Allahü teâlâ, tövbe edenleri sever

"Bir kimse, bir günâh işler, sonra pişmân olursa, bu pişmânlığı, günâhına keffâret olur. Yâni, affına sebep olur"Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde (meâlen) buyurdu ki: "Allahü teâlâ, tövbe edenleri sever." (Bakara sûresi, 222) "Ey mü'minler! Hepiniz Allah'a tövbe ediniz ki felâh

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Kadını özgürleştirme vaadiyle yalnızlaştırmak: Feminizmin görmediği...

Bugün kadına özgürlük vadeden bir anlayış, bazen ona ait olduğu aileyi bir pranga, anneliği bir yük, eş olmayı bir bağımlılık, fedakârlığı ise bir ezilmişlik olarak sunuyor. Sonra da bütün bağlarından kopardığı kadına dönüp "Artık özgürsün!" diyor. Peki, gerçekten özgür mü Yoksa yalnızca daha mı yalnız Kadını ailesinden koparıp yalnızlığı özgürlük diye sunmak, özgürleştirmek değil; onu sahipsiz bırakmaktır!

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Yolun sonunu da gözetelim

Herkes eceline doğru gidiyor. Doğumda ilk aldığımız nefes, ömrümüzden ilk eksilen nefestir. Bize hayat veren nefes, aslında bizim ömrümüzden bir nefes eksiltendir. Buna çare bulan olmadı. Hipokrat da öldü, İbni Sina da öldü. Harun aleyhisselam da öldü, Karun da öldü. Günümüzde sekiz milyar insan, eceline doğru yol alıyorlar.

Mahmut Toptaş

Aksa Tufanı'nın üçüncü yıl dönümünde bir gerçek: Gazzeli direnişçiler,...

Kuzey Gazze'de psikolojik savaş Kassam, İsrail'e karşı yürüttüğü Kuzey savunmasında propaganda gücünü ve psikolojik savaş tekniklerini aktif şekilde kullandı. Stratejik öngörüye ve özgüvene sahip olan mücahitler, geçici ateşkesi ve esir takaslarını bu amaçla kabul ettiler. Takaslar, mücahitlere Filistin ve Mescid-i Aksa davasıyla

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Sehiv secdesi nasıl ve niçin yapılır

Cevat Bey: "Sehiv secdesi nasıl yapılır Tahiyyattan sonra mı Salâvatlardan sonra mı yapılır"Secdemiz Kimliğimizdir Düşmez, yanılmaz, hatâ yapmaz, unutmaz, sehiv yapmaz bir Allah'tır. Kul kusur eder, yanılır ve unutur. Bu hatâ ve yanılma namazda olursa, kul secde ile, hatâsız ve kusursuz olan Allah'ın ulûhiyetine ve Rubûbiyetine sığınır. Secdemiz kimliğimiz ve kişiliğimizdir.

Süleyman Kösmene

"Duâya ihtiyâcım var efendim"

Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin huzûruna bir gün sevdiği bir tüccar gelip;"Efendim, duâya çok ihtiyâcım var, izniniz olursa para kazanmak için sefere çıkacağım" dedi.Büyük velî onu dinledi.Ve sabırdan bahsedip;"İnsan, başına gelen her türlü belâya sabredip şikâyet etmemesi gerekir"

Abdüllatif Uyan

Adalet üçe ayrılır

Adaletin üçüncü kısmı, geçmişlerin haklarını eda etmek, yerine getirmektir. Sual: Adalet, sadece insanların kendi aralarındaki görüşmelerde, alışverişlerinde, birbiriyle olan muamelelerinde mi olurCevap: Ahlâk-ı alâî kitabında, bu konuda deniyor ki:"Adalet üçe ayrılır:

Osman Ünlü

Maddî mânevî her şeyden feragat mesleği

(Dünden devam)Madem ki nur-u hakikat, imana muhtaç gönüllerde tesirini yapıyor; bir Said değil, bin Said fedâ olsun. Yirmi sekiz sene çektiğim ezâ ve cefâlar ve maruz kaldığım işkenceler ve katlandığım musibetler hep helâl olsun. Bana zulmedenlere, beni kasaba kasaba dolaştıranlara, hakaret edenlere, türlü türlü ittihamlarla mahkûm etmek isteyenlere, zindanlarda bana yer hazırlayanlara, hepsine hakkımı helâl ettim.

Risale-i Nur'dan

"Sen, ebedî olan şeyler içinendişe etmelisin..."

"İlâhî irâde ile elinden alınacak şeyler için niçin endişe ediyorsun"Nasîruddîn Mahmûd Delhî hazretleri Çeştiyye yolunun büyük velîlerindendir. Hindistan'da Uttar Pradeş eyâletindeki Bane Banki'de doğdu. Dehli'ye gitti ve Nizâmüddîn Evliyâ hazretlerinin talebeleri arasına katıldı. 1356 (H.757) senesinde Delhi'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Numune-i imtisal Latif Salihoğlu'na

ŞİİRFotograf: Erhan Akkaya - Yeni Asya Nur'a talebe olmak belki kolaydır ancak, Son nefes verene dek, çok zordur Nurcu kalmak, Bu zoru başaran kim Salihoğlu'na bir bak, Herkese nasip olmaz, lütfetti Cenab-ı Hak. Rabbim seni huzurda elbet ediyor taltif,

Mehmet Kovancı

Birinin hatası, masumların suçu olmaz

Bir insanın suçunu ailesine yüklemekten daha büyük bir adaletsizlik olabilir miBir baba hata yaptı diye çocuğu neden dışlansın Bir evlat yanlış yaptı diye yaşlı anne-babasının kapısı neden kapansın Bir insanla yaşanan ihtilaf, neden hiçbir suçu olmayan insanların hayatını da zehir etsin İşte tam burada adalet ile tarafgirlik, şefkat ile husumet birbirinden ayrılır.

Rüstem Garzanlı

Salih bir hizmetin latif yolcusu: Mehmet Latif Salihoğlu

Bazen bir vefat haberi, içimizde çok farklı hissiyatlara kapı açar. Vefat eden kişiyle yaşadığımız hatıralar akla gelir. İç dünyamızda fırtınalar kopar.Bazı keşkelerle yüzleşmek zorunda kalırız. Bu hayalî yolculuğun ehemmiyetli neticelerinden biri de vefat eden kişiyi ne kadar çok sevdiğimizi fark etmektir. Sevdiğimizin kıymetini fark ettiğimizde ise başka bir hakikat karşımıza çıkar:

Cenk Çalık

İyi olmak

Dünya hayatının meyvesi ebeveyn için Allah yolunda yaşayan ve ahirete göçen evlattır. Çocuklar için de Allah yolunda yaşamış olup ahirete intikal eden ebeveyndir. Allah, kitabında bu konuyu şöyle haber veriyor: "İman edenlere ve onlara imanla uyan nesiller(in)e gelince; biz onları (cennette) nesilleriyle buluşturacağız. Onların yapıp ettiklerinden hiçbir şey eksiltmeyeceğiz. Her kişi

Mehmet Şerif Cebe

Batılılaşma hareketleri

Devlet-i Aliyye-i Osmâniye, 17'nci yüzyılın başlarına kadar kudretli dönemini yaşamıştır. Bu döneme kadar fethettikleri topraklarda adaleti tesis eden Osmanlı Devleti, tebaasına Avrupa devletlerine nazaran daha cazip ve müreffeh bir yaşam sunmuştur. 17'nci asrın ilk yarısından sonra kanun ve nizamda baş göstermeye başlayan aksaklıklar karşısında Sultan II. Osman

Siyami Akyel

Ağabey diyor ki; Memleketi soyanlardan ayrı tut

Önce bir soru ile makalemize başlayalım: Devlet nedir Bir tarife göre devlet; siyasi ve merkezi bir teşkilata sahip olan bir toprak parçası üzerindeki insan topluluğu, kuvvet, kudret, hâkimiyettir. Bir başka ifade ile bir kanun altında toplanıp birleşen ve bu kanunu icraya memur bir hükümete tabi olup, adet ve hissiyatı ve umumi menfaatleri bir olmak cihetiyle milli vahdet heyeti teşkil eden fertlere denilir.

İsmail Müftüoğlu

Anlayana kadar okumak

Hep söylüyor ve yazıyoruz ki; Risale-i Nur okumalarında berdevam olalım, her zaman muvaffak olalım ki Risale-i Nur anlamalarında da kendimizi bir lezzetli ve zevkli huzurun rahatlığın ve bereketlerin içerisinde bulalım.Kimler ne yaparsa yapsın, kimler neleri kendilerine, menfaatlerine alet ederse etsin hiç kimselere bakmadan, onlarla ve meşrepleri ile alâkadar olmadan, bizlerin tek yapacağı

Rifat Okyay

İnşacı şiir

1960'lı yıllardaki Türk şiirinin ana eğilimi ideolojiydi. 27 Mayıs Darbesi ve arkasından 61 Anayasa'sı, peşinden Nazım Hikmet'in şiirlerinin ve Ahmed Arif'in "Hasretinden Prangalar Eskittim"in basılması, edebiyatta sol çevreye gelişme imkânı sağlamıştı. Bunu 60 kuşağının önde gelen şairlerinden Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Özkan Mert, Süreyya Berfe başta olmak üzere

Alaattin Karaca

İstediğim huzur, dinginlik şimdi

1Denizlerin sakinliği, sanma ki yokluğundandır fırtınanın. Ne hikâyeler gizler yapayalnız adacıklar. Kucaklar derinliğinde nice canları. Ne cevherleri saklar gizemli karanlıklar Nice ateşler yanar, nice buzlar erir bağrında. Sessizliğini bir dinle, açıl da enginlere. Bilmeyen anlamaz, akşama yol gözleyenleri

M. Said Zeki

İstibdat, meşveretin ruhuna zıttır - Meşveret, şûrâ ve şahs-ı...

Soru-7: "Meşverette istibdat olabilir miRisale-i Nur hizmetlerinde meşveret, İslâmî şûrâ anlayışının bir tezahürü ve şahs-ı manevînin ortak aklının ortaya çıkması olarak değerlendirilir. Bu sebeple meşveretin ruhunu koruyan en mühim esaslardan biri, istibdada kapı açmamaktır. Bu meseleyi de birkaç noktadan incelemeye çalışalım. Usûlüne uygun işleyen bir meşverette istibdat

Abdülbaki Çimiç

Allah'ın varlığının aklî delilleri- 17

Geçtiğimiz hafta, "Dinî Tecrübe Delili"ni ele almıştık. Bu hafta ise, "Şuur ve Öznel Tecrübe Delili"ni ele almaya çalışacağız inşâallahü teâlâ. "Şuur ve Öznel Tecrübe Delili" kısaca şudur: İnsan gören, işiten, hisseden, düşünen, seven veya nefret eden ve bütün bunların farkında olan şuurlu bir varlıktır. Dolayısıyla burada öznel bir deneyim söz konusudur.

Mehmet Can

Nefis Terbiyesini İhmal Eden Müslüman Gençlere

Nefse karşı direnişten maksat, önce nefsini temizlemek, onu şirk, günah, nifak, cehalet, kötü duygular ve her türlü pislikten temizlemek, sonra da onu Allah'ın emirlerine itaat edecek bir programa alıştırıp terbiye etmektir. Onu takvalı olmaya sevk etmektir. Onu kontrol altına almak, onu ibadete, salih amele ve İslam'ı yaşamaya boyun eğen bir hale getirmektir. Yani İslami iradeyi onun üzerinde hâkim kılmaktır.

Abdülaziz Kıranşal

Bediüzzaman Sempozyumu

Geçen hafta İstanbul / Taksim AKM'de, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından 37 ülkeden akademisyenlerin katıldığı "Küresel Krizlere Kur'ân'dan Çözümler" konulu, 13.Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu düzenlendi.Vatandaşlarının %99'u Müslüman olan bir ülkede dinî cemaatlerin kökünü kazımaya azimli, her İslâmî tezahürü 'laiklik'e aykırı ve tehlikeli bir irtica

İbrahim Ersoylu

Şehir "kitapla" güzel

Geçtiğimiz hafta sonu Antalya Cam Piramit Kitap Fuarı'ndaydık. Yeni Asya Neşriyat reyonu yüzlerce yayınevi içinde ayrı bir kimlikte ve güzellikteydi. Kitap içerik ve katılımcı olarak yeri farklıydı.Onlarca bay bayan gönüllü ellerinde pasta, börek, çörekle orada görevli kardeşlerine katkı sunmaya geliyorlardı. Her birisi dilleri döndüğünce bilgi soranlara kitapları tanıtıyorlardı. Bu yoğun

Sebahattin Yaşar

İnsanlığınsaadeti için adanan ömürler...

İnsanlığın hidayeti, kurtuluşu ve ebedî saadeti için ömrünü adayanlar, en kıymetli insanlardır.İnsanların saadeti için en büyük fedakârlığı yapanlar, başta Peygamber Efendimizin "gökteki yıldızlar gibi" diye vasfettiği Eshâb-ı kirâmdır. Allah yolunda ailelerini, akrabalarını; mallarını, mülklerini ve yurtlarını

Salim Köklü

Sekülerleşme Yanılgıları (2)

Sekülerleşme meselesini konuşurken düalist bir yapıyı ifade eden dini ve dünyevi otorite ayrımını göz önüne almak gerekir. Bu ayrım aynı zamanda çifte hakikat alanı denilen dini ve dünyevi hakikat gibi bir ayrımı birlikte getirir ki, burada birbirinden otonom iki hakikate atıfta bulunulmaktadır. Benzer bölünmeler Batı düşüncesinde Ruh/beden, mana/madde, Din/dünya şeklindeki

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Gündem yine Bediüzzaman - İthamlar ve Hakikatler

Son günlerde, Risale-i Nur merkezli gerçekleştirilen Uluslararası bir sempozyum üzerinden Bediüzzaman ve Risale-i Nurlarla birlikte Risale-i Nur hareketinin mensuplarını tezyif etmek üzere başlatılan provokatif hareket ve söylemlerin Türkiye'deki tüm dinî grup ve hareketleri aşağılayıcı maksatla kullandıkları ve sığındıkları bir söz haline geldi."Türkiye şeyhler, dervişler, müritler,

Ahmet Dursun

Aklı olan

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Akıl; bir işin sonunun nereye varacağını görebilmektir. Akıl, vahiyle çalıştırıldığı zaman, işin sonunun nereye varacağını görebilir. Aklın görevi, hakkı batıldan ayırdıktan sonra, hakka, din ve düzen olarak İslam'a

İsmail Hakkı Akkiraz

12 Eylül'den bugüne: Bir asırlık hesap

12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden yarım asra yakın bir zaman geçti. Darbeyi yapanlar, Türkiye'nin sadece o gününü değil, gelecek 50, hatta 100 yılını şekillendirecek bir düzen kurma iddiasıyla ortaya çıktılar.Sonraki yıllarda 28 Şubat ve 15 Temmuz gibi iki önemli hadise de bu sürecin farklı biçimlerdeki devamı olarak gündeme geldi. 12 Eylül'e giden süreçte Türkiye'nin

Hasan Güneş

Cezaevine gelen meçhul mektup

Bediüzzaman ve talebeleri 20 Eylül 1943 tarihinde "gizli cemiyet kurmak" ve "rejimin düzenini yıkmak" ithamıyla tutuklanarak Denizli Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edilir. Yaklaşık 9 ay süren tutukluluğun ardından 15 Haziran 1944'te beraat ederek tahliye olurlar.Bediüzzaman ve talebeleri tutuklandıklarında evlerine yapılan baskın sonucunda tüm risalelerine savcılık

Misbah Eratilla

Resulullah'ın iki ciğerparesi Hazreti Hasan ve Hüseyin

Bir gün Resulullah Efendimize Cebrâil aleyhisselam geldi ve dedi ki: "Torunlarını çok seviyorsun, fakat ikisi de şehit olacaklardır!.."Efendim, bugün miladi takvime göre (680) Hazreti Hüseyin'in Kerbelâ'da şehit edildiği gündür. Bugün Resulullah Efendimizin o mübaret torunlarından bahsederek köşemizi ziynetlendirmek istedik...

Ahmet Demirbaş

Taallûk

Risale-i Nur Külliyatı'nda kader konusu, her ne kadar ilk eserlerde kısmî olarak işlenmişse de 26. Söz, kader konusunun esaslı ve en muhtevalı ele alındığı bir eserdir.26. Söz'ün de en merkezinde duran, kulların fiiline yönelik Allah'ın takdirini bir manada ifade eden de "taallûk" kelimesidir, derim. Bu çalışmamızda taallûk kelimesini irdelemeye, oradan kaderî bağları anlamaya çalışacağız.

Mehmet Çetin

40 açıdan camilerimiz

-Camilerimiz; Üstad Cemil Meriç'in ifadesiyle "İdrakimize giydirilen deli gömleklerini" çıkartıp "en hayırlı elbise" olan "Takva" elbiselerini giydiğimiz bir şuur kaynağıdır. - Camilerimiz; huzura geldiğimiz aradıklarımızı bulduğumuz huzur ve huşu ile dolduğumuz ibadethanelerimiz. - Camilerimiz; tek bir elde, beş hak dinde kardeş olduğumuz uhuvvet meskenlerimiz.

Bülent Acun

İslam'da hilafet, imamet ve siyaset-i adile -2-

İslam cemaatinin başında HAK üzere sevk ve idare eden bir liderin, bir halifenin bazı şartları haiz olması gerekir. BİR HALİFEDE BULUNMASI GEREKEN TEMEL ŞARTLAR Peki, herkes halife veya lider olabilir mi İslam fıkhında halife olacak kimsede aranan sarsılmaz şartlar belirlenmiştir: 1- Müslüman olması: İslami bir yönetimin başında ancak İslam'a inanan bir kimse bulunabilir.

Ömer Arif

İnatçı çocuklara nasıl davranmalıyız Anne babalara hayatî tavsiyeler...

Çocuk yetiştirmek, yalnızca doğruyu ve yanlışı öğretmekten ibaret değildir. Her çocuk, farklı bir karaktere ve mizaca sahiptir. Aynı ailede büyüyen çocukların dahi birbirinden farklı olması son derece doğaldır. Bu nedenle çocuklarımızı birbirleriyle kıyaslamak yerine onları anlamaya çalışmalıyız. Özellikle inatçı çocuklarla iletişim kurmak anne ve babalar açısından zorlayıcı olabilir. Ancak

Nureddin Yıldız

Büyüklerden sarsıcı uyarılar

HALİD Bağdadi der ki: Nice küçümsenen insan gördüm. Ahireti iyi olmayacak sanılırdı. Onların derin bir iman içinde can verdiğini gördüm. Son nefeste iyi olacağı sanılan nice ilim, irfan, amel ve nesep sahibi insan gördüm ki son nefeste berbat hâlde Allah'ın huzuruna gittiler. Büyükler şöyle dediler: "Mütevazı günahkâr tövbeye yakındır. Kibirli kişi ise tövbeye uzaktır."

Nihat Hatipoğlu

Şirk-i Hafî -1

Bu makalemi şirke tahsis etmemin sebebi, bilhassa son zamanlarda bu illetin çok sistematik ve sinsîleşerek sosyal ve İslâmî hayatımızı zehirleyip tehlikeli boyutlara gelmiş olmasıdır.Bu meseleyi Allah'ın (cc) izin ve nusretiyle doğru teşhis ederek bu yaraya merhem sürmek istiyorum. Gayret bizden, nusret Rabbimizden. Bilindiği gibi şirk: Allah'ın (cc) yerine konan her şeydir ve İslâmî itikada göre başlıca ikiye ayrılır:

Şemseddin Çakır

"O saydığın paralar kimin"

"Elindeki paranın kime kısmet olacağı belli değildir. Ölürsün, vârislere kalır. Kaybedersin bulanın olur. Çaldırırsın başkalarına kalır..."Hiçbir insan, akıbetinin ne olacağını bilemez, kendisini hangi sıkıntıların beklediğinden haberi yoktur. Bütün insanları dört yağma bekliyor:Azrâil aleyhisselâm ve ona yardımcı olan melekler ruhumuzu yağmalayacak...

M. Said Arvas

Batı Anadolu sürgünü öncesi - 2

1922'nin sonlarında Ankara'ya gittiğinde, Meclis'te milletvekilleri tarafından resmi bir törenle karşılanan Said Nursî, Ankara'da atmosferin beklediğinden farklı olduğunu, özellikle Milletvekillerinin büyük bir kısmının dini ibadetlere karşı lakayt olduğunu görerek 10 maddelik bir beyanname yayınladı.Beyannamede özetle, "Siz büyük bir zafer kazandınız ancak bu zaferi Allah'a

M. Fahri Utkan

Aile saadetinin sırları

Saadetli aile; kusursuz insanların değil, birbirinin kusuruna sabreden, gönül alan, hakkı gözeten ve sevgisini davranışlarıyla gösteren insanların yuvasıdır.Aile saadeti, yalnız aynı çatı altında yaşamak değil; eşlerin birbirine güven, şefkat ve güzel ahlakla bağlanmasıdır. Huzurlu bir yuvanın temeli, insanın dışarıdaki kimselere gösterdiği nezaketi

Hasan Yavaş

İdeolojik devlet yönetiminin ürettiği 'dindar' figürü

Öncelikle belirteyim ki, ülkemizde dinini samimiyetle yaşayan çok büyük bir kitle var. Ve her vatandaş gibi onların da hukuk ve adalet ölçüleri dâhilinde çalışıp kazanma, ülke imkânlarından yararlanma hakları, milletimizin kalkınmasına katkıda bulunma sorumlulukları var.Ancak -gündemdeki fon vurgununda olduğu gibi- şimdilerde bazı -sözde- "İslâmî" kesimler, '

Mustafa Çağrıcı