#Risale-i Nur#İslam Tarihi#İslam#nasihat#manevi gelişim#hilafet#ahlak#Filistin#hac#Konya#dijital tehditler#mücadele#İslami Bilgi#Osmanlı İmparatorluğu#İslam hukuku

"Müminleri sevindir"

Tâbiîn'in büyüklerinden olan Sâbit bin Eslem Benânî hazretleri, 737 (H.120) senesinde vefât etti.Zâhid, âbid, müttekî bir zâttı.Enes bin Mâlik radıyallahü anh, onu çok severdi.Bir gün onu gördü.Ve dikkatle bakıp;"Senin gözlerin, Resûlullah'ın gözlerine ne kadar da çok benziyor"

Abdüllatif Uyan

Altın levhadaki nasihatler...

"Âdem babamızdan beri bize düşman olan şeytanı nasıl olur da insanlar dost edinir ve onun dediklerini yapmaya çalışırlar"Kur'ân-ı kerîmin Kehf suresinde, Musa aleyhisselam ile Hızır aleyhisselâmın beraber yaptıkları ve ibretlerle dolu seyahatleri anlatılır. Karşılaştıkları hadiselerin üçüncüsü ve sonuncusu bizim mevzumuzla alakalı olduğundan ondan bahsetmeye çalışacağız...

M. Said Arvas

Hâlâ sosyal medya, internet kısıtlanamaz diyen var mı

Döndük dolaştık yine "sınırsız internet ve sosyal medya"nın toplum, aile ve çocuklar üzerinde ne kadar tesirli bir tehdit değil, bir fail olduğuna şahit olduk. Evet, iyi/kötü "bir işe sebep olan işleyen gibidir" ilkesi gereği tehdit olmaktan çıkıp bir fail ve katil haline gelen sınırsız sosyal medya artık suç unsuru kabul edilmeli. Tabii ki arkasındakiler de.

Nusret Reşber

Allahü tealanın rızasına kavuşmak istiyorsan...

"Din bilgilerini öğretmeye ve fıkıh ahkâmını yaymaya, elinizden geldiği kadar çalışınız."Mevlânâ Ahmed Berkî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Afganistan'da Berk kasabasında doğdu. 1617 (H.1026) senesinde memleketinde vefât etti. İmâm-ı Rabânî

Vehbi Tülek

Gülistan Anneden bir diriliş hikâyesi

Bahar mevsimi, Risale-i Nur eserlerinde yalnızca bir mevsim değil, adeta haşrin, dirilişin ve İlâhî kudretin gözle görülür bir tecellisi olarak ele alınır.Kışın sessizliği ve ölüm gibi görünen donukluğu, baharla birlikte yerini bir diriliş mu'cizesine bırakır. Bu dönüşüm, insanın kalbine ve aklına hitap eden derin bir tefekkür kapısı açar. Toprak, kış boyunca bir kabir

Rüstem Garzanlı

Çekirdek, kök saldı

1326'da fethedilen Bursa, Orhan Gazi'nin adaletli idaresi ve hoşgörüsüyle, Osmanlı İmparatorluğuna giden yolda bir çekirdek olarak kök saldı. Bu çekirdek, asırlar sürecek bir çınarın başlangıcı oldu.Dizi: Bursa'nın Fethinin 700. yılı - 2 İSLAM YAŞAR'IN KALEMİNDEN... 6 NİSAN 1326'DA FETİH GEREKLEŞTİ

İslam Yaşar

Hac ibadetinin eda şartları

Hac farz olduktan başka, bu ibadetin yerine getirilebilmesi için belli şartlar vardır ki bunlara 'Eda şartları' denir. Sual: Hac ibadetinin yerine getirilmesi için de belli şartlar var mıdırCevap: Hac ibadetinin farz olmasından başka, bu ibadeti yerine getirebilmesi için de belli şartlar vardır ki bunlara

Osman Ünlü

Münafık şer ittifakının melanetleri -11-

Savaşın ilk günlerinde, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Belçıka, Kosova, Ukrayna, Körfez ülkeleri ve Avustralya hükümetleri birer açıklama yaparak, İran'ın bölgedeki ülkelere yönelik saldırılarını şiddetle kınadılar. ABD ve İsrail saldırılarıyla, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve üst düzey komutanların öldürülmesine rağmen, beklenen rejim değişikliği olmadı. Ayrıca

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Âl-i Beyt'in muhabbeti, Risale-i Nur'da ve mesleğimizde bir esastır...

Aziz, Muhterem Kardeşim!Evvela zatınızın bir risale kadar câmi' ve uzun ve müdakkikane hararetli mektubunuzu kemal-i merakla okudum. Peşin olarak size bunu beyan ediyorum ki, Risale-i Nur'un üstadı ve Risale-i Nur'a Celcelûtiye kasidesinde rumuzlu işaretiyle pek çok alâkadarlık gösteren ve benim hakaik-ı imaniyede hususi üstadım, İmam-ı Ali'dir (ra). Ve "De ki: Vazifem

Risale-i Nur'dan

Mustafa Canelli

Onu ilk defa 1977-1978 yıllarında, kadîm dostum, ismiyle müsemma Aziz Dinlen Ağabeyin evinde tanımıştım.O yıllarda Diyarbakır Eğitim Enstitüsünde okuyorlarmış. Meş'um ve muzlim Ecevit hükümetinin hışmına uğramışlardı. ünkü o hükümet aşırı solcuların ve Kürtçülerin dışında kalanların okumalarını çok zorlaştırmış, onlar da can ve mal güvenliği tehdit altına girdiği için soluğu Ankara'da

Osman ZENGİN

Unutulan haramlardan biri: Müslüman esiri ölüme terk etmek (2)

Hz. Peygamber, Müslüman esirlerin kurtarılması için büyük çaba sarf etmiştir. Bu konudaki talimatı şöyledir: "Fekkû el-ânî" yani "Esiri özgürlüğüne kavuşturun!" (Buhârî, Nikâh, 72). Hz. Peygamber, bu sözünde zaten Arapça olan esir kelimesi yerine (el-ânî) kelimesini kullanmıştır. Bu kelime a-n-v kökünden gelmektedir. "Boyun eğmek, aşağılanmayı ve zilleti kabul etmek"

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Ne için mücadele ettiğini unutanlara...

Bizim davamız... "Yeryüzünde Müslümanlar boğazlanırken buna ses çıkarmayıp, sadece "la havle" ve "innâlillah" demek, bizi aldatan nefsimizin ve uzayıp giden duyguların bizleri gıdıklamasından başka bir şey değildir. Ey İslam davetçileri: Ölüm tutkunu olunuz ki size hayat bağışlansın. Sakın emeller sizleri

Abdülaziz Kıranşal

Ehl-i Beyt ile ilişkilerimiz - 1

Ahmed Sabri Görmüş: "Gündemde olan; ABD, İsrail'e İran'ın saldırısı üzerine olaylarla ilgili bir taraf evanjelist-siyonist diğer tarafta farklı mezhebe mensubiyeti açısından kamuoyunda farklı yorumlar yapılıyor. 'Zulme rıza zalimdir; taraftar olsa, zalim olur' düsturuna göre aklen-kalben oluşan meyiller açısından nasıl bir değerlendirme yapılabilir."Ehl-i Beyt Kimdir

Süleyman Kösmene

Ağabey diyor ki; birliğimiz, dirliğimiz bozulur

İnsanlar milli ve manevi değerlerden uzaklaştıkça dünyevileşmekte, böylece acımasız hale gelmektedir. Denir ki; Geçmişten ibret almazsa kişi Geleceğe ibret olmaktır işi Onun için insan, geçmişinden, tarihinden ibret alarak hayatını düzenlemeli, gelenek ve göreneklerini de dikkate alarak yaşamalıdır.

İsmail Müftüoğlu

Parçalı Algı/Bütünsel Kavrayış

Postmodernizm söz konusu olduğunda, onu tanımlamak bağlamında öne çıkan anahtar kavramlardan birisi parçalılıktır. Bunun anlamı; bütünselliğin bozularak parçanın öne çıkması, her şeyin bütünsellikten uzak bir şekilde parçalar üzerinden algılanmasıdır. Bütünselliğin bozularak parçacılığın hakim olması, moderniteden itibaren bir dizi gelişmeyle kendisini göstermiştir. Aydınlanma

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Kalbimizde iman, devamlı ve sâbit olmalıdır...

İman nurunu söndürmeyen sebeplerden biri de, kalbi, sıfât-ı zemîmeden, yani kötü sıfatlardan temizlemektir.Kendimize karşı vazifelerimizden biri de, kalbimizdeki imanımızı devamlı ve sâbit yapmaktır. Sevgili Peygamberimiz bile, (Allahümme yâ mukallibel-kulûb. Sebbit kalbî alâ dînike) diye dua ederek Rabbine yalvarırdı. Yani kalbinin dinde, imanda sâbit kalmasını talep ederdi.

Hasan Yavaş

Rol Model mi, Rol Mü

Bir çağın çöküşü, önce rol modellerinin değişmesiyle başlar. Kimi alkışladığınız, aslında neye dönüştüğünüzü gösterir. Bugün gençliğin önüne konulan "başarı" ve "mutluluk" fotoğrafları; hakikatin değil, vitrinin ürünüdür. Sosyal medyada kusursuz görünen hayatlar... Filtrelenmiş yüzler, sahnelenmiş mutluluklar, kurgulanmış ilişkiler...

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Ümera–ulema ittifakı ve sonuçları

Elbette halimizi en güzel hallere çevirmesi için Cenâb-ı Hakk'a dua edeceğiz; ama Allah'ın, hakikat ve erdem kaynağı İslâm'ın ve Kur'an'ın mana ve maksatlarını doğru kavrayalım, ayrıca mutlu ve huzurlu yaşayalım diye bize verdiği aklımızı kullanmayı da bileceğiz.Son Körfez savaşı bir kez daha gösterdi ki, Müslüman dünya olarak

Mustafa Çağrıcı

Cennetâsâ baharlara giden yol (2)

Bir inanç ve dava için çıkılan yolun ağır bedelleri vardır. Tarih hiçbir davanın ucuza kazanılmayacağını kaydeder. Bu dava iman davası, zaman da "helâket felâket asrıysa!" Olay çok daha zor, çetin ve acımasızdır."Canavar ruhlu, peşin hükümlü, işkence etmekten zevk alan, gaddar zalimlerle, hakikat ve hakperestlikten uzak nasipsizlerle uğraşmak zordur. Menfaat,

Nejat Eren

Üstad'ın 100 yıl önceki sürgünü (2)

Said Nursî'nin 1925 yılındaki Şeyh Said İsyanı sonrası Batı Anadolu'ya (önce Burdur, sonra Isparta/Barla) sürgün edilmesi sonrası özellikle Barla hayatı esnasında ortaya çıkan Barla Lâhikası hakkında bazı şeyler söylemeden önce Barla Lâhikası kitabının Takdim kısmındaki tanımı arz ediyorum;"Risale-i Nur'un Barla'da telif edildiği ve kalemle istinsah edilerek neşre başlandığından

M. Fahri Utkan

İran savaşının öncesi ve sonrası...

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki "demokrasiler-istibdatlar savaşı"yla, devam edelim...Demokrasinin olmadığı devletlerde istiklâliyet olamayacağına göre, ABD'nin 1945'ten itibaren açtığı aralıktan bağımsızlığa ve demokrasiye koşan İslâm ülkelerindeki savaşların, demokrasi karşıtı deccaliyetin saldırılarından kaynaklandığını iddia ediyoruz. Sovyetlerin işgal tehdidine karşı

Şükrü Bulut

Yaşadıklarımız değişim ve dönüşümün sancıları

İslam medeniyeti "aklı muhafaza etmeyi" (hıfz-ı akl) dinin beş temel esasından biri sayar. Akıl, insana Allah'ı bulması ve eşref-i mahlûkat olması için verilmiştir. Oysa seküler dünya görüşü, aklı sadece dünyevi çıkarlar için bir araç olarak görür. İnsan aklı dünyevi hazlara doymayınca da onu uyuşturup susturmayı bir "tercih" olarak sunar.

Yaşar Değirmenci

Zamansız değil, namazsız ölmekten korkmak

Yeryüzünde yaşayan her canlının, Cenab-ı Hak tarafından tayin edilen fıtrî bir eceli vardır. Takdir edilen ecel kesinlikle değişmez. Bu hakikate "Ecel geldiği zaman ne bir an geri ve ne de bir an ileri gitmez "ayeti işaret eder.Kâinatta Allah'ın koyduğu bir tekâmül kanunu vardır. Bu kanuna tâbi olan her şeyin, gelişip büyümesi ve sonra yaşlanıp ölmesi söz konusudur. Bu kanundan

Sami Cebeci

Şirazlı Sadi'den taraflara nasihat

"Düşmanı güçle ve silahla yok etme imkânı kalmamışsa ona bağış ve ikramda bulunarak, sevgi ve saygı göstererek fitne kapısını kapamak gerekir. Düşman askerine zarar vermek için, kale çevresine demir diken değil, altın dök. İyilik keskin dişi köreltir, kesmez hale getirir. Bükemediğin eli öp. Güler yüzlülükle dünyayı dize getirebilirsin.

Mahmut Toptaş

Maneviyat olmadan

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimiz'e, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Önce Ahlak ve Maneviyat olmadan Türkiye, tarihteki şerefli yerini almaz. Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya, sadece maneviyatla kurulur. Bunun sebepleri şunlardır. 1. Maneviyatsız

İsmail Hakkı Akkiraz

Beş vakit namaz farzdır!-2-

"Farz olduğuna inanıp, abdest ve vakitlerine, rükû ve sücûduna riâyet ederek beş vakit farz namaza devâm edene, Cennet vâcib, Cehennem harâm olur."Dünkü makâlemizde, her gün beş vakit namazın farz olduğuna dâir, bazı hadîs-i şerîfleri zikretmiştik. Bugün, bu konudaki başka hadîs-i şerîflere de temâs edelim inşâallah:

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Kulluk; sadece ibadet değil, bir hayat tarzı

1. Kulluk, Yalnızca Camide Değil, Hayatın Her Alanında Kulluk sadece belirli vakitlerde yapılan ibadetlerden ibaret değildir. Gerçek kulluk, bir Müslümanın iş hayatında dürüst olmasından, ailesine şefkat göstermesine, komşu haklarına riayet etmesinden, doğaya karşı sorumlu davranmasına kadar uzanır. 2. Kulluk, Niyetle Başlar

Süleyman Gülek

Birlik, demokrasi ve parçalanmışlığın acı faturası

Tarih, milletlerin ve devletlerin serencamını okumasını bilenler için ibretlerle doludur.Son birkaç yüzyıla baktığımızda, büyük imparatorlukların dağılmasıyla ortaya çıkan tablolar bize çok net bir cevap veriyor: Birlik olamayanlar, büyük güçlerin sofrasında lokma olmaktan kurtulamıyor. Amerika Kıtasındaki İki Farklı Tablo Öncelikle

Hasan Güneş

Benim tarzımda davranmak lâzımdır

On dördüncü Şua'da kendisi kısa, fakat mahiyeti çok büyük bir mektup vardır.Bu mektup üzerinden hissettiklerimizi ve düşündüklerimizi sizinle paylaşabilmek için öncelikle buraya almamız gerekiyor. "Şiddetli bir ihtarla bildim ki, sen ve Ahmed Feyzi, Nurun mesleği olan mübareze etmemek ve ehl-i dünya ile uğraşmamak ve siyasete girmemek ve yalnız lüzum-u kat'î olduğu zaman kısaca

Hasan Koç

Namazın önemi ve fazileti

Allah Kur'ân-ı Kerîm'de insanların ve cinlerin yaratılış gayelerinin Allah'a iman etmek ve ibadet olduğunu bildirmiştir.Onun eşsiz varlığını bilip tasdik etmek, farz olan en büyük bir görevdir. Bundan sonra farzların en büyüğü ve en önemlisi namazdır. Bediüzzaman namaz konusunda der ki: "Namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem, cisme

Ahmet Özdemir

Camilerle Diriliş

Ve caminin yıkılan şadırvanı yeniden onarılır. Ve o şadırvandan âb-ı hayat daha canlı akar. Kim bilir belki o su, daha nice umutsuzluktan ne yapacağını şaşırmış elleri de tutar, insanları da kurtarır. Ve insanın insana köle, kul olmasını reddeden ezan camilerden daha gür yükselir. İşte bütün dünyanın gözü önünde denendi: Müslümanların en güvenli, en sağlam sığınakları camilerdir.

Abdullah Yıldız

ABD ve İsrail ancak güçten anlar!

Resulûllah Aleyhisselâtu Vesselâm'ın risâletle görevlendirildiği ve İslâm Devleti'ni kurduğu dönemde Yahudi ve Hristiyanlar arasında bugünkü gibi dostluk ve müttefiklik ilişkisi yoktu. Kur'an-ı Kerim, asırlar öncesinden günümüze ışık tutmuş, Yahudi ve Hristiyanların birbirinin dostu, müttefiki, işbirlikçisi ve koruyucusu olduğunu şöyle bildirmiştir: "Ey iman

Siyami Akyel

Ekran Çağında Zihnin Kaybı: Okumayan Toplum Neden Yönetilir

Bu esaretin en tehlikeli yanı ise fark edilmemesidir. İlim: Sadece Bilmek Değil, Dirilmektir Klasik İslam düşüncesinde ilim, kuru bir bilgi yığını değildir. İlmin amacı, insanı dönüştürmektir. Bu anlayışta bilgi: Kalbe inmeli, Ahlâkla birleşmeli, Hayata yön vermelidir. Nitekim ilmin, insanı karanlıktan aydınlığa çıkaran bir nur olduğu vurgulanır.

Hüseyin Demir

Yolda, çile ve kavuşmak...

Bir Yusuf Masalı'nda arayan Şivekâr'dır, bizden biri, modern insan!.. Yola düşmek, aramanın eylem aşaması ve çileye muhatap olmak demek. Şivekâr'ın yolu da zor:"Karnı açÜstü başı lîme lîmeArtık narin ayakları çiziklerle doluDirseklerinde yara kabukları" (s. 83)

Alaattin Karaca

Takriz mektubunda Üçüncü Said niçin yok - 5

Takriz mektubunda Büyük Mehdî'nin dört vazifesi sayıldığı halde üçü izah edilmiş, cihad vazifesine temas edilmemiş.ünkü mektup tahminen 1940'lı yıllarda yazıldığı düşünüldüğünde; Bediüzzaman'ın Üçüncü Said dönemi 1949'da başladığından siyasî vazifenin tekmil dönemi gelmediği için cihad vazifesine de temas edilmediği görülüyor. Bediüzzaman'ın Üçüncü Said

Abdülbaki Çimiç

İstismar edilen mezhepsizlik

Bûtî, önceki yazımda tanıttığım kitabı, taklidi caiz görmeyen ve mezhepleri reddeden Elbânî ve benzerleri için yazmıştı. Benim böyle bir düşüncem olmadığına göre kitabın bana karşı olması mümkün değildi, ama kitabı çeviren D.A.K. böyle gösterdi, yazdığı çok uzun (neredeyse kitap kadar) girişte bana etmediği hakaret ve iftirayı bırakmadı. Konya'daki arkadaşlar bir fitneyi

Hayrettin Karaman

"Allah katında yegâne din İslam'dır!.."

İslâm dini, Allahü Teâlâ'nın; son peygamberi Hazret-i Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem vasıtasıyla bütün insanlığa gönderdiği en son ve en mükemmel dindir. İslam'ın özü tevhittir. Tevhid; ilahlık, azamet ve yüceliğin sadece Allahü Teâlâ'ya ait olduğunun ilan ve ikrarıdır. Yani varlığın asıl sahibine teslim olmak, heva ve hevesin esaretinden kurtulup gerçek

Mehmet Can

İstiğfar, tefekkür, zikir, şükür (3)

Ey müminler, sizi ne mallarınız, ne evlatlarınız Allah'ın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ebedî zarara uğrayanlardır. (Munafıkûn:63/9) Ayeti kerimeye dikkatle yoğunlaştığımızda çok manidar bir ayrıntı ile karşılarız. İnsan mala servete bir de ailesine özellikle evlatlarına çok düşkündür. İşte bu, eğer zikir ibadetine mal, servet ve aile özellikle evlada düşkünlük insanın aleyhine gelişebilir. Tehlikelidir.

İlhan Oral

Göz kamaştıran İslam güneşi...

Gandhi: "Batı, korkunç bir karanlık içindeyken, Doğuda parlayan göz kamaştırıcı İslam güneşi, azap çeken dünyaya ışık, barış ve rahatlık vermiştir."İslamiyet'i dikkatle ve insafla inceleyen kimseler, bu dinin yüceliğini ve ona olan hayranlıklarını ifade etmişlerdir.Mahatma Gandhi,

Salim Köklü

Temyizden teklife

ŞİİRSüfyan İbni Uyeyne dört yaşında hafızdır, İlmî meseleleri konuşmaya haizdir, Sinn-i temyiz demek ki dört yaşında başlıyor, Hanefî mezhebiyse yedi yaşında diyor. Mümeyyizlik vasfıysa sinn-i temyizle başlar, Bunun zamanı ise sinn-i teklif yaşına kadar, Bu iki yaş arası ergenliğe hazırlar,

Mehmet Kovancı