Karma eğitim tartışması: İdeolojiden çıkıp bilimin zeminine dönmeli...

Türkiye'de karma eğitim meselesi uzun yıllardır eğitim bilimlerinin konusu olmaktan çıkarılıp ideolojik kamplaşmaların malzemesi hâline getirilmiştir. Oysa eğitim gibi bir alanın temel referansı siyaset değil; çocukların gelişimi, pedagojik araştırmalar, psikoloji ve toplumun ihtiyaçları olmalıdır. Ne yazık ki ülkemizde karma eğitim denildiğinde konu çoğu zaman laiklik

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Yapılan her İslâmî faaliyet ibadet hükmündedir

"Bu senin borcundur" doğrusunun arka planında şu da vardır: bu borcunu ödemen senin kârındır. Mesela namaz kılmak bir mükellefiyettir, bir borçtur: ama aynı zamanda, dengeli yaşamayı kolaylaştıran, gaflete düşmeme ikazını ve yardımını sürekli hâle getiren bir nimettir. Namaz, ahrette karşılığı alınsın diye değil, bu dünyada daha iyi daha mutlu yaşayabilmenin gerçekleşmesi

Yaşar Değirmenci

Fitne ve ıslâhı(4)

*Merkez devletler genelde kurdukları uluslararası düzenin devamından yanadırlar. Çünkü düzeni çıkarlarına göre düzenleyenler onlardır. Kurdukları sömürü düzenini devam ettirmek için her türlü aracı kullanmayı meşru görürler. Merkez devletler kendi kültürlerini ve hayat tarzlarını yarı merkez ve çevre devletlerin halklarına benimsetmeye çalışırlar. Yarı merkez ve çevre devletler bazen isteyerek, bazen de istemeyerek sömürgeci kültürünü benimsemişlerdir.

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Allah'ın Varlığının Aklî Delilleri- 6

Geçen hafta; "Allah'ın varlığının aklî delilleri" kapsamında, kâinatın sonradan meydana geldiğini esas alan "hudûs delili"ni ele almıştık. Bu hafta ise, Akaid ve Kelâm âlimlerinin tesbit ettikleri, "imkân delili"ni incelemeye çalışacağız inşaallâhü teâlâ. "İmkân delili" özetle şudur: Bütün varlıklar, "mümkünü'l-vücût"tur.

Mehmet Can

Din hizmeti ve bu hizmetin erleri(2)

İnsan hayatta iken mülk uğruna dostuna, akrabasına, komşusuna saldırır, zulmeder, haramlar içine gömülerek girdaba kapılır. Hem ağır haramlar yükünün sorumluluğunu yüklenir gider. Bunca sakıncalı haramları varislerine belâ olarak bırakır. Haram hortlar, şeytanlaşır ve çirkin programını uygulama trendine girerek varisleri birbirine düşman eder. Haram katliamına kurban edilmiş olurlar. Hele cinayetler toplum içinde sargın halini alınca artık huzur ve güven kalmaz.

İlhan Oral

Meşrutiyet ki, adalet ve meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvet...

HakikatDinî Ceride, No: 70 26 Şubat 1324 Mart 1909 Biz kalûbelâdan cemiyet-i Muhammedîde dahiliz. Cihetü'l-vahdet-i ittihadımız tevhiddir. Peyman ve yeminimiz imandır. Madem ki muvahhidiz; müttehidiz. Her bir mü'min, i'lâ-i kelimetullah

Risale-i Nur'dan

Bekaya giden yol fenadan geçer

ŞİİRBekâya giden yol ölümden geçer, Ordaki yerini dünyada seçer, Burda ektiğini ukbada biçer, Burası mezraa ahiret beyder. Bu dünya bir handır yolcular için, Her gelen gidiyor durmazlar niçin Cennet-Cehennemi bu handa seçin, Bu fânî hayattan bekâya geçin.

Mehmet Kovancı

Sünnet'te iş güvenliği-1

İş güvenliği kavramı modern bir terim olmakla birlikte, İslâm dini ve Peygamber Efendimizin (asm) hadisleri, can güvenliğini koruma, işi sağlam ve güzel yapma, kul hakkına riayet etme ve adaleti gözetme gibi temel ilkelerle iş güvenliğine işaret eden önemli esaslar koymuştur.İş güvenliği ile doğrudan ilişkilendirilebilecek, işin sağlam yapılması, can ve mal emniyetine önem verilmesi gibi konuları içeren bazı hadis-i şeriflere bakarsak:

M. Fahri Utkan

Kötüyle kötülükte yarışılmaz ki!

Hayatta her zaman, her yerde iyi de var kötü de.Peygamber nasihatlerine muhatap olup, mu'cizeler görüp inanmayanlar var olduğu gibi, küçük bir kıvılcımla gönülleri Rablerine yönelenler, ağır imtihanlara muhatap olduğu halde hak ve hakikatten ayrılmayanlar, şeytana uymayan, nefsine kapılmayanlar da hep var olagelmiştir. Hak ile batıl birbirinden apaçık ayrıldığı halde

Sebahattin Yaşar

Bu kadar ibadet, fazla değil mi

Allahü teâlâya secde ederek lütuflarına şükretmek azaldıkça, ona giden yol uzaklaşır.Sual: Günde beş kere namaz kılmak, insanın bugünkü hayat tarzına göre fazla değil midirCevap: Konu ilgili olarak sonradan Müslüman olan B. JOLLY isimli bir İngiliz kadın hatıratında şöyle demektedir:

Osman Ünlü

Lâ ilâhe illallah

Tâbiîn devri âlim ve evliyasından Amr bin Dînar hazretleri, 743 (H.126) senesinde Mekke-i mükerremede vefat etti.Bu büyük zat, bir gün kelime-i tevhidin faziletine dair çok şeyler anlatıp;"Bu hususta çok hadîs-i şerîf var" dedi.Cemaat rica ettiler:

Abdüllatif Uyan

Memleketinmanevi destekçileri onlardır

Sadreddîn-i Konevî ve onun gibi büyükler, bu memleketin hakiki kumandanlarıdır.Sadreddîn-i Konevî hazretleri evliyanın büyüklerinden ve kelâm âlimlerindendir. 671 (m. 1272) senesinde vefat etti. Kabri Konya'da kendi adı ile anılan caminin bahçesindedir.Küçük yaşta iken babası İshak Efendi vefat etti. O sırada Konya'da

Vehbi Tülek

Farklı bir Tanzîmâtçı: Ziyâ Paşa

Ziyâ Paşa gönlünü yeni sevgiliye kaptırıp eskisinden vaz geçemeyen ikisini de elinde tutmaya çalışan cevvâl bir âşık gibiydi. Eski sevgilisi dîvânın kalitesinden ve albenisinden vazgeçemiyor, yeni sevgilisini de yedeklemeye çalışıyordu. Ama olmuyordu. Onun hüviyeti eski mühürlü idi.Türk şiirini farklı ve birbirine geçmiş şekillerde görürüz. Tan Tenri şiiri ve Dîvânü Lugât't-Türk'teki

Prof. Dr. Osman Kemal Kayra

Kişiyle uğraşmak kalbi karartır...

Mümin; dedikodu, gıybet, kötü zan ve insanların gizli hâllerini araştırmak gibi kalbi karartan davranışlardan uzak durmalıdır.İnsanların kusurlarıyla değil, kendi vazifemizle meşgul olmak; huzurun ve güzel geçinmenin en doğru yoludur.İnsan, başkalarının hâlini merak etmeye meyillidir. Fakat müminin dikkati insanların ayıplarında

Salim Köklü

Bu hatıralar neyin hakikati

Girdiğim ameliyat sonrası yaklaşık bir senedir sıkı şekilde cereyan eden imtihan hatıralarımı, şükürler olsun ki kitaplaştırmayı tekmil ediyorum.Bu vesileyle akla gelen "Bu hatıralar neyin hakikatidir", sualine bir cevaptır, bu eserimiz. Bu eserimizde tecrübe edilen hakikatler ve ona karşı aldığımız tavırla tahakkuk eden hemen her şey, bizi daha büyük hakikate

Mehmet Çetin

İzzet mi, zillet mi

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Bizler, Allah'ın kullarıyız. Bizler, bunun dışında bir şey değiliz. Batıl ilahların, yalancı önderlerin, sapık ideolojilerin, Siyonizm'in, şeytanın, Batı müktesebatının kulları, köleleri, ötekileştirdiği

İsmail Hakkı Akkiraz

Rum imparatorunun imanla şereflenen cömert kızı...

Rum imparatorunun bir kızı vardı. Bir gece dışarı çıkınca ibret nazarıyla gökyüzüne baktı ve kendinden geçti!..İbrâhîm Havvâs hazretleri Bağdatlıdır ve Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerindendir. "Havvâs" hurma yaprağından zembil (sepet) ören kimse demektir. Geçimini, sepet satarak sağladığı için bu isimle anılmıştır. Aza kanaat

Ahmet Demirbaş

Mutlu Yuvanın Sırrı Nedir İşte Herkesin Unuttuğu 7 Temel İlke

Aile, toplumun en küçük yapı taşı olmasının ötesinde, insanın karakterini şekillendiren en önemli kurumdur. Ancak günümüzde kadın-erkek ilişkileri üzerinden yürüyen tartışmalar, önyargılar ve kutuplaşmalar aileyi de doğrudan etkiliyor. Henüz dinlenmeden yapılan yorumlar, peşin hükümler ve tarafgir bakış açıları, insanların birbirini anlamasını zorlaştırırken, aile içinde de güven ve huzurun zedelenmesine yol açıyor. Sağlıklı bir aile düzeninin kurulabilmesi için ise

Nureddin Yıldız

Tasarrufu devam eden büyük veli: Hayat-i Harrani (ks)

Abdullah bey: Hayat-ı Harranî kimdir"Kutb-u Azim İsmi Hayat bin Kays bin Kahhâl bin Sultan el-Ensârî el-Harrânî'dir. Urfa'nın Harran kazasında doğmuş, orada yetişmiştir. Harranî veya Şeyhü'l-Kıdve lakabı ile bilinir. Kesin doğum tarihi bilinmemektedir. 12. Yüzyılda yaşamıştır. Ömrünün büyük çoğunluğunu Harran'da

Süleyman Kösmene

Risale-i Nur mesleği ve siyaset

Üstad Said Nursî'nin mesleği, Kur'ân ve Sünnetten ilham alarak insanların iman ve ahlâk yönünden eğitilmesini hedefleyen iman merkezli bir hizmet metodudur.O, her ne kadar iman ve Kur'ân hizmetini öncelerse de, Onun ahirzamanda Peygamber (asm) varisi olması hasebiyle siyasî alana da yönelik bir vazifesi de vardır. Onun siyasete bakış tarzı, Risale-i Nur Külliyatında verilen ölçülerde ve onun bizzat yaptığı uygulamalarda açıkça belirtilmiştir.

İbrahim Ersoylu

Müftüler, Bütün Cemaatlere Destek Veriniz

Bir arkadaşımla semt pazarının yanından geçerken pazarcılardan biri, "Hoş geldin hocam" dedi. "Hoş bulduk, iyisin" dedim, "Çok şükür, ona elli sekiz makamındayım" dedi. Yanımdaki arkadaş sordu, "Ona elli sekiz ne demek" Eve varınca söylerim. O, durumunu Kur'an'dan onuncu sürenin elli sekizinci ayetiyle açıklıyor. Eve varınca o ayeti açar okuruz.

Mahmut Toptaş

Yazlık sinema

Şimdilerde var mı bilmem Varsa da, büyük şehirlerde, nostalji olarak vardır.Bizim çocukluğumuzda, 60'lı senelerin hemen başında, Ankara'da, kalenin altındaki mahallemizin etrafında, "yazlık sinemalar" vardı. Ankara'dan başka da, İstanbul ve İzmir'de olduğunu biliyordum. Bu üç büyük şehrin dışında, taşrada olmadığını tahmin ediyordum. O zamanlar

Osman ZENGİN

KKTC'de Yahudilere Toprak Satışı

Türkiye'nin yabancılara toprak/arazi satışı konusundaki politikasının yanlış olduğunu, bunun ülkenin tapu senetlerinin el değiştirmesi anlamına geldiğini ve eğer yasaklanmazsa ülkemiz için en büyük beka sorunu olduğunu, böyle bir politikanın ülkenin ipotek altına alınması anlamı taşıdığını defaatle yazdık. Yabancılara mülk satışı hakkındaki kanun değişik tarihlerde değiştirilmiş,

Siyami Akyel

İsmine sığındığım sevgili

Aşığız Muhammed Mustafa'ya. Dilimizin, kulağımızın, gözümüzün bir yerinde adı vardır her daim. Yüreğimiz O'na adanmıştır. Son kelimemiz hep O (SAV) olsun isteriz. Mübarek dudağı aralandığında hep hikmet, güzellik ve sevgi terennüm etti. Rabbimiz ismini ismine yakın etti. "Muhammed Resulallah = Muhammed Allah'ın Resuludur" dedi. Habibullah

Nihat Hatipoğlu

Kalbini İhmal Etme-1

Kalp, nazargâhi ilahidir. "Allah vücutlarınıza ve şekillerinize bakmaz. Fakat Allah, kalplerinize ve amellerinize bakar." (Müslim) Ebu Bekir Efendimiz: "Fesat, karada ve denizde zuhur etti" ayet-i kerimesini tefsir ederken, "Karadan maksat dil, denizden maksat kalptir" buyuruyor. "Dil bozulduğu zaman analar babalar ağlar, kalp bozulduğu zaman yedi kat semavat ağlar" buyuruyor.

Ömer Arif

Borazan

Birisi, bize borazan demiş. Bu lakırdı bize hiç uymaz. İlla bir yakıştırma yapılacaksa "Yeni Asya hakkın sesidir" denilebilirdi; lakin bu ses borazandan çıkmaz, borazancı da bu sesi çıkaramaz.Bediüzzaman'ın "insaniyetin mahisi" olarak tarif ettiği istibdat oldukça, borazan da artar, borazancılar da. Zira istibdat, tüm insanî vasıfları ya tersine çevirir ya da öldürür.

Ahmet Dursun

Acıma

Merhamet özelliği insana; insan olma niteliklerini kazandıran bir özelliktir. Aslında Allah'ın yarattığı bütün canlılarda bu özellik var. Ancak konumuz insandaki acıma özelliğidir. Bu özellik, bizi yaratan ve donatan Allah tarafından insan olmamızı sağlayan özelliğimiz olarak bize bir nimet olarak verilmiştir. Meşhur bir sözümüz vardır: "Merhamet etmeyene merhamet edilmez!"

Mehmet Şerif Cebe

Siyonizm: Kısa Süreli Sancı

Oturduğu yerde duramayan, kıpır kıpır bir çocukla karşılaşan büyüklerin, "Evladım! Şurada beş dakika sakin oturup rahat duramadın! Oturduğun minderde sana eziyet veren çalı ve diken mi var Bir rahatsızlığın mı var" dediklerini duymuşsunuzdur. Eziyet kelimesinin tam olarak bu tür bir sahneyi canlandırdığını söyleyebiliriz. Eziyet, kişinin bir davranış şekli olarak hastalığı varmış

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Hem yalancı hem hırsız hem de utanmaz

Üçüncü gün yine gözetledim yine geldi ve hurmalıklardan avuç avuç almaya başladı. Onu yine yakalayıp: 'Seni bu sefer mutlaka Hz. Peygamber (s.a.s.)'e götüreceğim. Bu üçüncü gelişin, üstelik sıkılmadan başka gelmeyeceğim deyip yine geliyorsun.' dedim. Bu sefer bana rica ederek şöyle dedi: 'Bırak beni, sana birkaç kelime öğreteyim de Allah onlarla sana fayda ulaştırsın.'

Nusret Reşber

Ağabey diyor ki: Keşke politikacılarımızda ders almak için okusa......

Ortadoğu strateji uzmanı, tarihçi, yazar, emekli Tuğgeneral Sayın Naim Babüroğlu'nun, keza Türkiye'nin deniz hak ve menfaatlerini savunan ve Mavi Vatan doktrinini geliştirip, literatüre kazandıran, bu meselede cansiperane mücadele eden müstafi Tümamiral Sayın Cihat Yaycı'nın yazdıkları mutlaka okunmalıdır. Ayrıca yayınlarının da mutlaka dinlenmesi gerekir. Zira

İsmail Müftüoğlu

Ziyan

Rahmetli annemden çok kez duyduğum bir ifade şöyleydi: "Ziyan etme, ziyan olur."Yetmiş seksen sene önce insanlar bugüne kıyasla çok zor şartlarda hayat sürmüşlerdir. Düşünün ki, suyu evden uzak yerlerden bir kapla taşımışlar. Daha sonraları su bir muslukla evin önüne kadar ancak gelebilmiş. Uzaklardan üç beş litre suyu taşıyan kişi suyu ziyan edemez. Sırtında mısırını, buğdayını değirmeninde öğüten de bir parça ekmeğinin kaybını "ziyan" olarak görür.

Cevat Çakır

Şahısların gölgesinden müesseselerin gücüne

Önceki yazımızda İslâm dünyasının temel bilimlerdeki üstünlüğünü mühendisliğe ve sanayiye taşıyamadığından bahsetmiştik.Osmanlı'da Batı'nın üstünlüğü fark edildiğinde çözüm daha çok askerî alanda ve silah teknolojisinde arandı. Hâlbuki Batı, sanayi inkılâbına ulaşmadan önce Rönesans, Reform ve Aydınlanma süreçlerinden geçmiş; hukuk, eğitim ve devlet yapısını yeniden inşa etmişti. Dolayısıyla

Hasan Güneş

Şükür nasıl yapılır

"Kullarım benim verdiğim nimetlere karşılık şükredemezler. Onlardan bunu istemiyorum, kullarımın buna gücü yetmez. Nimetlerin benden olduğunu bilmeleri kâfidir."Rabbimizin bize verdiği nimetlerin şükrünü yerine getirebilmemiz mümkün değildir. O kadar çok nimeti vardır ki bunların çoğundan haberimiz bile yoktur. Onu hatırlamak, Ona şükretmek de büyük bir nimettir ve şükrettiğimiz için şükretmeliyiz.

M. Said Arvas

Gerçekliği kavramsallaştırmak

Kavram ile hayat arasındaki ilişkide düaliteden kurtulmak için her ikisi arasındaki mutabakatı sağlamak gereklidir. Bu bağlamda insanın içinde yaşadığı hayatın gerçekliğini iyi çözümlemesi, sorunlarını nasıl çözeceğini belirlemesi açısından önemli olduğu kadar kavramlarını yeniden içeriklendirmesini de sağlamaktadır. İdea ile madde arasındaki ilişkinin de bu mutabakatı sağlaması

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Alevîlik ve ibadet

NATO toplantısı münasebetiyle çok maceralı bir yolculuktan sonra, ULUS-27 dersini müteakip yeni tanıştığımız bir berbere gittik.Her yeni tanıştığımız insana bir şeyler anlatarak, onların ahiret hayatlarına yardımcı olmayı âdeta bir vazife olarak gördüğümüzden, tıraş olurken bir taraftan da konuşmaya başladık. Orta yaşlardaki berbere "Bu çok yoğun işlerin arasında beş

Sami Cebeci

Müslüman ülkelerde insanın değeri

İsrail'in Gazze'de sergilemeye devam ettiği soykırım ve İran-ABD savaşı gibi sıcak gelişmeler, bugün İslâm dünyasının ağır sorunları bulunduğunu aklı olanlara bir kez daha hatırlattı.Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 17 Haziran 2026'da kabul ettiği 2025 Türkiye raporunda, ülkemize yönelik haksız eleştirilerin yanında, başlığımızla ilgili olarak, "Temel özgürlükler

Mustafa Çağrıcı

Son nefeste iman ile giden Cennete girer...

Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Son sözü, (Lâ ilâhe illallah) olan, muhakkak cennete girer."Yüce Rabbimiz, hepimizi Cennetine davet ediyor. Bunun tek şartı da, dünyada iken îman etmek ve son nefeste îman ile ölmektir. Peygamber Efendimiz, (Son sözü, [Lâ ilâhe illallah]

Hasan Yavaş

Helal kazanç ve vicdan

Bu durum, bireysel düzeyde kalmayıp, toplumsal düzeyde de ciddi etik çöküşleri beraberinde getirmektedir. Helal kazanç, bireyi içsel bir tatmine, dünya ve ahiret saadetine taşırken; hırsızlık, rüşvet, zimmet ve başkasının hakkına göz dikmek gibi gayrimeşru yollar, dışarıdan parıltılı ve cazip bir yaşam sunuyor gibi görünebilir. Ancak bu sahte ihtişam, uzun vadede mutlak bir hüsran, derin bir manevi boşluk ve kaçılamaz bir vicdan azabıyla sonuçlanır.

Süleyman Gülek

"Gelin Müslüman olalım"

Sahabeden Muaz bin Cebel, Abdullah bin Ravaha ile karşılaştığında "Gelin Müslüman olalım" diye söyler. Revaha'nın bu söz dikkatini çeker zaten Müslüman değil miyiz der. Bu durumu Hz. Peygamber'e nakleder.Hz. Peygamber (asm), "Allah ondan razı olsun! Onun amacı imanımızı tazeleyelim" demektir. "O, meleklerin de iştirak etmekten iftihar ettiği meclisleri seviyor" der.

Halil Elitok

Ey Oğul!

Süfyân Sevri şöyle der: «Allah Tebâreke ve Teâlâ seher vakitlerinde esen; zikir ve istiğfarları Melik-i Cebbâr'a taşıyan bir rüzgâr yaratmıştır." Ayrıca o şöyle demiştir: "Gecenin ilk kısmında, bir münâdi Arş'ın altından şöyle seslenir: 'Abidler kalksın!' Bunlar kalkar ve Allah'ın dilediği kadar namaz kılarlar. Daha sonra gecenin ortasında

Abdullah Yıldız