ŞUURU İŞGAL EDİLEN BİR MİLLETİN FERYADI

Çünkü aç kalan millet ayağa kalkabilir; fakat kendisini değersiz gören millet doğrulamaz. Yıllardır bu toplumun dimağına aynı zehir akıtıldı: "Siz geri kaldınız..." "Sizin medeniyetiniz öldü..." "Sizin değerleriniz çağ dışı..." "Batı düşünür, siz tüketirsiniz..." "Batı üretir, siz taklit edersiniz..."

Hüseyin Demir

Hucurât Suresi: Kaybettiğimiz insanlığın yeniden inşa reçetesi

İnsanlık tarih boyunca büyük savaşlar gördü. İmparatorluklar yıkıldı, şehirler harabeye döndü, nice medeniyetler tarihin karanlık sayfalarına gömüldü. Ancak bugün yaşadığımız en büyük yıkım ne ekonomik krizlerdir ne de siyasi çatışmalar... Asıl yıkım, insanların birbirine olan güvenini, saygısını ve merhametini kaybetmesidir. Dikkat edilirse günümüz toplumunda insanlar birbirini

Prof. Dr. Ahmet Tekin

"Evliyâ zâtlara saygıda kusur etmemelidir"

Ebül Hayr Habeşî hazretleri, Mekke'de yaşadı. 383 (m. 993) yılında, Güney İran'daki Ebrikûh beldesinde vefât edip, oraya defnedildi.Resûlullahın kabr-i şerîfine vardığında;"Esselâmü aleyküm yâ Resûlissekaleyn!" derdi.Cevap beklerdi.Efendimiz ona;

Abdüllatif Uyan

İki esrarlı kelime: "Hamd" ve "şükür"

Ayfer Yörü: İşârâtü'l-İ'caz da geçen "elhamdülillah" bahsinde; "Saniyen: Şu elhamdülillah cümlesi, her biri niam-ı esasiyeden birine işaret olmak üzere, Kur'ân'ın dört süresinde tekerrür etmiştir." (En'am, Kehf, Fatır ve Sebe' sureleridir.) Elhamdülillah cümlesi neden bu dört sürede tekerrür etmiştir, bilgi alabilir miyimHamd'in Ağırlığı

Süleyman Kösmene

Allah kimseyi şaşırtmasın; şaşırtırsa süründürmesin...

(Dünden devam)BEŞİNCİ HATVESİ: Der: "İrade-i Hilâfet, siyasetimin lehinde çıktı." Şu vesveseye karşı deriz: Bir şahsın arzu-yu zatîsi ve emr-i husûsîsi başkadır, ümmet namına emin olarak deruhte ettiği emanet-i hilâfetten hâsıl olan şahsiyet-i maneviyenin iradesi bambaşkadır. Bu irade bir akıldan

Risale-i Nur'dan

Namazı vaktinde kılmaya mâni özürler

"Vakit girdikten sonra uyuyup namazı kaçırmak, haram olmaz ise de tahrimen mekruhtur."Sual: Dinimizde, namazı vaktinde kılmaya mâni olan özürler var mıdır, varsa bunlar nelerdirCevap: Farz ve vacib olan bir namazı kazaya bırakabilmek için, iki özür vardır:

Osman Ünlü

Telefondaki ses

45 yıllık öğretmenlik hayatımda geçmişime dönüp artılarımı ve eksilerimi düşündüm. Vicdan terazimde, bıçak sırtı gibi bir hayattan geçtiğimi hissettim.İlk defa öğretmenlik mesleğine 1979 yılı Mart ayının başlarında başladım ve beşinci sınıfı okuttum. Üç ay okuttuğum öğrencileri o yıl mezun etmiştim. O günlerde nasıl bir öğretmenlik yaptığımı pek hatırlamıyorum. 45 yıllık

Misbah Eratilla

Fare çuvalı teorisi

İnsanlar bazen merâmını kıssa ve hikâyelerle anlatır. Çünkü kıssadan hisse çıkarmak asırlardır bir gelenek haline gelmiş. İşte böyle bir hikâye okuyacağınız. Hem de çok dersler ve hikmetlerle dolu..."Mısır'ın bir köyünde tarım mühendisi olarak çalışan bir adam, Kâhire'ye gitmek üzere trene bindi. Yanına, köyün yaşlı çiftçilerinden biri oturdu. Mühendis, çiftçinin ayakları arasında

Abdülbaki Çimiç

Tarım ve hayvancılığa kısıtlama

Son yıllarda, kanun ve yönetmeliklerde yapılan değişiklikler sebebiyle köylerin sosyal dokusunun bozulduğu; tarım ve hayvancılıkla iştigal eden köylülerin toprağını ekemez, hayvancılık yapamaz hale geldiği, hatta köyünü terk etmek zorunda kaldığını görmekteyiz. Bütün bu badireleri atlatabilen köylülerin bir kısmı ise yaşadıkları bölgenin "maden alanı ilan edilmesiyle"

Siyami Akyel

Ahmet Rasim'in hatıraları münasebetiyle...

Yıllar önce eski gazete koleksiyonları arasında çalışırken Refii Cevat Ulunay'ın "İhtiyarım Şimdi Zevkim Hatıratımdır Benim" başlıklı bir yazısıyla karşılaşmıştım. Yazının içeriğini hatırlamıyorum ama başlığı unutmadım. Hem ses hem anlam olarak hoşuma gitmişti. Belki bir şarkının mısraıydı. Ulunay, musikiye vakıf bir gazeteciydi, şarkı olma ihtimali büyüktü. Çünkü başlığı dikkatle

Alaattin Karaca

Zamanı gelmedi mi

Bazı zamanlarda yapmamız gereken ibadetlerde gevşek davrandığımız olmuştur.Yorgunluk, tembellik gibi sebepler o ibadetin eda edilme vaktini geciktirmeye çalışır. İç dünyamızda bir çatışma hali yaşanır. Bir yanımız "Ezan okundu, hemen kalkıp namaz kılmalısın" der. Diğer yanımız "Daha vakit var. Biraz daha dinlenebilirsin" mesajı verir. Tabiî bu diyalog uzayıp gider. Her

Cenk Çalık

Ağabey diyor ki; Ne bizden rükû, ne sizden kıyam Selâmün aleyküm,...

Son zamanlarda siyaset kazanı, olabildiği kadar kaynamaktadır. Bir tarafta iktidar, diğer tarafta ana muhalefet partisi, siyaset kazanının daha çok fokurdamasını sağlamak için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Hemen belirtelim ki, Aristo'nun dediği gibi: "Siyasetle meşgul olmak istemeyen münevveri bekleyen korkunç bir akıbet vardır. (O da) cahiller tarafından yönetilmektir.

İsmail Müftüoğlu

'Müceddid'ne demektir

Her asırda bir, dîni kuvvetlendiren, bid'atleri yok eden müceddid zâtlar gelir. Bin senede bir gelen müceddidler de vardır."Müceddid", sözlükte tecdîd eden, yenileyen demektir. Mukaddes kitâbımız Kur'ân-ı kerîmden sonra en doğru, en fazîletli, en üstün, en kıymetli kitâb olan Sahîh-i Buhârî

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Herkes dininin adamıdır

"Ben Müslümanım" diyen, kendisine "Sen kâfirsin" dediklerinde, kanı beynine sıçrayan ve bundan çok rahatsız olan herkes dininin adamıdır. Bildiğimiz kadarıyla yaşamaya çalışacağız, her gün yeni şeyler öğrenmeye devam edeceğiz. Hadis kitaplarında Hazreti Ali, İbni Ömer, Haseni Basri, Ebu Hazim gibi değerli zatların sözü olarak kabul edilen kelam-ı kibarda:

Mahmut Toptaş

Evliyâyı ziyâret edenlerin kalpleritemizlenir...

Kabir ziyâreti sünnettir. Haftada bir, hiç olmazsa, bayramlarda ziyâret edilirMuhammed İbnü'l-Hac Billifıki hazretleri Mâliki fıkıh alimidir. Endülüs'te (İspanya) Meriye (Almeria) yakınlarındaki Billifîk'te (Velpika) doğdu. Medrese tahsilinden sonra Kalşâne (Calsena) Mervele (Marbella), Mâleka (Malaga) ve İstibûne (Estevona) kadılıkları yaptı. 771 (m. 1370)'de Meriye'de vefat etti.

Vehbi Tülek

Müslümanın sorumluluk bilinci!..

İnsanlık tarihi boyunca toplumları ayakta tutan en önemli değerlerden biri de hassasiyet yani duyarlılık şuurudur. Hassasiyet; sadece kendi ihtiyaçlarımızı düşünmek değil, çevremizde olup bitenlere karşı da sorumluluk hissetmektir. Bir mazlumun feryadını işitebilmek, bir yetimin gözyaşını fark edebilmek, çevreye verilen zararları kendi geleceğimize verilmiş bir zararlar olarak görebilmektir.

Mehmet Can

Sinek aklı karşısında insanın hali!

Çalışan arılar aralarında bilfiil çalışmayanları barındırmadılar. Kendi aralarında birbirlerini ötekileştirmediler. Gruplaşmadılar, tefrikaya düşmediler. Zaafa sürüklenip zelil ve perişan olmadılar. İş taksiminde sıkıntıya girmediler. Her bir arı kendi işinden başka hiçbir işe karışmadı. Kovan içindeki düzenin bozulmaması için her arı kendi işini sadakatle harıl harıl yapmaya devam etti. Nöbetçi arılar, görevlerini ısrarla sürdürdüler.

İlhan Oral

Allah'ın Nizamı İslâm(38)

c-Demokrasi Teorileri 1-Eski Teoriler *Antik Yunan'dan beri Demokrasi ile ilgili değişik teoriler ortaya atılmıştır. Platon, yönetimde filozof kralların (elit-seçkin) olması gerektiğini ileri sürmüştür. 19. ve 20. yy'da modern elitistler de rekabetçi seçkinciliği (Demokratik elitizm) savunmuşlardır. Modern

Prof. Dr. Yusuf Özertürk

İyileştiren ve hasta eden kelimeler

Kelimelerin yapıcı ve yıkıcı bir gücü olduğu muhakkak. Samimiyet taşıyan, enerjisi yüksek kelimeler sarf edende ve muhatapta yüksek tesir meydana getirir.Oysa samimi olmayan, içeriğine inanmadığınız sahteci kelimeler taşıyanı da sarf edileni de hasta eder. İnsan, ya dile gelen hayat bulmuş kelimelerle ya da sessiz, iç konuşmalarla konuşur. Bazen iç konuşma ile dil ile konuşma

Sebahattin Yaşar

Ailemiz İçin Manevi Korunma Yöntemleri

Nankörlük ve şükürsüzlükten kaçının! Evinizi, ailenizi ve çocuklarınızı korumak istiyorsanız Allah'ın nimetlerine karşı nankörlükten ve şükürsüzlükten kaçının. Çünkü şükürsüzlük ve nankörlük, bela ve musibet kapılarını açan ilk anahtarlardır. Şükürsüz davranan bir topluma, bir eve ve bir aileye ilk uğrayacak olan bela, nimetlerin elden gitmesi, bir anda her şeyin tersine dönmesi ve aman vermeyen bir korku ve huzursuzluktur.

Abdülaziz Kıranşal

Modern tılsım, tükenirken tükenmek(3)

Tüketimin temel referansı markadır. Toplumda hâkim/egemen tüketim kültürü; insanlar ürünün kendisine değil, markasına ihtiyaç duyuyorlar. Ürün üzerinden sahip olunan marka, bir ihtiyacı karşılamıyor. Daha da önemlisi marka odaklı alışverişte sahiplenme sembolik olduğu için sonu gelmez bir açlık duygusunun da oluşmasına yol açıyor. Satın alınan marka bir

Yaşar Değirmenci

Diline sahip olmak...

Kalp yarasının tamiri kolay değildir. Konuşurken dikkatli olmalı, bize söylendiğinde rahatsız olacağımız sözleri başkasına söylememeliyiz...Resûlullah Efendimiz "Dil, kalbin tercümanıdır" buyurmuştur. İnsanın iç dünyasında ne varsa çoğu zaman diline de o yansır. Kalbi temiz, merhametli ve güzel niyetli olan

Salim Köklü

Virüsler ve hayata etkisi

Uzmanların açıklamasına göre, akciğerlere yerleşen Koronavirüs, akciğer hücrelerine girerek onların içinde çoğalır ve zamanla bu hücrelere zarar verir.Üstad Said Nursî bir eserinde şöyle der: "İ'lem ey mağrur, mütekebbir, mütemerrid nefis! Sen öyle bir zâfiyet, acz, fakirlik, miskinlik gibi hallere mahalsin ki, ciğerine yapışan ve çok defa büyülttükten sonra ancak görülebilen bir mikroba mukavemet edemezsin; seni yere serer, öldürür." (Mesnevî-i Nuriye, s. 100)

M. Fahri Utkan

7 Ekim ve Sumud faydasız mı oldu

Bilim dalı ilgili olanların bir kısmı ile ortalığı kaplayıp her telden çalan yorumcuların bir kısmı, "dengesiz güç ve vicdansız dünya var iken ve sonucun zararlı çıkmak olacağı aşikâr iken hem 7 Ekim hem de iki Sumud hareketi yanlış idi, faydalı da olmadı" diyorlar.Yanlış ise doğrusu neydiFaydasız ise faydalı olanı neydiBirincisine bakalım:

Hayrettin Karaman

Bağırsak hakikatini de bağırsak!

Ameliyatımı yapacak Tayfun Hoca ile ilk görüşmemizde takdir ettim, doğrusu. Aceleye getirmeden mevcut durumumu iyice anlamaya çalışıyor.Öncesi bilgileri dinleyip, belgeleri inceledikten sonra aradan geçen vaktin uzunluğunu da hesaba olarak son durumu öğrenmek istedi haklı olarak. Bu sebeple Bilgisayarlı Tomografi (BT), MR ve kolonoskopi yapılması gerektiğini ifade etti.

Mehmet Çetin

Asli Günah

Hıristiyan teolojisi ilk insanlar Hz. Adem ve eşi Havva'nın yasak meyveden yemesinin ardından yeryüzüne gönderilişleri hikayesini daha sonra onun neslinden gelenlerin yani tüm insanlığın bu cürmün günahını taşıdığı şeklinde bir "asli günah" (Orijinal sin) teorisine dönüştürmüştür. Dolayısıyla tüm insanlar bu cürmün günahı ile doğmaktadırlar ki, Hıristiyan teolojisinin bir çok konuda dayandığı temel burasıdır.

Prof. Dr. Mustafa Tekin

"Sultân-ül-ârifîn" Bâyezîd-i Bistâm

"Ey Bâyezîd! Sultân-ül-Enbiyâ'ya olan muhabbetin ve edebe riâyetin sebebiyle, biz de senin edebini ve mertebeni yükseltiyoruz..."Bayezid-i Bistami hazretleri, Silsile-i aliyyenin beşincisidir. "Ârifler Sultanı" diye meşhurdur. Üveysi idi. Kendisinden kırk yıl önce vefat eden İmam-ı Cafer-i Sadık hazretlerinin ruhaniyetinden istifade etti. Son derece âlim, fâdıl ve edip idi...

Ahmet Demirbaş

İşitiyor ve itaat ediyor muyuz

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına uymayı esas almayan bir anlayış, Müslümanlık olamaz. Yaşadığımız olumsuz bütün olaylar, Kur'an ve sünnete uymayan 'faizci kapitalist düzen ve ahlâkına'

İsmail Hakkı Akkiraz

Ayasofya bizim için ne ifade eder

Geçtiğimiz 29 Mayıs günü "belde-i tayyibe"nin feth-i mübîninin sene-i devriyesini bir kez daha şükür ve gururla idrak ettik. Yahya Kemal'in ifadesiyle "Sene-i devriyeler, takvim oyunlarıdır. Ama yine insanın muhayyilesine zevk verir" (Aziz İstanbul, s. 62).İslam tarihinin en önemli hadiselerinden biridir İstanbul'un fethi. Müslüman Türk tarihinin

Mahmut Ay

"Gericilik" ve istismar alanları açmak

Sol görüşleriyle tanınan bir gazete, bir iki hafta evvel İçişleri Bakanlığı'nın, bir yayınevi ile "isteyen personeline" Osmanlı Türkçesini (Osmanlıcayı) öğretmek için protokol imzaladığını okurlarına şikayet ediyor.Ayrıca Millî Eğitim Bakanlığı da, sivil bir vakıfla protokol imzalayarak yaz tatilinde devlet okullarında isteyen ilk ve ortaokul öğrencilerine Kur'ân-ı Kerîm,

İbrahim Ersoylu

Cenneti kaybettiren sessiz hata ne

Çok değerli mümin kardeşlerim; hepimiz yarın toprağın altına girdiğimizde, yani bu dünyadan göç ettiğimizde, mümin olarak gitmek, sırat köprüsünü kolay geçenlerden olmak, amelleri tartılırken sevabı fazla olanlardan olmak ve Allah'ın cennetlerinde bir yer sahibi olmak için yaşıyoruz. Rabbim hepimize bu güzel sonucu lütfeylesin, kolay eylesin.

Nureddin Yıldız

İman peteğini bir bir doldurmalı

"İman, yetmiş küsur şubedir. Onun en üstünü (Lâ ilâhe illallâh) sözüdür; en aşağısı ise yoldan eziyet verecek şeyleri kaldırmaktır. Hayâ da imandan bir şubedir." (Buhari) Yüz ağartacak kaliteli bir çıta bal almak için bal satan dükkânın önünde çerçevelere göz gezdiriyoruz. Bazı çerçevelerin petekleri çok fazla boş olduğu için onlara dönüp bakmadan peteği daha dolu

Ömer Arif

Osmanlı'da kadın vakfiyeleri

Vakfiyeler İslam'dan kaynaklanma birer merhamet hamlesidir. Birer iyilik hamlesidir. Sivil inisiyatifin devletin yükünün bir kısmını yüklenme erdemidir. Osmanlı'da vakfiyeler büyük hizmetleri ifa etmişlerdir. Özellikle Osmanlılar döneminde vakfiyeyi Sultanların eşleri veya valideleri izlemişlerdir. Bu vakfiyeler İslam'ın tevhid şuuruna uygun iş yaptılar. İnsan ayırmadılar. Belli

Nihat Hatipoğlu

İnsan ve düşmanı

İnsanlar olarak yaratılışımızdan günümüze kadar savaştayız! Bu savaşın bir cephesinde insanoğlu olarak biz; karşı cephede ise azılı kovulmuş düşmanımız iblis; yaygın adıyla şeytan! Bu savaşın nedeni, ilk insan ve babamız Adem'in yaratılmasından sonra Allah'ın secde/saygı emrine iblisin/şeytanın karşı çıkması üzerine cezalandırılarak cennetten kovulmasıdır. Evet iblis Allah'ın güç

Mehmet Şerif Cebe

Güçlü Türkiye'yi istemeyenler kimler

Zira o zaman efendilikleri biter, dünyayı sömürmeleri mümkün olmaz! Bu tehditlerin oluşmaması için bütün İslam ülkelerini sömürdüler. Birlik beraberliklerini bozdular. Devletlerini yıktılar. Dün Osmanlıyı bu amaçla onlarca devlete böldükleri gibi sonra da bölünen devletleri bölük pörçük ettiler... Bir direnen İran ve Türkiye kaldı bir de İslam Âleminin utanç vesilesi olan alametifarikası Filistin ve özünde Hamas kaldı.

Nusret Reşber

Acaib sosyal medya

ŞİİRAcaib sosyal medya, ok farklıdır bu dünya, Hakikat değil Hülya, Şahsı yutan heyula. Hem hayırdır hem de şer, Hissiyat şerri seçer, Akıl, kalp hele dur der, Kapılan olur heder. Sosyal medya bir afet,

Mehmet Kovancı

Risale-i Nur'da yer alan "Hadisler" ve kaynakları

Peygamberler sadece vahyi tebliğ eden insanlar değil aynı zamanda onu hayatlarına yansıtarak örnek olan şahsiyetlerdir. Peygamberler silsilesinin son halkası olan Hz. Muhammed (asm) da, Kur'ân'ın ifadesiyle hem "teblîğ"e (Şûra Suresi: 48) hem de "teybîn"e (Nahl Suresi: 44) yani onu açıklamaya memur kılınmıştır. Bu görevi çerçevesinde "hadis" onun sözleri, takrirleri; "sünnet" ise onun fiilleri ve uygulamalarıdır.

Prof. Dr. İlyas Üzüm

Şakîf Kalesi: Bir taştan daha fazlası!

Küçüklüğümüzde tarihi eserlerin memleketler ve orada yaşayanlar için ne ifade ettiğini tam olarak kavrayamadığımızdan Harput Kalesi'ne bakarken yüklendiği manayı, taşıdığı hikâyeleri tefekkür etmezdik. Kaleyi, taşlarla inşa edilmiş bir yapıdan ibaret görürdük; bunun ötesini pek düşünmezdik. Henüz restore edilmemiş odalarına girer; duvarlarına bakar ve o günkü kulaktan dolma bilgimizle

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

TEVHİT HAKİKATİ-1

▪ Tevhidi hayata hâkim kılmak; LÂ İLÂHE İLLÂLLAH (Allah'tan başka ilah yoktur) inancını, sadece dilde bir söz olarak bırakmayıp, bu inancın bütün gereklerini tüm derinliğiyle hissederek HAYATIN HER ALANINA (bireysel, toplumsal, iktisâdi, siyasî...) yansıtmak anlamına gelir... ▪ Bu süreç, ALLAH'IN VARLIĞI, BİRLİĞİ, RUBÛBİYETİ, ULÛHİYETİ VE KANUN KOYUCULUĞU (Tevhit)

Bahaddin Elçi

Sebeplere yapışmak...

Sebebi de, sebeplere güç ve kuvveti veren de Rabbimizdir. İlaç hastalığın gitmesinin sebebidir. İlaca şifayı veren yine Rabbimizdir.Dünyada yaratılan her şey, bir sebebe bağlanmıştır. Rabbimiz dileseydi sebepsiz de yaratabilirdi. Sebebi de, sebeplere güç ve kuvveti veren de O'dur...İlaç hastalığın gitmesinin sebebidir.

M. Said Arvas