Şu medeniyet beş menfî esas üzerine teessüs etmiştir

"Neden Şeriat şu medeniyeti (HÂŞİYE) reddeder"Dedim: "ünkü beş menfî esas üzerine teessüs etmiştir. Nokta-i istinadı kuvvettir. O ise, şe'ni tecavüzdür. Hedef-i kasdı menfaattir. O ise, şe'ni tezâhumdur. Hayatta düsturu cidaldir. O ise, şe'ni tenâzu'dur. Kitleler mabeynindeki rabıtası, âheri yutmakla beslenen unsuriyet

Risale-i Nur'dan

Dindar kimlikli siyasî akımın parti denemeleri (12) - 2000'lerin...

28 Şubat 1997 darbecilerinin, Kemalizm ve lâiklik adına ve Refah Partisini de bahane ederek "irtica tehlikesi" vehmiyle dinî hizmetlerin yolunu kesmeleri ve bu hizmetleri yapan kurum ve yapılara şiddetli baskı ve zulüm yapmaları, sağın önemli bir kesimini oluşturan dindar camiayı bunalttı ve ürküttü.Refah ve Fazilet Partileri geleneğinden gelen, kendilerine "yenilikçiler"

İbrahim Ersoylu

Şu var ya şu hocam!

Haftanın radyo programını çekmeden önce Enis bey kardeşim ile her zaman olduğu gibi çay kokulu koyu bir sohbet gerçekleştiriyor, tabir-i amiyane ile iki lafın belini kırmaya çalışıyoruz. Söz dönüyor, dolaşıyor bilgiye ulaşmanın kolaylığına nispetle bilgiye ulaşma yolunda verilen emeğin ve gösterilen gayretin zorluğuna geliyor.

Bülent Acun

İnfak ayetleri ve düşündürdükleri

İnfak ayetleri ve düşündürdükleri YAŞAR DEĞİRMENCİ "Göklerin ve yerin mülkü ve hâkimiyeti O'nundur. Bütün planların icra edilerek sonuçlandırıldığı, bütün icraatların, amellerin, hesabının sorulduğu tek merci Allah'tır." (57 Hadîd 5) (Siz de O'nun mülküsünüz, servetiniz de. O sizden infak etmenizi isterken, mülkünden mülkünü istemektedir.)

Yaşar Değirmenci

Mevlânâ kimdir, kim değildir (2) -Batı'nın Rûmî'si Bizim Mevlânâ'mız...

Mevlânâ, yaklaşık iki asırdır Batı'da "Rûmî" olarak tanınmaktadır. Ancak Rûmî olarak tanınan/tanıtılan hayâlî şahıs, gerçek Mevlânâ'dan çok farklıdır; onun İslam'dan olabildiğince soyutlanmış, filtrelenmiş ve çarpıtılmış hâlidir. Batı'da "Rûmî" olarak tanıtılan şairin Batı dillerine çevrilen şiirleri o ülkelerde en çok satılan şiir kitapları arasında yer

Mahmut Ay

Gurbetteki anneler, medreseler ve minnacık çocuklara dair...

Bu yazımızda, biraz, geleneğin ve klasiğin dışına kayacağız."Gurbetçi" kelimesinin manasını biliyorsunuz. Gruba doğru gittiklerinden mi, sıladan koptuklarından mı, garipleştiklerinden mi demişler "gurbetçi," bilemiyorum. Önce delikanlı babalar ve onları, askerliklerini henüz yapmış gençler takip ettiler. Gurbete gidip altı ay veya bir yıl sonra döneceklerdi... Rize'den,

Şükrü Bulut

Maduro diyor ki... (2)

İslâm'ın mamur beldelerinin tahribinde gıkı çıkmayan, Rusya Ukrayna Savaşı'nda uyuyan, İsrail'in yıllardır estirdiği devlet terörüyle birlikte Gazze'de gerçekleştirdiği katliamlara göz yuman uluslararası hukuk ve bu çerçevede kurulmuş BM gibi yapılar, bu olayda harekete geçebilir mi ya da dünyanın geleceğinde söz sahibi olabilir miMaduro diyor ki... (1)

Ahmet Dursun

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 content-length:...

Ehli Sünnet dediğimiz (Eş'ari - Maturidi) ekollerine göre (ki bunlar ayetlere ve sahih hadislere dayanırlar) amel etmeyen bir kişi amel edilmesi gereken hususları inkar etmedikçe günah işlese bile Müslümandır. Dinden çıkmış sayılmaz. Bu anlamda amel imandan bir parça değildir. Yani mesela; içki içen kişi günah işlediğinin farkında olarak içkiyi helal saymadıkça veya kumar oynamayı helal

Nihat Hatipoğlu

Konforu İlah Edinenler

"De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım-akrabanız, kazandığınız mallar, durgunluğa uğramasından endişe ettiğiniz ticaretiniz ve hoşlandığınız meskenler size Allah'tan, Peygamberinden ve O'nun yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah buyruğunu gerçekleştirinceye kadar bekleyin…" (Tevbe, 24) Bu ayet, çağlar üstü bir teşhis

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Güçlünün hukuku ve Venezuela dersi

ABD'nin, uluslararası hukuk normlarını ve diplomatik teamülleri bir kenara iterek Venezuela Devlet Başkanı'nı kendi ülkesinden "film senaryolarını aratmayacak" bir operasyonla alıp götürmesi, dünyanın gidişatı açısından ibretlik bir hadisedir.Gerekçe narkotik suçlar olsa da, bu durum küresel güçlerin "güçlünün hukuku" prensibini nasıl pervasızca işlettiğini gösteriyor.

Hasan Güneş

Asgari ücretli, emekli, memur herkes hakkını alsın

Asgari ücretli, emekli, memur herkes hakkını alsın NUSRET REŞBER Torunlarını, taş kaynatarak avutup uyutmak isteyen nineyi gören Hz. Ömer, "Bu durumunuzu neden Halife Ömer'e bildirmediniz" dediğinde yaşlı kadın: "Bizim bu durumumuzdan haberi olmayacaksa ne diye halife oldu ki"

Nusret Reşber

Kalbe gelen hakikatler

Nurdan Yaşar: "Vehbî ilim nedir Nasıl mazhar olunur Kesbî ilimden farkları nelerdir Kesbî ilimden neden yüksektirPeygamber Efendimiz'e (asm) verilen ilim, vehbî ilim cinsinden midir İnen ayetler metinleriyle inmiş. Risaleler ilhamen yazdırılmış ve vehbî ilimdir deniyor. Peki, Peygamber Efendimiz'e (asm) verilen ilim ile Üstadımıza verilen ilim arasındaki fark nedir"

Süleyman Kösmene

Allah'ın Nizamı İslâm (17)

Allah'ın Nizamı İslâm (17) Prof. Dr. Yusuf Özertürk İSLÂM'IN KAYNAKLARI A-KUR'ÂN Kur'ân'ın Muhtevası 3- Hak -Adalet-Devlet İNSAN HAKLARI (KUL HAKKI)

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

Bu senenin ilk Nurlu seyahati Mersin'e oldu

Üstadımızdan bize tevarüs eden "muhabbet fedâiliği ve müfritane irtibat sevdalısı" olmamız hasebiyle, mütemadiyen, elimizden geldiğince, cemaatî programlara iştirak ediyoruz.2025'in son programı "Diyar-ı Bekir'deki panel" oldu. Onu [https://www.yeniasya.com.tr/osman-zengin/diyar-i-bekir-de-nurun-bayrami_615959] makalemizle yazmıştık.

Osman ZENGİN

Radikalliğin Düalizmi

Son dönemlerde farklı kavramlar ve olaylar eşliğinde tartışılan konulardan birisi de radikalleşmedir. Fakat radikalleşme kavramının kullanımı ve içeriklerinde bir karmaşıklık kendisini göstermektedir. Kavram bir yandan dini terminolojiyle yoğun bağlantıları içinde bir kullanım alanı bulmasından, diğer yandan sadece dini hareketlere özelleştirilmiş olarak kullanılmasından dolayı karmaşıklığı giderek artmıştır.

Prof. Dr. Mustafa Tekin

İmparatorluk

Çağımızın imparatorluğu ABD'dir. Tarihteki imparatorlukların yönetim biçimleri, despotlukları, yönetimde hukukun olup olmadığı; uluslararası ilişkilerdeki durumunun nasıl olduğunu tarih bilgisi olanlar bilir. İmparatorluklarda genel geçer kural, imparator hazretlerinin iki dudağı arasından çıkan ültimatomlara göreydi. İş ve işlemler bir tek emirle yürüyordu. Aksini ileri süren ya da hazretin

Mehmet Şerif Cebe

Aile saadeti, muhabbet ve şefkat (9)

Yaşadığımız çağ "ahirzaman alâmetlerini" dağarcığında taşıyan bir dehşet arz ediyor!Aile birliği içerisindeki. Müsbet-menfî bütün şartlarla hayat devam ediyor. Mutluluk veya problemi doğuran, öne çıkan, göze batan, ayağa takılan, kalbi rahatsız, ruhu karartan, bedene, akla, hissiyata baskı yapıp daraltan sıkıntıları çözerek aile hayatı devam edebilir. özüm yolları ve usullerine birlikte çalışalım.

Nejat Eren

Dünya kalınacak değil, geçilecek bir imtihan meydanıdır

Bu dünya hayatına gelen her bir canlıda, ebedî olarak burada kalmak isteği vardır.Fakat, üzerine Cenab-ı Hak tarafından fânîlik damgası vurulan bu âlemde, hiçbir varlık ebedî olarak kalamamış, ecel vakti geldiği zaman istemese de, bu dünyayı terk etmek zorunda kalmıştır. İlk insan ve ilk peygamber olan Hazret-i Âdem Aleyhisselâm bin yıl yaşadığı halde, ecel vakti geldiği zaman dünyayı terk etmek durumunda kalmıştır.

Sami Cebeci

Yılbaşı neyin nesi

ŞİİRYılbaşı neyin nesi Noel'in gelen sesi, Nasara felsefesi, Dolar günah kefesi. Benzeme Nasaraya, Olmalı edeb, haya, Medenî olmak güya, Bütün bunlar boş hülya. Her batıldan uzak dur,

Mehmet Kovancı

"İslâmî literatürde 'Hürriyet' kavramı"

Türkçe'deki özgürlük, İngilizce'deki freedom ve Fransızca'daki liberte karşılığı olarak günümüz Arapçasında el-hurriyye (hürriyet) kelimesi kullanıyorsa da bu son kelime Kur'an'da, hadislerde ve diğer klasik İslâm kaynaklarında özel olarak "köle olmama durumu" anlamını içerir. Eski sözlüklerde genellikle "hür" (el-hurr) kelimesinin, "köle (abd)

Mustafa Çağrıcı

Risale-i Nur'da Ehl-i Beyt (2)

Bediüzzaman Said Nursî biyolojik bağın yanı sıra bir de manevî Âl-i Beyt kavramını nazara verir.Buna göre, Peygamberimiz'in (asm) Sünnet-i Seniyye'sine tam manasıyla ittiba eden, onun yolundan giden ve İslâm'a hizmet eden mü'minler de manen Ehl-i Beyt'ten sayılırlar. Bu, Ehl-i Beyt'e duyulan sevginin ve onlara benzeme arzusunun bir neticesidir. Ehl-i

M. Fahri Utkan

Barla sıddıkları

Risale-i Nurun pek çok yerinde "Es-sebebü kelfail sırrınca" sözlerini okuruz. Bu söz bugünkü ifadeyle "Sebep olan işlemiş gibidir" demektir. İnsan bir hayra veya şerre sebep olursa onun kadar amel defterine (sevap/günah) yazılır.Bugün dünyanın herhangi bir yerinde Risale-i Nur vasıtasıyla bir insanın imanının kurtulduğu zaman, Barla Sıddıklarının hissesini hatırlarız. Onlar,

Ahmet Özdemir

Boyun Eğme!

Boyun Eğme! ABDULLAH YILDIZ Kalem Suresi (1-16.ayetler); Kur'ân'ı eskilerin masalları, Resul'ü de hâşâ deli diye inkâr ve itham eden günahkâr, zorba, kibirli, burnu sürtülesi kâfirlere çağlar üstü bir

Abdullah Yıldız

İmtihanlar arasında sabırla yürümek

İmtihanlar arasında sabırla yürümek SÜLEYMAN GÜLEK İnsan, bu dünyaya imtihan edilmek için gönderilmiştir. Hayatın inişleri ve çıkışları, sevinçleri ve hüzünleri bu hakikatin sessiz ama güçlü delilleridir. Kur'ân-ı Kerîm'de bu gerçek açıkça bildirilir: "Andolsun

Süleyman Gülek

Cesaretin aldığı yol

Mustafa Kırıkçı, ilkokulu Ahırlı nahiyesi bölge yatılı okundan okudu. Sonra 1940 yılında Eskişehir-Çifteler Köy Enstitüsüne gitti. Beş yılın sonunda öğretmen oldu ve kendi köyüne öğretmen olarak atandı.Mustafa, köy enstitüsüne gittiği ilk günden itibaren inanç noktasında büyük bir eksiklik hissetti. Okulda her öğrenci ağır tarım işleri yanında inşaat, marangozluk, demircilik gibi mesleklerde

Misbah Eratilla

Hukukun Gölgesinde Kaçırılan Bir Devlet Başkanı

Hukukun Gölgesinde Kaçırılan Bir Devlet Başkanı Hüseyin Demir Başkent sokaklarında ilerleyen zırhlı araçlar, Miraflores Sarayı çevresinde konuşlanan askerler ve havada dolaşan sessizlik… Venezuela'da yaşananlar, sıradan bir iç güvenlik tedbiri olarak okunamayacak kadar ağır, sıradan bir diplomatik kriz olarak geçiştirilemeyecek

Hüseyin Demir

Elmaya aldanmak veya 'kızıl akıl'

Nurlar âlemi ancak akıl, ruh, kalp ve diğer duyguların yüksek şuuruyla ve ilahî yardımla ulaşabileceğimiz yer.Sühreverdî "Kızıl Akıl" adlı eserinde,"insan aslının nurlar âlemine ait olduğunu, Hazret-i Âdem'in yasak elma sebebiyle nurlar âleminden maddî âleme kovulduğu" söylüyor. "Böylece nurlarla hür iken, beden kafesine hapsoldu ve nuranî yanını kaybetti."

M. Said Zeki

Dâire-i imkân ve dâire-i vücûb

Dâire-i vücûb, hiçbir zaman değişmeyen ve mümkinâttan olmayan âlemler, Allah'ın isimleri ve sıfatları gibi; yani ilâhlık dâiresi olarak bilinir. Dâire-i imkân ise, imkân âlemi; kâinat dâiresidir."İmkân, var olmakla olmamanın eşit olmasıdır. Yaratılan her şey imkân dairesinde yer alır. Yani var olarak gördüklerimiz olmayabilirlerdi veya çok daha farklı hususiyetlerde olabilir- lerdi.

Abdülbaki Çimiç

İnançsızlık en büyük felakettir!..

İman, insanın yaratılma sebebidir. Yani insan, Allahü Teâlâya inanmak, dinini öğrenmek ve bu bilgilere uygun olarak yaşamak için yaratılmıştır. Âyet-i kerimede buyuruldu ki: "Ben, cinleri ve insanları ancak ve ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım!.." (Zariyat 56) Şayet insan, bu yaradılış gayesine uygun hareket ederse; âhirette ebedî saadete nâil olacak ve cennete girecektir.

Mehmet Can

Normalleşmek kolay mı

Eskiden bakkallarda iki kefeli teraziler vardı.Bir kefede gramlar diğer kefede tartılan toz şeker, pirinç falan; dengeyi, adaleti, hakkaniyeti sağlamak için zavallı bakkal amca, üç kez beş kez, biraz alır, biraz verir ve orta yolu, adaleti bulmaya çalışırdı. Şimdi tartılı paketler hazır. Dinimizde aşırılıklara yer yok. Orta yol, sırat-ı müstakim en uygun hayat tarzı. Ama

Sebahattin Yaşar

İktidar mı, ana muhalefet mi (3)

Bediüzzaman Said Nursî, şahıs hâkimiyetini esas alan siyasetin bir istibdat şekli olduğunu açıkça ders verir ve buna kesin bir şekilde karşı çıkar. Şahıs merkezli bir idare anlayışını kabul etmez.Bu hususta Şualar'da yer alan şu ifadeleri son derece dikkat çekicidir: "Bütün mekteplerde ve dairelerde ve halkta, o ölmüş dehşetli adamın muhabbeti telkin ediliyor. Bu hal ise, âlem-i İslâm'a

Şemseddin Çakır

Birinden başlamak

İçtimaî hayatımızda her yapılan işin, amelin, faaliyetin ve hareketin bir kuralı, bir yolu, bir düsturu, bir prensibi vardır ve bunlar uyumak yapılmak ve tatbik edebilmek için vardırlar.Kuralı bilmişsin, prensibi öğrenmişsin yapmadıktan, yerine getirmedikten sonra ne işe yarar Faaliyetimizin ve amellerimizin yerli yerinde, düzgün, intizamla yapılabilmesi ve başarıya ulaşabilmek için bu hayat düsturlarına ve tecrübeyle gidilmiş yollara, şekillere, tarzlara muhakkak uyulmalıdır.

Rifat Okyay

"Kıldan ince kılıçtan keskin" (4)

"Kıldan incekılıçtan keskin" (4)İLHAN ORAL "Kıldan ince kılıçtan keskin," kavramı, hayatın çilelerinin hikmetlerini meydana çıkarır. Nice üstü küllenen kor gibi dertleri bir bir teşhis eder. Güneş gibi aydınlatır. Burada bunun önemini

İlhan Oral

Bir şiir bir hasbihal

Aşağıdaki şiirimi okuyan ve sosyal medyada paylaşmak isteyen iki eski öğrencim ile yaptığımız bir hasbihali paylaşmak istedim:Neden yahuGelip geçmekte dünyâdan zulümkâr bin NetenyahuSüal yok hikmetinden akla gelmez mi neden-yahuKuluz, verdin bize vicdan, buyurdun canlıya kıyma

Hayrettin Karaman

Demir Risalesi'nin Mütalâası (12) - 1.8 Akıllara hayranlık veren...

"Kur'ân-ı Azîmüşşan, bu küçük ambardaki parça parça çıkarılan demiri, yalnız "sarf etmek" manasını ifade etmek istemiyor.Belki hazine-i kübradan o nimet-i azîmeyi küre-i arz ile beraber indirdiğini ifade etmek için; yani, bu küre-i arz hânesine en lâzım şey demirdir ki, Hâlık-ı Zülcelâl, güya küre-i arzı güneşten ayırıp insanlar için indirdiği zaman, demiri de beraber inzal

Mehmet Çetin

Namaz dinin direğidir

İnsan için en büyük ıstırap, farkında olsun veya olmasın Rabb'inden uzak kalmasıdır. Allah insana şah damarından da yakın. Ebede namzed, kâinatın zübdesi insan ise yaptıkları veya yapmadıklarıyla O'ndan fersah fersah uzaklaşıp ancak nefsine zulmediyor. Kendini tanımıyor ki, Rabbini tanısın. Acziyetinden bîhaber, mânen hasta, yalnızca sûrete müteveccih. Midesini doyurup

Emine Yıldız

Muhalefetten muhabbete Risale-i Nur'u tanıma yolculuğum

Adını duymadığım eserin muhalifi iken, ene ve merakla başlayan yolculuk, Allah'ın yardımı ile beni derslere giden, külliyatı alan ve tamamını okuyan birine dönüştürdü.Üniversite okuduğum yıllar... Üçüncü senem. KYK yurdunda arkadaşlarımla sohbet ediyoruz. Birden söz Risale-i Nur'a geldi. O zamana kadar ne Risale-i Nur'un, ne de Bediüzzaman Said Nursî'nin adını duymamıştım.

Cenk Çalık

Kaçırılmayacak bir fırsat!

Bu fırsat reklamlarda gördüğümüz fırsatlardan değil. Bu öyle bir fırsat ki bizlere beş yüz senelik bir Cenneti kazandırabilecek ve ebedî saadete nâil edebilecek kudsî bir fırsat.Bu fırsatın adı Şuhur-u Selâse yani Recep, Şaban ve Ramazan aylarını barından mübarek Üç Aylar... Rabbimizin sevdiği kullarıymışız ki bizleri bir kez daha Üç Aylara kavuşturdu. Bu yüzden ne kadar

Said Yüksekdağ

Medresetü'z-Zehra projesi (5)

Bediüzzaman, milletimizin İslâm âlemine karşı Risale-i Nurlarla iftihar edeceğini belirtir ve şöyle der:"Size katiyen çok emarelerle ve kat'i kanaatimle beyan ediyorum ki, gelecek yakın bir zamanda, bu vatan, bu millet bu memleketteki hükümet, âlem-i İslâma ve dünyaya karşı gayet şiddetle Risale-i Nur gibi eserlere muhtaç olacak; mevcudiyetini, haysiyetini, şerefini, mefahir-i tarihiyesini onun ibraziyle gösterecektir." 1

Halil Elitok

Aileyi merkezden çıkarma çalışmaları

Aile kavramı hepimiz için bir merkezi ifade eder. Nasıl ki atom parçacıkları çekim kuvvetiyle bir çekirdeğin etrafında dönerler işte aile de o merkezdeki çekirdek gibidir. İnsan hayatının en esaslı merkezi, hareket ve güç noktasıdır.Bilerek, isteyerek ve hatta programlı bir şekilde aileyi merkezden çıkartmak ve bu gücü dağıtmak üzere yapılan menfî çalışmaları görüyoruz. Özellikle gençlerde

Hasan Koç