Selefîlik: Geçmişi taklit etmek mi, kaynağa dönmek mi

İslam dünyasında "Selefîlik" denildiğinde çoğu insanın zihninde aynı görüntü beliriyor: Geçmişte donup kalmış, yüzyıllar önceki hayat biçimini bugüne taşımaya çalışan, değişime kapalı bir anlayış... Peki gerçekten öyle mi Belki de asıl problem, Selefîliği anlamaya çalışırken "selef" ile "geçmiş" kavramlarını birbirine karıştırmamızdır.

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Kalb-i insanîden hürmet ve merhamet çıksa, akıl ve zekâvet...

On Beşinci MeseleYe'cüc ve Me'cüc hâdisatının icmali Kur'ân'da olduğu gibi, rivayette bir kısım tafsilâtı var. Ve o tafsilât ise, Kur'ân'ın muhkematından olan icmali gibi muhkem değil, belki bir derece müteşabih sayılır. Onlar tevil isterler. Belki râvîlerin içtihadları karışmasıyla, tabir isterler. Evet, "Lâ ya'lemü'l-gaybe illallah"

Risale-i Nur'dan

Nereye gidiyorsunuz

Selman Bey: "Dünyanın kazancı için uykunun kaçmasına değer mi"Bu Koşturma Neden Hak dinler şu hakikatte müttefiktirler: "İnsan bir yolcudur; sabâvetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder."1 Bu hakikat vahye dayanır ve ilahi vahiy insanın serüvenini bu güzergâhla açıklamıştır.

Süleyman Kösmene

Meşveret, şûrâ ve şahs-ı manevî-15 - Meşverette hakikat aranır,...

Soru-5: "Meşveret yapılırken çok kırıcı sözler sarf etmek meşverete zarar verir mi, neticesini etkiler mi"Meşveret esnasında kırıcı, incitici ve tahkir edici sözler söylemek doğru değildir ve meşveretin ruhuna zarar verir; ihlâsı, uhuvveti ve tesânüdü zedeler. Böyle bir üslup, doğru bir fikrin bile tesirini azaltabilir ve meşveretin ruhunu ve bereketini menfî yönde etkileyebilir.

Abdülbaki Çimiç

Haz ve hız çağında insan kalabilmek

Tuhaf zamanlarda yaşıyoruz. Hiçbir şey kararında kalmıyor, hızla değişiyor. İnsanlık zıtlıklar arasında savruluyor.Risale-i Nur kongresinde vurgulanan şu esaslar haz ve hız çağında insan kalabilmemize katkı sunabilir. Yeniden hatırlayalım. 1. Ey insan! Yavaşla biraz ve kendine şu soruları sor: Neciyim Nereden geliyorum Nereye gideceğim Bu dünyadaki vazifelerim nelerdir Öldükten sonra ne olacak

M. Said Zeki

Şehir, kolektif hafıza ve Yahya Kemal

Yahya Kemal, bir şehir şairi! Daha kestirme söylersek, İstanbul'un şairi. Çünkü şiirlerinin merkezinde İstanbul var. Ama hangi İstanbul'un ya da hangi şehir toplumunun şairiBu soruya şehirleri iki döneme ayırarak cevap verebiliriz. İnsanlar, yerleşik hayata geçtiklerinde başlangıçta 'geleneksel şehir'ler kurmuşlardı. Söz konusu şehirlerin üretim ve tüketim

Alaattin Karaca

Hocalığımdan utandım

Yetmiş beş yaşında bir hanımefendi, arkadaşlarıyla konuşurken, "Daha ilkokula gitmediğim bir zamanda yolda oyun oynarken yerde beş lira buldum. Dünyalar benim oldu, hemen arkadaşımla bakkala koştum "Bana şeker ver" dedim ve beş lirayı uzattım. Bir kese kâğıdına şekerleri koydu, paranın üstünü de verdi. Arkadaşımla birlikte yemeye başladık, doyduk ama şeker bitmedi.

Mahmut Toptaş

Vehhâbilik ve temel görüşleri

Hicri ikinci asırda İslâm âlimleri, hadis, fıkıh ve tefsir gibi ilimleri sınıflandırmaya ve tedvin etmeye başlamıştır. Hicri üçüncü asırda ise İslâmî ilimler, disiplin haline gelmiş, metodolojisi (usulü) belirlenmiş, temel kaynaklar yazılmaya başlanmıştır. Hicri dördüncü asırda bazı Hanbeli âlimleri "Kitab'a ve Sünnet'e dönüş" iddiasıyla sistemleşmeye başlayan

Siyami Akyel

Ağabey diyor ki; İnsanı değeryap kılan cismi değil, ruhudur

İnsanı değeryap kılan bedeni, cismi değil, ruhudur. Hz. Mevlana bunu; "İnsanoğlu nefsine dön, nefsindeki faziletleri ikmale çalış. Çünkü sen cisminle değil, ruhunla insansın" ifadesiyle açıkça ortaya koymuştur. Bu sebeple toplumun düzelmesi için insanlar 'Önce Ahlak ve Maneviyat' örtüsüyle örtünmeli, ahlak libasını giymelidir. Toplum bu ana kuralı göz ardı ettiğinden, toplumda her türlü rezalet çoğalmaktadır.

İsmail Müftüoğlu

Gıybet tuzağı

Günlük hayatta en çok karşılaştığımız ve rahatlıkla işleyebildiğimiz günahlardan birisi de gıybettir. Gıybet (dedikodu) sözlükte: Arkadan çekiştirmek. Hazır olmayan birisinin aleyhine konuşmak. Birisinin gıyabında hoşuna gitmeyen bir şeyi söylemek, olarak açıklanır.İnsanların savunma mekanizması "Biz olan şeyleri konuşuyoruz, kendisi burada da olsa söyleriz" şeklindedir. Hâlbuki

Ahmet Özdemir

Allah'ın varlığının aklî delilleri- 15

Geçtiğimiz hafta, Allahü Teâlânın varlığını isbat eden "Bilgi ve Şuur Delili"ni ele almış idik. Bu hafta ise, "Çokluk İçinde Birlik Delili"ni incelemeye çalışacağız inşâallahü teâlâ. "Çokluk İçinde Birlik Delili", kısaca şudur: Kâinatta milyarlarca farklı tür bulunmaktadır. Bunların yapıları

Mehmet Can

Okullar açılmışken...

Tatlı, neşeli ve faideli bir içtimaî mesele: Okulların açılması ve eğitim ve öğretime başlanılması.İnsan hayatının neredeyse üçte biri, okullarda devam eden eğitim ve öğretimle geçiyor. Zamanında pek kıymeti bilinmeyen, fakat daha sonra kıymeti anlaşılan, ah u vah dedirten bir gerçektir okul hayatı. Ne olursa olsun, kim olursa olsun, herkesin merak ettiği

Rifat Okyay

"Sen kendini bir şey mi zannediyorsun" demek, ne demektir

"Sen kendini bir şey mi zannediyorsun" demek, aslında "Ben kendimi bir şey zannediyorum." demektir. Belli ki, kendini 'bir şey' zanneden başkalarını hiçbir şeye benzetemiyor. Kendini beğenen kimseyi beğenmiyor. Bu, kibirden başka bir şey değildir.Oysa her insan bir şey değil, çok şeydir. Kendini ve muhatabını okuyabilen aslında âlem içinde âlemler olduğunu fark

Sebahattin Yaşar

Her şeyi sen mi yöneteceksin

*Nefsimedir hitabım, ya da nefsim gibi nefsi olana!Hey dost! Bilirim, nefsim her alanda kendini göstermek ister ve hem de en masum ve meşru gerekçelerle. Bir yerde hizmet mi var, benimki hemen orada; buraya kadar güzel ama gel gör ki bizim nefis, fren tutmuyor. Orada da müdahil, orada da lokomotif, orada da her şeyden sorumlu genel müdür, mübarek!

Mehmet Çetin

Zübeyir Gündüzalp'in Urfa günleri

Zübeyir Gündüzalp İslâhiye PTT'sinde altı-yedi ay görev yaptıktan sonra Bediüzzaman'ın isteği üzerine Urfa'ya tayinini çıkarmaya çalıştı.Önce Adana'ya bağlı Feyzipaşa PTT'sinde bir süre çalıştıktan sonra Urfa'ya tayinini çıkardı. Zübeyir Gündüzalp Urfa'ya gelirken PTT müdürü onu garajda karşılayarak postaneye getirdi. Sonra birlikte dershaneye gittiler.

Misbah Eratilla

Kur'an'la yol yürümek

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Türkiye'de siyasetin gündeminde, yine seçimler var. Herkes, seçim ne zaman yapılacak diye birbirine sorup duruyor. Gerçek şu ki, insan hayatının her gününde seçim yapılıyor. İnsanlar her gün, hak ile batıl arasında

İsmail Hakkı Akkiraz

Bir Müslüman'a "Kâfir" demeden önce iki kere düşünün!

İnsanların dinden çıkıp çıkmadığını, mezhep değiştirip değiştirmediğini veya Ehl-i Sünnet olup olmadığını sorgulamak ciddi bir sorumluluktur. Bir hatayı düzeltmek, hatalı gördüğümüz kişiyi dışlamaktan daha büyük bir görevdir. EŞİNİN DİNDEN ÇIKTIĞINI DÜŞÜNENLERİN SAYISI ARTIYOR İslam toplumunda zaman zaman eşlerden birinin diğerinin söz veya davranışlarından dolayı,

Nureddin Yıldız

Cemaatte rahmet, ayrılıkta azap vardır-8

Muhterem kardeşlerim! Bu benim dost doğru yolumdur. Doğru yoldan sapmayıp bu yola sarılmalıdır. Adam Şimit'in ortaya koymuş olduğu yolun etrafında toplanmış versiyonları ya da Karl Marx'ın ortaya koymuş olduğu sistemde toplanmış olsun, biri sağda kalsın biri solda kalsın, ne fark eder, sonuç itibariyle biri sağdan uçuruma yuvarlanmış belasını bulmuş, biri soldan uçuruma yuvarlanmış belasını bulmuş olur, Rabbim muhafaza buyursun.

Ömer Arif

Allah'ın izin verdiği büyük şefaat

EBU Hureyre anlatıyor: Resulullah buyurdu ki: "Kıyamet gününde insanların efendisi benim. Bu da neden biliyor musunuz Allah Teâlâ gelmiş gelecek bütün insanları düz bir yere toplayacak. Orası, insanlara bakan kimsenin hepsini görebileceği, onlara çağıranın hepsine sesini duyurabileceği bir yerdir. Güneş onlara yaklaşacak,

Nihat Hatipoğlu

Cizre hatırası ve bir telefonun düşündürdükleri

Hayatta bazen uzun nutuklardan daha tesirli dersleri kısa yolculuklar verir. İnsan, bir otobüste, bir bekleme salonunda veya bir çay molasında ömür boyu unutamayacağı ibretlere şahit olabilir.Yıllar önce kamuda görev yaptığım dönemde, denetim maksadıyla Şırnak'ın Silopi ilçesine gitmiştim. Dönüşte, Cizre'deki (el-Cezire) gönül dostlarımı ziyaret etmeyi ihmal etmedim.

Rüstem Garzanlı

Müdafaa olmasaydı...

"Müslümanların tarihi" dediğimizde pek çok insan, bu tarihin Hz. Peygamber ile başladığını düşünür. Oysa Müslümanların tarihi, Allah'ın ilk peygamberi görevlendirmesine kadar uzanan bir zaman dilimini kapsar. Buna göre tarihteki hadiseler ve bugün şahit olduklarımız, birbirlerinden bağımsız, irtibatsız ve alakasız olaylardan ibaret değildir. Bugün yaşadıklarımız ve şahit olduklarımız,

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Okul saldırıları

Sıkça düşünüyorum, tren kaçtı mı acaba Bazı şeylerin geri döndürülemeyeceği kritik eşiği aştık mı acaba Her şey bozulurken sadece seyrettik miTürkiye, yakın tarihte yaşadığı okul saldırılarının travmasını henüz atlatamamışken okulların açılmasının henüz ikinci haftasında yeni bir saldırıyla sarsıldı. Saldırgan yine bir çocuk, henüz on beş yaşında. Ne oluyoruz Karıncanın hukukunu gözetmeyi emreden bir inancın mensuplarının yetiştirdiği çocuklar nasıl bunlar olabilir

Ahmet Dursun

Çocuklarımıza Siyonizm'i tanıtma nasihati

Bak evladım! Şimdi sana âlemlerin Rabbi olan Allah'ımızın "Sizin en şiddetli düşmanınızdır" diyerek biz Müslüman kullarını uyardığı düşmanı tanıtacağım... Yavrucuğum! Senin mücahid dedelerin yüzyıllarca bu anlatacağım düşmanla savaştı. Şimdi baban da bu zalimlerle uğraşıyor. Ve gün gelecek sen de bu düşmanla mücadele edeceksin.

Abdülaziz Kıranşal

İnsan kayması

İnsan içinde yaşadığı zamanın, toplumun kültürünü veri olarak alıp geçmiş ve geleceğe de bu yönde bakma eğilimindedir. Hatta kendi kültürünü mutlaklaştırıp merkezileştirmek açık ve örtük eğilim haline gelebilmektedir. Bu durum insanlığın baştan beri devam eden evrensel sorunlarını görememe; geçmiş ile gelecek arasında benzerlikler kuramama gibi bir problemi birlikte getirmektedir.

Prof. Dr. Mustafa Tekin

Nevşehir'de yanan yeni bir Nur lâmbası

Yapılan bir davet üzerine 13 Eylül 2026 tarihinde Nevşehir iline gittik. Uzun bir aradan sonra ziyaret ettiğimiz Nevşehir, gerçekten iman hizmetleri bakımından bir hayli mesafe almış. Çok katlı bir hizmet binası yanında hanımlara ait dershaneleri ile birlikte bütün gayretleriyle çalışıyorlar.Bu sefer gidişimiz, yeni bir dershanenin açılışı için oldu. Nar kasabasında açılacaktı. Nevşehir'deki

Sami Cebeci

11 Eylül'ün ardından: Çeyrek asrın siyasi mirası

Tarihte bazı hadiseler yalnızca yaşandıkları dönemi değil, sonraki yılların siyasî ve kültürel iklimini de değiştirir.Fransız İhtilâli hürriyet ve demokrasi düşüncesinin yayılmasına zemin hazırlamış; Birinci Dünya Savaşı imparatorlukların çözülmesine, otoriter ve totaliter rejimlerin güç kazanmasına yol açan şartları doğurmuştu. İkinci Dünya Savaşı ise otoriter rejimlerin büyük yıkımını ortaya

Hasan Güneş

Mamehuran hırsızlarını tevbekâr eden sır

Bediüzzaman Said Nursî'nin Münazarat adlı eserinde geçen Mamehuran aşireti ve Şeyh Ahmed kıssasını, günümüz İslâm cemiyetinin sosyo-psikolojik ve manevî durumuyla manidar bir şekilde irtibatlandırabiliriz.Mamehuran aşiretinde hırsızlık çoğalınca aşiret istişare ediyor. "Herkes kendi malına sahip çıksın, malını korusun" diye karar alınıyor. İş sadece çoban ve köpeklere kalmayınca

Mehmet Kovancı

Ahlâkı Kur'an'dı

Vakit Devr-i Cehaletti. Aman Allah'ım! Asır ne acayip asır, zaman ne kötü zamandı. *** O devirde insanların payına düşen hüzündü, hicrandı, gamdı. *** Toprağı sulayan yağmur değildi, bilakis göz yaşıydı , kandı. *** Arzdan arşa yükselen ağıttı, iniltiydi hep feryad-ü figandı.

Bülent Acun

Görünmez itaatin mimarisi - Beşinci Şua-Beşinci Mesele: Küçük...

Bediüzzaman Said Nursî'nin "hâkimiyetleri nispetinde birer küçük padişahlık tasavvur eder" tespiti, mevcut dünya sisteminin küresel iktidar hiyerarşisini olağanüstü bir isabetle tarif eder.Mevcut dünya sistemi tek bir dehşetli figür üretmek yerine; birbiriyle rekabet eden ama aynı mantığı paylaşan bir "küçük tanrılar panteonu" kurmuştur. Bunların her biri kendi etki

Mustafa Eren Bozoklu

Cemaatlere operasyon -2

Çok zor günlerden geçiyoruz.Dinî hayat yaralandığında, dinî hizmetler aksadığında fert ve toplumun nasıl hızlıca bozulduğunu, problemlerin büyüdüğünü göremiyor muyuz Ne yazık ki son seneler, sivil dinî hizmetlerin en çok yara aldığı seneler oldu. Tabiî bunda 15 Temmuz'un büyük tesiri var. Bu hadise, bazı insanların cemaatlere bakış açısını da değiştirdi. Cemaatlere kötü gözle bakılmaya

Osman ZENGİN

Kin

İnsanların zayıf taraflarını hedef alarak onları zayıf noktalarından vurmak için çaba harcayan kar; fırsatını buldular mı neşteri saplamaktan bir an geri durmazlar! Bu canavarları bu hinlikten alıkoyacak ya da onlara engel olabilecek bir durum akıllarına gelmez; kincilikten gözleri kör olmuş, vicdanları kararmıştır. Merhamet denen duygu onların kitabında yazmaz! Gözleri kesti mi harekete geçerler

Mehmet Şerif Cebe

Din âlimleri ve siyasî mesaj

Toplumda dinî kıyafet ve şekliyle arz-ı endam eden, kendine has bir üslupla dinî konularda konuşan, medyada da çok sayıda takipçisi olan bir zatı muhterem, halkın hür iradesiyle seçtiği Üsküdar Belediye Başkanlığının siyasî oyunlarla iktidar partisine geçirilmesini sosyal medyada paylaştığı akla ziyan bir mesajla kutladı.İstanbul Büyükşehir Belediyesinin aynı yolla kurtarılmasını temenni etti.

İbrahim Ersoylu

Bir ayıyı uyandırmanın cezası

Evet zamansız uyandırılmak her bünyeye zarar verebilir. Hiçbir canlı da bunu istemez.Hatta biz insanlar en sevdiğimiz kişiler de olsa telefon sesiyle uykudan uyandırıldığımız zaman en azından "Bu saatte inan aranır mı" diye sorarız. Evet gürültü çağımızın bir problemi, araç gürültüleri, her türlü makinelerden kaynaklanan gürültüler insanları ciddi rahatsız etmektedir. Taşkın Tuna,

Cevat Çakır

Değerli sözler

En sağlam kale ailedir.Osman Yüksel Serdengeçti bu hususta şöyle der: Hasan el-Bennâ'dan kitap yazması istenince, "Kitap yazarsam, okunup okunmayacağı, okunursa yaşanıp yaşanmayacağı belli değil, ancak kitaba vereceğim mesaiyi canlı kitap olabilecek 100 öğrencinin yetiştirilmesine vermek istiyorum. Bunlar, İslâm'ı yaşayacak ve yayacak" demiştir. Merhum, iki hayırdan en hayırlı olanı tercih etmiştir.

Halil Elitok

Aile kalesi tehdit altında-2: Boşanmak basit bir mesele mi

Boşanmak... Bu kelimeyi sarf etmek dahi bizleri menfî yönde etkiliyor ve içimizi burkuyor değil miHer ne kadar hoşlanmadığımız bir kelime olsa da hayatın en acı gerçeklerinden biri. Maalesef boşanmalar son yıllarda oldukça artmış durumda. TÜİK tarafından açıklanan resmî istatistiklere göre 2025 yılında evlenen çiftlerin sayısı 552 bin 237 iken ne yazık ki 193 bin 793 çift de boşanmıştır. Bu

Said Yüksekdağ

Suya sabuna dokunan yazılar

"Suya sabuna dokunmak" ifadesi, aslında risk alan, konforu bozan ve hakikati dile getiren metinler için kullanılır. Yani kimseyi rahatsız etmeyen değil; bilakis rahatsız ederek düşündüren yazılardır. Bu yazılar, toplumsal sorunlara değinir, yanlışı açıkça eleştirir, menfaat, çıkar, adaletsizlik gibi konulara girer. Hem yazanın, hem okuyanın konfor alanını sarsar.

Yasemin Yaşar

Risale-i Nur, iman eğitimi kılavuzudur

Kendimizi olduğu kadar çocuklarımızı, öğrencilerimizi ateizm, deizm, agnostisizm gibi çıkmazlara savrulmaktan uzak tutmak için "tam bir tahkikî iman eğitim programı" olan Risale-i Nur'u okumaya, anlamaya, yaşamaya ve muhtaç olanlara ulaştırmaya çalışmak zarurî görünüyor.Görüş - Bilimsel bilginin iman temeline oturması Risale-i Nur

Prof. Dr. İlyas Üzüm

"Çağ ile doğru ilişki kurmak"

Bütün dinler, felsefî öğretiler aslında 'iyi'nin yanında, 'kötü'nün karşısında olmayı ister. Kur'an-ı Kerîm'de bu ilke "emr bi'l-ma 'rûf, nehy eni'l-münker" tabiriyle 24 defa geçer. Fakat pratikte bu ilkeyi uygulamak ancak kısmen mümkün olabiliyor. Galiba iyilik için çalışmamız, karıncanın hacca gitmesine benzer. Yolculuğu bitiremesek bile, o yolda ölmek de bir İslâmî, insanî sorumluluk ve onurdur.

Mustafa Çağrıcı

En büyük farz vazife-3- Çare: Tesanüd-ü imanî

Bugün öyle ittifaklara ihtiyaç vardır ki bizi Amerika ve Avrupa karşısındaki zilletlerden kurtarsın.Âlem-i İslâm bir asrı aşkın zamandır bu dağınıklığın bedelini ödemektedir. Kim bu zilletin izalesine vesile olursa, her iki dünyasını da mamur eder. Gazze'de yaşanan vahşet karşısında vicdanlar sızlıyor. Hatta gayrimüslimler bile tepki gösterirken, Müslümanların bir kısmının sessiz kalması insanı derinden yaralıyor.

Şemseddin Çakır

Bediüzzaman'la bahar geldi Barla'ya

Barlalıların hallerine âşinâ oldu Bediüzzaman. Zikir menzili olan çınar ağacı, hitap kürsüsünü andıran katran ağacı, tenezzüh zemini olan çam ağacı hep ona kol kanat gerdi. O her gelişinde müşfik sineyi andıran dalları arasında yer verdiler.Yüz yıl önceydi. Memleketin her yerinde olduğu gibi Barla'da da kış mevsimi çok soğuk ve kurak geçmişti. Bahar yaklaştığı, cemreler

İslam Yaşar