Kâinat sarayının rehber bir muallimi

(Dünden devam)Hem mümkün olur mu ki, bu kâinatı bütün esmasının kemâlâtını ifade eden masnuatla tezyin ederek seyir için garib ve ince sanatlarla süslenilmiş bir saraya benzetsin de, rehber bir muallim tayin etmesin Hem hiç mümkün olur mu ki, bu Kâinatın Sahibi, şu kâinatın tahavvülâtındaki maksat ve gaye ne olacağını müş'ir tılsım-ı muğlâkını, hem mevcudatın "Nereden Nereye Necisin" üç suâl-i müşkülün muammasını bir elçi vasıtasıyla açtırmasın

Risale-i Nur'dan

Said Nursî'nin kabrinin yerinden size ne

Kendisi de, aslında bir Kürt ve iyi de bir Nur talebesi olan bir kardeşimiz, bana bir haber metni gönderip, bunu yazmamızı istemişti.Haber metninde, DEM Parti Bitlis milletvekili bir kadın, Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin kabrinin bulunması için devlet nezdinde müracaatta bulunmuş ama reddedilmiş. Ayrıca Üstadın "Said Kürdî" (burada Üstad'ın Kürt olmasından dolayı

Osman ZENGİN

Modernleşmenin tahribatı ve insanlığın kurtuluş çaresi olan iki...

Bir "Nasılsın", bir "Allah razı olsun" ya da içten söylenmiş bir "Hakkını helal et" sözü, çoğu zaman büyük hediyelerden daha değerlidir. Modern hayat aileyi de bitirdi. Modern insanın huzursuzluğunu artıran bir başka mesele de hayatın her alanını kontrol etme isteği. Geleceği planlamak, bütün ihtimalleri

Yaşar Değirmenci

İttihad-ı İslâm üzerine -3

Daha sonra Üstad Nursî, inancının bir tezahürü olarak şunları belirtmektedir; "İstikbalde hüküm sürecek ve her kıt 'asında hâkim-i mutlak olacak , yalnız hakikat-i İslâmiye'dir." 1Yine Üstad Nursî, geçmişte (ve/veya günümüzde) , insanlar cahil ve vahşet içinde yaşadıklarında onların İslâmiyet'in hükümlerine uymalarına 8 maninin olduğunu ve gelecekte bu insanların saadet saraylarında yaşamalarının ise 3 hakikate uymakla gerçekleşeceğini söylüyor.

M. Fahri Utkan

Dinî yapılar ve maddî yardımlar

Dinî hizmetlerin şaibesiz, kimseden maddî yardım talep etmeden İslâm'ın ruhuna, onuruna ve usulüne uygun yapılması asıldır.Aksi halde o hizmet, ne kadar parlak ve büyük olursa olsun Allah katında makbul, toplum nezdinde muteber ve etkili olmaz. Cenab-ı Hak, ihlâsla yapılan hizmetlere umulmayan yerden ve yollardan maddî destek gönderir. Daha önceki asırlarda gelen Dört

İbrahim Ersoylu

Dini oluşumlara bir çağrı

Dini dernek, cemaat, vakıf, tarikat ve oluşumların tümüne bir mümin olarak çağrım veya hatırlatmam olacak. Lütfen bu yazdıklarımı insafla değerlendirin. Ön yargısız değerlendirin. Niyetim bu yapıları aşağılamak değildir. Ama müminler olarak birbirimizi uyarmak zorundayız. Kur'an -ve hatırlat, uyar (Zariyat 55) buyuruyor. Bize düşen de o. Ey muhterem büyükler!

Nihat Hatipoğlu

Sünneti terk eden, Peygamber'in rehberliğini terk eder

"Hayır! Rabbine andolsun ki, aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın onu kabullenmedikçe ve boyun eğip teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar." (Nisâ, 4/65) Kur'an'ın bu ayeti, sünnet karşısında Müslümanın duracağı yeri tartışmaya mahal bırakmayacak kadar açık biçimde ortaya koymaktadır.

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Allah'ın Nizamı İslâm -66-

EMEVİLERLE HİLAFET SALTANATA EVRİLDİ *Hz. Ali'den sonra Muaviye halife olmuş ve daha sağlığında oğlu Yezid'i veliahd tayin ederek 'Hilafet'i Saltanat'a evirmiştir. Halife Ömer bin Abdulaziz devri istisna edilirse, Hilafet müessesesi Emevilerle Saltanata evrilmiş, İslâm saltanata araç yapılmıştır. Muaviye ile başlayan saltanat, esasta aynı olmakla beraber bazı farklarla Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılarda da devam etmiştir.

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Hastalıkla gelen uyanış

Bazen insanın hayatında öyle bir hadise meydana gelir ki yalnız bedenini değil, hayata bakışını da değiştirir.Bir yıl önce başlayan rahatsızlığım da benim için böyle bir dönüm noktası oldu. Vücudum hareket etmekte zorlanıyor, kalçalarım ağrıyor, kendimi halsiz ve bitkin hissediyordum. Hastanelerde yapılan tetkiklerden sonra korktuğum gerçekle karşılaştım: Kanser teşhisi konulmuştu. Ağır bir ameliyat, kemoterapi, uzun süren tedavi ve hastanelerle geçen bir dönem başladı.

Rüstem Garzanlı

Nasihatler

İyileri ve iyiliklerini görünüz. Beğenmiş iseniz aynısından siz de yapmaya çalışınız. Başkalarının da yapması için gayret gösterin. Kötülükleri de yara sarar gibi sargı altında tedavi edin. Beğenmediğimiz o kötülüğü, kendimiz de işlemekte olabildiğimizi, ama kendimizi görmediğimizden farkında olmadığımızı zannederek kendimizi de bir kontrol edelim.

Mahmut Toptaş

Ağabey diyor ki; ya ben nerdeyim

Malum, Hafaza melekleri, kulların iyi ve kötü bütün amellerini yazmakla vazifeli olan meleklerdir. Allah buyuruyor ki; "Artık kim zerre ağırlığınca hayır yapmışsa onu görür" (Zilzal/7), "Kim de zerre ağırlığınca şer yapmışsa onu görür." (Zilzal/8) Zamanı geldiğinde insana ameli gösterilir, insanlar yaptıklarını görürler.

İsmail Müftüoğlu

Ağaçlarımız bile sizi tanır (mı)

Deliller üzerine bina edilmiş muhkem bir fikri altyapıya sahip olmayan ve yaptığı çalışmaları şuurlu bir zihinle ifa etmeyen insanlar, dara düştüklerinde yaşadıkları menfi süreçleri olumlu bir şekilde yorumlama çabasına girerler. Basit hadiseleri hayra yorar; rüyalara sığınarak güzel günlerin hayalini kurarlar. Olağanüstülüklere başvurarak kahramanlık öyküleri türetmeye çabalarlar. Bu, bir

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Cemaatler aslî görevlerine odaklanmalı-2

Hukuk Devleti Bağlamında Din, Devlet ve Cemaat İlişkilerine Dair Güncel Gelişmeler Üzerinden Bir Değerlendirme-2- Uhrevî hizmetlere odaklanma, siyasetten uzak durma, devletle iş tutmama gibi prensipler cemaatlerin "siyasî rant malzemesi" veya "potansiyel oy kaynağı" olarak görülmesinin önüne geçecektir. - Cemaatler

Ahmet Dursun

Hayvanlar hangi maddeden yaratılmışlardır

Osman Bey: "Hayvanlar hangi maddeden yaratılmışlardır"Toprak ve Su Toprak ve su varken başka madde aranır mı Ancak hayvanlar da, insanlar gibi et ve kemikten ibaret. Toprak ve su değil! Ama yaratılış çok başka bir şey! Hayvanların hamuru da insanları beslediğine göre, muhakkak hamur aynı madde olmalı.

Süleyman Kösmene

Ölümü ciddiye almak lâzımdır

Kur'ân-ı Kerîm'in muhtelif ayetlerinde "Her nefis (can taşıyan varlık) ölümü tadacaktır." buyrulmaktadır. Bu hakikate binaen, dünya kurulduğundan bu yana yeryüzünde yaratılan her canlı, Allah'ın takdir ettiği ecel geldiği zaman mutlaka ölümü tatmış ve bu dünyadaki misafirliğini tamamlamıştır.Başta bütün peygamberler olmak üzere, bütün insanlar ve diğer canlılar bir gün

Sami Cebeci

Bitmeyen sorunumuz: Cemaatler

Malumunuz: 200 yıldır çözemediğimiz tarikat-cemaat benzeri yapılar ile ilgili sorunumuz bugünlerde yine ülkemizin gündeminde. Önce toplumun "Süleymancılar" dediği yapıya, sonra da "devletimizin "Kuytulcular" dediği oluşuma karşı operasyonlar başlatıldı; gözaltılar, tutuklamalar oldu.Meselenin hukuki ve ekonomik yanı ile siyasi ilişkiler boyutu hakkında bir şey söylemek bana düşmez.

Mustafa Çağrıcı

Dünya hayatının aldatmacası

Mal ve Makamın Gerçek Değeri İslam, helal yoldan kazanmayı, çalışmayı, üretmeyi ve insanlara faydalı olmayı teşvik eder. Ancak mal ve makam, insanın değerini belirleyen ölçüler değildir. Bir insanın Allah katındaki üstünlüğü sahip olduğu servetle, tanındığı çevreyle veya elde ettiği mevkiyle değil; takvası, güzel ahlakı ve yaptığı iyiliklerle ölçülür. Kur'an-ı Kerim'de,

Süleyman Gülek

Tekstildeki israf bitmeli

AB yakınlarda aldığı bir kararla artık dev tekstil firmalarının ellerinde kalan elbise, ayakkabı ve aksesuarlarını yakmayı veya çöpe atarak imha etmeyi yasaklamış.2030'dan sonra orta ölçekli firmalar da aynı kurallara uyacakmış. Bu karardan önce bu firmalar ellerinde kalan ürünlerin yüzde 9'unu imha ediyormuş. Bu kararla birlikte büyük bir israfın önüne geçilmiş. Elde kalan ürünler yardım kuruluşlarına verilecekmiş.

Cevat Çakır

Fikir, iman ve medeniyet - Modern Çağda İnsan ve Toplumun Yeniden...

Oysa medeniyetler teknolojiyle değil, önce fikirle yükselir. Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur. İslam medeniyetini büyük yapan yalnızca fetihler değildi; onu büyük yapan, Kur'an'ın inşa ettiği insan anlayışıydı. Adaleti merkeze alan hukuk anlayışıydı. İlmi ibadet sayan eğitim anlayışıydı. Ahlâkı hayatın temeline yerleştiren değerler sistemiydi. İmam Gazâlî, ilmi ahlâktan

Hüseyin Demir

Meşverete ihtiyaç gösteren yerler - Meşveret, şûrâ ve şahs-ı...

Münazarat'ta "... ahkâm ve hukuk ise, zaten tebeddül etmez; tatbikat ve tercihâttır ki, meşverete ihtiyaç gösterir."1 cümlesi üzerinden devam edelim.Hayat sadece ahkâm ve hukuk gibi değişmez hükümlerden ibaret değildir. Bu hükümlerin farklı zamanlarda, farklı cemiyetlerde ve farklı şartlarda nasıl tatbik edileceği ayrı bir meseledir. İşte Bediüzzaman'ın "tatbikat ve

Abdülbaki Çimiç

Mahkeme kararı kesinleşinceye kadar herkes masumdur

"Bir hâkim, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir." SokratesTemel haklar ve hürriyetler her insanın, her vatandaşın hakkıdır. Kimliğine, cinsiyetine, inancına, ırkına göre adâlet olmaz. Elbette suçlular cezasını çeksin ama, masumlar mağdur olmasın. "ALLAH ADÂLETİ EMREDER"

M. Said Zeki

Hz. Muhammed'i (asm) "Manevî Şahsiyeti" ile tanımak ve Risale-i...

Kelime-i tevhidde Allah'a imandan sonra ikinci sırada yer alan Hz. Muhammed'in (asm) peygamberliğini tasdik etmek için onu "doğru" şekilde yani "şahsiyet-i maneviyesi" ile tanımak büyük önem arz etmektedir. Risale-i Nur bu noktada günümüz insanı için tam bir rehber ve kılavuz hükmündedir.Mantıkî açıdan "varlığa bakmadan Var Edici'den söz edilemez",

Prof. Dr. İlyas Üzüm

İnsana bahşedilen dört büyük nimet-II

İnsanı şerefli ve en güzel şekilde yaratan Allah-ü Teâlâ, insana sayısız nimetler bahşetmiştir. Kur'an-ı Kerim'de "Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayıp bitiremezsiniz" (Nahl Sûresi, 18) buyrulmaktadır. Elbette, Allah-u Teâlâ'nın insana bahşettiği nimetler saymakla bitirilemez. Ancak dört nimet vardır ki, bunlar insanda tam olduğu

Siyami Akyel

Allah'ın varlığının aklî delilleri- 10

Geçtiğimiz hafta, "İnayet Delili"ni ele almıştık. Bu hafta ise, "Fıtrat Delili"ni incelemeye çalışacağız inşâallahü teâlâ. "Fıtrat Delili" kısaca şudur: İnsanın doğasında; Allahü Teâlâ'yı tanıma, O'na yönelme ve O'nun varlığını kabul etme eğilimi vardır. İşte doğuştan gelen

Mehmet Can

Yokluğu aranır hale gelmek!

Beyefendi, "Hocam" diyor, "Adam nice hizmetlere imza attı, nice insanın iş bulmasına, çevre kazanmasına, derli toplu insan olmasına vesile oldu, ama gel gör ki, zaman geçti, şartlar değişti, yaşlandı ve artık kendisini de çevresini de gözetemez, işleri çeviremez hale geldi.Artık onun gençleri var, işi öğrendiler, ama baba hala, "benim tarzım" diyor, diretiyor, işler

Sebahattin Yaşar

Mübareze vaziyeti

Tarihten bugüne Risale-i Nur'un faaliyetini durdurmak için perde altında veya perde üstünde yani gizli veya görünür bir hâlde birçok yol, yöntem denenmiş, çeşitli vasıtalar kullanılmış, farklı taktikler icraata konulmuştur.Bunların benzerleri farklı dini hizmet tarzlarına da uygulanmıştır. Fakat Risale-i Nur mesleğini diğerlerinden ayıran temel husus müsbet hareketi benimsemesi, kimseye

Hasan Koç

Dünya suç patlama trajedisi yaşıyor, insan güya çare arıyor

Evet, kadın analık makamı olan aslî fonksiyonuna kavuşmadıkça toplumsal dengeler kurulamaz. Sağlam temelleri tesis edilemez. Çürük yapı daima tehlikelidir. Beşerî önlemlerin hiçbir faydası olmaz. Hiçbir suçun önünü kesip önleyemeye gücünüz yetmez. Ne milletimiz, ne de dünya insanı suç patlama trajedisi kıskacından kurtulamaz, kurtulamıyor. Gittikçe gerek sosyal medyanın dijital çıkmazı ve

İlhan Oral

Hz. Eyyub'dan(as) günümüze - 5

İBRETLİ BİR KISSAMIZ VARGünah İşleyen bir Kimse Meleklerin Varlığından da Rahatsız Olur Kimsenin görmediği bir yerde günah işleyen kimsenin psikolojisi hiç de rahat değildir. İnsanların görmediği yerde melekler gibi varlıklar yaşamaktadır. Bediüzzaman, meleklerin inkârına götüren bir olayı şöyle açıklar: "Utandıracak

Ahmet Özdemir

Dertlerini sadece Allah'a söyleyen güçlü Müslüman kadınlara

23/08/2026 04:30 Havle binti Salebe'nin eşiyle arasında bir tartışma yaşanmıştı. Eşi de sinirlenerek ona, "Artık sen benim annem gibisin" diyerek zıhar yapmıştı. Fakat daha sonra pişman olmuştu. Çünkü bu ifadeler Araplarda boşama anlamına gelirdi. Havle binti Salebe, İslam'ı yaşamaya gayret eden ve dini konularda çok hassas olan bir hanımdı. Kocasına bu yaptığından dolayı

Abdülaziz Kıranşal

Kabir taşlarının hatırlattıkları

Mezar taşları aynı zamanda birer kimlik hüviyetindedir. Çünkü, mezar taşının bir başka özelliği de mezarda yatan kişinin bilgi dağarcığının bir hüviyetidir.İmam-ı Azam'ın mezar taşındaki kitabe. Ne demiş Cidden müthiş ifade; Ya vagıfen bi gabri Ey benim kabrimi ziyaret edip Mütefekkiran bi hali Benim halimi düşünen kişi

Halil Elitok

Mehmet Alan Ağabeyimize rahmet

İsimsiz kahramanlar vardır. Çokça göz önünde değildirler. Meziyetleri çoğunlukla gizli kalır.O hasletlerin ehemmiyetini ahirzaman daha iyi tercüme ediyor. Mehmet Alan ağabey de hakkıyla vazifesini yapmanın bahtiyarlığıyla aslî memleketine rücû etti. Kıymetli eşi Nevin abladan duyduğum ve iç dünyamda beni sarsan bazı meziyetlerini, rahmete vesile olması niyetiyle paylaşmak istiyoruz.

Cenk Çalık

Namaz, Cihat ve Teşkilat

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Namaz dinin direği, cihat zirvesi, ümmet ve teşkilat halinde disiplinli bir topluluk olmak ise İslam'ın kıvamıdır. Yani her fert ve toplum şehadet kelimesini getirip İslam'a girdikten sonra, namazını ikame

İsmail Hakkı Akkiraz

Hedef ne olmalıdır

Umumî olarak ve şahsî olarak Risale-i Nur okumalarında, bazı elfazı yanlış kullanarak farkında olmadan ve haddi hududu bilmeden hareket etmemek; "haddi aşmamak" gerekmektedir.Risale-i Nurların en anlaşılır ve mânâsına muvafık okunma tarzı, yolu, prensibi ve düsturu; Risale-i Nur'daki yazılı metinlerin o kendine has üslubunu bozmadan okumaktır. Anlayana kadar

Rifat Okyay

Maziye Cebrî, geleceğe İtizalî bakmak!

Mevzuya, Risale-i Nur'dan iktibaslarla başlayalım: "Cebir ve İtizal'de birer dane-i hakikat bulunur.Ey talib-i hakikat! Maziye, hem musibet; müstakbel ve masiyet ayrı görür şeriat. Maziye, mesaibe nazar olur kadere. Söz olur Cebrîye. Müstakbel ve maasi, nazar olur teklife. Söz olur İtizale. İtizal ile Cebir şurada barışırlar. Şu bâtıl mezheplerde

Mehmet Çetin

"Hizmetin merkezi burasıdır"

Kadir İnci ile Musa Yukarı Bediüzzaman'ın nereye gittiğini bilmediklerinden ziyaret için birçok yerde onu ararlar. 1960 yılının Ocak ayında geldikleri Emirdağ'da olduğunu öğrenirler.Bediüzzamanın evini sora sora bulurlar. Eve geldiklerinde kapıyı çaldıkları anda polis onları yakaladığı gibi karakola götürür. Karakolda saatlerce ifadeleri alınır. Ayrılacakları zaman komiser: "İlk

Misbah Eratilla

Ahiret adaleti zerre şaşmaz

Yüce Rabbimiz, Kur'ân-ı Kerim'de Cehennem ve Cennet hayatını idraklerimize yaklaştırarak bütün ayrıntılarıyla bildirmektedir. Bu açıklamalar son derece canlıdır, bazen de ruhun etkileneceği şekilde tablolaştırılır ve seslendirilir. MUHTEREM Milat okuyucuları... Çuma gününüz mübarek olsun. Allah''n selamı, rahmeti ve bereketi sizlerin üzerine olsun. İnanmakla

Ali Rıza Demircan

Şapka artık başımızda değil

Bugünün serpuşu kumaştan değil; fikirlerden, imgelerden, trendlerden ve algoritmalardan oluşuyor. İnsan, başına değil zihnine giydirilen şapkanın farkına varmakta zorlanıyor. Belki de çağımızda hürriyetle ilgili en önemli soru şu: Kendi tercihlerimiz gerçekten bize mi aitGörüş - Mustafa Eren Bozoklu Yıl 1907... İstanbul'da Meşihat Makamı

Mustafa Eren Bozoklu

Müslüman'ın Misafirlik Adabı: Mahremiyet ve Nezaket Ölçüleri

Misafirlik, İslam'da yalnızca bir gelenek veya sosyal alışkanlık değil, Kur'an ve sünnetle ölçüleri belirlenmiş önemli bir sosyal davranış olarak ele alınıyor. Müslüman'ın ibadetlerinde olduğu gibi misafirlikte de Allah'ın belirlediği ölçülere dikkat etmesi gerekiyor. Misafirliğin zayıfladığı günümüzde, özellikle randevu,

Nureddin Yıldız

Cemaatte Rahmet, Ayrılıkta Azap Vardır - 3

"Allah'ın ipine toptan, hep birlikte sarılınız ve ayrılmayınız.'' Şimdi bundan sonraki ifade, bir şey hatırlatıyor. Allah hatırlatıyor; sizler aslında şu andaki gibi aynı dinden, aynı imandan, aynı gönlü taşıyan insanlar değildiniz, biraz hatırlayın düşünün, geriye doğru gidin, Allah'ın sizin üzerine verdiği nimeti hatırlayın, siz birbirinize düşmandınız,

Ömer Arif