Gazze penceresinden bakmak: Ümmetin sustuğu yerde bedel ödeyenler

Bir insanın vicdan terazisi nereden baktığıyla ilgilidir. Ben hayata Gazze penceresinden bakıyorum. O pencereden bakınca, diplomasi masalarının süslü lafları, sahte kınama metinleri ve mezhepçi kibir yerle bir oluyor; geriye sadece yalın ve can yakıcı bir hakikat kalıyor. O hakikat şudur: Filistin ateşe verildiğinde, Gazze'de evlatlarımızın bedeni çadırlarda diri diri

Prof. Dr. Ahmet Tekin

İyi olmak

Dünya hayatının meyvesi ebeveyn için Allah yolunda yaşayan ve ahirete göçen evlattır. Çocuklar için de Allah yolunda yaşamış olup ahirete intikal eden ebeveyndir. Allah, kitabında bu konuyu şöyle haber veriyor: "İman edenlere ve onlara imanla uyan nesiller(in)e gelince; biz onları (cennette) nesilleriyle buluşturacağız. Onların yapıp ettiklerinden hiçbir şey eksiltmeyeceğiz. Her kişi

Mehmet Şerif Cebe

Tövbe edilen günah affolur

Tövbe kalple, dille ve günâh işleyen âzâ ile birlikte olmalıdır. Kalp pişmân olmalı, dille duâ etmeli, yalvarmalı, âzâ da günâhtan çekilmelidir.Her günâhın tövbesi kabûl olur. Şartlarına uygun yapılan tövbe, muhakkak kabûl olur. Tövbenin kabûl edileceğinde şüphe etmemeli; tevbenin şartlarına uygun olmasında şüphe etmelidir.

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

"Yâ Rabbî! Sen onları affeyle"

Seyyid Ebül Vefâ hazretleri bir gün bâzı talebesiyle Dicle kenarına gitti.Sohbet esnâsında karşıdan bir geminin geldiğini gördüler.Gençler gülüp eğleniyordu.Sesleri tâ onlara geliyordu.Talebeler kızdılar .Hocalarına dönüp;"Efendim, şunlar ne hayâsız kimseler. Duâ buyurun da Allahü teâlâ onları kahretsin" dediler.

Abdüllatif Uyan

Namaz bitince yapılacaklar

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: "Beş vakit farz namazdan sonra yapılan dua kabul olur."Sual: Namazı bitirince mesela öğle namazının son sünnetini de kıldıktan sonra, neler okunur, bu okunanların bir sırası var mıdır, nelere dikkat edilmelidirCevap: Bu konuda Miftâh-ul Cennet kitabında namazın adâbı anlatılırken buyuruluyor ki:

Osman Ünlü

"Beni eve götürün artık ömrümüz bitmiştir..."

Hüsâmeddîn Çelebi dostlarıyla birlikte bağa gitmişti. Onlara nasîhat ediyordu ki...Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya'da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Said yoktur! Konuşan yalnız hakikattir!

DİN, MADDÎ VE MÂNEVÎ HİÇBİR ŞEYE ALET EDİLEMEZ(Dünden devam) Herkesin hoşlandığı mânevî makamatı ve uhrevî saadetleri a'mal-i saliha ile kazanmak ve bu yola müteveccih olmak hem meşru hakkı olduğu, hem de hiç kimseye hiçbir zararı bulunmadığı halde, ben ruhen ve kalben men ediliyordum. Rıza-i İlâhîden başka fıtrî vazife-i ilmiyenin sevkiyle,

Risale-i Nur'dan

İnşacı şiir

1960'lı yıllardaki Türk şiirinin ana eğilimi ideolojiydi. 27 Mayıs Darbesi ve arkasından 61 Anayasa'sı, peşinden Nazım Hikmet'in şiirlerinin ve Ahmed Arif'in "Hasretinden Prangalar Eskittim"in basılması, edebiyatta sol çevreye gelişme imkânı sağlamıştı. Bunu 60 kuşağının önde gelen şairlerinden Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Özkan Mert, Süreyya Berfe başta olmak üzere

Alaattin Karaca

İstibdat, meşveretin ruhuna zıttır - Meşveret, şûrâ ve şahs-ı...

Soru-7: "Meşverette istibdat olabilir miRisale-i Nur hizmetlerinde meşveret, İslâmî şûrâ anlayışının bir tezahürü ve şahs-ı manevînin ortak aklının ortaya çıkması olarak değerlendirilir. Bu sebeple meşveretin ruhunu koruyan en mühim esaslardan biri, istibdada kapı açmamaktır. Bu meseleyi de birkaç noktadan incelemeye çalışalım. Usûlüne uygun işleyen bir meşverette istibdat

Abdülbaki Çimiç

Anlayana kadar okumak

Hep söylüyor ve yazıyoruz ki; Risale-i Nur okumalarında berdevam olalım, her zaman muvaffak olalım ki Risale-i Nur anlamalarında da kendimizi bir lezzetli ve zevkli huzurun rahatlığın ve bereketlerin içerisinde bulalım.Kimler ne yaparsa yapsın, kimler neleri kendilerine, menfaatlerine alet ederse etsin hiç kimselere bakmadan, onlarla ve meşrepleri ile alâkadar olmadan, bizlerin tek yapacağı

Rifat Okyay

İstediğim huzur, dinginlik şimdi

1Denizlerin sakinliği, sanma ki yokluğundandır fırtınanın. Ne hikâyeler gizler yapayalnız adacıklar. Kucaklar derinliğinde nice canları. Ne cevherleri saklar gizemli karanlıklar Nice ateşler yanar, nice buzlar erir bağrında. Sessizliğini bir dinle, açıl da enginlere. Bilmeyen anlamaz, akşama yol gözleyenleri

M. Said Zeki

Aksa Tufanı'nın üçüncü yıl dönümünde bir gerçek: Gazzeli direnişçiler,...

"Generallerin Planı" boşa çıkıyor: Kronoloji ve tarih "Generaller Planı" çerçevesinde İsrail, Cebaliye'ye üç kez dünyanın en güçlü tank ve piyade birlikleriyle taarruz etti. İngiliz casus uçakları sürekli Gazze üzerinde uçarak mücahitlerin hareketlerini 8200 birimine aktarıyordu. Dünyanın farklı yerlerindeki

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Adınız da güzel olsun

Pencereden düşerek vefat ettiği iddia edilen şarkıcı bir bayan hakkında yapılan araştırma sonunda, kızı Tuğyan'ın, (Manası azgın, taşkın, kendini Rab yerine koyan yönetici) attığına şahitlik yapan bir bayanın ifadesi ve yapılan tetkikler sonucu ölenin kızı Tuğyan'a müebbet hapis cezası verildiğini duyduğumda, aklıma gelen ve 26/04/2011 tarihinde bu sütunda yayımladığım makaleyi tekrar yayımlıyorum:

Mahmut Toptaş

Batılılaşma hareketleri

Devlet-i Aliyye-i Osmâniye, 17'nci yüzyılın başlarına kadar kudretli dönemini yaşamıştır. Bu döneme kadar fethettikleri topraklarda adaleti tesis eden Osmanlı Devleti, tebaasına Avrupa devletlerine nazaran daha cazip ve müreffeh bir yaşam sunmuştur. 17'nci asrın ilk yarısından sonra kanun ve nizamda baş göstermeye başlayan aksaklıklar karşısında Sultan II. Osman

Siyami Akyel

Ağabey diyor ki; Memleketi soyanlardan ayrı tut

Önce bir soru ile makalemize başlayalım: Devlet nedir Bir tarife göre devlet; siyasi ve merkezi bir teşkilata sahip olan bir toprak parçası üzerindeki insan topluluğu, kuvvet, kudret, hâkimiyettir. Bir başka ifade ile bir kanun altında toplanıp birleşen ve bu kanunu icraya memur bir hükümete tabi olup, adet ve hissiyatı ve umumi menfaatleri bir olmak cihetiyle milli vahdet heyeti teşkil eden fertlere denilir.

İsmail Müftüoğlu

Allah'ın varlığının aklî delilleri- 17

Geçtiğimiz hafta, "Dinî Tecrübe Delili"ni ele almıştık. Bu hafta ise, "Şuur ve Öznel Tecrübe Delili"ni ele almaya çalışacağız inşâallahü teâlâ. "Şuur ve Öznel Tecrübe Delili" kısaca şudur: İnsan gören, işiten, hisseden, düşünen, seven veya nefret eden ve bütün bunların farkında olan şuurlu bir varlıktır. Dolayısıyla burada öznel bir deneyim söz konusudur.

Mehmet Can

Nefis Terbiyesini İhmal Eden Müslüman Gençlere

Nefse karşı direnişten maksat, önce nefsini temizlemek, onu şirk, günah, nifak, cehalet, kötü duygular ve her türlü pislikten temizlemek, sonra da onu Allah'ın emirlerine itaat edecek bir programa alıştırıp terbiye etmektir. Onu takvalı olmaya sevk etmektir. Onu kontrol altına almak, onu ibadete, salih amele ve İslam'ı yaşamaya boyun eğen bir hale getirmektir. Yani İslami iradeyi onun üzerinde hâkim kılmaktır.

Abdülaziz Kıranşal

Bediüzzaman Sempozyumu

Geçen hafta İstanbul / Taksim AKM'de, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından 37 ülkeden akademisyenlerin katıldığı "Küresel Krizlere Kur'ân'dan Çözümler" konulu, 13.Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu düzenlendi.Vatandaşlarının %99'u Müslüman olan bir ülkede dinî cemaatlerin kökünü kazımaya azimli, her İslâmî tezahürü 'laiklik'e aykırı ve tehlikeli bir irtica

İbrahim Ersoylu

Şehir "kitapla" güzel

Geçtiğimiz hafta sonu Antalya Cam Piramit Kitap Fuarı'ndaydık. Yeni Asya Neşriyat reyonu yüzlerce yayınevi içinde ayrı bir kimlikte ve güzellikteydi. Kitap içerik ve katılımcı olarak yeri farklıydı.Onlarca bay bayan gönüllü ellerinde pasta, börek, çörekle orada görevli kardeşlerine katkı sunmaya geliyorlardı. Her birisi dilleri döndüğünce bilgi soranlara kitapları tanıtıyorlardı. Bu yoğun

Sebahattin Yaşar

İnsanlığınsaadeti için adanan ömürler...

İnsanlığın hidayeti, kurtuluşu ve ebedî saadeti için ömrünü adayanlar, en kıymetli insanlardır.İnsanların saadeti için en büyük fedakârlığı yapanlar, başta Peygamber Efendimizin "gökteki yıldızlar gibi" diye vasfettiği Eshâb-ı kirâmdır. Allah yolunda ailelerini, akrabalarını; mallarını, mülklerini ve yurtlarını

Salim Köklü

Sekülerleşme Yanılgıları (2)

Sekülerleşme meselesini konuşurken düalist bir yapıyı ifade eden dini ve dünyevi otorite ayrımını göz önüne almak gerekir. Bu ayrım aynı zamanda çifte hakikat alanı denilen dini ve dünyevi hakikat gibi bir ayrımı birlikte getirir ki, burada birbirinden otonom iki hakikate atıfta bulunulmaktadır. Benzer bölünmeler Batı düşüncesinde Ruh/beden, mana/madde, Din/dünya şeklindeki

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Gündem yine Bediüzzaman - İthamlar ve Hakikatler

Son günlerde, Risale-i Nur merkezli gerçekleştirilen Uluslararası bir sempozyum üzerinden Bediüzzaman ve Risale-i Nurlarla birlikte Risale-i Nur hareketinin mensuplarını tezyif etmek üzere başlatılan provokatif hareket ve söylemlerin Türkiye'deki tüm dinî grup ve hareketleri aşağılayıcı maksatla kullandıkları ve sığındıkları bir söz haline geldi."Türkiye şeyhler, dervişler, müritler,

Ahmet Dursun

Cezaevine gelen meçhul mektup

Bediüzzaman ve talebeleri 20 Eylül 1943 tarihinde "gizli cemiyet kurmak" ve "rejimin düzenini yıkmak" ithamıyla tutuklanarak Denizli Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edilir. Yaklaşık 9 ay süren tutukluluğun ardından 15 Haziran 1944'te beraat ederek tahliye olurlar.Bediüzzaman ve talebeleri tutuklandıklarında evlerine yapılan baskın sonucunda tüm risalelerine savcılık

Misbah Eratilla

12 Eylül'den bugüne: Bir asırlık hesap

12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden yarım asra yakın bir zaman geçti. Darbeyi yapanlar, Türkiye'nin sadece o gününü değil, gelecek 50, hatta 100 yılını şekillendirecek bir düzen kurma iddiasıyla ortaya çıktılar.Sonraki yıllarda 28 Şubat ve 15 Temmuz gibi iki önemli hadise de bu sürecin farklı biçimlerdeki devamı olarak gündeme geldi. 12 Eylül'e giden süreçte Türkiye'nin

Hasan Güneş

Aklı olan

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Akıl; bir işin sonunun nereye varacağını görebilmektir. Akıl, vahiyle çalıştırıldığı zaman, işin sonunun nereye varacağını görebilir. Aklın görevi, hakkı batıldan ayırdıktan sonra, hakka, din ve düzen olarak İslam'a

İsmail Hakkı Akkiraz

Resulullah'ın iki ciğerparesi Hazreti Hasan ve Hüseyin

Bir gün Resulullah Efendimize Cebrâil aleyhisselam geldi ve dedi ki: "Torunlarını çok seviyorsun, fakat ikisi de şehit olacaklardır!.."Efendim, bugün miladi takvime göre (680) Hazreti Hüseyin'in Kerbelâ'da şehit edildiği gündür. Bugün Resulullah Efendimizin o mübaret torunlarından bahsederek köşemizi ziynetlendirmek istedik...

Ahmet Demirbaş

Taallûk

Risale-i Nur Külliyatı'nda kader konusu, her ne kadar ilk eserlerde kısmî olarak işlenmişse de 26. Söz, kader konusunun esaslı ve en muhtevalı ele alındığı bir eserdir.26. Söz'ün de en merkezinde duran, kulların fiiline yönelik Allah'ın takdirini bir manada ifade eden de "taallûk" kelimesidir, derim. Bu çalışmamızda taallûk kelimesini irdelemeye, oradan kaderî bağları anlamaya çalışacağız.

Mehmet Çetin

40 açıdan camilerimiz

-Camilerimiz; Üstad Cemil Meriç'in ifadesiyle "İdrakimize giydirilen deli gömleklerini" çıkartıp "en hayırlı elbise" olan "Takva" elbiselerini giydiğimiz bir şuur kaynağıdır. - Camilerimiz; huzura geldiğimiz aradıklarımızı bulduğumuz huzur ve huşu ile dolduğumuz ibadethanelerimiz. - Camilerimiz; tek bir elde, beş hak dinde kardeş olduğumuz uhuvvet meskenlerimiz.

Bülent Acun

Allah'tan hayırlısını istemek

Fehime Hanım: "Hasta ve yatalak olanlar için iki hayırdan birini ver (şifa veya ölüm) diye dua etmek ne kadar uygundur. Ölümü de hayır olarak biliyoruz."Hayırlısını İstemek Hastalık, yaşlılık, musibet ve ölüm gibi hayatın nice halleri vardır ki bizler eli bağlı halde, duadan başka elimizden bir şey gelmeyecek durumda bulunuruz. Doktor, ilaç, eczane vesaire başvurduğumuz sebepler vardır. Ama Allah dilemezse nafile!

Süleyman Kösmene

İslam'da hilafet, imamet ve siyaset-i adile -2-

İslam cemaatinin başında HAK üzere sevk ve idare eden bir liderin, bir halifenin bazı şartları haiz olması gerekir. BİR HALİFEDE BULUNMASI GEREKEN TEMEL ŞARTLAR Peki, herkes halife veya lider olabilir mi İslam fıkhında halife olacak kimsede aranan sarsılmaz şartlar belirlenmiştir: 1- Müslüman olması: İslami bir yönetimin başında ancak İslam'a inanan bir kimse bulunabilir.

Ömer Arif

Büyüklerden sarsıcı uyarılar

HALİD Bağdadi der ki: Nice küçümsenen insan gördüm. Ahireti iyi olmayacak sanılırdı. Onların derin bir iman içinde can verdiğini gördüm. Son nefeste iyi olacağı sanılan nice ilim, irfan, amel ve nesep sahibi insan gördüm ki son nefeste berbat hâlde Allah'ın huzuruna gittiler. Büyükler şöyle dediler: "Mütevazı günahkâr tövbeye yakındır. Kibirli kişi ise tövbeye uzaktır."

Nihat Hatipoğlu

Şirk-i Hafî -1

Bu makalemi şirke tahsis etmemin sebebi, bilhassa son zamanlarda bu illetin çok sistematik ve sinsîleşerek sosyal ve İslâmî hayatımızı zehirleyip tehlikeli boyutlara gelmiş olmasıdır.Bu meseleyi Allah'ın (cc) izin ve nusretiyle doğru teşhis ederek bu yaraya merhem sürmek istiyorum. Gayret bizden, nusret Rabbimizden. Bilindiği gibi şirk: Allah'ın (cc) yerine konan her şeydir ve İslâmî itikada göre başlıca ikiye ayrılır:

Şemseddin Çakır

İnatçı çocuklara nasıl davranmalıyız Anne babalara hayatî tavsiyeler...

Çocuk yetiştirmek, yalnızca doğruyu ve yanlışı öğretmekten ibaret değildir. Her çocuk, farklı bir karaktere ve mizaca sahiptir. Aynı ailede büyüyen çocukların dahi birbirinden farklı olması son derece doğaldır. Bu nedenle çocuklarımızı birbirleriyle kıyaslamak yerine onları anlamaya çalışmalıyız. Özellikle inatçı çocuklarla iletişim kurmak anne ve babalar açısından zorlayıcı olabilir. Ancak

Nureddin Yıldız

"O saydığın paralar kimin"

"Elindeki paranın kime kısmet olacağı belli değildir. Ölürsün, vârislere kalır. Kaybedersin bulanın olur. Çaldırırsın başkalarına kalır..."Hiçbir insan, akıbetinin ne olacağını bilemez, kendisini hangi sıkıntıların beklediğinden haberi yoktur. Bütün insanları dört yağma bekliyor:Azrâil aleyhisselâm ve ona yardımcı olan melekler ruhumuzu yağmalayacak...

M. Said Arvas

Batı Anadolu sürgünü öncesi - 2

1922'nin sonlarında Ankara'ya gittiğinde, Meclis'te milletvekilleri tarafından resmi bir törenle karşılanan Said Nursî, Ankara'da atmosferin beklediğinden farklı olduğunu, özellikle Milletvekillerinin büyük bir kısmının dini ibadetlere karşı lakayt olduğunu görerek 10 maddelik bir beyanname yayınladı.Beyannamede özetle, "Siz büyük bir zafer kazandınız ancak bu zaferi Allah'a

M. Fahri Utkan

Aile saadetinin sırları

Saadetli aile; kusursuz insanların değil, birbirinin kusuruna sabreden, gönül alan, hakkı gözeten ve sevgisini davranışlarıyla gösteren insanların yuvasıdır.Aile saadeti, yalnız aynı çatı altında yaşamak değil; eşlerin birbirine güven, şefkat ve güzel ahlakla bağlanmasıdır. Huzurlu bir yuvanın temeli, insanın dışarıdaki kimselere gösterdiği nezaketi

Hasan Yavaş

Latif Salihoğlu'na Allah rahmet eylesin

ŞİİRHayatını Nurlara vakfederek yaşadı, Nurlar'ın mesleğinden, meşrebinden şaşmadı, Nurculuk konusunda haddini hiç aşmadı, Nurlar'ın mecrasında bir sel olup taşmadı. Nurlar'ı kâfi gördü, tevile hiç sapmadı, Şahsî kanaatini Nurlar'a hiç katmadı,

Mehmet Kovancı

İdeolojik devlet yönetiminin ürettiği 'dindar' figürü

Öncelikle belirteyim ki, ülkemizde dinini samimiyetle yaşayan çok büyük bir kitle var. Ve her vatandaş gibi onların da hukuk ve adalet ölçüleri dâhilinde çalışıp kazanma, ülke imkânlarından yararlanma hakları, milletimizin kalkınmasına katkıda bulunma sorumlulukları var.Ancak -gündemdeki fon vurgununda olduğu gibi- şimdilerde bazı -sözde- "İslâmî" kesimler, '

Mustafa Çağrıcı

Mağrib namazında

Dokuzuncu söz, kalben, ruhen ve fikren ne hoştur ve ne güzeldir. Namaza duranın sadece cismimiz olmadığını, bütün latifelerimiz olduğunu gösterir. Vakti bizimle, bizi vakitle konuşturur.Vakitten geleni bize getirir, bizi vaktin içerisine götürür. Zamanı o vakitte durdurur, zamanı dinletir, zaman ile söyleştirir. Hiç yakalanamaz sanılan zamanı bize yakalatır, bizi ise zamanın anlamına bırakır.

Hasan Koç

İnsan vücudu Cehenneme nasıl dayanacak

Her bir insan kendi iradesiyle gelmediği bu dünyadan, yine kendi iradesi dışında bir kudret tarafından başka âlemlere sevk edilmektedir. Ölüm gerçeği bu sevkiyatın adıdır. Ve bu hakikatten hiç kimsenin kaçma şansı yoktur.Cenab-ı Hak tarafından imtihan edilmek üzere gönderildiğimiz bu dünyada, insanlar mü'min, münafık ve kâfir olarak üç kısma ayrılır. İman hakikatlerine inanmak hususunda

Sami Cebeci