40 açıdan camilerimiz

-Camilerimiz; Üstad Cemil Meriç'in ifadesiyle "İdrakimize giydirilen deli gömleklerini" çıkartıp "en hayırlı elbise" olan "Takva" elbiselerini giydiğimiz bir şuur kaynağıdır. - Camilerimiz; huzura geldiğimiz aradıklarımızı bulduğumuz huzur ve huşu ile dolduğumuz ibadethanelerimiz. - Camilerimiz; tek bir elde, beş hak dinde kardeş olduğumuz uhuvvet meskenlerimiz.

Bülent Acun

Üç dinin inanç esasları

İlahi dinlerin hepsi, insanlar tarafından bozulmadan evvel, inanılacak şeyler bakımından birbirinin aynı idi.Sual: Zamanımızda isimleri devam eden üç ilahi dinin inanç esasları hep aynı mı idiCevap: Allahü teâlânın var ve bir olduğunu bildiren ilahi dinlerin hepsi, insanlar

Osman Ünlü

"Cebindeki fermânıçıkar!"

Konya'da dünyâya gelen Seyyid Ebül Vefâ hazretlerinin kabr-i şerîfi İstanbul'un Vefâ semtindedir.Bu zât, bütün talebesiyle birlikte Bağdat'tan çıkıp yurduna dönmeye karâr verdi.Hazırlıklarını yaptı...Gidip gemiye bindiler.Sultân da uğurlamak için rıhtıma gidecekti.

Abdüllatif Uyan

Söylem İslâm'ından eylem İslâm'ına

Bugün toplum olarak en çok muzdarip olduğumuz meselelerden biri, söylediğimiz ile yaşadığımız arasındaki derin uçurumdur. Dini anlatmak, ahlaktan söz etmek, doğruluk ve adalet üzerine güzel cümleler kurmak kolaydır. Asıl mesele, bütün bunları hayatımıza taşıyabilmektir. Çünkü İslâm sadece dille ifade edilen bir inanç değil; hayatın her alanına yön veren bir ahlak, adalet

Prof. Dr. Ahmet Tekin

Kadın-erkek ilişkilerindeki sınırlar

İslâm, kültürel, siyasal, ekonomik ve hukuksal alanlara ilişkin düzenlemeler getirmiş; sosyal yaşamın her alanını, her aşamasını kontrol altında tutan bir din olarak ortaya çıkmıştır. İslâm'ın bu bütüncül yapısı, onun sadece ibadet ve ahlâka ait hükümler getirmediğini, kültürel ve toplumsal yapıyı düzenlediğini, hayatın her alanına müdahil olduğunu ve siyasal bir düzen (sistem) önerdiğini göstermektedir.

Siyami Akyel

İnsaniyet, iman ile insaniyettir

DÖRDÜNCÜ NOKTAİman, insanı insan eder; belki insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi iman ve duadır. Küfür, insanı gayet âciz bir canavar hayvan eder. Şu meselenin binler delillerinden yalnız hayvan ve insanın dünyaya gelmelerindeki farkları, o meseleye vâzıh bir delildir ve bir bürhan-ı katı'dır. Evet, insaniyet iman ile insaniyet

Risale-i Nur'dan

"Bu kızın yetmişbin kişiye şefâat edecek"

Basra'da yaşayan ve çok fakir olan İsmâil Efendi'nin üç kızı vardı. O gün, bir kızı daha dünyaya gelmişti. Adını Râbia yani "Dördüncü" koydular...İsmâil adındaki salih bir zatın üç kızı vardı. O günlerde bir çocuk daha bekliyorlardı. Nihayet beklenen gün geldi ve hanımı nur topu gibi bir kız çocuğu daha dünyaya getirdi. Adını Râbia yani

Ahmet Demirbaş

Allah'tan hayırlısını istemek

Fehime Hanım: "Hasta ve yatalak olanlar için iki hayırdan birini ver (şifa veya ölüm) diye dua etmek ne kadar uygundur. Ölümü de hayır olarak biliyoruz."Hayırlısını İstemek Hastalık, yaşlılık, musibet ve ölüm gibi hayatın nice halleri vardır ki bizler eli bağlı halde, duadan başka elimizden bir şey gelmeyecek durumda bulunuruz. Doktor, ilaç, eczane vesaire başvurduğumuz sebepler vardır. Ama Allah dilemezse nafile!

Süleyman Kösmene

"Allah, sizin için kolaylık diler"

Resûlullah Efendimiz buyurdu ki: "Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz."Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd'da doğdu. 328 (m. 940)'da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:Enes bin Mâlik (radıyallahü anh), Resûlullah Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu rivâyet etti:

Vehbi Tülek

Şirk-i Hafî -1

Bu makalemi şirke tahsis etmemin sebebi, bilhassa son zamanlarda bu illetin çok sistematik ve sinsîleşerek sosyal ve İslâmî hayatımızı zehirleyip tehlikeli boyutlara gelmiş olmasıdır.Bu meseleyi Allah'ın (cc) izin ve nusretiyle doğru teşhis ederek bu yaraya merhem sürmek istiyorum. Gayret bizden, nusret Rabbimizden. Bilindiği gibi şirk: Allah'ın (cc) yerine konan her şeydir ve İslâmî itikada göre başlıca ikiye ayrılır:

Şemseddin Çakır

Sizi uyanıklar sizi

Maddeye karşı uyanık olanlar, daneyi görüp de tuzağı göremeyen kuşlar gibidirler. Hazineyi görüp yılanı göremeyen hazine avcıları gibidirler. İnciyi görüp köpek balığını hatıra getirmeyenler gibidirler. Nemrut'a bu dünya saltanatı perde oldu, perdenin arkasındaki ebedi cehennem ateşini göremedi ve oraya düştü. İbrahim

Mahmut Toptaş

İslam'da hilafet, imamet ve siyaset-i adile -2-

İslam cemaatinin başında HAK üzere sevk ve idare eden bir liderin, bir halifenin bazı şartları haiz olması gerekir. BİR HALİFEDE BULUNMASI GEREKEN TEMEL ŞARTLAR Peki, herkes halife veya lider olabilir mi İslam fıkhında halife olacak kimsede aranan sarsılmaz şartlar belirlenmiştir: 1- Müslüman olması: İslami bir yönetimin başında ancak İslam'a inanan bir kimse bulunabilir.

Ömer Arif

İnatçı çocuklara nasıl davranmalıyız Anne babalara hayatî tavsiyeler...

Çocuk yetiştirmek, yalnızca doğruyu ve yanlışı öğretmekten ibaret değildir. Her çocuk, farklı bir karaktere ve mizaca sahiptir. Aynı ailede büyüyen çocukların dahi birbirinden farklı olması son derece doğaldır. Bu nedenle çocuklarımızı birbirleriyle kıyaslamak yerine onları anlamaya çalışmalıyız. Özellikle inatçı çocuklarla iletişim kurmak anne ve babalar açısından zorlayıcı olabilir. Ancak

Nureddin Yıldız

Büyüklerden sarsıcı uyarılar

HALİD Bağdadi der ki: Nice küçümsenen insan gördüm. Ahireti iyi olmayacak sanılırdı. Onların derin bir iman içinde can verdiğini gördüm. Son nefeste iyi olacağı sanılan nice ilim, irfan, amel ve nesep sahibi insan gördüm ki son nefeste berbat hâlde Allah'ın huzuruna gittiler. Büyükler şöyle dediler: "Mütevazı günahkâr tövbeye yakındır. Kibirli kişi ise tövbeye uzaktır."

Nihat Hatipoğlu

"O saydığın paralar kimin"

"Elindeki paranın kime kısmet olacağı belli değildir. Ölürsün, vârislere kalır. Kaybedersin bulanın olur. Çaldırırsın başkalarına kalır..."Hiçbir insan, akıbetinin ne olacağını bilemez, kendisini hangi sıkıntıların beklediğinden haberi yoktur. Bütün insanları dört yağma bekliyor:Azrâil aleyhisselâm ve ona yardımcı olan melekler ruhumuzu yağmalayacak...

M. Said Arvas

Ağabey diyor ki sevgi anlayana gülzar, anlamayana mezardır

Bugün sevgi ile ilgili makale yazıp, sevgiyi tarif ederek, huzur bulmaya çalışalım. Böylece gönülleri hareketlendirelim. Bize göre: · Sevgi; karşılıksız vermektir, muhabbeti hedefine ulaştırandır. Gönül dalgalarını, limanında barındırandır. Taşkın olmayan, selamete ulaştırandır. · Sevgi; hazzın ötesinde yaşatandır, buluşturandır. Halvet ateşini yakandır. O'na varmak için çırpınmaktır. Zoru kolaylaştırandır. Dil işi değil, gönül işidir.

İsmail Müftüoğlu

Aksa Tufanı'nın üçüncü yıldönümünde ortaya çıkan gerçek: Gazzeli...

İsrail'in Gazze'de kullandığı "Açlık Silahı", başta Emekli Tuğgeneral Giora Eiland olmak üzere İsrailli generallerin ortak kararı olarak başladı. Şeytan Ordusu'na akıl veren Eiland'a göre "Generallerin Planı"nın özü şuydu: "İsrail, Gazze'de insani bir kriz çıkarmalıdır. İsrail Gazze'yi yaşanmaz hale getirmelidir. Gazze hep harap kalmalıdır ve

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Neyi kaybettiğini hatırla!

Ahlak yoksa, namaz yoksa, haram-helal hassasiyeti yoksa, kul ve kamu hakkı bilinci yoksa, ana-babaya hürmet, eşe nezaket yoksa, dili gıybet ve iftiradan, gözü haramdan, kalbi hasetten, mideyi haksız kazançtan, cebi faizden korumak yoksa, hangi partiden, cemaatten ve tarikattan olursanız olun sonuçta kaybedenlerden olacağınızı asla unutmayın! Çünkü yaşanmayan ve yalnızca ideolojik

Abdülaziz Kıranşal

Batı Anadolu sürgünü öncesi - 2

1922'nin sonlarında Ankara'ya gittiğinde, Meclis'te milletvekilleri tarafından resmi bir törenle karşılanan Said Nursî, Ankara'da atmosferin beklediğinden farklı olduğunu, özellikle Milletvekillerinin büyük bir kısmının dini ibadetlere karşı lakayt olduğunu görerek 10 maddelik bir beyanname yayınladı.Beyannamede özetle, "Siz büyük bir zafer kazandınız ancak bu zaferi Allah'a

M. Fahri Utkan

Aile saadetinin sırları

Saadetli aile; kusursuz insanların değil, birbirinin kusuruna sabreden, gönül alan, hakkı gözeten ve sevgisini davranışlarıyla gösteren insanların yuvasıdır.Aile saadeti, yalnız aynı çatı altında yaşamak değil; eşlerin birbirine güven, şefkat ve güzel ahlakla bağlanmasıdır. Huzurlu bir yuvanın temeli, insanın dışarıdaki kimselere gösterdiği nezaketi

Hasan Yavaş

Sekülerleşme yanılgıları

Türkçe'ye dünyevileşme şeklinde çevrilen sekülerleşme, gerçekte insanın bütün ereğinin ve referansının "dünya" haline geldiği bir durumu tanımlamaktadır. Sekülerleşme bireyselleşme ve modern ulus-devlet ile birlikte modernizmin temel ayaklarından birisidir. Modernitenin erken zamanlarından itibaren sekülerleşmeye dair teori; din ile modern dünya arasındaki

Prof. Dr. Mustafa Tekin

İdeolojik devlet yönetiminin ürettiği 'dindar' figürü

Öncelikle belirteyim ki, ülkemizde dinini samimiyetle yaşayan çok büyük bir kitle var. Ve her vatandaş gibi onların da hukuk ve adalet ölçüleri dâhilinde çalışıp kazanma, ülke imkânlarından yararlanma hakları, milletimizin kalkınmasına katkıda bulunma sorumlulukları var.Ancak -gündemdeki fon vurgununda olduğu gibi- şimdilerde bazı -sözde- "İslâmî" kesimler, '

Mustafa Çağrıcı

Siyaset ve ahlak

Bismillahirrahmanirrahim Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimiz'e, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz. Son günler en fazla konuşulan meselelerin başında siyaset ve ahlak konusu geliyor. Âlimler, ahlak ile siyaset ilişkisini, siyaset ilmi içinde ele almışlardır. Siyasetin ve siyasetçilerin, güzel ahlak, adalet, liyakat,

İsmail Hakkı Akkiraz

Mağrib namazında

Dokuzuncu söz, kalben, ruhen ve fikren ne hoştur ve ne güzeldir. Namaza duranın sadece cismimiz olmadığını, bütün latifelerimiz olduğunu gösterir. Vakti bizimle, bizi vakitle konuşturur.Vakitten geleni bize getirir, bizi vaktin içerisine götürür. Zamanı o vakitte durdurur, zamanı dinletir, zaman ile söyleştirir. Hiç yakalanamaz sanılan zamanı bize yakalatır, bizi ise zamanın anlamına bırakır.

Hasan Koç

İnsan vücudu Cehenneme nasıl dayanacak

Her bir insan kendi iradesiyle gelmediği bu dünyadan, yine kendi iradesi dışında bir kudret tarafından başka âlemlere sevk edilmektedir. Ölüm gerçeği bu sevkiyatın adıdır. Ve bu hakikatten hiç kimsenin kaçma şansı yoktur.Cenab-ı Hak tarafından imtihan edilmek üzere gönderildiğimiz bu dünyada, insanlar mü'min, münafık ve kâfir olarak üç kısma ayrılır. İman hakikatlerine inanmak hususunda

Sami Cebeci

Latif Salihoğlu'na Allah rahmet eylesin

ŞİİRHayatını Nurlara vakfederek yaşadı, Nurlar'ın mesleğinden, meşrebinden şaşmadı, Nurculuk konusunda haddini hiç aşmadı, Nurlar'ın mecrasında bir sel olup taşmadı. Nurlar'ı kâfi gördü, tevile hiç sapmadı, Şahsî kanaatini Nurlar'a hiç katmadı,

Mehmet Kovancı

Tövbeyi geciktirmemeli

Günâhtan sonra hemen tövbe etmek, farzdır. Tövbeyi geciktirmek de büyük günâhtır. Bunun için de, ayrıca tövbe etmek lâzımdır.Allahü teâlânın emirleri olan farzları ve vâcibleri yapmamanın günâhı, ancak kazâ etmekle affolur. Her günâhın affı için kalple tövbe etmek ve dille istiğfâr etmek, yalvarmak ve bedenle kazâ etmek lâzımdır. Yüz kerre tesbîh etmek; yâni

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı

Bizlere düşen vazifeler

En mühim mesele olarak okula giden çocuklarımızla alakadar olmak, onlarla hakkıyla ilgilenmek lazımdır...Okulların yoğun ders programları arasında evlatlarımız manen ezilip gitmektedirler... Verilen derslerin yazılmasında yardımcı olmak elbette ki anne, baba ve diğer aile fertlerinin de bir önemli vazifesidir... Bu vazifeleri yerine getirirken çocukların

Rifat Okyay

Sormadan söyleme...

Bazı sözler vardır söylendiği anda sıradan görünür, fakat yıllar geçtikçe insanın zihninde daha derin bir anlam kazanır. Benim için böyle bir söz, 1968 yılında yaptığım bir tren yolculuğunda söylendi.O yıllarda İstanbul'dan Kurtalan'a, Kurtalan Ekspresi ile gidiyordum. Sivas civarındaki bir istasyonda yaşlı, sakallı, elinde kalınca bir baston bulunan bir adam kompartımanımıza geldi. Selâm vererek oturdu.

Rüstem Garzanlı

İsmet Özel'in şiirinde sosyalist ideolojinin izleri

İsmet Özel, 1974'te "Diriliş"te "Âmentü" şiirini yayımlayıncaya kadar 1960 kuşağının Toplumcu-Gerçekçi şairleri arasındaydı. Çünkü 1962'de Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne kaydolduktan sonra sosyalizmi benimseyip o çevreye mensup oldu.Öncelikle şunu belirtmeliyim: Sol görüşlü yazarların hemen hepsi, 27 Mayıs Darbesi'nden sonraki siyasal-sosyal

Alaattin Karaca

Meşveret, şûrâ ve şahs-ı mânevî-16 - Meşveretlerde tahakküm olmaz,...

Soru-6: "Meşverette bir kişinin fikirlerinin kabul edilmesi, diğerlerinin çekimser kalması, fikrini söylemekten çekinmesi meşveret hukukuna aykırı mıdır"Meşveretin en mühim şartlarından biri, her ferdin kanâatini hür bir şekilde ifade edebilmesidir. Eğer meşverette bir kişinin fikirleri sürekli kabul ediliyor, diğerleri ise çekimser kalıyor veya fikrini söylemekten çekiniyorsa, bu

Abdülbaki Çimiç

Demokratik, merkezsiz ve dünya çapında hizmet modeli

Günümüz gençliğinin özelliği; baskı ve otoriteyi sevmemesi, özgürlüğüne düşkün, teknolojiye, iletişime ve gelişime açık oluşudur.Araştırmalara göre Z kuşağı, hiyerarşik yapılar yerine yatay ve ağ temelli ilişkileri tercih ediyor. Zulme ve adaletsizliğe karşı daha duyarlılar. İnançsızlığın, fıtrata aykırı cereyanların bir çağ yangını haline geldiği günümüzde; rizomik bir hizmet modeliyle dünyanın her yerindeki insanlara -bilhassa gençlere- ulaşabiliriz.

M. Said Zeki

Beşiksallayan kıymetli eller...

İffetleri, şefkatleri ve maharetleriyle değerli evlatlar yetiştiren anneler, yeryüzünün kıymetli ziynetleridir.Tarihin akışını değiştiren, adaletiyle dünyayı aydınlatan medeniyet mimarlarının arkasında, şefkati hiç tükenmeyen anneler vardır. Büyük âlimlerin, gönül sultanı evliya zatların, kahraman devlet adamlarının ve adaletle hükmeden sultanların

Salim Köklü

Allah'ın varlığının aklî delilleri- 16

Geçtiğimiz hafta, "Çokluk İçinde Birlik Delili"ni ele almıştık. Bu hafta ise, "Dinî Tecrübe Delili"ni ele almaya çalışacağız inşâallahü teâlâ. "Dinî Tecrübe Delili" kısaca şudur: İnsanlar, tarih boyunca Allah'a inanmışlar, O'na dua etmişler, O'nun huzurunda divan durmuşlar,

Mehmet Can

5. Şua Altıncı Mesele: "Gönüllü tutsaklık"

Yıl 1953. Psikolog B.F. Skinner, deney düzeneğine koyduğu bir farenin önüne küçük bir kol yerleştirdi.Fare kola her bastığında rastgele aralıklarla yiyecek alıyordu. Bu belirsizlik, fareyi takıntılı bir biçimde kola basmaya itti. Anlaşıldı ki sürekli olan değil aralıklı ve belirsiz ödül veren mekanizma, çok güçlü bir bağımlılık üretmekteydi. Elli yıl sonra Silikon Vadisi

Mustafa Eren Bozoklu

İnsan geride bıraktıklarıyla hatırlanıyor, hayal ettikleriyle...

Bir tarafıyla doymak bilmez, şükretmez, nasihat dinlemez, kindar, gururlu, zalimdir insan; diğer tarafıyla da tok gönüllü, şükür ehli, nasihate açık, gönlü hoş, mütevazı ve sevgi doludur.Bazen galip gelen iyilikleridir, bazen de kötülükleri. Tahterevalli gibi bu salınım arasında geçer ömür. Her insanda her birinden vardır biraz. Bazen zalim olur bazen de alim. Neticede ömrün sonunda terazinin ağır basan tarafıdır insan.

Sebahattin Yaşar

Besmeleci

Besmeleyi her işinin başlangıcında 'vird-i zeban' yapan bir abimizden bizlere örnek olması açısından bahsedeceğim.İhlâs Risalesi'nin dördüncü düsturunda 'Kardeşlerinizin meziyetlerini şahıslarınızda ve faziletlerini kendinizde tasavvur edip, onların şerefleriyle şakirane iftihar etmektir.' denilmektedir.1 Uzun yıllar Almanya'da ikamet eden ve oradan

Cevat Çakır

Bediüzzaman'ın Isparta'daki evi

Uzun süredir Isparta'da Bediüzzaman'ın son kaldığı evini görmek istiyordum. Sonunda karar vererek Isparta'ya gittim. Evin olduğu sokakta arabadan indim ve heyecanla bir süre evi seyrettim.Sokaktan eve hasretle bakarken acaba Bediüzzaman Isparta'ya kaç defa gelmiş ve her gelişinde ne kadar zaman kalmış dedim kendi kendime. Yaptığım bir araştırmaya göre; Bediüzzaman

Misbah Eratilla

Bir kenara çekilsen mi

-Muhatap nefsimdir yahut aynı nefsi taşıyandır.Ey nefsim, bilirim, bir ömür boyu hizmet edersin, lâkin vakti geldiğinde de arkadan gelenlere yer açmak için bir kenara çekilerek, orada manen ağabeyliğini sürdürmek varken bunu yapmak istemez, âdeta "ben de varım", dercesine hep öndesin. Hem de bunu sadakat adıyla kendini ikna ve başkalarına izah edip nice açılmayı tomurcuklar manasında bekleyen istidatlara engel oluyorsun, farkında bile değilsin!

Mehmet Çetin

Bilmediklerimiz veya bize bildirilmeyenler

"Bizim siyâsî târihimizin bir bölümünü tam olarak bilmiyoruz" demek tuhaf karşılanmamalı. Hassaten 1908'den sonrası sisli... Ne zaman bir muhâlif rüzgâr eser de bu sisler dağılır, hâlâ meçhul. Hâlbuki geçen asrın belâsı komünizm ihtilâli ile dünyâyla iletişimi kesilen Rusya ve Çin'de bile Stalin, Lenin ve Troçki'nin gizli kapaklı yönleri kalmadı.

Prof. Dr. Osman Kemal Kayra