Andolsun ki, cinlerden ve insanlardan çoklarını cehennem için yarattık. Onların kalpleri var, onlar ile anlayamazlar ve onların gözleri var, onlar ile göremezler ve onların ,kulakları var, onlar ile işitemezler. Onlar hayvanlar gibidirler, belki onlar daha sapıktırlar. İşte gâfil olanlar onlardır. (A'raf:7/179) bu ayetteki teşbih hakaret değildir. Aklı rantabl kullanmamanın net ifadesidir. İnsan bunu algılamakta zorlandığından yetersiz ve verimsizdir. Aklı kapasitesi gereği kullanmadığından değersizdir.
Burada çarpıcı bir gerçek kendini gün ışığı gibi göstermektedir. Şeytan, Allah'a rağmen insanları ne hale düşüreceğini yeminle ifade eder, meydan okumaya kalkışır;
Onları gerçekten sapıtacağım, kendilerini uzun emellere düşürüp olmayacak kuruntularla aldatacağım ve elbette onlara emredeceğim de davarların kulaklarını putlara adamak üzere kesip yaracaklar. Çaresiz onlara emredeceğim de, Allah'ın yarattığını değiştirecekler.″ Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, gerçekten açık bir ziyana düşmüştür. (Nisa:4/119)
Ayette, "davarların kulaklarını putlara adamak üzere kesip yaracaklar." Görüldüğü gibi Şeytan bu ifade ile müşriklerin fıtrat dışı isyan ve icraatlarını hatırlatıyor. Şeytan da bu küfür icraatını yaptığı için bozguncudur. Allah'a âsidir, fıtrata karşı oluşu ile doğal insan olan kullara düşmandır. Ortalıkta fitnedir, kalleştir hilekârdır. Kinini ve etkinliğini sürdürmek için insanlığın atası Hazreti Âdem aleyhisselam'dan itibaren kıyamete kadar insanlara düşmanlığını sürdürecektir.
Muntekim Allah, Şeytanın bu bozgunculuğu yüzünden onu tehdid ediyor ve aldatıcı olduğunu teşhir ediyor. Bu meseleyi çok açık ve ilginç ifadelerle anlatıyor;
"Onların içinden gücünün yettiği kimseleri sinsi sesinle titreterek yerinden oynat, onlara karşı süvarilerinle, piyadelerinle yaygara çıkar. Mallarına, evlâtlarına ortak ol. Onlara va'd et" Şeytan onlara va'dler yapar, fakat Şeytan onlara bir aldanıştan başka ne va'd eder (İsra:17/64) Şimdi özenle ifade etmeye çalışacağım.

4