Bu senenin ilk Nurlu seyahati Mersin'e oldu

Üstadımızdan bize tevarüs eden "muhabbet fedâiliği ve müfritane irtibat sevdalısı" olmamız hasebiyle, mütemadiyen, elimizden geldiğince, cemaatî programlara iştirak ediyoruz.2025'in son programı "Diyar-ı Bekir'deki panel" oldu. Onu [https://www.yeniasya.com.tr/osman-zengin/diyar-i-bekir-de-nurun-bayrami_615959] makalemizle yazmıştık.

Osman ZENGİN

Bu güzün kışı gelmesi gibi ölüm başımıza gelecek

Risale-i Nur'dan Gençlik Rehberi'nin güzelce izah ettiği gibi, ölüm o kadar kat'î ve zâhirdir ki, bu günün gecesi ve bu güzün kışı gelmesi gibi ölüm başımıza gelecek.Bu hapishane, nasıl ki mütemâdiyen çıkanlar ve girenler için muvakkat bir misafirhanedir. Öyle de, bu zemin yüzü dahi, acele hareket eden kafilelerin yollarında bir gecelik konmak ve göçmek için bir handır. Her bir

Risale-i Nur'dan

Radikalliğin Düalizmi

Son dönemlerde farklı kavramlar ve olaylar eşliğinde tartışılan konulardan birisi de radikalleşmedir. Fakat radikalleşme kavramının kullanımı ve içeriklerinde bir karmaşıklık kendisini göstermektedir. Kavram bir yandan dini terminolojiyle yoğun bağlantıları içinde bir kullanım alanı bulmasından, diğer yandan sadece dini hareketlere özelleştirilmiş olarak kullanılmasından dolayı karmaşıklığı giderek artmıştır.

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Kârûn'un Aynasında Günümüz Zenginleri

"Kârûn, Mûsâ'nın kavmindendi. Fakat onlara karşı azgınlık etti…" diye başlar Kur'an (Kasas, 28/76). Bu ifade, sadece tarihsel bir şahsiyeti anlatmaz; servetin insanı nasıl körleştirebileceğini, nimetin şükür yerine şımarıklığa dönüştüğünde nasıl bir felakete evrildiğini anlatan ilahi bir ikazdır. Kârûn, malı kendinden bilmişti. Gücünü Allah'a değil, kasalarına; bereketi

Prof. Dr. Ahmet Tekin

İmparatorluk

Çağımızın imparatorluğu ABD'dir. Tarihteki imparatorlukların yönetim biçimleri, despotlukları, yönetimde hukukun olup olmadığı; uluslararası ilişkilerdeki durumunun nasıl olduğunu tarih bilgisi olanlar bilir. İmparatorluklarda genel geçer kural, imparator hazretlerinin iki dudağı arasından çıkan ültimatomlara göreydi. İş ve işlemler bir tek emirle yürüyordu. Aksini ileri süren ya da hazretin

Mehmet Şerif Cebe

Vehn krizlerinden kurtulalım!

Vehn krizlerinden kurtulalım! Yaşar Değirmenci Bu krizlerden kurtulmadan iflah olmayız. Hz. Sevban anlatıyor: Rasûlullah buyurdular ki: "Diğer milletler, tıpkı sofraya yemek için üşüşen insanlar gibi sizin üzerinize üşüşecekler." Bunun üzerine sahabiler şaşkınlıkla

Yaşar Değirmenci

Dünya kalınacak değil, geçilecek bir imtihan meydanıdır

Bu dünya hayatına gelen her bir canlıda, ebedî olarak burada kalmak isteği vardır.Fakat, üzerine Cenab-ı Hak tarafından fânîlik damgası vurulan bu âlemde, hiçbir varlık ebedî olarak kalamamış, ecel vakti geldiği zaman istemese de, bu dünyayı terk etmek zorunda kalmıştır. İlk insan ve ilk peygamber olan Hazret-i Âdem Aleyhisselâm bin yıl yaşadığı halde, ecel vakti geldiği zaman dünyayı terk etmek durumunda kalmıştır.

Sami Cebeci

Yılbaşı neyin nesi

ŞİİRYılbaşı neyin nesi Noel'in gelen sesi, Nasara felsefesi, Dolar günah kefesi. Benzeme Nasaraya, Olmalı edeb, haya, Medenî olmak güya, Bütün bunlar boş hülya. Her batıldan uzak dur,

Mehmet Kovancı

Aile saadeti, muhabbet ve şefkat (9)

Yaşadığımız çağ "ahirzaman alâmetlerini" dağarcığında taşıyan bir dehşet arz ediyor!Aile birliği içerisindeki. Müsbet-menfî bütün şartlarla hayat devam ediyor. Mutluluk veya problemi doğuran, öne çıkan, göze batan, ayağa takılan, kalbi rahatsız, ruhu karartan, bedene, akla, hissiyata baskı yapıp daraltan sıkıntıları çözerek aile hayatı devam edebilir. özüm yolları ve usullerine birlikte çalışalım.

Nejat Eren

Risale-i Nur'da Ehl-i Beyt (2)

Bediüzzaman Said Nursî biyolojik bağın yanı sıra bir de manevî Âl-i Beyt kavramını nazara verir.Buna göre, Peygamberimiz'in (asm) Sünnet-i Seniyye'sine tam manasıyla ittiba eden, onun yolundan giden ve İslâm'a hizmet eden mü'minler de manen Ehl-i Beyt'ten sayılırlar. Bu, Ehl-i Beyt'e duyulan sevginin ve onlara benzeme arzusunun bir neticesidir. Ehl-i

M. Fahri Utkan

"İslâmî literatürde 'Hürriyet' kavramı"

Türkçe'deki özgürlük, İngilizce'deki freedom ve Fransızca'daki liberte karşılığı olarak günümüz Arapçasında el-hurriyye (hürriyet) kelimesi kullanıyorsa da bu son kelime Kur'an'da, hadislerde ve diğer klasik İslâm kaynaklarında özel olarak "köle olmama durumu" anlamını içerir. Eski sözlüklerde genellikle "hür" (el-hurr) kelimesinin, "köle (abd)

Mustafa Çağrıcı

PKK'dan dost, Marksizm'den post olmaz…

Şarktaki problemlerin kaynağında hürriyet ve demokrasi yoksunluğu olduğunu halklara göstermek istemeyen hilebaz siyasetçiler, siyasetlerinde kullanacakları kişileri bulup; siyasî partiler, terör örgütleri ve sivil toplum kurumlarıyla bu fitneyi kırk beş seneye yakındır kullanageliyorlar.Küresel dinsizlerin elli-altmış sene önce pratiğe soktuğu global dünya hâkimiyetleri hedefine yönelik, gerçekleştirdikleri

Şükrü Bulut

Nasr Sûresinde müjdelenen feth

Abdulah Bey: "Nasr Suresinde ne gibi müjdeler vardır"Rabbine Hamd Et Nasr Suresi Kur'ân'ın 110. Suresi, Sure olarak da son inen suredir. Üç ayeti vardır. Ayetleri şöyledir: "1-Allah'ın yardımı ve fetih geldiğinde 2-ve insanların fevc fevç Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde... 3-Rabbine hamd et! Şanını yücelt! O'ndan af dile! Muhakkak O tövbeleri çok kabul edendir."1

Süleyman Kösmene

Barla sıddıkları

Risale-i Nurun pek çok yerinde "Es-sebebü kelfail sırrınca" sözlerini okuruz. Bu söz bugünkü ifadeyle "Sebep olan işlemiş gibidir" demektir. İnsan bir hayra veya şerre sebep olursa onun kadar amel defterine (sevap/günah) yazılır.Bugün dünyanın herhangi bir yerinde Risale-i Nur vasıtasıyla bir insanın imanının kurtulduğu zaman, Barla Sıddıklarının hissesini hatırlarız. Onlar,

Ahmet Özdemir

ALLAH'IN NİZAMI İSLÂM (16)

ALLAH'IN NİZAMI İSLÂM (16) Prof.Dr.Yusuf Özertürk İSLÂM'IN KAYNAKLARI A-KUR'ÂN Kur'ân'ın Muhtevası 3- Hak -Adalet-Devlet İNSAN HAKLARI (KUL HAKKI)

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Boyun Eğme!

Boyun Eğme! ABDULLAH YILDIZ Kalem Suresi (1-16.ayetler); Kur'ân'ı eskilerin masalları, Resul'ü de hâşâ deli diye inkâr ve itham eden günahkâr, zorba, kibirli, burnu sürtülesi kâfirlere çağlar üstü bir

Abdullah Yıldız

İmtihanlar arasında sabırla yürümek

İmtihanlar arasında sabırla yürümek SÜLEYMAN GÜLEK İnsan, bu dünyaya imtihan edilmek için gönderilmiştir. Hayatın inişleri ve çıkışları, sevinçleri ve hüzünleri bu hakikatin sessiz ama güçlü delilleridir. Kur'ân-ı Kerîm'de bu gerçek açıkça bildirilir: "Andolsun

Süleyman Gülek

Cesaretin aldığı yol

Mustafa Kırıkçı, ilkokulu Ahırlı nahiyesi bölge yatılı okundan okudu. Sonra 1940 yılında Eskişehir-Çifteler Köy Enstitüsüne gitti. Beş yılın sonunda öğretmen oldu ve kendi köyüne öğretmen olarak atandı.Mustafa, köy enstitüsüne gittiği ilk günden itibaren inanç noktasında büyük bir eksiklik hissetti. Okulda her öğrenci ağır tarım işleri yanında inşaat, marangozluk, demircilik gibi mesleklerde

Misbah Eratilla

Elmaya aldanmak veya 'kızıl akıl'

Nurlar âlemi ancak akıl, ruh, kalp ve diğer duyguların yüksek şuuruyla ve ilahî yardımla ulaşabileceğimiz yer.Sühreverdî "Kızıl Akıl" adlı eserinde,"insan aslının nurlar âlemine ait olduğunu, Hazret-i Âdem'in yasak elma sebebiyle nurlar âleminden maddî âleme kovulduğu" söylüyor. "Böylece nurlarla hür iken, beden kafesine hapsoldu ve nuranî yanını kaybetti."

M. Said Zeki

Hukukun Gölgesinde Kaçırılan Bir Devlet Başkanı

Hukukun Gölgesinde Kaçırılan Bir Devlet Başkanı Hüseyin Demir Başkent sokaklarında ilerleyen zırhlı araçlar, Miraflores Sarayı çevresinde konuşlanan askerler ve havada dolaşan sessizlik… Venezuela'da yaşananlar, sıradan bir iç güvenlik tedbiri olarak okunamayacak kadar ağır, sıradan bir diplomatik kriz olarak geçiştirilemeyecek

Hüseyin Demir

Dâire-i imkân ve dâire-i vücûb

Dâire-i vücûb, hiçbir zaman değişmeyen ve mümkinâttan olmayan âlemler, Allah'ın isimleri ve sıfatları gibi; yani ilâhlık dâiresi olarak bilinir. Dâire-i imkân ise, imkân âlemi; kâinat dâiresidir."İmkân, var olmakla olmamanın eşit olmasıdır. Yaratılan her şey imkân dairesinde yer alır. Yani var olarak gördüklerimiz olmayabilirlerdi veya çok daha farklı hususiyetlerde olabilir- lerdi.

Abdülbaki Çimiç

İnançsızlık en büyük felakettir!..

İman, insanın yaratılma sebebidir. Yani insan, Allahü Teâlâya inanmak, dinini öğrenmek ve bu bilgilere uygun olarak yaşamak için yaratılmıştır. Âyet-i kerimede buyuruldu ki: "Ben, cinleri ve insanları ancak ve ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım!.." (Zariyat 56) Şayet insan, bu yaradılış gayesine uygun hareket ederse; âhirette ebedî saadete nâil olacak ve cennete girecektir.

Mehmet Can

Normalleşmek kolay mı

Eskiden bakkallarda iki kefeli teraziler vardı.Bir kefede gramlar diğer kefede tartılan toz şeker, pirinç falan; dengeyi, adaleti, hakkaniyeti sağlamak için zavallı bakkal amca, üç kez beş kez, biraz alır, biraz verir ve orta yolu, adaleti bulmaya çalışırdı. Şimdi tartılı paketler hazır. Dinimizde aşırılıklara yer yok. Orta yol, sırat-ı müstakim en uygun hayat tarzı. Ama

Sebahattin Yaşar

İktidar mı, ana muhalefet mi (3)

Bediüzzaman Said Nursî, şahıs hâkimiyetini esas alan siyasetin bir istibdat şekli olduğunu açıkça ders verir ve buna kesin bir şekilde karşı çıkar. Şahıs merkezli bir idare anlayışını kabul etmez.Bu hususta Şualar'da yer alan şu ifadeleri son derece dikkat çekicidir: "Bütün mekteplerde ve dairelerde ve halkta, o ölmüş dehşetli adamın muhabbeti telkin ediliyor. Bu hal ise, âlem-i İslâm'a

Şemseddin Çakır

Birinden başlamak

İçtimaî hayatımızda her yapılan işin, amelin, faaliyetin ve hareketin bir kuralı, bir yolu, bir düsturu, bir prensibi vardır ve bunlar uyumak yapılmak ve tatbik edebilmek için vardırlar.Kuralı bilmişsin, prensibi öğrenmişsin yapmadıktan, yerine getirmedikten sonra ne işe yarar Faaliyetimizin ve amellerimizin yerli yerinde, düzgün, intizamla yapılabilmesi ve başarıya ulaşabilmek için bu hayat düsturlarına ve tecrübeyle gidilmiş yollara, şekillere, tarzlara muhakkak uyulmalıdır.

Rifat Okyay

"Kıldan ince kılıçtan keskin" (4)

"Kıldan incekılıçtan keskin" (4)İLHAN ORAL "Kıldan ince kılıçtan keskin," kavramı, hayatın çilelerinin hikmetlerini meydana çıkarır. Nice üstü küllenen kor gibi dertleri bir bir teşhis eder. Güneş gibi aydınlatır. Burada bunun önemini

İlhan Oral

Bir şiir bir hasbihal

Aşağıdaki şiirimi okuyan ve sosyal medyada paylaşmak isteyen iki eski öğrencim ile yaptığımız bir hasbihali paylaşmak istedim:Neden yahuGelip geçmekte dünyâdan zulümkâr bin NetenyahuSüal yok hikmetinden akla gelmez mi neden-yahuKuluz, verdin bize vicdan, buyurdun canlıya kıyma

Hayrettin Karaman

Demir Risalesi'nin Mütalâası (12) - 1.8 Akıllara hayranlık veren...

"Kur'ân-ı Azîmüşşan, bu küçük ambardaki parça parça çıkarılan demiri, yalnız "sarf etmek" manasını ifade etmek istemiyor.Belki hazine-i kübradan o nimet-i azîmeyi küre-i arz ile beraber indirdiğini ifade etmek için; yani, bu küre-i arz hânesine en lâzım şey demirdir ki, Hâlık-ı Zülcelâl, güya küre-i arzı güneşten ayırıp insanlar için indirdiği zaman, demiri de beraber inzal

Mehmet Çetin

Dindar kimlikli siyasî akımın parti denemeleri (11) - 28 Şubat...

28 Şubat sürecinde Kemalist derin güçlerin yönlendirmesiyle 30 Haziran 1997'de ANAP lideri Mesut Yılmaz Başbakanlığında ANAP, Demokratik Sol Partisi ve Demokrat Türkiye Partisi'nin iştirak ettiği ANASOL- D Hükümeti kuruldu. 1Bu hükümet, darbeci askerlerin kendisine dikte ettikleri 28 Şubat Kararlarını acımasızca bir bir hayata geçirdi. "İrtica ile mücadele" adı altında dinî

İbrahim Ersoylu

Mevlânâ kimdir, kim Değildir (1)

Bir 17 Aralık gününde vuslata ermiş Hazret-i Mevlânâ Muhammed Celâleddîn Rûmî. "Öldüğüm gün, Sevgili'ye kavuştuğum ve nihâî vuslata erdiğim gündür. Sakın ardımdan ağlayıp yas tutmayın. O gün benim için şeb-i arûstur (düğün gecesidir)." buyurmuş Hazret. Her yıl olduğu gibi bu yıl da aralık ayında Konya'da şeb-i arûsun yıldönümü münasebetiyle çeşitli programlar ve ihtifaller

Mahmut Ay

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 content-length:...

Peygamberimiz (s.a.v.) erkekleri eşleri konusunda şöyle uyarıyor: "Sizler onları Allah'ın sözü üzerine alıp kendinize helal kıldınız." Bunun anlamı şudur: Nikah kıyarken siz zor bir mukaveleye imza attınız. Hanımınızla evlilik imzası attığınızda, nikah kıyıldığında diğer yandan da Yüce Allah'a bir söz verdiniz. Ben bu hanıma bütün haklarını birebir vereceğim dediniz. Peki

Nihat Hatipoğlu

Başörtü, milli uçak ve füzelere engel olmadı, kanat oldu

Başörtü, milli uçak ve füzelere engel olmadı, kanat oldu NUSRET REŞBER Eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki farkı hâlâ anlamamakta inat edenler var. Daha üç gün önce üç polisimizin şehit, dokuzunun yaralanması kalleşliğinde olduğu gibi Ülkemize yönelik sayısız menfur saldırı ve oyunlara karşı

Nusret Reşber

Yüksek enflasyon ve ahlâkî enflasyon

Uzun süren yüksek enflasyonu yalnızca yöneticilerin beceriksizliğiyle açıklamak, meselenin derinliğini kavramak açısından eksik kalır.Zira tarihî ve sosyolojik tecrübe göstermektedir ki, bazı yönetim anlayışları için fakirleşmiş, geçim derdiyle kuşatılmış ve yarınını düşünmekten aciz hâle getirilmiş toplumlar daha kolay yönetilebilir görülmüştür. Bu sebeple yüksek enflasyon, bazen bir sonuç değil; bilerek ya da bilmeyerek sürdürülen bir idare tarzının parçası hâline gelmiştir.

Hasan Güneş

Bir fukara cenazesi -2

Zalimliğin kol gezdiği zulüm çarşılarının müstebit esnafına, ülkesinden koparılmak pahasına "Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;/Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem…Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;/Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam" diyebilme cesaretini gösteren bir şecaat abidesinin hüzünlü hikâyesinden ve bu topluma rol model olarak sunulabilecek imanlı şahsiyetinden-bırakınız yeni nesilleri-kimler haberdardır

Ahmet Dursun

Namaz dinin direğidir

İnsan için en büyük ıstırap, farkında olsun veya olmasın Rabb'inden uzak kalmasıdır. Allah insana şah damarından da yakın. Ebede namzed, kâinatın zübdesi insan ise yaptıkları veya yapmadıklarıyla O'ndan fersah fersah uzaklaşıp ancak nefsine zulmediyor. Kendini tanımıyor ki, Rabbini tanısın. Acziyetinden bîhaber, mânen hasta, yalnızca sûrete müteveccih. Midesini doyurup

Emine Yıldız

Muhalefetten muhabbete Risale-i Nur'u tanıma yolculuğum

Adını duymadığım eserin muhalifi iken, ene ve merakla başlayan yolculuk, Allah'ın yardımı ile beni derslere giden, külliyatı alan ve tamamını okuyan birine dönüştürdü.Üniversite okuduğum yıllar... Üçüncü senem. KYK yurdunda arkadaşlarımla sohbet ediyoruz. Birden söz Risale-i Nur'a geldi. O zamana kadar ne Risale-i Nur'un, ne de Bediüzzaman Said Nursî'nin adını duymamıştım.

Cenk Çalık

Kaçırılmayacak bir fırsat!

Bu fırsat reklamlarda gördüğümüz fırsatlardan değil. Bu öyle bir fırsat ki bizlere beş yüz senelik bir Cenneti kazandırabilecek ve ebedî saadete nâil edebilecek kudsî bir fırsat.Bu fırsatın adı Şuhur-u Selâse yani Recep, Şaban ve Ramazan aylarını barından mübarek Üç Aylar... Rabbimizin sevdiği kullarıymışız ki bizleri bir kez daha Üç Aylara kavuşturdu. Bu yüzden ne kadar

Said Yüksekdağ

Aradığınız yüzlere ulaşılamıyor

İnsanın hayatı, hayali, hali ve ahvali üzerine kurulacak cümlelerin her biri edebi sanatlardan birine yaslanmak durumundadır. Hayat ile Edebiyat arasında öyle sıkı bir bağ vardır ki o bağı koparmayı bırakın, o bağın zayıflamasının bile düşünmenin imkanı yoktur. Bu zaviyeden bakıldığında her edebi tür, hayatla edebiyat arasında inşa edilmiş muhkem birer

Bülent Acun

Medresetü'z-Zehra projesi (5)

Bediüzzaman, milletimizin İslâm âlemine karşı Risale-i Nurlarla iftihar edeceğini belirtir ve şöyle der:"Size katiyen çok emarelerle ve kat'i kanaatimle beyan ediyorum ki, gelecek yakın bir zamanda, bu vatan, bu millet bu memleketteki hükümet, âlem-i İslâma ve dünyaya karşı gayet şiddetle Risale-i Nur gibi eserlere muhtaç olacak; mevcudiyetini, haysiyetini, şerefini, mefahir-i tarihiyesini onun ibraziyle gösterecektir." 1

Halil Elitok

Aileyi merkezden çıkarma çalışmaları

Aile kavramı hepimiz için bir merkezi ifade eder. Nasıl ki atom parçacıkları çekim kuvvetiyle bir çekirdeğin etrafında dönerler işte aile de o merkezdeki çekirdek gibidir. İnsan hayatının en esaslı merkezi, hareket ve güç noktasıdır.Bilerek, isteyerek ve hatta programlı bir şekilde aileyi merkezden çıkartmak ve bu gücü dağıtmak üzere yapılan menfî çalışmaları görüyoruz. Özellikle gençlerde

Hasan Koç