Ersin Çelik

Yeni Şafak

Medine: Heyecandan bitmeyen yolculuk

Medine yolundayız. İki harem şehrinin arasındaki mesafe 450 kilometre. Bu yolu daha önce gidenler "İstanbul-Ankara arası gibi düşün" diyor. Hız sınırı var, biraz da trafik. Gece yarısından sonra Mekke'den çıkışlar olacak ve hız iyice düşecek. İki mola verdik, akşam ve yatsı namazlarımızı kıldık. Bilenler anlatıyor yine: Önceki yıllara göre çok sayı

Ümmülkurâ: Şehirlerin Annesi şu üç günde neler yaşadı

Kurban Bayramı sabahı ve sonrasındaki üç gün boyunca Mekke'yi görmeliydiniz. Görüntüler ekranlardan kısmen yansımıştır ama burada olmak başkaydı. Önceki yıllarda gelenler bilirler, kaos görünümlü o tarifsiz heyecanı, koşuşturmayı ve insanüstü gayreti. 'Kaos' diyorum, çünkü şehrin var olan düzeni, tertibi bayramın dördüncü gününe kadar askıya alınmı

Mina: Şeytana karşı direniş ve sonrası

Müzdelife vakfesini yaptık. Dualarımızı ettik, saatler gece yarısını göstermek üzere. Hava sıcak. Durunca, soluklanınca yorgunluk kendini gösteriyor. Ancak kimse "Ben yoruldum" demiyor. Hacılar, haber bekliyor. Bu arada herkes çevreye yayılmış, taş arıyor. Nohut büyüklüğünde 49'ar taş toplanacak. Arayan buluyor. Gençler amcalara, teyzelere de toplu

Mina: Şeytana direniş ve sonrası

Müzdelife vakfesini yaptık. Dualarımızı ettik, saatler gece yarısını göstermek üzere. Hava sıcak. Durunca, soluklanınca yorgunluk kendini gösteriyor. Ancak kimse "Ben yoruldum" demiyor. Hacılar, haber bekliyor. Bu arada herkes çevreye yayılmış, taş arıyor. Nohut büyüklüğünde 49'ar taş toplanacak. Arayan buluyor. Gençler amcalara, teyzelere de toplu

Müzdelife: İnsanlığın başlangıç yerine akın

Güneş battı, akşam ezanı okunuyor. Arafat'tan inme vakti.Yola koyulma hazırlığındayız. İntikal edecek ve Müzdelife'de vakfeye duracağız. Hacı olmanın heyecanına, inşa edici ibadeti eksiksiz yapma telâşı karışıyor.İhramlılar ordusu, zikir ve dualar eşliğinde 1392 yıldır adımlanan, her adımı Efendimiz tarafından uygulanarak öğretilen o kutlu yola koy

Arafat: Dönüşü olmayan yeni bir yol

Arafat meydanındayız. Yalın ayak, başı açık. Milyarlarca su damlasından oluşan bir nehir gibi, milyonlarca Müslüman Cebel-i Rahme'nin eteklerine akıyor. Tarifsiz bir duygu. Ancak, anı yaşayarak hissedilebilecek ve içinde yer alınabilecek bir sahne.'Mahşerin provası' diye anlatılırdı ancak burada olmak, yaşamak, teneffüs etmek çok başka. Çok sarsıcı

Mucizeye yolculuk: O dağ orada duruyor!

Vakit gece yarısını geçmişti, gün ağarmaya duracak birazdan. Nur Dağı'nı tırmanacağız, 600 metre. Hava gündüze göre serin, şehre göre çok yumuşak ve Cebeli Nur'un zirvesinden eteklerine doğru esinti var. Derinden gelen bir iç ses eşliğinde yürüyoruz. İmana, Kitab'a ve nübüvvete dair ilk bilgilerin, İslam'ın yeşerdiği ilk noktaya ulaşacağız. Rehberi

O an: Dil tutuluyor, gönlün bağı çözülüyor

Hacca gideceğimi öğrenen birçok dostum ve büyüklerimiz en fazla da o anlarını anlattılar. "Kabe'yi ilk gördüğümde" diye başlanılan ve yutkunulan o eşsiz sahneyi. Bin 400 yıldır hiç durmadan, duraksamadan akıp giden hayatların içinde, bir ömre bedel saniyelermiş. Kaç milyar Müslüman o aşılamaz duyguyu yaşadı bilinmez Hac arkadaşlarım, "adet üzere" s

Hac yolunda ilk yüzleşme

Hac yolculukları ve hacıların hatıralarından çok etkileniyorum. Yayan ya da binekle çıkılan ve aylarca süren yolculuklar yüreğimi titretiyor. Şunun şurasında 150 yıl öncesine kadar develerle gidiliyordu kutsal topraklara. O uzun yolculuklarda kim bilir ne anılar ne gözlemler birikiyordu.Tarık Buğra'nın ilk senaryosu, Yücel Çakmaklı'nın ilk yönetmen

İlk yüzleşme: İhramın cebi yok

Hac yolculukları ve hacıların hatıralarından çok etkileniyorum. Yayan ya da binekle çıkılan ve aylarca süren yolculuklar yüreğimi titretiyor. Şunun şurasında 150 yıl öncesine kadar develerle gidiliyordu kutsal topraklara. O uzun yolculuklarda kim bilir ne anılar ne gözlemler birikiyordu.Tarık Buğra'nın ilk senaryosu, Yücel Çakmaklı'nın ilk yönetmen