Hicret Mesajları (2)

"Birlik ve beraberliğe çağırmayan var mı Nerede, nasıl Hangi adreste, kimlikte birlikte olunabilir; olunmalıdır" sorularına doğru cevap, Hayat Kitabımız/Rehberimiz Kur'an-ı Kerim'de: Biz müminleri, hep birlikte semadan indirilen ipi Tevhid'e/Kur'an'a/İslam'a/tevhid'de beraberliğe, ümmet olmaya ve tefrikadan uzak durmaya çağırıyor. (Al-i İmran/103) Tevhid'in dışındaki birlik çağrıları, gerçekte aldatmaca ve "tefrika" çağrılarıdır; Rahmani değil, şeytanidir. (Fatiha/5-7, Enam/153, Araf/16-17, Nahl/36)

Tefrikamız, ihtilaflarımız sebebiyle kuvvetimiz gidiyor; yeryüzünde fitne ve fesad/zulüm egemen oluyor. (Enfal/46,73) Osmanlı'dan yüzyıl sonra, tekrar parçalanmak tehlikesi içindeyiz. Sebep, yine tefrika. Siyonistler, güçlerini, bizim ihtilaflarımızdan, tefrikamızdan alıyor. Tefrika azabımız, fitnemiz; bizim Kaderimiz'de var; Resulullah'ın (sav) Miraç'ta, kabul edilmeyen duası!.. Rabbimiz dileseydi, olmazdı; izin veriyor. Bu fitneden, ancak O'nun (cc) engin rahmetiyle korunabiliriz. (Hud/117-119) Mezhep ve ırk taassubumuz sebebiyle, bugün "beka" sorunumuz gündemden düşmüyor. Mazlum, kardeş, komşu İran'a dua bile ettirilmiyoruz... Üstelik, bizi savaşa sokmak için azami planlar var. "Mekke antlaşmasında neden İran yok D-8 neden canlandırılmıyor" soruları canımızı yakıyor. Merhum Erbakan Hoca'mız onlarca yıl önce, basiretiyle bu tehlikeleri uyarmasına rağmen, bu gaflet nedir" Arz-ı Mev'ud'u kim çökertecek; çöplüğe atacak İran mı, Türkiye mi Hilafet kimin olacak

HİLAFET İHTİYACIMIZ

Dinimiz de, vatanımız da bize bırakılmayacak önemde ve değerdedir. Egemen küresel düzenin sahibi Siyonizm, tamamen İslam'ın karşısında/bozguncu konumunda olduğu için, İslam'la savaşıyor. Evrenin, bitkinin, hayvanın, insanın fıtratını/genlerini bozuyor. Dini hükümleri, kavramları, kurumları değiştiriyor. Yüz yıl önce, hilafet kurumunun kaldırılmasını/ümmetin parçalanmasını sağladı. Öyle görünüyor ki, günümüzde Müslümanların başına, kendilerine bağlı yapay/sahte/çakma bir HALİFE'nin konmasını uygun görebilirler. Bunun gündeme taşınması bile, zaten dağınık ve çekişmeli farklı mezhep mensupları arasında rekabeti, husumeti, hatta savaşı bile sağlayabilir. "Sünni Türkiye yerine, Şii İran mı kapsın hilafeti" konusu gündeme sokulabilir. Hem böylece, yeni bir ihtilaf konusu gündeme gelir; Siyonizm de rahat yürür. Bu ihtiyaç madem vardır; hakikisi ortaya çıkmadan sahtesi ortaya çıkartılmalı hesabını Yahudi yap(a)maz mı Bu ihtilafa karşı hazırlıklı ve donanımlı olmak da, "ümmet" bilincini gerektiriyor. Hazır mıyız Bakalım, başımıza hangi yeni bir "Bel'am"ı bela edecekler! (Doç. Dr. H.Murat Kumbasar)

Kur'an nimet, emanet ve mirasına sahip çıkamadık. Bu yüzden, dara, zillete düştük. Toptan istiğfarla, kendimizi düzelterek, terk ettiğimiz yola tekrar girerek, kurtulabiliriz. (Taha/123-124, Nur/31, Fatır/32, Rad/11, Şems/9)

Kur'an hükümlerini terk ederek, hem dinimizi parçaladık hem de biz parçalanarak, zillete düştük. (Enam/159, Furkan/30, Taha/124)

İnsanlar arasındaki ihtilaflar/çekişmeler; temel hak ve değerler, inanç, fikir/görüş farklılıkları ve/ya dünyalık çıkarlar, hırslar sebepleriyledir.

Siyaset ve fikir semamızın yıldızlarından merhum Erbakan Hoca'mız ile Cemil Meriç'imiz "sağ-sol" vb. tanımlama ve sınıflandırmaların; yapay, ithal, yabancı, bölücü, şaşırtıcı olduğunu vurgulamış ve üzerinde birleşilmesi gereken kimliğimizin "İslâm" olması görüşünü savunmuşlardır.

"Müslüman" üst kimliğimizle (Hac/78) farklı alt kimliklerimizin (Hucurat/1, 10, 13; Rum/22) mezhep, ırk, cinsiyet, dil, renk vb.) birlikte ifadesi, tanımı sorun değilken; hem Müslüman hem de başka din ve ideolojilere/dünya görüşlerine aidiyet ifadeleri "itikadi" bakımından sorunlu ve çelişik olmuyor mu Hem Müslüman hem de laik, demokrat, sağcı, solcu, kapitalist, sosyalist, faşist, muhafazakâr vb. olunabilir mi (Al-i İmran/19, Maide/3, Hucurat/1, Hud/1-2)

Rahman'ın (cc) sözleri nasıl ki, beşeri sözlerden üstündür; bunun gibi, O'nun (cc) dini/düzeni/yolu/hayat tarzı (hükümleri, yasaları, ilkeleri ve ölçüleri) olan "İslam"da, beşeri olanlarından/düzenlerden üstündür; tevhid gereği. Aksi inanış; affedilmez en büyük günah/zulüm ve şirktir. (Nisa/48, 116; Lokman/13)

Yüce Rahman'ın sözleri; şüphesiz ki, beşeri sözlerden üstündür; muciz, özgün, eşsiz, evrensel, benzersiz, mükemmel, adaletli, hikmetli, doğru, çelişkisiz...

TEVHİD-ŞİRK Yüce Rabbimiz'in sözleri, nasıl ki: muciz, eşsiz, benzersiz, özgün, evrensel, doğru, adil, hikmetli, çelişkisiz... özellikleriyle, beşeri olanlardan üstündür; bunun gibi, O'nun (cc) DİNİ/düzeni/yolu/hayat tarzı (yasaları, hükümleri, ilkeleri ve ölçüleri, değerleri) İSLAM'da, beşeri düzenlerden üstündür. (Tevhid ve Tekbir"de bu anlam var) Şeytan; insanları İslam'ın dışındaki yollara/düzenlere (şirk) çağırır... (Fatiha/5-7, Al-i İmran/19, Maide/3, Enam/153, İsra/9, Nisa /48, 116-119; Lokman/13, Nahl/36, Yasin/60-61, Hucurat/1, Nas/son)

Müslümanlık; Allah Teala'nın rızasına uygun/Resulü'nün (sav) önderlik, rehberlik ve örnekliğinde bir hayat sürebilmek çabası erdemidir...

Her konuda, sorunda "doğru" cevabı, hükmü; ehlinden/uzmanından sormalıyız... Her şeyi hakkıyla bilen, sınırsız ilim ve hikmet sahibi Allah Teala'ya sormak/Kur'an ve Sünnet'e başvurmak, nakle de akla da en uygun yöntem değil midir (Nisa/59-61, Hucurat/1)

Bilgi "doğru" olmaz ise hüküm, karar, davranış, eylem, inanç, kanaat, düşünce, fikir, yorum nasıl "doğru" olabilir

Dilimizi/sözlerimizi doğrultamadan; işlerimizi, özümüzü, kendimizi/kalbimizi, ahlakımızı, imanımızı, yolumuzu nasıl düzeltebiliriz (Ahzab/70, Hud/112) O halde, en kolayından başlayalım: Büyük günahlardan olan yalanı terkten başlayalım, kendimizi düzeltmeye. Biz, kendimizi düzeltmedikçe, Rabbimiz (cc) de bizi düzeltmiyor. (Rad/11) Düzelmeye ihtiyacı olmayan var mı