Bir NATO Zirvesi'nin Türkiye'de yapılıyor olması, neresinden bakarsanız bakın, önemli bir hadisedir.
Bunu not ettikten sonra NATO ile ilgili çok da hoşumuza gitmeyecek, zihin konforumuzu bozacak sarsıcı cümleler kurmak istiyorum...
NATO'nun niçin kurulduğuna, ne tür bir işlevinin veya amacının bulunduğuna dâir kafamızın bir çöplüğü andırdığını söyleyeceğim, özür dileyerek.
NATO: SİYONİST KÜRESEL SİSTEMİN KORUYUCU KALKANI
NATO, İkinci Paylaşım Savaşı sonrasında kurulan, galiplerin eseri küresel sistemin askerî ve stratejik örgütüdür. Kurulan küresel sistemin koruyucu kalkanıdır.
Küresel sistem, İkinci Savaş'a kadar İngilizlerin kontrolündeydi esas itibariyle bir asır boyunca.
İkinci Savaş'tan sonra kurulan küresel sistemin gerisinde Yahudiler ve onların kölesi "besleme" baronik-masonik siyonist elitler ve örgütler var.
Bu besleme elitlerin ne kadar zavallı bir görünüm arzettiğini görmek için ABD yönetiminin fotoğrafını iyi çekmek gerekir. ABD Senato'sunda ve Kongresi'ndeki senatörlerin veya temsilcilerin kahir ekseriyeti Yahudiler tarafından finanse ediliyor el'an! Bunun en ürpertici göstergesi, Gazze'de 90 bine yakın çocuk, kadın, masum Filistinliyi katleden soykırımcı Netanyahu'nun 70 dakika
süren konuşması boyunca Amerikan Kongresi'nde 67 kez ayakta alkışlanmasıdır!
Düşünsenize: Soykırımcı Hitler, ABD Kongresi'ne gelecek, orada konuşma yapacak ve 67 kez ayakta alkışlanacak! Ne kadar absürd bir fikir bu değil mi
Ama Kongre bunu, soykırımcı Netanyahu için yaptı. Bu, ABD'nin bağımsız olmadığının, Yahudilerin kulu-kölesi olduğunun hem göstergesi hem de ilanıdır.
Burada Yahudilerin gücünü abarttığımı düşünenlere şunu söylemek isterim: Söylediklerimde eksiklik var, abartı yok. ABD'yi iyi bilenler, bana kesinkes hak vereceklerdir.
NATO, 1897 yılından itibaren Rockefeller'in Amerikan ekonomisine ve idarî sistemine "çöktüğü" ve "Amerikan İmparatorluğu" olarak adlandırdıkları bir gücü küresel ölçekte hegemonik bir güce dönüştürme yükünü yüklendiği zamandan itibaren Yahudiler Amerika'nın bütün stratejik ve kritik kurumlarını ele geçerdiler.
İkinci Paylaşım Savaşı'yla birlikte Yahudiler Amerika'daki bütün kilit kurumlara sahip oldular. İkinci Paylaşım Savaşı'ndan sonra ise Almanya başta olmak üzere bütün Avrupa'yı ve Japonya'yı esir aldılar, kendilerine köle yaptılar. Ortadoğu'dan sözetmeyi gereksiz görüyorum burada: Her şey gözümüzün önünde oluyor.
Sözün özü: NATO, Yahudilerin küre ölçeğinde her alanda hegemonya kurmalarını sağlayan ve bu hegemonyayı koruma yükümlülüğünü üzerine alan örgüttür. Bütün görünenlerin aksine Amerika'daki Yahudi hegemonyasını kırmaya çalışan ABD Başkanı Trump'ın NATO'ya soğuk bakması, NATO'nun bitirilmesi anlamına gelebilecek türden laflar etmesi, Yahudilere küresel sistemde darbe vurma amacını güttüğü anlamına gelebilir.
TÜRKİYE NEDEN NATO ÜYESİ OLDU
Gelelim bize...
Adam general.
Bir diğeri profesör!
NATO'yu yere göğe sığdıramıyorlar televizyondaki tartışma programında!
Bir yandan, "NATO, Türkiye'deki darbelerin gerisindeki aktördür" diyorlar! Öte yandan da, "NATO olmasa Türkiye olmazdı, Türk ordusu olmazdı," diye konuşuyorlar açık açık!
Celladına âşık olmak böyle bir şey olsa gerek!
Şunu söyleseler anlarım: Türkiye, Cumhuriyet'le birlikte medeniyet iddialarını benimsemediğini, hatta terkettiğini dünya âleme ilan etti; İkinci Paylaşım Savaşı'ndan sonra liderliğin İngilizlerden Amerika'ya (siz bunu "Yahudilere" diye okuyun) geçtiği küresel sistemin önünde bir takoz / engel olmayacağını söylemiş oldu; Türkiye'ye teritoryal (toprağa dayalı) bağımsızlık verdiler.
Özellikle de Lozan Antlaşması ile, daha sonra da NATO üyesi yaparak.
Türkiye, önce Lozan'la, ardında da NATO üyeliğiyle (sürekli "dayak" / darbe yese de) bedenini yok olmaktan kurtardı ama ruhunu kaybetti.
Sonuçta, bizi, Anadolu Yarımadası'na hapsettiler ama "iddialarınızı bütünüyle terk ederseniz size dokunmayacağız" dediler.

11