Arkadaş seçimi: Ahir zamanın sessiz imtihanı

İnsanın kaderini belirleyen en güçlü etkenlerden biri, çoğu zaman farkına bile varmadan içine düştüğü çevredir. Bir çocuk, bir genç... Kiminle oturup kalkıyorsa, zamanla onun gibi düşünmeye, onun gibi yaşamaya başlar. Bu hakikati asırlar önce Efendimiz (s.a.v.) şu veciz ifadeyle ortaya koymuştur: "Kişi arkadaşının dini üzeredir. Öyleyse her biriniz kiminle dostluk ettiğine dikkat etsin."

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Bugün dalıverin cemaat denizine

Bugün Cuma; haftanın en fazla iyilikler, hayırlar, yardımlar yapıldığı, gönüllerin alındığı, uzaktakilerin görüntülü veya sesli iletişim araçlarıyla gönül kapılarının çalındığı gün. Önce kendimize ikramda bulunalım ve sabah namazında okuduklarınızın manasını bir okuyalım. Sabah kahvaltımızı, evde bulunanların hepsini bir sofrada toplayalım ve soframıza

Mahmut Toptaş

Kalp krizi gibi: İmanın da krizi olur

Bismillah. Elhamdülillah vessalâtü vesselâmü alâ Resûlillah. İnsan hayatını en çok etkileyen organların başında kalp ve beyin gelir. Bu organlarda meydana gelen en küçük bir kriz, bütün bedeni etkisi altına alabilir. Özellikle kalp krizi, zamanında müdahale edilmediğinde insan hayatını sona erdirebilecek kadar ciddi

Nureddin Yıldız

Hata neredeydi (1)

Medeniyetlerin yükseliş ve çöküş süreçleri birbirine benzer. Siyasî, askerî, ekonomik, kültürel ve sanatsal güç nerede toplanırsa, "medeniyet" denen şey orayı kendisine merkez edinir; bu hususlarda zayıflık gördüğü yerlerden de uzaklaşır. İslam medeniyeti Haçlı seferleri, Sicilya'nın kaybı, Moğol istilası, Endülüs'ün düşmesi gibi çok ciddi siyasî ve askerî badireler atlattı

Mahmut Ay

Davete adanmış bir ömür

İstanbul Bahçelievler Müftülüğü Şube müdürü sevgili Murat Çelik hocamın nazik davetiyle kendimi anlamlı bir etkinliğin tam ortasında buluverdim. "Cami-Okul Kardeşliği Projesi" tüm Türkiye'de olduğu gibi Bahçelievler ilçesinde de adanmış kurum ve gönülleri bir araya getirmişti. Bu hayırlı projenin anlamlı etkinliklerinden biri de Bilal-i Habeşi

Bülent Acun

İnsanı tanıma rehberi

İnsan, yaratılış kodları bakımından çok geniş bir özgürlük alanı olan; iyilik ve kötülükte sınırları çok kesif, derin ve uç noktaya varabilen bir varlıktır. Bir taraftan "eşref-i mahlûkat" yani yeryüzündeki yaratılmışların en şereflisi olma potansiyelini haizken, diğer yandan "belhum adal" yani hayvandan bile aşağı olma potansiyeline sahiptir. Kur'an-ı Kerim'deki ayetlerde insanın

Siyami Akyel

ABD-İsrail ittifakı ve tek adam rejimleri

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, geçenlerde Antalya'da yaptığı bir konuşmada Ortadoğu ülkelerinin demokrasi yerine Monarşik, tek adam rejimleriyle yönetilmesinin onlar için daha iyi olacağını söylemişti.ABD ve İsrail, bütün yetkilerin kendisinde toplandığı, her şeye kendisi karar veren, ancak kendisinden hesap sorulamayan, rahat ikna edebilecekleri bir tek adamla muhatap olmak isterler.

İbrahim Ersoylu

Yorumlar çok farklı...

Birçok yazımızdaki –aynı makale üzerinde- farklı yorumlar, çoğu kez bizi hayrete düşürüyor.Mesajımızı anlaşılır biçimde aktaramadığımız endişesiyle, yazılarımıza gelen yorumları önemsiyoruz. Bizi Amerika muhabbetiyle ittiham edenlerden, Bediüzzaman'ın Avrupa/ Amerika telâkkisini dikkate alamayanlara kadar... Okuyucularımızın değerlendirmelerinin size de garip geleceğini

Şükrü Bulut

Baharın her bir günü bir bayram

ALTINCI SURETİşte gel, bak. Bu muhteşem şimendiferler, tayyareler, teçhizatlar, depolar, sergiler, icraatlar gösteriyorlar ki, perde arkasında pek muhteşem bir saltanat vardır; (HÂŞİYE) hükmediyor. Böyle bir saltanat, kendisine lâyık bir raiyet ister. Hâlbuki görüyorsun, bütün raiyet bu misafirhanede toplanmışlar; misafirhane ise, her gün dolar boşanır. Hem bütün raiyet, manevra için bu meydan-ı

Risale-i Nur'dan

Mukaddes ölçülerimizle oynamayın!

Anne kendi gençliğinde görmediği rahatlığı, ölçüsüz özgürlüğü, sınırsız serbestliği kızında telafi etmeye çalışıyor. Tesettürü baskı sayıyor, mahremiyeti gericilik sanıyor, flörtü çağdaşlık görüyor, gece hayatını özgürlük diye pazarlıyor. Oysa gerçek özgürlük nefsin kölesi olmamak, modanın esiri olmamak, şehvet pazarına malzeme olmamaktır. Anne de sorumludur.

Yaşar Değirmenci

kalpler taş gibi katılaştı

"Sonra kalpleriniz taş gibi katılaştı, belki taştan daha katı. (Bakara 75) Kalp katılığı, bu zamanda tutulduğumuz çok büyük bir hastalıktır. Kur'an'ı dinleyip etkilenmez olduk, ölüleri defnedip ibret almaz olduk, vaazlar ve ibretlik şeyler dinleyip düşünüp akletmez olduk. Mazlumların hunharca katledildiğini görüp hareketsiz, öylece seyreder

Ömer Arif

HTTP/

"Kim peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur" (Nisa: 80).. "Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" (Nisa: 59) ve benzeri birçok ayet; Allah'a ve Peygamberine (Hz. Muhammed s.a.v.) itaati, tâbi olmayı, emrini dinlemeyi emrediyor. Hz. Peygambere itaat; O'nun Kur'an-ı Kerim ve sahih

Nihat Hatipoğlu

Dinden uzaklaşan topluma yama dayanmaz!

Merhum M. Asım Köksal, "Peygamberler Tarihi" adlı eserinde Hz. Âdem ve çocuklarını anlatır, kardeşi Habil'i öldüren Kabil'in Âkibeti'ne de yer verir. Âdem Aleyhisselâm, katil olmuş oğlu Kabil'e: "Git! Artık, sen, hiç bir zaman korkudan uzak kalmayacak, gördüğün hiç bir kimseden degüvenlikte ve selâmette olmayacaksın!" der.

Nusret Reşber

Münafık şer ittifakının melanetleri (18)

*İran, günlerce hem ABD ve hem de İsrail'in ağır bombardımanı altında kaldı. Stratejik Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin bildirdiğine göre; ABD, İran'a bir ay içinde 850'den fazla uzun menzilli Tomahawk füzesi attı. Şüphesiz ki, savaşın en çok kaybedeni İran'dır. İran, başta dini lider Ali Hamaney olmak üzere üst düzey asker-sivil önemli devlet adamlarını kaybetti. İran

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Dar Günler İçin Bir Kenara Salih Amel Biriktirelim!

Hastalıkların, depremlerin, aile içi sıkıntıların, ekonomik krizlerin, manevi buhranların, savaş, terör ve kargaşanın ardı ardına geldiği bir ahir zamanda imtihan oluyoruz. Teknolojinin, tıbbın, ekonomik gücün, askeri üstünlüğün, sayısal çokluğun kâr etmediği büyük musibetlerle yüzleştiğimiz bir asırda yaşıyoruz. İmanımız gereği tüm bu olup bitenler karşısında

Abdülaziz Kıranşal

Ağabey diyor ki; Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât Bu gibilerin...

Her Müslüman, mutlaka besmele çekerek işine başlamalıdır. Çünkü besmelesiz başlayan işten hayır gelmez. Ondan sonra da Allah'a yönelerek, yardım talebinde bulunmalıdır. "Eğer Allah size yardım ederse, o zaman sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, artık ondan sonra size kim yardım edebilir Müminler ancak Allah'a güvenip dayansınlar."

İsmail Müftüoğlu

Kur'an ve Bal

KUR'AN; BAL gibi, insanların ihtiyaçları için hem gıda hem de ilaçtır... Buna inanmak Müslümanlığımızın gereğidir. Ancak bilmek ve inanmak yetmez; gıdaları ve ilaçları almamız/tatmamız ve paylaşmamız da gerekiyor. "Bal" demekle, ağzımız ballanmıyor ki. (Enfal/24, Nahl/68-69, 97; İsra/82) Ne yazık ki, ülkemizdeki hukukta bal, sadece gıda maddesi sayılmakta, ilaç olduğu kabul edilmemektedir!.

Bahaddin Elçi

Mütevazılık mı küçülme mi

İnsanlar arasında bir konunun mesele olarak önem kazanması veya güncel tabiriyle söylemek gerekirse farkındalık oluşturması önemli bir seviyedir; fakat bunların da birer "moda" haline dönüşmesi meselenin ciddiyetini zayıflatmaktadır. Günümüzde iletişim araçlarının yaygınlığı yaşam biçimlerini diğeri için bir gösteriş haline getirirken, öte yandan popülerliğin yaygınlaşmasını sonuçlamaktadır.

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Aile yılı

Bu yazımda, güncel toplumsal durumumuzun panoramasına ayna tutmak istiyorum. 2025 yılının "Aile Yılı"; mayıs ayının son haftasının da "Milli Aile Haftası" ilan edilmesi yerinde, uygun ve güzel bir davranıştır. Ancak günümüzdeki realiteye

Mehmet Şerif Cebe

Risale-i Nur'lar ve gönül...

Şu ahir zamanın dağlarvâri hadisatı içerisinde günahlar, küfür, sefahat ve dalâlet de dağlar büyüklüğündedir...Bu kadar tehlikeli ve büyük hücumlar karşısında, elhamdülillah, asrın bedîi, şifâcısı ve mürşidi Bediüzzaman Said Nursî tarafından; ilâçlar, devalar ve çareler hükmünde olan muhteşem Kur'ân tefsiri Risale-i Nur eserleri telif edilmiş, muhtaç insanlığa sunulmuştur...

Rifat Okyay

İnsan onuru üzerine

Hz. Peygamber'in tasavvurunda hac, ibadet olmasının yanında, Müslüman ülkeler zirvesi, bir okuyucumun yorumunda belirttiği gibi, "Müslümanların yıllık kongresi" idi. Bunu, onun -İslâmî usule göre sadece bir kere gerçekleştirdiği- hac sırasında yaptığı, "Veda Hutbesi" adıyla anılan

Mustafa Çağrıcı

Kur'ân'dan sosyal kurallar

Şakir Argın: "Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin; zira onlar kendilerinden daha iyi olabilirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler; çünkü alay edilenler edenlerden daha iyi olabilirler. Biriniz diğerinizi aşağılamayın, birbirinize kötü ad takmayın. İman ettikten sonra fasıklıkla anılmak ne kötüdür! Günahlarına tövbe etmeyenler yok mu, işte zalimler onlardır."1 ayetini açıklar mısınız"

Süleyman Kösmene

Namaz kılmayı kolaylaştırmak gerekir

Anadolu topraklarının Malazgirt Meydan savaşı ile önce Selçuklu daha sonra Osmanlı devleti tarafından milletimize vatan olmasından bu yana geçen bin senedir, Müslüman kimliğimiz taşa kazınan bir yazı gibi silinmez bir damga oldu.İslâm dininin bayrağını üç kıtada dalgalandıran ecdadımız, kendi dinlerinin icaplarını önce kendileri yaşadılar. Başta beş vakit namaz olarak, İslâm'ın diğer şartlarını

Sami Cebeci

Hak, direnerek alınır

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Hak üstündür, ona kimse galip gelemez. İnsanın dünya hayatı bir sınanma hayatıdır. İnsanı yaratan, yaşatan, yöneten, onlara nimetler ihsan eden Allah'tır. Allah rahmandır, rahimdir, kullarına sevgi, şefkat ve

İsmail Hakkı Akkiraz

İyiliğe Bilimsel Bakış

Yoğun, özverili ve titiz bir akademik sürecin ürünü olan eser, Türkiye'nin farklı üniversitelerinden 63 katılımcının ortak emeğiyle hazırlanmış, bu sayı ile Peygamberimizin ömrüne gönderme yapılmıştır. Ülkemizin her bir bölgesinden katılımla gerçekleşen bu büyük bileşim, çalışmaya hem kurumsal derinlik kazandırmış hem de disiplinler arası bir zenginlik sunmuştur... Kötülüklerin

Abdullah Yıldız

Aile ve toplum

Aile, Toplumun Temel Taşıdır İslam'da toplum, ailelerin toplamından oluşur. Sağlam aileler, sağlam bir toplum; zayıf aileler ise dağılan bir toplum demektir. Tarih boyunca güçlü medeniyetler, güçlü aile yapılarına sahip olanlardır. Ailede öğrenilen sevgi, merhamet, adalet, sorumluluk ve yardımlaşma gibi değerler, toplum hayatına yansır. Sokaktaki

Süleyman Gülek

Âlim olmanın bazı kriterleri ve Bediüzzaman - Eserleriyle asırlara...

Bediüzzaman eserleri, talebeleri, tecdidî görüşleri, şahs-ı manevî üzerinden yaptığı ve yapmakta olduğu faaliyetler açısından yatay ve dikey düzlemde değerlendirildiğinde, onun sadece yüzyılımıza damga vuran âlimlerle değil, asırları etkileyen şahsiyetlerle değerlendirmek gerektiği ortaya çıkmaktadır.GÖRÜŞ - Prof. Dr. İlyas ÜZÜM Kur'ân-ı

Prof. Dr. İlyas Üzüm

Hoş bir sadâ bırakarak gitmek

İnsan bu, bir iz bırakarak göçüp gidiyor dünyadan. "Hoş bir seda bırakarak gitmek" her insanın arzusu. Tabiî o da; emek, gayret, mücadele, cesaret ve sabır ister. Cennetin ucuz, Cehennemin lüzumsuz olmaması gibi. Kabul etmeliyiz ki, nefis ve vicdan muharebesi çetin...İnsanın içinde doğup büyüdüğü aile ve sosyal çevresi imtihanında belirleyici bir faktör. Bediüzzaman'ın, "Zaman

Sebahattin Yaşar

Vicdanın susturulması, bastırılması ve körelmesi

Vicdan, doğru ile yanlışı ayırt eden içsel bir muhakeme ve pusula vazifesini gören bir mekanizmadır.İnsanın fıtratına yerleştirilmiş olan bu ahlâkî mekanizma, insanın hem Rabbiyle bağını kurarak hakikate yönelten, hem de sorumluluk şuuru geliştiren çok önemli bir role sahiptir. Ancak vicdan miyarı, enaniyetle, kişisel çıkarlarla, tarafgirlik hissiyle istibdatla ve ideolojik algılarla bozulabilir.

Yasemin Yaşar

Bir çağ düşünün...

Çünkü modern insan: Bilgiye ulaşıyor ama anlamıyor Anlıyor ama yaşamıyor Yaşamıyor ama sorgulamıyor Böylece ortaya şu tehlikeli denklem çıkıyor: Bilgi var, idrak yok. İdrak yoksa yön yok. Yön yoksa istikamet yok. Ve istikameti olmayan bir toplum, kaçınılmaz olarak yönlendirilir. Parçalanmış Zihin: Hakikatin Önündeki En Büyük Engel

Hüseyin Demir

'Kâtip Bartleby'de irade ve özgürlük sorunu

İlginç ve önemli bir öykü "Katip Bartleby" (Çev. Yusuf Eradam, Dost Kitabevi, 2000). Çünkü dünya edebiyatının bence en sıra dışı/ aykırı, dolayısıyla tuhaf anti-kahramanlarından birini konu edinir.İlk bakışta Bartleby, tüm öykü boyunca akla-mantığa uymayan bir tavrı inatla sürdüren bir meczuba benzer, hatta çoğu okur saçmaladığını düşünür. Ama Herman Melville,

Alaattin Karaca

Hz. Hasan'ın (ra) hilâfetten ferâgatı

Peygamber Efendimiz (asm), nakl-i sahih-i kat'î ile, ferman etmiş:"Bu iş nübüvvet ve rahmetle başladı, sonra rahmet ve hilâfet hâlini alacak, sonra ısırıcı saltanat şekline girecek, sonra da ceberût ve fesâd-ı ümmet azgınlık meydan alacak."1deyip, Hazret-i Hasan'ın (ra) altı ay hilâfetiyle, Cihar yâr-ı Güzînin (Hulefâ-i Râşidînin) zaman-ı hilâfetlerini ve onlardan sonra saltanat

Abdülbaki Çimiç

Her şeye yeniden başlamak

Eğitimci yazarımız Sebahattin Yaşar'ın son kitabı elimize ulaştı. 143 sayfalık kitap 6 bölüm, 33 alt başlıktan oluşuyor.Akıcı üslubu ve muhtevası ilk satırlardan itibaren kitapla bütünleşmeye vesile oluyor. Bir nefeste okunan kitaplar listesine girmeyi fazlasıyla hak ediyor. Konu yenilenme olunca insanın da merakını fazlasıyla celb ediyor. Her yeni başlık ayrı fikir pencerelerini açıyor.

Cenk Çalık

Çocuklarımızı suça sürükleyen faktörler- 2

Bu yazı serimizin geçen haftaki bölümünde; çocuklarımızı suça sürükleyen faktörlerin başında gelen; "sağlıksız aile ortamı"nı işlemiştik. Bu hafta ise, "olumsuz sosyal çevre" faktörü üzerinde durmaya çalışacağız inşaallahü teâlâ... Bir çocuğun hayatında en belirleyici etkenin aile olduğu söylenir ve bu, büyük ölçüde doğrudur. Ancak çoğu zaman gözden kaçan

Mehmet Can

Ağır cezalar ve baskı, çare değil!

Öncelikle o kaybettiğimiz insan kadındır. O kaybettiğimiz kadın öncelik ve özellikle anadır. İşte o ana olan insan başta bireyin dolayısı ile tüm toplumların esas temelidir. O öyle bir temeldir ki, başka temeller onun tamamlayıcılarıdır. Jinekoloji bilim dalında verilen bilgiler ve gelişmeler ananın ve dünyaya getireceği "ahsen'i takvim insanın"

İlhan Oral

Sakın birbirinizi tenkid etmeyiniz!

Nur Talebelerinin mes'uliyeti ve sorumluğu avam-ı mü'mine göre daha fazladır.Bediüzzaman Hazretleri'nin tarifiyle biz "Risale-i Nur Şakirdleri ve Kur'ân'ın hizmetkârları, insan-ı kâmil ismine lâyık bir şahs-ı manevînin âzâlarıyız. Ve hayat-ı ebediye içindeki saadet-i ebediyeyi netice veren bir fabrikanın çarkları hükmündeyiz. Ve sâhil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i

Said Yüksekdağ

Zıtların inkılâbı: Ölüden diriye, şerden hayra

Kâinatta ve insanlık tarihinde dikkat çekici bir İlâhî kanun işler: Cenab-ı Hak, ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarır.Bu muazzam hakikat, sadece biyolojik bir değişim ve dönüşüm değil, aynı zamanda toplumların kader çizgisinde hâkim sosyolojik bir kanundur. Bazen bir zalimin soyundan bir âlim çıkarken; bazen de ilim ve irfanla yoğrulmuş bir haneden ilmin kıymeti yeterince hissedilmediğinden

Hasan Güneş

İbn Abdüsselâm'a göre fıkıh mezheplerinin bağlayıcılığı

İbn Abdüsselâm, bilgi sahibi olan âlim kimselerin bir başkasını taklit etmelerini uygun görmemekle birlikte âmmî olanlar (âlim olmayanlar) için taklidin gerekli olduğu görüşündedir. O, bu konuda şunları kaydetmektedir: Allah'ın hükümleri Kitap, Sünnet, İcmâ, sahih kıyâslar ve muteber istidlallerden elde edilir... Halk tabakası (âmmî olanlar) bundan istisna edilir. Onlar, ictihad yoluyla

Hayrettin Karaman

Ahmet Güvenç'e tenbih

Bediüzzaman, Barla'ya sürgün olarak geldiğinde Ahmet Güvenç henüz beş yaşındaydı. Babası Marangoz Mustafa Çavuş, Bediüzzaman'ın Barla'daki ilk talebelerinden olup ona sahip çıkan, destek veren birkaç kişiden biriydi. Bediüzzaman, Barla Lâhikası'nda bu vefayı şu sözlerle ifade eder: "Ben hem garib, hem misafirim. Benim istirahatımı temin etmek köyün borcu idi. Bu köy namına Cenab-ı

Misbah Eratilla

Hasan Şen Ağabey

1978 yılının güz sonu aylarıydı, İzmir'e ilk gelişim. O sıralarda nişan işimiz var ve nişan öncesi gelmem, rahmetli babam ile oldu ve bir gece Namazgâh'ta kaldık. Orada Hasan Şen ve Mesut Zeybek Ağabeylerle görüşmüştük.Her ikisi genç, dinamik ve risale yoğun kişilerdi bu durumları, her hâllerinden belli oluyordu. 1979 yılı haziran ayına kadar İzmir'e gelmelerimin

Mehmet Çetin