şaşmadı, Nurculuk konusunda haddini hiç aşmadı, Nurlar'ın mecrasında bir sel olup taşmadı. Nurlar'ı kâfi gördü, tevile hiç sapmadı, Şahsî kanaatini Nurlar'a hiç katmadı,

Mehmet Kovancı

İdeolojik devlet yönetiminin ürettiği 'dindar' figürü

Öncelikle belirteyim ki, ülkemizde dinini samimiyetle yaşayan çok büyük bir kitle var. Ve her vatandaş gibi onların da hukuk ve adalet ölçüleri dâhilinde çalışıp kazanma, ülke imkânlarından yararlanma hakları, milletimizin kalkınmasına katkıda bulunma sorumlulukları var.Ancak -gündemdeki fon vurgununda olduğu gibi- şimdilerde bazı -sözde- "İslâmî" kesimler, '

Mustafa Çağrıcı

Mağrib namazında

Dokuzuncu söz, kalben, ruhen ve fikren ne hoştur ve ne güzeldir. Namaza duranın sadece cismimiz olmadığını, bütün latifelerimiz olduğunu gösterir. Vakti bizimle, bizi vakitle konuşturur.Vakitten geleni bize getirir, bizi vaktin içerisine götürür. Zamanı o vakitte durdurur, zamanı dinletir, zaman ile söyleştirir. Hiç yakalanamaz sanılan zamanı bize yakalatır, bizi ise zamanın anlamına bırakır.

Hasan Koç

İnsan vücudu Cehenneme nasıl dayanacak

Her bir insan kendi iradesiyle gelmediği bu dünyadan, yine kendi iradesi dışında bir kudret tarafından başka âlemlere sevk edilmektedir. Ölüm gerçeği bu sevkiyatın adıdır. Ve bu hakikatten hiç kimsenin kaçma şansı yoktur.Cenab-ı Hak tarafından imtihan edilmek üzere gönderildiğimiz bu dünyada, insanlar mü'min, münafık ve kâfir olarak üç kısma ayrılır. İman hakikatlerine inanmak hususunda

Sami Cebeci

Aksa Tufanı'nın üçünü yıldönümünde ortaya çıkan gerçek: Gazzeli...

Milli Gazete'den Aksa Tufanı Yazı Dizisi 7 Ekim 2023 Cumartesi günü başlayan Aksa Tufanı Operasyonu, Siyonistleri şok etti. Siyasi, iktisadi ve askeri açıdan yıkılmaya yüz tutan İsrail, Gazze'yi ve Hamas'ı tamamen yok etmek için büyük bir plan hazırladı. Siyonistler "Generaller Planı" adını verdikleri bir vahşet planını devreye soktular. Kuzey Gazze aç bırakılarak ve

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Tövbeyi geciktirmemeli

Günâhtan sonra hemen tövbe etmek, farzdır. Tövbeyi geciktirmek de büyük günâhtır. Bunun için de, ayrıca tövbe etmek lâzımdır.Allahü teâlânın emirleri olan farzları ve vâcibleri yapmamanın günâhı, ancak kazâ etmekle affolur. Her günâhın affı için kalple tövbe etmek ve dille istiğfâr etmek, yalvarmak ve bedenle kazâ etmek lâzımdır. Yüz kerre tesbîh etmek; yâni

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Bizlere düşen vazifeler

En mühim mesele olarak okula giden çocuklarımızla alakadar olmak, onlarla hakkıyla ilgilenmek lazımdır...Okulların yoğun ders programları arasında evlatlarımız manen ezilip gitmektedirler... Verilen derslerin yazılmasında yardımcı olmak elbette ki anne, baba ve diğer aile fertlerinin de bir önemli vazifesidir... Bu vazifeleri yerine getirirken çocukların

Rifat Okyay

Sormadan söyleme...

Bazı sözler vardır söylendiği anda sıradan görünür, fakat yıllar geçtikçe insanın zihninde daha derin bir anlam kazanır. Benim için böyle bir söz, 1968 yılında yaptığım bir tren yolculuğunda söylendi.O yıllarda İstanbul'dan Kurtalan'a, Kurtalan Ekspresi ile gidiyordum. Sivas civarındaki bir istasyonda yaşlı, sakallı, elinde kalınca bir baston bulunan bir adam kompartımanımıza geldi. Selâm vererek oturdu.

Rüstem Garzanlı

Ağabey diyor ki; Kepazelikleri seyrediyoruz

Malum, "Adalet mülkün temelidir." Nitekim Hz. Ömer; "El-adlü esâsü'l-mülk", İmam-ı Şâfiî de; "Adalet, Allah'ın emrine uygun şekilde amelde bulunmaktır" buyurmuştur. Ayetlerdeki; "Allah, size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder

İsmail Müftüoğlu

Demokratik, merkezsiz ve dünya çapında hizmet modeli

Günümüz gençliğinin özelliği; baskı ve otoriteyi sevmemesi, özgürlüğüne düşkün, teknolojiye, iletişime ve gelişime açık oluşudur.Araştırmalara göre Z kuşağı, hiyerarşik yapılar yerine yatay ve ağ temelli ilişkileri tercih ediyor. Zulme ve adaletsizliğe karşı daha duyarlılar. İnançsızlığın, fıtrata aykırı cereyanların bir çağ yangını haline geldiği günümüzde; rizomik bir hizmet modeliyle dünyanın her yerindeki insanlara -bilhassa gençlere- ulaşabiliriz.

M. Said Zeki

31 Mart Vakası'nın arka planı

31 Mart Vakası, miladi takvime göre 13 Nisan 1909, Rumi takvime göre 31 Mart 1324 tarihinde gerçekleşmiştir. Sultan II. Abdülhamid Han'ın tahtan indirilmesiyle sonuçlanan 31 Mart Vakası'nı tertipleyenlerin kim olduğu sorusuna araştırmacılar ve tarihçiler farklı cevaplar vermiştir: Cevat Rifat Atilhan'a göre hadisenin sorumlusu İttihat ve Terakki Cemiyeti'dir.

Siyami Akyel

Meşveret, şûrâ ve şahs-ı mânevî-16 - Meşveretlerde tahakküm olmaz,...

Soru-6: "Meşverette bir kişinin fikirlerinin kabul edilmesi, diğerlerinin çekimser kalması, fikrini söylemekten çekinmesi meşveret hukukuna aykırı mıdır"Meşveretin en mühim şartlarından biri, her ferdin kanâatini hür bir şekilde ifade edebilmesidir. Eğer meşverette bir kişinin fikirleri sürekli kabul ediliyor, diğerleri ise çekimser kalıyor veya fikrini söylemekten çekiniyorsa, bu

Abdülbaki Çimiç

İsmet Özel'in şiirinde sosyalist ideolojinin izleri

İsmet Özel, 1974'te "Diriliş"te "Âmentü" şiirini yayımlayıncaya kadar 1960 kuşağının Toplumcu-Gerçekçi şairleri arasındaydı. Çünkü 1962'de Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne kaydolduktan sonra sosyalizmi benimseyip o çevreye mensup oldu.Öncelikle şunu belirtmeliyim: Sol görüşlü yazarların hemen hepsi, 27 Mayıs Darbesi'nden sonraki siyasal-sosyal

Alaattin Karaca

Eşler Arası Sevgi, Bağlılık ve Muhabbeti Artırmanın Yolları

Eşlerin kalbine sevgi ve muhabbet koyan Allah'tır: Eşiniz sizi sevsin, evine ve size bağlansın diye muskacıların, üfürükçülerin, sahtekârların, büyücülerin pençesine düşüp dünyanızı da ahiretinizi de berbat etmeyin. Bilin ki, eşlerin kalplerine birbirlerine karşı duydukları sevgi, muhabbet ve bağlılığı koyan âlemlerin rabbi olan Allah'tır. Çünkü Rabbimiz buyuruyor ki:

Abdülaziz Kıranşal

Beşiksallayan kıymetli eller...

İffetleri, şefkatleri ve maharetleriyle değerli evlatlar yetiştiren anneler, yeryüzünün kıymetli ziynetleridir.Tarihin akışını değiştiren, adaletiyle dünyayı aydınlatan medeniyet mimarlarının arkasında, şefkati hiç tükenmeyen anneler vardır. Büyük âlimlerin, gönül sultanı evliya zatların, kahraman devlet adamlarının ve adaletle hükmeden sultanların

Salim Köklü

5. Şua Altıncı Mesele: "Gönüllü tutsaklık"

Yıl 1953. Psikolog B.F. Skinner, deney düzeneğine koyduğu bir farenin önüne küçük bir kol yerleştirdi.Fare kola her bastığında rastgele aralıklarla yiyecek alıyordu. Bu belirsizlik, fareyi takıntılı bir biçimde kola basmaya itti. Anlaşıldı ki sürekli olan değil aralıklı ve belirsiz ödül veren mekanizma, çok güçlü bir bağımlılık üretmekteydi. Elli yıl sonra Silikon Vadisi

Mustafa Eren Bozoklu

Allah'ın varlığının aklî delilleri- 16

Geçtiğimiz hafta, "Çokluk İçinde Birlik Delili"ni ele almıştık. Bu hafta ise, "Dinî Tecrübe Delili"ni ele almaya çalışacağız inşâallahü teâlâ. "Dinî Tecrübe Delili" kısaca şudur: İnsanlar, tarih boyunca Allah'a inanmışlar, O'na dua etmişler, O'nun huzurunda divan durmuşlar,

Mehmet Can

İnsan geride bıraktıklarıyla hatırlanıyor, hayal ettikleriyle...

Bir tarafıyla doymak bilmez, şükretmez, nasihat dinlemez, kindar, gururlu, zalimdir insan; diğer tarafıyla da tok gönüllü, şükür ehli, nasihate açık, gönlü hoş, mütevazı ve sevgi doludur.Bazen galip gelen iyilikleridir, bazen de kötülükleri. Tahterevalli gibi bu salınım arasında geçer ömür. Her insanda her birinden vardır biraz. Bazen zalim olur bazen de alim. Neticede ömrün sonunda terazinin ağır basan tarafıdır insan.

Sebahattin Yaşar

Besmeleci

Besmeleyi her işinin başlangıcında 'vird-i zeban' yapan bir abimizden bizlere örnek olması açısından bahsedeceğim.İhlâs Risalesi'nin dördüncü düsturunda 'Kardeşlerinizin meziyetlerini şahıslarınızda ve faziletlerini kendinizde tasavvur edip, onların şerefleriyle şakirane iftihar etmektir.' denilmektedir.1 Uzun yıllar Almanya'da ikamet eden ve oradan

Cevat Çakır

Bediüzzaman'ın Isparta'daki evi

Uzun süredir Isparta'da Bediüzzaman'ın son kaldığı evini görmek istiyordum. Sonunda karar vererek Isparta'ya gittim. Evin olduğu sokakta arabadan indim ve heyecanla bir süre evi seyrettim.Sokaktan eve hasretle bakarken acaba Bediüzzaman Isparta'ya kaç defa gelmiş ve her gelişinde ne kadar zaman kalmış dedim kendi kendime. Yaptığım bir araştırmaya göre; Bediüzzaman

Misbah Eratilla

"Sen bir cihan sultanısın gereğini yerine getir!.."

Beşiktaşlı Yahya Efendi bir gün atıyla giderken, iki papaz yolunu keser. Atın yularını tutup kendisine Kanunî'yi şikâyet ederler!..Avrupalıların, "Büyük Türk" ve "Muhteşem Süleyman" lakaplarını verdiği Kanunî Sultan Süleyman Han, İslam halifelerinin yetmiş beşincisi ve Osmanlı Padişahlarının onuncusudur. Yavuz Sultan Selim

Ahmet Demirbaş

Bir kenara çekilsen mi

-Muhatap nefsimdir yahut aynı nefsi taşıyandır.Ey nefsim, bilirim, bir ömür boyu hizmet edersin, lâkin vakti geldiğinde de arkadan gelenlere yer açmak için bir kenara çekilerek, orada manen ağabeyliğini sürdürmek varken bunu yapmak istemez, âdeta "ben de varım", dercesine hep öndesin. Hem de bunu sadakat adıyla kendini ikna ve başkalarına izah edip nice açılmayı tomurcuklar manasında bekleyen istidatlara engel oluyorsun, farkında bile değilsin!

Mehmet Çetin

Bilmediklerimiz veya bize bildirilmeyenler

"Bizim siyâsî târihimizin bir bölümünü tam olarak bilmiyoruz" demek tuhaf karşılanmamalı. Hassaten 1908'den sonrası sisli... Ne zaman bir muhâlif rüzgâr eser de bu sisler dağılır, hâlâ meçhul. Hâlbuki geçen asrın belâsı komünizm ihtilâli ile dünyâyla iletişimi kesilen Rusya ve Çin'de bile Stalin, Lenin ve Troçki'nin gizli kapaklı yönleri kalmadı.

Prof. Dr. Osman Kemal Kayra

Bahtiyar ve sistemli bir topluluk: Düzce

Uzun zamandır Yalova'daki ağabey ve kardeşlerle, Düzce'de her ayın üçüncü haftasında düzenlenen programlara iştirak etme niyetindeydik. Çok şükür, bu niyetimizi gerçekleştirdik.Uzun zamandır Yalova'daki ağabey ve kardeşlerle, Düzce'de her ayın üçüncü haftasında düzenlenen programlara iştirak etme niyetindeydik. ok şükür, bu niyetimiz gerçekleşti. Rahmet yağmurları eşliğinde,

Cenk Çalık

Ümmetin unutturulan asli gündemi: İslam'da hilafet, imamet ve...

Allah'ın ipine hep birlikte sımsıkı sarılın ilahi düsturunun tecellisi, Müslümanların başında adaletle hükmeden bir liderin varlığıyla mümkündür. Günümüzde kürsülerden uzak tutulan hilafet meselesi, aslında ümmetin birliği, adaleti ve izzeti için hayati bir itikadi ve ameli mesuliyettir. Yüce Rabbimizin "Allah'ın ipine toptan, hep birlikte sımsıkı sarılın ve

Ömer Arif

Adaletsiz siyasî başarılar

Yakın siyasî tarih, haksız rekabet ve kitleleri yanıltarak kazanılan seçim başarılarının hikâyeleriyle doludur. Bu başarılar, sahiplerine manevî mesuliyeti yüklemekle beraber, ülkeye de pek hayır getirmediği görülmüştür.12 Eylül 1980'in zalim darbecileri, Süleyman Demirel Başbakanlığındaki demokrat iktidarı silah zoruyla alaşağı ederek, demokrat olmayan, siyasî vizyonu bulunmayan siyasîlerinin önünü açarak iktidara taşıdılar.

İbrahim Ersoylu

Sömürgecilik

İngiltere'nin sömürge bakanı Gladstone, Osmanlı'nın/Müslümanların yenilmeyeceğini anlayıp amacına ulaşamayacağı kanaatine varınca Avam Kamarası'nda şöyle bir olay gerçekleşiyor: "Aldı eline kaldırarak Kur'an'ı Gladston: "İşte budur onların gücü, bunu iyi bilin!

Mehmet Şerif Cebe

LÂTİF'in lûtfuna mazhar oldun ey Lâtif!

Gazetemizin değerli yazarı, sevgili kardeşimiz M. Lâtif Salihoğlu'nu senelerdir tanırız ve hukukumuz vardır.Önce, onun Risale-i Nurlarla müşerref olması ve gazetede işe başlaması ile alâkalı, Batman'ın ilk Nur talebelerinden ve yakın zamanda vefat eden Hacı Mirza Demir ağabeyin büyük oğlu Mustafa (Receb) kardeşimizin, Lâtif'in vefat haberini söyleyince bana gönderdiği not ile başlayayım.

Osman ZENGİN

Şifacı değil sömürücü! Ayetlerle insanları nasıl kandırıyorlar

İnsanın çaresizliği, istismar edilecek bir kazanç kapısı değildir. Hele bu çaresizlik din, ayet ve şifa söylemleri kullanılarak sömürülüyorsa ortada yalnızca bir mağduriyet değil, aynı zamanda ciddi bir vebal vardır. Hepimizin hayatında dertler, sıkıntılar ve imtihanlar var. Kimi evliliğinde problem yaşıyor, kimi hastalıkla mücadele ediyor, kimi

Nureddin Yıldız

Bir İslam alimi: Abdülkadir Geylani

ONUNCU Dedesi Hz. Hasan'dı. Ehli Beyttendir. Allah ona özel bir sempati ve güzellik verdi. İbni Kudame der ki: Dini bir sebeple hiç kimse onun (Abdülkadir Geylani) kadar sevilmedi. Vaaz ederken yüksek yere çıkardı. Bazen kürsüde ayağa kalkardı. Müthiş bir etki gücü vardı. Şöyle derdi: Benim elimle beş bin Yahudi ve Hristiyan İslam'a girdi. Yüzbin sabıkalı

Nihat Hatipoğlu