Hidayet senin elinde değil

İnsan bazen en çok emek verdiği yerden yorulur. Evladına nasihat eder, eşine hakikati anlatır, dostunu iyiliğe çağırır; fakat beklediği karşılığı göremeyince kalbi kırılır. "Acaba bunca gayretim boşa mı gitti" diye düşünür. Oysa Kur'an ve sünnet bize bunun hiç de böyle olmadığını öğretmektedir. Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Bana ümmetler gösterildi.

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Çağın en büyük yetimliği: İslam'ın Müslümanların elinde garipleşmesi...

Resmî verilere göre yalnızca Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yüz bini aşkın din görevlisi görev yapmaktadır. Bunun yanında ilahiyat fakülteleri, imam hatip okulları, vakıflar ve sivil toplum kuruluşları da din hizmetlerine önemli katkılar sunmaktadır. Ancak mesele yalnızca sayısal büyüklük değildir. Asıl soru şudur: Bu büyük bilgi ve insan kaynağı, toplumsal hayata ne ölçüde yön verebilmektedir

Hüseyin Demir

Taraf mısınız, taraftar mı..

Yıllar evvel bir devlet büyüğümüz veciz bir söz söylemişti: "Yanlışın en tehlikelisi doğruya en yakın olan yanlıştır. Çünkü onu doğrudan ayırmak zordur" İnsanları ve toplumları kaos ve karmaşa ile şekillendirip biçimlendirmek isteyen küresel toplum mühendislerinin bu cümleden olarak zihinlere çektikleri en derin ve korkunç operasyonların başında

Bülent Acun

Endülüslü İslâm filozofu: İbni Rüşd

Elbistan'dan Cemal Özkaya: "Felsefenin en mükemmel ferdleri ve o silsilenin dâhîleri olan Eflâtun ve Aristo, İbni Sina ve Farabî gibi adamlar, "İnsaniyetin gayetü'l-gâyâtı, teşebbüh-ü bilvacibdir, yani Vacibü'l-Vücud'a benzemektir" deyip, Firavunane bir hüküm vermişler ve enaniyeti kamçılayıp..."Ey arkadaş! Şimdi hayali baştan çıkar, aklı kafaya geçir. Evvelki

Süleyman Kösmene

İnsan her amelinden sorguya çekilecek

(Dünden devam)Ve kâinatı içine alan ve ebede gitmek için yaratıldığına bütün cihazat-ı insaniyesi şehadet eden, böyle yirmi küllî hakikatler ile Cenab-ı Hakkın Hak ismine bağlanan ve en küçük zîhayatın en cüz'î ihtiyacını gören ve niyazını işiten ve fiilen cevap veren Hafîz-i Zülcelâl'in Hafîz ismiyle mütemadiyen amelleri kaydedilen ve kâinatı alâkadar edecek ef'alleri o ismin

Risale-i Nur'dan

Ağabey diyor ki; Çalan soyan soyduran hep kazanıyor

Allah eşref-i mahlûkat olarak yaratılan insanın takviminde, tanziminde, teşkilinde hiçbir eksiklik bırakmamıştır. Nitekim, "Biz insanı en güzel biçimde yarattık" (Tîn/4) buyrulmaktadır. Ama akabinde de; "Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik" (Tîn/5) ikazı yapılmaktadır. Bilindiği üzere bir atasözü der ki; "

İsmail Müftüoğlu

Yolumuz

Yolumuz, Rabbimizin, elçileri aracılığıyla bildirdiği, adını "Sırat-ı Müstekıym" diye adlandırdığı yoldur. Bütün Allah elçileri bu yoldan milim ayrılmadan yürümüşler. Her peygamberin, Hazreti Ebubekir gibi, Sıddık (kayıtsız, şartsız, amasız, lakinsiz...) tasdik eden sıddıkların yoludur. Bu yol, Allah Resulünün yolunda yürürken canını ve malını bu yola koyan ve Allah yolunda canını veren Şehitlerin yoludur.

Mahmut Toptaş

'Seçilmiş Hikâyeler' ve 'Dost' dergisi sahibi Salim Şengil'in...

1947-57'de "Seçilmiş Hikâyeler", 1957-73'te "Dost" dergilerini çıkaran, aynı zamanda hikâyeci ve yayıncı bir isimdir Salim Şengil. 1950 edebiyat kuşağının tanınmasında payı vardır. İkinci Dünya Savaşı'ndan 1970'li yıllara değin uzayan yayın dünyasını, özellikle sol çevreyi iyi tanır. Bu yazıda Şengil'in "Anılarda Kalan Portreler" (Cem Yay.,

Alaattin Karaca

Sırr-ı meşveret ve şura - Meşveret, Şura ve Şahs-ı Manevi-5

Sırr-ı meşveret, sırf maslahat için, garazsız olarak, meşveretin hakkını edâ etmek için davranmayı icab eder.Şirket-i maneviye, meşveretin sırr-ı aziminden husule gelir. Bediüzzaman da "Heyetinizdeki Risale-i Nur'un şahs-ı manevîsini konuşturmak ve reyini almak için meşveret ediniz."1 tavsiyesini yapar. Sırr-ı meşveretin bir tezahürü olarak arzetmeye çalıştığımız fikirler, Nur

Abdülbaki Çimiç

Ağacı yeşil tutmak

Bu yiğitçe bir duruş. Bir kara sevda: Adaleti -bir gün bana lâzım olur diye değil- Kur'ân'ın en temel esasından biri olduğu için savunmak!Ekmeği değil hürriyeti öncelemek. -nefsin serbestliği için değil- imanın bir özelliği olduğu idrakiyle! Nebevî emaneti omuzlayarak, Hazret-i Hüseyinvâri (ra) zalimin karşısında, mazlumun yanında yer almak! Yiğitçe bir duruş, bir kara sevda bu! Nura pervane olmak!

M. Said Zeki

Peygambere karşı anti-propaganda ağları

İnsanın irade sahibi, şerefli ve en güzel biçimde yaratılması, meleklerin hazır bulunduğu bir ortamda ilk insan ve ilk peygamber Adem Aleyhisselam ve ondan yaratılan eşinin (Havva) tanıtılması; Allah-u Teâlâ'nın meleklerden saygı göstermelerini istemesi süreci neticesinde meleklerin itaati ve şeytanın isyanıyla yeni bir imtihan alanı oluşturulmuş, hakk ve batıl mücadelesi başlamıştır.

Siyami Akyel

İlim ve amel münasebeti...

Her Müslümânın ilk vazîfesi, Kur'ân-ı kerîmin talîm ettiği esâsları öğrenmek ve ona uygun olarak amel-i sâlihte bulunmaktır.İmân ve İslâm esâslarını bilip tatbîk edecek, ibâdet yapacak kadar ilim öğrenmek her Müslümân için zarûrîdir, âkıl-bâliğ, erkek-kadın her Müslümânın üzerine farz-ı ayındır.

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

"Sana günahları küçük gösteren şeyden sakın"

"Her kimin ayakları Allah yolunda tozlanırsa, onlar Cehennem'e haram olur."Ebû Abdullah el-Medenî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Eshab-ı kiramın meşhurlarından Abdullah bin Zübeyr'in "radıyallahü anh" oğludur. 741 (H.124) senesinde vefât etti. Babasından, Enes bin Mâlik ve birçok sahabiden hadis rivâyetinde bulundu.

Vehbi Tülek

"Allah'ın öyle kulları vardır ki..."

Evliyânın büyüklerinden Alvân Hamevî hazretleri, 1530 (h.936) senesi Cemâzil evvel ayında Hama'da vefât etti.Bir gece, yatsı namâzından sonra talebesiyle sohbet ederken, lâmbanın yağı bitti.Bir genç kalktı.Yağ koyacaktı.Alvân Hamevî o gence;"Yavrum

Abdüllatif Uyan

Kura çekerek pay etmek

Bir mekân, bir mal, buna müşterek, ortak olarak malik olan ortaklar arasında kura ile taksim edilebilir.Sual: Hediye dağıtımında ve benzeri şeylerde kura çekerek dağıtmak, vermek, dinen uygun olur muCevap: Konu ile alakalı olarak İbni Âbidînde deniyor ki:

Osman Ünlü

Allah'ın varlığının aklî delilleri- 5

Bu yazı dizisinin bundan sonraki bölümlerinde, farklı ilim dallarında mütehassıs ilim adamlarının; Allahü Teâla'nın varlığına dair tesbit ettikleri aklî delillerin (kanıtların) önemli bir kısmını ayrı ayrı aktarmaya çalışacağız inşaallâhü teâlâ. Bu kapsamda ilk olarak "Hudûs Delili"ni incelemeye gayret edeceğiz.

Mehmet Can

Fitne ve ıslâhı(1)

Fitne, meşru olan iktidara karşı yapıldığında ise meşruiyeti lağvedip, hukuksuzluğu meşru kılar. Fitne bir kere uyandırılırsa artık onu durdurmak zordur. Bunun için 'fitneyi uyandırma'! denilmiştir. *Hz. Peygamber de, fitnenin tehlikelerinden bahsetmiş ve fitne ve fitneciler hususunda dikkatli olunmasını tavsiye etmiştir. Hz. Resulullah, İslâm ümmetinin birlik ve beraberliğini

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Din hizmeti ve bu hizmetin erleri

Kur'an'ı Kerimi hıfzetmenin devamı olan anlama ve uygulama gibi hizmetleri unutuyorlar. Rabbimizin muradına ve Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin uygulayışına itibar etmiyorlar. Daha doğrusu tabularını aşamıyorlar. Hizmet vermek isteyenlerin kimi akademik kariyerini, kimi mollalık saltanatını, kimi grup taassubunu, kimi siyasî bağımlılığını ve kimi de bencillik gurur

İlhan Oral

Dinimizin ahlaki hükümlerini hayata hakim kılalım!

Bu sebeple Allah'a bağlı, anne babasına sadık ve insanlığa faydalı evlatlar yetiştirmek ebeveynlerin öncelikli sorumluluğudur. Bütün bunlar da hadis-i şeriflerde zikredilen "güzel ahlaklı bir nesil" yetiştirmektir. Peygamber Efendimizin ahlâkını hayata hâkim kılmaktır. Ahlakın gücünü her hâl ve şartta topluma yerleştirmektir. Bilgiler üzerine yoğunlaşmış

Yaşar Değirmenci

Zulüm Düzenlerinin Sadık Bekçileri Bel'amların Dört Özelliği

1- Dünyaya Saplanıp Kalmak; Âlimin "Sultan Sofrasına" Oturması: Araf Suresi'nde Bel'am'ın özellikleri anlatılırken onunla ilgili, "O dünyaya saplanıp kaldı, hevasının peşine düştü" ifadesi kullanılır. Yani Allah'ın kendisine verdiği ilimle hakikatin

Abdülaziz Kıranşal

Dünya geçici, ahiret ise sonsuzdur...

İnsanın ömrü rüya gibidir, geçicidir; asıl iş, fâni dünyada ebedî ahiret saadetini kazanmaktır. Yani iman edip Müslüman olmaktır.Dünyaya milyarlarca insan gelmiş, bir müddet yaşamış, sonra ölüp gitmişler. Bunların bazıları zengin imiş, bazıları fakir. Kimi güzel imiş, kimi çirkin; kimi zâlim imiş, kimi mazlum. O hâllerinin hepsi geçti, unutuldu. Onların bir kısmı inanmış, Müslüman idi. Geri kalanları ise inanmamış kimselerdi.

Salim Köklü

"Kavramı Gerçeklik Saymak"

Felsefe ya da düşünce söz konusu olduğunda eşyayı okuma bakımından iki temel bakış açısı birbirinden ayırt edilir. Bunlar idealizm ile materyalizmdir. İdealizm gerçekliği ideada başlatıp, onun karşılıklarını dış dünyada ve materyalde aramaktadır. Materyalizm ise maddeyi esas alarak zihnin ve ideanın buna göre belirlendiğini iddia eder kısaca. Hegel "idealist" bir

Prof. Dr. Mustafa Tekin

İlk defa, şükürler olsun!

Bu yazı hissîdir...Hem vallahi hem billahi çok büyüksün Allah'ım! Elbette benim çektiklerim, diğer kullarının, özellikle sevdiklerinin çektikleri sıkıntılarla kıyaslanmaz ama benim de nasibime düşen bu imiş. Bir buçuk saat sürer, denilen ameliyat, yaşadıklarımla yaklaşık bir yıl sürdü ve bu süre zarfında beni, ailemi, sağlık ekibini, dostlarımı öylesine hikmetli bir imtihandan geçirdi ki, ancak bu kadar olur, Allahu ekber.

Mehmet Çetin

Hayalleri gerçek oldu

Servet Armağan'a ortaokul yıllarında bir arkadaşı, Eşref Edip'in Bediüzzaman'ın küçük "Tarihçe-i Hayat" adlı kitabını verdi.Kitabı okuduktan sonra Risale-i Nurları merak etti. Bediüzzaman'ın talebesi Abdullah Yeğin'i yıkık, bakımsız ve kimsenin oturmadığı Rıdvaniye Camisinin hücresindeki yerinde ziyaretine gitti. Kısa bir tanışmadan sonra Servet Armağan, "Ne

Misbah Eratilla

Haramlar düzeni

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Devlet toplumda temel insan haklarının muhafazası, kaba kuvvetin değil hakkın ve adaletin tesisi için ihtiyaç duyulan bir otoritedir. Devlet iki şeyle ayakta durur. Bunlardan birincisi rejim ve düzendir, ikincisi

İsmail Hakkı Akkiraz

Âdem aleyhisselâma gelen üç hediye...

Cebrâil aleyhisselâm, aklı, hayâyı ve îmânı Âdem aleyhisselâma getirip dedi ki: "Yâ Âdem! Allahü teâlâ sana selâm ediyor. Getirdiğim şu üç hediyeden birini kabul etmeni emir buyurdu."Allahü teâlâ kime akıl verirse, hayâ ile îmân da onunla beraber bulunur. Aklı olmayanın ne hayâsı ne de îmânı bulunur. Şöyle ki:Cebrâil aleyhisselâm, aklı, hayâyı ve îmânı Âdem aleyhisselâma getirip dedi ki:

Ahmet Demirbaş

Büyük duruşma (3)

Geçen haftaki yazımda insanlığa karşı işlenen suçlardan söz etmiş ve değerlendirmeyi ve verilecek cezaları bu haftaki yazıma bırakmıştım. Tarih boyunca yasamış zorbalar ve despotların işlemiş oldukları suçlara verilecek cezaları adil ve Mutlak Hâkim'in kitabından ayetlerle bize bildirdiğine göre açıklamaya çalıştım. DEĞERLENDİRME "Bilgisizdiniz, elçi ve kitap gönderilmeden,

Mehmet Şerif Cebe

Sevgilinin huzurunda-2

Sen tebliğ peygamberiydin. Konuşurken her bir kelime sanki mübarek dudaklarından mücessem bir nur kütlesi olarak çıkar ve kalplere yerleşirdi. Tane tane konuşmalıydın ki; onları bize Ebu Hureyre'ler aynen aktarmalıydı. Sen de öyle yaptın. Aişe annemiz diyorlar, "Rasulallah tane tane konuşur, bir kimse saymaya kalksa sayar ve ezberlerdi. Yani peşi peşine alelacele hızlıca konuşmaz,

Ömer Arif

Öteki istiyor; ama ben istemiyorum!

Cenab-ı Hakk kâinat ağacını yaratıp, onun; çiçek, yaprak mesabesindeki canlı-cansız bütün varlıklarını da vücuda getirdikten ve o ağacın en son neticesi, meyvesi olan insanı da yarattıktan sonra, malûm hadise ile bütün meleklerin insana secde etmesini (Cenab-ı Hakk'ın büyüklüğünü tasdik etmek için) istemiş, meleklerin hepsi bunu kabul ettikleri halde, bir tek şeytan, Cenab-ı Hakk'ın bu emrine

Osman ZENGİN

Çocuğunuza beddua etmeyin! Asıl göreviniz onu düşerken tutmak

Hayatta bazı benzetmeler vardır ki anlatılmak isteneni uzun uzun açıklamaya gerek bırakmadan tek başına gözler önüne serer. Bunlardan biri de intihar girişimlerinde itfaiye ekiplerinin açtığı kurtarma battaniyesidir. Yüksekten düşecek bir insanın betona çakılmasını engellemek için açılan o battaniye, aslında ailelerin ve toplumun gençlere karşı nasıl davranması gerektiğini anlatan güçlü bir semboldür.

Nureddin Yıldız

Siyasette dinî hamiyetin ölçüsü

Geçen yazımızda Üstad Bediüzzaman'ın Sünühat adlı kitabında işaret ettiği ve müspet olarak gördüğü, Hz. İsa'nın (as) hakikî dininden beslenen ilim, sanat ve teknoloji buluşlarıyla, demokrasi, adalet ve hürriyetler gibi evrensel değerleri yaygınlaştırmakla insanlığa hizmet eden birinci Avrupa cereyanını incelemiştik.Bu yazımızda aynı kitapta geçen, aradan 100 küsur yıl geçmiş olmasına

İbrahim Ersoylu

Hizmetkârlar ve hademeler

Bizler, Risale-i Nurları okuyarak, anlayarak Kur'ân'ın istediği ve emrettiği şekilde iman, Kur'ân ve İslâmiyetin neşrinde ve ilânında hizmetkâr olmayı arzu eden, kabul eden ve bu yolda bulunanlar olarak; büyük bir mesuliyeti omuzlarımıza yüklenmiş bulunuyoruz.Bu azîm ve kudsî hizmet, daima yanında, yerinde ve hedefinde Allah'ın avn ü inayetini ister, arzular ve bekler.

Rifat Okyay

Sultan 2. Selim'in kurtardığı Hristiyan vaiz

Adam Neuser (1530- 1576) tarihlerinde yaşamış Hristiyan bir vaizdi. Alman düşünür Lessing bu kişi ile ilgili bir eser yazar. Zira Adam Neuser etkili reformcu Luterci bir vaizdi. Ve bu vaiz Hristiyan vaiz 16. yüzyılda Hristiyanlıktan İslam'a geçti. Adam Neuser 1530 yılında Schwaben'de doğdu. İslam'ı inceledi. Luther'in reformcu ekibindeyken Hz. Muhammed'i

Nihat Hatipoğlu

15 Temmuz gerçekleşseydi...

Tarihî olaylarda kullanılan neden-sonuç ilişkisi, kronolojik bakış, empatik yaklaşım gibi değerlendirme metotlarının dışında Bediüzzaman'ın bize öğrettiği farklı bir değerlendirme biçimi de söz konusudur.Meseleyi kaderî cihetiyle değerlendirebilme, olaylara hikmet nazarıyla bakabilme ve gerçekleşen bir olayın tam tersi durumundaki muhtemel sonuçları dikkate alabilme yaklaşımı klasik tarihçiliğe de yol gösterici, farklı bir bakış açısıdır.

Ahmet Dursun

Tuzak Kurarken Av Olmak

Tarihteki olayları gözlemleyebilmek için teknolojiyi geçmişe götürebilseydik ne olurdu Farazi olarak söyleyelim: Mesela Bedir Savaşı'nı ele alalım. Mekke'de gazeteler ve televizyonlar yayınlanıyor ve sosyal medya mecraları paylaşım yapabiliyor olsaydı Müslümanların Mekke kervanını basmak için Medine'den yola çıktığı haberini bu kayıtlardan okuyabilirdik. Böylece o sırada nasıl

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Yolların kavşağında

Dünya yolculuğumuzla sınavdayız. Doğru veya yanlış yollar, rehberler, levha ve işaretlerle, sonuçlarıyla bildirilmiş, dilediğimizi tercihte/seçmede özgür bırakılmışız... DOĞRU-YANLIŞ tercihlerimizle sınavdayız: "Doğru" tercihte kazanıyor, "yanlış" tercihlerde kaybediyoruz. Mutlak, şaşmaz "doğru" vahiyle bildirilen, vahye

Bahaddin Elçi

"Şükreden kullarım azdır"

İçinde bulunduğumuz nimetlerin kıymetini anlayabilmek için, kabirleri, hapishaneleri ve hastaneleri ziyaret etmeliyiz!..Küçük de olsa bize yapılan bir iyiliğe, bir yardıma hemen teşekkür ederiz. Her millet kendine mahsus diliyle veya gülümseyerek memnun olduğunu bildirir. Bu insanlık gereğidir."Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır"

M. Said Arvas

Dinî öğretiyi barışçıl bir bakışla yorumlamak

İlâhiyat alanlarıyla uğraşanlar kaynaklara, tarihsel birikime, özellikle de normatif metinlere toplu olarak bakar, hepsini önce o metinlerin oluşmuş bulunduğu şartlar içinde anlamaya çalışırlar; sonra da o birikimi içinde yaşadıkları çağın gerçekleriyle, talep ve ihtiyaçlarıyla buluşturarak en doğru anlama ulaşırlar; daha doğrusu öyle yapmaları gerekir.Her Müslüman bilim

Mustafa Çağrıcı

İman hizmetinde mazeret olmaz

Toplum hayatı içinde birçok vazifeleri yapmak durumunda olan bazı insanlar, yapısındaki tembellik ve ihmallerden dolayı mazeret üreterek, yapması gereken işleri aksatırlar. Bu aksamalar ise, nice arızaların doğmasına sebep olur.Vazifeler içinde en önemli ve en hayatî olanı ise, insanların ebedî hayatlarını kurtarmaya vesile olan iman hizmetleridir. Her insan için cihan saltanatından daha değerli olan bu hizmet asla mazeret kabul etmez. ünkü, bunun telâfisi çok zordur.

Sami Cebeci

Dünyada yapılaniyilikler, âhirette nasıl işe yarar

Allahü teâlânın Peygamberine tâbi olmayanların yaptığı her iyilik, dünyâda kalır ve âhiretin harap olmasına sebep olur.İslamiyet; yeryüzündeki bütün insanların, dünya ve âhiretin efendisi ve bütün insanların her bakımdan en yükseği ve en iyisi olan, Muhammed Mustafâya "sallallahü aleyhi ve sellem" tâbi olmasını

Hasan Yavaş