İlmin kıymeti, niyyete bağlıdır

Din bilgilerini, cahillikten, nefsin isteklerinden kurtulmak için öğrenmek lâzımdır.Sual: "Din bilgilerini, amel etmek için mi öğrenmeli, amel ve ihlâs ile olmayan ilim zararlı mıdır"CEVAP: İlmin kıymetli, şerefli olması, niyyete bağlıdır. Din bilgilerini,

Osman Ünlü

"Bu zât âlim değil, ümmîdir"

Evliyânın büyüklerinden Ahmed Sayyâd hazretleri, Yemen'de doğdu. 1183 (h.579) senesinde vefât etti.Zebîd şehri, Bâb-ı Sihâm kabristânına defnedildi.Bir kişi anlatıyor:Bir gün Ahmed Sayyâd hazretlerinin huzûrundaydık...İçeriye, Kadı Efendi girdi.

Abdüllatif Uyan

ALLAH'IN NİZAMI İSLÂM (55)

4- Hz.Peygamber Liyakât ve Ehliyete önem verirdi *Hz. Resûlellah (sav) liyakât ve ehliyete çok önem verirdi. Hz. Peygamber, devlet işlerinde; akrabalık, sosyal statü ve hatır-gönülden ziyade, liyakât ve ehliyete önem verirdi. Hz. Peygamber devlet yönetiminde, bir kişiyi göreve getireceği zaman; o kişinin o göreve uygun, lâyık, ahlâklı, adaletli ve o makamı hak edip, etmediğini araştırır (liyakâtini) ve ona göre karar verirdi.

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Mevsimlerin tebeddülünde küllî ölmek ve dirilmek

Hem "Madem gündüz bedahetle güneşi gösterdiği gibi zemin yüzünde mevsimlerin tebeddülünde küllî ölmek ve dirilmekte perde arkasında bir Mutasarrıf;gayet intizamla koca küre-i arzı bir bahçe, belki bir ağaç kolaylığında ve intizamında ve azametli baharı bir çiçek sühuletinde ve mizanlı ziynetinde ve zemin sahifesinde üç yüz bin haşir ve neşrin numune ve misallerini gösteren üç yüz bin

Risale-i Nur'dan

15 Temmuz gerçekleşseydi...

Tarihî olaylarda kullanılan neden-sonuç ilişkisi, kronolojik bakış, empatik yaklaşım gibi değerlendirme metotlarının dışında Bediüzzaman'ın bize öğrettiği farklı bir değerlendirme biçimi de söz konusudur.Meseleyi kaderî cihetiyle değerlendirebilme, olaylara hikmet nazarıyla bakabilme ve gerçekleşen bir olayın tam tersi durumundaki muhtemel sonuçları dikkate alabilme yaklaşımı klasik tarihçiliğe de yol gösterici, farklı bir bakış açısıdır.

Ahmet Dursun

Orta Çağ İslam Filozofu: Farabi

Elbistan'dan Cemal Özkaya: "Felsefenin en mükemmel ferdleri ve o silsilenin dâhîleri olan Eflâtun ve Aristo, İbni Sina ve Farabî gibi adamlar, "İnsaniyetin gayetü'l-gâyâtı, teşebbüh-ü bilvacibdir, yani Vacibü'l-Vücud'a benzemektir" deyip, Firavunane bir hüküm vermişler ve enaniyeti kamçılayıp1..."Ey arkadaş! Şimdi hayali baştan çıkar, aklı kafaya geçir.

Süleyman Kösmene

Yaparsa yaparım yok

Karınca, filin büyüklüğüne bakmaz, aldırmaz, korkmaz, işine ara vermez. Gül, etrafının dikenlerle çevrili olduğunu bilmez bile. O açar, etrafına güzel kokular saçar ve bunu yaparken kimseye hava atmaz, başa kakmaz. Papatya, baharda gözlerini dünyaya açarken etrafa bakınmaz, "açarlarsa açarım" demez. Yabana

Mahmut Toptaş

Yolların kavşağında

Dünya yolculuğumuzla sınavdayız. Doğru veya yanlış yollar, rehberler, levha ve işaretlerle, sonuçlarıyla bildirilmiş, dilediğimizi tercihte/seçmede özgür bırakılmışız... DOĞRU-YANLIŞ tercihlerimizle sınavdayız: "Doğru" tercihte kazanıyor, "yanlış" tercihlerde kaybediyoruz. Mutlak, şaşmaz "doğru" vahiyle bildirilen, vahye

Bahaddin Elçi

Tuzak Kurarken Av Olmak

Tarihteki olayları gözlemleyebilmek için teknolojiyi geçmişe götürebilseydik ne olurdu Farazi olarak söyleyelim: Mesela Bedir Savaşı'nı ele alalım. Mekke'de gazeteler ve televizyonlar yayınlanıyor ve sosyal medya mecraları paylaşım yapabiliyor olsaydı Müslümanların Mekke kervanını basmak için Medine'den yola çıktığı haberini bu kayıtlardan okuyabilirdik. Böylece o sırada nasıl

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Ağabey diyor ki; Ecnebi kızları bile bizim kızlarımız kadar çıplak...

Ülkemizde, maalesef ar ve hayâ buharlaşmış durumdadır. Caddelerde, sokaklarda, alanlarda "yarı çıplak" gezen kadınlar, kızlar her halde herkesi kocası sanıyor. Üzülerek görüyoruz ki, insanın gece yatmaya çekindiği açıklıktaki kıyafetle sokakta, caddede, hemen hemen her alanda sallanarak gezinebiliyorlar. Böyle bir çağdaşlık olmaz, edep yâ Hû edep. Biraz utanmak gerekmiyor mu Bu dehşetengiz

İsmail Müftüoğlu

"Sâdece dil ile istiğfar yalancıların tövbesidir"

Râbi'a-i Adviyye hazretleri buyurdu ki: "Bizim tövbelerimiz, başka bir tövbeyi gerektirir."Şeyh Yeşrûtî hazretleri büyük velîlerdendir. Şâzilî tarîkatının önde gelenlerinden sayılır. 1897 (H.1315) senesinde Şam'da doğdu, Akka'da vefât etti. Şâzilî büyüklerinden Muhammed Zâhir Efendinin terbiyesinde yetişti. Kendisinden icâzet

Vehbi Tülek

"Şükreden kullarım azdır"

İçinde bulunduğumuz nimetlerin kıymetini anlayabilmek için, kabirleri, hapishaneleri ve hastaneleri ziyaret etmeliyiz!..Küçük de olsa bize yapılan bir iyiliğe, bir yardıma hemen teşekkür ederiz. Her millet kendine mahsus diliyle veya gülümseyerek memnun olduğunu bildirir. Bu insanlık gereğidir."Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır"

M. Said Arvas

"Din"in anlamı nedir

Dinin neliği ve geleceğine dair toplumda gerek popüler gerekse daha entelektüel düzlemde tartışmalar yapılmaktadır. Bu tartışmalar dinin gerekli olup olmadığından başlayarak dindarlığın problemlerine ve dinin geleceğine kadar uzanmaktadır. Özellikle son iki konu daha yüksek düzeyde konuşuluyor görünmektedir. Günümüzde teknoloji ve dijitalleşmenin artışı özellikle dinin geleceğine

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Zaferin gerçek sahibi kimdir

"Eğer Allah size yardım ederse artık sizi yenecek hiçbir kimse yoktur; eğer sizi yardımsız bırakırsa O'ndan sonra size kim yardım edebilir Müminler yalnız Allah'a tevekkül etsinler." (Âl-i İmrân, 3/160) İnsanlık tarihi güçlü orduların, büyük imparatorlukların ve zengin devletlerin yıkılış hikâyeleriyle doludur. Nice kaleler fethedildi, nice tahtlar devrildi.

Prof. Dr. Ahmet Tekin

İman hizmetinde mazeret olmaz

Toplum hayatı içinde birçok vazifeleri yapmak durumunda olan bazı insanlar, yapısındaki tembellik ve ihmallerden dolayı mazeret üreterek, yapması gereken işleri aksatırlar. Bu aksamalar ise, nice arızaların doğmasına sebep olur.Vazifeler içinde en önemli ve en hayatî olanı ise, insanların ebedî hayatlarını kurtarmaya vesile olan iman hizmetleridir. Her insan için cihan saltanatından daha değerli olan bu hizmet asla mazeret kabul etmez. ünkü, bunun telâfisi çok zordur.

Sami Cebeci

15 Temmuz'u ayet ve hadis ışığında değerlendirelim!

Cemaatin ve insanımızın düştüğü/düşürüldüğü bu durum; hakikati değil, kendi tarafını yüceltmesidir. Halbuki Kur'an-ı Kerim: "Hakkı ayakta tutun, adaleti gözetin, bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin." (5 Maide 8) buyurarak aidiyetten önce adaleti merkeze koyar. Bu da gösterir ki İslâm'da sadakat, ancak hakkın ve adaletin hizmetinde meşrudur. Taassup ise cahiliyenin kalıntısıdır.

Yaşar Değirmenci

Akidemiz ve siyasetimiz

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Tevhit ve şahadet kelimesi mümin ve Müslüman olmanın temel şartlarındandır. Bu iki kelime; İslam dininin bir hayat nizamı olarak Allah tarafından gönderilmiş olduğunu kabullenmeyi, ferdi, cemiyet

İsmail Hakkı Akkiraz

Dinî öğretiyi barışçıl bir bakışla yorumlamak

İlâhiyat alanlarıyla uğraşanlar kaynaklara, tarihsel birikime, özellikle de normatif metinlere toplu olarak bakar, hepsini önce o metinlerin oluşmuş bulunduğu şartlar içinde anlamaya çalışırlar; sonra da o birikimi içinde yaşadıkları çağın gerçekleriyle, talep ve ihtiyaçlarıyla buluşturarak en doğru anlama ulaşırlar; daha doğrusu öyle yapmaları gerekir.Her Müslüman bilim

Mustafa Çağrıcı

Dünyada yapılaniyilikler, âhirette nasıl işe yarar

Allahü teâlânın Peygamberine tâbi olmayanların yaptığı her iyilik, dünyâda kalır ve âhiretin harap olmasına sebep olur.İslamiyet; yeryüzündeki bütün insanların, dünya ve âhiretin efendisi ve bütün insanların her bakımdan en yükseği ve en iyisi olan, Muhammed Mustafâya "sallallahü aleyhi ve sellem" tâbi olmasını

Hasan Yavaş

Üstad ile hayalî bir hasbihâl (2)

CÇ: Selamün Aleyküm Üstadım. İzninizle kaldığımız yerden devam etmek istiyoruz.Kendi içimizde yaşamadığımız hakikatler dışarıya da tesir edemiyor. Bu manada lisan-ı hâlin sözden çok daha önemli tespitiniz bugünde geçerliliğini koruyor. Anladığım kadarıyla mevzu o kadar derin ki bütün dünyanın İslâmla olan rabıtasına doğrudan tesir ediyor. Bu konuyu daha iyi anlamak için başka bir tespitinizi paylaşmanızı rica ediyoruz.

Cenk Çalık

Geleceğin İnşası: Çocuk ve Din Eğitimi

Çocuğun iç çevresini oluşturan inanma yeteneği onu saran dış çevre tarafından özenle eğitildiği nispetle bilinçli düşünme ve davranış şeklini alabilir. İslâmda dine yönelme istidadı olarak kabul edilen fıtrat, çok özel bir kabiliyet olarak insana verilmiştir. Fıtratın iyi ve doğru şeklinin muhafazası ve devamı ise sosyal bir varlık olan insanın yetiştiği muhit ile doğrudan alâkalıdır. Sorumluluk bilinci ve En Güzel Miras

Süleyman Gülek

Son yolculuğa hazır mısın

İnsan hayatı baştan sona bir yolculuktur. Sabah evden iş yerine giderken de bir yolculuktayız, bir dostu ziyaret ederken de.Kimi zaman bir şehirden başka bir şehre, kimi zaman da bir hâlden başka bir hâle geçeriz. Fakat bütün bu yolculukların ötesinde, bir gün mutlaka çıkacağımız ve dönüşü olmayan bir yolculuk daha vardır ki o da dünya menzilinden berzah âlemine yapılan ebedî yolculuktur.

Rüstem Garzanlı

Mehter ve Cihad-ı Ekber

Dünyaları feth eyleyen ecdâdımız el-hak / Âdil idi hıfz eyler idi Hakk-ı ibâdı Allâh yoluna ceng edelim şân alalım şân / Kur'ân'da zafer va'd ediyor Hazret-i Yezdân. Bu anlamlı mehter marşını anlamak için bazı açıklamalarda bulunmaya ihtiyaç var: "Gâfil ne bilir neşve-i pür-şevk-i vegâyı"

Abdullah Yıldız

Sevmek üzerine...

Sevgi, muhabbet her insan ve hayvanda şefkat ve merhametin sonucu ortaya çıkan bir duygudur.Sözlük anlamına bakarsak, sevgi, insanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi, bağlılık ve derin şefkat göstermeye yönelten, en temel ve olumlu duygulardan biridir. İnsanlar, bazı şeyleri sever bazılarını sevmez. Her insanın sevdiği nefret ettiği şey farklıdır.

M. Fahri Utkan

Ülkemizde pek çok velî vardır

Güzel ülkemizde ve diğer İslâm ülkelerinde de pekçok evliyâ vardır. Mesela Ankara anıldığı zaman ise, Hâcı Bayrâm-ı Velî ve Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazerâtı hâtırlanır...Bildiğimiz üzere, Kur'ân-ı Kerîm'de meâlen: "Biliniz ki, Allahü teâlâ'nın evliyâsı için azâb korkusu yoktur. Ni'metlere kavuşmamak üzüntüsü de yoktur"

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Meşveretin ruhu, meşveret-i şer'iyedir - Meşveret, Şûrâ ve Şahs-ı...

Evet, Kur'ân-ı Kerîm'de Rabbimiz, akletmeyi, tefekkür etmeyi, ibret almayı, bilgiyi, hak ve hakikati taharri etmeyi, hakikati taallüm etmeyi, cehâletten kurtulmayı, hususan "Hem âyât-ı Kur'âniye, başlarında ve âhirlerinde, beşeri aklına havale eder, "Aklına bak" der. "Fikrine, kalbine müracaat et, meşveret et, onunla görüş ki, bu hakikati bilesin" diyor."1 ifadeleriyle meşveret etmeyi ve istişareyi emrediyor.

Abdülbaki Çimiç

Şiirde siyasal rant, sığ sular ve melâlsiz inilti

Türk edebiyatı tarihine baktığımızda kimi şairlerin, şiirlerinden çok; daha doğrusu, şiir tekniği, imgelem, fikrî-hissî derinlik ve genişlik, dilin sınırlarını ve imkânlarını zorlamak, hatta âhenk bakımından değil de bir 'propagandist' bir 'ideolog' ya da 'hürriyet sembolü' vb. olarak tanımlandığı görülür. Örneğin Namık Kemal, bir 'vatan', 'hürriyet'

Alaattin Karaca

Kurtuluşun adı: Nebevî eğitim

Kur'ân'ın ilk emri "Oku!"dur. (Alak, 96/1) Fakat bu okuma, sadece harfleri okumak değildir. Bu okuma; insanın kendini, dünyayı ve hayatı Yaratan'ı tanıyarak okumasıdır. Bu yüzden İslâm'da ilim, kuru bilgi değildir;imanla birleşmiş bir idraktir. Kur'ân buyurur: "Allah, iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir." (Mücâdele, 58/11)

Hüseyin Demir

Tek sütunla medeniyet kurulmaz

İslâm dini, bir medeniyet potansiyeli taşıdığını geçmişte ispat etmiş. Acaba İslâmın "ruh-u aslî"sini incitmeden, Kur'ân'dan ilham alarak, bütün insanlık için yeni bir medeniyet inşası mümkün müİlimde, eğitimde, ahlâkta, mimarîde, edebiyatta, musikide, ticarette öncülük eden İslâm dini bugün yeni bir medeniyete ilham kaynağı olamaz mı Bugün Müslümanlar

M. Said Zeki

Ali Nar Hoca'nın anlatımıyla rızık ve ecel meselesi

Ali Nar Hoca, son devrin önemli İslâm/Ehl-i Sünnet âlimidir. Özellikle akâid ve kelâm âlimi olarak önemli hizmetlerde bulunmuştur. "Mezhepsizlik, Dinde reform, Dinlerarası Diyalog fitnesi ve Peygambersiz İslâm Projesi"yle mücadelesi yazı hayatında önemli yer tutmaktadır. Ali Nar Hoca'nın kaleme aldığı "İslâm İnancı"

Siyami Akyel

Üsve-i hasene

Resûlullah (asm), hanımları ile arasındaki muhabbetin artmasını temin edecek davranışlara son derece önem verirdi.Peygamber Efendimiz sabah ve ikindi namazlarını kıldıktan sonra her gün zevcelerini teker teker ziyaret eder ve hâllerini hatırlarını sorardı.1 Peygamberimizin, hanımlarını dinlendirmek ve rahatlatmak için onlara bayram şenliklerini bizzat seyrettirdiği de vâkîdir.

Halil Elitok

Yurt dışı gezilerinde nelere dikkat etmeli

Yaz aylarında Türkiye'den Avrupa'ya gezi amaçlı seyahat için ciddi bir ilgi var.Bir taraftan aile turları, bir taraftan öğrenci turları derken yaz dönemlerinde Avrupa ülkelerinde, şehirlerde Türkiye'den gelen yoğun topluluklarla karşılaşıyorsunuz. Tabiî ilgili şehirler de kendilerini bu topluluklara hazırlamışlar ki, gelen topluluğa göre o dilde espriler, müzikler tercih ediyorlar. Bu da haliyle o ülkeye, o şehre ısınmayı kolaylaştırıyor.

Sebahattin Yaşar

ALLAH'IN VARLIĞININ AKLÎ DELİLLERİ- 4

Allahü Teâlâ'nın varlığı meselesi, mahiyeti itibariyle; duyuların sınırlarını aştığı yani metafizik bir konu olduğu için, bilimsel deney ve gözlemin dar çerçevesine sığmaz. İnsanın; doğrudan gözlemleyemediği hâlde, varlığını tereddütsüz olarak kabul ettiği pek çok gerçek vardır. Adalet, vicdan, bilinç, matematiksel doğrular ve mantık ilkeleri bunlardan birkaçıdır. Hiç kimse adaleti

Mehmet Can

İşte Önderimiz, Örneğimiz, Peygamberimiz

*** O'na (S.A.S.) en azılı düşmanları bile "sen insanlara sabrı ve şükrü tavsiye ediyorsun ama kendin lüks ve israf içinde yaşıyorsun" diyemedi: Çünkü ashabı hangi sıkıntıya katlandıysa o da aynı sıkıntıya katlandı. Siz mücadele edin. Ben size uzaktan dua edeceğim demedi. Arkadaşları işkence gördü, o da işkence gördü. Sırtına deve işkembesi konuldu, yollarına

Abdülaziz Kıranşal

Siyasî devşirmelere değer mi

Böyle bir sistemde bilgi, hak, adalet, insaf ve merhamete yer kalmaz. "Başlar ayak, ayaklar baş olur." Dengeler değer kaybeder sistem, kötülükleri ifrazata başlar. Özellikle devlet dairelerinde icraat makamlarında ki yetkililer hemen her kapıyı açan mekanizmaya yapışırlar. İşleri kolaylaştıran ve taraflara çıkar sağlayan yaygın bir kazanç kaynağı olan araçlara bel bağlarlar.

İlhan Oral

Tövbe edenin günahı affolur

Tövbe, günaha pişman olup Allahü teâlâdan af dilemek, günahtan vazgeçmek ve bir daha yapmamaya karar vermektir.Tövbe edebilmek, Allahü teâlânın büyük nimetlerindendir. Kul, hata ve kusurdan uzak değildir. Bunun için günah işleyince pişman olmalı, Allahü teâlâdan af dilemeli ve aynı günaha dönmemeye karar vermelidir.Kur'ân-ı kerimde meâlen, "

Salim Köklü

Fırsatları değerlendirme vakitleri

Özellikle ehl-i dünya bir sene boyunca kendilerini senelik izinleri için hazırlarlar.Bu hazırlıklar bir sene boyunca sürer. O vakitler geldiğinde şöyle gezmeye gideceğim, böyle ziyaretler yapacağım, şunu giyeceğim, bunu içeceğim, şunları alacağım... Uzunca bir yapılacaklar ve vakit geçilecekler listesini oluştururlar, hesabını kitabını yaparlar. Yapsınlar, diyecek lafımız var! Hedefi gayesi bu dünya ve dünya hayatı olanların işi gücü, hesabı kitabı ve seçimi de dünya olur.

Rifat Okyay

Teveffeni

Hz. Yusuf'un -Aleyhisselam- ölümü istemesi kıssası meşhurdur. Onca sıkıntıların ardından dünya hayatının en mutlu anında dünyadan ayrılığın istenmesi çok dikkat çekici olup, ikazları ihtiva eder.Herkesin kendine göre Yusufî sıkıntı ve huzur dolu anları vardır. İmtihanın en çetini de yine Yusuf'un (as) imtihandır. Ondaki ismet sıfatına rağmen bir beşer olarak hemcinsine bir anlık meyil

Mehmet Çetin

Sevgi evi

Okulların kapanmasına bir hafta kalmıştı.Okul müdürü, Cuma günü yapılan bayrak töreninde öğrencilerine seslendi: "Sevgili gençler, karne törenimiz konferans salonunda yapılacaktır. Her öğrencimiz karnesini anne ve babasıyla birlikte alacak. Amacımız, bu güzel anı ailelerinizle paylaşmanızdır." Bu sözler birçok öğrenciyi heyecanlandırırken, dokuzuncu sınıf öğrencisi Hasan'ın yüreğine derin bir hüzün bıraktı.

Misbah Eratilla

İlk ders, son ders

Bugün hüzünlü bir gün geçirdim. Kırk bir yıl önce başladığım öğretmenliğimin son günüydü.Bu sebepten dolayı son kez ders programına baktım. 1985'te İzmir'de Vedide Baha Pars'ta başladığım öğretmenliğimdeki ilk dersimi, İstanbul'da SaintBenoit'te son ders olarak bitirdim. 'Her gelecek yakındır' hadisi şerifinin belirttiği gibi zamanı anlamadan

Cevat Çakır