Emeksiz kazanç hayali: Servet mi, kumar mı

Çağımızın en büyük yanılgılarından biri şu: Çalışmadan, üretmeden, alın teri dökmeden zengin olma hayali. Bir telefon ekranı... Birkaç rakam... Birkaç saniye... Ve insan kendisini bir anda büyük servetlerin sahibi olabileceğine inandırıyor. Kripto paralar, borsa, fonlar ve benzeri finansal araçlar hayatımızın önemli bir parçası hâline geldi. Elbette her

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Yapısökümü ve Muhafaza

İnsanlık tarihini okumak özellikle "genellik"leri, "evrensellik"leri ve "biriciklik"leri tespit bakımından anlam taşımaktadır. Tarihe bakmak aynı zamanda insanlığın bugüne getirdiği birikimleri görebilmek demektir ki, bu birikimler insan(lığ)ın geleceğe doğru projeksiyonunda yol göstericidir. Bu birikimlerin olmadığı durumlarda insanın birçok şeyi tekraren icad etmesi gerekir.

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Bahtiyar ve sistemli bir topluluk: Düzce

Uzun zamandır Yalova'daki ağabey ve kardeşlerle, Düzce'de her ayın üçüncü haftasında düzenlenen programlara iştirak etme niyetindeydik. Çok şükür, bu niyetimizi gerçekleştirdik.Uzun zamandır Yalova'daki ağabey ve kardeşlerle, Düzce'de her ayın üçüncü haftasında düzenlenen programlara iştirak etme niyetindeydik. ok şükür, bu niyetimiz gerçekleşti. Rahmet yağmurları eşliğinde,

Cenk Çalık

"Sen bir cihan sultanısın gereğini yerine getir!.."

Beşiktaşlı Yahya Efendi bir gün atıyla giderken, iki papaz yolunu keser. Atın yularını tutup kendisine Kanunî'yi şikâyet ederler!..Avrupalıların, "Büyük Türk" ve "Muhteşem Süleyman" lakaplarını verdiği Kanunî Sultan Süleyman Han, İslam halifelerinin yetmiş beşincisi ve Osmanlı Padişahlarının onuncusudur. Yavuz Sultan Selim

Ahmet Demirbaş

İslam ve İnsanlık

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. İslam; insanlık dinidir. Ve kıyamette bütün insanlık İslam'dan hesaba çekilecektir. Günümüzde yeryüzünde yaşayan bütün insanlık, İslam'dan uzak bir yaşamı tercih ettiğinden büyük bir bunalım, cehalet ve zillet

İsmail Hakkı Akkiraz

Bilmediklerimiz veya bize bildirilmeyenler

"Bizim siyâsî târihimizin bir bölümünü tam olarak bilmiyoruz" demek tuhaf karşılanmamalı. Hassaten 1908'den sonrası sisli... Ne zaman bir muhâlif rüzgâr eser de bu sisler dağılır, hâlâ meçhul. Hâlbuki geçen asrın belâsı komünizm ihtilâli ile dünyâyla iletişimi kesilen Rusya ve Çin'de bile Stalin, Lenin ve Troçki'nin gizli kapaklı yönleri kalmadı.

Prof. Dr. Osman Kemal Kayra

Bir kenara çekilsen mi

-Muhatap nefsimdir yahut aynı nefsi taşıyandır.Ey nefsim, bilirim, bir ömür boyu hizmet edersin, lâkin vakti geldiğinde de arkadan gelenlere yer açmak için bir kenara çekilerek, orada manen ağabeyliğini sürdürmek varken bunu yapmak istemez, âdeta "ben de varım", dercesine hep öndesin. Hem de bunu sadakat adıyla kendini ikna ve başkalarına izah edip nice açılmayı tomurcuklar manasında bekleyen istidatlara engel oluyorsun, farkında bile değilsin!

Mehmet Çetin

"Bütün fazîletler İslâmiyettedir"

Hazret-i Süheyb, Hazret-i Habbab ve Hazret-i Ammâr (radıyallahü anhüm) bir gün birlikte yolda gidiyorlardı...Müşriklerle karşılaştılar...Müşrikler onları gördü.Ve alaylı bir tavırla;"İşte Muhammed'e tâbi olan kimseler" diye istihzâ ettiler.Hazret-i Süheyb;

Abdüllatif Uyan

Yaratıcıda değişiklik olmaz

Her şeyi yoktan var eden Yaratıcıda hiç değişiklik olmaz. Şimdi nasılsa, âlemi ve içindekileri yaratmadan önce de öyle idi.Sual: Her şeyde değişiklik olduğu gibi, her şeyi yoktan var eden Yaratıcıda da değişiklik olur mu, yaratandan başkasına yaratıcı denir miCevap:

Osman Ünlü

Bediüzzaman'ın Isparta'daki evi

Uzun süredir Isparta'da Bediüzzaman'ın son kaldığı evini görmek istiyordum. Sonunda karar vererek Isparta'ya gittim. Evin olduğu sokakta arabadan indim ve heyecanla bir süre evi seyrettim.Sokaktan eve hasretle bakarken acaba Bediüzzaman Isparta'ya kaç defa gelmiş ve her gelişinde ne kadar zaman kalmış dedim kendi kendime. Yaptığım bir araştırmaya göre; Bediüzzaman

Misbah Eratilla

"Rızkı azalantövbe ve istigfâr etsin!.."

Allahü teâlâ tövbe ve istigfâr edenlerin, günâhlarını bağışlayacağını vâdediyor.Ahmed Hansevî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Pakistan'da Pencab'ın Hansi kasabasında doğdu. Delhi'ye giderek Ferîdüddîn Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşup icazet verilerek memleketine

Vehbi Tülek

Nasihat istersen ölüm yeter

Dost istersen Allah yeter. Evet, O dost ise her şey dosttur.Yâran istersen Kur'ân yeter. Evet, ondaki enbiya ve melâike ile hayalen görüşür ve vukuatlarını seyredip ünsiyet eder. Mal istersen kanaat yeter. Evet, kanaat eden iktisad eder; iktisad eden bereket bulur. Düşman istersen nefis yeter. Evet, kendini beğenen belâyı bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen safâyı bulur, rahmete gider.

Risale-i Nur'dan

Alet etme hizmeti

ŞİİRDahilî cereyanlar, sana verirse imkân, Haricî cereyanlar, sana verirse imkân, Siyasetli gruplar, sana verirse imkân, Bunda bir bit yeniği, vardır diye bak aman. Siyasetle büyümek, esas olursa niyet, Geçici bir süreyle, büyütürler nihayet, Mefkure sahipleri, her şeyi eder alet,

Mehmet Kovancı

Ümmetin unutturulan asli gündemi: İslam'da hilafet, imamet ve...

Allah'ın ipine hep birlikte sımsıkı sarılın ilahi düsturunun tecellisi, Müslümanların başında adaletle hükmeden bir liderin varlığıyla mümkündür. Günümüzde kürsülerden uzak tutulan hilafet meselesi, aslında ümmetin birliği, adaleti ve izzeti için hayati bir itikadi ve ameli mesuliyettir. Yüce Rabbimizin "Allah'ın ipine toptan, hep birlikte sımsıkı sarılın ve

Ömer Arif

Sömürgecilik

İngiltere'nin sömürge bakanı Gladstone, Osmanlı'nın/Müslümanların yenilmeyeceğini anlayıp amacına ulaşamayacağı kanaatine varınca Avam Kamarası'nda şöyle bir olay gerçekleşiyor: "Aldı eline kaldırarak Kur'an'ı Gladston: "İşte budur onların gücü, bunu iyi bilin!

Mehmet Şerif Cebe

Sözüm Kendimedir

Avrupa devletlerinden birinde, Adalet Bakanlığı'nda üst seviyelere gelmiş biri konuşuyor, "İşlenen her suçun önü alınamaz hale gelince, o suçun önce cezasını hafifletmişler, yine önleyemeyince, yeniden oylamışlar ve suç olmaktan çıkarmışlar ama hukukçularının iç dünyalarında birçok huzursuzluk devam ediyor. Bizim ülkenin işçileri suç oranlarında en gerideler ama

Mahmut Toptaş

Şifacı değil sömürücü! Ayetlerle insanları nasıl kandırıyorlar

İnsanın çaresizliği, istismar edilecek bir kazanç kapısı değildir. Hele bu çaresizlik din, ayet ve şifa söylemleri kullanılarak sömürülüyorsa ortada yalnızca bir mağduriyet değil, aynı zamanda ciddi bir vebal vardır. Hepimizin hayatında dertler, sıkıntılar ve imtihanlar var. Kimi evliliğinde problem yaşıyor, kimi hastalıkla mücadele ediyor, kimi

Nureddin Yıldız

Mustafa İsmet Garîbullâh Ve Risâle-i Kudsiyye

Mustafa İsmet Garîbullâh rahmetullahi aleyh, Nakşibendi tarikatının otuzikinci postnişinidir. Tam adı "Mevlânâ Mustafa İsmet Garîbullâh Büyük Şeyh Efendi"dir. 1808 (hicri 1223) tarihinde bugün Yunanistan sınırları içinde kalan Osmanlı toprağı Yanya eyaletinde dünyaya geldi. Yanya eyaleti, miladi 1430'dan 1913 yılına kadar beş asır Devlet-i Aliyye-i Osmaniye'nin hâkimiyetinde kalmış önemli ilim ve irfan şehriydi.

Siyami Akyel

Bir İslam alimi: Abdülkadir Geylani

ONUNCU Dedesi Hz. Hasan'dı. Ehli Beyttendir. Allah ona özel bir sempati ve güzellik verdi. İbni Kudame der ki: Dini bir sebeple hiç kimse onun (Abdülkadir Geylani) kadar sevilmedi. Vaaz ederken yüksek yere çıkardı. Bazen kürsüde ayağa kalkardı. Müthiş bir etki gücü vardı. Şöyle derdi: Benim elimle beş bin Yahudi ve Hristiyan İslam'a girdi. Yüzbin sabıkalı

Nihat Hatipoğlu

Adaletsiz siyasî başarılar

Yakın siyasî tarih, haksız rekabet ve kitleleri yanıltarak kazanılan seçim başarılarının hikâyeleriyle doludur. Bu başarılar, sahiplerine manevî mesuliyeti yüklemekle beraber, ülkeye de pek hayır getirmediği görülmüştür.12 Eylül 1980'in zalim darbecileri, Süleyman Demirel Başbakanlığındaki demokrat iktidarı silah zoruyla alaşağı ederek, demokrat olmayan, siyasî vizyonu bulunmayan siyasîlerinin önünü açarak iktidara taşıdılar.

İbrahim Ersoylu

LÂTİF'in lûtfuna mazhar oldun ey Lâtif!

Gazetemizin değerli yazarı, sevgili kardeşimiz M. Lâtif Salihoğlu'nu senelerdir tanırız ve hukukumuz vardır.Önce, onun Risale-i Nurlarla müşerref olması ve gazetede işe başlaması ile alâkalı, Batman'ın ilk Nur talebelerinden ve yakın zamanda vefat eden Hacı Mirza Demir ağabeyin büyük oğlu Mustafa (Receb) kardeşimizin, Lâtif'in vefat haberini söyleyince bana gönderdiği not ile başlayayım.

Osman ZENGİN

Çürümüşlüğe Karşı Hz. Ömer Yasaları

Hz. Ömer (R.A.) bir vali, yönetici ya da bürokrat atayacağı zaman ilk önce o kişinin göreve gelmeden önceki bütün malını saydırır ve kayıt altına aldırırdı. Görevden sonra da mallarını tekrar gözden geçirir eğer aşırı bir servet birikimi ya da şüpheli bir durum varsa o bürokratın mallarına el koydurup hazineye aktarırdı. Haksız servet biriktiren kamu görevlilerinin mallarına el koydu:

Abdülaziz Kıranşal

Bediüzzaman içtihat yapmış mıdır

Hollanda'dan okuyucumuz: "Bedîüzzaman içtihat yapmış mıdır Hangi konularda yapmıştır"İman ve itikatta içtihat sahibi olan Bediüzzaman Hazretleri, amelde dört mezhebin de hakkaniyetini tasdik ve ispat eder.1 Amelin dört mezhepten birisine uygunluğu halinde sıhhatine hükmeder.2 Eserlerinde îman ve itikat yoğunluğu ön plânda olmakla beraber; fıkhî hükümlerin

Süleyman Kösmene

Akıl, peygamberler ve kitaplar...

Aklımızın kafi gelmediğini en iyi bilen Rabbimiz, bize acıyarak; bizi yalnız aklımıza bırakmadı. Peygamberler gönderdi. Kitaplar indirdi.Rabbimiz, doğru yolu bulabilmemiz için bizlere akıl nimetini vermiştir. Akıl olmazsa iyi ile kötüyü birbirinden ayıramazdık. Dünyada da ahirette de büyük sıkıntılar yaşardık.Fakat aklımız,

M. Said Arvas

Demirden Kelimeler: Kudüs Yolunda Sözler

Giriş Demirden kelimeler tamlaması, bağlantısız ve tuhaf görünse de bu tamlama birbiriyle uyumlu iki lafızdan oluşmaktadır. Kelime dendiğinde ağzımızdan çıkan anlamlı söz bütünlüğünü anlasak da köken itibariyle kelimenin yapısı incelenmeye değerdir. Kelimenin etimolojik yapısı bir maden olan demirle yakın ilişkilidir. Esasen

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Ağabey diyor ki; Saadet Partisi'ne oy verin, dertlerden kurtulun

Malum, 'Millî Görüş'ün diğer adı 'Adil Düzen'dir, yani tarik-i müstakimdir. Bir başka ifade ile emir bi'l-ma'rûf, nehiy ani'l-münker'dir. Allah'ın dediklerine uymaktır, şahısları putlaştırmamaktır. Çünkü kuldan mabud olmaz. Aksini düşünmek putçuluktur. 'Adil Düzen'de hâkimiyet Allah'a aittir. 'Millî Görüş' partileri kurulduğu 1970'ten beri çizgisini muhafaza etmiş, zaman içinde çakıl taşları elenmiştir.

İsmail Müftüoğlu

Hel min mezîd

Yiyin efendiler yiyin, bu han-i iştihâ sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Doyumsuz bir sofrada yedikçe yediler, doyduklarının farkına bile varmadan tüm tamahkarlıklarıyla bir daha yediler. Kusuncaya kadar yediler, kustular ve yine yediler. "Kusmak için yemek yiyenler, yemek için kusanlar" meselince tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yediler.

Ahmet Dursun

Dünya neden ölümlü, ahiret ölümsüzdür

Dünya hayatına gelen her canlı ve özellikle insanlar sonsuza kadar yaşamak ister ve ölmekten son derece korkar.Fakat, Allah'ın koyduğu kanun gereği her canlı ister istemez bir gün gelir ve ölür. Canlılar için Allah'ın takdir ettiği ölüm hakikati ise, ayetlerin haber verdiği gibi ne bir an geri ve ne de bir an ileri gitmez. Bundan dolayı, her canlı için ecel birdir ve değişmez.

Sami Cebeci

Bir barışçıl ilişki biçimi: 'Affetme'

Affetme, genellikle, "kötülük ve haksızlık edeni, suç veya günah işleyeni bağışlama, cezalandırmaktan vazgeçme" anlamlarında kullanılır. Kur'an-ı Kerim'de af (afv) kelimesi, biri "fazlalık" (Bakara 2/219), diğeri "bağışlama" (A'râf 7/199) anlamında iki ayette geçmektedir. Bakara suresindeki

Mustafa Çağrıcı

Batı Anadolu sürgünü öncesi-1

Aslında bu sürgünün1 cevabı, o günün siyasî durumu ile Said Nursî'nin toplumsal etkisi arasındaki "güven uyuşmazlığında" yatıyor.1925 yılındaki Şeyh Said İsyanı ile Said Nursî'nin bir ilişkisi yoktu. Devletin resmî kayıtları ve mahkeme süreçleri, Said Nursî'nin isyana katılmadığını, doğrular. O zaman niçin sürgüne gönderildi sorusu akla geliyor. İsyan bastırıldıktan sonra

M. Fahri Utkan

Meşveret, şûrâ ve şahs-ı manevî-15 - Meşverette hakikat aranır,...

Soru-5: "Meşveret yapılırken çok kırıcı sözler sarf etmek meşverete zarar verir mi, neticesini etkiler mi"Meşveret esnasında kırıcı, incitici ve tahkir edici sözler söylemek doğru değildir ve meşveretin ruhuna zarar verir; ihlâsı, uhuvveti ve tesânüdü zedeler. Böyle bir üslup, doğru bir fikrin bile tesirini azaltabilir ve meşveretin ruhunu ve bereketini menfî yönde etkileyebilir.

Abdülbaki Çimiç

Haz ve hız çağında insan kalabilmek

Tuhaf zamanlarda yaşıyoruz. Hiçbir şey kararında kalmıyor, hızla değişiyor. İnsanlık zıtlıklar arasında savruluyor.Risale-i Nur kongresinde vurgulanan şu esaslar haz ve hız çağında insan kalabilmemize katkı sunabilir. Yeniden hatırlayalım. 1. Ey insan! Yavaşla biraz ve kendine şu soruları sor: Neciyim Nereden geliyorum Nereye gideceğim Bu dünyadaki vazifelerim nelerdir Öldükten sonra ne olacak

M. Said Zeki

Şehir, kolektif hafıza ve Yahya Kemal

Yahya Kemal, bir şehir şairi! Daha kestirme söylersek, İstanbul'un şairi. Çünkü şiirlerinin merkezinde İstanbul var. Ama hangi İstanbul'un ya da hangi şehir toplumunun şairiBu soruya şehirleri iki döneme ayırarak cevap verebiliriz. İnsanlar, yerleşik hayata geçtiklerinde başlangıçta 'geleneksel şehir'ler kurmuşlardı. Söz konusu şehirlerin üretim ve tüketim

Alaattin Karaca

Gıybet tuzağı

Günlük hayatta en çok karşılaştığımız ve rahatlıkla işleyebildiğimiz günahlardan birisi de gıybettir. Gıybet (dedikodu) sözlükte: Arkadan çekiştirmek. Hazır olmayan birisinin aleyhine konuşmak. Birisinin gıyabında hoşuna gitmeyen bir şeyi söylemek, olarak açıklanır.İnsanların savunma mekanizması "Biz olan şeyleri konuşuyoruz, kendisi burada da olsa söyleriz" şeklindedir. Hâlbuki

Ahmet Özdemir

Allah'ın varlığının aklî delilleri- 15

Geçtiğimiz hafta, Allahü Teâlânın varlığını isbat eden "Bilgi ve Şuur Delili"ni ele almış idik. Bu hafta ise, "Çokluk İçinde Birlik Delili"ni incelemeye çalışacağız inşâallahü teâlâ. "Çokluk İçinde Birlik Delili", kısaca şudur: Kâinatta milyarlarca farklı tür bulunmaktadır. Bunların yapıları

Mehmet Can

"Sen kendini bir şey mi zannediyorsun" demek, ne demektir

"Sen kendini bir şey mi zannediyorsun" demek, aslında "Ben kendimi bir şey zannediyorum." demektir. Belli ki, kendini 'bir şey' zanneden başkalarını hiçbir şeye benzetemiyor. Kendini beğenen kimseyi beğenmiyor. Bu, kibirden başka bir şey değildir.Oysa her insan bir şey değil, çok şeydir. Kendini ve muhatabını okuyabilen aslında âlem içinde âlemler olduğunu fark

Sebahattin Yaşar

Okullar açılmışken...

Tatlı, neşeli ve faideli bir içtimaî mesele: Okulların açılması ve eğitim ve öğretime başlanılması.İnsan hayatının neredeyse üçte biri, okullarda devam eden eğitim ve öğretimle geçiyor. Zamanında pek kıymeti bilinmeyen, fakat daha sonra kıymeti anlaşılan, ah u vah dedirten bir gerçektir okul hayatı. Ne olursa olsun, kim olursa olsun, herkesin merak ettiği

Rifat Okyay

Cizre hatırası ve bir telefonun düşündürdükleri

Hayatta bazen uzun nutuklardan daha tesirli dersleri kısa yolculuklar verir. İnsan, bir otobüste, bir bekleme salonunda veya bir çay molasında ömür boyu unutamayacağı ibretlere şahit olabilir.Yıllar önce kamuda görev yaptığım dönemde, denetim maksadıyla Şırnak'ın Silopi ilçesine gitmiştim. Dönüşte, Cizre'deki (el-Cezire) gönül dostlarımı ziyaret etmeyi ihmal etmedim.

Rüstem Garzanlı

11 Eylül'ün ardından: Çeyrek asrın siyasi mirası

Tarihte bazı hadiseler yalnızca yaşandıkları dönemi değil, sonraki yılların siyasî ve kültürel iklimini de değiştirir.Fransız İhtilâli hürriyet ve demokrasi düşüncesinin yayılmasına zemin hazırlamış; Birinci Dünya Savaşı imparatorlukların çözülmesine, otoriter ve totaliter rejimlerin güç kazanmasına yol açan şartları doğurmuştu. İkinci Dünya Savaşı ise otoriter rejimlerin büyük yıkımını ortaya

Hasan Güneş

Ahlâkı Kur'an'dı

Vakit Devr-i Cehaletti. Aman Allah'ım! Asır ne acayip asır, zaman ne kötü zamandı. *** O devirde insanların payına düşen hüzündü, hicrandı, gamdı. *** Toprağı sulayan yağmur değildi, bilakis göz yaşıydı , kandı. *** Arzdan arşa yükselen ağıttı, iniltiydi hep feryad-ü figandı.

Bülent Acun