Büyük duruşma (3)

Geçen haftaki yazımda insanlığa karşı işlenen suçlardan söz etmiş ve değerlendirmeyi ve verilecek cezaları bu haftaki yazıma bırakmıştım. Tarih boyunca yasamış zorbalar ve despotların işlemiş oldukları suçlara verilecek cezaları adil ve Mutlak Hâkim'in kitabından ayetlerle bize bildirdiğine göre açıklamaya çalıştım. DEĞERLENDİRME "Bilgisizdiniz, elçi ve kitap gönderilmeden,

Mehmet Şerif Cebe

Şefaatin gölgesine sığınanlar ve ilahi adalet

İnsanlık tarihi değişiyor; şehirler büyüyor, teknoloji gelişiyor, hayat hızlanıyor. Ama değişmeyen bir gerçek var: İnsan, yaptığı yanlışın bedelini ödememek için mutlaka bir aracı arıyor. Dünyada torpil, referans, nüfuz, makam ve servet... Bunların çözemediği mesele kalmadığını sanıyoruz. Bu anlayış zamanla inanç dünyamıza da taşındı. Öyle ki bazı insanlar, hayatlarını Allah'ın

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Güneş gibi zâhir bir hakikat: Ebedî saadet

Hem madem nev-i beşerin en meşhurları olan yüz yirmi dört bin peygamberler ittifakla saadet-i ebediyeyi ve beka-i uhrevîyi Cenab-ı Hakkın binler vaad ve ahidlerine istinaden ilân edip mu'cizeleriyle doğru olduklarını ispat ettikleri gibi, hadsiz ehl-i velâyet, keşif ile ve zevk ile aynı hakikate imza basıyorlar; elbette o hakikat güneş gibi zâhir olur. Şüphe eden divane olur.Evet, bir

Risale-i Nur'dan

İmanın devamlı kalmasının sebepleri

"İmanın, bizde baki, devamlı kalıp çıkmamasının şartı ve sebebi altıdır."Sual: Bir Müslümanda, imanın devamlı kalmasının ve bu imanın devam etmesinin, sebepleri, şartları var mıdır, varsa nelerdirCevap: Konu ile alakalı olarak Miftâh-ul-Cennet kitabında deniyor ki:

Osman Ünlü

Peygamber Efendimizin örnek hayatını yaşayalım yaşatalım!

Taif heyeti geldiği zaman, Müslümanların Kur'an okuyuşları, namaz kılışları, huşü ve hudu içinde ibadetleri ve İslam'ı yaşayışları kalplerini rikkate getirsin diye Peygamberimizin onları Mescidin hemen yanında misafir ettiğini biliyoruz. Bazı heyet mensuplarının, ashabın evlerine dağıtılarak misafir edilmelerinde, 'halin konuşması' Müslümanların gerek aile hayatlarında,

Yaşar Değirmenci

Hizmetkârlar ve hademeler

Bizler, Risale-i Nurları okuyarak, anlayarak Kur'ân'ın istediği ve emrettiği şekilde iman, Kur'ân ve İslâmiyetin neşrinde ve ilânında hizmetkâr olmayı arzu eden, kabul eden ve bu yolda bulunanlar olarak; büyük bir mesuliyeti omuzlarımıza yüklenmiş bulunuyoruz.Bu azîm ve kudsî hizmet, daima yanında, yerinde ve hedefinde Allah'ın avn ü inayetini ister, arzular ve bekler.

Rifat Okyay

Orta Çağ İslam Filozofu: İbni Sina

Elbistan'dan Cemal Özkaya: "Felsefenin en mükemmel ferdleri ve o silsilenin dâhîleri olan Eflâtun ve Aristo, İbni Sina ve Farabî gibi adamlar, "İnsaniyetin gayetü'l-gâyâtı, teşebbüh-ü bilvacibdir, yani Vacibü'l-Vücud'a benzemektir" deyip, Firavunane bir hüküm vermişler ve enaniyeti kamçılayıp1..."Ey arkadaş! Şimdi hayali baştan çıkar, aklı kafaya geçir.

Süleyman Kösmene

Öteki istiyor; ama ben istemiyorum!

Cenab-ı Hakk kâinat ağacını yaratıp, onun; çiçek, yaprak mesabesindeki canlı-cansız bütün varlıklarını da vücuda getirdikten ve o ağacın en son neticesi, meyvesi olan insanı da yarattıktan sonra, malûm hadise ile bütün meleklerin insana secde etmesini (Cenab-ı Hakk'ın büyüklüğünü tasdik etmek için) istemiş, meleklerin hepsi bunu kabul ettikleri halde, bir tek şeytan, Cenab-ı Hakk'ın bu emrine

Osman ZENGİN

Heybetli, cesur ve vakarlı bir zât...

Şam'da yetişen büyük velîlerden Alî el-Harîrî hazretleri, 1247 (h.645) senesinde Şam'da vefât etti.Hâl ve kerâmet sâhibi, cesur, vakarlı bir zâttı.Moğol istilâsı sırasında bir grup Moğol askeri, Şam civârına gelmişti.Zulüm yaptılar.Eziyet ettiler!Alî el Harîrî bunu gördü.

Abdüllatif Uyan

Siyasette dinî hamiyetin ölçüsü

Geçen yazımızda Üstad Bediüzzaman'ın Sünühat adlı kitabında işaret ettiği ve müspet olarak gördüğü, Hz. İsa'nın (as) hakikî dininden beslenen ilim, sanat ve teknoloji buluşlarıyla, demokrasi, adalet ve hürriyetler gibi evrensel değerleri yaygınlaştırmakla insanlığa hizmet eden birinci Avrupa cereyanını incelemiştik.Bu yazımızda aynı kitapta geçen, aradan 100 küsur yıl geçmiş olmasına

İbrahim Ersoylu

Ali Nar Hoca'nın dinlerarası diyalog fitnesiyle mücadelesi

Ali Nar Hoca, Dinlerarası Diyalog ve bu fikrin Türkiye'deki savunucularıyla fikir kavgasını hep diri tutmuş; 2006 yılında yayınladığı "Dinlerarası Diyalog Fitnesi" kitabı ve 2008 yılında birlikte çıkarttığımız "Doğru Yorum" gazetesiyle, İslâm'ın tek din olduğu, Yahudi ve Hristiyanlarla diyalog yapılamayacağını

Siyami Akyel

Sevgilinin huzurunda-2

Sen tebliğ peygamberiydin. Konuşurken her bir kelime sanki mübarek dudaklarından mücessem bir nur kütlesi olarak çıkar ve kalplere yerleşirdi. Tane tane konuşmalıydın ki; onları bize Ebu Hureyre'ler aynen aktarmalıydı. Sen de öyle yaptın. Aişe annemiz diyorlar, "Rasulallah tane tane konuşur, bir kimse saymaya kalksa sayar ve ezberlerdi. Yani peşi peşine alelacele hızlıca konuşmaz,

Ömer Arif

Ebu Zer'in bir mahalleye etkisi

Önderimiz ve örneğimiz, Sevgili Peygamberimizin birçok özellikleri var. En önemli öze­liklerinden bir tanesi, her insanı kabiliyetlerine göre değerlendirmesidir. "Aman Ebuzer, (Allah ondan razı olsun) sakın devlet başkanlığı isteme" demiş. Birkaç gün önce bir dostum telefon ederek, "Uzun zamandır kendi kabrimi görüyorum.

Mahmut Toptaş

Çocuğunuza beddua etmeyin! Asıl göreviniz onu düşerken tutmak

Hayatta bazı benzetmeler vardır ki anlatılmak isteneni uzun uzun açıklamaya gerek bırakmadan tek başına gözler önüne serer. Bunlardan biri de intihar girişimlerinde itfaiye ekiplerinin açtığı kurtarma battaniyesidir. Yüksekten düşecek bir insanın betona çakılmasını engellemek için açılan o battaniye, aslında ailelerin ve toplumun gençlere karşı nasıl davranması gerektiğini anlatan güçlü bir semboldür.

Nureddin Yıldız

Sultan 2. Selim'in kurtardığı Hristiyan vaiz

Adam Neuser (1530- 1576) tarihlerinde yaşamış Hristiyan bir vaizdi. Alman düşünür Lessing bu kişi ile ilgili bir eser yazar. Zira Adam Neuser etkili reformcu Luterci bir vaizdi. Ve bu vaiz Hristiyan vaiz 16. yüzyılda Hristiyanlıktan İslam'a geçti. Adam Neuser 1530 yılında Schwaben'de doğdu. İslam'ı inceledi. Luther'in reformcu ekibindeyken Hz. Muhammed'i

Nihat Hatipoğlu

"Zikreden kimsenin kalbi parlar;nûru artar"

"İyi biliniz ki, kalpler, Allahü teâlânın zikri ile itmînâna, râhata kavuşur."Alvân Hamevî hazretleri büyük velîlerdendir. 1468 (H.873) senesinde doğdu. 1530 (H.936) senesinde Suriye'de Hama'da vefât etti. Şâfiî mezhebinden ve Şâziliyye tarîkatındandır. Memleketinde, zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Tasavvuf yolunu, Seyyid Ali bin Meymûn Magribî'den öğrendi. Bir vaazında şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

"Yalan söylemeyeceğime dair anneme söz verdim"

Abdülkadir Geylani hazretlerine "Bu yolda temeli ne üzerine attınız Hangi ameli esas aldınız da böyle yüksek dereceye ulaştınız" diye sordular...Bugün, büyük âlim ve velî Abdulkadir Geylani hazretlerinin vefat yıl dönümüdür. Bir nebze de olsa o mübarek zattan bahsederek köşemizi ziynetlendirmek istedik efendim...Abdülkadir

Ahmet Demirbaş

ALLAH'IN NİZAMI İSLÂM (55)

4- Hz.Peygamber Liyakât ve Ehliyete önem verirdi *Hz. Resûlellah (sav) liyakât ve ehliyete çok önem verirdi. Hz. Peygamber, devlet işlerinde; akrabalık, sosyal statü ve hatır-gönülden ziyade, liyakât ve ehliyete önem verirdi. Hz. Peygamber devlet yönetiminde, bir kişiyi göreve getireceği zaman; o kişinin o göreve uygun, lâyık, ahlâklı, adaletli ve o makamı hak edip, etmediğini araştırır (liyakâtini) ve ona göre karar verirdi.

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Ağabey diyor ki; Ecnebi kızları bile bizim kızlarımız kadar çıplak...

Ülkemizde, maalesef ar ve hayâ buharlaşmış durumdadır. Caddelerde, sokaklarda, alanlarda "yarı çıplak" gezen kadınlar, kızlar her halde herkesi kocası sanıyor. Üzülerek görüyoruz ki, insanın gece yatmaya çekindiği açıklıktaki kıyafetle sokakta, caddede, hemen hemen her alanda sallanarak gezinebiliyorlar. Böyle bir çağdaşlık olmaz, edep yâ Hû edep. Biraz utanmak gerekmiyor mu Bu dehşetengiz

İsmail Müftüoğlu

15 Temmuz gerçekleşseydi...

Tarihî olaylarda kullanılan neden-sonuç ilişkisi, kronolojik bakış, empatik yaklaşım gibi değerlendirme metotlarının dışında Bediüzzaman'ın bize öğrettiği farklı bir değerlendirme biçimi de söz konusudur.Meseleyi kaderî cihetiyle değerlendirebilme, olaylara hikmet nazarıyla bakabilme ve gerçekleşen bir olayın tam tersi durumundaki muhtemel sonuçları dikkate alabilme yaklaşımı klasik tarihçiliğe de yol gösterici, farklı bir bakış açısıdır.

Ahmet Dursun

Tuzak Kurarken Av Olmak

Tarihteki olayları gözlemleyebilmek için teknolojiyi geçmişe götürebilseydik ne olurdu Farazi olarak söyleyelim: Mesela Bedir Savaşı'nı ele alalım. Mekke'de gazeteler ve televizyonlar yayınlanıyor ve sosyal medya mecraları paylaşım yapabiliyor olsaydı Müslümanların Mekke kervanını basmak için Medine'den yola çıktığı haberini bu kayıtlardan okuyabilirdik. Böylece o sırada nasıl

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Yolların kavşağında

Dünya yolculuğumuzla sınavdayız. Doğru veya yanlış yollar, rehberler, levha ve işaretlerle, sonuçlarıyla bildirilmiş, dilediğimizi tercihte/seçmede özgür bırakılmışız... DOĞRU-YANLIŞ tercihlerimizle sınavdayız: "Doğru" tercihte kazanıyor, "yanlış" tercihlerde kaybediyoruz. Mutlak, şaşmaz "doğru" vahiyle bildirilen, vahye

Bahaddin Elçi

"Şükreden kullarım azdır"

İçinde bulunduğumuz nimetlerin kıymetini anlayabilmek için, kabirleri, hapishaneleri ve hastaneleri ziyaret etmeliyiz!..Küçük de olsa bize yapılan bir iyiliğe, bir yardıma hemen teşekkür ederiz. Her millet kendine mahsus diliyle veya gülümseyerek memnun olduğunu bildirir. Bu insanlık gereğidir."Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır"

M. Said Arvas

"Din"in anlamı nedir

Dinin neliği ve geleceğine dair toplumda gerek popüler gerekse daha entelektüel düzlemde tartışmalar yapılmaktadır. Bu tartışmalar dinin gerekli olup olmadığından başlayarak dindarlığın problemlerine ve dinin geleceğine kadar uzanmaktadır. Özellikle son iki konu daha yüksek düzeyde konuşuluyor görünmektedir. Günümüzde teknoloji ve dijitalleşmenin artışı özellikle dinin geleceğine

Prof. Dr. Mustafa Tekin

İman hizmetinde mazeret olmaz

Toplum hayatı içinde birçok vazifeleri yapmak durumunda olan bazı insanlar, yapısındaki tembellik ve ihmallerden dolayı mazeret üreterek, yapması gereken işleri aksatırlar. Bu aksamalar ise, nice arızaların doğmasına sebep olur.Vazifeler içinde en önemli ve en hayatî olanı ise, insanların ebedî hayatlarını kurtarmaya vesile olan iman hizmetleridir. Her insan için cihan saltanatından daha değerli olan bu hizmet asla mazeret kabul etmez. ünkü, bunun telâfisi çok zordur.

Sami Cebeci

Dinî öğretiyi barışçıl bir bakışla yorumlamak

İlâhiyat alanlarıyla uğraşanlar kaynaklara, tarihsel birikime, özellikle de normatif metinlere toplu olarak bakar, hepsini önce o metinlerin oluşmuş bulunduğu şartlar içinde anlamaya çalışırlar; sonra da o birikimi içinde yaşadıkları çağın gerçekleriyle, talep ve ihtiyaçlarıyla buluşturarak en doğru anlama ulaşırlar; daha doğrusu öyle yapmaları gerekir.Her Müslüman bilim

Mustafa Çağrıcı

Akidemiz ve siyasetimiz

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Tevhit ve şahadet kelimesi mümin ve Müslüman olmanın temel şartlarındandır. Bu iki kelime; İslam dininin bir hayat nizamı olarak Allah tarafından gönderilmiş olduğunu kabullenmeyi, ferdi, cemiyet

İsmail Hakkı Akkiraz

Dünyada yapılaniyilikler, âhirette nasıl işe yarar

Allahü teâlânın Peygamberine tâbi olmayanların yaptığı her iyilik, dünyâda kalır ve âhiretin harap olmasına sebep olur.İslamiyet; yeryüzündeki bütün insanların, dünya ve âhiretin efendisi ve bütün insanların her bakımdan en yükseği ve en iyisi olan, Muhammed Mustafâya "sallallahü aleyhi ve sellem" tâbi olmasını

Hasan Yavaş

Üstad ile hayalî bir hasbihâl (2)

CÇ: Selamün Aleyküm Üstadım. İzninizle kaldığımız yerden devam etmek istiyoruz.Kendi içimizde yaşamadığımız hakikatler dışarıya da tesir edemiyor. Bu manada lisan-ı hâlin sözden çok daha önemli tespitiniz bugünde geçerliliğini koruyor. Anladığım kadarıyla mevzu o kadar derin ki bütün dünyanın İslâmla olan rabıtasına doğrudan tesir ediyor. Bu konuyu daha iyi anlamak için başka bir tespitinizi paylaşmanızı rica ediyoruz.

Cenk Çalık

Geleceğin İnşası: Çocuk ve Din Eğitimi

Çocuğun iç çevresini oluşturan inanma yeteneği onu saran dış çevre tarafından özenle eğitildiği nispetle bilinçli düşünme ve davranış şeklini alabilir. İslâmda dine yönelme istidadı olarak kabul edilen fıtrat, çok özel bir kabiliyet olarak insana verilmiştir. Fıtratın iyi ve doğru şeklinin muhafazası ve devamı ise sosyal bir varlık olan insanın yetiştiği muhit ile doğrudan alâkalıdır. Sorumluluk bilinci ve En Güzel Miras

Süleyman Gülek

Son yolculuğa hazır mısın

İnsan hayatı baştan sona bir yolculuktur. Sabah evden iş yerine giderken de bir yolculuktayız, bir dostu ziyaret ederken de.Kimi zaman bir şehirden başka bir şehre, kimi zaman da bir hâlden başka bir hâle geçeriz. Fakat bütün bu yolculukların ötesinde, bir gün mutlaka çıkacağımız ve dönüşü olmayan bir yolculuk daha vardır ki o da dünya menzilinden berzah âlemine yapılan ebedî yolculuktur.

Rüstem Garzanlı

Sevmek üzerine...

Sevgi, muhabbet her insan ve hayvanda şefkat ve merhametin sonucu ortaya çıkan bir duygudur.Sözlük anlamına bakarsak, sevgi, insanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi, bağlılık ve derin şefkat göstermeye yönelten, en temel ve olumlu duygulardan biridir. İnsanlar, bazı şeyleri sever bazılarını sevmez. Her insanın sevdiği nefret ettiği şey farklıdır.

M. Fahri Utkan

Mehter ve Cihad-ı Ekber

Dünyaları feth eyleyen ecdâdımız el-hak / Âdil idi hıfz eyler idi Hakk-ı ibâdı Allâh yoluna ceng edelim şân alalım şân / Kur'ân'da zafer va'd ediyor Hazret-i Yezdân. Bu anlamlı mehter marşını anlamak için bazı açıklamalarda bulunmaya ihtiyaç var: "Gâfil ne bilir neşve-i pür-şevk-i vegâyı"

Abdullah Yıldız

Ülkemizde pek çok velî vardır

Güzel ülkemizde ve diğer İslâm ülkelerinde de pekçok evliyâ vardır. Mesela Ankara anıldığı zaman ise, Hâcı Bayrâm-ı Velî ve Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazerâtı hâtırlanır...Bildiğimiz üzere, Kur'ân-ı Kerîm'de meâlen: "Biliniz ki, Allahü teâlâ'nın evliyâsı için azâb korkusu yoktur. Ni'metlere kavuşmamak üzüntüsü de yoktur"

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Meşveretin ruhu, meşveret-i şer'iyedir - Meşveret, Şûrâ ve Şahs-ı...

Evet, Kur'ân-ı Kerîm'de Rabbimiz, akletmeyi, tefekkür etmeyi, ibret almayı, bilgiyi, hak ve hakikati taharri etmeyi, hakikati taallüm etmeyi, cehâletten kurtulmayı, hususan "Hem âyât-ı Kur'âniye, başlarında ve âhirlerinde, beşeri aklına havale eder, "Aklına bak" der. "Fikrine, kalbine müracaat et, meşveret et, onunla görüş ki, bu hakikati bilesin" diyor."1 ifadeleriyle meşveret etmeyi ve istişareyi emrediyor.

Abdülbaki Çimiç

Kurtuluşun adı: Nebevî eğitim

Kur'ân'ın ilk emri "Oku!"dur. (Alak, 96/1) Fakat bu okuma, sadece harfleri okumak değildir. Bu okuma; insanın kendini, dünyayı ve hayatı Yaratan'ı tanıyarak okumasıdır. Bu yüzden İslâm'da ilim, kuru bilgi değildir;imanla birleşmiş bir idraktir. Kur'ân buyurur: "Allah, iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir." (Mücâdele, 58/11)

Hüseyin Demir

Şiirde siyasal rant, sığ sular ve melâlsiz inilti

Türk edebiyatı tarihine baktığımızda kimi şairlerin, şiirlerinden çok; daha doğrusu, şiir tekniği, imgelem, fikrî-hissî derinlik ve genişlik, dilin sınırlarını ve imkânlarını zorlamak, hatta âhenk bakımından değil de bir 'propagandist' bir 'ideolog' ya da 'hürriyet sembolü' vb. olarak tanımlandığı görülür. Örneğin Namık Kemal, bir 'vatan', 'hürriyet'

Alaattin Karaca

Tek sütunla medeniyet kurulmaz

İslâm dini, bir medeniyet potansiyeli taşıdığını geçmişte ispat etmiş. Acaba İslâmın "ruh-u aslî"sini incitmeden, Kur'ân'dan ilham alarak, bütün insanlık için yeni bir medeniyet inşası mümkün müİlimde, eğitimde, ahlâkta, mimarîde, edebiyatta, musikide, ticarette öncülük eden İslâm dini bugün yeni bir medeniyete ilham kaynağı olamaz mı Bugün Müslümanlar

M. Said Zeki

Üsve-i hasene

Resûlullah (asm), hanımları ile arasındaki muhabbetin artmasını temin edecek davranışlara son derece önem verirdi.Peygamber Efendimiz sabah ve ikindi namazlarını kıldıktan sonra her gün zevcelerini teker teker ziyaret eder ve hâllerini hatırlarını sorardı.1 Peygamberimizin, hanımlarını dinlendirmek ve rahatlatmak için onlara bayram şenliklerini bizzat seyrettirdiği de vâkîdir.

Halil Elitok

Yurt dışı gezilerinde nelere dikkat etmeli

Yaz aylarında Türkiye'den Avrupa'ya gezi amaçlı seyahat için ciddi bir ilgi var.Bir taraftan aile turları, bir taraftan öğrenci turları derken yaz dönemlerinde Avrupa ülkelerinde, şehirlerde Türkiye'den gelen yoğun topluluklarla karşılaşıyorsunuz. Tabiî ilgili şehirler de kendilerini bu topluluklara hazırlamışlar ki, gelen topluluğa göre o dilde espriler, müzikler tercih ediyorlar. Bu da haliyle o ülkeye, o şehre ısınmayı kolaylaştırıyor.

Sebahattin Yaşar