Bildiğiyle amel edene bilmedikleri de öğretilir

Mümin cahil olmaz. Bildiği ile amel etmeyen cahil demektir.Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya'nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil

Vehbi Tülek

Başörtüsünden korkan bir yönetim, özgürlükten ne anlar

Bazı yasaklar vardır ki yalnızca bir kıyafeti değil, bir toplumun vicdanını da hedef alır. Bazı kararlar vardır ki kâğıt üzerinde yönetmelik, uygulamada ise inanca karşı kurulmuş bir duvara dönüşür. Başörtüsü yasağı da işte böyledir. Bugün insanın aklına şu soru geliyor: Paşinyan'ın yönettiği Ermenistan'da başörtüsü serbestken, Aliyev'in yönettiği Azerbaycan'da

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Dizilerde Cinsiyetsizleştirme propagandası

Emperyalist zihniyet, etkisi altına aldığı toplumların inancına, hukukuna, ahlâkına, sanat ve edebiyatına müdahale eder; yerine kendi sapkın değerlerini ihraç eder. Dine ve fıtrata müdahale, feminizm, eşcinsellik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve cinsiyetsizleştirme projeleri, gerek medya iletişim araçlarıyla gerekse sinema, tiyatro ve dizi gibi sanatsal faaliyetlerle empoze edilmekte, bunun için de sömürülen ülkelerdeki yerli taşeronlar kullanılmaktadır.

Siyami Akyel

Bir duası kâfiydi

Seyyid Ebül Vefâ hazretleri, bir gün bir köye uğramıştı.Birisi, bu zata gelip;"Efendim, benim babam şu anda çok hastadır. Ayağa kalkamıyor. Bir ziyaret etseniz" diye rica etti.Büyük Velî kabul etti.Vardı hastanın yanına.Biraz konuşunca, bozuk bir itikada saplanmış olduğunu anladı.

Abdüllatif Uyan

Kefir de bira gibidir

"Çoğu sarhoş eden içkinin, azını içmek de haramdır"Sual: Kefir gibi sütten imal edilen içeceklerin dinimiz açısından kullanılmasında bir mahzur var mıdırCevap: Alkollü içkilerin zehir olduğunu, tıp kitapları yazmaktadır. Liselerde okutulan kıymetli bir kimya kitabında diyor ki:

Osman Ünlü

Bir gece yarısı istenen dua!..

Murâd-ı Münzâvî hazretleri gece yarısı kitap okuyordu. Kendisine Kethüdâ Ahmed Ağa'nın geldiğini haber verirler!..Geçenlerde bu köşede İstanbul'un üç büyüğünden Mehmed Emîn Tokadî hazretlerini anlatmaya çalışmıştık. Bugün de o büyük veliden biri olan Murâd-ı Münzâvî hazretlerinden bir nebze bahsedelim efendim...Murâd-ı

Ahmet Demirbaş

Celcelûtiye-3

Lüleburgaz'dan Mehmet Girgin: "Celcelûtiye hakkında bilgi verir misiniz Celcelûtiye nedir Nasıl bir eserdir Nasıl okunmalıdır"Süryanice'nin Tarihi Medeniyetler de, diller de insanlar gibidirler. Süryanice, köken itibariyle dünyanın en eski dili kabul edilen ve eski Mezopotomya'da konuşulmuş olan Aramca'ya

Süleyman Kösmene

Dinin bir hakikatini bin siyasete tercih ederim

ÜÇÜNCÜ KELİME: Ki, bütün hayatımdaki tahkikatımla ve hayat-ı içtimaiyenin çalkamasıyla hülâsa ve zübdesi bana kat'î bildirmiş ki:Sıdk, İslâmiyetin üssü'l-esasıdır ve ulvî seciyelerinin rabıtasıdır ve hissiyat-ı ulviyesinin mizacıdır. Öyle ise, hayat-ı içtimaiyemizin esası olan sıdkı, doğruluğu içimizde ihya edip, onunla manevî hastalıklarımızı tedavi etmeliyiz. Evet,

Risale-i Nur'dan

Batı Anadolu sürgünü öncesi-4

"Eski Said"den "Yeni Said"e geçişin eserlere yansıması nasıl olmuştur acaba" sorusunun cevabına başlayalım.Said Nursî'nin hayatındaki Eski Said'den Yeni Said'e geçiş, eserlerinin diline ve hedeflerine de yansımıştır. Bu değişim, hizmet anlayışında ve önceliklerinde kendini göstermiştir: • Metot olarak; siyasî ve içtimaî faaliyetlerle

M. Fahri Utkan

Bolluk içinde çocuk yetiştirmek: Her istediğini almak iyilik mi

Çocukların her istediğinin karşılandığı, ihtiyaç duydukları her şeye kolayca ulaştığı bir dünyada büyümeleri, beraberinde önemli sorunları da getiriyor. İsrafın sıradanlaştığı günümüzde anne ve babaların çocuklarına yalnızca rahat bir hayat sunmayı değil, nimetlerin kıymetini bilmeyi, şükretmeyi ve yokluk ihtimaline karşı hazırlıklı olmayı da öğretmesi gerekiyor. Çünkü hiçbir nimet sonsuza kadar devam etmiyor.

Nureddin Yıldız

Merhum Selahattin kaya

Selahattin Kaya deyince aklıma gözleri pırıl pırıl parlayan, dişleri dahi inci gibi insana gülümseyen ve yüzü herkese güven veren, nazik, kibar, sakin, yumuşak huylu, terbiyenin anıtı... gibi gelir bana. 1995'ten 1999'a kadar İstanbul merkez vaizi olarak beraber çalıştık. "Yumuşak huylu" dedimse yumuşaklığı Mehmet Akif Ersoy merhumun dediği gibidir:

Mahmut Toptaş

Teşhise uygun tedavi

"Şayet doğru yolda istikamet üzere olsalardı, bu hususta kendilerini denememiz için onlara bol su verirdik. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Rabbin) onu gitgide artan çetin bir azaba uğratır. (Cin 16-17) Maddi ve manevi hastalıklar her geçen gün yoğunlaşıyor. Ahlaki ve manevi çöküş bariz bir şekilde çoğalıyor. Her kim konuşsa hastalıkları tesbit noktasında hemen hemen aynı noktalara işaret ediyor.

Ömer Arif

Müjdele korkutma

HİÇ şüphesiz en toleranslı din İslam dinidir. İslam affedicidir. Selim aklın – erdemli aklın – şüphesiz kabul edeceği emirler, yasaklar ve bilgiler içerir. Toleranslı din; güçlü, rahat, özgüveni olan dindir. Resmin büyüğünü görür. Detayda boğulmaz. Eleştiriden etkilenmez. Günden güne güçlenir. Yoluna aksamadan devam eder. Bütün saldırıları tolere eder.

Nihat Hatipoğlu

Yeni mevziler kazmak zorundayız

Aşağıda sayılan başlıklar, önümüzdeki yıllarda hak ve batıl mücadelesinin yaşanacağı yeni mevzilerin isimleridir. Bu başlıklar, "And olsun, eğer bana kıyamet gününe kadar süre tanırsan çok azı dışında onun soyunu/neslini kendi kontrolüm altına alacağım" (İsra, 62) diyen şeytanın insana karşı açtığı yeni cephelerin isimleridir. Bu başlıklar, yaşadığımız

Abdülaziz Kıranşal

Müslümanın, Müslüman üzerinde altı hakkı vardır

Üzerimizde Rabbimizin hakkı var, Peygamber aleyhisselamın hakkı var, annemizin, babamızın, hocalarımızın hakkı var hatta hayvanların bile hakkı vardır...Üzerimizdeki haklar çoktur... En büyük hak, Yüce Rabbimizin. Bizden hiçbir talep olmadığı hâlde bizleri yarattı. Yalnız yaratmakla kalmadı, bizleri yaşatıyor da. Bize bir ekmek yedirebilmek için

M. Said Arvas

Ağabey diyor ki; Neden adil düzen

'Adil Düzen' barış ve düzenin, güvenin teminatıdır. Güvende olmayan bir insanın, bir ülkenin mutlu olması mümkün değildir. 'Adil Düzen'de bazı kişilerin güvende olması yeterli değildir, 'Adil Düzen' herkesin güvende olmasını ister. Herkesin güvende olması, çatışma ve gerginlikle değil, diyalog ve uzlaşmayla, bu da sadece 'Adil Düzen'le sağlanabilir.

İsmail Müftüoğlu

"Bireysel Krizlere Kur'ânî Çözümler"

Gerek toplumsal gerekse küresel yapıların çekirdeğinde "insan" daha doğrusu "birey" bulunduğu için- bu yazıda bireysel krizlere işaret edip Kur'ânî çözümlere dair uzaktan, birkaç küçük işaretlemede bulunmak istiyoruz.GÖRÜŞ - Prof. Dr. İlyas Üzüm Ekim ayının ilk haftasında, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı (İİKV) tarafından

Prof. Dr. İlyas Üzüm

Canlı sinema

Bugün anne ve babaların çocuk eğitiminde çok ciddi bir sınavla karşı karşıya olduklarını müşahede ediyoruz. Bu sınav anne ve babaların nefislerine yenik düşmeyerek çocukların uykuları dışındaki zamanlarda televizyon ve telefondan uzak kalmalarıdır.Evet ebeveynler için zor bir sınav ama başarmak zorundayız. ocuklarımızın dünyevî ve uhrevî hayatları için bu fedakârlığı yapmamız gerekiyor. Her

Cevat Çakır

Aksa Tufanı'nın üçüncü yıl dönümünde bir gerçek: Gazzeli direnişçiler,...

Kuzey Gazze'de Kanas Savaşları Keskin nişancılardan bahsedildiğinde aklınızda hangi sahnelerin canlandığını veya hatırınıza hangi filmlerin geldiğini düşünün! Aklınıza Irak'ta işgalcilere dünyayı dar eden Bağdat keskin nişancısı Juba mı geldi mi Eğer bu ismi hatırlıyorsanız Siyonist Amerikan ortaklığındaki tasavvurdan kendiniz kurtardığınızı

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Münker Nekir senin arkadaşındır

ŞİİRHak vaki olunca, gasledilirsin, Hiç durmazlar inan kefenlenirsin, Musalla taşına nakledilirsin, Namazdan sonraysa defnedilirsin. Kabre indirirler kefenle seni, Orada beklersin Münker Nekiri, Bildiğin şeylerdir hep sualleri, Baş başa kalırsın Münker Nekirle.

Mehmet Kovancı

Yolun Doğrusu, Eğrisi

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Yolun doğrusu, din ve düzen olarak İslam'dır. Yolun eğrisi ise din ve düzen olarak Siyonizm, materyalizm ve faizci kapitalist düzendir. NahL 9: "Yolun doğrusunu göstermek Allah'a aittir. Kimi yollar

İsmail Hakkı Akkiraz

Sekülerleşme yanılgıları (3)

Klasik sekülerleşme teorisinin geçerliliğini kaybettiği Türkiye'de sosyolog ve din sosyologlarınca da dile getirilmektedir. Beraberinde "eklektik" denilen sekülerleşme teorisinin daha açıklayıcı olduğu da genel kabul görmektedir. Esasen bu, Batı dışı entelijansiyanın Batı'yı takip etmesinden kaynaklanan bir durum olarak görünmektedir. Peter L. Berger klasik

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Aile hayatında annenin yeri ve önemi...

Ey anneler! Annelik vazifenizi küçümsemeyiniz. Sizler bir neslin mimarısınız. Yetiştirdiğiniz her güzel evlat, aileniz için olduğu kadar toplum için de bir kazançtır.Ey anneler! Sizler bir ailenin yalnızca evini değil, gönüllerini de imar eden kimselersiniz.Bir evin sıcaklığı, huzuru ve bereketi

Hasan Yavaş

"Her şeyim mükemmeldi"

Yirmi Altıncı Lem'a On Birinci Rica, her insanın hayatına dokunabilecek bir hayat okuması, analizi ve neticesinde hayatın anlamı cihetiyle doğru teşhisidir.Her şeyin mükemmel olduğunu düşündüğünüz, her şeyin yolunda gittiği zannettiğiniz, her şeyin sizi mutlu ettiğine inandığınız bir anda dünyanın size başka yüzünü göstermesi, daha doğrusu onu görebilmenizdir. O mükemmelliğin devam etmeyeceğini

Hasan Koç

Çorum'da düzenli ve sistemli bir çalışma

Yapılan bir davet üzerine, uzun bir aradan sonra bir grup kardeşimizle yine Çorum'a gitmek nasip oldu.Üç saat süren bir seyahatten sonra ulaştığımız orum'da ilk ziyaret yerimiz, üç Sahabenin birlikte medfun bulunduğu türbeleri oldu. Aslı, Yemenli olup ilk Müslümanlığı kabul eden sahabelerden olan Süheyb-i Rumî Hazretleri, hicretin kırkıncı senelerinde İstanbul'un fethi için giden

Sami Cebeci

"Eleştiri pek sevilmiyor bizim gibi ülkelerde"

Başlıktaki cümle, sevgili genel yayın yönetmenimiz İbrahim Kiras'a ait. İbrahim Kiras, Karar'ın 6 Ekim 2026 tarihli sayısında yayımlanan "Kriz yönetimi yok algı yönetimi var" başlıklı enfes yazısında şöyle bir haklı tespit yapıyordu:"Eleştiri pek sevilmiyor bizim gibi ülkelerde. Hataların gösterilmesi düşmanlık

Mustafa Çağrıcı

Salih bir hizmetin latif yolcusu: Mehmet Latif Salihoğlu-2

Zaman zaman Risale-i Nur'a ve Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerine haksız hücumlar yapılır.Maksatları belli çevrelerin ortaya attığı iftiralara cevap verilmediğinde, bu çevrelerin daha da cesaretlendiklerine geçmiş hadiselerden şahit oluyoruz. İşte bu tahribat karşısında, camiamız adına yıllardır ilk cevap verenlerden biri Latif ağabey olmuştur. Bu kıymetli vazifeyi gönüllü olarak

Cenk Çalık

Allahü teâlâ, tövbe edenleri sever

"Bir kimse, bir günâh işler, sonra pişmân olursa, bu pişmânlığı, günâhına keffâret olur. Yâni, affına sebep olur"Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde (meâlen) buyurdu ki: "Allahü teâlâ, tövbe edenleri sever." (Bakara sûresi, 222) "Ey mü'minler! Hepiniz Allah'a tövbe ediniz ki felâh

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Birinin hatası, masumların suçu olmaz

Bir insanın suçunu ailesine yüklemekten daha büyük bir adaletsizlik olabilir miBir baba hata yaptı diye çocuğu neden dışlansın Bir evlat yanlış yaptı diye yaşlı anne-babasının kapısı neden kapansın Bir insanla yaşanan ihtilaf, neden hiçbir suçu olmayan insanların hayatını da zehir etsin İşte tam burada adalet ile tarafgirlik, şefkat ile husumet birbirinden ayrılır.

Rüstem Garzanlı

İyi olmak

Dünya hayatının meyvesi ebeveyn için Allah yolunda yaşayan ve ahirete göçen evlattır. Çocuklar için de Allah yolunda yaşamış olup ahirete intikal eden ebeveyndir. Allah, kitabında bu konuyu şöyle haber veriyor: "İman edenlere ve onlara imanla uyan nesiller(in)e gelince; biz onları (cennette) nesilleriyle buluşturacağız. Onların yapıp ettiklerinden hiçbir şey eksiltmeyeceğiz. Her kişi

Mehmet Şerif Cebe

İstediğim huzur, dinginlik şimdi

1Denizlerin sakinliği, sanma ki yokluğundandır fırtınanın. Ne hikâyeler gizler yapayalnız adacıklar. Kucaklar derinliğinde nice canları. Ne cevherleri saklar gizemli karanlıklar Nice ateşler yanar, nice buzlar erir bağrında. Sessizliğini bir dinle, açıl da enginlere. Bilmeyen anlamaz, akşama yol gözleyenleri

M. Said Zeki

İnşacı şiir

1960'lı yıllardaki Türk şiirinin ana eğilimi ideolojiydi. 27 Mayıs Darbesi ve arkasından 61 Anayasa'sı, peşinden Nazım Hikmet'in şiirlerinin ve Ahmed Arif'in "Hasretinden Prangalar Eskittim"in basılması, edebiyatta sol çevreye gelişme imkânı sağlamıştı. Bunu 60 kuşağının önde gelen şairlerinden Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Özkan Mert, Süreyya Berfe başta olmak üzere

Alaattin Karaca

İstibdat, meşveretin ruhuna zıttır - Meşveret, şûrâ ve şahs-ı...

Soru-7: "Meşverette istibdat olabilir miRisale-i Nur hizmetlerinde meşveret, İslâmî şûrâ anlayışının bir tezahürü ve şahs-ı manevînin ortak aklının ortaya çıkması olarak değerlendirilir. Bu sebeple meşveretin ruhunu koruyan en mühim esaslardan biri, istibdada kapı açmamaktır. Bu meseleyi de birkaç noktadan incelemeye çalışalım. Usûlüne uygun işleyen bir meşverette istibdat

Abdülbaki Çimiç

Anlayana kadar okumak

Hep söylüyor ve yazıyoruz ki; Risale-i Nur okumalarında berdevam olalım, her zaman muvaffak olalım ki Risale-i Nur anlamalarında da kendimizi bir lezzetli ve zevkli huzurun rahatlığın ve bereketlerin içerisinde bulalım.Kimler ne yaparsa yapsın, kimler neleri kendilerine, menfaatlerine alet ederse etsin hiç kimselere bakmadan, onlarla ve meşrepleri ile alâkadar olmadan, bizlerin tek yapacağı

Rifat Okyay

Allah'ın varlığının aklî delilleri- 17

Geçtiğimiz hafta, "Dinî Tecrübe Delili"ni ele almıştık. Bu hafta ise, "Şuur ve Öznel Tecrübe Delili"ni ele almaya çalışacağız inşâallahü teâlâ. "Şuur ve Öznel Tecrübe Delili" kısaca şudur: İnsan gören, işiten, hisseden, düşünen, seven veya nefret eden ve bütün bunların farkında olan şuurlu bir varlıktır. Dolayısıyla burada öznel bir deneyim söz konusudur.

Mehmet Can

İnsanlığınsaadeti için adanan ömürler...

İnsanlığın hidayeti, kurtuluşu ve ebedî saadeti için ömrünü adayanlar, en kıymetli insanlardır.İnsanların saadeti için en büyük fedakârlığı yapanlar, başta Peygamber Efendimizin "gökteki yıldızlar gibi" diye vasfettiği Eshâb-ı kirâmdır. Allah yolunda ailelerini, akrabalarını; mallarını, mülklerini ve yurtlarını

Salim Köklü

Bediüzzaman Sempozyumu

Geçen hafta İstanbul / Taksim AKM'de, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından 37 ülkeden akademisyenlerin katıldığı "Küresel Krizlere Kur'ân'dan Çözümler" konulu, 13.Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu düzenlendi.Vatandaşlarının %99'u Müslüman olan bir ülkede dinî cemaatlerin kökünü kazımaya azimli, her İslâmî tezahürü 'laiklik'e aykırı ve tehlikeli bir irtica

İbrahim Ersoylu

Şehir "kitapla" güzel

Geçtiğimiz hafta sonu Antalya Cam Piramit Kitap Fuarı'ndaydık. Yeni Asya Neşriyat reyonu yüzlerce yayınevi içinde ayrı bir kimlikte ve güzellikteydi. Kitap içerik ve katılımcı olarak yeri farklıydı.Onlarca bay bayan gönüllü ellerinde pasta, börek, çörekle orada görevli kardeşlerine katkı sunmaya geliyorlardı. Her birisi dilleri döndüğünce bilgi soranlara kitapları tanıtıyorlardı. Bu yoğun

Sebahattin Yaşar

Gündem yine Bediüzzaman - İthamlar ve Hakikatler

Son günlerde, Risale-i Nur merkezli gerçekleştirilen Uluslararası bir sempozyum üzerinden Bediüzzaman ve Risale-i Nurlarla birlikte Risale-i Nur hareketinin mensuplarını tezyif etmek üzere başlatılan provokatif hareket ve söylemlerin Türkiye'deki tüm dinî grup ve hareketleri aşağılayıcı maksatla kullandıkları ve sığındıkları bir söz haline geldi."Türkiye şeyhler, dervişler, müritler,

Ahmet Dursun

Cezaevine gelen meçhul mektup

Bediüzzaman ve talebeleri 20 Eylül 1943 tarihinde "gizli cemiyet kurmak" ve "rejimin düzenini yıkmak" ithamıyla tutuklanarak Denizli Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edilir. Yaklaşık 9 ay süren tutukluluğun ardından 15 Haziran 1944'te beraat ederek tahliye olurlar.Bediüzzaman ve talebeleri tutuklandıklarında evlerine yapılan baskın sonucunda tüm risalelerine savcılık

Misbah Eratilla