Allah'ın varlığının aklî delilleri- 17

Geçtiğimiz hafta, "Dinî Tecrübe Delili"ni ele almıştık. Bu hafta ise, "Şuur ve Öznel Tecrübe Delili"ni ele almaya çalışacağız inşâallahü teâlâ. "Şuur ve Öznel Tecrübe Delili" kısaca şudur: İnsan gören, işiten, hisseden, düşünen, seven veya nefret eden ve bütün bunların farkında olan şuurlu bir varlıktır. Dolayısıyla burada öznel bir deneyim söz konusudur.

Mehmet Can

Azerbaycan'da 28 Şubat'ın gölgesi, Aliyev'e tarihî bir uyarı

Bir başörtüsünden bu kadar korkulur mu Bir öğretmenin alnındaki iman izinden, bir öğrencinin Allah'ın emrine bağlılığından neden rahatsız olunur Azerbaycan'da öğrenciler için uygulanan başörtüsü kısıtlamalarının öğretmenleri de kapsayacak şekilde genişletildiği ve bazı başörtülü öğretmenlerin okullara alınmadığı iddiaları, Türkiye'nin 28 Şubat dönemini hatırlatıyor.

Prof. Dr. Ahmet Tekin

"Bu mendili yanından ayırma!"

Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin zamânında bir Müslüman şiddetli bir hastalığa yakalandı.Doktor-ilâç kâr etmedi.Nihâyet bir gün;"Bu hastalıktan şifâya kavuşursam Seyyid Ebül Vefâ hazretlerine, bin dînar hediye edeceğim" diye nezirde bulundu...Birkaç gün geçti...

Abdüllatif Uyan

Ebedî saadete kavuşmak için

Zarûrî, lâzım olan din bilgilerini ilmihâl, fıkıh ve akâid kitablarından öğrenmelidir.Cemâl Halvetî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Amasya'da doğdu. 1493 (H. 899) senesinde hac yolculuğu esnâsında vefât etti. Amasya'da bir müddet ilim tahsil ettikten sonra Aksaray'a gitti. Halvetiyye yolu büyüklerinden

Vehbi Tülek

İnsanlığınsaadeti için adanan ömürler...

İnsanlığın hidayeti, kurtuluşu ve ebedî saadeti için ömrünü adayanlar, en kıymetli insanlardır.İnsanların saadeti için en büyük fedakârlığı yapanlar, başta Peygamber Efendimizin "gökteki yıldızlar gibi" diye vasfettiği Eshâb-ı kirâmdır. Allah yolunda ailelerini, akrabalarını; mallarını, mülklerini ve yurtlarını

Salim Köklü

Her fırka, kendini doğru sanır

Eshab-ı kiramın yolunda giden, hiç şüphe yok ki, Ehl-i sünnet vel cemaat fırkasıdır.Sual: Zamanımızda Müslüman ismi ile birçok fırka türedi ve kendilerinin doğru yolda olduğunu söylemektedir. Bunların içinde doğru olanları nasıl bilebilirizCevap: İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Mektûbât kitabında buyuruyor ki:

Osman Ünlü

Şehir "kitapla" güzel

Geçtiğimiz hafta sonu Antalya Cam Piramit Kitap Fuarı'ndaydık. Yeni Asya Neşriyat reyonu yüzlerce yayınevi içinde ayrı bir kimlikte ve güzellikteydi. Kitap içerik ve katılımcı olarak yeri farklıydı.Onlarca bay bayan gönüllü ellerinde pasta, börek, çörekle orada görevli kardeşlerine katkı sunmaya geliyorlardı. Her birisi dilleri döndüğünce bilgi soranlara kitapları tanıtıyorlardı. Bu yoğun

Sebahattin Yaşar

Bediüzzaman Sempozyumu

Geçen hafta İstanbul / Taksim AKM'de, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından 37 ülkeden akademisyenlerin katıldığı "Küresel Krizlere Kur'ân'dan Çözümler" konulu, 13.Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu düzenlendi.Vatandaşlarının %99'u Müslüman olan bir ülkede dinî cemaatlerin kökünü kazımaya azimli, her İslâmî tezahürü 'laiklik'e aykırı ve tehlikeli bir irtica

İbrahim Ersoylu

Nefis Terbiyesini İhmal Eden Müslüman Gençlere

Nefse karşı direnişten maksat, önce nefsini temizlemek, onu şirk, günah, nifak, cehalet, kötü duygular ve her türlü pislikten temizlemek, sonra da onu Allah'ın emirlerine itaat edecek bir programa alıştırıp terbiye etmektir. Onu takvalı olmaya sevk etmektir. Onu kontrol altına almak, onu ibadete, salih amele ve İslam'ı yaşamaya boyun eğen bir hale getirmektir. Yani İslami iradeyi onun üzerinde hâkim kılmaktır.

Abdülaziz Kıranşal

Aksa Tufanı'nın üçüncü yıldönümünde bir gerçek: Gazzeli direnişçiler,...

"Generallerin Planı" Boşa Çıkıyor: Bir Halk Direnişi Kuzey Gazze komutanı İzzettin el-Beyk'in hazırladığı savunma iktisadi, ictimaî, askeri ve istihbari detaylar içeriyordu. En önemli noktası Güney ve Kuzey arasında asker ve malzeme sevkiyatının aksamaması üzerine kurulmuştu ve öyle de oldu. Kuzey savunması o kadar çetindi ki direniş

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Sekülerleşme Yanılgıları (2)

Sekülerleşme meselesini konuşurken düalist bir yapıyı ifade eden dini ve dünyevi otorite ayrımını göz önüne almak gerekir. Bu ayrım aynı zamanda çifte hakikat alanı denilen dini ve dünyevi hakikat gibi bir ayrımı birlikte getirir ki, burada birbirinden otonom iki hakikate atıfta bulunulmaktadır. Benzer bölünmeler Batı düşüncesinde Ruh/beden, mana/madde, Din/dünya şeklindeki

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Cezaevine gelen meçhul mektup

Bediüzzaman ve talebeleri 20 Eylül 1943 tarihinde "gizli cemiyet kurmak" ve "rejimin düzenini yıkmak" ithamıyla tutuklanarak Denizli Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edilir. Yaklaşık 9 ay süren tutukluluğun ardından 15 Haziran 1944'te beraat ederek tahliye olurlar.Bediüzzaman ve talebeleri tutuklandıklarında evlerine yapılan baskın sonucunda tüm risalelerine savcılık

Misbah Eratilla

Hizmetin kudsiyetini muhafaza edebilmek

Beni ve Risale-i Nur'un şakirdlerini ittiham eden ve o gibi kanun namına kanunsuz ve garazla ve hissiyatla bizi muaheze edenler, elbette bizden evvel, hem Eskişehir Mahkemesini, hem Kastamonu hükûmetini ve zabıtasını, hem Isparta Adliyesini, hem Denizli Mahkemesini, hem Ankara'nın Ağır Ceza Mahkemesini ittiham edip, onları varsa suçumuza tam teşrik ediyorlar.ünkü bir suçumuz olsa idi,

Risale-i Nur'dan

Gündem yine Bediüzzaman - İthamlar ve Hakikatler

Son günlerde, Risale-i Nur merkezli gerçekleştirilen Uluslararası bir sempozyum üzerinden Bediüzzaman ve Risale-i Nurlarla birlikte Risale-i Nur hareketinin mensuplarını tezyif etmek üzere başlatılan provokatif hareket ve söylemlerin Türkiye'deki tüm dinî grup ve hareketleri aşağılayıcı maksatla kullandıkları ve sığındıkları bir söz haline geldi."Türkiye şeyhler, dervişler, müritler,

Ahmet Dursun

12 Eylül'den bugüne: Bir asırlık hesap

12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden yarım asra yakın bir zaman geçti. Darbeyi yapanlar, Türkiye'nin sadece o gününü değil, gelecek 50, hatta 100 yılını şekillendirecek bir düzen kurma iddiasıyla ortaya çıktılar.Sonraki yıllarda 28 Şubat ve 15 Temmuz gibi iki önemli hadise de bu sürecin farklı biçimlerdeki devamı olarak gündeme geldi. 12 Eylül'e giden süreçte Türkiye'nin

Hasan Güneş

Taallûk

Risale-i Nur Külliyatı'nda kader konusu, her ne kadar ilk eserlerde kısmî olarak işlenmişse de 26. Söz, kader konusunun esaslı ve en muhtevalı ele alındığı bir eserdir.26. Söz'ün de en merkezinde duran, kulların fiiline yönelik Allah'ın takdirini bir manada ifade eden de "taallûk" kelimesidir, derim. Bu çalışmamızda taallûk kelimesini irdelemeye, oradan kaderî bağları anlamaya çalışacağız.

Mehmet Çetin

Resulullah'ın iki ciğerparesi Hazreti Hasan ve Hüseyin

Bir gün Resulullah Efendimize Cebrâil aleyhisselam geldi ve dedi ki: "Torunlarını çok seviyorsun, fakat ikisi de şehit olacaklardır!.."Efendim, bugün miladi takvime göre (680) Hazreti Hüseyin'in Kerbelâ'da şehit edildiği gündür. Bugün Resulullah Efendimizin o mübaret torunlarından bahsederek köşemizi ziynetlendirmek istedik...

Ahmet Demirbaş

Aklı olan

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Akıl; bir işin sonunun nereye varacağını görebilmektir. Akıl, vahiyle çalıştırıldığı zaman, işin sonunun nereye varacağını görebilir. Aklın görevi, hakkı batıldan ayırdıktan sonra, hakka, din ve düzen olarak İslam'a

İsmail Hakkı Akkiraz

40 açıdan camilerimiz

-Camilerimiz; Üstad Cemil Meriç'in ifadesiyle "İdrakimize giydirilen deli gömleklerini" çıkartıp "en hayırlı elbise" olan "Takva" elbiselerini giydiğimiz bir şuur kaynağıdır. - Camilerimiz; huzura geldiğimiz aradıklarımızı bulduğumuz huzur ve huşu ile dolduğumuz ibadethanelerimiz. - Camilerimiz; tek bir elde, beş hak dinde kardeş olduğumuz uhuvvet meskenlerimiz.

Bülent Acun

Kadın-erkek ilişkilerindeki sınırlar

İslâm, kültürel, siyasal, ekonomik ve hukuksal alanlara ilişkin düzenlemeler getirmiş; sosyal yaşamın her alanını, her aşamasını kontrol altında tutan bir din olarak ortaya çıkmıştır. İslâm'ın bu bütüncül yapısı, onun sadece ibadet ve ahlâka ait hükümler getirmediğini, kültürel ve toplumsal yapıyı düzenlediğini, hayatın her alanına müdahil olduğunu ve siyasal bir düzen (sistem) önerdiğini göstermektedir.

Siyami Akyel

Sizi uyanıklar sizi

Maddeye karşı uyanık olanlar, daneyi görüp de tuzağı göremeyen kuşlar gibidirler. Hazineyi görüp yılanı göremeyen hazine avcıları gibidirler. İnciyi görüp köpek balığını hatıra getirmeyenler gibidirler. Nemrut'a bu dünya saltanatı perde oldu, perdenin arkasındaki ebedi cehennem ateşini göremedi ve oraya düştü. İbrahim

Mahmut Toptaş

İslam'da hilafet, imamet ve siyaset-i adile -2-

İslam cemaatinin başında HAK üzere sevk ve idare eden bir liderin, bir halifenin bazı şartları haiz olması gerekir. BİR HALİFEDE BULUNMASI GEREKEN TEMEL ŞARTLAR Peki, herkes halife veya lider olabilir mi İslam fıkhında halife olacak kimsede aranan sarsılmaz şartlar belirlenmiştir: 1- Müslüman olması: İslami bir yönetimin başında ancak İslam'a inanan bir kimse bulunabilir.

Ömer Arif

Allah'tan hayırlısını istemek

Fehime Hanım: "Hasta ve yatalak olanlar için iki hayırdan birini ver (şifa veya ölüm) diye dua etmek ne kadar uygundur. Ölümü de hayır olarak biliyoruz."Hayırlısını İstemek Hastalık, yaşlılık, musibet ve ölüm gibi hayatın nice halleri vardır ki bizler eli bağlı halde, duadan başka elimizden bir şey gelmeyecek durumda bulunuruz. Doktor, ilaç, eczane vesaire başvurduğumuz sebepler vardır. Ama Allah dilemezse nafile!

Süleyman Kösmene

İnatçı çocuklara nasıl davranmalıyız Anne babalara hayatî tavsiyeler...

Çocuk yetiştirmek, yalnızca doğruyu ve yanlışı öğretmekten ibaret değildir. Her çocuk, farklı bir karaktere ve mizaca sahiptir. Aynı ailede büyüyen çocukların dahi birbirinden farklı olması son derece doğaldır. Bu nedenle çocuklarımızı birbirleriyle kıyaslamak yerine onları anlamaya çalışmalıyız. Özellikle inatçı çocuklarla iletişim kurmak anne ve babalar açısından zorlayıcı olabilir. Ancak

Nureddin Yıldız

Büyüklerden sarsıcı uyarılar

HALİD Bağdadi der ki: Nice küçümsenen insan gördüm. Ahireti iyi olmayacak sanılırdı. Onların derin bir iman içinde can verdiğini gördüm. Son nefeste iyi olacağı sanılan nice ilim, irfan, amel ve nesep sahibi insan gördüm ki son nefeste berbat hâlde Allah'ın huzuruna gittiler. Büyükler şöyle dediler: "Mütevazı günahkâr tövbeye yakındır. Kibirli kişi ise tövbeye uzaktır."

Nihat Hatipoğlu

Şirk-i Hafî -1

Bu makalemi şirke tahsis etmemin sebebi, bilhassa son zamanlarda bu illetin çok sistematik ve sinsîleşerek sosyal ve İslâmî hayatımızı zehirleyip tehlikeli boyutlara gelmiş olmasıdır.Bu meseleyi Allah'ın (cc) izin ve nusretiyle doğru teşhis ederek bu yaraya merhem sürmek istiyorum. Gayret bizden, nusret Rabbimizden. Bilindiği gibi şirk: Allah'ın (cc) yerine konan her şeydir ve İslâmî itikada göre başlıca ikiye ayrılır:

Şemseddin Çakır

"O saydığın paralar kimin"

"Elindeki paranın kime kısmet olacağı belli değildir. Ölürsün, vârislere kalır. Kaybedersin bulanın olur. Çaldırırsın başkalarına kalır..."Hiçbir insan, akıbetinin ne olacağını bilemez, kendisini hangi sıkıntıların beklediğinden haberi yoktur. Bütün insanları dört yağma bekliyor:Azrâil aleyhisselâm ve ona yardımcı olan melekler ruhumuzu yağmalayacak...

M. Said Arvas

Ağabey diyor ki sevgi anlayana gülzar, anlamayana mezardır

Bugün sevgi ile ilgili makale yazıp, sevgiyi tarif ederek, huzur bulmaya çalışalım. Böylece gönülleri hareketlendirelim. Bize göre: · Sevgi; karşılıksız vermektir, muhabbeti hedefine ulaştırandır. Gönül dalgalarını, limanında barındırandır. Taşkın olmayan, selamete ulaştırandır. · Sevgi; hazzın ötesinde yaşatandır, buluşturandır. Halvet ateşini yakandır. O'na varmak için çırpınmaktır. Zoru kolaylaştırandır. Dil işi değil, gönül işidir.

İsmail Müftüoğlu

Batı Anadolu sürgünü öncesi - 2

1922'nin sonlarında Ankara'ya gittiğinde, Meclis'te milletvekilleri tarafından resmi bir törenle karşılanan Said Nursî, Ankara'da atmosferin beklediğinden farklı olduğunu, özellikle Milletvekillerinin büyük bir kısmının dini ibadetlere karşı lakayt olduğunu görerek 10 maddelik bir beyanname yayınladı.Beyannamede özetle, "Siz büyük bir zafer kazandınız ancak bu zaferi Allah'a

M. Fahri Utkan

Aile saadetinin sırları

Saadetli aile; kusursuz insanların değil, birbirinin kusuruna sabreden, gönül alan, hakkı gözeten ve sevgisini davranışlarıyla gösteren insanların yuvasıdır.Aile saadeti, yalnız aynı çatı altında yaşamak değil; eşlerin birbirine güven, şefkat ve güzel ahlakla bağlanmasıdır. Huzurlu bir yuvanın temeli, insanın dışarıdaki kimselere gösterdiği nezaketi

Hasan Yavaş

İdeolojik devlet yönetiminin ürettiği 'dindar' figürü

Öncelikle belirteyim ki, ülkemizde dinini samimiyetle yaşayan çok büyük bir kitle var. Ve her vatandaş gibi onların da hukuk ve adalet ölçüleri dâhilinde çalışıp kazanma, ülke imkânlarından yararlanma hakları, milletimizin kalkınmasına katkıda bulunma sorumlulukları var.Ancak -gündemdeki fon vurgununda olduğu gibi- şimdilerde bazı -sözde- "İslâmî" kesimler, '

Mustafa Çağrıcı

Mağrib namazında

Dokuzuncu söz, kalben, ruhen ve fikren ne hoştur ve ne güzeldir. Namaza duranın sadece cismimiz olmadığını, bütün latifelerimiz olduğunu gösterir. Vakti bizimle, bizi vakitle konuşturur.Vakitten geleni bize getirir, bizi vaktin içerisine götürür. Zamanı o vakitte durdurur, zamanı dinletir, zaman ile söyleştirir. Hiç yakalanamaz sanılan zamanı bize yakalatır, bizi ise zamanın anlamına bırakır.

Hasan Koç

İnsan vücudu Cehenneme nasıl dayanacak

Her bir insan kendi iradesiyle gelmediği bu dünyadan, yine kendi iradesi dışında bir kudret tarafından başka âlemlere sevk edilmektedir. Ölüm gerçeği bu sevkiyatın adıdır. Ve bu hakikatten hiç kimsenin kaçma şansı yoktur.Cenab-ı Hak tarafından imtihan edilmek üzere gönderildiğimiz bu dünyada, insanlar mü'min, münafık ve kâfir olarak üç kısma ayrılır. İman hakikatlerine inanmak hususunda

Sami Cebeci

Latif Salihoğlu'na Allah rahmet eylesin

ŞİİRHayatını Nurlara vakfederek yaşadı, Nurlar'ın mesleğinden, meşrebinden şaşmadı, Nurculuk konusunda haddini hiç aşmadı, Nurlar'ın mecrasında bir sel olup taşmadı. Nurlar'ı kâfi gördü, tevile hiç sapmadı, Şahsî kanaatini Nurlar'a hiç katmadı,

Mehmet Kovancı

Tövbeyi geciktirmemeli

Günâhtan sonra hemen tövbe etmek, farzdır. Tövbeyi geciktirmek de büyük günâhtır. Bunun için de, ayrıca tövbe etmek lâzımdır.Allahü teâlânın emirleri olan farzları ve vâcibleri yapmamanın günâhı, ancak kazâ etmekle affolur. Her günâhın affı için kalple tövbe etmek ve dille istiğfâr etmek, yalvarmak ve bedenle kazâ etmek lâzımdır. Yüz kerre tesbîh etmek; yâni

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Bizlere düşen vazifeler

En mühim mesele olarak okula giden çocuklarımızla alakadar olmak, onlarla hakkıyla ilgilenmek lazımdır...Okulların yoğun ders programları arasında evlatlarımız manen ezilip gitmektedirler... Verilen derslerin yazılmasında yardımcı olmak elbette ki anne, baba ve diğer aile fertlerinin de bir önemli vazifesidir... Bu vazifeleri yerine getirirken çocukların

Rifat Okyay

Sormadan söyleme...

Bazı sözler vardır söylendiği anda sıradan görünür, fakat yıllar geçtikçe insanın zihninde daha derin bir anlam kazanır. Benim için böyle bir söz, 1968 yılında yaptığım bir tren yolculuğunda söylendi.O yıllarda İstanbul'dan Kurtalan'a, Kurtalan Ekspresi ile gidiyordum. Sivas civarındaki bir istasyonda yaşlı, sakallı, elinde kalınca bir baston bulunan bir adam kompartımanımıza geldi. Selâm vererek oturdu.

Rüstem Garzanlı

İsmet Özel'in şiirinde sosyalist ideolojinin izleri

İsmet Özel, 1974'te "Diriliş"te "Âmentü" şiirini yayımlayıncaya kadar 1960 kuşağının Toplumcu-Gerçekçi şairleri arasındaydı. Çünkü 1962'de Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne kaydolduktan sonra sosyalizmi benimseyip o çevreye mensup oldu.Öncelikle şunu belirtmeliyim: Sol görüşlü yazarların hemen hepsi, 27 Mayıs Darbesi'nden sonraki siyasal-sosyal

Alaattin Karaca

Meşveret, şûrâ ve şahs-ı mânevî-16 - Meşveretlerde tahakküm olmaz,...

Soru-6: "Meşverette bir kişinin fikirlerinin kabul edilmesi, diğerlerinin çekimser kalması, fikrini söylemekten çekinmesi meşveret hukukuna aykırı mıdır"Meşveretin en mühim şartlarından biri, her ferdin kanâatini hür bir şekilde ifade edebilmesidir. Eğer meşverette bir kişinin fikirleri sürekli kabul ediliyor, diğerleri ise çekimser kalıyor veya fikrini söylemekten çekiniyorsa, bu

Abdülbaki Çimiç

Demokratik, merkezsiz ve dünya çapında hizmet modeli

Günümüz gençliğinin özelliği; baskı ve otoriteyi sevmemesi, özgürlüğüne düşkün, teknolojiye, iletişime ve gelişime açık oluşudur.Araştırmalara göre Z kuşağı, hiyerarşik yapılar yerine yatay ve ağ temelli ilişkileri tercih ediyor. Zulme ve adaletsizliğe karşı daha duyarlılar. İnançsızlığın, fıtrata aykırı cereyanların bir çağ yangını haline geldiği günümüzde; rizomik bir hizmet modeliyle dünyanın her yerindeki insanlara -bilhassa gençlere- ulaşabiliriz.

M. Said Zeki