Şaka değil, inanca saldırı!

"Eğer onlara sorarsan: 'Biz sadece lafa dalmış, şakalaşıyorduk.' derler. De ki: 'Allah ile, O'nun ayetleriyle ve O'nun Peygamberi ile mi alay ediyordunuz'" (Tevbe Suresi, 65. ayet) Son yıllarda "mizah" adı altında sahnelenen bazı gösteriler, artık güldürmekten çok inançları hedef alan bir provokasyona dönüşmüştür. Bir toplumun

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Allah'ın varlığının aklî delilleri – 3

İnsanoğlu; Cenâb-ı Hakk'ın kendisine ihsan ettiği akıl ve idrak nimeti sayesinde sadece hayatını idame ettirmekle tatmin olmayan bir varlıktır. Zira o, hem kendi mevcudiyetini hem de içinde yaşadığı kâinatı, tefekkür eden şuurlu ve bilinçli bir mahlûktur. Bu sebeple insan, tarih boyunca bir taraftan kendi yaradılışının hikmetini, diğer taraftan ise, içinde bulunduğu bu muazzam kâinatın

Mehmet Can

"Dünya gaddardır, mekkârdır, fenadır; aldanmayınız"

... Ben gurbetten vatanıma döndüm, gurbetten kurtuldum zannediyordum. Vâesefâ, gurbetin en dehşetlisini vatanımda gördüm. On İkinci Ricada bahsi geçen Abdurrahman gibi ruhumla pek alâkadar yüzer talebelerimi, dostlarımı kabirde ve o ahbapların yerlerini harabezar gördüm.Eskiden beri hatırımda olan bir zatın bir fıkrası vardı; tam manasını göremiyordum. O hazin levha karşısında tam manasını

Risale-i Nur'dan

Allah'ın Nizamı İslâm(50)

İslâm'da, devlette ve devleti yönetenlerde (iktidar ve memurları) şeffaflık ve hesap verebilirlik temel bir kaidedir. Devlette şeffaflık, devlet icraatının ve kamu kaynaklarının, nasıl ve nerelere kullanıldığının topluma açık olmasıdır. Devlette; Kamu yönetiminde yetki, sorumluluk ve görev tanımları önceden bilinmeli ve anayasal teminat altına alınmalıdır. Halk ve sivil toplum kuruluşlarının

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Düşünmez misiniz Değer mi

Bu merhamet atmosferinden yoksun kalan nesiller çığırından çıktılar. Bundan sonra da kötülükler her taraftan yanardağ lavları gibi püskürmeye başladı. İğrenç cinayetlerin uğramadığı mekân ve yürek kalmadı. Patlak veren acı olaylar olup bitince de fırsat bulan her kes kurtarıcı oluverdi. Terâneler çoğaldı. "Bunlara ağır cezalar verilsin", "Devlet

İlhan Oral

Mümin kimliğine insanlığın ihtiyacı olduğu dönemdeyiz

Müminler, birbirlerine selam verirler. Böylece hem onlara "selamette olun, huzur içinde güven içinde olun" derler, hem de onlara "selam yurduna kavuşun" diye dua ederler. Gerçekten iman edip, İslam'a teslim olan kişilerin kalpleri "selim" kalptir. Gerçek kurtuluşa ermek için de "selim kalp" sahibi olmak gerekir. Allah insanları Müslüman olmaya davet ediyor.Yaratılışın amacı Allah'a kulluktur, yalnızca O'na ibadet etmektir.

Yaşar Değirmenci

Durun! Durun!

İnsan neden sürekli zamandan şikayet eder ki. "Geçiyor", "geçmiyor" diye dert yanarken insan, zaman bildiğini okuyor. Devran dönüyor.Aslında zaman çok hızlı geçiyor değil, zaman yaşayan kişinin hızına ayak uyduruyor. Herkes zamandan şikayetçi; kimi geçmediğinden kimi yavaş geçtiğinden kimi de hızından dert yanıyor. Kimseye yaranamıyor zaman. Kimseyi dinlemeden bildiğini okuyor; onun için şöyle ya da böyle geçip gidiyor işte zaman.

Sebahattin Yaşar

Bunları yâd edin Van'da kardeşler

ŞİİRYekpare taştandır Van'ın kalesi, Yanında akıyor Horhor çeşmesi, Suyunu içerek atın stresi, Bunları yâd edin Van'da kardeşler. Büyük bir musibet gelir göz yaşla, Horhor medresesi medrese, kışla, Eğitim ve talim birlikte başla, Bunları yâd edin Van'da kardeşler.

Mehmet Kovancı

Yetimlere el uzatmak

Müslümanlara emanet olarak bırakılan yetim ve öksüz çocuklardan bahsetmek istiyorum.Beşîr b. Akrebe babasıyla birlikte Efendimizi (asm) ziyaret ettiğinde henüz çok küçüktü. Allah Rasûlü küçük misafirini yanına oturtmuş, saçlarını okşamış, Bahîr olan adını Beşîr diye değiştirmişti. Beşîr'in dilindeki kekemelik mübarek Nebinin (asm) duasıyla hemen geçivermişti. Hicretin

Halil Elitok

Avrupa cereyanları ve günümüz siyaseti

Birinci Dünya Savaşında talebeleriyle birlikte doğuda Ruslara karşı savaşırken esir düşen, Rusya'da 2,5 yıl esaret hayatı yaşadıktan sonra Haziran 1918'de esaretten kurtulup İstanbul'a dönen Üstad Bediüzzaman Said Nursî'ye o dönemdeki ilim çevreleri tarafından, geldiğinden beri neden siyasete karışmadığı/ siyasîlere yol gösterici manada siyasî mesaj vermediği sorulur.1Onun

İbrahim Ersoylu

İsraftan sakınmak ve kanaat

İnsan, sahip olduklarıyla değil; kanaati, şükrü ve gönül zenginliğiyle huzur bulur. İsraf bereketi azaltır, kanaat ise berekete ve huzura vesile olur.Yaşadığımız çağ, tüketimin teşvik edildiği bir çağdır. Reklamlar, kampanyalar ve alışveriş imkânları, insana daha fazlasına sahip olması gerektiğini telkin etmektedir. Birçok kimse ihtiyacı olmadığı

Salim Köklü

Müslüman Gençler İçin Salih Amel Çağrısı

Müslüman Gençler! Mücadelenizi sosyal medya ve YouTube kanallarına hapsetmeyin! Tüm sermayenizi siyasi tartışmalarla tüketmeyin! Vaktinizi başkalarının yaptığı işleri eleştirerek, ona buna laf yetiştirerek çürütmeyin! Güzel bir iş yapmak ve bir hayır işlemek için kimseden bir emir ve talimat gelmesini de beklemeyin! Önce imanınızın emir ve talimatlarını yerine getirin. Allah için bir hayal kurun ve gece gündüz o hayalin peşine düşün!

Abdülaziz Kıranşal

Bu cami istemezlik niçin!

Önce yine bir kesimin istemediği, engellemek için hayli mücadele verdiği Kadıköy Rıhtım Camii'nin yakında inşasına başlanacağı haberini sevinçle paylaşıyorum. Gelecek hafta temeli atılması planlanan 5 bin kişilik cami, sosyal donatı alanlarının yanı sıra 1250 araç kapasiteli otoparkıyla hizmet verecekmiş.30 bin metrekarelik cami alanı yapım çalışmaları için tahsis edilirken,

Hayrettin Karaman

"Âlimin ölümü, âlemin ölümüdür"

Hanbelî mezhebinin imâmı olan Ahmed bin Hanbel hazretleri, ölüm hastalığında, son nefeslerini veriyordu ki, yüksek sesle;"Olmaz, olmaz!" diye bağırdı.Oğlu yatağına yaklaşıp;"Kime 'olmaz!' dediniz" diye sordu.Cevâbında;

Abdüllatif Uyan

İman, herkeste aynı mıdır

İbadetler, imandan değildir. Fakat, imanın kemalini arttırır ve güzelleştirirler.Sual: Peygamberlerin imanı ile diğer insanların imanları hep aynı mıdır, aralarında iman bakımından bir fark var mıdırCevap: Konu ile alakalı olarak İmâm-ı Rabbânî hazretleri Mektûbât kitabında buyuruyor ki:

Osman Ünlü

Şah İsmâil'in zulmünden Osmanlıya sığınan zat

İdrîs-i Bitlisi hazretleri, Sultan Bâyezîd Hân zamanında Arab ve Acem Kadıaskerliğine tayin edildi... İdrîs-i Bitlisi hazretleri Osmanlı âlimlerinden ve devlet adamlarındandır. Akkoyunlu devleti hâkimiyetindeki Bitlis'te doğdu. Bir müddet sonra bu bölgeleri işgal eden Şah İsmâil'in zulmünden kurtulmak için Osmanlı ülkesine gitti. Sultan

Vehbi Tülek

Tanrı'dan mı Tanrı'ya mı

İnsanlık tarihine bakıldığında şayet bir metateori üzerinden okuma yapılacaksa, bunun İslami literatürde temel kavramları "Hak" ve "Batıl" şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bütün peygamberler "hak"ikati insanlara bildirmek üzere tarihe girmişlerdir. Hakikat en temelde Tanrı, evren, insan ve eşyanın tabiatı, mahiyeti ve gerçekliğini ifade etmektedir. Bu bağlamda "hakikat"e

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Allah'ın işine karışmamak

"Allah'ın işine karışılmaz" atasözünün açıklamasına baktığımızda, şunu görüyoruz; isanların aklı Allah'ın yaptıklarını algılamaya yetmez.Zira kimi zaman bize kötü gibi görünen şeyler sonuçta iyi; bize iyi gibi görünen işler sonunda kötü olabilir. Bu sebeple olan şeyleri eleştirmek, yorum yapmak yanlış olur. Aşağıdaki hikâyeyi birçoğunuz biliyordur: Adamın

M. Fahri Utkan

Nasıl bilirdiniz

Hızla giderken, minareden okunan ezanla içeriye girdim ve namaz sonunda tanımadığım birinin cenaze namazını kıldım, Allah kabul eylesin.İmam, üçüncü sefer cemaate aynı soruyu sorduktan sonra - Haklarınızı helâl eder misiniz, diye üç sefer sordu ve cemaat, mevtanın iyi birisi olduğunu ikrar ederek helâlleşildi. Bilinen hakikat şu ki o soruların muhatabı,

Mehmet Çetin

Siyaset; Sorumluluk Yüklenmektir

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Bizler iş olsun diye Müslüman'ız diyenlerden olmamalıyız. İlim, kişiyi Allah'a götürürse ilimdir. Âlim Allah'ı bilip tanıyan, O'ndan gerektiği gibi sakınan ve emirlerini titizlikle yerine getiren

İsmail Hakkı Akkiraz

Ölüm saati

Bediüzzaman, Denizli Cezaevi'nden tahliye edildikten bir süre sonra iki talebesini yanına çağırdı ve şöyle dedi: "Atalar Mahallesi, Serdar Geçidi'nde Hasan Feyzi beni çok görmek istiyor. Onu bana getirin."Bu sırada Hasan Feyzi de Bediüzzaman'ın talebelerinin evine doğru yola çıktığını hissetti. Hanımına: "Birazdan kapı çalınacak. Hazırlanıp hemen geliyorum. Beklemelerini söyle" dedi.

Misbah Eratilla

Cevşen nerede rivayet edilmiştir (2)

(Abdullah Eraçıkbaş'ın hatırasına...)Cevşen, nerede, nasıl rivayet edilmiş Hz. Ali'den (ra) nakledilen şu hadise neticesinde Cevşen tahakkuk etmiştir: Büyük bir mutasavvıf ve hadis âlimi olan Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevî, "Mecmuatü'l-Ahzâb" adlı eserinde yer verdiği Cevşenü'l-Kebîr'in rivâyet zincirini tam olarak vermemiştir. Adını vermediği bir kimseden başlatarak

Osman ZENGİN

Denizler hâkimi Barbaros Hayreddin Paşa

Hızır Reis'e, Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından, "dine hayrı dokunan" manasına gelen "Hayreddin" ismi verildi.Bugün, büyük Osmanlı Kapdan-ı deryası (amirali) Barbaros Hayreddin Paşa'nın vefat yıl dönümüdür. (4 Temmuz 1546)Barbaros Hayreddin Paşa 1466'da bir rivayette de 1483 yılında doğdu.

Ahmet Demirbaş

Bir damla su mu Bir damla kan mı

Suyun insanlık için öneminden dolayı Kur'ân-ı Kerîm'de "Her şeyi sudan yarattık"1 diye buyrulmaktadır. Şuara 28'de suyun ümit kaynağı olduğu, Vakia 68-70'de suyun bulutlardan indirildiğini ve acılaştırılmadığını, Fatır 9'da su ile ölü toprakları nasıl diriltildiğini, Secde 27. ayetinde de "Çorak yerlere suyu ulaştırmak hayvan ve insanlık için ekinlerin çıkartılmasından" bahsedilmektedir.

Cevat Çakır

ABD nereden nereye

1959 yılında Türkiye'yi ziyaret eden ABD Başkanı Eisenhower, havaalanından köşke, üstü açık bir Amerikan ara­basıyla giderken yol boyunca sevgi gösterileriyle karşılanmış. Ara ara arabası durdu­rulmuş ve folklor ekipleri oyunlar sergi­lemiş. Otuz iki sene sonra George Bush, Temmuz 1991'de Türkiye'ye gelen Amerikan başkanının havaalanından köşke geçişinde,

Mahmut Toptaş

Peygamberlere verilmeyen rahatlık bize verilir mi

Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillah vessalatü vesselamü ala Resulillah. Yaşadığımız dünya; suyu, toprağı, dağları, ovaları ve vadileriyle bize çok büyük görünse de, aslında uçsuz bucaksız uzay içerisinde bir nokta kadar bile yer kaplamayan küçük bir cisimdir. Hepimiz biliyoruz ki tahmin edemeyeceğimiz kadar büyük bir uzay vardır. O uzayda trafik yoktur,

Nureddin Yıldız

Kutsalların alaycı mizahı olmaz

Mizahın , şakanın toplumda belli bir yeri var. Bunun kabul edilebilir bir türü, bir de çirkin olan rahatsız edici bir türü vardır. Kabullenilebilir türü; şaka yollu konuşmalarımızda kullanageldiğimiz onurlu, kaliteli, anlaşılabilir, ölçülü, saygılı olan ve herkesi gülümseten, kutsallara, namus, iffet gibi hassasiyetlere dokunmayan türdür. Bu tür mizah, kimseyi rahatsız etmez. Hatta bu türde zeka inceliği aranır.

Nihat Hatipoğlu

Muhalefetsiz

Eleştiri ve takdir bir terazinin iki kefesi gibidir.Adalet terazisinin iki kefesine konulan eleştiri ve takdir büyük bir hassasiyetle tartılıp ölçüldüğü ve ona göre hareket edildiği sürece nizamını yakalar. İnsan fıtratı gereği eleştiriden çok hep övülmeyi, takdir ve tebrik edilmeyi ister. Ancak unutmamak gerekir ki insanı daha iyi şeyler yapmaya yönelten bir unsurda karşısında

Hasan Koç

Kadın nerede mutlu

Dünya ve ahiret saadetini temin etme noktasında bu sorunun cevabını ararsak; kadın İslami değerlerle İSLAM'DA mutlu. Kapitalizmin ve feministlerin kadın için ortaya koyduğu uyduruk uygulamalar, hem kadını hem aileyi ve hem de toplumu bitme noktasına getirmiştir. Kadınlar günü uydurukçası, Kadına pozitif ayrımcılık,

Ömer Arif

Dünyaya geldim gitmeye

Bir kısmınız bugün bu satırları okurken bendeniz ameliyat masasında olacağım. Basit de olsa ameliyat ameliyattır. Bu ameliyat vesilesiyle "ölüm meleği"nin yapacağı "son ameliyat"ı bir kez daha tefekkür ettim. Aciz ve fani olduğumu, er ya da geç bir gün bu dünya hayatımın nihayete ereceğini ve sonrasında nihayetsiz bir hayata kanat çırpacağımı yeniden hatırladım. Yarım asra

Mahmut Ay

"Zafer bizimdir" - Şecaat ve cebanet (2)

1971 Muhtırası sürecinde sol eğilimli bir ihtilal hazırlığı içinde olan Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler, Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur ve onlarla imza atan Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç ile Deniz Kuvvetleri Komutanı Celal Eyiceoğlu'nun ve onların o zamanki Demirel Hükümetinin istifasını isteyip Demirel'in de istifa etmesine ve bunlara kimsenin karşı çıkmamasına rağmen, Yeni

Şemseddin Çakır

İslâm devlet ve siyaset anlayışı

İslâm dininin doğuşu, gelişimi ve geçirdiği evreler incelendiği zaman görülecektir ki, İslâm, kültürel, siyasal, ekonomik ve hukuksal alanlara ilişkin düzenlemeler getirmiş; sosyal yaşamın her alanını, her aşamasını kontrol altında tutan bir din olarak ortaya çıkmıştır. İslâm'ın bu bütüncül yapısı, onun sadece ibadet ve ahlâka ait hükümler getirmediğini, kültürel ve

Siyami Akyel

Bediüzzaman'dan kâinat yorumu

Mustafa Bey: "Peygamber Efendimiz (asm) "Oku!" emrine muhatap olduğunda yanında kitap bulunmuyordu! O halde, Peygamber Efendimizin (asm) şahsında biz nasıl ve neyi okumalıyız Risale-i Nur'da bu konuda ölçüler nelerdir"İlk inen ayet İlk inen ayet "oku!" emri olmakla beraber, daha sonra inen ayetlerde kâinatı okuyarak,

Süleyman Kösmene

Yaz tatilinde en güzel hakikat eğitimi: "NUR'UN İLK KAPISI"

Bediüzzaman Said Nursî'nin "Nur'un İlk Kapısı", yaz tatilinde çocuklar ve gençler için Kur'ân hakikatlerine açılan güçlü bir rehber niteliği taşıyor.Okullar tatile girdi. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde eğitim gören yaklaşık 18 milyon öğrenci 26 Haziran'da karnelerini aldı, 2025-2026 eğitim yılı tamamlandı. Yeni eğitim yılı

Prof. Dr. İlyas Üzüm

Faydalı bir yaz mevsimi için...

Elhamdülillah Cenab-ı Rezzak-ı Kerîm'in bereketli ve ihsanlı, ikramlı sofralarının ve nimetlerinin sergileneceği yaz mevsimine girdik.Bu yaz mevsimi mahiyeti ve yüklenen manaları itibariyle hadsiz ve sonsuz şükürlerin hamdlerin, bereket dualarının yapılacağı, konuşulacağı ve gerçekleştirileceği bir büyük inayet, ikram ve ihsan sofrasıdır. Kur'ân talebeleri ve Kur'ân'ın

Rifat Okyay

"Devlet, vatandaşına tuzak kurmaz"

O günlerden kurtulduk elhamdülillah. En azından türlü kayıt cihazların olduğu günümüzde artık buna kimse cesaret edemiyor. Ancak hem başımdan geçen hem de çevremden duyduğum kimi hususlara dikkat çekmek istiyorum. O hususlara geçmeden önce İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin bayramda verdiği mesaja yer vermek istiyorum. "Güvenlik anlayışımızın merkezinde ceza yazmak

Nusret Reşber

Ağabey diyor ki; hâlâ utanmıyoruz(!)

Önümüzdeki seçimlerde, daima Hakk'a bağlılık, Hakk'ı tutma, iyi olanı destekleyici, kötüyü men edici hüviyetiyle insanlık tarihinin en ulvi yörüngesi üzerinde yürüyen aziz ve büyük milletimizin, çeşitli tesirlerle kendi yolundan saptırılması gayretlerinin hüküm sürdüğü oldukça uzun bir dönemden sonra, yeniden ulvi ve şanlı tarihi yörüngesi üzerine oturtulması için Millî Görüş'ün tek partisi olan Saadet Partisi'nde çalışma füzelerinin ateşleneceği günlerdeyiz.

İsmail Müftüoğlu

Kur'an uyarıyor

"Bakara/3, Al-i İmran/100, En'am/153, İsra/9, Tekvir/26 vb. ayetlerine/ilahi mesajlarına rağmen; iki yüz yıldan beri, dillerimizle "hidayet"te, ayaklarımızla da "dalalet"te (Fatiha/5-7) değil miyiz Batıldaki ayaklarımızı, Hak/tevhid söylemimizin yanına almadıkça/kendimizi düzelterek tevbe etmedikçe de zilletten kurtuluş görünmüyor. (Rad/11) NEREYE!.

Bahaddin Elçi

Tarih okumanın faydaları...

Tarih okursak, yapacağımız işlerin aynısına veya bir benzerine şahit oluruz. Bazıları muvaffak olmuş, başarı elde etmiş, bazıları ise netice alamamıştır.Tarih şuuru insanlara mahsustur. Hayvanlar tarih yapamazlar. Onlarda "zaman ve mekân" kavramı olmadığı gibi, tecrübelerini biriktirme ve gelecek nesillere devretme kabiliyetleri de yoktur.

M. Said Arvas

Ordunun dereleri

"Ordu'nun dereleri, aksa yukarı aksa!" diye başlayan bir halk türküsü, Giresun yöresinin kültürünü taşrı. Bu yazı, bir halk türküsünün ilk mısraıyla başlamış oldu. Bunun bir nedeni olmalı! İnsanlar, şen şakrak sözleri, oyun havalarını ve eğlenceli anlatılardan hoşlanırlar. Ordunun dereleri dendiğinde şırıl şırıl akan ırmaklar ve onu çevreleyen ağaçlar göz önüne gelir. İnsanın

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu