En büyük kayıp: Allah'ı unutturan insanlarla geçen bir ömür

İnsan hayatında birçok kayıp yaşar. Kimi malını kaybeder, kimi makamını, kimi sağlığını, kimi de en sevdiklerini... Fakat bütün bu kayıpların telafisi bir şekilde mümkündür. Mal yeniden kazanılabilir, makam geri elde edilebilir, sağlık kısmen de olsa geri dönebilir. Ancak öyle bir kayıp vardır ki, onun telafisi dünya ile sınırlı değildir. O kayıp, insanın Rabbini unutmasıdır. Daha da acısı,

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Asr-ı saadetten bu yana gelip geçen müceddidler

Müceddidlerin 1.si, Resûlüllahın Halîfesi olan Abdullah Ebû Bekr-i Sıddîk bin Osmân Ebî Kuhâfe (radıyallahü anhümâ) hazretleridir.Geçen haftaki 2. makâlemizde, Yeni İstiklâl Gazetesi'ne (Sayı: 270, 12 Ekim 1966) "Müceddid"lere dâir sorulan bir suâlin cevâbından bir kısmını,

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Kabîle reîsinin kızı​ âşık oldu...

Yûsüf bin Hüseyin Râzî hazretleri, Rey şehrinde yaşadı.915 (H.304) yılında vefât etti.Seyahatlerinden birinde Arabistan'da bir kabîleye uğradı. Kabîle reîsinin kızı, onu görüp âşık oldu.Bir yolunu buldu.Ve yanına geldi.Yûsüf bin Hüseyin yalnızdı o saatte.

Abdüllatif Uyan

Hicri yeni yıl

Muharrem ayının birinci gecesi, Müslümanların kameri yılbaşı gecesidir. Süal: Mübarek gün ve gecelerin bulunduğu Hicri takvimde, yeni yıl ne zamandır, hangi aydadır, önemi nedirCevap: 16 Haziran 2026 Salı günü, Muharrem ayının ve Hicri yeni yılın ilk günüdür. 1447 hicri

Osman Ünlü

Gelin okuyalım!

Payamlı Yeni Asya Tesisi sizi bekliyor.Yemeden ve içmeden nasıl yaşama imkânımız yoksa... Okumadan da manevî hayatımızın gıdasız kalacağını ve ölüme mahkûm olacağını hiç aklımızdan çıkarmayarak... Bu yeter mi Aklımızın bu tespitini kalbimiz tasdik ediyor. Vicdanımızın içine siniyor. Gözümüz, kulağımız, dilimiz okumaya elverişli elhamdülillah. Zihnimiz, hafızamız, muhayyilemiz okuduğumuzu algılayacak kudrette.

Süleyman Kösmene

Aşere-i Mübeşşere ve ilim-amel- ihlâs...

Isparta ve Denizli mahkemesi ehl-i vukufun raporunda, medâr-ı nazar olmuş ve itirâz edilmiş bir mesele:"Risale-i Nur şakirdleri ehl-i cennet olacakları ve iman ile kabre girecekleri" cihetidir. Aşere-i mübeşşereden başka şahsıyla ve ismiyle bu fazîlete kimse yetişemez." diye bir nevi itirazına karşı deriz: Bu meselede şahıs, ismiyle tayin edilmemiş, yalnız kuvvetli işâretlerle

Abdülbaki Çimiç

Gençlik, güzel ve şirin bir vasıta-i hayrattır

Sonra, herkesi zevaliyle ağlatan ve herkesi kendine meftun ve müştak eden ve günah ve gafletle geçen ve geçmiş gençliğime baktım.O güzel, süslü çarşafı (elbisesi) içinde gayet çirkin, sarhoş, sersem bir yüz gördüm. Eğer mahiyetini bilmeseydim birkaç sene beni sarhoş edip güldürmesine bedel, yüz sene dünyada kalsam beni ağlattıracaktı. Nasıl ki öylelerden birisi ağlayarak demiş: "Leyte'ş-şebâbe..."

Risale-i Nur'dan

Kriz Aynasında İslam Dünyası: Güç Mücadelesi mi, Vicdan Uyanışı...

Büyük düşünürlerin işaret ettiği temel gerçek şudur: Toplumun çürümesi, bireyin iç dünyasındaki çözülmeyle başlar. Kalp zaafa uğradığında fikir savrulur; fikir savrulduğunda siyaset sertleşir; siyaset sertleştiğinde adalet kaybolur. Bir toplumun en büyük zafiyeti askeri eksiklik değil, hakikat duygusunun aşınmasıdır. Bugün Müslüman toplumlarda görülen tablo da budur: Mezhep

Hüseyin Demir

Allahü teâlânın öyle kulları vardır ki...

"Allahü teâlânın gâib hazînesinde senin bilmediğin hususlar vardır..."Şeyh Alâeddîn Harezmî hazretleri büyük velîlerdendir. On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda Türkistan'ın batısında Harezm'de yaşadı. Günlerce oruç tutar, geceler boyunca ibâdet ederdi. On beş sene boyunca sırtını yere koyarak uyumamıştı. Nice günler geçerdi

Vehbi Tülek

Ahmet Rasim'in hatıralarındaki Türk matbuat ve edebiyat hayatı:...

Geçen hafta Ahmet Rasim'in "Muharrir, Şair Edib" (Haz. Özgür İldeş, Cümle Yay. 2016) adlı hatıra kitabından söz etmiştim. Ahmet Rasim, bu eserinde Dârüşşafaka'da okuduğu 1870'li yılların ikinci yarısından başlayarak 1890'lı yıllara değin süren bir dönemi, o dönemdeki eğitim hayatına, matbuat ve edebiyat dünyasına dair gözlemlerini, tanıklıklarını anlatır. Bu yıllar,

Alaattin Karaca

Buyurun hicret yürüyüşüne

İnkârlardan imana Şüphelerden yakıyne İsyanlardan itaate Günahlardan sevaplara HİCRET Nefretten sevgiye Başıboşluktan çalışmaya Eli boşluktan hediyeye Cimrilikten cömertliğe HİCRET Aşağılamaktan yüceltmeye Alaya almaktan ciddiye almaya

Mahmut Toptaş

Eğitimi ABD etkisinden kurtarmanın yolu

Eğitim sistemindeki ABD ve Batı etkisi, yabancı uzman raporlarında görülmektedir. 1933 yılında ABD´den gelen ilk heyet "Türkiye´nin İktisadi Bakımdan Umumi Bir Tedkiki" başlığıyla altı ciltlik rapor hazırlamış, raporun altıncı cildinin ikinci bölümü Türk eğitim sistemine ayrılmıştır. Türk eğitim sistemi hakkında ABD menşeli başka bir

Siyami Akyel

Ağabey diyor ki; Yalancının mumu devamlı yanmaz

Siyasetimizdeki menfi görüntüler, tabanımızı ziyadesiyle üzmektedir. Ayrıca TV ekranlarından ufunet saçılmakta, böylece her türlü ahlaksızlık alkışlanmaktadır. Maalesef siyasi ahlak, ahlaksızların elinde oyuncak haline geldi. Böyle bir toplumun ilânihaye payidar olması düşünülemez. İnsanlar işledikleri kötülüklerden asla utanmıyor ama her nedense iyilik yapmaktan utanıyor. Çünkü utanmayanların

İsmail Müftüoğlu

Yeni bir hicrî yıla girerken!..

Bir takvim yaprağının daha değişmesi, çoğu zaman sıradan bir zaman geçişi olarak görülür. Ancak hicrî yılbaşı, Müslümanlar için bundan çok daha derin mânâlar taşır. Çünkü hicrî takvimin başlangıcı, insanlık tarihinin en büyük dönüm noktalarından birini teşkil eden Hicret-i Nebeviyye hâdisesine dayanır. İslam'ın ilk yıllarında Müslümanlar Mekke-i mükerremede ağır baskılar,

Mehmet Can

"Kelimeler" içeriden haber verir

Biz eğitimciler için "başlamak" ve "bitirmek" kavramları önemlidir. Daha da önemlisi, dönemin bir "nasıllık" muhasebesini yapmaktır.Şimdilerde meslek sahibi olmuş pek çok öğrencimizle zaman zaman karşılaşırız. On yıllar öncesinden sizin unuttuğunuz, onların hiç unutmadığı hatıralar paylaşırlar. Geçenlerde birisi, "Hocam birinci sınıfta idik, siz bize, kitap

Sebahattin Yaşar

Müslümanın Hicreti ve Hicret Şuuru

"Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadet. Düşmanlarım bana ne yapabilir ki. Ben cennetimi yüreğimde taşıyorum" diyen Allah Dostları "hicret ruhu" taşıyan muhacirlerdi. Hz. Adem'den, sapkın bir toplumdan hicret edip yepyeni bir toplum temeli atan Hz. Nuh'a. Muhacirlerin atası Hz. İbrahim'den, gerçek

Yaşar Değirmenci

Değer mi

"Bu Kur'an indirdiğimiz mübarek kitaptır. Bu Kitaba tabi olun, emirlerine bağlanın ve Allah'a ittika edin ki, merhamet edilirsiniz." (Enam;6/155) Ayette görüldüğü gibi Kur'an gibi muazzam ve mübarek kitaba tabi olunması emredilmektedir. Bu sayede de insanın merhameti hak edeceği bildirilmektedir. Rabbimiz, rahmeti ve hikmeti ile yarattığı kullarının

İlhan Oral

Allah'ın Nizamı İslâm(41)

1-DEVLETSİZ OLMAZ *İnsan sosyal bir varlıktır ve yalnız başına yaşayamaz. Çünkü fıtratı buna müsait değildir. İnsanın ihtiyaçları çok çeşitli ve fakat ihtiyarı ve kabiliyetleri azdır, tek başına ihtiyaçlarını karşılayamaz. Ancak biri diğerine yardım ederek ihtiyaçlarını karşılayabilir. Bu yüzden insanlar topluluklar halinde yaşamaya mecburdurlar.

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

İlim, ihlâs ve tebliğ

ŞİİRFarzdan önce farz ise akıldır ve ılımdır, İlimlerin şâhıysa Allah'a inanmaktır, İman-ı billah ilmi, hem marifetullahtır, Bu iki ilim ise ilimlerin şahıdır. Farzın içinde farz ise ubudiyet, ihlâstır, Kulluğunu fark edip mûtî bir abd-i hastır, İhlâsla olan amel, hep kabule karîndir,

Mehmet Kovancı

Üç hal üzerine

Bu başlık Auguste Comte'un Üç Hal Yasası'nı hatırlatabilir, yeri gelmiş iken kısaca temas edip asıl konuya geçeyim. Bu yasa /teori, insan zihninin, toplumların ve bilgi türlerinin tarih sürecinde Teolojik (Dini), Metafizik (Felsefi) ve Pozitif (Bilimsel) olmak üzere birbirini izleyen üç evreden geçtiğini öne sürmekte idi. Tarihin sonu tezi gibi Comte da insanlığın

Hayrettin Karaman

Gerçek huzur...

Teknoloji ilerledi, imkânlar arttı. Fakat buna rağmen huzursuzluk, depresyon, stres ve yalnızlık her geçen gün çoğalıyor.İnsan, ruh ve bedenden ibaret bir varlıktır. Bedenin yemeğe, suya ve dinlenmeye ihtiyacı olduğu gibi; ruhun da imana, ibadete, güzel ahlaka ve huzura, ihtiyacı vardır. Ruhun gıdası; Allahü teâlâyı anmak, Ona kulluk etmek, haramlardan sakınmak ve insanların gönlünü incitmeden yaşamaktır.

Salim Köklü

Yeni Yüzyılda Dünya

Dünyanın mevcut rotasını iyi okumak, geleceğe doğru projeksiyon geliştirmek ve değişimlerin yönünü belirlemek açısından öncelenmesi gereken bir durumdur. Öncelikle küresel aktörlerin kendileri açısından daha kontrol edilebilir bir dünya veya evcilleştirme hedefleri bir yandan daha otoriter bir dünyayı sonuçlamakta, diğer yandan dünyanın geri kalanı için daha sefil bir yaşam biçimini beslemektedir.

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Milân Dağı'ndan, Süphan Dağı eteklerine bir yolculuk

Kurtalan'ın Güneyinde bulunan Milan Dağı'nın eteklerinde, rüzgârın kayalara çarparak eski zamanlardan haber verdiği o coğrafyada, göçebe bir hayatın izleri hâlâ canlıdır. Mağaralar, kıl çadırlar ve taş duvarlı geçici barınaklar. İnsan ile tabiatın iç içe geçtiği bu sade fakat derin hayat, asırların süzülmüş tecrübesini taşır.Kış ayları bastırdığında, bu göçer aileler hayvanlarıyla

Rüstem Garzanlı

Korkulara karşı

Kudsî ve çok büyük bir manevî define olan hizmet-i imaniye çok kuvvetli, çok zeki, çok bilgili ve becerili olmak ile değil ancak sırr-ı ihlâs ile devam ediyor.Omuzlara ihsan-i İlâhî olarak konulan bu manevî hizmet yine bir ihsan-i İlâhî olarak kazanılan ihlâs sayesinde taşınabiliyor. Elbette insan en sevdiği şeyin üzerine titrer, onu korumak ve devam ettirmek ister. En kıymetli değerine zarar

Hasan Koç

Barla hayali

Risale-i Nur Külliyatı'nı uzun yıllardır defalarca okudum; hâlâ da okumaya devam ediyorum. Bu aralar da Bediüzzaman'ın saff-ı evvel talebelerinden Barla Sadıklarının hatıralarını okuyorum. Akılla izah edilmeyecek fedakârlıkları okudukça hayranlığım bir kat daha artıyor.Hatıra sayfaları arasında gezinirken birden kendimi hayalen 1930'lu yılların Barla sokaklarında buldum.

Misbah Eratilla

Yönetim kavramları

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Yönetmek de, yönetilmek de fert ve tolum için doğal ve gerekli olan bir vecibedir. Ve bu yönetmeyi ve yönetilmeyi tanımlayan bazı temel kavramların olduğunu da bilmek gerekir. Bu kavramlardan bazılarını burada ele alalım

İsmail Hakkı Akkiraz

Kibir, geçimsizlik ve sıkıntıların kaynağıdır

Toplumdaki bütün geçimsizlik ve sıkıntıların kaynağında kibir vardır. Aklı olan, kendini ve Rabbini tanıyan, hiç kibredebilir miDin büyüklerimiz buyuruyorlar ki: "Kibirden sakının. Topraktan yaratılıp, yine toprağa dönecek olan bir varlığın kibirlenmesi, kendini beğenmesi ne kadar anlamsızdır. Aklı olan, kendini ve Rabbini tanıyan, hiç kibredebilir

Ahmet Demirbaş

Başkalarının günahına ağlamak

Başlık, benim için yanlış oldu, aslında "kendi günahına ağlamak" olmalıydı ama madem ki bu başlık yazıldı, devam edelim.Gıybete girmemesi için isim zikretmeyeceğim. Personelim aradı, dükkâna alışveriş için gelip de selâm söyleyen eski bir komşum ile telefon görüşmemizin ardından bu hatıralık yazı günahkâr dünyamda çok önemlidir. "Yapma,

Mehmet Çetin

Orta Çağ karanlığı nedir

Şeriatı kafa ve kol kesmek diye niteleyenler Orta Çağ Avrupa'sına bir defa baksınlar, utanmaları varsa utanacaklardır. Şeriatın lügat karşılığı cadde yâni yoldur. Istılah olarak toplu din kurallarıdır. İngilizcenin en saygın lügatlerinden "Redhose"da şeriat; Canoncial law (ana kânun), şeriatçı ise "The official in the Office of the şeyhulislâm an upholder of

Prof. Dr. Osman Kemal Kayra

İktidar ve Kemalizm

Kemalizm; içinde demokrasi, adalet, insan hak ve hürriyetleri, hür meclis, tarafsız yargı ve hür basının bulunmadığı, tek kişinin görüşlerinin Anayasa, kanunlar ve polis zoruyla topluma zoraki dayatıldığı, dinin ve manevî değerlerin sosyal hayatın dışına çıkarılması gerektiğini savunan bir ideolojidir.Ülkemiz, 1923-1950 arası dönemde tek parti-tek adam rejimiyle bu ideoloji ile katı bir şekilde

İbrahim Ersoylu

Veda Hutbesi'nden günümüze uzanan mesajlar

Bismillahirrahmanirrahim. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, vefatından yaklaşık üç ay önce yaptığı ilk ve son hac olan Veda Haccı sırasında, Arafat'ta ümmetine tarihin en önemli konuşmalarından birini yaptı. Müslümanlar için Efendimiz'in her sözü kıymetlidir; ancak Veda Hutbesi, onun 23 yıllık peygamberlik hayatının özeti

Nureddin Yıldız

Çocuğa güzel ahlak kazandırmak

Peygamberimiz'in buyurduğu gibi; her doğan, İslam fıtratı üzere doğar. Artık sonrası aile, çevre ve okula kalmıştır. Çocuk, süt emmekten kesildikten sonra özel bir merhaleye girer. Fıtratının temizliği sebebiyle taklit ederek gördüklerinin benzerlerini yapmaya meyillidir. Bu meyil ile çocuk, kolayca şekil verilen bir hamur gibidir. Çocuğun içinde bulunduğu bu dönemi, "Onun aklı ermez, anlamaz küçücük bir çocuk" diyerek hafife almamak gerekir.

Ömer Arif

Müceddid kimdir (1)

Zaman zaman "Filânca zat asrımızın mücedididir." şeklinde sözler duyuyoruz. Hemen her mezhep ya da meşrep müntesibi, asrın müceddidinin kendilerinden çıktığını iddia ediyor. Peki kimdir müceddid Bu yazımız, bu sorunun cevabına dair bilgi içerikli olacak. İnşallah haftaya da bu bilgilerin tahlilini ve konuyla ilgili kanaatlerimizi içeren bir yazı paylaşacağız. Resûl-i

Mahmut Ay

Allah şah damarından yakındır

Gerçek şu ki insanı biz yarattık. Ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını da çok iyi biliyoruz. Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız. Onun (insanın) sağında ve solunda oturmuş iki kayıtçı melek, onun her söz ve davranışını yazmaktadır. İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında gözetleyen ve yazmaya hazır bir melek bulunmasın.

Nihat Hatipoğlu

Tarihte iz bırakanlar

Bu azimleri kendilerine ve sevenlerine aşk ve şevk aşılarken, mutluluk kaynakları olurken hasımlarının ise onlara karşı kin ve nefretlerini arttırmıştır. Bu sebeple tarihin kara sayfalarında is bırakanlar onların iyilik namına her adımlarını nefretle takip edip takoz olmuşlar. Hayra takoz olanlar hayatı sadece bu dünyadan ibaret sanıp ebedi âlem ahirete önem vermediklerinden

Nusret Reşber

Eğtitimin amacı

Okullarımızın tatile girrmeye hazırlandığı ve özellikle de son sınıf ögrencilerimizin de mezun olma aşamasında olduğu ve daha da önemlisi öğrencilerimizin üniversiteleri bitirdikten sonra işsiz ya da işi beğenmeyip istemeyerek çalışmak zorunda kaldıkları bir gerçekle karşı karşıya bulunduğumuz bir zaman diliminde konunun önemini kaybetmemiş ve güncelliğini koruyor olması nedeniyle geçmiş yıllardaki

Mehmet Şerif Cebe

Zekâtla imtihan -2

Tahsildarlar, Salebe'nin yanından ayrılıp, Sülemî'nin yanına vardılar. Sülemî, sadaka ve zekât hakkındaki yazıyı dinledikten sonra, develerinin en iyisine baktı ve onu sadaka ve zekât olarak ayırıp teslim etmek üzere tahsildarları karşıladı.Tahsildarlar zekât için ayrılan deveyi gördükleri zaman: "Senin bunu vermen gerekmez! Biz bunu senden almayı istemiyoruz!" dediler. Sülemî:

Ahmet Özdemir

Okuyalım, okuyalım ve okuyalım!..

Bazı konular vardır ki hiç değerini kaybetmez; daima faydaların ve iyiliklerin yanında yer alırlar. Onları anlatır, ifade eder ve insanlara ulaştırırlar.Asrın muazzam tefsiri olan Risale-i Nurlar da bu kıymet ve fayda dairesinin içerisindedir. Evet, Risale-i Nurlar Müslümanlar ve bu asrın garip insanları için çok kıymetli bir Kur'ân tefsiridir. Ancak bu tarif ve tanıtım cümleleriyle iktifa edilmemelidir.

Rifat Okyay

Gurbetteki yolcularız

Tevhid/kulluk/hilafet/ıslah, adalet ve imar görevleriyle sınav için çıkartıldığımız bu sıkıntılı, engebeli yolculuğumuzda; önümüzde, biri doğru/hak, diğerleri de yanlış/batıl yollar ve onlara çağıran rehberler, yollarda işaretler, levhalar var... Güvenliğimiz için, "doğru" tercihler yapmak sorumluluğumuz var. Bunun için, doğru bilgiye, doğru rehbere, öndere, örneğe muhtacız. Yanlış

Bahaddin Elçi

Dertsizlik büyük bela...

Dertsizlik, umursamazlık, vurdumduymazlık bir Müslüman'ın başına gelebilecek en büyük musibetlerden birisidir. Çünkü günahlarını dert etmeyen Müslüman tevbe edemez. Kul haklarını dert etmeyen Müslüman helalleşemez. Ahiretini dert etmeyen Müslüman salih amel işleyemez. İbadetlerini dert etmeyen Müslüman namazını huşu ile kılamaz. Ailesini dert etmeyen Müslüman çocuklarını yetiştiremez. Ümmeti dert etmeyen Müslüman harekete geçemez. Dertsiz Müslüman dua bile edemez.

Abdülaziz Kıranşal