Tribünlerin gölgesinde uyuyan toplum

Bir toplumu çökertmek için her zaman silah gerekmez. Bazen ekranlar yeter. Bazen sloganlar yeter. Bazen milyonları aynı anda meşgul eden yapay gündemler yeter. İnsanların düşünmesini, sorgulamasını, acıya yönelmesini engelleyen her araç; görünüşte masum olsa da sonuçta bir uyuşturucuya dönüşebilir. Bugün bunun en güçlü örneklerinden biri futboldur. Futbol,

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Bir çağ düşünün...

Çünkü modern insan: Bilgiye ulaşıyor ama anlamıyor Anlıyor ama yaşamıyor Yaşamıyor ama sorgulamıyor Böylece ortaya şu tehlikeli denklem çıkıyor: Bilgi var, idrak yok. İdrak yoksa yön yok. Yön yoksa istikamet yok. Ve istikameti olmayan bir toplum, kaçınılmaz olarak yönlendirilir. Parçalanmış Zihin: Hakikatin Önündeki En Büyük Engel

Hüseyin Demir

Vaktin Abdülkadirîsi

Çorum'dan Süleyman Alıç: "Sekizinci Lem'a'da geçen, Zembilli Ali Efendi'nin yaptığı 40 çeşme için verdiği cevap ile altındaki sual ve cevabın nasıl bir ilgisi var; açıklar mısınız."Gavs-i Azam'ın Kerametleri Sekizinci Lem'a, Gavs-ı A'zam Abdülkadir-i Geylânî'nin Risale-i Nur hakkındaki gaybî kerametleri

Süleyman Kösmene

Amerika'yı ne kadar biliyoruz

Amerika kıtasının veya Amerika Birleşik Devletleri'nin detayları hayatımızın önemlileri arasına girmese de; Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'ndan galip çıkmış, demokrasiyi benimsemiş, Hıristiyanlık başta olmak üzere semavî dinlere taraf çıkmış bir Amerika'nın varlığı bizi elbette alâkadar ediyor.Başta Avrupa olmak üzere dünyamızın bütün coğrafyalarından bu "Yeni Dünya"ya

Şükrü Bulut

Baharda yeryüzü bir mahşer

Acaba bütün benî Âdem'i arkasına alıp şu arz üstünde durup, Arş-ı A'zama müteveccihen el kaldırıp, nev-i beşerin hülâsa-i ubudiyetini câmi' hakikat-i ubudiyet-i Ahmediye (asm) içinde dua eden şu şeref-i nev-i insan ve ferîd-i kevn ü zaman olan Fahr-i Kâinat (asm) ne istiyor; dinleyelim:Bak: Kendine ve ümmetine saadet-i ebediye istiyor, beka istiyor, Cennet istiyor; hem mevcudat

Risale-i Nur'dan

Yusuf B.İsmail en-Nebhânî ve görüşleri

Son devrin önemli İslâm/Ehl-i Sünnet âlimlerinden Yusuf b. İsmail en-Nebhânî, 1849 yılında Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye'nin Beyrut'un Hayfa kazasına bağlı İczim'de doğdu. İlk tahsilini babası Şeyh İsmail en-Nebhânî'den aldıktan sonra ilim öğrenmek üzere 1866'da Mısır'da Câmiü'l-Ezher'e (Ezher Üniversitesi) kaydoldu ve 1872 yılında mezun oldu.

Siyami Akyel

'Kâtip Bartleby'de irade ve özgürlük sorunu

İlginç ve önemli bir öykü "Katip Bartleby" (Çev. Yusuf Eradam, Dost Kitabevi, 2000). Çünkü dünya edebiyatının bence en sıra dışı/ aykırı, dolayısıyla tuhaf anti-kahramanlarından birini konu edinir.İlk bakışta Bartleby, tüm öykü boyunca akla-mantığa uymayan bir tavrı inatla sürdüren bir meczuba benzer, hatta çoğu okur saçmaladığını düşünür. Ama Herman Melville,

Alaattin Karaca

Her şeye yeniden başlamak

Eğitimci yazarımız Sebahattin Yaşar'ın son kitabı elimize ulaştı. 143 sayfalık kitap 6 bölüm, 33 alt başlıktan oluşuyor.Akıcı üslubu ve muhtevası ilk satırlardan itibaren kitapla bütünleşmeye vesile oluyor. Bir nefeste okunan kitaplar listesine girmeyi fazlasıyla hak ediyor. Konu yenilenme olunca insanın da merakını fazlasıyla celb ediyor. Her yeni başlık ayrı fikir pencerelerini açıyor.

Cenk Çalık

Hz. Hasan'ın (ra) hilâfetten ferâgatı

Peygamber Efendimiz (asm), nakl-i sahih-i kat'î ile, ferman etmiş:"Bu iş nübüvvet ve rahmetle başladı, sonra rahmet ve hilâfet hâlini alacak, sonra ısırıcı saltanat şekline girecek, sonra da ceberût ve fesâd-ı ümmet azgınlık meydan alacak."1deyip, Hazret-i Hasan'ın (ra) altı ay hilâfetiyle, Cihar yâr-ı Güzînin (Hulefâ-i Râşidînin) zaman-ı hilâfetlerini ve onlardan sonra saltanat

Abdülbaki Çimiç

Ağabey diyor ki; Doğruyu görmemezlikten gelenler iflah olmazlar

Tüm dünya ülkelerinde, iktidarlardan şikâyet edilir. Muhalefete ise fazla söz söylenmez. Oysa iktidar ve ana muhalefet problemlere birlikte çözüm arayarak, milletin nefeslenmesini sağlamalıdır. Ancak bilmeliyiz ki; "Herkes kendi karakterine göre hareket eder." Siyaset erbabı olanlar da farklı değil. Bunlar da çözüm bulacağı yerde, iktidarı

İsmail Müftüoğlu

Zehirli akımlara kapılmamak için

Hacı Bektaş'ı Veli aşkına şarap içenler, Hacı Bektaş'ın şu fetvasına iyi kulak versinler. "Bir kuyuya bir damla şarap damlasa, o kuyunun suyunu hep çıkarsalar, yabana dökseler, o yerden ot bitse, o otu koyun yese, takva ehline o koyunun eti haramdır." (Makalat, s: 9 Hacı Bektaş'ı Veli, Prof. Dr. Esat Coşan Doçentlik tezi, Seha neşriyat)

Mahmut Toptaş

Çocuklarımızı suça sürükleyen faktörler- 2

Bu yazı serimizin geçen haftaki bölümünde; çocuklarımızı suça sürükleyen faktörlerin başında gelen; "sağlıksız aile ortamı"nı işlemiştik. Bu hafta ise, "olumsuz sosyal çevre" faktörü üzerinde durmaya çalışacağız inşaallahü teâlâ... Bir çocuğun hayatında en belirleyici etkenin aile olduğu söylenir ve bu, büyük ölçüde doğrudur. Ancak çoğu zaman gözden kaçan

Mehmet Can

Münafık şer ittifakının melanetleri (16)

*İkinci Dünya savaşından sonra ABD hızla süper güç olma yolunda ilerledi. Lakin devletler de insanlar gibi, doğar, gelişir, duraklar ve yıkılırlar. ABD, Vietnam, Afganistan, Irak, Suriye ve şimdi de İran'da trilyonlarca dolar harcayarak yıprandı. Ama Çin sessiz ve derinden kıtalara nüfuzunu yaymaya başladı. Çin uzun vadeli planlamayla teknolojiye, sanayiye, üretimin artmasına, enerji dönüşümüne ve askeri modernizasyona yatırımlar yaptı.

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Ağır cezalar ve baskı, çare değil!

Öncelikle o kaybettiğimiz insan kadındır. O kaybettiğimiz kadın öncelik ve özellikle anadır. İşte o ana olan insan başta bireyin dolayısı ile tüm toplumların esas temelidir. O öyle bir temeldir ki, başka temeller onun tamamlayıcılarıdır. Jinekoloji bilim dalında verilen bilgiler ve gelişmeler ananın ve dünyaya getireceği "ahsen'i takvim insanın"

İlhan Oral

Dünya-ahiret dengesi kuralım!

"İslam'ın yaşanmamasıyla, hayata sokulmamasıyla insanlık insanlığını kaybetti. İslam ümmetinin "Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emredersiniz, kötülükten alıkoyarsınız ve Allah'a inanırsınız. Ehl-i kitap da inanmış olsalardı elbette onlar için hayırlı olurdu; içlerinden inananlar da var, fakat çoğu

Yaşar Değirmenci

Zıtların inkılâbı: Ölüden diriye, şerden hayra

Kâinatta ve insanlık tarihinde dikkat çekici bir İlâhî kanun işler: Cenab-ı Hak, ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarır.Bu muazzam hakikat, sadece biyolojik bir değişim ve dönüşüm değil, aynı zamanda toplumların kader çizgisinde hâkim sosyolojik bir kanundur. Bazen bir zalimin soyundan bir âlim çıkarken; bazen de ilim ve irfanla yoğrulmuş bir haneden ilmin kıymeti yeterince hissedilmediğinden

Hasan Güneş

Sakın birbirinizi tenkid etmeyiniz!

Nur Talebelerinin mes'uliyeti ve sorumluğu avam-ı mü'mine göre daha fazladır.Bediüzzaman Hazretleri'nin tarifiyle biz "Risale-i Nur Şakirdleri ve Kur'ân'ın hizmetkârları, insan-ı kâmil ismine lâyık bir şahs-ı manevînin âzâlarıyız. Ve hayat-ı ebediye içindeki saadet-i ebediyeyi netice veren bir fabrikanın çarkları hükmündeyiz. Ve sâhil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i

Said Yüksekdağ

Örnek Bir Anne

Mücadelesiyle tüm annelere örnek olan Ümmü seleme (R. Anha) anlatıyor: "Kocam Ebu Seleme Medine'ye hicret etmeye karar verdi. Deveyi hazırladı; beni ve oğlum Seleme'yi bindirdi. Sonra deveyi sürdü. Mahzumoğullarından bazı adamlar gördü, kalkıp ona doğru geldiler ve: 'Hadi sen kendin gidiyorsan git; fakat şu kızımızı yani senin hanımını götürmene müsaade etmeyeceğiz. Çünkü

Abdülaziz Kıranşal

İbn Abdüsselâm'a göre fıkıh mezheplerinin bağlayıcılığı

İbn Abdüsselâm, bilgi sahibi olan âlim kimselerin bir başkasını taklit etmelerini uygun görmemekle birlikte âmmî olanlar (âlim olmayanlar) için taklidin gerekli olduğu görüşündedir. O, bu konuda şunları kaydetmektedir: Allah'ın hükümleri Kitap, Sünnet, İcmâ, sahih kıyâslar ve muteber istidlallerden elde edilir... Halk tabakası (âmmî olanlar) bundan istisna edilir. Onlar, ictihad yoluyla

Hayrettin Karaman

Ahmet Güvenç'e tenbih

Bediüzzaman, Barla'ya sürgün olarak geldiğinde Ahmet Güvenç henüz beş yaşındaydı. Babası Marangoz Mustafa Çavuş, Bediüzzaman'ın Barla'daki ilk talebelerinden olup ona sahip çıkan, destek veren birkaç kişiden biriydi. Bediüzzaman, Barla Lâhikası'nda bu vefayı şu sözlerle ifade eder: "Ben hem garib, hem misafirim. Benim istirahatımı temin etmek köyün borcu idi. Bu köy namına Cenab-ı

Misbah Eratilla

Hasan Şen Ağabey

1978 yılının güz sonu aylarıydı, İzmir'e ilk gelişim. O sıralarda nişan işimiz var ve nişan öncesi gelmem, rahmetli babam ile oldu ve bir gece Namazgâh'ta kaldık. Orada Hasan Şen ve Mesut Zeybek Ağabeylerle görüşmüştük.Her ikisi genç, dinamik ve risale yoğun kişilerdi bu durumları, her hâllerinden belli oluyordu. 1979 yılı haziran ayına kadar İzmir'e gelmelerimin

Mehmet Çetin

Bin bir esma vardır

Cenab-ı Hakkın bin bir esması vardır. Bu konuda esmanın tecellilerinin en güzel şekilde anlatıldığı Risale-i Nur'u referans göstererek konuya açıklık getirelim. Cenab-ı Hakkın zatî isimleri olduğu gibi, fiilî isimleri de vardır. Bu fiilî isimlerin, Gaffar ve Rezzak, Muhyi ve Mümit gibi pek çok nevileri vardır.Sual: Bu fiilî isimlerinin kesretle tenevvüü neden meydana geliyor

Halil Elitok

Aynı günde iki Hasan'ın vefatı

28 Nisan sabahı, İzmirli Hasan Şen Ağabeyin vefat haberinin tesiri üzerimizdeyken, bir kaç saat sonra, yine ismi Hasan olan, başka bir arkadaşımızın vefat haberini aldık.O da, aslen Ege bölgesinden, Uşak-Banazlı Hasan Şahin kardeşimizdi. Tevafuk bu ya, ikisinin de isim, soy isim kısaltması HŞ idi. Hasan Şahin, bizim Ankara'da talebelik zamanımızdan okul arkadaşımız, elektrik mühendisi idi.

Osman ZENGİN

Sahte ilahlara hayır diyebilmek

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Kur'an kavramları, efradını cami, ağyarını mani tanımlarıyla ve bu tanımlara uygun davranış ve eylemlerle hayat bulur. Günümüzde Müslüman'ım diyen her insanın, her gün söyleyip durduğu bu Kur'an kavramları,

İsmail Hakkı Akkiraz

40 Maddede hâfız

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 11'incisi düzenlenen ödül töreni Beştepe'de muhterem Cumhurbaşkanımızın ev sahipliği ve teşrifleriyle gerçekleşen ''Uluslararası Hâfızlık ve Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması''nın düşündürdüklerini köşemde hatırdan satıra taşımak istedim. Okuma lütfunda bulunduğunuz bu yazı işte bu niyetin amele inkılab ve intikalidir.

Bülent Acun

Ayağa Kalk Gençlik: Yük Senin Omuzlarında

İslam tarihinin en sarsıcı anlarından biri, Peygamber Efendimizin (S.A.V.) vefatıyla Medine'de yaşandı. O gün şehir adeta nefessiz kaldı; bir ses yankılandı: "Peygamberimiz öldü." Bu söz, sahabeyi derin bir yasa boğarken, duygular aklın önüne geçti. Ancak bu büyük sarsıntı anında, tarihin yönünü değiştiren bir duruş sergilendi. Hz. Ebubekir (R.A.), şehre döner

Nureddin Yıldız

Selahattin Eyyûbî'nin başarılı olmasının en önemli sebebi: Müslümanlar...

Son iki yazımızda Haçlıların başarılı olmasının en önemli sebebinin, o dönemdeki Müslümanların bölünmüşlüğü olduğunu göstermeye çalıştık. Bugünkü yazımızda da Haçlıları mağlup eden Selahattin'in başarısının en önemli sebebi üzerinde duracağız. Akif'in ifadesiyle "Şarkın en sevgili sultanı", Fransız tarihçisi Champdor'un ifadesiyle "İslâm'ın

Mahmut Ay

Zalimler ve korku damarı

İmandan kaynaklanan, zalimlere boyun eğmemek, zayıfları ezmemek manasına gelen "şehamet-i imaniye"den1 yoksun insanlar, zulüm ve baskı karşısında korkarak boyun eğerler. Dessas zalimler, korkakların bu zaafından istifade ile onları korkutup, susturarak zulümlerini genişletirler. 2Aslında zalimler, imansız, ya da imanları zayıf olduğu için korkak insanlardır. Kendilerinden daha güçlü

İbrahim Ersoylu

Kısa, Öz ve Veciz Devalar

Kısa ama veciz nasihatler, bazen ciltler dolusu ile elde edilemeyecek faydaları haizdir. Bu manada hikmet içeren bazı az, öz ve veciz tavsiyeler arz edeceğim: Hayatın acılarından kurtuluşun devası SABIRDIR. Sabır, en etkili ilaçtır. Planlanan hedeflere ulaşamamanın devası ise usulünü kontrol edip TEKRAR DENEMEKTİR.

Ömer Arif

Vuslata hazır mısın

Geldiğimiz alemden tekrar o aleme dönüşe vuslat dediler. Vuslat fiziki olarak toprağa dönüştür, mana olarak Rabbe kavuşmaktır. Herkes bu yolculuğa mutlaka çıkacaktır. Bazıları heyecanla bazıları ise korkarak. Mutlaka hesap için Rabbe varılacaktır. Onun için sık sık kişi nefsi ile muhasebe etmeli. Allah'ın huzuruna çıkmaya hazır mıyım diye kendini sorgulamalı.

Nihat Hatipoğlu

İslâmiyetin beş temelinden biri

Zekât ve sadaka aslında zenginlerin fakirlere bağışları değil, Allah'ın zenginlerin mallarına yoksullar için koymuş olduğu bir haktır.Malın üzerinde, ödenmediğinde malı ve mal sahibini kirleten iki türlü hak vardır: Allah hakkı ve kul hakkı. Mal insana geçici bir süre verilen Allah'ın bir emanetidir. İnsan hırs ile sahip çıkamaz. Canının istediği gibi harcayamaz. Şu ayete bakalım:

Ahmet Özdemir

Çocuklarımız ve biz 2

Konunun öneminden ötürü bu haftaki yazıma geçen haftanın konusuyla devam edeceğim! Çocuğa temel eğitim ailede verilmeli demiştik! Çocuğun özeli olmaz, çocuğun odasına girilmeli, telefonuna girilmeli, bilgisayarı kontrol edilmeli! Çocuklar şımartılmamalı, çocuk akşam ezanında eve gelmeli; kimlerle gezip dolaşıyor ya da arkadaşlık yapıyor ona bakılmalı... Çünkü çocuk, aile ve okuldan sonra üçüncü olarak arkadaş çevresinden etkilenip yetişir/eğitilir!

Mehmet Şerif Cebe

"Günah işlediği zaman üzülenmümindir"

Muhammed bin Yûsüf İsfehânî hazretleri, Tebe-i tâbiînin âlimlerinden olup ibâdete çok düşkündü.Aslen İsfehânlıdır.Bu zât ile Fudayl bin Iyad hazretleri, çok arzu etmelerine rağmen bir türlü tanışamamışlardı.Bir gün, Basra çarşısında, bu iki velî zât karşılaştılar.Birbirlerine baktılar.

Abdüllatif Uyan

"Yavrularımız dinlerini tam öğrenemiyorlar..."

"Mümin mümine yardım ve muâvenete borçlu gibidir. İşini âlimlerin bildirdiği şekilde yap..."Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi.

Vehbi Tülek

"TRT 1 Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması" model olmalı!

Başladığı günden bugüne her ramazan alışageldiğimiz Kur'an Sofrası yine hanelerimize, gönüllerimize misafir oldu. Bendeniz o saatte takip edemediğim ve kaçırdığım bu programı sonra telafi etmeden rahat edemem. Bu seneki Kur'an Sofrasının da telafisini yeni bitirdim. Bu kazanımları paylaşmadan duramadım ve bugün, bu köşelere sığmasa da, önemine binaen konumuza taşıdım.

Nusret Reşber

Şenköy'de Berivânlar ve koyun sağımı

Bahar yine dağların omzuna usulca kondu, karın ağırlığıyla suskunlaşan yamaçlar, şimdi ince ince akan suların sesiyle uyanıyor toprak uzun bir uykudan kalkmış gibi nefes alıyor; otlar filizleniyor, çiçekler başını kaldırıyor.İşte tam bu mevsimde Şenköy'de köyün kalbi yeniden atmaya başlar. Koyun sağımı, berivânların yolu yine çayıra ve dağlara düşer... Sabahın ilk ışıklarıyla

Rüstem Garzanlı

Her yer bembeyaz olacak

1978 yapımı Maden filmini belki denk gelip izlemişsinizdir.Tarık Akan ve Cüneyt Arkın'ın başrolde olduğu işçi mücadelesini anlatan bir filmdir. Madencilerin hak arama mücadelesi tüm işçiler gibi eskiye dayanır. Bu mücadele birçok çalışmaya da konu olmuştur. Ancak bu mücadele hiçbir zaman eskide kalmamış hep yenilenen bir mücadele olarak devam etmiştir. O filmde Nurettin

Hasan Koç

Uygunsuz işleri terk etmeli

Birkaç günlük dünyâ hayatını, Hak teâlânın razı olduğu şeyleri yapmakla geçirmelidir.Sual: Bir Müslüman, nefsine uyarak uygunsuz işleri yapmaya başlarsa, çare olarak ne yapmalı, nasıl bir yol takip etmelidirCevap: Tövbe etmeli, din büyüklerinin hayatlarını, kitaplarını okumalıdır. İmâm-ı Rabbânî hazretleri Mektûbât kitabında buyuruyor ki:

Osman Ünlü

Beş şey gelmeden önce...-l-

M. Said Arvas Hocadan Hatıralar...Ölüm gelmeden önce hayatın kıymeti bilinmelidir. Bu da, ölümü hatırlamak ve öldükten sonraki hayat için hazırlık yapmakla olur. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: "Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini biliniz!.."Bu beş şeyin gelmemesi

M. Said Arvas

Babannem

Babannem vefat etti. Yeryüzündeki meleğimiz, güler yüzlü sultanımız, köyümüzün müşfik büyüğü, kıymetlimiz babannemiz İlâhî buyruğun tecellisine mazhar oldu.Nüfus kâğıdına göre doksan dört yaşındaydı, belki daha da yaşlıydı. ocukluğu tek parti döneminin hatıralarıyla doluydu. Babannem, acılarla yoğrulmuş bir coğrafyanın, türlü türlü sadmelerle darbelere maruz kalmış bir

Ahmet Dursun