Özgür Bayram Soylu

Özgür Bayram Soylu

Yeni Şafak
Ekonomi 89 yazı 0 takipçi

Merkez kafaya koymuş, bu bayram bizi kesecek!

Ekonomi yönetimi uzun zamandır kapı kapı dolaşıp, "Enflasyonu düşürmek için iç talebi soğutmamız lazım" diyordu. Biz de saf saf dinliyorduk. Meğer Kurban Bayramı bekleniyor imiş. Biz ahali olarak bütçeye uygun tosuna, düveye ortak ararken; Merkez Bankası çoktan rasyonel rasyoları bileyip, KOBİ'yi, esnafı ve tüketiciyi sıraya dizmiş bile. Hatırlarsa

Buradayım be, buradayım!

Kaç bayramdır ağzımızın tadını kaçıran, kahvehaneden bayram sofrasına kadar her yeri esir alan o bitmek bilmeyen ekonomik meselelerden, otobüs biletlerindeki sıfırların ve kurbanlık fiyatlarının hesabını yapmaktan hepimize fenalık gelmişti. Neyse ki bu bayram, hepimizi birer ekonomi profesörüne çeviren o kasvetli havayı dağıtacak, en azından "Senin

Tamam da kanka ne alaka

Siyasetin diline dolanan, vizyonu sadece sosyal medya algılarından ve 1,5 hızda izlenmiş kırpılmış videolardan ibaret olanların, Kocaeli'de yaşanan o muazzam atmosferi anlamasını beklemek zaten en baştan abesle iştigal olurdu. Günlerdir bir koro halinde yükselen "Ücretsiz konser var dediler" nakaratı, aslında bir gerçeği gölgeleme çabasından ziyade

İşin mi var, derdin var

Bugünün Türkiye'sinde çalışma hayatı toplumsal psikolojinin, kuşak kırılmalarının, geçim baskısının ve modern insanın ayakta kalma reflekslerinin en görünür sahnesi olmaya doğru hızlı adımlarla yürüyor. Çünkü insanlar artık dayanıyor, idare ediyor, erteliyor, bastırıyor ve çoğu zaman iyiymiş gibi davranmayı öğreniyor. Çalışanların kendilerini mutlu

AK Genç

Bazı geceler vardır...Saat ilerledikçe şehir susar ama bazı insanlar susmaz. Bir ilçe binasının ışığı hâlâ yanıyorsa, bir genç hâlâ eve dönmemişse, birileri hâlâ yarın daha iyi olsun diye birbirine omuz veriyorsa bilin ki orada sadece siyaset yoktur. Orada inanç vardır. Sadakat vardır. Vazgeçmemeye yemin etmiş insanların sessiz yürüyüşü vardır.Bazı

Eski tadı yok

Bir zamanlar lahmacun vardı. İnceydi, çıtırdı, hızlıydı. Üzerine biraz maydanoz serpilir, limon sıkılır, ikiye katlanır ve hiç düşünmeden büyük bir zevkle yenirdi. Kimse fotoğrafını çekip paylaşmazdı mesela çünkü mesele deneyim yaşamak değil, gerçekten acıkmış olmaktı. Fiyatı da öyleydi zaten; bir kahve parası, bir öğrenci kurtarıcısı, ay sonuna ya

Hayaller tek hane, hayatlar Şişhane!

Nisan 2026 enflasyon verileri ile piyasaların gerçek görünümü birlikte okunduğunda Türkiye ekonomisinin artık klasik bir enflasyonla mücadele denkleminden çıktığı görülüyor. Başlangıçta her ne kadar masada iç talep, kur, faiz ya da bütçe disiplini olsa da artık enerji jeopolitiği, finansman kanallarının tıkanması, maliyet öngörülemezliği ve şirketl

Boynu bükükler

Mart 2026 işgücü verileri izlenen ekonomi programının sahadaki yansımalarından sadece birini yansıtıyor. Kağıt üzerinde her şey İskandinav ülkeleri tadında. İşsizlik oranının %8,1 olarak açıklanması bir başarı hikayesine işaret etse de madalyonun diğer yüzündeki %31,5'luk atıl iş gücü oranı karamsar bir tabloyu gözler önüne seriyor. Yani sokaktaki

Coğrafya kaderdir, enflasyon keder

Makro göstergelerde kâğıt üzerinde iyileşme, mikro düzeyde sınırlı refah artışı ve algı düzeyinde belirgin bir kötümserlik. Türkiye ekonomisi, son dönemde çok katmanlı doğa olaylarını birlikte yaşıyor. Bir tarafta açıklanan veriler işler düzeliyor diyor, diğer tarafta vatandaşın günlük hayatı zorlaşmaya devam diyor. Bu yüzden rakamların anlattığı h

Organize sanayi bölgeleri dönüşümü: Yeşil mi siyah mı

Kocaeli sanayisi yeşil ve dijital dönüşümü fark ediyor ama bunu sisteme dönüştürecek koordinasyon ve hız eksik mi?

The end

Türkiye'nin %37 faiz oranı ile G-20'de yapayalnız durması, reel sektörü bitirirken enflasyonu durdurabiliyordur gerçekten mi?

Yalnızım dostlarım, yalnızım yalnız...

Yalnız yaşamayı öğreniyoruz ama o yalnızlığın boşluğunu susturmayı hiçbir zaman öğrenebiliyor muyuz?