İsmail Kılıçarslan

İsmail Kılıçarslan

Yeni Şafak
Gündem 269 yazı 7 takipçi

Altmış altıya bağlasak her şeyi

Sorduk, söyledi. Bu, odur. Şeyh Ebu Medyen el-Gavs hazretlerinin şöyle dediğini işittik: "Kim varlık alemine, kainata, kendi arzusu, kendi talepleri doğrultusunda bakarsa bu alemdeki anlamdan faydalanma fırsatını kaybeder. Kendisi alemle arasına perde olur." Biz işittik ve geçtik bu cümleyi. Ama bir başka mühim adam, Şeyh Ahmet el-Alavi geçmemiş ve

"Babalar çocuklarını öldürdüğü zaman"

Adana'daki faciayı gördünüz mü bilmem. Kendisinden uyuşturucu parası isteyen ve vermeyince döner bıçağıyla saldıran evladını bir şarjör mermi boşaltarak öldürdü bir polis baba.Denildi ki "bu adam polis, döner bıçağıyla saldıran evladını etkisiz hale getirmesinin bin türlü yolu var. Bacağına sıksaydı keşke."Pekâlâ bacağına sıkabilir, omzuyla düşüreb

"İsrail ile bir sorunumuz yok!"

Cari dünya sistemine eklemlenmenin kolay, kestirme, basit yolu ise bu soruya "İsrail ile ilgili bir sorunum yok!" şeklinde cevap vermek. Elbette bu cümleyi kurmanın getirisi çok açık dünya sistemi açısından. Desteklenir, büyütülür, beslenirsin. Bu cümlenin içerdiği o yakıcı devamla ise hayatının sonuna kadar yaşamak zorunda kalırsın. Zira cümlenin

Kalp kırıklığını yönetmek

"Islak Gömlekli Yeni Mehdi" başlıklı yazımı "AK Parti seçmeninin kalp kırıklıkları bahsini açamadım yer darlığından. Onu da konuşuruz en kısa zamanda" cümlesiyle bitirmiştim. Sözümde durayım. AK Parti'ye oy veren insanların oluşturduğu uzayda 3 katman var gördüğüm kadarıyla. Birinci katman "Reis'in hatırına katmanı." Reis'in varlığı, bu insanların

Islak gömlekli yeni mehdi

Sizi bütün samimiyetimle temin ederim ki "bir siyasi parti olarak" CHP'de ne olup bittiği umurumda bile değil. Hatta benim açımdan "gündelik politika ilgisi" o derekeye inmiş durumda ki "AK Parti'de ne olup bittiği bile umurumda değil" dememe de ramak kaldı. "Türkiye merkezli" bir düşünme biçimi geliştirmeye çabalıyorum yıllardır. Bu da beni politi

Bronzu verip naylonu almak

Okuduğum kitaptaki asıl soru şu: "Kıymet yeniliğe, hakikat faydaya yenilirse ne olur"Az soru değil bu. Cevabı da pek öyle kolayca verilebilecek türden değil. Üstelik bunu "Bronz Süvari" adlı kitabın yazarına, ağabeyim Mahir Ünal'a da söyledim: "Artık kimseler soruyla da, cevapla da ilgilenmiyor. Dolayısıyla sorunun da cevabın da önemini yitirdiği b

Kur'an'da karamel machiato yok!

"Kur'an'da namaz yok!" Kılma kardeşim o zaman. "Kur'an'da başörtüsü yok." Tamam. Örtme o zaman. "Kur'an'da kabir ziyareti yok." Tamam. Kabir ziyareti yapma o halde. "Kur'an'da kabirde Kur'an okumak yok." İyi madem. Okuma sen. "Kur'an'da karamel machiato yok." İçme o halde. Tüm bunları böylece söylesek yetecek mi acaba kendilerine "Kur'an Müslümanı"

Kızlar evde otursun, çocuk da bakabilsinler

"Evde kız kalmadı hepsi sokakta / teşvik etme Reis kalsın ocakta / boşanmalar arttı çocuk ortada / evde kalsın kızlar ne olur Reis / günde sekiz saat aynı odada / namahrem erkekler otuz yıl burda / senin zihnin bozuk dedi bu çağda / evde kalsın kızlar ne olur Reis" İki gündür Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a hitaben yazılan ve kadın istihdamını eleştiren

Kastım Sen olsan bayram olsa dünya

İmam Gazzali'ye nispet edilen bir söz var: "Evinde güven içinde yaşayan, sağlıklı bir bedene ve bir günlük yiyeceğe sahip olan insan eğer bir dünya işinden dolayı hüzün ve gam çekiyorsa, bu, onun eksikliğine ve ahmaklığına işarettir." Şeyh Ebu Medyen el-Gavs ise şöyle söylemiş: "Bütün himmeti hurilere ve saraylara yönelik olan kişi ile bütün himmet

Sadakatin sınırı

Merkez Avrupa'dan ya da ABD'nin bilmem neresinden gelecek bir selama şerefi dahil her şeyini satabilecek bir "çete", çok acayip çalışıyor ve şöyle bir profile doğru itiyorlar bizi: "Hayvan düşmanı, insan düşmanı, LGBT birey düşmanı, dünyanın aldığı yeni şekilden habersiz, din istismarcısı, kadın hakları düşmanı..." Daha pek çok şey girebilir bu pro

Faydalı işsizlik hakkı yahut uzmanlar diktatörlüğü

Fragmenter filozof Chul Han "enfokrasi" demişti malum. İletişim ve enformasyon delirmişliğinin dünyaya armağan ettiği kaosu "enfokrasi" ile tanımlıyordu. Hoş, Chul Han da geçenlerde ölen Habermass gibi. Kendi tanımladığı ve dünyaya armağan ettiği "enfokrasi"nin en çok İsrail tarafından ortaya konulduğunu falan söyleyemiyor bir türlü. Almanların (ya

Beş kuruşluk dünyanın üç kuruşluk adamları

Denilmiştir ve bilinmiştir ki dünya dediğin şey sonludur ve sonunu düşünenin kahraman olduğu bir köhne gezegendir.Evvelden "üç kuruşluk dünya" denilirmiş buraya. Zaman evrilip devrilmiş ve dünyanın değeri niyeyse bir kuruşa ineceği yerde beş kuruşa çıkmış. Burayı iyice dinle ki arifler şöyle demiş: Hakikati anlamak için perdenin kalkması gerekir am