Allah'ın varlığının aklî delilleri-2

Tarih boyunca insanoğlunun zihnini en çok meşgul eden ve hiçbir dönemde önemini yitirmeyen en temel soru şudur: "Biz ve içinde yaşadığımız kâinat (evren) nasıl var oldu" Bu sorunun cevabını bulma gayreti, yalnızca entelektüel bir merakın tatmini değil, insanoğlunun; "kendi varlığını anlamlandırma" yolundaki en köklü ve en

Mehmet Can

Gerçekten değer mi

Yalnızca ihtimal değil, her türlü hak ihlalleri de bundan kaynaklanmaktadır. Hak ihlalleri de kişiler, gruplar, devletler hatta dinler arasında çok cereyan etmektedir. Devletler ve dinler arasında cereyan eden hak ihlalleri çoğu zaman geri dönüşü olmayan yıkımlara sebep olmaktadır. İnsanlık tarihinde en çok müslümanların mukaddeslerinin ilga edilmesi gelmektedir. Müslümanların mukaddeslerinin

İlhan Oral

Aileyi kaybetmek insanlığı kaybetmektir insan kalmamaktır!

Aile; iyinin ve kötünün, iyiliğin ve kötülüğün idrak edilebilme yeri. Aile, İslam'ın ilkelerini belirlediği nikâh akdiyle kurulan huzur ve muhabbet yuvasıdır. Sıkıntıların birlikte omuzlandığı; kederlerin paylaşıldığı, sevinçlerin çoğaltıldığı huzur ocağıdır. Aile; bizleri, günahlardan uzak tutan güvenli bir sığınaktır. Millî ve manevi değerlerimizi

Yaşar Değirmenci

Allah'ın Nizamı İslâm(47)

*Bir iş hususunda bilgisi, tecrübesi olan/olanlar ancak doğru karar alabilir ve isabetli davranabilirler. Hz. Resûlullah'ın, Vahye mazhar olmuş, akl-ı selim sahibi olmasına rağmen Din'in dışında, her işi bilmesi mümkün değildir. Bu yüzden işlerin şartlara uygun görülmesinde, o işlerle ilgili bilgisi olanlarla istişare etmesi tabii bir durumdur. Allah Resûl'ü işlerinde bilenlerle

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Camilerimiz üzerine birkaç not

Camiler bizim 'Allah'ın evi' diye nitelendirdiğimiz, ibadethanelerimizdir. Caminin Allah ile kul arasında sağlıklı bir mekan olması, cami fonksiyonu açısından çok önem taşır.Camiler sadece ibadet mahalli değil, din görevlilerinin marifetleriyle cemaatin hac, umre, sünnet, hasta ziyareti, taziye gibi sosyal ihtiyaçların karşılandığı merkezlerdir. Ve yine çocuklar ve gençler için

Sebahattin Yaşar

Abdülhamit Oruç Hocayı yâd ederken

Kırklareli'nin manevî hayatında derin izler bırakan, bölgedeki Kur'ân ve Risale-i Nur hizmetlerinin emektarlarından merhum Abdülhamit Oruç ağabeyi birçok kez ziyaret etme ve kendisiyle sohbet etme imkânımız olmuştu.İlerlemiş yaşına ve ağır sağlık problemlerine rağmen hizmet şevkini hiçbir zaman kaybetmeyen hocamızı, "Kur'ân ve Risale-i Nur hizmetine adanmış bir ömrün sahibi" olarak tarif etmek yerinde olacaktır.

Rüstem Garzanlı

Babası için

Sıradan bir öğrenci olan Davut, ortaokulu bitirdikten sonra meslek lisesine kaydını yaptırdı."Yarın ne olacağım" diye bir düşüncesi olmadı. Üniversiteye gitmek aklının ucundan bile geçmedi. evresinde veya tanıdıkları arasında üniversite okuyan kimse de yoktu. Meslek lisesinden mezun olduktan sonra, sınıf arkadaşlarının dershaneye kayıt yaptırdıklarını duyunca babasına:

Misbah Eratilla

Saltanat-ı dünyeviye aldatıcıdır

(Dünden devam)Eğer denilse: "Neden hilâfet-i İslâmiye Âl-i Beyt-i Nebevîde takarrur etmedi Halbuki en ziyade lâyık ve müstahak onlardı." Elcevap: Saltanat-ı dünyeviye aldatıcıdır. Âl-i Beyt ise, hakaik-ı İslâmiyeyi ve ahkâm-ı Kur'âniyeyi muhafazaya memur idiler. Hilâfet ve saltanata geçen, ya nebî gibi masum olmalı, veyahut Hulefa-i Raşidîn ve Ömer bin Abdülaziz-i

Risale-i Nur'dan

Şecaat ve cebanet (1)

Bu yazımı yaklaşık iki aylık bir ihmali ikmal etme arzusu ile yazmaya niyet ettim. İnşaallah niyet hayır, akıbet hayrolsun.Üstad Hazretleri, istikametin tarifinde şecaati başa alarak, istikameti: "Sırat-ı müstakim; şecaat, iffet, hikmetin mezcinden ve hülasasından hasıl olan adl ve adalete işarettir." 1 şeklinde tarif ediyor. Zira, bu sıfat veya meziyet olmasa

Şemseddin Çakır

Teknoloji çağında yalnızlaşan insan...

Bugün birçok insanın şikâyet ettiği huzursuzluk ve yalnızlık hissinin sebeplerinden biri de gerçek beşerî münasebetlerin zayıflamasıdır.Teknoloji, insan hayatını kolaylaştırdı. Haberleşmeyi hızlandırdı, uzakları yakın etti. Fakat zamanla insan, kullandığı araçların hâkimi olmak yerine onların esiri hâline gelmeye başladı... Aynı evde bulunan nice insanlar, farklı ekranlara bakmakta, farklı dünyalarda yaşamaktadır.

Salim Köklü

"Kardeşin hakkında öyle düşünme!"

Abdurrahman bin Sekkaf hazretlerinin kardeşi anlatıyor:Hurmaların taksîminde, birâderim Abdurrahman'la aramızda bir "husûmet" meydana gelmişti.İçimden;"Onun benden ne üstünlüğü var ki" diyordum.Evet biliyordum.Üstünlüğü vardı.

Abdüllatif Uyan

İnanan ve itaat edene niçin azap edilsin

Allaha iman edenler; emirlerini yapıp, yasak ettiklerinden sakınanlar, dünyada da, ahirette de, rahat edeceklerdir.Sual: İman edip emirleri yapıp, yasaklardan sakınanlara, ahırette azap olacak mıdırCevap: İyilik yapana teşekkür edileceğini, herkes bilir. Bu, insanlık

Osman Ünlü

Moğol askerleriniŞam'dan uzaklaştıran mübarek zat

Bir grup Moğol askeri Şam civârına gelmişti. Büsr civarında çok zulüm ve eziyet yapıyorlardı...Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.Moğol istilâsı sırasında bir grup Moğol

Vehbi Tülek

Aliya İzzetbegoviç'ten Müslüman Gençlere

Cesur olun ve korkaklardan uzak durun! Bilin ki, İslam korkakların değil, cesur ve atılgan Müslümanların omuzlarında yükselecektir. Korkaklar, az ya da çok Allah'a ibadet eden, bayramları kutlayan, dinin belli bazı âdet ve sembollerini yerine getiren, fakat korku sebebiyle değerleri için savaşmaktan kaçan, ticarette son derece soğukkanlı

Abdülaziz Kıranşal

Birey(selleşmey)le Kolektivite Arasında

Gündelik hayatta yaşanan bir çok olaya (şiddet, intihar, gençlik sorunları vb.) ve onun sonuçlarına baktığımız zaman elbette çoklu sebeplerden bahsedebiliriz. Fakat giderek belirginleşen kolektivitenin çöküşü ve buna bağlı olarak aidiyetlerdeki zayıflamanın insanlarda öncelikle zihnen bir kopuşu birlikte getirmektedir. 19. yüzyılda Aydınlanma sonrası Fransa'da yükselen

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Nefse güvenme sakın

ŞİİRHer türlü kötülüğe meyyal nefs-i emmare, Onun taleplerini yapmamaktır tek çare. Hiçbir zaman pes etmez kollar gaflet anını, Yoksa mahveder senin uhrevî hayatını. Her türlü kötülüğü cazip gösterir sana, Haramı helal gibi gösteriyor insana.

Mehmet Kovancı

Risale-i Nur'da 2026'yı aramak

Bazı şeylerin, çeşitli şekillerde bir mana ifade etmesine tesadüf diye bakmaktan ziyade tevafuken bakmak, orada tecelli ettirilen manayı okumak, âlemi çekip çeviren kudretin mesajını oralarda da aramak, akıldan uzak olmayan hususlardandır.Böylesi mevzuları zoraki tevil kalıbına sokmak, kolaycılıkla itham edip, ehemmiyet vermemek, o mesajlarla verilmek istenen manayı örtemez.

Mehmet Çetin

On Muharrem

Muharrem ayının onuncu günü Hz. Hüseyin şehid edilmiştir. Tarihe ışık tutma açısından bu olayın Müslümanlar tarafından daha iyi anlaşılması gerekiyor.Hz. Hüseyin, H. 5-6/M. 622'de Medine-i Minevvere'de doğdu, H. 61/M. 680'de 57 yaşında iken şehit edildi. Hz. Peygamber'in (asm) Hz. Fatıma'dan (r.anha) torunu, Hz. Ali ve Hz. Fatıma'nın ikinci oğludur. Hicretin dördüncü

Halil Elitok

Ölümle biten geçici hayat

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. İnsan Kur'an'la düşündüğü zaman, bu dünya hayatının geçici olduğunu kolayca anlar. Ölüm de Allah'ın ayetlerinden bir ayettir. Bizatihi ölümün kendisi bile, bu dünya hayatının geçici bir hayat olduğunu

İsmail Hakkı Akkiraz

Mütebessim bir sima: Süleyman Azmanoğlu

1970'li senelerin başlarında, Ankara merkezli dershanemizden biri de, Dışkapı'daki "Ferah Apartmanı" idi. Burasını, bizlerin ısrarı üzerine, merhum Bayram Yüksel Ağabey açtırmıştı.Hem bizim okulumuza, hem de, Ziraat ve Veteriner fakültelerine yakın olan bu dershanemizin ilk vakfı İzmitli Rıdvan Ercan Ağabeydi. Daha sonra Rıdvan Ağabeyin Ankara'dan ayrılması

Osman ZENGİN

"İlim gönlü diri tutar, ilimsiz ibâdet olmaz"

"Yâ Alî! Bir kimsenin üzerinden, ulemâ meclisinde oturma­dan kırk gün geçse, onun gönlü (kalbi) kararır. Büyük günâh iş­ler."Hazreti Alî'den "kerremallahü vecheh" şöyle rivâyet edilmiştir:Resûlullah "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" beni huzûr-u şerîflerine çağırdı. Buyurdular ki:

Ahmet Demirbaş

Mühim bir müjde: Mevt!

Ölüm nedir Korkmak gerekir mi Neden çoğu insan konuşmaktan dahi imtina eder Risale-i Nur talebeleri ölümle ilgili pasajları okurken içlerinde korku hissiyatına kapılmamasının sırrı nedirÖlüm bir tarafı korkuturken diğer taraftaki insanların düğün gecesi olarak tesmiye etmesindeki hikmeti nasıl anlamalıyız Soruları uzatabiliriz. İşin özünde insanlık tarihi boyunca çoğu kişinin ölümü menfî kelimelerle

Cenk Çalık

Haber alma teşkilatları gayr-i millî olur mu

Bir devletin istihbârât servisleri ne kadar kuvvetli ise bünyesi de o kadar kuvvetli olur. Sultan II. Abdülhamîd'in kurduğu ve muhâliflerince çok tenkîd edilen haber alma teşkilatı, jurnalcilikle suçlanıp birçok iftiralara mâruz kaldı. Fakat devletin 33 yıl ayakta kalmasında bu teşkilatın rolü çok büyüktü.İnsanın derdi neredeyse aklı oradadır. Hâsıl-ı kelâm derdin en büyüğü diğer dertleri unutturur.

Prof. Dr. Osman Kemal Kayra

Bugünün Kerbelâ'sı Gazze'dir

Tarih sadece geçmişte yaşanmış olayların mezarlığı değildir. Tarih aynı zamanda insanlığın vicdanını ölçen bir aynadır. O aynaya baktığımızda kimi zaman yüzümüz kızarır, kimi zaman da utancımızdan gözlerimizi kaçırırız. İşte bugün o aynada gördüğümüz manzaranın adı Gazze'dir. Kerbelâ denildiğinde aklımıza susuz bırakılan çocuklar, zulme karşı dimdik duran bir avuç insan

Prof. Dr. Ahmet Tekin

"Müteharrik-i bizzat" ne demektir

Üstat Bediüzzaman Said Nursî, Birinci Dünya Savaşında talebeleriyle birlikte Bitlis'i müdafaa sırasında Ruslara esir düşmüş ve Rusya'nın Kuzey Batısında uzak bir yerde olan Kosturma esir kampında yaklaşık 2,5 yıl esaret hayatı yaşadıktan sonra, Haziran 1918'de İstanbul'a dönmüştür.Kendisine neden geldi geleli siyasete karışmadığını, onunla ilgilenmediğinin sebebini sormuşlar.1

İbrahim Ersoylu

Bizi kim ikaz edecek

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri hayattayken bizzat kendi tedbir ve müdahalesi ile birçok zararlı hadisenin önünü almıştır.Mesela bu hadiselerden bir tanesi Kastamonu Lâhikasında izah edilmektedir. "Risaletü'n-Nur zındıkaya karşı hakaik-i imaniyeyi muhafazaya çalışması gibi, bid'ata karşı da huruf ve hatt-ı Kur'ân'ı muhafaza etmek bir vazifesi iken, has talebelerden birisi

Hasan Koç

Bediüzzaman Mirza Mehdî midir

Haşim Bey: "Bediüzzaman mehdî midir Yoksa mehdî yeni mi gelecek"Bunu Neden Soruyoruz Hazret-i Mehdî'yi neden soruyoruz ünkü magazin arıyoruz! Hakikat aramıyoruz! İstesek, hakikatleri görmekte ve yaşamakta sıkıntımız yok! İstesek bulabiliriz! Yani hakikatler var ve neredeyse gözümüze sokulacak

Süleyman Kösmene

Yol Ayrımındayız

Kur'an'ın ve Sünnet'in bize haber verdiği bütün kâfirlerin entrikaları, tuzakları, komploları, planları, dolapları, dalavereleri... gerçekleşti. Hâlbuki son iki yüz yıldır biz, onları dosttan öte saydık ve bütün pisliklerini bir matahmış gibi ülkemize merasimle ithal ettik. Yirmi milyon kilometrekarelik mülkümüzde bizi yedi yüz seksen üç bin

Mahmut Toptaş

İslam'da Siyaset -2-

İmam Şafii, çok önemli kısacık bir siyaset ölçüsü ortaya koyuyor: Kur'an'a ve sünnete uygun olmayan siyasete İslami siyaset denmez. İbn-i Âbidin Hazretleri "Siyaset ikiye ayrılır diyor: Siyaset-i adile ve siyaset-i zalime. Aynı taksimatı İbn Kayyim el-Cevziyye de ifade ediyor, "Siyaset ikiye ayrılır" diyor. Detayları var, alt unsurları var, tafsilatı var ama temelde yapılan siyaset iki tanedir: Adil siyaset, bir de zalim siyaset.

Ömer Arif

Çağın çocukları ve ebeveynlerin imtihanı

Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil âlemin. Vessalâtü vesselâmü alâ Resûlillâh. Bugün itibarıyla 66 yaşını tamamlamış bir kardeşiniz olarak, yaklaşık yarım asır öncesinin çocuklarını, annelerini ve babalarını çok iyi hatırlıyorum. O günlerle bugünü karşılaştırdığımda, çocuk yetiştirme anlayışından hayata bakış tarzına kadar pek çok alanda büyük değişimlerin yaşandığını

Nureddin Yıldız

Müceddid kimdir (3)

Son iki yazımızda müceddidlik hakkında bazı ilim adamlarının görüşlerine ve tarihte müceddidlik iddiasında bulunanlara dair birkaç örnek verdik. Bugünkü yazımızda konuyla ilgili kanaatlerimizi paylaşacağız."Allah, bu ümmete her yüz senenin başında dinini yenileyecek kimse(ler)i muhakkak gönderecektir." meâlindeki hadis, Ebu Davud'un "Melâhim" kitabının

Mahmut Ay

Köylerin Boşaltılması Projesinin Arka Planı

Köylü kesimin sosyal yaşamdaki konumunu küçük gören, köylülere tepeden bakan anlayış sahipleri, tarım ve hayvancılıkla uğraşan; milletin efendisi, üreticisi, helal yoldan rızkını kazanan, kendi işinin patronu köylüleri, geri kalmışlığın sembolü gibi göstermek için her yolu denedi. Bu çaba, türkülere, film ve dizilere varıncaya kadar geniş çaplı bir projeydi. "Zeytin yağlı yiyemem, basma da fistan giyemem,

Siyami Akyel

Ahirette ümidinizi yitirdiğinizde...

Hiçbir günahımızı hafife almayalım. Günahımızla gurur duymayalım. Aksine günahımızın ağırlığından pişmanlık duyalım. Utanalım. Allah'tan mahcup olalım. Mahşer alemindeki bir manzara bize bakış tarzımızı yeniden gözden geçirme şansı veriyor. Kişi hesaba çekilir. Ümidini yitirmiştir. Cehenneme gitmeye

Nihat Hatipoğlu

Âşûrâ'nın hatırlattıkları

Hz. Peygamberin ciğerparesi torunu Hüseyin ve ehl-i beytinin acısını yüreğimizde hissederken, peygambere ve âl-i Muhammed'e sevgimizi nasıl göstermeli Her zaman kıstasımız Allah ve Reûlüdür! Burada da ölçümüz bu olmalı. Birçok hadis kitabımızda nakledilir. Efendimiz (s.a.v) Medine'ye hicret ettiğinde Yahudilerin Muharrem ayının 10. günü oruç tuttuğunu görmüş, bunun

Nusret Reşber

Hz. Lokman (7) - "Cenazede hazır bulun!"

Lokman Hekim oğluna nasihatında: "Oğlum, helal kazanç ile yoksulluktan korun. Yoksul düşen kimse üç musibetle karşılaşır:1. Din zayıflığı; çünkü fakirlik, insanı kötülüğe sürükler. 2. Akıl zayıflığı; çünkü ihtiyaç düşüncesi, insanı şaşırtır. Mürüvvet ve insanlığı kaybolur. Bunlardan daha büyüğü de, insanların maskarası olur."24

Ahmet Özdemir

Ağabey Diyor ki Adil Düzen İçin Siyaset Yapılmalı

Siyasette seçimler güven tazelemek için yapılır. Ehliyetli olanı başa getirmek için yapılır. Bir başka ifade ile daha güzele ve iyiye ulaşmak için yapılır. Zira el elden üstündür. Onun için Hacı Bektâş-ı Velî der ki: "Eline, beline, diline sahip ol." Yani hangi meslekte olursan ol, ellenme, bellenme, dillenme, ağır ol. Siyasette olsun, diğer mesleklerde

İsmail Müftüoğlu

Batı/Yabancılaşma Sorunumuz

"Batı"; bizim için sadece coğrafi anlamda bir konumu, yönü ifade etmiyor. Aynı zamanda, bir kültür ve medeniyet aidiyeti/kimliği ve batılın temsilcilerinden birisini ifade eden bir kavramdır da... "BATI" YOLU batılda/gaflette, dalalette iseler; atalarımızın bile yolunda/izinde olmamız, yanlış ve yasakken; iki yüz yıldır "Batı"nın, "batıl"

Bahaddin Elçi

Şükür ve hamd olsun!..

Şu ahirzaman hadisatı içerisinde en büyük ve en önemli mesele, imanlı olabilmek ve başkalarının imanlarını kurtarabilmek için neşr-i Kur'ânîde ve imaniyede bulunabilmektir.Evet, bu asır her şeyde olduğu gibi küfür ve imansızlık noktalarında da en ileri ve uç noktalarda görünüyor ve yaşanıyor. Hayat, teknoloji, psikoloji, insanlık ve hakikatler noktalarından imansızlığı en uç noktalardan

Rifat Okyay

Çocukların görmediğine yok denmez!

Çocuklar, çevrelerinde gerçekleşen hadiseleri hayatlarının belirli dönemlerine kadar hatırlamazlar. Çocuklukları esnasında ebeveynlerinin konuştuklarına ve söylediklerine şahitlik edemezler. Akıllarının olgunlaşması, hafızalarının güçlenmesi ve zihinlerinin bilgiyi depolayabilmesi için bir sürenin geçmesi gerekir. Çocukluk anısı olarak akıllarında somutlaşan fulü görüntülerin çoğu, kendileri

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Hazreti Hüseyin'in şehâdeti

M. Said Arvas Hocadan Hatıralar...Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: "Belâlar, mihnetler, en çok Peygamberlere, sonra evliyâya, sonra bunlara benzeyenlere gelir."Aşure günü, birçok Peygambere (aleyhimüsselâm) huzur getirmiştir. Onlar da onlara iman edenler de sevinmişler, sıkıntıları bu günde sona ermiştir...

M. Said Arvas